Daha iyi bir deneyim için konum izni vermelisiniz.
Size nasıl yardımcı olabiliriz?

Kronik lenfositik lösemi, kemik iliğinde başlayan ve yavaş ilerleyen bir kan kanseri tipidir. Genellikle olgun B lenfositlerinin kontrolsüz çoğalmasıyla ortaya çıkar. Kronik lenfositik lösemi yorgunluk, kilo kaybı, gece terlemeleri, lenf bezlerinde şişlik gibi belirtiler gösterir. 

Hastalık, evrelerine göre hafif, orta ve ileri düzeyde seyreder. Tedavi seçenekleri arasında izlem, kemoterapi, immünoterapi ve hedefe yönelik tedaviler bulunur. Kronik lenfositik lösemi, çoğu zaman düzenli takip ve uygun tedaviyle kontrol altında tutulabilir.

İçindekiler

Kronik Lenfositik Lösemi (KLL) Nedir?

KLL , kemik iliğinde başlayan ve genellikle yavaş ilerleyen bir tür kan kanseridir. Bu hastalık, lenfosit adını alan beyaz kan hücrelerinin anormal biçimde çoğalmasıyla ortaya çıkar. KLL belirtileri arasında halsizlik, lenf nodu büyümesi, kilo kaybı, gece terlemeleri ve sık enfeksiyonlar yer alır.

Hastalık genellikle evre I'den evre IV'e kadar sınıflandırılır ve bu duruma göre tedavi planı belirlenir. KLL tedavi yöntemleri arasında aktif izlem, kemoterapi, hedefe yönelik uygulamalar ve immünoterapi yer alır. KLL özellikle erken evrelerde düzenli takip ve uygun tedaviyle uzun süre kontrol altında tutulabilir.

Lösemi, kan hücrelerinin kontrolsüz çoğalmasıyla oluşan bir kanserdir.

Kronik Lenfositik Löseminin Nedenleri Nelerdir?

Kronik lenfositik lösemi (KLL), genellikle yavaş devam eden bir kan kanseri türüdür. Bu rahatsızlığın oluşumunda birden fazla faktör etkili olur. Hastalığın kesin sebebi tanımlanamamakla beraber bazı risk faktörleri KLL gelişiminde role sahiptir. Bunlar ise şöyle özetlenebilir:

  • Genetik yatkınlık hastalığın ortaya çıkmasında önemli role sahiptir.
  • Ailede kronik lenfositik lösemi öyküsü olan kişilerde bu hastalığın görülme olasılığı artar.
  • İleri yaş, KLL gelişiminde en belirgin risk faktörlerinden biri olarak kabul edilir.
  • Erkeklerde kadınlara göre daha sık görüldüğü için cinsiyet faktörü de etkili olur.
  • Uzun süreli pestisit veya herbisit gibi kimyasallara maruz kalmak riski artırır.
  • Bazı viral enfeksiyonlar bağışıklık sistemini etkileyerek hastalığın oluşumuna zemin hazırlar.
  • Bağışıklık sistemini etkileyen otoimmün hastalıklar da KLL riskini artırabilir.
  • Radyasyona uzun süreli maruziyet, kan hücrelerinde genetik değişimlere neden olabilir.

Kronik lenfositik lösemi genellikle belirti vermeden ilerlediği için risk faktörlerini bilmek ve düzenli sağlık kontrollerini aksatmamak erken tanı açısından büyük önem taşır.

Lösemi, kemik iliğinde anormal kan hücrelerinin üretildiği bir hastalıktır.

Genetik Faktörler ve Mutasyonlar

Kronik lenfositik lösemi gelişiminde genetik faktörler önemli rol edinir. Aile bireylerinde KLL öyküsü bulunan kişilerde hastalığın görülme riski artar.

Genetik mutasyonlar , özellikle lenfositlerin kontrolsüz şekilde çoğalmasına yol açan DNA değişiklikleri, hastalığın temelinde yer alır. Bu mutasyonlar genellikle kalıtsal değil, yaşam sürecinde edinilen değişiklikler olarak ortaya çıkar.

