Daha iyi bir deneyim için konum izni vermelisiniz.
Size nasıl yardımcı olabiliriz?

Migren, genellikle tek taraflı, zonklayıcı ve şiddetli baş ağrısı ataklarıyla ilişkili olan zihinsel bir rahatsızlıktır. Migren atakları saatlerce veya günlerce sürebilir ve genellikle bulantı, kusma, ışık ve sese duyarlılık gibi semptomlarla birlikte görülür.

Migren atakları stres, uyku düzenindeki bozukluklar, hormonal değişiklikler veya belirli yiyecekler gibi tetikleyicilerden kaynaklanabilir. Migrenin nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte genetik ve çevresel faktörlerin etkili olduğu düşünülmektedir. Tedavi, semptomları hafifletmeyi ve atakların sıklığını azaltmayı amaçlar. Bunun için ilaç tedavileri, yaşam tarzı değişiklikleri ve stres yönetimi teknikleri kullanılabilir. Uzman bir nöroloğa danışarak kişiye özel bir tedavi planı oluşturmak önemlidir.

İçindekiler

Migren Nedir?

Migren , genellikle orta ve şiddetli baş ağrısı ataklarıyla ilişkilendirilen tekrarlayıcı bir nörolojik rahatsızlıktır. Migren kaynaklı baş ağrıları, genellikle başın bir tarafında zonklayıcı veya nabız gibi atan bir ağrı şeklinde hissedilir, ancak her iki tarafı da etkileyebilir.

Migren ağrıları çoğu zaman bulantı, kusma, ışık ve sese karşı hassasiyet gibi semptomlarla birlikte görülür. Ataklar birkaç saatten birkaç güne kadar sürebilir ve günlük yaşamı önemli ölçüde aksatabilir.

Migren, dünya genelinde yaygın görülen bir nörolojik rahatsızlıktır. Yakın zamandaki araştırmalara göre dünyada 1 milyardan fazla migren yaşayan insan olduğu belirtilmiştir. 2019'da dünya genelinde her 100 bin kişiden 14 bininde migren görülmüştür, bu da dünya nüfusunun yaklaşık %14’ünün bu rahatsızlıktan etkilendiğini gösterir.

Genellikle ergenlikte başlayan migren, en çok 35-45 yaşları arasında görülür. Bölgesel olarak, Asya ve Afrika’da oranlar Batı ülkelerine göre biraz daha düşüktür. Bununla birlikte cinsiyet açısından bakıldığında, kadınlarda migren , erkeklere kıyasla daha sık görülür; kadınların %33’ü, erkeklerin ise %18’i hayatlarının bir döneminde migren yaşar.

Migren yönetimi ve tedavisi, atakların sıklığını ve şiddetini azaltmayı ve semptomları hafifletmeyi hedefler. Ataklar sırasında migrenden kurtulmak için dinlenme, soğuk kompres uygulama ve sessiz, karanlık bir ortamda bulunulması önerilir.

Migren genellikle dört aşamada ilerler: prodrom (hafif ön belirtiler), aura (duyusal bozukluklar), atak (şiddetli baş ağrısı) ve postdrom (yorgunluk hissi).

Migrenin Belirtileri Nelerdir?

Migren, her kişide farklı şekillerde görülebilen ve aynı kişide bile her atakta farklı belirtiler gösterebilir. En sık görülen migren belirtileri arasında zonklayıcı tarzda baş ağrısı, mide bulantısı, kusma, ışık ve sese karşı hassasiyet, görme bozuklukları, baş dönmesi, yorgunluk ve odaklanma güçlüğü yer alır. Bazı kişilerde ağrı öncesinde aura denilen geçici nörolojik belirtiler de görülebilir.

Genellikle dört aşamada incelenen migren tipli belirtiler, baş ağrısından önceki "prodrom" evresinde ortaya çıkar ve ruh hali değişiklikleri, gıda istekleri, boyun tutulması, sık esneme, ışığa ve sese hassasiyet gibi hafif belirtiler görülebilir.

