Daha iyi bir deneyim için konum izni vermelisiniz.
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Down sendromu, 21. kromozom çiftinde fazladan bir kromozom bulunması nedeniyle oluşan genetik bir durumdur. Fiziksel büyüme geriliği, karakteristik yüz görünümü ve orta derecede zihinsel geriliğe yol açar. Gebelik sırasında yapılan testlerle tespit edilebilir. Tipik belirtiler arasında badem biçimli gözler, düşük kas yoğunluğu, sarkık dil ve el ayasında yarık bulunur. Doğumsal kalp hastalıkları da sık görülür. Down sendromlu çocuklar özel desteğe ihtiyaç duyar ve bu destek erken başladığında çocukların potansiyellerini gerçekleştirmelerine yardımcı olur. Down sendromunun nedeni, 21. kromozomun ayrılmaması sonucu oluşan genetik bir farklılıktır. En yaygın türü trizomi 21'dir. Risk faktörleri arasında 35 yaş üstü anneler bulunur ve yaş ilerledikçe risk artar. Hamilelik sırasında yapılan rutin tarama ve tanı testleri ile saptanabilir. Ultrasonografi, kan testleri, amniyosentez ve koryon villus örneklemesi gibi yöntemlerle tanı koyulabilir. Down sendromlu çocukların sağlık sorunları ve gelişimleri yakından takip edilmelidir. Düzenli tıbbi bakım, eğitim ve sosyal hayata katılım önemlidir. Down sendromlu bireylerin yaşam süresi son yıllarda önemli ölçüde artmıştır.
İçindekiler

Down Sendromu Nedir?

Down sendromu , bireyin hücrelerinde fazladan 21. kromozom bulunmasıyla ortaya çıkan genetik bir durumdur. Dünya genelinde her 700 doğumdan birinde görülür ve entelektüel yetersizliğe yol açan en yaygın kromozomal nedenlerden biridir. Down sendromu ayrıca trizomi 21 adıyla da bilinir.

Down sendromu olan kişilerde (yaklaşık %95), vücuttaki tüm hücrelerde 21. kromozomun üç kopyası bulunur. Mozaisizm (%2 civarında) durumunda sadece bazı hücrelerde bu fazlalık vardır ve belirtiler genellikle daha hafif olur. %3’lük bir kesimde ise kromozom 21 materyali başka bir kromozoma yapışıktır; bu tür kalıtsal olabilir.

Down sendromu riskini artıran en önemli faktör ileri anne yaşıdır. Ancak toplam doğumların büyük çoğunluğu genç kadınlar tarafından yapıldığı için sendrom en sık 35 yaş altı annelerden doğan bebeklerde görülür. Baba yaşıyla ilgili tutarlı bir risk artışı gözlenmemiştir.

Gözlüklü, koyu saçlı ve koyu mavi elbise giymiş Down sendromlu genç bir kadın, içten bir kahkaha atarken sandalyesinde oturuyor.”

Down Sendromu Belirtileri Nelerdir?

Down sendromunun belirtileri arasında kısa baş yapısı (brachycephaly), yukarı eğimli göz yarıkları, tek avuç içi çizgisi, kas gevşekliği ve kısa boy yer alır. Ayrıca doğuştan kalp hastalıkları, tiroid bozuklukları, sık solunum ve kulak enfeksiyonları, uyku apnesi, görme ve işitme problemleri de sık görülür.

Zihinsel gelişim açısından ise hafif-orta derecede zihinsel yetersizlik, konuşma üretiminde zorluklar ancak sosyal becerilerde görece güçlü yönler dikkat çeker. İleri yaşlarda Alzheimer hastalığına benzer belirtiler görülme riski oldukça yüksektir.

