Daha iyi bir deneyim için konum izni vermelisiniz.
Size nasıl yardımcı olabiliriz?

Osteomyelit, kemik dokusunun enfeksiyon nedeniyle iltihaplanması durumudur. Genellikle bakteri kaynaklı enfeksiyonlar sonucunda oluşur ve enfeksiyon kana karışarak kemiğe ulaşabilir. Belirtileri içinde şiddetli kemik ağrısı, şişlik, kızarıklık ve ateş yer alır. 

Enfeksiyon, travma, cerrahi işlemler veya diyabet gibi kronik hastalıklar nedeniyle gelişebilir. Tedavide antibiyotik tedavisi ön planda olurken bazı vakalarda cerrahi müdahale gerekebilir. Erken tanı ve tedavi, kalıcı kemik hasarını önlemek açısından büyük önem taşır.


İçindekiler

Osteomyelit (Kemik İltihabı) Nedir?

Osteomyelit, kemiğin enfeksiyon nedeniyle iltihaplanması sonucu gelişen bir hastalıktır. Kemik iltihabı belirtileri içinde şiddetli ağrı, ateş, şişlik ve enfekte bölgede hassasiyet bulunur. Erken teşhis edilmediğinde enfeksiyon yayılabilir ve kalıcı hasara yol açabilir.

Osteomyelit Türleri Nelerdir?

Osteomyelit türleri, enfeksiyonun gelişim şekline ve süresine göre akut, subakut ve kronik olarak sınıflandırılır. Akut osteomyelit genellikle ani başlayan kemik enfeksiyonu ile karakterizedir ve hızlı tedavi gerektirir. Kronik osteomyelit ise uzun süreli, tekrarlayan kemik enfeksiyonu ataklarıyla seyredebilir.

Akut Osteomyelit

Akut osteomyelit, kemikte ani başlayan ve hızlı ilerleyen bir enfeksiyon türüdür. Akut osteomyelit genelde yüksek ateş, şiddetli kemik ağrısı ve şişlikle kendini gösterir. Erken tanı konulup tedaviye başlanmazsa enfeksiyon kemiğe ciddi zarar verebilir.

Kronik Osteomyelit

Kronik osteomyelit , kemikte uzun süreli ve tekrarlayan enfeksiyonların neden olduğu iltihabi bir durumdur. Kronik osteomyelit genelde daha hafif belirtilerle seyredebilir ancak zamanla kemik dokusunda kalıcı hasara yol açabilir. Tedavisi zorlayıcı olabilir ve antibiyotiklerin yanı sıra cerrahi müdahale de gerekebilir.

Osteomyelit Neden Olur?

Osteomyelit, genelde bakterilerin kana karışarak kemiğe ulaşmasıyla oluşur. Enfeksiyon, açık kırıklar, cerrahi işlemler, diyabet, bağışıklık sistemi zayıflığı gibi durumlarda daha kolay gelişebilir. Ayrıca çevre dokularda başlayan enfeksiyonun kemiğe yayılması da osteomyelite neden olabilir.

Bakteriyel Enfeksiyonlar (Stafilokok ve Diğerleri)

Bakteriyel enfeksiyon vücutta çeşitli hastalıklara yol açabilir ve genelde antibiyotik tedavisi gerektirir. Stafilokok bakterisi, osteomyelit gibi enfeksiyonların en yaygın nedenidir.

Stafilokok bakterisi vücutta enfeksiyon oluşturan en yaygın mikroorganizmalardan biridir. Bu bakteri, özellikle cerrahi yaralardan sonra hastalarda enfeksiyon riski oluşturabilir. Stafilokok, tedaviye dirençli hale gelebildiğinden uygun antibiyotik tedavisi önemlidir.

Yaralanma veya Cerrahi Sonrası Enfeksiyon

Yaralanma veya cerrahi sonrası enfeksiyon, vücuda dışarıdan giren bakterilerin neden olduğu bir sağlık sorunudur. Cerrahi işlemler sonrasında hijyenik ortam sağlanmazsa enfeksiyon riski önemli ölçüde artar. Yaralanmalar da bakterilerin vücuda girmesiyle kemik veya doku enfeksiyonlarına yol açabilir.