Başını yastığa yaslamış ve alnını tutan, migren ağrısı çeken orta yaşlı bir kadın.

Bazı kişilerde 'aura' adı verilen geçici nörolojik sorunlar yaşanır ve bu durum görme alanında ışık çakmaları (parlayan ışıklar veya yanıp sönen noktalar), zikzak desenler veya kör noktalar gibi görsel bozukluklar; karıncalanma ya da uyuşma hissi ve konuşma zorlukları şeklinde olabilir.

Migrenin en bilinen evresi olan baş ağrısı aşamasında ise genellikle başın bir tarafında hissedilen şiddetli, zonklayıcı bir ağrı oluşur. Bu ağrıya mide bulantısı, kusma ve ışık ya da sese karşı hassasiyet eşlik edebilir.

Son olarak 'postdrom' adı verilen iyileşme evresinde kişi kendini yorgun, zihinsel olarak bulanık ya da bazen şaşırtıcı bir şekilde yenilenmiş hissedebilir. Migren her bireyde aynı şekilde görülmez; bazı kişiler aura yaşamadan migren geçirirken, bazıları yalnızca auralar ile karşılaşabilir.

Migren belirtileri şu şekilde sıralanabilir:

  • Başın bir tarafında zonklayıcı veya şiddetli ağrı
  • Işığa (fotofobi) ve sese (fonofobi) karşı hassasiyet
  • Bulantı ve kusma
  • Görme bozuklukları (ışık çakmaları, kör noktalar veya bulanık görme)
  • Yorgunluk ve halsizlik hissi
  • Odaklanma sorunu
  • Hareketle kötüleşen baş ağrısı
  • Boyun bölgesinde gerginlik veya ağrı

Migrene yalnızca şiddetli baş ağrıları değil, aynı zamanda bir dizi eşlik eden belirti de eşlik edebilir. Bu belirtiler arasında mide bulantısı ve kusma, ışığa (fotofobi), sese (fonofobi) ve kokulara (osmofobi) karşı artan hassasiyet sıkça görülür.

Bazı kişilerde baş ağrısından önce veya sırasında ışık çakmaları, zikzak desenler ya da görme alanında kör noktalar gibi görsel bozukluklar (aura) ortaya çıkabilir. Denge kaybı veya baş dönmesi hissi (vertigo), özellikle vestibüler migren türünde yaygındır.

Boyun ağrısı veya tutukluğu, yorgunluk, ruh hali değişiklikleri (örneğin sinirlilik, depresyon veya coşku) ve zihinsel bulanıklık ya da konuşma güçlüğü gibi bilişsel zorluklar da migrenle ilişkilendirilebilir.

Migren belirtileri kişiden kişiye ve hatta aynı kişide farklı ataklarla ortaya çıkabilir.

Prodrom Evresi Belirtileri

Migrenin ilk aşaması olan prodrom evresinde, baş ağrısından saatler veya günler önce çeşitli belirtiler görülebilir. Ruh hali değişiklikleri sıkça yaşanır; kişi huzursuz, depresif veya tam tersine mutlu hissedebilir.

Ayrıca tatlı veya tuzlu yiyeceklere yönelik gıda istekleri, boyun tutulması, sık esneme gibi fiziksel belirtiler ortaya çıkabilir. Işığa ve sese karşı hassasiyet de bu evrede yaygın bir şikayettir.

Aura Evresi Belirtileri

Aura evresi her migren hastasında görülmeyebilir, ancak yaşandığında dikkat çekici belirtiler sunar. Görme alanında ışık çakmaları, yanıp sönen noktalar, zikzak desenler veya geçici kör noktalar en yaygın belirtilerdir.

Karıncalanma veya uyuşma genellikle yüz veya kollarda hissedilir. Ayrıca, konuşma güçlüğü ya da kelimeleri bulmada zorlanma gibi bilişsel belirtiler bu evrede görülebilir.

Baş Ağrısı Evresi Belirtileri

Migrenin en bilinen aşaması olan baş ağrısı evresi, genellikle başın bir tarafında hissedilen zonklayıcı ve şiddetli ağrıyla tanımlanır.