Down sendromunun başlıca belirtileri şunlardır:

  • Kısa ve geniş kafatası (brachycephaly)
  • Yukarı eğimli göz yarıkları (up-slanted palpebral fissures)
  • Tek avuç içi çizgisi (single palmar crease)
  • Kas gevşekliği (hipotoni)
  • Kısa boy
  • Doğuştan kalp kusurları (yaklaşık %50 oranında)
  • Tiroid bezinde işlev bozuklukları
  • Sık kulak ve solunum yolu enfeksiyonları
  • Uyku apnesi
  • Görme ve işitme bozuklukları
  • Hafif-orta derecede zihinsel yetersizlik
  • Konuşma üretiminde zorluk
  • Sosyal becerilerde göreli üstünlük
  • İleri yaşlarda Alzheimer hastalığına benzer nörolojik değişiklikler

Down sendromlu hastalarda belirtiler her bireyde aynı şekilde görülmeyebilir, ancak bazı karakteristik bulgular oldukça yaygındır.

Doğum öncesi dönemde, ilk trimesterde yapılan hamilelik taramalarında ense kalınlığında artış, burun kemiği hipoplazisi (gelişim geriliği) gibi ultrason bulguları Down sendromu açısından uyarıcı olabilir.

Gülümseyen Down sendromlu genç bir kız, ellerini çenesine yaslamış şekilde kameraya bakıyor; arka planda yumuşak tonlarda dekore edilmiş bir oda bulunuyor.

Anne kanında yapılan biyokimyasal testlerde (PAPP-A ve β-hCG) bazı belirteçlerin seviyeleri de tipik bir risk profili gösterebilir. Hücre dışı DNA testi (NIPT) ise trizomi 21 için oldukça hassas bir tarama yöntemidir.

Doğum sonrası dönemde Down sendromlu bebeklerde bazı tipik fiziksel belirtiler sık görülür. Bunlar arasında yukarı doğru çekik gözler , düz ve geniş yüz yapısı, küçük ağız ve dilin dışarıda durması, tek avuç içi çizgisi, kısa boyun, düşük kas tonusu (hipotoni) ve kısa parmaklar yer alır. Bu belirtiler, yenidoğan muayenesinde fark edilebilir ve tanıyı destekler.

Down Sendromunun Çeşitleri Nelerdir?

Down sendromunun üç ana türü bulunur ve hepsi 21. kromozomun fazladan bulunmasıyla ilişkilidir. En yaygın türü tam trizomi 21 olup tüm hücrelerde ekstra bir 21. kromozom bulunur. Mozaik Down sendromunda ise sadece bazı hücrelerde bu ekstra kromozom vardır, bu da belirtilerin daha hafif olmasına neden olabilir. Robertsonian translokasyon tipi ise ekstra 21. kromozomun başka bir kromozoma yapışması sonucu oluşur ve kalıtsal olabilir.

Down sendromunun türleri şunlardır:

  • Tam Trizomi 21 (%95): Tüm hücrelerde üç adet 21. kromozom bulunur. En yaygın tiptir.
  • Mozaik Down Sendromu (%2): Hücrelerin bir kısmı normal, bir kısmı üç 21. kromozomludur. Belirtiler genellikle daha hafiftir.
  • Translokasyon Tipi (%3): Fazladan 21. kromozom başka bir kromozoma bağlıdır. Aileden kalıtsal geçiş gösterebilir.

Down Sendromu Neden Olur?

Down sendromu, 21. kromozomun fazladan bir kopyasının bulunmasından kaynaklanır ve bu durum genetik bir değişiklik sonucu ortaya çıkar. En yaygın nedeni tam trizomi 21 iken, mozaik yapıdaki hücre farklılıkları veya kromozomun başka bir kromozoma yapışması da sendroma yol açabilir. En belirgin risk faktörü ise anne yaşının ilerlemesidir; ancak en çok vakalar, toplam doğum sayısının fazla olması nedeniyle 35 yaş altı kadınlarda görülür.

