Daha iyi bir deneyim için konum izni vermelisiniz.
TR

Genel Tanıtım

Demir Eksikliği Anemisi Nedir?

Demir eksikliği anemisi, kanda yeterli sayıda sağlıklı alyuvar hücrelerinin bulunmaması durumuna verilen isim olan aneminin yaygın olarak görülen bir alt türüdür.  - kanda yeterli sağlıklı alyuvarların bulunmadığı bir durum. Alyuvar hücreleri vücut dokularına oksijen taşıma işlevini görürler.

İsminden belli olduğu üzere, demir eksikliği anemisi vücuttaki demir miktarının yetersiz olmasından kaynaklanmaktadır. İnsan vücudu yeterli demire sahip değilse, alyuvar hücreleri de vücudun ihtiyacı olan yerlerine oksijen taşımalarını sağlayan madde olan hemoglobin maddesini üretemez. Demir eksikliği anemisi, bunun doğrudan bir sonucu olarak bireyi yorgun ve nefes darlığından muzdarip bir halde bırakabilir.

Normal şartlar altında demir eksikliği anemisini demir takviyesi ile düzeltmek mümkündür. Ancak bazı vakalarda, özellikle de iç kanama şüphesinin olduğu durumlarda demir eksikliği anemisinin giderilmesi için ek görüntüleme ve laboratuar testleri veya tedavi yöntemlerinin kullanılması gerekli olabilir. 

Nedenleri

Demir Eksikliği Anemisi Neden Olur?

Demir eksikliği anemisi, bireyin vücudunda hemoglobin üretmek için yeterli demir olmadığında ortaya çıkar. Hemoglobin, kana kırmızı rengini verir ve alyuvar hücrelerinin vücut içinde oksijenli kanı taşımasını sağlayan sistemin önemli bir parçasıdır. Yeterince demir tüketmeyen veya günlük hayatında çok fazla demir kaybeden bireylerin vücutları yeterli miktarlarda hemoglobin üretemez. Bu da doğrudan demir eksikliği anemisine neden olur.

Demir eksikliği anemisinin nedenleri arasında öncelikle kan kaybı, diyetteki demir eksikliği, demir emilimi gerçekleştirememe ve gebelik bulunur. 

Kanda bulunan alyuvar hücreleri demir içerir. Yani kan kaybeden bireyler, aynı zamanda bu kanda bulunan demiri kaybeder. Adet dönemleri ağır kanamalı olan kadınlar, adet döneminde kan kaybettikleri için demir eksikliği anemisi riski altındadır.

Kolon polipi, mide fıtığı, kolorektal kanser veya peptik ülser gibi vücutta yavaş ama kronik, yani sürekli kan kaybına neden olan tıbbi durumlar da demir eksikliği anemisine neden olabilir. Gastrointestinal kanamalar, yani sindirim sistemi içinde gerçekleşen kanamalar özellikle reçetesiz satılan ağrı kesicilerin düzenli kullanımından kaynaklanabilir.

İnsan vücudu düzenli olarak yediği gıdalardan demir alır. Çok az demir tüketen bireylerin vücudunda zamanla demir eksikliği yaşanabilir. Demir açısından zengin yiyecekler arasında et, yapraklı yeşil sebzeler, yumurta ve demir açısından zenginleştirilmiş yiyecekler bulunur.

Ispanağın demir açısından diğer yeşil yapraklı bitkilere oranla çok daha zengin olduğu iddiası ise ne yazık ki doğru değildir ve bu konuyla ilgili yapılan araştırmalar, bu sonucu veren ilk araştırmada bir ölçüm hatası yapıldığını göstermiştir. Bebekler ve çocukların da düzgün büyüme ve gelişme sürdürebilmeleri için diyetlerinde demir bulunmasına ihtiyaçları vardır.

Yiyeceklerdeki demir, bireyin sindirim sistemi içinde ince bağırsaklardan kan dolaşımına emilir. Bireyin bağırsağının sindirilmiş gıdalardan besinleri emme yeteneğini etkileyen örneğin çölyak hastalığı gibi bir bağırsak hastalığı, bireyde demir eksikliği anemisi gelişmesine yol açabilir. İnce bağırsakların bir kısmı cerrahi olarak baypas edilmiş veya çıkarılmışsa, bu durum da bireyin demir ve diğer besin maddelerini emme yeteneğini doğrudan zayıflatabilir.