Diyabet ve Dolaşım Sorunları

Diyabet, vücuttaki kan şekeri seviyelerinin kontrolsüz yüksek olması sonucu dolaşım sorunlarına yol açabilir. Diyabetik ayak yaraları zayıf dolaşım nedeniyle iyileşmeyen yaralarla başlar. Bu yaralar enfekte olursa bakteriler kemiklere ulaşarak osteomyelitle sonuçlanabilir.

Bağışıklık Sistemi Problemleri ve Risk Grupları

Bağışıklık sistemi problemleri, vücudun enfeksiyonlara karşı savunmasını zayıflatarak osteomyelit gibi hastalıkların gelişme riskini artırır. Bağışıklık sistemi zayıf olan kişiler, diyabet, kanser tedavisi görenler, organ nakli yapılanlar ve HIV/AIDS gibi hastalıkları olanlar risk grubundadır. Bu kişilerde enfeksiyonlar daha kolay yayılabilir ve tedavi edilmediğinde kalıcı hasarlara yol açabilir.

Osteomyelit (Kemik İltihabı) Belirtileri Nelerdir?

Osteomyelit, genelde enfekte bölgede artan ağrı ve dokunmaya karşı hassasiyetle kendini belli eder. Enfeksiyonlu alanda şişlik, sıcaklık artışı ve ciltte kızarıklık görülebilir. Bunun dışında belirgin bazı durumlar şöyle sıralanabilir:

  • Kemik ağrısı ve hassasiyet
  • Kemikte şişlik ve kızarıklık
  • Yüksek ateş, titreme ve genel halsizlik
  • Hareket kısıtlılığı ve eklem fonksiyon kaybı
  • Yara veya açık yaradan akıntı

Bu belirtilerden biri ya da birkaçı görüldüğünde enfeksiyonun kemiğe ilerlemiş olabileceği göz önünde bulundurularak vakit kaybetmeden tıbbi yardım alınmalıdır.

Kemik Ağrısı ve Hassasiyet

Kemik ağrısı , osteomyelit durumunda genelde derin, zonklayıcı ve sürekli bir şekilde hissedilir. Enfekte bölgede basınç uygulandığında hassasiyet belirgin hale gelir. Bu ağrı, istirahat halinde bile geçmeyebilir ve zamanla şiddetlenebilir.

Kemikte Şişlik ve Kızarıklık

Kemikte şişlik ve kızarıklık, enfeksiyonun cilt yüzeyine yakın bölgelerde yoğunlaştığını gösteren önemli belirtilerdendir. Enfekte kemik bölgesinde ciltte sıcaklık artışı da genellikle bu bulgulara eşlik eder. Kemikte şişlik ve kızarıklık ilerledikçe çevre dokularda da hassasiyet ve rahatsızlık oluşabilir.

Yüksek Ateş, Titreme ve Genel Halsizlik

Ateş ve titreme, vücudun kemikteki enfeksiyona karşı verdiği sistemik tepkilerdendir. Bu belirtiler, bağışıklık sisteminin enfeksiyonla savaşmaya çalıştığını gösterir. Genel halsizlik ise hastanın günlük aktivitelerini zorlaştıracak düzeyde yorgunluk hissine neden olabilir.

Hareket Kısıtlılığı ve Eklem Fonksiyon Kaybı

Hareket kısıtlılığı, osteomyelit enfeksiyonunun bulunduğu bölgede ağrı ve şişlik nedeniyle gelişebilir. Enfekte kemik ya da eklem çevresindeki dokuların iltihaplanması, hareketi sınırlayan bir sertliğe yol açabilir. Zamanında tedavi edilmezse eklem fonksiyon kaybı ve kalıcı hasar oluşma riski artar.

Yara veya Açık Yaradan Akıntı

Enfeksiyonun dışa vurmuş bir belirtisi olarak ortaya çıkabilir. Bu akıntı genellikle iltihaplı, kötü kokulu ve sarımsı ya da yeşilimsi renktedir. Sürekli akıntı varlığı, enfeksiyonun ilerlediğini ve kemiğe ulaşmış olabileceğini düşündürür.