Down sendromunun başlıca nedenleri şunlardır:

  • Tam Trizomi 21: Hücrelerin tamamında 21. kromozomun üç kopyası bulunması
  • Mozaik Down Sendromu: Hücrelerin bir kısmında ekstra 21. kromozom bulunması
  • Robertsonian Translokasyon: Fazladan 21. kromozomun başka bir kromozoma yapışması
  • İleri anne yaşı: Özellikle 35 yaş ve üzeri gebeliklerde risk artar
  • Nadir kalıtsal geçişler: Translokasyon tipi bazı ailelerde kalıtımsal olabilir

Down Sendromu Nasıl Teşhis Edilir?

Down sendromu, doğum öncesi taramalar ve kesinleştirici tanı testleriyle teşhis edilebilir. İlk trimesterde yapılan kombine tarama testleri (anne kanında belirli hormon düzeyleri ile ense kalınlığı ultrasonu) riski belirlerken hücre serbest DNA testi (cfDNA/NIPT) %99’un üzerinde hassasiyetle trizomi 21 varlığını gösterebilir. Kesin tanı ise gebelikte yapılan koryon villus örneklemesi (CVS) veya amniyosentez ile konur. Doğumdan sonra ise kan örneğinden yapılan kromozom analizi (karyotip) ile teşhis doğrulanır.

Down sendromu teşhisinde kullanılan yöntemler şunlardır:

  • Doğum sonrası karyotip analizi: Kan örneği ile kromozom yapısının incelenmesi
  • Kombine tarama testi (1. trimester): Anne kanındaki hormonlar ve ense kalınlığı ölçümü
  • cfDNA/NIPT (anne kanından genetik analiz): Trizomi 21 için yüksek duyarlılık
  • Koryon villus örneklemesi (CVS): İlk trimesterde yapılan invaziv tanı testi
  • Amniyosentez: İkinci trimesterde yapılan kesinleştirici genetik test

Üçlü ve Dörtlü Test

16-20. haftalar arası anneden kan alınarak üçlü ya da dörtlü test yapılabiliyor. Üçlü testin Down Sendromu’nu yakalama hassasiyeti %65 iken bu oran dörtlü testte %80’e ulaşıyor.

Amniyosentez

Ultrason kılavuzluğunda ince bir iğne ile fetusun çevresindeki sıvıdan örnek alınarak amniyosentez işlemi gerçekleştirilebiliyor.

CVS (Koryon Villus Örneklemesi)

11-14 hafta arasında fetusun ense saydamlığı >3 mm izleniyorsa, kromozom anormalliği riski %25 ve üzerine çıkıyor ve kesin tanı için Koryon Villus Biyopsisi yapılıyor. Ayrıca 35 yaş üstü gebelerde bu test önerilebiliyor.

CVS’de ince bir iğne ile bebeğin eşinden parça alınıyor. CVS ile 46 kromozom test edilebiliyor. CVS ve Amniyosentez yöntemleriyle yüzde 100 tanı koymak mümkün olabiliyor.

Down Sendromlu Kişilere Yaklaşım

Down sendromlu bireylere yaklaşımda sabır, anlayış ve bireysel ihtiyaçlara duyarlılık temel alınmalıdır. Erken dönemden itibaren fiziksel, zihinsel ve sosyal gelişimlerini destekleyen özel eğitim, konuşma terapisi ve fizik tedavi gibi müdahaleler önemlidir.

Ailelerin ve toplumun desteği, down sendromlu bireylerin yaşam kalitesini artırır. Dahil edici eğitim ortamları, sosyal becerilerin gelişmesini sağlar ve özgüven kazandırır. Ayrıca, düzenli sağlık kontrolleri ile tıbbi sorunların erken tespiti büyük önem taşır.