Birçok gebe kadında demir eksikliği anemisi ortaya çıkar çünkü demir depolarının büyüyen fetüs için hemoglobin kaynağı olmasının yanı sıra kendi artan kan hacmine hizmet etmesi gerekir. Bunu engellemek için gebelik sürecinde doktorun öngördüğü oranlarda demir takviyesi alması gereklidir.

Bebekler, çocuklar, kadınlar, sık sık kan bağışı yapan bireyler, vejetaryenler ve veganlarda demir eksikliği anemisi gelişmesi riski daha yüksektir. Hem adet sırasında kan kaybettikleri için hem de hamilelik döneminde demir ihtiyaçları arttığı için genel olarak kadınlar, demir eksikliği anemisi açısından daha büyük risk altındadır. 

Bebekler, özellikle erken doğanlar ve doğumda düşük ağırlıklı olanlar, anne sütünden yeterince demir alamayanlar demir eksikliği riski altına girebilir. Özellikle hızlı büyüme dönemlerinde çocukların fazladan demire ihtiyaçları vardır. Bu sebeple çocuklara sağlıklı ve çeşitli bir diyet sunulmalıdır. 

Kan bağışı demir depolarını tüketebilir. Bu sebeple düzenli olarak kan bağışı yapan bireylerin demir eksikliği anemisi riski daha yüksektir. Kan bağışı nedeniyle düşen hemoglobin oranı demir açısından zengin yiyeceklerin daha fazla tüketilmesiyle giderilen geçici bir sorun olabilir.  Düşük hemoglobin nedeniyle kan bağışı yapamayacağı söylenen bireyler mutlaka durumu kontrol ettirmek için bir doktora başvurmalıdır. 

Vegan ve vejeteryan oldukları için et yemeyen bireyler diyetlerinde demir açısından zengin diğer yiyeceklere ağırlık vermezlerse, daha yüksek demir eksikliği anemisi riski altında kalabilirler.

Demir Eksikliği Anemisi İle Ortaya Çıkabilecek Komplikasyonlar Nelerdir?

Hafif seviyelerdeki demir eksikliği anemisi genellikle komplikasyonlara neden olmaz. Ancak, bununla birlikte, erkenden tedavi sürecine başlanmazsa, demir eksikliği anemisi daha ağır bir  hale gelebilir ve çeşitli sağlık sorunlarına yol açabilir.

Demir eksikliği anemisi ile ortaya çıkabilecek komplikasyonlar arasında genel olarak büyüme sorunları, hamilelik sırasında çıkabilecek sorunlar ve kalp sorunları bulunur. Bunların yanı sıra demir eksikliği anemisi enfeksiyonlara karşı artan duyarlılıkla doğrudan ilişkilidir.

Bebeklerde ve çocuklarda, şiddetli demir eksikliği hem anemiye hem de büyüme ve gelişmede gecikme ile geriliğe yol açabilir. Hamile kadınlarda, şiddetli demir eksikliği anemisi erken doğumlar ve doğumda düşük ağırlıklı bebeklerle doğrudan ilişkilendirilmiştir. Ancak doğum öncesi bakım sürecinin bir parçası olarak demir takviyesi alan hamile kadınlarda bu durum kolaylıkla önlenebilir.

Demir eksikliği anemisi hem yetişkinlerde hem de çocuklarda düzensiz veya hızlı kalp atışına neden olabilir. Anemik bireylerin kalpleri kanda taşınan oksijen eksikliğinin telafi edilmesi için daha fazla kan pompalamak zorundadır. Bu da aşırı çalışmaktan dolayı kalp büyümesine veya kalp yetmezliğine yol açabilir.

Demir Eksikliği Anemisi Nasıl Önlenir?

Demir eksikliği anemisini önlemenin normal şartlar altında en kolay ve etkili yolu, demir açısından zengin yiyecekleri tercih etmek ve bu sayede demir eksikliği anemisi riskini en aza indirmektir. 