Osteomyelit Nasıl Teşhis Edilir?

Osteomyelit teşhisi, fiziksel muayene ve kan testleriyle başlar. Görüntüleme yöntemleri, enfeksiyonun kemiğe nasıl yayıldığını belirlemekte yardımcı olur. Gerekli durumlarda enfekte bölgeden alınan örneklerle mikrobiyolojik inceleme yapılır.

Fizik Muayene ve Hasta Öyküsü

Fizik muayene, osteomyelit tanısında önemli bir adımdır ve enfekte bölgedeki şişlik, kızarıklık ve hassasiyetin değerlendirilmesini içerir. Hasta öyküsü semptomların ne zaman başladığını, hastanın daha önce geçirdiği cerrahi işlemleri veya yaralanmaları içererek teşhisi destekler. Bu bilgiler, tanı sürecinde klinik bulgularla uyumlu olup olmadığının anlaşılmasına yardımcı olur.

Kan Testleri ve Enfeksiyon Belirteçleri

Kan testleri, osteomyelit tanısında enfeksiyonun varlığını belirlemek için kullanılır. Yüksek lökositoz (beyaz kan hücresi) sayısı ve CRP (C-reactive protein) gibi enfeksiyon belirteçlerinin artışı, osteomyelit ihtimalini güçlendirir. Bu testler, enfeksiyonun şiddetini ve yayılma durumunu değerlendirmek için de önemli veriler sunar.

Röntgen, MR ve Kemik Sintigrafisi

Röntgen incelemesi, osteomyelit tanısında kemikteki değişiklikleri görmek için kullanılan ilk görüntüleme yöntemidir. Ancak enfeksiyonun erken evrelerinde röntgen her zaman net bir sonuç vermez. Röntgen incelemesi genelde enfeksiyon ilerledikçe kemikteki hasarları daha iyi gösterir.

MR görüntüleme, osteomyelit teşhisinde kemik ve çevre dokulardaki enfeksiyonları ayrıntılı bir şekilde incelemeye olanak tanır. Bu yöntem, özellikle kemik iliği enfeksiyonlarını tespit etmede röntgene göre çok daha hassastır. MR görüntüleme, enfeksiyonun yayılma durumunu ve tedaviye nasıl yanıt verdiğini değerlendirmede önemli bir rol oynar.

Kemik Biyopsisi ve Kültür Testleri

Osteomyelit teşhisini kesinleştirmek için enfekte kemikten örnek alınarak yapılan bir işlemdir. Alınan örnek, mikrobiyolojik inceleme için laboratuvara gönderilir ve hangi bakterilerin enfeksiyona sebebiyet verdiği belirlenir. Kemik biyopsisi, tedaviye yönelik doğru antibiyotik seçimi için kritik bilgiler sunar.

Osteomyelit Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Osteomyelit tedavisi genellikle antibiyotiklerle başlar ve enfeksiyonun türüne göre devam edilir. Şiddetli vakalarda cerrahi müdahale gerekebilir. Bu durumda enfekte doku temizlenir veya kemik çıkarılabilir.

Antibiyotik Tedavisi (Uzun Süreli Kullanım)

Antibiyotik tedavisi, osteomyelit tedavisinin temelini oluşturur ve enfeksiyonun türüne göre seçilen antibiyotikler, uzun süreli kullanım gerektirir. Bu tedavi, genelde intravenöz yolla başlanır ve enfeksiyon kontrol altına alındıkça oral antibiyotiklerle devam edilir.

Cerrahi Müdahale ve Enfekte Dokunun Temizlenmesi

Cerrahi müdahale, osteomyelit tedavisinde enfekte dokunun temizlenmesi ve ölü kemik dokusunun çıkarılması amacıyla yapılır. Bu işlem, enfeksiyonun yayılmasını engellemeye yardımcı olur ve sağlıklı dokuya zarar verilmeden tedavi sürecini hızlandırır. Bazı durumlarda cerrahi müdahale, kemik onarımı veya yeniden yapılandırma amacıyla da uygulanabilir.

