Daha iyi bir deneyim için konum izni vermelisiniz.
Size nasıl yardımcı olabiliriz?

Caroli hastalığı, karaciğer içi safra kanallarının anne karnındaki gelişim bozukluğu nedeniyle anormal şekilde genişlemesiyle seyreden, nadir ve genetik bir bozukluktur. Safra sıvısının kanallarda birikmesiyle safra çamuru ve taşları oluşur. Bu durum tekrarlayan safra kanalı iltihabına (kolanjit), yüksek ateş, karın ağrısı ve sarılığa yol açar. Karaciğerde skarlaşma (fibrozis) ve portal hipertansiyon barındıran ağır formuna Caroli sendromu denir. MRCP yöntemiyle teşhis edilen hastalığın kesin bir tedavisi yoktur. Tedavi tek lobda görülen vakalarda cerrahi, yaygın vakalarda ise antibiyotik, bypass ya da karaciğer nakli ile semptomatik olarak yönetilir.

İçindekiler

Caroli Hastalığı Nedir?

Caroli hastalığı, karaciğer içindeki safra kanallarının anormal bir şekilde genişlemesiyle karakterize, oldukça nadir görülen doğumsal genetik bir bozukluktur. Bu hastalık, anne karnındaki embriyolojik gelişim sürecinde safra kanallarının şekillenmesini sağlayan duktal plak yapısının duraklamasından ya da bozulmasından kaynaklanır. Normal şartlarda safra sıvısını karaciğerden ince bağırsağa taşımakla görevli olan tüp şeklindeki bu kanallar genişlediğinde, safra sıvısı kanalların içinde birikerek durağanlaşır. Bu birikim zamanla safra çamuru ve taşlarının oluşumuna, kanallarda tıkanmaya, tekrarlayan safra kanalı enfeksiyonlarına ve ciddi inflamasyonlara yol açar.

Caroli Hastalığı Belirtileri

Caroli hastalığında, safra kanallarında meydana gelen küçük taşlar başlangıçta herhangi bir belirtiye yol açmayabilir. Ancak bu taşlar zamanla safra akışını engelleyip kanalların şişmesine ve iltihaplanmasına neden olduğunda bazı semptomlar ortaya çıkabilir.

Hastalığın en belirgin semptomları yüksek ateş, titreme, bulantı, kusma ve vücudun sağ üst kadranında hissedilen aralıklı veya sürekli karın ağrısıdır. Safra akışının duraklaması ve tıkanma nedeniyle kandaki bilirubin seviyeleri yükselir. Bu durum da hastanın cildinde ve göz aklarında belirgin bir sararmaya ve buna eşlik eden şiddetli cilt kaşıntılarının ortaya çıkmasına neden olur. Şikayetler çoğunlukla grip benzeri halsizlik atakları şeklinde hastanın yaşamı boyunca tekrarlayabilir.

Caroli hastalığının belirtileri arasında şunlar yer alır:

  • Vücudun sağ üst kısmında ağrı
  • Yüksek ateş ve titreme nöbetleri
  • Mide bulantısı ve kusma
  • Ciltte ve göz aklarında sararma
  • Şiddetli cilt kaşıntısı
  • Geçmeyen grip benzeri halsizlik ve yorgunluk hissi
  • Karaciğerin normalden fazla büyümesi
  • Dalakta aşırı büyüme
  • Karın boşluğunda sıvı birikmesi
  • Ağızdan kan gelmesi
  • Dışkıda koyu renkli kan görülmesi
  • Yenidoğanlarda böbrek tutulumuna bağlı idrar çıkışında azalma
  • Solunum yetmezliği

Caroli Hastalığı Neden Olur?

Caroli hastalığı, anne karnındaki fetal gelişim sırasında karaciğer içi safra kanallarını oluşturan hücrelerin şekillenme sürecinin genetik bir mutasyon veya duraklama nedeniyle sekteye uğraması sonucu oluşur. Bu gelişimsel bozukluk safra kanallarının normal tüp yapısı yerine kistik şekilde genişlemesine yol açarak safra sıvısının karaciğerde birikmesine ve taşlaşmasına yol açar.