Çevresel Etkenler ve Risk Faktörleri

Kronik lenfositik lösemi gelişiminde çevresel faktörler önemli bir rol oynayabilir. Özellikle pestisitler, tarım ilaçları ve bazı endüstriyel kimyasallara uzun süreli maruziyet hastalık riskini artırır.

Radyasyon gibi zararlı çevresel etkenler, hücresel düzeyde DNA hasarına yol açabilir. Bununla birlikte bu tür etkenlere maruz kalan herkesin mutlaka hastalığa yakalanacağı anlamına gelmez, genetik yatkınlık da belirleyici olur.

Yaşın ve Cinsiyetin Etkisi

Kronik lenfositik lösemi, genellikle ileri yaş hastalığı olarak tanımlanır. Çünkü en çok 60 yaş ve üzerindeki bireylerde görülür. Erkeklerde, kadınlara göre daha yüksek oranda ortaya çıkması cinsiyetin de hastalık riskinde etkili olduğunu gösterir. Bu nedenle yaş ve cinsiyet, KLL gelişiminde önemli belirleyiciler arasında yer alır.

Kronik Lenfositik Löseminin Belirtileri Nelerdir?

Kronik Lenfositik Lösemi (KLL), vücuttaki lenfosit adını alan beyaz kan hücrelerindeki anormal çoğalmayla meydana gelir. Bu hastalık genellikle yavaş ilerler ve birçok kişide erken aşamalarda belirti göstermeyebilir. Ancak zamanla bazı semptomlar ortaya çıkabilir. KLL'nin en yaygın belirtileri şunlardır:

  • Yorgunluk ve halsizlik
  • Ateş
  • Gece terlemeleri
  • Ağızda yaralar
  • Lenf bezlerinin şişmesi
  • İştah kaybı ve kilo kaybı
  • Kol ve bacaklarda ağrı

Halsizlik ve Yorgunluk

Kronik Lenfositik Lösemi (KLL) hastalarında halsizlik ve yorgunluk sık görülen belirtiler arasındadır. Anormal lenfositlerin çoğalması, vücudun normal işleyişini bozar ve bu durum enerji seviyelerinin düşmesine yol açar. Halsizlik ve yorgunluk , hastalığın ilerleyen evrelerinde daha belirgin hale gelirken günlük aktiviteleri zorlaştırabilir.

Lenf Bezlerinde Şişlik (Lenfadenopati)

Lenfadenopati , lenf bezlerinde şişlik veya büyüme durumudur. Genellikle enfeksiyon, bağışıklık sistemi hastalıkları veya kanser gibi sağlık sorunlarının bir belirtisi olabilir. Lenfadenopati, ağrılı veya ağrısız olabilir ve doğru teşhis için detaylı bir tıbbi değerlendirme gerektirir.

Dalak ve Karaciğer Büyümesi (Splenomegali ve Hepatomegali)

Splenomegali , dalak büyümesini ifade eder ve genellikle enfeksiyonlar, karaciğer veya kan hastalıkları gibi durumlarla alakalıdır. Dalak, vücuttaki fazla kan hücrelerini temizlemeye çalışırken büyüyebilir. Bu durum da karın kısmında ağrıya sebep olabilir.

Hepatomegali , karaciğerin anormal büyümesi olarak tanımlanır ve karaciğer hastalıkları, alkollü içki tüketimi veya virüsler gibi nedenlerle ortaya çıkabilir. Karaciğer büyümesi, sindirim sisteminde sorunlara yol açabilir ve hastalar genellikle karın şişkinliği hissi yaşar.

Sık Tekrarlayan Enfeksiyonlar

Sık tekrarlayan enfeksiyonlar, vücudun bağışıklık sisteminin yetersiz çalışması nedeniyle sıkça karşılaşılan enfeksiyonlardır. Bu durum, bağışıklık sisteminin enfeksiyonlara karşı etkili bir şekilde mücadele edememesi sonucu ortaya çıkar. Enfeksiyonlar genellikle solunum yolu, idrar yolu veya deri gibi farklı alanlarda tekrarlayabilir.

