Daha iyi bir deneyim için konum izni vermelisiniz.
Size nasıl yardımcı olabiliriz?

Düşük tansiyon (hipotansiyon), kan basıncının normalden düşük seviyelere inmesi durumudur. Genellikle 90/60 mmHg’nin altındaki değerler düşük tansiyon olarak kabul edilir. Hipotansiyonun nedenleri arasında susuzluk, beslenme eksiklikleri, uzun süre aç kalmak, kalp hastalıkları, tiroid bozuklukları ve bazı ilaçların yan etkileri yer alır.

Belirtileri arasında baş dönmesi, halsizlik, bulanık görme, bayılma ve mide bulantısı bulunur. Tedavi, altta yatan nedene bağlı olarak değişir ve yeterli su tüketimi, tuz alımının artırılması, dengeli beslenme ve ani pozisyon değişikliklerinden kaçınma gibi önlemleri içerebilir. Şiddetli vakalarda tıbbi müdahale gerekebilir.

İçindekiler

Düşük Tansiyon Nedir?

Düşük tansiyon ya da hipotansiyon kan basıncının normal değerlerin altında seyretmesi sonucu ortaya çıkan ve baş dönmesi, halsizlik, yorgunluk, sersemlik hissi ve bayılma gibi belirtilerle kendini gösteren bir sağlık durumudur.

Özellikle uzun süre devam ettiğinde veya ani geliştiğinde kişinin günlük hayatını ve yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyebilir. Bazı kişilerde genetik veya yapısal olarak görülürken bazı durumlarda da sıvı kaybı, ilaç yan etkileri veya altta yatan ciddi sağlık sorunlarının bir işareti olabilir ve bu nedenle düzenli olarak takip edilmesi önemlidir.

Tansiyon, kalbin pompaladığı kanın damar duvarlarına yaptığı basınçtır ve yaşamın sürdürülmesi için kritik öneme sahip bir göstergedir. Normal değerlerin altında seyreden tansiyon, hipotansiyon olarak adlandırılır ve baş dönmesi, halsizlik, yorgunluk gibi belirtilerle günlük yaşamı zorlaştırarak uzun vadede beyin ve organlara yeterli oksijen ulaşamaması gibi risklere neden olabilir.

Düşük Tansiyon Belirtileri Nelerdir?

Düşük tansiyon, baş dönmesi, ani halsizlik, yorgunluk, göz kararması, bulanık görme, bayılma hissi, konsantrasyon güçlüğü, soğuk terleme ve nabızda düzensizlik gibi kişinin yaşam kalitesini olumsuz etkileyen çeşitli belirtilerle kendini gösterir.

Ani tansiyon düşmesi, genellikle hızlı pozisyon değişiklikleri, uzun süreli açlık veya sıvı kaybı gibi durumlarda ortaya çıkarak baş dönmesi, şiddetli halsizlik, bayılma, soğuk terleme ve bilinç bulanıklığı gibi ani ve ciddi belirtilerle kişiyi zor durumda bırakabilir.

Düşük tansiyonda görülen temel belirtiler şunlardır:

  • Baş dönmesi veya sersemlik hissi
  • Ayağa kalkıldığında aniden oluşan dengesizlik
  • Bayılma (senkop)
  • Bulanık veya kaybolan görme
  • Mide bulantısı
  • Genel yorgunluk ve halsizlik
  • Konsantrasyon zorluğu
  • Soğuk, nemli ve solgun bir cilt
  • Hızlı ve yüzeysel nefes alıp verme
  • Zayıf ve hızlı nabız

Kalp yetmezliğinde tansiyon düşüklüğü özellikle dikkat edilmesi gereken bir durumdur ve mutlaka düzenli kontrol altında tutulmalıdır. Düşük tansiyon baş ağrısı yaşayan kişilerin, bu durumu göz ardı etmemesi ve gerekli önlemleri alması önerilir.

Düşük Tansiyon Neden Olur?

Düşük tansiyon oluşumuna yol açan nedenler arasında kalp hastalıkları, dehidrasyon, enfeksiyonlar, kanama, hormon bozuklukları, aşırı ilaç kullanımı, ciddi beslenme eksiklikleri ve sinir sistemi sorunları bulunur.

Ani tansiyon düşüşü, basit bir sıvı kaybından ciddi sağlık sorunlarına kadar pek çok farklı nedene bağlı olarak gelişebilir. Özellikle kalp yetmezliği gibi durumlarda tansiyon düşüklüğü dikkatle izlenmelidir. Vücudun pozisyonu, stres seviyesi, solunum ritmi ve kullanılan ilaçlar gibi faktörler, gün içinde tansiyonun doğal olarak değişmesine yol açabilir.