Down sendromlu bireylere yaklaşımda dikkat edilmesi gerekenler şunlardır:

  • Erken müdahale programlarına dahil edilmelidir (fiziksel, konuşma ve uğraşı terapileri)
  • Aileler bilinçlendirilip desteklenmelidir
  • Sabırlı, sevgi dolu ve teşvik edici bir iletişim kurulmalıdır
  • Bireysel gelişim farklılıklarına saygı duyulmalıdır
  • Kaynaştırma ve dahil edici eğitim ortamları sağlanmalıdır
  • Sağlık sorunlarına karşı düzenli takip ve kontroller yapılmalıdır
  • Sosyal katılım ve becerilerinin gelişmesi için fırsatlar sunulmalıdır

Down sendromlu çocukların sağlık sorunlarının ve gelişimlerinin yakından takibi sağlanmalıdır. Erken çocukluk döneminde yapılan bu takip sayesinde kişinin hem sağlıklı hem de etkin bir yaşam sürdürmesi mümkün olur.

Ailelerin çocukları için yapacağı en faydalı eylem yıllık takiplerini düzenli yaptırmaları, onun eğitim hayatına ve sosyal hayata katılımını sağlamalarıdır.

Bu sayede, hayatın getirdiklerini yaşıtlarının gerisinde izleyen ve diğer insanların onları farklı algılamalarını da aşmak zorunda kalan Down Sendromlu çocuklar, üretken ve dolu bir hayat yaşayabilir. Down Sendromlu çocuklar iyi eğitim görürlerse kendilerine bakabilecek basit işlere yatkınlık göstererek meslek sahibi olabilir.

Olası hastalık ve risklere karşı Down sendromuna sahip çocukların takip ve tedavi süreci şunları kapsar:

  • Çocuğun gelişimini, zihinsel ve motor becerilerini, sağlık risklerini ve aşılarının takibi için Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları uzmanı takibi
  • Doğum sırasında ya da sonrasında ortaya çıkabilecek sağlık sorunlarının takibi için branş uzmanları (Örneğin, kardiyolog, endokrinolog, çocuk genetik uzmanı , KBB ve göz doktorları)
  • Konuşma becerilerini geliştirmek için konuşma terapisi
  • Kasları güçlendirmek ve motor becerileri geliştirmek amacıyla fizik tedavi
  • Motor becerileri iyileştirmek ve günlük yaşamdaki işleri kolaylaştırmak için mesleki terapi
  • Down sendromuna eşlik edebilecek duygusal zorlukları yönetmeye yardımcı olmak için davranışsal terapi.

Ergenlik Döneminde Down Sendromu

Ergenlik döneminde Down Sendromlu çocuklarda duygusal problemler görülebilir. Onun duygusal sağlığını desteklemenin en iyi yolu; onu evdeki, okuldaki ve toplum içindeki aktivitelerin mümkün olduğunca içinde tutmaktan geçer.

Down Sendromlu çocukların erken yaşta evin dışında fiziksel aktivitelere katılmalarının teşvik edilmesi, özellikle ergenlik ve sonrası artan obezite açısından da koruyucu rol oynar.

Down Sendromu Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Down Sendromu Genetik Bir Hastalık Mıdır?

Evet, Down sendromu genetik bir durumdur. Kişide 21. kromozomdan üç adet bulunmasıyla oluşur. Bu durum genellikle rastlantısal olarak meydana gelir, ancak nadiren kalıtsal olabilir.

Down Sendromu Kalıtsal Mıdır?

Down sendromunun çoğu vakası kalıtsal değildir. Ancak translokasyon tipi Down sendromu, ebeveynlerden kalıtım yoluyla geçebilir. Bu tür durumlarda genetik danışmanlık önerilir.

Down Sendromu Doğuştan Mı Gelir?

Evet, Down sendromu doğuştan gelen genetik bir farklılıktır. Birey doğmadan önce, hücre bölünmesi sırasında fazladan bir 21. kromozomun oluşmasıyla ortaya çıkar.

Down Sendromlu Çocuk Doğurmaya Hangi Ebeveynler Daha Yatkındır?

Anne yaşı ilerledikçe (özellikle 35 yaş sonrası), Down sendromu riski artar. Ancak genç anneler de Down sendromlu bebek sahibi olabilir. Genetik faktörler de etkili olabilir.