Caroli hastalığının yaygın nedenleri şunlardır:

  • Doğumsal gelişim duraklaması (duktal plak bozukluğu)
  • Genetik değişimler ve mutasyonlar
  • Hücre iletişim proteini (fibrosistin) eksikliği
  • Ailevi (kalıtsal) geçiş yolları

Doğumsal Gelişim Duraklaması (Duktal Plak Bozukluğu)

Bebek henüz anne karnındayken, gebeliğin erken dönemlerinde karaciğer içindeki safra kanallarını oluşturacak özel hücreler sürekli bir şekillenme sürecinden geçer. Caroli hastalığında bu mimari şekillenme bilinmeyen bir sebeple duraklar ve kanallar ince borular şeklinde gelişmek yerine, geniş kistik yapılar halinde kalır.

Genetik Değişimler ve Mutasyonlar

Hastalığın, özellikle de karaciğerde skarlaşma ile seyreden sendrom formunun arkasında PKHD1 adı verilen bir gendeki yapısal bozukluklar yatar. 6. kromozomda bulunan bu gende meydana gelen mutasyonlar, safra kanallarının normal gelişim şifresini bozarak hastalığın doğrudan genetik temelini oluşturur.

Hücre İletişim Proteini (Fibrosistin) Eksikliği

PKHD1 genindeki mutasyonlar, safra kanallarının iç yüzeyindeki mikroskobik sensörlerin çevreyle iletişim kurmasını sağlayan fibrosistin adlı proteinin üretilememesine yol açar. Bu protein eksik olduğunda sensörler safra akışını ve kimyasını algılayamaz. Bunun sonucunda hücreler kontrolsüzce genişleyerek kistleşmeye ve karaciğer hasarına neden olur.

Ailevi (Kalıtsal) Geçiş Yolları

Hastalığın alt türlerine göre genetik miras kalıpları değişiklik gösterir. Basit Caroli hastalığı bazı ailelerde tek bir ebeveynden hatalı gen geçmesiyle ortaya çıkabilir. Daha ağır olan Caroli sendromu ise otozomal çekinik olarak kalıtılır, yani çocuğun hasta olabilmesi için hem anneden hem de babadan aynı hatalı geni alması gerekir.

Caroli Hastalığı Nasıl Teşhis Edilir?

Caroli hastalığının teşhis süreci, hastanın klinik şikayetleriyle başvurduğu uzman hekimin detaylı bir fiziksel muayene yapması ve tıbbi geçmişi sorgulamasıyla başlar. İlk aşamada, safra yollarındaki olası bir tıkanıklığı veya enfeksiyonu değerlendirmek amacıyla kapsamlı bir metabolik panel (CMP) ve karaciğer fonksiyon testleri istenir Safra kanalı tıkanıklıklarında karaciğer enzimleri ve direkt bilirubin seviyeleri normal değerlerin oldukça üzerine çıkar. Tanıda ilk ve en etkin görüntüleme yöntemi genellikle abdominal ultrasondur. Ultrasonografi sayesinde karaciğer içindeki tübüler ve kistik genişlemeler kolayca fark edilebilir. Ayrıca Caroli sendromu şüphesi olan hastalarda karaciğer fibrozisi, varisler, dalak büyümesi ve eşlik edebilecek böbrek kistleri de bu aşamada taranır.

Kesin teşhis ve hastalığın karaciğer içerisindeki yayılım derecesini belirlemek için daha ileri ve yüksek çözünürlüklü radyolojik testlere başvurulur. Kontrastlı bilgisayarlı tomografi (BT) ve manyetik rezonans görüntüleme (MR) tetkiklerinde, genişlemiş safra kanallarının tam ortasında küçük, parlak bir nokta şeklinde beliren portal ven dalı izlenir. Merkezi nokta işareti olarak bilinen bu görünüm Caroli sendromu için hastalığa özgü bir teşhis kriteridir.