Ani tansiyon düşmesi nedenleri arasında basit bir sıvı kaybından, ciddi sağlık sorunlarına kadar uzanan geniş bir yelpaze vardır. Özellikle kalp yetmezliğinde tansiyon düşüklüğü dikkatle takip edilmesi gereken bir durumdur. Vücudumuzun pozisyonu, stres seviyesi, solunum ritmi ve kullanılan ilaçlar gibi faktörler gün içinde tansiyonun doğal olarak değişmesine neden olabilir.

Düşük tansiyon oluşmasına neden olan başlıca etkenler şu şekildedir:

  • Dehidrasyon
  • Kan kaybı
  • Kalp rahatsızlıkları
  • Endokrin bozukluklar
  • İlaç kullanımı
  • Şok durumu
  • Ortostatik hipotansiyon
  • Nörolojik sorunlar
  • Gebelik
  • Uzun süreli yatak istirahati
  • Beslenme bozuklukları

Düşük Tansiyon Kimlerde Görülür?

Düşük tansiyon, genellikle hamileler, yaşlılar, kalp hastaları, uzun süre hareketsiz kalanlar, aşırı zayıf bünyeye sahip olanlar, sıvı ve elektrolit kaybı yaşayanlar ile ani stres, hormonal değişiklik veya kronik hastalıklara bağlı olarak dolaşım sistemi zayıflayan kişilerde daha sık görülür.

Tansiyon düşüklüğünün görüldüğü risk grupları şunlardır:

  • Genç yetişkinler ve doğal tansiyonu düşük kişiler
  • Yaşlı bireyler, özellikle ortostatik hipotansiyon riski taşıyanlar
  • Kronik hastalığı olanlar, örneğin Parkinson hastalığı, diyabet veya kalp yetmezliğinde tansiyon düşüklüğü yaşayanlar
  • Gebeler, hamilelik sırasında dolaşım sistemindeki değişiklikler nedeniyle
  • Yoğun fiziksel aktivite yapan bireyler, sporcular veya aşırı terleme sonucu sıvı kaybı yaşayanlar
  • Yetersiz beslenen veya vitamin eksikliği olan kişiler, özellikle B12 vitamini ve folik asit eksikliği bulunanlar
  • Kan kaybı, enfeksiyon veya dehidrasyon yaşayan bireyler

Cinsiyet faktörü de tansiyon değerlerinde önemli bir rol oynar. Kadınlar genellikle erkeklere göre daha düşük tansiyon değerlerine sahiptir.

Ani tansiyon düşmesi nedenleri arasında hormonal değişiklikler, stres, aşırı yorgunluk ve beslenme alışkanlıkları yer alır. Özellikle yaşa göre tansiyon değerleri değişkenlik gösterebilir ve kişiye özel değerlendirme gerektirir.

Düşük Tansiyon Tanısı ve Uygulanan Testler

Düşük tansiyon teşhisi, bireyin sağlık geçmişi ve klinik bulgularına dayanarak yapılır. Tanı sürecinde, düşük tansiyon değerleri ölçümü önemli bir rol oynar. Modern tıbbi yaklaşımlar, düşük tansiyon belirtileri ile birlikte değerlendirilerek kapsamlı bir tanı süreci oluşturulur. Ani tansiyon düşmesi nedenleri araştırılırken, hastanın yaşam tarzı ve sağlık durumu detaylı olarak incelenir.

Teşhis sürecinde yapılan değerlendirmeler şu şekildedir:

  • Detaylı kan basıncı ölçümleri ve takibi
  • Kapsamlı kan tahlilleri
  • Kalp ritim ve yapı değerlendirmeleri
  • Otonom sistem fonksiyon testleri
  • Tilt masa testi

Bu testler sayesinde düşük tansiyon nedenleri belirlenir ve uygun tedavi planı oluşturulur. Tansiyon değerleri düzenli olarak takip edilerek, tedavinin etkinliği değerlendirilir. Özellikle kalp yetmezliğinde tansiyon düşüklüğü durumlarında, daha kapsamlı tetkikler gerekebilir. Düzenli kontroller ve yaşam tarzı değişiklikleri ile birlikte, tansiyon düşmesine yönelik bireysel çözümler üretilir.

Düşük Tansiyon Tedavisi ve Uygulanan Yöntemler

Düşük tansiyon belirtileri görüldüğünde doğru tedavi yönteminin belirlenmesi hayati önem taşır. Tedavi planı, kişinin genel sağlık durumu ve düşük tansiyon nedenleri göz önünde bulundurularak oluşturulur. Özellikle kalp yetmezliğinde tansiyon düşüklüğü durumunda uzman kontrolünde tedavi sürecinin yönetilmesi gerekir.