Yara Bakımı ve Destekleyici Tedavi

Yara bakımı , osteomyelit tedavisinde enfekte bölgedeki yaraların temizlenmesi, iyileştirilmesi ve enfeksiyon riskinin azaltılması için büyük önem taşır. Yara hijyenine dikkat edilerek düzenli olarak pansuman yapılır ve gerektiğinde antibiyotik merhemlerle tedavi edilir. Destekleyici tedavi, iyileşme sürecini hızlandırmak amacıyla ağrı yönetimi ve beslenme desteği gibi ek tedavi yöntemlerini de içerir.

Tedavi Sonrası İzlem ve Rehabilitasyon

Tedavi sonrası izlem, osteomyelit tedavisinin başarısını değerlendirmek ve enfeksiyonun tekrarlamasını önlemek için düzenli kontroller gerektirir. Rehabilitasyon, hastanın fonksiyon kaybını minimuma indirmek ve hareket kabiliyetini geri kazandırmak amacıyla fiziksel terapiyi içerebilir. İzlem süreci, enfeksiyonun tamamen iyileştiğinden emin olmak için kan testleri ve görüntüleme yöntemleriyle desteklenebilir.

Osteomyelit Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Osteomyelit tedavi edilmezse enfeksiyon kemiğe ve çevre dokulara daha fazla yayılır. Bu durum da kalıcı kemik hasarına ve deformitelerine yol açabilir. İlerleyen durumlarda osteomyelit kemiklerde ölü dokuya, eklem fonksiyon kaybına ve uzun süreli ağrıya neden olabilir.

Enfeksiyonun Yayılması ve Ciddi Komplikasyonlar

Osteomyelit tedavi edilmezse enfeksiyonun yayılması sonucunda iltihap, kemikten diğer dokulara veya kan dolaşımına geçebilir. Bu durum, sepsis gibi potansiyel olarak ölümcül komplikasyonlara yol açabilir ve organlarda ciddi hasara neden olabilir. Enfeksiyonun yayılması tedavi edilmediği takdirde kalıcı hasar, fonksiyon kaybı ve amputasyon riskini beraberinde getirir.

Kemik Hasarı ve Fonksiyon Kaybı

Kemik hasarı, yapının zayıflamasına ve deformasyona yol açar. Bu durum, hareket kabiliyetini sınırlayarak eklem fonksiyon kaybına neden olabilir. Tedavi edilmediğinde kemiklerdeki hasar kalıcı hale gelebilir ve yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebilir.

Uzuv Kaybı Riski ve Kalıcı Engellilik

Uzuv kaybı riski, enfeksiyonun kemikte ilerleyerek çevre dokulara zarar vermesiyle artar. Böyle bir durumda enfekte doku nekroza uğrayarak amputasyon gereksinimi doğurabilir. Ayrıca enfeksiyonun uzun süre devam etmesi, kalıcı engelliliğe ve fonksiyon kaybına yol açabilir.

Osteomyelit ile Yaşam ve Korunma Önerileri

Tedavi sürecinde dikkatli izlem ve uygun tedavi, iyileşme süreci açısından büyük önem taşır. Korunma için hijyen kurallarına uyulmalı, yaralanmalardan sonra uygun bakım yapılmalı ve bağışıklık sistemini güçlendirecek önlemler alınmalıdır. Diyabet, bağışıklık sistemi zayıf olan bireylerin osteomyelit riskini artırdığı için bu gruptaki kişilerin enfeksiyonlara karşı ekstra dikkatli olması gerekmektedir.

Hijyen ve Yaralanmalardan Korunma

Hijyen, osteomyelit riskini azaltmak için önemli bir faktördür özellikle yaralanmalardan sonra bölgenin temiz tutulması gerekir. Yaralanmalara karşı koruyucu önlemler almak, enfeksiyonların önlenmesine yardımcı olabilir.

Düzenli Kontroller ve Bağışıklığın Güçlendirilmesi

Bağışıklık sistemi zayıflığı, osteomyelit gibi enfeksiyonlara karşı vücudun savunmasını düşürür. Bağışıklığın güçlendirilmesi için dengeli beslenme, yeterli uyku ve düzenli egzersiz önerilir. Bağışıklık sistemini destekleyen vitamin ve minerallerin alımı, enfeksiyonlara karşı daha dirençli bir vücut sağlar.