Caroli Hastalığı Tedavisi

Caroli hastalığının günümüzde tamamen iyileşmesini sağlayan kesin bir ilacı veya tedavisi yoktur. Yapılan tüm tıbbi müdahaleler, hastanın şikayetlerini azaltmaya ve hayati tehlike oluşturabilecek durumları engellemeye yöneliktir. Örneğin, safra akışının yavaşlaması nedeniyle kanallarda iltihap ve enfeksiyon oluşursa güçlü antibiyotik tedavilerine başvurulur. Ayrıca safra kanallarında çamur ve taş oluşmasını engellemek amacıyla, hastanın hiçbir şikayeti olmasa bile safra asidini düzenleyen özel bir ilaç kullanımı kalıcı olarak önerilir.

Kanallardaki genişleme ve kistler karaciğerin sadece tek bir tarafında sınırlı kalmışsa, ameliyatla karaciğerin o sorunlu kısmı kesilerek çıkarılır. Bu yöntem hastayı ileride oluşabilecek enfeksiyonlardan ve kanser riskinden koruyan son derece başarılı bir çözümdür. Ancak kistler karaciğerin her iki tarafına da yayılmışsa sorunlu kısmı kesip almak mümkün olmadığından, safranın rahatça akabilmesi için bypass ameliyatları yapılır veya endoskopik bir işlemle safra kanallarına stent adı verilen küçük tüpler yerleştirilir. Hastalık çok ilerleyip karaciğer sirozuna, durdurulamayan varis kanamalarına veya karında sıvı toplanmasına yol açtığında ise geleneksel tedaviler yetersiz kalır. Bu tür ağır durumlarda tek ve kesin kalıcı çözüm, hastayı safra yolu kanserinden de koruyan karaciğer naklidir.

Caroli Hastalığı Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Caroli kisti nedir?

Caroli kisti, anne karnındaki gelişim bozukluğu nedeniyle karaciğer içi safra kanallarının anormal şekilde genişlemesiyle oluşan sıvı dolu sak benzeri yapılardır. Bu kistik yapılar safra sıvısının akışını yavaşlatarak kanal içinde birikmesine, safra taşlarının oluşmasına ve tekrarlayan enfeksiyonlara zemin hazırlar.

Caroli ne demek?

Tıbbi literatürdeki Caroli ifadesi, bu nadir karaciğer hastalığını 1958 yılında dünyada ilk kez tanımlayan Fransız gastroenterolog Dr. Jacques Caroli'nin soyadından gelmektedir. Kelime anlamı olarak doğrudan bir hastalığı karşılamamakta, keşfi yapan hekimin anısına bir hastalık ve sendrom adı olarak kullanılır.

Caroli hastalığı genetik mi?

Caroli hastalığı ve onun daha ağır seyreden formu olan Caroli sendromu genetik geçişli doğumsal hastalıklardır. Hastalığın basit formu bazı ailelerde otozomal baskın olarak aktarılırken, fibrozis içeren sendrom formu PKHD1 genindeki mutasyonlara bağlı olarak otozomal çekinik yolla kalıtılır.

Caroli hastalığı nasıl bir hastalıktır?

Caroli hastalığı, karaciğer içi safra kanallarının kistik genişlemesiyle seyreden, yaşam boyu sürebilen, nadir ve kronik bir karaciğer bozukluğudur. Genellikle 30 yaşından önce sağ üst karın ağrısı, yüksek ateş, titreme ve sarılık gibi tıkanma ile enfeksiyon ataklarıyla kendini gösteren, ancak doğru tedavilerle yönetilebilen bir hastalıktır.

Acıbadem Web ve Yayın Kurulu tarafından hazırlanmıştır. Güncellenme Tarihi: 6 Temmuz 2026 Pazartesi Yayımlanma Tarihi: 6 Temmuz 2026 Pazartesi
Bu içeriği ortalama 5 dakikada okuyabilirsiniz.