Vücudun normal işleyişini sürdürebilmesi için tansiyon değerleri belirli bir seviyede tutulmalıdır. Ani tansiyon düşmesi nedenleri arasında yetersiz sıvı alımı, uzun süre hareketsiz kalma ve bazı ilaçların yan etkileri yer alır. Bu durumda tedavi yöntemleri şu şekilde uygulanabilir:

Yaşam kalitesini artırmak ve tansiyon düşüklüğü ölüm riskini en aza indirmek için düzenli sıvı tüketimi, dengeli beslenme ve fiziksel aktivite önemlidir. Günde en az 2-2, 5 litre su içmek, öğünleri küçük porsiyonlara bölerek tüketmek ve ani hareketlerden kaçınmak önerilebilir.

Düşük Tansiyon Nasıl Önlenir?

Düşük tansiyonu önlemek için bol sıvı tüketmek, özellikle sıcak havalarda ve egzersiz sonrası yeterince su içmek önemlidir; ayrıca sodyum dengesini sağlamak amacıyla uygun miktarda tuz tüketilmelidir.

Ani pozisyon değişimlerinden kaçınmak, uzun süre ayakta durmamak ve mümkünse basınçlı çoraplar kullanmak da tansiyon düşüklüğünün engellenmesine yardımcı olabilir.

Düzenli ve dengeli beslenerek küçük porsiyonlar halinde sık öğünler tüketmek, alkol kullanımını sınırlamak, aşırı sıcak duşlardan kaçınmak ve doktor kontrolünde egzersiz yapmak da düşük tansiyonu önlemede etkili yöntemlerdir.

Düşük tansiyonu önlemek için dikkat edilmesi gerekenler:

  1. Günlük sıvı tüketimini artırın ve özellikle sıcak havalarda, egzersiz sonrası bol su için.
  2. Tuz alımınızı doktorunuzun önerdiği ölçülerde artırarak sodyum dengesini sağlayın.
  3. Ani pozisyon değişikliklerinden (hızlıca ayağa kalkmak gibi) kaçının.
  4. Uzun süre ayakta durmaktan veya hareketsiz kalmaktan uzak durun.
  5. Gerekirse doktor tavsiyesiyle basınçlı (varis) çorapları kullanın.
  6. Öğünlerinizi küçük porsiyonlar halinde sık aralıklarla tüketin.
  7. Alkol tüketimini azaltın veya mümkünse tamamen bırakın.
  8. Aşırı sıcak suyla duş almaktan veya uzun süreli sıcak banyolardan kaçının.
  9. Düzenli ve hafif egzersizleri doktor kontrolünde uygulayın.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Tansiyon Düşüklüğüne Ne İyi Gelir?

Düşük tansiyona karşı düzenli su tüketimi, dengeli beslenme ve ani hareketlerden kaçınmak önemlidir. Günlük tuz tüketimini kontrollü şekilde artırmak ve kafeinli içecekleri ölçülü tüketmek tansiyonu dengeleyebilir. Alkol kullanımının sınırlandırılması da faydalı olacaktır.

Evde Tansiyon Düşüklüğü İçin Neler Yapılabilir?

Evde tansiyon düşüklüğüne karşı yavaş hareket etmek, özellikle sabah yataktan kalkarken dikkatli olmak ve yatak başını yükseltmek faydalıdır. Düzenli egzersiz yapmak, yeterli su içmek ve tuz tüketimini dengede tutmak tansiyonun düzenlenmesine yardımcı olur. Ayrıca bacakları çaprazlamamak ve sıcak havalarda daha dikkatli olmak önemlidir.

Düşük Tansiyon İçin Nasıl Beslenmeliyim?

Düşük tansiyona karşı öğün atlamadan, az miktarda ve sık yemek önemlidir; protein açısından zengin, düşük karbonhidratlı gıdalar tercih edilmelidir. Dengeli tuz tüketimi ve yeterli sıvı alımı da tansiyonu düzenlemeye yardımcı olabilir. Ayrıca kafeinli içeceklerin kontrollü tüketimi faydalıdır.

Tuz Tüketimi Düşük Tansiyona İyi Gelir mi?

Tuz tüketimi, vücuttaki sıvı-elektrolit dengesini sağlayarak düşük tansiyonun kontrolünde yardımcıdır ancak ölçülü tüketilmelidir. Aşırı tuz tüketimi ise farklı sağlık sorunlarına neden olabilir. Bu nedenle tuz alımı, sağlık profesyonelinin önerileri doğrultusunda düzenlenmelidir.

Hangi İçecekler Düşük Tansiyon İçin Faydalıdır?