Down Sendromu Riski Genetik Mi Yoksa Çevresel Mi?

Down sendromu genellikle rastlantısal oluşur, ancak bazı kalıtsal formları da vardır. Genetik yatkınlık nadir durumlarda etkili olabilir. Çevresel faktörlerin doğrudan etkisi bulunmaz.

Down Sendromu Riski En Çok Hangi Yaş Grubunda Görülür?

35 yaş ve üzeri annelerde Down sendromu riski belirgin şekilde artar. Ancak risk yaşla birlikte kademeli olarak yükselir ve 40 yaş sonrası daha da belirginleşir.

Down Sendromlu Bebek Sahibi Olma Riski Babada da Var Mı?

Baba yaşının artması bazı genetik sorunları etkileyebilir, ancak Down sendromu riski üzerinde annenin yaşı daha belirleyicidir. Yine de ileri yaşta baba olmak küçük bir risk artışı yaratabilir.

Down Sendromu Gebelikte Hangi Belirtilerle Anlaşılır?

Gebelikte Down sendromuna işaret edebilecek belirtiler arasında ense kalınlığı artışı, burun kemiği yokluğu veya kısalığı ve bazı organ anormallikleri bulunabilir. Bu bulgular genellikle ultrason ve tarama testleriyle tespit edilir.

Anne Karnında Down Sendromu Nasıl Fark Edilir?

Down sendromu, gebeliğin ilk veya ikinci trimesterinde yapılan ikili, üçlü testler ve ayrıntılı ultrason ile fark edilebilir. Ayrıca non-invaziv prenatal test (NIPT) ve amniyosentez gibi testlerle doğrulama yapılabilir.

Gebelikte Down Sendromu Riskini Gösteren İşaretler Nelerdir?

İleri anne yaşı, tarama testlerinde riskin yüksek çıkması, ense kalınlığında artış ve burun kemiği gelişiminin geride olması gibi bulgular gebelikte Down sendromu riskini gösterebilir. Bu durumlarda ileri tanı testleri önerilir.

Down Sendromu Ne Kadar Yaşar?

Down sendromlu bireylerin yaşam süresi son yıllarda önemli ölçüde artmıştır. Günümüzde tıbbi ilerlemeler ve iyileşen yaşam koşulları sayesinde, özellikle kalp rahatsızlıklarının tedavisindeki ilerlemeler ve genel sağlık hizmetlerinin iyileşmesi yaşam süresinin artmasına yardımcı olur.

Down Sendromu Kaç Kromozom?

İnsan yapısında genellikle 46 kromozon vardır. Down sendromlu kişilerde ise kromozon sayısı 47’dir.

Down Sendromu Ne Demek?

"Down sendromu" terimi, sendromu ilk tanımlayan İngiliz doktor John Langdon Down’dan gelir. “Sendrom” ise Yunanca “syn” (birlikte) ve “drome” (akış) kelimelerinden türemiştir, yani “birlikte görülen belirtiler bütünü” anlamındadır.

Down Sendromu Neden Olur?

Down sendromu gen yapısında oluşan bir bozukluk sonucu ortaya çıkar.

Down Sendromu En Çok Kimlerde Görülür?

Down sendromu riski genellikle 35 yaş üstü kadınlarda yüksektir. Yaş ilerledikçe bu risk artar.

Down Sendromlu Çocuklar Kaç Yaşına Kadar Yaşar?

Yaşam süresi kişiden kişiye değişen bir durumdur. Bu durum kişinin yaşam koşullarına, dış etkenlere, kişinin genetiğine ve sağlık durumuna göre değişir.

Acıbadem Web ve Yayın Kurulu tarafından hazırlanmıştır. Güncellenme Tarihi: 26 Haziran 2025 Perşembe Yayımlanma Tarihi: 26 Haziran 2025 Perşembe
Bu içeriği ortalama 10 dakikada okuyabilirsiniz.