Bize Ulaşın

Bilgi talepleriniz için aşağıdaki formu doldurabilirsiniz.

Acıbadem Sağlık Grubu olarak size daha iyi ve kaliteli bir hizmet sunabilmemiz için istek, öneri, teşekkür ve şikayetlerinizi aşağıdaki formu doldurarak ya da 444 55 44 numaralı telefondan tarafımıza ulaşarak bildirebilirsiniz.

Devamı
Devamı
Güvenlik Kodu

KİŞİSEL VERİLERİN ELDE EDİLMESİ VE İŞLENMESİ HAKKINDA AYDINLATMA METNİ

Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş. ile EK-1’de listelenen hâkim ve bağlı şirketleri (her biri ayrı ayrı “Şirket”, hepsi birlikte “Şirketler” olarak anılacaktır.) tarafından, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“Kanun”) ve ilgili mevzuat kapsamında Veri Sorumlusu sıfatıyla, elde edilen genel nitelikli ve/veya özel nitelikli kişisel verileriniz (sağlık verileri dâhil ancak bununla sınırlı olmamak üzere) (“Kişisel Veri”), aşağıda açıklanan çerçevede ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu, 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, Uzaktan Sağlık Hizmetlerinin Sunumu Hakkında Yönetmelik, Özel Hastaneler Yönetmeliği, Sağlık Bakanlığı düzenlemeleri ve sair mevzuata uygun olarak işlenebilecektir.

I. Kişisel Veri’lerin Elde Edilmesi, İşlenmesi ve İşleme Amaçları

Kişisel Veri’leriniz sağlanmakta olan kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbî teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amaçlarıyla ve Şirket’in faaliyet konularına uygun düşecek şekilde sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik (internet sitesi, mobil uygulamalarımız, çağrı merkezi gibi) kanallar aracılığıyla elde edilmektedir. Kişisel Veri’leriniz, Şirket tarafından aşağıda yer alanlar dâhil ve bunlarla sınırlı olmaksızın, faaliyet konusuna uygun olduğu ölçüde, bu maddede belirtilen amaçlar ile bağlantılı ve ölçülü şekilde işlenebilmektedir:

Elde edilen her türlü Kişisel Veri, Kanun’un 5. ve 6. maddelerinde belirtilen Kişisel Veri işleme şartları uyarınca; aşağıdaki amaçlar ile işlenebilecektir:

Uzaktan sağlık hizmeti almanız halinde bu kapsamda elektronik ortam (internet sitemiz ve/veya mobil uygulamamız) aracılığıyla elde edilen Kişisel Veri’leriniz, yukarıda belirtilen Kişisel Veri işleme amaçlarına ek olarak aşağıdaki amaçlar ile işlenebilecektir:

İlgili mevzuat uyarınca elde edilen ve işlenen Kişisel Veri’leriniz, tarafımıza ait fiziki arşivler ve/veya bilişim sistemlerine nakledilerek, hem dijital ortamda hem de fiziki ortamda muhafaza altında tutulabilecektir.

II. Kişisel Verilerin Aktarılması

Kişisel Veri’ileriniz, Kanun ve sair mevzuat kapsamında ve yukarıda yer verilen amaçlarla ilgili Şirket tarafından,  (i) özel sigorta şirketleri, (ii) T.C. Sağlık Bakanlığı ve bağlı alt birimleri, Sosyal Güvenlik Kurumu, T.C. İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü ve sair kolluk kuvvetleri, T.C. İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü, Türkiye Eczacılar Birliği, Mahkemeler ve her türlü yargı makamı, (iii) yetki vermiş olduğunuz temsilcileriniz ve avukatlar, (iv) vergi ve finans danışmanları ve denetçiler de dâhil olmak üzere danışmanlık aldığımız üçüncü kişiler, (v) düzenleyici ve denetleyici kurumlar ve resmi merciler, (vi) sağlık hizmetlerimizi geliştirmek veya yürütmek üzere işbirliği yaptığımız iş ortaklarımız ve EK-1’de yer alan Şirketlerle paylaşılabilecektir ve (vii) sosyal medya hesaplarımız veya ilgili mesaj uygulamaları üzerinden mesaj paylaşımı yapmanız veya internet sitelerimiz üzerinden canlı destek almanız halinde paylaşacağınız bilgileriniz ve beyan ettiklerinizle sınırlı olarak Kişisel Veri’leriniz ilgili sosyal medya hesabının veya mesaj uygulamasının sahibi yurtiçinde ya da yurtdışında mukim diğer veri sorumlusu gerçek ve/veya tüzel kişiler tarafından işlenebilecektir.