Bu evrede bulantı ve kusma sıkça görülür ve ışığa (fotofobi) ve sese (fonofobi) karşı hassasiyet artar. Hareket etmek, baş ağrısını daha da şiddetlendirebilir, bu nedenle hastalar genellikle karanlık ve sessiz bir ortam ararlar.

Postdrom Evresi Belirtileri (İyileşme Dönemi)

Migren atakları sonrasında postdrom evresi olarak bilinen iyileşme dönemi yaşanır. Bu dönemde kişi fiziksel olarak yorgun veya zihinsel olarak bulanık hissedebilir. Bazı durumlarda ise tam tersine enerji dolu ve yenilenmiş hissedilebilir. Konsantrasyon güçlüğü ve ani baş hareketleriyle kısa süreli ağrıların geri gelmesi de bu evrede görülebilir.

Migrenin Aşamaları Nelerdir?

Migren genellikle dört aşamada ilerleyen nörolojik bir rahatsızlıktır. Bu aşamalar prodrom (ön belirti dönemi), aura, atak (baş ağrısı dönemi) ve postdrom (atak sonrası dönem) olarak tanımlanır. Her migren hastasında bu aşamaların tamamı görülmeyebilir ve belirtiler kişiden kişiye değişiklik gösterebilir.

Migren aşamaları şu şekildedir:

  • Prodrom (Ön Belirti Dönemi) : Baş ağrısından saatler ya da günler önce yorgunluk, ruh halinde değişiklik, sık idrara çıkma, kabızlık, gıda isteği, boyun tutulması gibi belirtiler görülebilir.
  • Aura : Migrenin yaklaşık üçte birinde görülür. Genellikle görsel bozukluklar (ışık çakmaları, kör noktalar, zikzak çizgiler), karıncalanma hissi ya da konuşma zorluğu gibi geçici nörolojik belirtiler içerir.
  • Atak (Baş Ağrısı Dönemi) : Migrenin en yoğun dönemidir. Genellikle başın bir tarafında, zonklayıcı tarzda ağrı olur. Bulantı, kusma, ışık ve sese hassasiyet eşlik edebilir. Bu dönem 4 ila 72 saat sürebilir.
  • Postdrom (Atak Sonrası Dönem) : Ağrı geçtikten sonra yorgunluk, kafa karışıklığı, hassasiyet veya hafif baş ağrısı gibi etkiler devam edebilir. Bu dönem "migren asılı kalma durumu" olarak da tanımlanır.

AşamaDiğer AdlarıSüreÖzellikler / BelirtilerGörülme Sıklığı
ProdromÖncü Belirtiler, Uyarı DönemiAtaktan saatler veya 1-2 gün önce• Ruh hali değişiklikleri (depresif veya öforik) • Yorgunluk, esneme • Konsantrasyon güçlüğü • Boyun tutulması • İştah değişiklikleri (belirli yiyeceklere aşerme) • Sık idrara çıkma • Işığa veya sese hassasiyetMigrenlilerin %60-80'i
AuraAura DönemiGenellikle 5-60 dakika• Görsel: Parlak ışıklar, zikzak çizgiler, kör noktalar, bulanık görme • Duyusal: Yüzde veya kollarda uyuşma, karıncalanma • Motor: Nadiren güçsüzlük • Konuşma: Kelime bulmada zorlukMigrenlilerin %20-30'u
Atak (Baş Ağrısı)Ağrı Dönemi4 saatten 72 saate kadar• Genellikle tek taraflı, zonklayıcı baş ağrısı • Orta ila şiddetli ağrı • Fiziksel aktivite ile ağrının artması • Mide bulantısı ve/veya kusma • Işığa (fotofobi) ve sese (fonofobi) karşı aşırı hassasiyetTüm migrenliler
PostdromSonrası Dönem, İyileşme Dönemi24-48 saate kadar• Yorgunluk, bitkinlik • Konsantrasyon güçlüğü • Kafa derisinde hassasiyet • Ruh halinde dalgalanmalar (bazen hafif öfori) • Baş hareketleriyle hafif ağrı hissiMigrenlilerin %70-80'i

Migrenin Nedenleri Nelerdir?