Kronik Hastalıkların Takibi ve Yönetimi

Kronik hastalıkların takibi ve yönetimi, ortopedi uzmanının yönlendirmesiyle düzenli olarak yapılmalıdır. Ortopedi uzmanı tedavi sürecinde hastanın kemik yapısını izler ve komplikasyonların önlenmesi için uygun tedavi planları oluşturur. Bu uzman, osteomyelit gibi durumlarda erken müdahale ile hastanın iyileşme sürecini hızlandırabilir ve kalıcı hasarları engelleyebilir.

Osteomyelit Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Osteomyelit nedir?

Osteomyelit, kemiğin bakteri veya nadiren mantarlar nedeniyle enfekte olmasıyla ortaya çıkan iltihabi bir hastalıktır. Bu enfeksiyon, kemiğin iç yapısını bozarak ağrıya, şişliğe ve zamanla ciddi doku hasarına yol açabilir.

Kemik iltihabı belirtileri nelerdir?

Kemik iltihabı belirtileri arasında enfekte bölgede sürekli ağrı, şişlik, kızarıklık, yüksek ateş, halsizlik ve hareket kısıtlılığı yer alır. Bazı durumlarda ciltte yara açılarak iltihaplı akıntı da görülebilir.

Osteomyelit hangi bakterilerden kaynaklanır?

Osteomyelit en sık olarak Stafilokok aureus adlı bakteriden kaynaklanır. Ayrıca Streptokok, Pseudomonas aeruginosa ve nadir durumlarda Verem (Tüberküloz) mikrobuna neden olan Mycobacterium tuberculosis gibi bakteriler de kemik enfeksiyonuna yol açabilir.

Osteomyelit bulaşıcı mıdır?

Osteomyelit genelde bulaşıcı bir rahatsızlık değildir. Ancak enfeksiyona neden olan bakteriler açık yaralar veya cerrahi girişimler yoluyla vücuda girebilir; bu nedenle hijyen kurallarına dikkat edilmesi önemlidir.

Osteomyelit nasıl teşhis edilir?

Teşhis sırasında fizik muayene ile enfekte bölgede hassasiyet, şişlik ya da kızarıklık incelenir. Tanıyı kesinleştirmek için kan testleri, röntgen veya MR gibi görüntüleme yöntemleri kullanılır; gerekirse kemik biyopsisiyle enfeksiyona neden olan bakteri belirlenir.

Osteomyelit tedavisi ne kadar sürer?

Osteomyelit tedavisi genelde 4 ila 6 hafta süren uzun süreli antibiyotik kullanımını içerir. Eğer enfeksiyon ilerlemişse veya kronik hale gelmişse tedavi süresi uzayabilir ve cerrahi müdahale gerekebilir.

Osteomyelit tamamen iyileşir mi?

Osteomyelit erken teşhis edilip uygun şekilde tedavi edilirse tamamen iyileşebilir. Ancak tedavi gecikirse enfeksiyon kronikleşebilir ve kalıcı kemik hasarına yol açabilir.

Osteomyelit tekrarlar mı?

Osteomyelit bazı durumlarda tekrar edebilir. Bağışıklık sistemi zayıf olan bireylerde, diyabet gibi kronik hastalığı olanlarda veya enfeksiyon tam olarak temizlenmediyse nüks riski artar.

Osteomyelit kimlerde daha sık görülür?

En çok bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerde, diyabet hastalarında, açık yara veya cerrahi sonrası enfeksiyon riski taşıyan bireylerde daha sık görülür. Ayrıca yaşlılar, damar hastalığı olanlar ve uzun süreli damar içi kateter kullanan kişiler de risk altındadır

Osteomyelit ameliyatı gerekli midir?

Her osteomyelit vakasında ameliyat gerekmez ancak enfeksiyon ileri düzeydeyse ve, antibiyotik tedavisine yanıt vermiyorsa veya kemikte ölü doku oluşmuşsa cerrahi müdahale gerekli olabilir. Cerrahi işlemle enfekte ve hasarlı doku temizlenerek enfeksiyonun yayılması önlenir.