Gece Terlemeleri ve Kilo Kaybı

Gece terlemeleri, vücudun aşırı ısınması ve bağışıklık sisteminin zayıflaması nedeniyle oluşabilir. Kilo kaybı ise vücudun enerji ihtiyacını karşılamakta zorlanması ve iştah kaybı sonucu meydana gelir.

Kronik Lenfositik Löseminin Evreleri Nelerdir?

Kronik Lenfositik Lösemi (KLL) sıklıkla 5 evrede değerlendirilir. İlk evre (Evre 0), hastalık henüz belirgin semptomlar göstermez ve sadece yüksek lenfosit seviyeleri tespit edilir. İkinci evrede (Evre I), lenf düğümlerinde büyüme başlar, ancak hastalık henüz organlara yayılmaz.

Üçüncü evrede (Evre II), karaciğer ve dalak gibi organlarda büyüme görülebilir. Dördüncü evrede (Evre III), kan hücreleri sayısında düşüş yaşanır ve semptomlar daha belirgin hale gelir. Beşinci evrede (Evre IV), hastalık çok ileri aşamaya gelir ve organları etkiler, tedaviye yanıt almak zorlaşır. Kanser evreleri , hastalığın seyrini belirler ve tedavi planlamasının oluşturulmasında önemli role sahiptir.

Evre 0 (Başlangıç Evresi)

Evre 0, Kronik Lenfositik Lösemi'nin başlangıç evresidir ve bu aşamada hastalık genellikle semptomsuzdur. Sadece kan testlerinde lenfosit seviyelerinin yüksek olduğu tespit edilir, ancak tedavi gerekliliği yoktur.

Evre I (Lenfadenopati Evresi)

Evre I, Lenfadenopati Evresi, KLL'nin ilk aşamasıdır ve vücutta lenf düğümlerinde büyüme görülür. Bu evrede lenfosit artışı belirgin olur, ancak hastalık henüz organlara yayılmamıştır ve semptomlar genellikle hafif olur.

Evre II (Organ Büyümesi Evresi)

Evre II, KLL'nin lenf düğümleri dışında karaciğer ve dalak gibi organları da etkilediği aşamadır. Bu evrede hastalık ilerlemeye başlar, ancak hala vücudun diğer bölgelerine yayılmamıştır.

Evre III (Anemi Evresi)

Evre III, KLL'nin ilerleyerek kan hücreleri üretimini etkilediği aşamadır. Bu evrede anemi (kansızlık) başlar ve hastalar yorgunluk, halsizlik gibi belirtiler gösterir.

Evre IV (Trombositopeni Evresi)

Evre IV, hastalığın kan hücrelerinin yanı sıra trombositleri (kan pıhtılaşma hücreleri) de etkilediği en ileri aşamadır. Bu evrede trombositopeni (düşük trombosit sayısı) nedeniyle kanama ve pıhtılaşma sorunları ortaya çıkabilir.

Kronik Lenfositik Lösemi Nasıl Teşhis Edilir?

Kronik lenfositik lösemi (KLL) teşhisi, çeşitli testlerle yapılır. Bu aşamada atılan bazı adımlar şöyle sıralanabilir:

  • Fiziksel muayene
  • Kan testleri
  • Lenf bezleri incelemesi
  • İleri testler
  • Görüntüleme yöntemleri

Kan Testleri ve Lenfosit Sayımı

Kan testi , kronik lenfositik lösemi (KLL) teşhisinde önemli bir rol oynar. Lenfosit sayımı, kandaki beyaz kan hücrelerinin türlerini ve miktarını gösterirken anormal yüksek lenfosit sayısı KLL belirtisi olabilir. Bu test, hastalığın izlenmesi ve evrelemesi için de düzenli olarak yapılır.