Demir açısından zengin yiyecekler arasında bezelye, deniz ürünleri, fasulye, ıspanak gibi koyu yeşil yapraklı sebzeler, kırmızı et, tavuk ya da hindi gibi kümes hayvanları, kuru üzüm ya da kayısı gibi kurutulmuş meyveler, demirle zenginleştirilmiş tahıllar ve ekmek ya da makarna gibi özellikle gluten içeren tahıl ürünleri bulunur.

İnsan vücudu demiri etten diğer kaynaklara göre çok daha fazla oranda emebilir. Et yememeyi seçen bireylerin, sağlıklı miktarda demiri emebilmesi için demir açısından zengin, bitki bazlı yiyeceklerin alımını çok daha arttırması gerekebilir. 

Demir emilimini artırmak için C vitamini içeren besinlerin tüketimini artırmak faydalı olabilir. Portakal ya da limon suyu gibi narenciye sularında doğal olarak bulunan C vitamini, bireyin sindirim sisteminin demiri daha iyi emmesine yardımcı olur. C vitamini biber, brokoli, çilek, domates, greyfurt, kavun, kivi, mandalina, portakal ve yeşil yapraklı sebzelerde yoğun olarak bulunur.

Bebeklerde demir eksikliği anemisini önlenmesi için bebeğin ilk yıl demir eksikliği olmayan annelerin sütü veya demir takviyeli mama ile beslenmesi önemlidir. İnek sütü bebekler için aynı etkinlikte bir demir kaynağı değildir ve 1 yaşın altındaki bebekler için tavsiye edilmez.

Bebekler 6. aylarına girdikten sonra, bebeğin demir alımını artırmak ve gelişimini korumak için, doktor tavsiyesi ile günde iki kez demir takviyeli tahıllar veya püre haline getirilmiş et verilmesi etkili olabilir. 1 yaşından itibaren de çocukların günde 590 - 600 mililitreden daha fazla süt içmemesi gerekir. Bebekler tarafından tüketilen çok fazla süt, demirin vücut tarafından emilimini azaltır.

Belirtiler

Demir Eksikliği Anemisi Belirtileri Nelerdir?

Demir eksikliği anemisi ilk aşamalarda çok hafif belirti veya semptomlara sahip olacağı için durum fark edilmeyebilir. Ancak vücuttaki demir eksikliği arttıkça ve anemi durumu daha ağırlaştıkça belirtiler ve semptomlar yoğunlaşır.

Demir eksikliği anemisi belirti ve semptomları arasında aşırı yorgunluk, halsizlik, buz, toprak, ya da toz gibi besleyici olmayan maddeleri yemek için olağan dışı bir istek, genel ağrı veya iltihaplanma, baş ağrısı, baş dönmesi, göğüs ağrısı, hızlı kalp atışı veya nefes darlığı, tırnaklarda kırılganlık, eller ile ayaklarda soğukluk hissi, soluk cilt, ve demir eksikliği anemisi olan bebeklerde ve çocuklarda özellikle iştahsızlık bulunur.

Demir eksikliği anemisini düşündüren belirti ve semptomları gösteren bireyler ve doktorların doktora başvurması gereklidir. Demir eksikliği anemisi, bireylerin kendi kendine teşhis veya tedavi edebileceği bir durum değildir.

Demir eksikliğinin tehlikelerinin yanı sıra vücudun aşırı demir ile yüklenmesi de tehlikeli olabilir çünkü aşırı demir birikimi karaciğerinize zarar verebilir ve başka komplikasyonlara neden olabilir. Bu sebeple bireyler demir takviyelerini kendi başlarına göre almaktansa teşhis ve doğru oranlarda tedavi için doktora başvurmalıdır. 

Tanı Yöntemleri

Demir Eksikliği Anemisi Nasıl Teşhis Edilir?