Migrenin nedenleri tam olarak bilinmemekle birlikte, genetik yatkınlık ve çevresel faktörlerin etkileşimi sonucu ortaya çıktığı düşünülür. Migren ataklarını tetikleyen nedenler arasında hormonal değişiklikler, stres, uyku düzenindeki bozukluklar, açlık, bazı yiyecek ve içecekler, çevresel uyaranlar ve duyusal faktörler yer alır.

Beyin sinir yollarındaki anormallikler ve serotonin gibi nörotransmitterlerdeki değişiklikler migrenin oluşumu sırasında önemli rol oynar.

Stres, parlak ışıklar, yüksek sesler veya keskin kokular gibi çevresel tetikleyiciler sık görülürken yaşanılan hormonal dalgalanmalar (örneğin, regl, hamilelik veya menopoz dönemleri) özellikle kadınlarda migreni tetikleyebilir.

Yetersiz veya aşırı uyku, belirli yiyecek ve içecekler (örneğin, yaşlandırılmış peynir, işlenmiş etler, kırmızı şarap), yoğun fiziksel aktivite ve ani fiziksel değişiklikler de migren ataklarını başlatabilir.

Migrenin nedeni tam olarak anlaşılamamış olsa da, bireysel tetikleyicilerin belirlenmesi ve bir sağlık uzmanıyla yapılan düzenli takip, etkili bir yönetim için önemlidir.

Migrenin nedenleri şu şekilde sıralanabilir:

  • Aile geçmişi
  • Genetik mutasyonlar
  • Beyin sinir yollarındaki anormallikler ve serotonin gibi nörotransmitterlerdeki değişiklikler
  • Regl dönemleri, hamilelik veya menopoz
  • Doğum kontrol hapları veya hormon tedavileri
  • Stres veya duygusal dalgalanmalar
  • Parlak ışıklar, yüksek sesler veya keskin kokular
  • Hava durumu değişiklikleri (özellikle barometrik basınç değişimleri)
  • Yetersiz veya aşırı uyku
  • Yaşlandırılmış peynir, işlenmiş etler, kırmızı şarap gibi belirli yiyecek ve içecekler
  • Kafein veya kafein yoksunluğu
  • Yoğun fiziksel aktivite veya ani fiziksel değişiklikler

Migren Tanısı ve Uygulanan Testler

Migren tanısı, hastanın tıbbi geçmişinin ayrıntılı bir şekilde değerlendirilmesi ve semptomlarının analiz edilmesiyle konulur. Tipik olarak, migren tanısında Uluslararası Baş Ağrısı Derneği’nin kriterleri kullanılır.

Bu kriterlere göre, tekrar eden ve genellikle başın bir tarafında zonklayıcı bir ağrı ile birlikte bulantı, kusma, ışığa veya sese karşı hassasiyet gibi belirtilerin varlığı önemlidir. Tanı koyma sürecinde, diğer baş ağrısı türlerini ve altta yatan ciddi sağlık sorunlarını dışlamak için nörolojik muayene yapılabilir.

Görüntüleme yöntemleri (örneğin, MRI veya BT taramaları) yalnızca atipik semptomlar veya başka bir rahatsızlıktan şüphelenildiğinde kullanılır. Migren belirtileri kişiden kişiye değişebileceği için, doktorlar genellikle bir baş ağrısı günlüğü tutmayı ve tetikleyicileri belirlemeyi önerir.