Kemik İliği Biyopsisi ve Aspirasyonu

Kemik iliği biyopsisi ve aspirasyonu, kemik iliğindeki hücrelerin incelenmesini sağlayan iki önemli testtir. Bu işlemler sırasında kemik iliğinden örnek almak için genellikle kalça kemiğinden bir iğne ile doku alınır. Kemik iliği örneği, hastalıkların teşhisi ve tedavi sürecinin izlenmesi için laboratuvar ortamında analiz edilir.

Görüntüleme Yöntemleri

Görüntüleme yöntemleri, kronik lenfositik lösemi teşhisinde hastalığın yayılma durumunu belirlemek için kullanılır. Ultrason, lenf bezlerinin büyüklüğünü kontrol ederken BT ve MR taramaları daha ayrıntılı görüntüler sağlayarak organlardaki değişiklikleri gösterir. Bu testler, hastalığın evresini anlamada ve tedavi planlamasında önemli rol oynar.

Kronik Lenfositik Lösemi Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Kronik lenfositik lösemi (KLL), genellikle yavaş ilerleyen bir kanser türüdür. Tedavi süreci ise hastalığın evresine ve bireysel durumlara göre değişir. Tedavi seçenekleri, lösemi hücrelerinin kontrol altına alınmasına yardımcı olmayı amaçlarken şöyle sıralanabilir:

  • Kemoterapi
  • İmmünoterapiler
  • Hedefe yönelik tedavi
  • Kemik iliği nakli
  • Monoklonal antikor tedavisi
  • Klinik araştırmalar

İzlem ve Bekleme Yaklaşımı

İzlem ve bekleme yaklaşımı, hastalığın erken evrelerinde ve semptom göstermeyen KLL hastalarında tercih edilen bir tedavi yöntemidir. Bu yaklaşımda hastanın düzenli aralıklarla izlenmesi sağlanır, ancak tedavi başlanmaz. Hastalığın ilerlemesi durumunda tedavi süreci başlatılır.

Kemoterapi Uygulamaları

Kemoterapi, lösemi hücrelerini ortadan kaldırmak amacıyla kullanılan ilaç tedavisidir ve genellikle hastalığın ilerlemiş evrelerinde tercih edilir. Bu tedavi, kanserli hücreleri hedef alırken sağlıklı kısımlara da zarar verebilir. Kemoterapi uygulaması, hastanın genel sağlık durumuna ve tedaviye yanıtına göre planlanır.

İmmünoterapi ve Hedefe Yönelik Tedaviler

İmmünoterapi , bağışıklık sistemini güçlendirirken kanserli bölgeleri hedef alır. Bu tedavi, lösemi hücrelerini tanıyıp yok etmek için bağışıklık hücrelerini harekete geçirir.

Hedefe yönelik tedavi, sadece lösemi hücrelerinde bulunan belirli molekülleri hedef alır. Bu uygulama, sağlıklı hücrelere hasar vermeden kanser hücrelerini etkili bir şekilde yok eder.

Kök Hücre (Kemik İliği) Nakli

Lösemi hücreleri vücutta anormal şekilde çoğalır ve sağlıklı kan hücrelerinin üretimini engeller. Bu durum, bağışıklık sisteminin çökmesine ve çeşitli sağlık sorunlarına yol açabilir. Lösemi hücrelerinin kontrol altına alınması, tedavi sürecinin en önemli hedefidir.

Kronik Lenfositik Lösemi ile Yaşam ve Tedavi Sonrası Süreç

Kronik Lenfositik Lösemi (KLL) ile yaşam, düzenli takip ve kişisel yaşam tarzı değişiklikleriyle sürdürülebilir hale gelir. Tedavi sonrası dönemde en kritik aşama olan remisyon süreci, hastalığın belirtilerinin ortadan kalktığı ve kontrol altına alındığı evreyi ifade eder. Bu süreçte bağışıklık sistemi desteklenmeli, enfeksiyon riskine karşı önlemler alınmalıdır.

Remisyonda kalmak için doktor kontrolleri aksatılmamalı ve sağlıklı bir yaşam tarzı benimsenmelidir. Remisyon süreci , hastaların yaşam kalitesini artırırken hastalığın tekrarlama riskine karşı da dikkatli olunmasını gerektirir.