Demir eksikliği anemisinin teşhis edilmesi için çeşitli kan tahlilleri yapılması gerekli olabilir. Bu testlerde öncelikle alyuvarların boyutu ve rengi incelenir. Demir eksikliği anemisinde alyuvarlar normalde olması gerektiğinden daha küçük ve daha soluk renkli görünürler. Ardından kan hacminin ne kadarlık bir yüzdesinin alyuvarlardan meydana geldiği, yani hematokrit değeri incelenir.

Yetişkin kadınlar için normal değerler genellikle yüzde 35, 5 ile 44, 9 arasındayken, yetişkin erkekler için yüzde 38, 3 ile 48, 6 arasındadır. Bu değerler bireyin yaşına göre değişiklik gösterebilir. 

Normalden düşük hemoglobin seviyeleri de anemi varlığına işaret eder. Normal hemoglobin aralığı genellikle kadınlar için 11.6 ila 15 g/dL iken, bu değer erkekler için 13.2 ila 16.6 g/dL hemoglobin olarak tanımlanır.

Ferritin adı verilen bir protein türü bireyin vücudunda demirin depolanmasına yardımcı olur. Düşük ferritin seviyeleri, genellikle vücutta demirin düşük seviyede depolanmış olduğuna işaret eder.

Kan tahlili sonucunda demir eksikliği anemisini tanısı konulduysa, altta yatan nedenin belirlenmesi için bir takım ek test ve tahlillerin yapılması gerekli olabilir. 

Doktorlar sıklıkla mide fıtığı, ülser veya midede kanama olup olmadığını endoskopi yardımıyla kontrol ederler. Endoskopi sürecinde, ince, ışıklı ve içinde video kamera bulunan bir tüp bireyin boğazından aşağı midesine doğru geçirilir. Bu sayede doktor bireyin ağzından midesine kadar uzanan yemek borusu da dahil olmak üzere üst sindirim sistemi boyunca ve mide içinde olası kanama kaynaklarını saptayabilir.

Doktor, bağırsakların içindeki olası kanama kaynaklarının varlığını dışlamak için kolonoskopi adı verilen bir prosedür önerebilir. Bir video kamera ile donatılmış ince, esnek bir tüp bireyin rektumuna yerleştirilir ve kolona, yanı bağırsaklara yönlendirilir. Bu test sürecinde genellikle bireye sakinleştirici verilir. Doktorlar kolonoskopi sayesinde kolonun ve rektumun bir kısmının veya tamamının içini görüntüleyebilir ve olası bir iç kanamanın yerini saptayabilir.

Bunlara ek olarak pelvik ultrason yardımıyla kadınların aşırı adet kanamasının nedeni olabilecek fibroidlerinin varlığı belirlenebilir.

Demir takviyesi ile ilk tedavi süreci tamamlandıktan sonra bireyin demir eksikliği anemisi durumunun ne kadar düzeldiğini belirlemek için çeşitli testler tekrar uygulanabilir

Tedavi Yöntemleri

Demir Eksikliği Anemisi Nasıl Tedavi Edilir?

Demir eksikliği anemisini tedavi etmek için doktorlar öncelikle bireyin demir takviyesi almasını önerebilir. Doktor ayrıca gerekli olan durumlarda bireyin demir eksikliğinin altında yatan nedeni de düzeltmek üzere farklı tedavi süreçlerine başlayabilir.

Genellikle reçetesiz satılan demir takviyeleri bireyin vücudundaki demir depolarını yenilemek için kullanılabilir. Ancak birey için doğru, uygun ve sağlıklı dozu doktor belirleyecektir. Bebekler ve çocuklar için sıvı halde demir takviyeleri de mevcuttur.

Bireyin tabletlerdeki demiri emmesi oranını artırmak için çeşitli adımların atılması gerekebilir. Bu adımların arasında öncelikle demir takviyelerinin aç karnına, mide boşken alınması gelir. Ancak bazı bireylerde demir takviyeleri mideyi rahatsız edebileceğinden tabletleri yemekle birlikte almak  gerekebilir. Doktor bu konuda da gerekli bilgilendirmeyi yapacaktır.