  • Ayrıntılı geçmiş : Sağlık uzmanı, baş ağrılarınızın sıklığı, süresi, şiddeti ve özellikleri hakkında bilgi alır. Ayrıca bulantı, ışığa (fotofobi) veya sese (fonofobi) duyarlılık gibi eşlik eden belirtiler sorulur. Ailede migren öyküsü de tanı için önemlidir.
  • Baş ağrısı günlüğü : Baş ağrılarınızı, tetikleyicileri ve eşlik eden belirtileri kaydetmek, tanıya yardımcı olabilir.
  • Nörolojik Muayene : Refleksler, kas gücü, duyusal tepkiler ve koordinasyon gibi fonksiyonların değerlendirilmesiyle, baş ağrısına neden olabilecek nörolojik bozukluklar dışlanır.
  • Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRI) : Beyindeki tümörler, inme, anevrizma veya yapısal anormallikleri tespit edebilir.
  • Bilgisayarlı Tomografi (BT) Taraması : Beyindeki kanamalar, tümörler veya yapısal sorunları belirleyebilir.
  • Lomber Ponksiyon (Omurilik Sıvısı İncelemesi) : Eğer menenjit veya subaraknoid kanama gibi durumlar şüphelenilirse, beyin omurilik sıvısının analizi için uygulanabilir.
  • Kan Testleri : Enfeksiyonlar, pıhtılaşma bozuklukları veya sistemik hastalıklar gibi baş ağrısına neden olabilecek durumları tespit etmek için yapılabilir.

Migren Tedavisi ve Uygulanan Yöntemler

Migren tedavisi, semptomları hafifletmeyi ve gelecekteki atakları önlemeyi amaçlar ve iki temel yaklaşıma dayanır: akut tedavi ve önleyici tedavi. Akut tedavide, migren atağını durdurmak veya belirtileri hafifletmek için ağrı kesiciler, triptanlar ve bazen antiemetik ilaçlar kullanılır.

Bu ilaçlar, atak başladığında alınır ve erken kullanım genellikle daha etkili sonuç verir. Önleyici tedavi ise migren ataklarının sıklığını ve şiddetini azaltmayı hedefler; bunun için beta blokerler, antidepresanlar, antikonvülzanlar veya botulinum toksini enjeksiyonları gibi ilaçlar reçete edilebilir.

Ayrıca yaşam tarzı düzenlemeleri, stresi yönetmek, düzenli uyku alışkanlıkları edinmek ve tetikleyicilerden kaçınmak migren kontrolünde önemli bir rol oynar. Şiddetli veya sık migren yaşayan bireyler, kişiselleştirilmiş bir tedavi planı için bir sağlık uzmanına başvurmalıdır.

  • Akut (atak durdurucu) tedaviler , migren atağı sırasında semptomları hafifletmeyi amaçlar. Reçetesiz ağrı kesiciler ve migren için özel geliştirilmiş ilaçlar bu süreçte kullanılabilir. Bulantı veya kusma gibi eşlik eden belirtiler için destekleyici tedaviler uygulanabilir.
  • Önleyici (profilaktik) tedaviler , migren ataklarının sıklığını ve şiddetini azaltmayı hedefler. Bazı tansiyon ilaçları, depresyon tedavisinde kullanılan ilaçlar ve nöbet önleyici ilaçlar migren önlenmesinde etkili olabilir. Sinir yollarını hedefleyen yeni nesil tedaviler ve botulinum toksin enjeksiyonları da kronik migren yönetiminde tercih edilen yöntemler arasındadır.
  • Yaşam tarzı değişiklikleri , migren yönetiminde önemli bir rol oynar. Tetikleyicilerin belirlenmesi ve kaçınılması, düzenli uyku ve egzersiz alışkanlıklarının benimsenmesi, yeterli sıvı tüketimi ve stres yönetimi tekniklerinin uygulanması bu süreçte faydalı olabilir.
  • Gelişen tedaviler , nöromodülasyon cihazları gibi yenilikçi yöntemlerle migren semptomlarını yönetmeyi hedefler. Alternatif ve tamamlayıcı tedavi seçenekleri de bireylerin migren ile başa çıkmasına destek olabilir.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Migren Nasıl Geçer?