Tıbbi Birimler

Bize Ulaşın

Bilgi talepleriniz için aşağıdaki formu doldurabilirsiniz.

Acıbadem Sağlık Grubu olarak size daha iyi ve kaliteli bir hizmet sunabilmemiz için istek, öneri, teşekkür ve şikayetlerinizi aşağıdaki formu doldurarak ya da 444 55 44 numaralı telefondan tarafımıza ulaşarak bildirebilirsiniz.

Devamı
Devamı
Güvenlik Kodu

KİŞİSEL VERİLERİN ELDE EDİLMESİ VE İŞLENMESİ HAKKINDA AYDINLATMA METNİ

Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş. ile EK-1’de listelenen hâkim ve bağlı şirketleri (her biri ayrı ayrı “Şirket”, hepsi birlikte “Şirketler” olarak anılacaktır.) tarafından, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“Kanun”) ve ilgili mevzuat kapsamında Veri Sorumlusu sıfatıyla, elde edilen genel nitelikli ve/veya özel nitelikli kişisel verileriniz (sağlık verileri dâhil ancak bununla sınırlı olmamak üzere) (“Kişisel Veri”), aşağıda açıklanan çerçevede ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu, 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, Uzaktan Sağlık Hizmetlerinin Sunumu Hakkında Yönetmelik, Özel Hastaneler Yönetmeliği, Sağlık Bakanlığı düzenlemeleri ve sair mevzuata uygun olarak işlenebilecektir.

I. Kişisel Veri’lerin Elde Edilmesi, İşlenmesi ve İşleme Amaçları

Kişisel Veri’leriniz sağlanmakta olan kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbî teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amaçlarıyla ve Şirket’in faaliyet konularına uygun düşecek şekilde sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik (internet sitesi, mobil uygulamalarımız, çağrı merkezi gibi) kanallar aracılığıyla elde edilmektedir. Kişisel Veri’leriniz, Şirket tarafından aşağıda yer alanlar dâhil ve bunlarla sınırlı olmaksızın, faaliyet konusuna uygun olduğu ölçüde, bu maddede belirtilen amaçlar ile bağlantılı ve ölçülü şekilde işlenebilmektedir:

Elde edilen her türlü Kişisel Veri, Kanun’un 5. ve 6. maddelerinde belirtilen Kişisel Veri işleme şartları uyarınca; aşağıdaki amaçlar ile işlenebilecektir:

Uzaktan sağlık hizmeti almanız halinde bu kapsamda elektronik ortam (internet sitemiz ve/veya mobil uygulamamız) aracılığıyla elde edilen Kişisel Veri’leriniz, yukarıda belirtilen Kişisel Veri işleme amaçlarına ek olarak aşağıdaki amaçlar ile işlenebilecektir:

İlgili mevzuat uyarınca elde edilen ve işlenen Kişisel Veri’leriniz, tarafımıza ait fiziki arşivler ve/veya bilişim sistemlerine nakledilerek, hem dijital ortamda hem de fiziki ortamda muhafaza altında tutulabilecektir.

II. Kişisel Verilerin Aktarılması

Kişisel Veri’ileriniz, Kanun ve sair mevzuat kapsamında ve yukarıda yer verilen amaçlarla ilgili Şirket tarafından,  (i) özel sigorta şirketleri, (ii) T.C. Sağlık Bakanlığı ve bağlı alt birimleri, Sosyal Güvenlik Kurumu, T.C. İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü ve sair kolluk kuvvetleri, T.C. İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü, Türkiye Eczacılar Birliği, Mahkemeler ve her türlü yargı makamı, (iii) yetki vermiş olduğunuz temsilcileriniz ve avukatlar, (iv) vergi ve finans danışmanları ve denetçiler de dâhil olmak üzere danışmanlık aldığımız üçüncü kişiler, (v) düzenleyici ve denetleyici kurumlar ve resmi merciler, (vi) sağlık hizmetlerimizi geliştirmek veya yürütmek üzere işbirliği yaptığımız iş ortaklarımız ve EK-1’de yer alan Şirketlerle paylaşılabilecektir ve (vii) sosyal medya hesaplarımız veya ilgili mesaj uygulamaları üzerinden mesaj paylaşımı yapmanız veya internet sitelerimiz üzerinden canlı destek almanız halinde paylaşacağınız bilgileriniz ve beyan ettiklerinizle sınırlı olarak Kişisel Veri’leriniz ilgili sosyal medya hesabının veya mesaj uygulamasının sahibi yurtiçinde ya da yurtdışında mukim diğer veri sorumlusu gerçek ve/veya tüzel kişiler tarafından işlenebilecektir.