III. Kişisel Veri Elde Etmenin Yöntemi ve Hukuki Sebebi

Kişisel Veri’leriniz, her türlü sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik ortamda, yukarıda yer verilen amaçlar ve Şirket’in faaliyet konusuna dâhil her türlü işin yasal çerçevede yürütülebilmesi ve bu kapsamda Şirket’in akdi ve kanuni yükümlülüklerini tam ve gereği gibi ifa edebilmesi için toplanmakta ve işlenmektedir. İşbu kişisel verilerinizin toplanmasının hukuki sebebi;

Kanun’un 6. maddesi 3. fıkrasında da belirtildiği üzere sağlık ve cinsel hayata ilişkin kişisel veriler ise ancak kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbı teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amacıyla, sır saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler veya yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından ilgilinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir.

IV. Kişisel Verilerin Korunmasına Yönelik Haklarınız

Kişisel Veri’lerinizin korunmasına yönelik haklarınız Kanun’un 11. maddesi ve ilgili mevzuatlar uyarınca aşağıda belirtilen haklara sahipsiniz:

Mezkûr haklarınızdan birini ya da birkaçını kullanmanız halinde ilgili bilgi tarafınıza, açık ve anlaşılabilir bir şekilde yazılı olarak ya da elektronik ortamda, tarafınızca sağlanan iletişim bilgileri yoluyla, bildirilir.

V. Veri Güvenliği

Şirketler, Kişisel Veri’lerinizi bilgi güvenliği standartları ve prosedürleri gereğince alınması gereken tüm teknik ve idari güvenlik kontrollerine tam uygunlukla korumaktadır. Söz konusu güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak muhtemel riske uygun bir düzeyde sağlanmaktadır.

VI. Şikâyet ve İletişim

Kişisel Veri’leriniz teknik ve idari imkânlar dâhilinde titizlikle korunmakta ve gerekli güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak olası risklere uygun bir düzeyde sağlanmaktadır.

Kanun kapsamındaki taleplerinizi, https://www.acibadem.com.tr/acibademonline/images/Ac%C4%B1badem_Veri_Sahibi_Basvuru_Formu.pdf internet adresindeki “Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Tic. A.Ş. Veri Sahibi Başvuru Formu” nu doldurarak;

i. Atatürk Mahallesi, Feza Sokak, No:3 İç Kapı No:8 K:12 Ataşehir, İstanbuladresine kargo ile ıslak imzanızı taşıyan bir dilekçe ile “Kurumsal Sekretarya” departmanı dikkatine Zarfına “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Kapsamında Bilgi Talebi” yazarak,

ii. Noter kanalıyla,

iii. [email protected] adresine güvenli elektronik ya da mobil imzalı olarak, kayıtlı elektronik posta adresi veya sistemimizde kayıtlı elektronik e-posta adresiniz aracılığıyla,

iv. Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş.’ne hitaben yazdığınız dosyayı güvenli e-imza ile imzalayarak [email protected] adresine e-posta’nın konu kısmına “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Bilgi Talebi” yazarak veya

v. Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun belirleyeceği diğer yöntemlerle iletebilirsiniz.

EK-1: Şirket’lerin listesi;

 

YUKARI
İçindekiler