Tedavi Sonrası Remisyon Süreci

Tedavi sonrası remisyon süreci, lösemi hücrelerinin kanda ve kemik iliğinde tespit edilemeyecek düzeye inmesiyle başlar. Bu dönemde immün sistem , hastalığın yeniden ortaya çıkmasını engellemek için güçlendirilir ve düzenli takiplerle izlenir. Remisyon süreci, hastalığın kontrol altına alındığını gösterse de tamamen iyileşme anlamına gelmez.

Düzenli Kontroller ve İzlem

Kronik lenfositik lösemi tedavisinde, hastalığın seyri ve lösemi hücrelerinin durumu düzenli takiplerle izlenir. Kan testleri, fizik muayeneler ve görüntüleme yöntemleri bu sürecin temelini oluşturur. Bu kontroller sayesinde tedaviye gerek duyulup duyulmadığı veya mevcut tedavinin etkinliği değerlendirilir.

Enfeksiyonlardan Korunma Yolları ve Öneriler

Kronik lenfositik lösemi, B hücreleri üzerinde etkili olduğu için bağışıklık sistemini zayıflatabilir ve enfeksiyon riski artar. Bu nedenle şu önlemleri almak hastalığın seyrini olumlu etkileyebilir:

  • Hijyen kurallarına dikkat edilir.
  • Kalabalık ve kapalı ortamlardan mümkün olduğunca uzak durulur.
  • Gerekli durumlarda aşılamalar yapılır,
  • Çiğ ya da iyi pişmemiş gıdalardan kaçınılır. Çünkü enfeksiyon riski bu gıdalarda daha yüksektir.
  • Bağışıklığı destekleyici dengeli ve sağlıklı bir beslenme düzeni oluşturulur.
  • Doktor önerisiyle enfeksiyonlara karşı koruyucu ilaçlar kullanılabilir.
  • Herhangi bir ateş, öksürük veya enfeksiyon belirtisinde hemen sağlık kuruluşuna başvurulur.

Kronik Lenfositik Lösemi Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Kronik lenfositik lösemi nedir?

Kronik lenfositik lösemi, kemik iliğinde B lenfositlerinin anormal şekilde çoğalmasıyla meydana gelen bir kan kanseridir.

Kronik lenfositik lösemi belirtileri nelerdir?

Halsizlik, kilo kaybı, gece terlemeleri, sık enfeksiyonlar ve boyun ya da koltuk altı lenf bezlerinde şişlik görülebilir.

Kronik lenfositik lösemi neden olur?

Kesin nedeni net olmamakla birlikte genetik yatkınlık ya da çevresel faktörler hastalığın oluşumunda rol oynayabilir.

Kronik lenfositik lösemi kimlerde görülür?

Genellikle 60 yaş ve üzerindeki bireylerde, özellikle erkeklerde daha sık görülür.

Kronik lenfositik lösemi hangi testlerle teşhis edilir?

Kan testleri, periferik yayma, kemik iliği biyopsisi ve immünfenotipleme gibi yöntemlerle teşhis konur.

Kronik lenfositik lösemi tamamen iyileşir mi?

Hastalık çoğunlukla tamamen iyileşmez ancak uzun süre kontrol altında tutulabilir.

Kronik lenfositik lösemide yaşam süresi ne kadardır?

Hastalığın seyrine göre değişmekle birlikte birçok hasta uzun yıllar yaşamını sürdürebilir.

Kronik lenfositik lösemi nasıl tedavi edilir?

Tedavide kemoterapi, immünoterapi, hedefe yönelik ilaçlar ve bazı durumlarda kemik iliği nakli kullanılır.

Kronik lenfositik lösemi kalıtsal mıdır?

Genetik yatkınlık söz konusu olabilir ancak hastalık doğrudan kalıtsal değildir.

Kronik lenfositik lösemi bulaşıcı bir hastalık mıdır?

Kronik lenfositik lösemi bulaşıcı değildir.