Acıbadem Web ve Yayın Kurulu tarafından hazırlanmıştır. Güncellenme Tarihi: 6 Mayıs 2025 Salı Yayımlanma Tarihi: 6 Mayıs 2025 Salı
Bu içeriği ortalama 10 dakikada okuyabilirsiniz.

Bize Ulaşın

Bilgi talepleriniz için aşağıdaki formu doldurabilirsiniz.

Acıbadem Sağlık Grubu olarak size daha iyi ve kaliteli bir hizmet sunabilmemiz için istek, öneri, teşekkür ve şikayetlerinizi aşağıdaki formu doldurarak ya da 444 55 44 numaralı telefondan tarafımıza ulaşarak bildirebilirsiniz.

Devamı
Devamı
Güvenlik Kodu

KİŞİSEL VERİLERİN ELDE EDİLMESİ VE İŞLENMESİ HAKKINDA AYDINLATMA METNİ

Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş. ile EK-1’de listelenen hâkim ve bağlı şirketleri (her biri ayrı ayrı “Şirket”, hepsi birlikte “Şirketler” olarak anılacaktır.) tarafından, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“Kanun”) ve ilgili mevzuat kapsamında Veri Sorumlusu sıfatıyla, elde edilen genel nitelikli ve/veya özel nitelikli kişisel verileriniz (sağlık verileri dâhil ancak bununla sınırlı olmamak üzere) (“Kişisel Veri”), aşağıda açıklanan çerçevede ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu, 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, Uzaktan Sağlık Hizmetlerinin Sunumu Hakkında Yönetmelik, Özel Hastaneler Yönetmeliği, Sağlık Bakanlığı düzenlemeleri ve sair mevzuata uygun olarak işlenebilecektir.

I. Kişisel Veri’lerin Elde Edilmesi, İşlenmesi ve İşleme Amaçları

Kişisel Veri’leriniz sağlanmakta olan kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbî teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amaçlarıyla ve Şirket’in faaliyet konularına uygun düşecek şekilde sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik (internet sitesi, mobil uygulamalarımız, çağrı merkezi gibi) kanallar aracılığıyla elde edilmektedir. Kişisel Veri’leriniz, Şirket tarafından aşağıda yer alanlar dâhil ve bunlarla sınırlı olmaksızın, faaliyet konusuna uygun olduğu ölçüde, bu maddede belirtilen amaçlar ile bağlantılı ve ölçülü şekilde işlenebilmektedir:

Elde edilen her türlü Kişisel Veri, Kanun’un 5. ve 6. maddelerinde belirtilen Kişisel Veri işleme şartları uyarınca; aşağıdaki amaçlar ile işlenebilecektir:

Uzaktan sağlık hizmeti almanız halinde bu kapsamda elektronik ortam (internet sitemiz ve/veya mobil uygulamamız) aracılığıyla elde edilen Kişisel Veri’leriniz, yukarıda belirtilen Kişisel Veri işleme amaçlarına ek olarak aşağıdaki amaçlar ile işlenebilecektir:

İlgili mevzuat uyarınca elde edilen ve işlenen Kişisel Veri’leriniz, tarafımıza ait fiziki arşivler ve/veya bilişim sistemlerine nakledilerek, hem dijital ortamda hem de fiziki ortamda muhafaza altında tutulabilecektir.