Demir takviyesi ile antiasitli ilaç kullanımından kaçınılması gereklidir. Mide ekşimesi semptomlarını hemen gideren ilaçlar genellikle demir emilimini engelleyebilir. Bu sebeple antiasit kullanımından en fazla iki saat önce veya en erken dört saat sonra demir takviyesi alınmalıdır. 

C vitamini, demir emilimini artırır. Bu sebeple kendiliğinden c vitamini içeren demir tabletleri kullanmak veya demir tabletini bir bardak portakal suyu gibi narenciye suyu ile içmek faydalı olabilir. 

Demir takviyeleri bireyde kabızlığa neden olabilir, bu nedenle doktor tavsiyesi ile ayrıca bir dışkı yumuşatıcı kullanılması gerekebilir. Demir, dışkının rengini siyaha çevirebilir. Normal şartlarda tehlikeli bir tıbbi soruna işaret eden bu durum, demir takviyesi kullanımının  zararsız bir yan etkisidir.

Demir eksikliği bir günde düzelebilecek bir durum değildir. Bireyin vücudundaki demir rezervlerini yenilemesi için en az birkaç ay süreyle demir takviyesi alması gerekli olabilir. Hatta vücuttaki demir deposunun tamamen dolması bir seneden fazla sürebilir. Ancak bireyler tedaviyi bir hafta kadar sürdürdükten sonra kendilerini daha iyi hissetmeye başlarlar. 

Özellikle demir takviyelerinin kandaki demir seviyesini artırmadığı vakalarda demir eksikliğinin altta yatan nedenlerini tedavi etmek gerekir. Bu vakalarda, anemi muhtemelen bir kanama kaynağından veya doktorunuzun araştırması ve tedavi etmesi gereken bir demir emilimi sorunundan kaynaklanmaktadır. Bu nedene bağlı olarak, demir eksikliği anemisi tedavisi sürecinde farklı adımların atılması gerekebilir.

Bu adımlar arasında, örneğin ağır adet kanamasını hafifletmek için ilaç kullanılması, anemiye neden olan antibiyortiklerin kesilmesi, peptik ülsere ve kanamaya neden olan ağrı kesicilerin kesilmesi, kanamaya neden olan bir polip, tümör veya fibroidin çıkarılması için cerrahi müdahalelerin yapılması bulunabilir.

Demir eksikliği anemisinin şiddetli olduğu vakalarda demirin damardan verilmesi ya da kan nakli gerçekleştirilmesi gerekli olabilir.

Acıbadem Web ve Yayın Kurulu tarafından hazırlanmıştır. Güncellenme Tarihi: 16 Eylül 2020 Çarşamba Yayımlanma Tarihi: 16 Eylül 2020 Çarşamba

KİŞİSEL VERİLERİN ELDE EDİLMESİ VE İŞLENMESİ İLE İLGİLİ BİLGİLENDİRME FORMU

Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş. (“Acıbadem”) ve Acıbadem’in hakim ve bağlı şirketleri (hepsi birlikte “Acıbadem Grubu” olarak anılacaktır.) tarafından, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“Kanun”) ve ilgili mevzuat kapsamında Veri Sorumlusu sıfatıyla, kişisel verileriniz, aşağıda açıklanan çerçevede ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu, 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, Özel Hastaneler Yönetmeliği ve Sağlık Bakanlığı düzenlemeleri ve sair mevzuata uygun olarak işlenebilecektir.

1. Kişisel Verilerin elde Edilmesi, İşlenmesi ve İşleme Amaçları

Kişisel verileriniz Acıbadem Grubu tarafından sağlanmakta olan kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbî teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amaçlarıyla ve Acıbadem Grubu şirketlerinin faaliyet konularına uygun düşecek şekilde; sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik ortamda, çağrı merkezi, internet sitesi, sözlü, yazılı ve benzeri kanallar aracılığıyla elde edilmektedir. Sağlık verileriniz başta olmak üzere özel nitelikli kişisel verileriniz ve genel nitelikli kişisel verileriniz, Grup tarafından aşağıda yer alanlar dâhil ve bunlarla sınırlı olmaksızın bu maddede belirtilen amaçlar ile bağlantılı, sınırlı ve ölçülü şekilde işlenebilmektedir:

Acıbadem Grubu tarafından elde edilen her türlü kişisel veriniz (Özel nitelikli kişisel veriler de dahil fakat bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) aşağıdaki amaçlar ile işlenebilecektir:

İlgili mevzuat uyarınca elde edilen ve işlenen Kişisel Verileriniz, Acıbadem veya Acıbadem Grubu’na ait fiziki arşivler ve/veya bilişim sistemlerine nakledilerek, hem dijital ortamda hem de fiziki ortamda muhafaza altında tutulabilecektir.