Acıbadem Web ve Yayın Kurulu tarafından hazırlanmıştır. Güncellenme Tarihi: 24 Haziran 2025 Salı Yayımlanma Tarihi: 25 Nisan 2025 Cuma
Bu içeriği ortalama 10 dakikada okuyabilirsiniz.

Tıbbi Birimler

Bize Ulaşın

Bilgi talepleriniz için aşağıdaki formu doldurabilirsiniz.

Acıbadem Sağlık Grubu olarak size daha iyi ve kaliteli bir hizmet sunabilmemiz için istek, öneri, teşekkür ve şikayetlerinizi aşağıdaki formu doldurarak ya da 444 55 44 numaralı telefondan tarafımıza ulaşarak bildirebilirsiniz.

Devamı
Devamı
Güvenlik Kodu

KİŞİSEL VERİLERİN ELDE EDİLMESİ VE İŞLENMESİ HAKKINDA AYDINLATMA METNİ

Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş. ile EK-1’de listelenen hâkim ve bağlı şirketleri (her biri ayrı ayrı “Şirket”, hepsi birlikte “Şirketler” olarak anılacaktır.) tarafından, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“Kanun”) ve ilgili mevzuat kapsamında Veri Sorumlusu sıfatıyla, elde edilen genel nitelikli ve/veya özel nitelikli kişisel verileriniz (sağlık verileri dâhil ancak bununla sınırlı olmamak üzere) (“Kişisel Veri”), aşağıda açıklanan çerçevede ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu, 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, Uzaktan Sağlık Hizmetlerinin Sunumu Hakkında Yönetmelik, Özel Hastaneler Yönetmeliği, Sağlık Bakanlığı düzenlemeleri ve sair mevzuata uygun olarak işlenebilecektir.

I. Kişisel Veri’lerin Elde Edilmesi, İşlenmesi ve İşleme Amaçları

Kişisel Veri’leriniz sağlanmakta olan kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbî teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amaçlarıyla ve Şirket’in faaliyet konularına uygun düşecek şekilde sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik (internet sitesi, mobil uygulamalarımız, çağrı merkezi gibi) kanallar aracılığıyla elde edilmektedir. Kişisel Veri’leriniz, Şirket tarafından aşağıda yer alanlar dâhil ve bunlarla sınırlı olmaksızın, faaliyet konusuna uygun olduğu ölçüde, bu maddede belirtilen amaçlar ile bağlantılı ve ölçülü şekilde işlenebilmektedir:

Elde edilen her türlü Kişisel Veri, Kanun’un 5. ve 6. maddelerinde belirtilen Kişisel Veri işleme şartları uyarınca; aşağıdaki amaçlar ile işlenebilecektir:

Uzaktan sağlık hizmeti almanız halinde bu kapsamda elektronik ortam (internet sitemiz ve/veya mobil uygulamamız) aracılığıyla elde edilen Kişisel Veri’leriniz, yukarıda belirtilen Kişisel Veri işleme amaçlarına ek olarak aşağıdaki amaçlar ile işlenebilecektir:

İlgili mevzuat uyarınca elde edilen ve işlenen Kişisel Veri’leriniz, tarafımıza ait fiziki arşivler ve/veya bilişim sistemlerine nakledilerek, hem dijital ortamda hem de fiziki ortamda muhafaza altında tutulabilecektir.

II. Kişisel Verilerin Aktarılması

Kişisel Veri’ileriniz, Kanun ve sair mevzuat kapsamında ve yukarıda yer verilen amaçlarla ilgili Şirket tarafından,  (i) özel sigorta şirketleri, (ii) T.C. Sağlık Bakanlığı ve bağlı alt birimleri, Sosyal Güvenlik Kurumu, T.C. İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü ve sair kolluk kuvvetleri, T.C. İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü, Türkiye Eczacılar Birliği, Mahkemeler ve her türlü yargı makamı, (iii) yetki vermiş olduğunuz temsilcileriniz ve avukatlar, (iv) vergi ve finans danışmanları ve denetçiler de dâhil olmak üzere danışmanlık aldığımız üçüncü kişiler, (v) düzenleyici ve denetleyici kurumlar ve resmi merciler, (vi) sağlık hizmetlerimizi geliştirmek veya yürütmek üzere işbirliği yaptığımız iş ortaklarımız ve EK-1’de yer alan Şirketlerle paylaşılabilecektir ve (vii) sosyal medya hesaplarımız veya ilgili mesaj uygulamaları üzerinden mesaj paylaşımı yapmanız veya internet sitelerimiz üzerinden canlı destek almanız halinde paylaşacağınız bilgileriniz ve beyan ettiklerinizle sınırlı olarak Kişisel Veri’leriniz ilgili sosyal medya hesabının veya mesaj uygulamasının sahibi yurtiçinde ya da yurtdışında mukim diğer veri sorumlusu gerçek ve/veya tüzel kişiler tarafından işlenebilecektir.