Migrenin tamamen iyileşmesi genellikle mümkün değildir, ancak semptomlarını hafifletmek ve atakları kontrol altına almak için etkili yöntemler vardır. Akut tedavide ağrı kesiciler ve triptanlar kullanılırken, önleyici tedavi için düzenli ilaçlar ve yaşam tarzı değişiklikleri uygulanabilir. Migreni tetikleyen faktörlerden kaçınmak, düzenli uyku, sağlıklı beslenme ve stres yönetimi de atakları azaltmada önemli rol oynar.

Migren Atağı Nedir?

Migren atağı, migrene özgü semptomların bir araya geldiği bir dönemdir ve genellikle dört aşamadan oluşur: prodrom (ön belirtiler), aura (varsa duyusal bozukluklar), baş ağrısı evresi ve postdrom (iyileşme dönemi). Ataklar saatlerce sürebileceği gibi birkaç gün de devam edebilir ve genellikle kişinin günlük yaşamını olumsuz etkiler.

Migren Herkeste Aynı Mı Olur?

Hayır, migrenin süresi, şiddeti ve belirtileri kişiden kişiye değişir. Kimi kişilerde aura görülürken, kimilerinde sadece baş ağrısı olabilir.

Migren Ne Zaman Tehlikeli Olur?

Ani başlayan, çok şiddetli bir baş ağrısı ya da konuşma bozukluğu, görme kaybı gibi belirtiler varsa hemen doktora başvurulmalıdır.

Migren Kalıcı Hasar Bırakır Mı?

Migren genellikle kalıcı bir beyin hasarına yol açmaz, ancak sık ataklar yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilir.

Migren Atağında Ne Yapılır?

Migren atağı sırasında, mümkünse sessiz ve karanlık bir ortamda dinlenmek faydalı olabilir. Ağrı kesiciler veya doktor tarafından reçete edilen triptanlar alınarak ağrı hafifletilmeye çalışılabilir. Ayrıca soğuk kompres uygulamak, bol su içmek ve gevşeme tekniklerini denemek atak sırasında rahatlama sağlayabilir.

Migren Ağrısına Ne İyi Gelir?

Migren ağrısını hafifletmek için ilaç tedavisinin yanı sıra, soğuk kompres, karanlık bir odada dinlenme, kafein içeren içecekler (miktarı abartmadan) ve gevşeme egzersizleri gibi yöntemler etkili olabilir. Bazı bireylerde zencefil veya nane yağı gibi doğal çözümler de fayda sağlayabilir, ancak bu yöntemler bir doktora danışılarak uygulanmalıdır.

Migren Taşı Nedir?

Migren taşı, bazı bireylerin migreni hafifletmek için kullandığı alternatif bir yöntemdir. Genellikle ametist, kuvars veya hematit gibi doğal taşların baş ağrısını azalttığına inanılır. Ancak bu yöntem bilimsel olarak kanıtlanmamış olup, migren tedavisinde bir alternatif olarak değerlendirilmeden önce bir sağlık uzmanına danışılması önerilir.

Strese Bağlı Migren Nedir?

Strese bağlı migren, duygusal veya fiziksel stresin tetiklediği migren türüdür. Stres sırasında vücutta oluşan hormonal değişiklikler, migren ataklarına yol açabilir. Bu tür migrenlerin önlenmesi için stres yönetimi teknikleri (örneğin yoga, meditasyon veya nefes egzersizleri) etkili olabilir.

Çocuklarda Migren Olur Mu?

Evet, çocuklarda da migren görülebilir ve belirtileri yetişkinlerinkine benzer. Çocuklar genellikle mide bulantısı, ışık ve sese hassasiyet ve baş ağrısı gibi belirtiler yaşar. Çocuklarda migren tanısı koymak daha zor olabilir, bu nedenle belirtiler gözlemlenerek bir çocuk doktoruna başvurulmalıdır. Tedavi planı, çocuğun yaşına ve ihtiyaçlarına göre şekillendirilir.

Acıbadem Web ve Yayın Kurulu tarafından hazırlanmıştır. Güncellenme Tarihi: 24 Haziran 2025 Salı Yayımlanma Tarihi: 6 Ocak 2025 Pazartesi
Bu içeriği ortalama 10 dakikada okuyabilirsiniz.