2. Kişisel Verilerin Aktarılması

Kişisel verileriniz, Kanun ve sair mevzuat kapsamında ve yukarıda yer verilen amaçlarla Acıbadem ve Acıbadem Grubu tarafından Acıbadem Grubu’na dahil olan şirketler ile, Özel sigorta şirketleri, Sağlık bakanlığı ve bağlı alt birimleri, Sosyal Güvenlik Kurumu, Emniyet Genel Müdürlüğü ve sair kolluk kuvvetleri, Nüfus Genel Müdürlüğü, Türkiye Eczacılar Birliği, Mahkemeler ve her türlü yargı makamı, merkezi ve sair üçüncü kişiler, yetki vermiş olduğunuz temsilcileriniz, avukatlar, vergi ve finans danışmanları ve denetçiler de dâhil olmak üzere danışmanlık aldığımız üçüncü kişiler, düzenleyici ve denetleyici kurumlar, resmi merciler dâhil sağlık hizmetlerini yukarıda belirtilen amaçlarla geliştirmek veya yürütmek üzere işbirliği yaptığımız iş ortaklarımız ve diğer üçüncü kişiler ile paylaşılabilecektir.

3. Kişisel Veri Elde Etmenin Yöntemi ve Hukuki Sebebi

Kişisel verileriniz, her türlü sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik ortamda, yukarıda yer verilen amaçlar ve Acıbadem’in faaliyet konusuna dahil her türlü işin yasal çerçevede yürütülebilmesi ve bu kapsamda Acıbadem’in akdi ve kanuni yükümlülüklerini tam ve gereği gibi ifa edebilmesi için toplanmakta ve işlenmektedir. İşbu kişiler verilerinizin toplanmasının hukuki sebebi;

Ayrıca, Kanun’un 6. maddesi 3. fıkrasında da belirtildiği üzere sağlık ve cinsel hayata ilişkin kişisel veriler ise ancak kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbı teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amacıyla, sır saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler veya yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından ilgilinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir.

4. Kişisel Verilerin Korunmasına Yönelik Haklarınız

Kanun ve ilgili mevzuatlar uyarınca;

Mezkûr haklarınızdan birini ya da birkaçını kullanmanız halinde ilgili bilgi tarafınıza, açık ve anlaşılabilir bir şekilde yazılı olarak ya da elektronik ortamda, tarafınızca sağlanan iletişim bilgileri yoluyla, bildirilir.

5. Veri Güvenliği

Acıbadem, kişisel verilerinizi bilgi güvenliği standartları ve prosedürleri gereğince alınması gereken tüm teknik ve idari güvenlik kontrollerine tam uygunlukla korumaktadır. Söz konusu güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak muhtemel riske uygun bir düzeyde sağlanmaktadır.

6. Şikayet ve İletişim

Kişisel verileriniz teknik ve idari imkânlar dâhilinde titizlikle korunmakta ve gerekli güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak olası risklere uygun bir düzeyde sağlanmaktadır. Kanun kapsamındaki taleplerinizi, “https://www.acibadem.com.tr/acibademonline/hastaverilerinkorunmasi.html” web adresindeki “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Uyarınca Başvuru Formu” nu doldurarak;

Kanun kapsamındaki taleplerinizi, https://www.acibadem.com.tr/acibademonline/hastaverilerinkorunmasi.html web adresindeki “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Uyarınca Başvuru Formu” nu doldurarak ve formda belirtilen usullerle tarafımıza iletmenizi rica ederiz.

YUKARI
Alt Menü
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Sağlığınız Sağlığımızdır
20 : 59 : 55