III. Kişisel Veri Elde Etmenin Yöntemi ve Hukuki Sebebi

Kişisel Veri’leriniz, her türlü sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik ortamda, yukarıda yer verilen amaçlar ve Şirket’in faaliyet konusuna dâhil her türlü işin yasal çerçevede yürütülebilmesi ve bu kapsamda Şirket’in akdi ve kanuni yükümlülüklerini tam ve gereği gibi ifa edebilmesi için toplanmakta ve işlenmektedir. İşbu kişisel verilerinizin toplanmasının hukuki sebebi;

Kanun’un 6. maddesi 3. fıkrasında da belirtildiği üzere sağlık ve cinsel hayata ilişkin kişisel veriler ise ancak kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbı teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amacıyla, sır saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler veya yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından ilgilinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir.

IV. Kişisel Verilerin Korunmasına Yönelik Haklarınız

Kişisel Veri’lerinizin korunmasına yönelik haklarınız Kanun’un 11. maddesi ve ilgili mevzuatlar uyarınca aşağıda belirtilen haklara sahipsiniz:

Mezkûr haklarınızdan birini ya da birkaçını kullanmanız halinde ilgili bilgi tarafınıza, açık ve anlaşılabilir bir şekilde yazılı olarak ya da elektronik ortamda, tarafınızca sağlanan iletişim bilgileri yoluyla, bildirilir.

V. Veri Güvenliği

Şirketler, Kişisel Veri’lerinizi bilgi güvenliği standartları ve prosedürleri gereğince alınması gereken tüm teknik ve idari güvenlik kontrollerine tam uygunlukla korumaktadır. Söz konusu güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak muhtemel riske uygun bir düzeyde sağlanmaktadır.

VI. Şikâyet ve İletişim

Kişisel Veri’leriniz teknik ve idari imkânlar dâhilinde titizlikle korunmakta ve gerekli güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak olası risklere uygun bir düzeyde sağlanmaktadır.

Kanun kapsamındaki taleplerinizi, https://www.acibadem.com.tr/acibademonline/images/Ac%C4%B1badem_Veri_Sahibi_Basvuru_Formu.pdf internet adresindeki “Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Tic. A.Ş. Veri Sahibi Başvuru Formu” nu doldurarak;

i. Atatürk Mahallesi, Feza Sokak, No:3 İç Kapı No:8 K:12 Ataşehir, İstanbuladresine kargo ile ıslak imzanızı taşıyan bir dilekçe ile “Kurumsal Sekretarya” departmanı dikkatine Zarfına “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Kapsamında Bilgi Talebi” yazarak,

ii. Noter kanalıyla,

iii. acibademsaglik@hs02.kep.tr adresine güvenli elektronik ya da mobil imzalı olarak, kayıtlı elektronik posta adresi veya sistemimizde kayıtlı elektronik e-posta adresiniz aracılığıyla,

iv. Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş.’ne hitaben yazdığınız dosyayı güvenli e-imza ile imzalayarak kisiselveri@acibadem.com adresine e-posta’nın konu kısmına “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Bilgi Talebi” yazarak veya

v. Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun belirleyeceği diğer yöntemlerle iletebilirsiniz.

EK-1: Şirket’lerin listesi;

 

YUKARI
İçindekiler x""