III. Kişisel Veri Elde Etmenin Yöntemi ve Hukuki Sebebi

Kişisel Veri’leriniz, her türlü sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik ortamda, yukarıda yer verilen amaçlar ve Şirket’in faaliyet konusuna dâhil her türlü işin yasal çerçevede yürütülebilmesi ve bu kapsamda Şirket’in akdi ve kanuni yükümlülüklerini tam ve gereği gibi ifa edebilmesi için toplanmakta ve işlenmektedir. İşbu kişisel verilerinizin toplanmasının hukuki sebebi;

Kanun’un 6. maddesi 3. fıkrasında da belirtildiği üzere sağlık ve cinsel hayata ilişkin kişisel veriler ise ancak kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbı teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amacıyla, sır saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler veya yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından ilgilinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir.

IV. Kişisel Verilerin Korunmasına Yönelik Haklarınız

Kişisel Veri’lerinizin korunmasına yönelik haklarınız Kanun’un 11. maddesi ve ilgili mevzuatlar uyarınca aşağıda belirtilen haklara sahipsiniz:

Mezkûr haklarınızdan birini ya da birkaçını kullanmanız halinde ilgili bilgi tarafınıza, açık ve anlaşılabilir bir şekilde yazılı olarak ya da elektronik ortamda, tarafınızca sağlanan iletişim bilgileri yoluyla, bildirilir.

V. Veri Güvenliği

Şirketler, Kişisel Veri’lerinizi bilgi güvenliği standartları ve prosedürleri gereğince alınması gereken tüm teknik ve idari güvenlik kontrollerine tam uygunlukla korumaktadır. Söz konusu güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak muhtemel riske uygun bir düzeyde sağlanmaktadır.

VI. Şikâyet ve İletişim

Kişisel Veri’leriniz teknik ve idari imkânlar dâhilinde titizlikle korunmakta ve gerekli güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak olası risklere uygun bir düzeyde sağlanmaktadır.

Kanun kapsamındaki taleplerinizi, https://www.acibadem.com.tr/acibademonline/images/Ac%C4%B1badem_Veri_Sahibi_Basvuru_Formu.pdf internet adresindeki “Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Tic. A.Ş. Veri Sahibi Başvuru Formu” nu doldurarak;

i. Atatürk Mahallesi, Feza Sokak, No:3 İç Kapı No:8 K:12 Ataşehir, İstanbuladresine kargo ile ıslak imzanızı taşıyan bir dilekçe ile “Kurumsal Sekretarya” departmanı dikkatine Zarfına “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Kapsamında Bilgi Talebi” yazarak,

ii. Noter kanalıyla,

iii. acibademsaglik@hs02.kep.tr adresine güvenli elektronik ya da mobil imzalı olarak, kayıtlı elektronik posta adresi veya sistemimizde kayıtlı elektronik e-posta adresiniz aracılığıyla,

iv. Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş.’ne hitaben yazdığınız dosyayı güvenli e-imza ile imzalayarak kisiselveri@acibadem.com adresine e-posta’nın konu kısmına “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Bilgi Talebi” yazarak veya

v. Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun belirleyeceği diğer yöntemlerle iletebilirsiniz.

EK-1: Şirket’lerin listesi;

 

YUKARI
İçindekiler