Tıbbi Birimler

Bize Ulaşın

Bilgi talepleriniz için aşağıdaki formu doldurabilirsiniz.

Acıbadem Sağlık Grubu olarak size daha iyi ve kaliteli bir hizmet sunabilmemiz için istek, öneri, teşekkür ve şikayetlerinizi aşağıdaki formu doldurarak ya da 444 55 44 numaralı telefondan tarafımıza ulaşarak bildirebilirsiniz.

Devamı
Devamı
Güvenlik Kodu

KİŞİSEL VERİLERİN ELDE EDİLMESİ VE İŞLENMESİ HAKKINDA AYDINLATMA METNİ

Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş. ile EK-1’de listelenen hâkim ve bağlı şirketleri (her biri ayrı ayrı “Şirket”, hepsi birlikte “Şirketler” olarak anılacaktır.) tarafından, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“Kanun”) ve ilgili mevzuat kapsamında Veri Sorumlusu sıfatıyla, elde edilen genel nitelikli ve/veya özel nitelikli kişisel verileriniz (sağlık verileri dâhil ancak bununla sınırlı olmamak üzere) (“Kişisel Veri”), aşağıda açıklanan çerçevede ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu, 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, Uzaktan Sağlık Hizmetlerinin Sunumu Hakkında Yönetmelik, Özel Hastaneler Yönetmeliği, Sağlık Bakanlığı düzenlemeleri ve sair mevzuata uygun olarak işlenebilecektir.

I. Kişisel Veri’lerin Elde Edilmesi, İşlenmesi ve İşleme Amaçları

Kişisel Veri’leriniz sağlanmakta olan kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbî teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amaçlarıyla ve Şirket’in faaliyet konularına uygun düşecek şekilde sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik (internet sitesi, mobil uygulamalarımız, çağrı merkezi gibi) kanallar aracılığıyla elde edilmektedir. Kişisel Veri’leriniz, Şirket tarafından aşağıda yer alanlar dâhil ve bunlarla sınırlı olmaksızın, faaliyet konusuna uygun olduğu ölçüde, bu maddede belirtilen amaçlar ile bağlantılı ve ölçülü şekilde işlenebilmektedir:

Elde edilen her türlü Kişisel Veri, Kanun’un 5. ve 6. maddelerinde belirtilen Kişisel Veri işleme şartları uyarınca; aşağıdaki amaçlar ile işlenebilecektir:

Uzaktan sağlık hizmeti almanız halinde bu kapsamda elektronik ortam (internet sitemiz ve/veya mobil uygulamamız) aracılığıyla elde edilen Kişisel Veri’leriniz, yukarıda belirtilen Kişisel Veri işleme amaçlarına ek olarak aşağıdaki amaçlar ile işlenebilecektir:

İlgili mevzuat uyarınca elde edilen ve işlenen Kişisel Veri’leriniz, tarafımıza ait fiziki arşivler ve/veya bilişim sistemlerine nakledilerek, hem dijital ortamda hem de fiziki ortamda muhafaza altında tutulabilecektir.

II. Kişisel Verilerin Aktarılması

Kişisel Veri’ileriniz, Kanun ve sair mevzuat kapsamında ve yukarıda yer verilen amaçlarla ilgili Şirket tarafından,  (i) özel sigorta şirketleri, (ii) T.C. Sağlık Bakanlığı ve bağlı alt birimleri, Sosyal Güvenlik Kurumu, T.C. İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü ve sair kolluk kuvvetleri, T.C. İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü, Türkiye Eczacılar Birliği, Mahkemeler ve her türlü yargı makamı, (iii) yetki vermiş olduğunuz temsilcileriniz ve avukatlar, (iv) vergi ve finans danışmanları ve denetçiler de dâhil olmak üzere danışmanlık aldığımız üçüncü kişiler, (v) düzenleyici ve denetleyici kurumlar ve resmi merciler, (vi) sağlık hizmetlerimizi geliştirmek veya yürütmek üzere işbirliği yaptığımız iş ortaklarımız ve EK-1’de yer alan Şirketlerle paylaşılabilecektir ve (vii) sosyal medya hesaplarımız veya ilgili mesaj uygulamaları üzerinden mesaj paylaşımı yapmanız veya internet sitelerimiz üzerinden canlı destek almanız halinde paylaşacağınız bilgileriniz ve beyan ettiklerinizle sınırlı olarak Kişisel Veri’leriniz ilgili sosyal medya hesabının veya mesaj uygulamasının sahibi yurtiçinde ya da yurtdışında mukim diğer veri sorumlusu gerçek ve/veya tüzel kişiler tarafından işlenebilecektir.