II. Kişisel Verilerin Aktarılması

Kişisel Veri’ileriniz, Kanun ve sair mevzuat kapsamında ve yukarıda yer verilen amaçlarla ilgili Şirket tarafından,  (i) özel sigorta şirketleri, (ii) T.C. Sağlık Bakanlığı ve bağlı alt birimleri, Sosyal Güvenlik Kurumu, T.C. İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü ve sair kolluk kuvvetleri, T.C. İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü, Türkiye Eczacılar Birliği, Mahkemeler ve her türlü yargı makamı, (iii) yetki vermiş olduğunuz temsilcileriniz ve avukatlar, (iv) vergi ve finans danışmanları ve denetçiler de dâhil olmak üzere danışmanlık aldığımız üçüncü kişiler, (v) düzenleyici ve denetleyici kurumlar ve resmi merciler, (vi) sağlık hizmetlerimizi geliştirmek veya yürütmek üzere işbirliği yaptığımız iş ortaklarımız ve EK-1’de yer alan Şirketlerle paylaşılabilecektir ve (vii) sosyal medya hesaplarımız veya ilgili mesaj uygulamaları üzerinden mesaj paylaşımı yapmanız veya internet sitelerimiz üzerinden canlı destek almanız halinde paylaşacağınız bilgileriniz ve beyan ettiklerinizle sınırlı olarak Kişisel Veri’leriniz ilgili sosyal medya hesabının veya mesaj uygulamasının sahibi yurtiçinde ya da yurtdışında mukim diğer veri sorumlusu gerçek ve/veya tüzel kişiler tarafından işlenebilecektir.

III. Kişisel Veri Elde Etmenin Yöntemi ve Hukuki Sebebi

Kişisel Veri’leriniz, her türlü sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik ortamda, yukarıda yer verilen amaçlar ve Şirket’in faaliyet konusuna dâhil her türlü işin yasal çerçevede yürütülebilmesi ve bu kapsamda Şirket’in akdi ve kanuni yükümlülüklerini tam ve gereği gibi ifa edebilmesi için toplanmakta ve işlenmektedir. İşbu kişisel verilerinizin toplanmasının hukuki sebebi;

Kanun’un 6. maddesi 3. fıkrasında da belirtildiği üzere sağlık ve cinsel hayata ilişkin kişisel veriler ise ancak kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbı teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amacıyla, sır saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler veya yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından ilgilinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir.

IV. Kişisel Verilerin Korunmasına Yönelik Haklarınız

Kişisel Veri’lerinizin korunmasına yönelik haklarınız Kanun’un 11. maddesi ve ilgili mevzuatlar uyarınca aşağıda belirtilen haklara sahipsiniz:

Mezkûr haklarınızdan birini ya da birkaçını kullanmanız halinde ilgili bilgi tarafınıza, açık ve anlaşılabilir bir şekilde yazılı olarak ya da elektronik ortamda, tarafınızca sağlanan iletişim bilgileri yoluyla, bildirilir.

V. Veri Güvenliği

Şirketler, Kişisel Veri’lerinizi bilgi güvenliği standartları ve prosedürleri gereğince alınması gereken tüm teknik ve idari güvenlik kontrollerine tam uygunlukla korumaktadır. Söz konusu güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak muhtemel riske uygun bir düzeyde sağlanmaktadır.

VI. Şikâyet ve İletişim

Kişisel Veri’leriniz teknik ve idari imkânlar dâhilinde titizlikle korunmakta ve gerekli güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak olası risklere uygun bir düzeyde sağlanmaktadır.

Kanun kapsamındaki taleplerinizi, https://www.acibadem.com.tr/acibademonline/images/Ac%C4%B1badem_Veri_Sahibi_Basvuru_Formu.pdf internet adresindeki “Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Tic. A.Ş. Veri Sahibi Başvuru Formu” nu doldurarak;

i. Atatürk Mahallesi, Feza Sokak, No:3 İç Kapı No:8 K:12 Ataşehir, İstanbuladresine kargo ile ıslak imzanızı taşıyan bir dilekçe ile “Kurumsal Sekretarya” departmanı dikkatine Zarfına “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Kapsamında Bilgi Talebi” yazarak,

ii. Noter kanalıyla,

iii. acibademsaglik@hs02.kep.tr adresine güvenli elektronik ya da mobil imzalı olarak, kayıtlı elektronik posta adresi veya sistemimizde kayıtlı elektronik e-posta adresiniz aracılığıyla,

iv. Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş.’ne hitaben yazdığınız dosyayı güvenli e-imza ile imzalayarak kisiselveri@acibadem.com adresine e-posta’nın konu kısmına “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Bilgi Talebi” yazarak veya

v. Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun belirleyeceği diğer yöntemlerle iletebilirsiniz.

EK-1: Şirket’lerin listesi;

 

YUKARI
İçindekiler x""