III. Kişisel Veri Elde Etmenin Yöntemi ve Hukuki Sebebi

Kişisel Veri’leriniz, her türlü sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik ortamda, yukarıda yer verilen amaçlar ve Şirket’in faaliyet konusuna dâhil her türlü işin yasal çerçevede yürütülebilmesi ve bu kapsamda Şirket’in akdi ve kanuni yükümlülüklerini tam ve gereği gibi ifa edebilmesi için toplanmakta ve işlenmektedir. İşbu kişisel verilerinizin toplanmasının hukuki sebebi;

Kanun’un 6. maddesi 3. fıkrasında da belirtildiği üzere sağlık ve cinsel hayata ilişkin kişisel veriler ise ancak kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbı teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amacıyla, sır saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler veya yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından ilgilinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir.

IV. Kişisel Verilerin Korunmasına Yönelik Haklarınız

Kişisel Veri’lerinizin korunmasına yönelik haklarınız Kanun’un 11. maddesi ve ilgili mevzuatlar uyarınca aşağıda belirtilen haklara sahipsiniz:

Mezkûr haklarınızdan birini ya da birkaçını kullanmanız halinde ilgili bilgi tarafınıza, açık ve anlaşılabilir bir şekilde yazılı olarak ya da elektronik ortamda, tarafınızca sağlanan iletişim bilgileri yoluyla, bildirilir.

V. Veri Güvenliği

Şirketler, Kişisel Veri’lerinizi bilgi güvenliği standartları ve prosedürleri gereğince alınması gereken tüm teknik ve idari güvenlik kontrollerine tam uygunlukla korumaktadır. Söz konusu güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak muhtemel riske uygun bir düzeyde sağlanmaktadır.

VI. Şikâyet ve İletişim

Kişisel Veri’leriniz teknik ve idari imkânlar dâhilinde titizlikle korunmakta ve gerekli güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak olası risklere uygun bir düzeyde sağlanmaktadır.

Kanun kapsamındaki taleplerinizi, https://www.acibadem.com.tr/acibademonline/images/Ac%C4%B1badem_Veri_Sahibi_Basvuru_Formu.pdf internet adresindeki “Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Tic. A.Ş. Veri Sahibi Başvuru Formu” nu doldurarak;

i. Atatürk Mahallesi, Feza Sokak, No:3 İç Kapı No:8 K:12 Ataşehir, İstanbuladresine kargo ile ıslak imzanızı taşıyan bir dilekçe ile “Kurumsal Sekretarya” departmanı dikkatine Zarfına “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Kapsamında Bilgi Talebi” yazarak,

ii. Noter kanalıyla,

iii. acibademsaglik@hs02.kep.tr adresine güvenli elektronik ya da mobil imzalı olarak, kayıtlı elektronik posta adresi veya sistemimizde kayıtlı elektronik e-posta adresiniz aracılığıyla,

iv. Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş.’ne hitaben yazdığınız dosyayı güvenli e-imza ile imzalayarak kisiselveri@acibadem.com adresine e-posta’nın konu kısmına “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Bilgi Talebi” yazarak veya

v. Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun belirleyeceği diğer yöntemlerle iletebilirsiniz.

EK-1: Şirket’lerin listesi;

 

YUKARI
İçindekiler