Tansiyon düşüklüğüne karşı yeterli miktarda su içmek önemlidir ve sabahları tüketilen kahve ya da çay, tansiyonun yükselmesine yardımcı olabilir. Taze sıkılmış meyve suları ve bitki çayları mineral ve vitamin açısından destek sağlayarak tansiyon kontrolüne yardımcıdır. Ancak bu içeceklerin tüketimi sağlık profesyonelinin önerisine göre yapılmalıdır.

Kalp Yetmezliğinde Tansiyon Düşüklüğü Olur mu?

Kalp yetmezliği durumunda, kalbin yeterince kan pompalayamaması sonucu tansiyon düşüklüğü sıklıkla görülür ve baş dönmesi, halsizlik gibi belirtilere yol açabilir. Bu durum kalp yetmezliği tedavisinde kullanılan bazı ilaçlarla da tetiklenebilir. Bu nedenle düzenli takip ve kontrol önemlidir.

Küçük Tansiyon Düşüklüğü Neden Olur?

Küçük tansiyon düşüklüğü dehidrasyon, aşırı yorgunluk, hareketsizlik, psikolojik stres ve ani pozisyon değişiklikleri gibi faktörlerden kaynaklanabilir. Bu durum, beyne giden kan akışını azaltarak baş dönmesi ve bayılma gibi belirtilere neden olabilir. Özellikle sıcak havalarda ve yoğun fiziksel aktiviteler sonrası risk artar.

Hamilelikte Tansiyon Düşüklüğünün Zararları Nelerdir?

Hamilelikte tansiyon düşüklüğü, özellikle ilk üç ayda yaygın görülür ve halsizlik, baş dönmesi gibi belirtilerle kendini gösterir. Bu durum anne adayının yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilir ve bebeğe giden kan akışını azaltarak risk oluşturabilir. Baş ağrısı gibi ek belirtiler varsa sağlık kontrolü önemlidir.

Hamilelikte Tansiyon Düşüklüğü Nedenleri Nelerdir?

Hamilelikte tansiyon düşüklüğünün başlıca nedenleri arasında hormonal değişiklikler sonucu damarların genişlemesi, sıvı yetersizliği ve uzun süre ayakta kalma gibi durumlar bulunur. Bu durum, baş dönmesi, bayılma hissi, bulantı ve halsizlik gibi belirtilerle kendini gösterir. Ani hareketlerden kaçınarak ve düzenli beslenerek bu etkiler azaltılabilir.

Hamilelikte Tansiyon Düşmesine Ne İyi Gelir?

Hamilelikte tansiyon düşüklüğüne karşı bol sıvı tüketimi, sık ve az yemek yemek, yataktan yavaşça kalkmak önemlidir. Ani hareketlerden kaçınmak ve gün içindeki öğünleri düzenli tutmak, tansiyonun dengelenmesine yardımcı olabilir. Bu dönemde beslenme ve hareket düzenine özen göstermek faydalıdır.

En Sık Görülen Tansiyon Düşüklüğü Belirtisi Nedir?

En sık görülen tansiyon düşüklüğü belirtileri arasında baş dönmesi, bayılma hissi ve nabızdaki değişiklikler bulunur. Ayrıca baş ağrısı, konsantrasyon güçlüğü, soğuk terleme ve görme bulanıklığı gibi belirtiler de yaşanabilir. Bu belirtiler günlük yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilir.

Tansiyon Düşüklüğü Baş Ağrısı Yapar mı?

Tansiyon düşüklüğü, beyne giden kan akışını azaltarak sıklıkla baş ağrısına neden olabilir. Bu tür baş ağrıları genellikle sabah saatlerinde ya da uzun süre ayakta kalındığında ortaya çıkar ve baş dönmesi, halsizlik gibi belirtilerle birlikte görülebilir. Ani hareketlerle şiddeti artabilir.

Gebelikte Tansiyon Düşüklüğü Tehlikeli midir?

Gebelikte tansiyon düşüklüğü sık görülse de genellikle ciddi risk oluşturmaz ancak şiddetli belirtiler varsa dikkatli olunmalıdır. Baş dönmesi, bayılma hissi gibi belirtiler, anne ve bebeğin sağlığını etkileyebilecek durumlara yol açabilir. Bu nedenle düzenli takip ve sağlık profesyonellerinin önerilerine uymak önemlidir.

Acıbadem Web ve Yayın Kurulu tarafından hazırlanmıştır. Güncellenme Tarihi: 24 Ekim 2025 Cuma Yayımlanma Tarihi: 24 Mart 2020 Salı
Bu içeriği ortalama 8 dakikada okuyabilirsiniz.

Birimin Tüm İlgi Alanları

Bize Ulaşın

Bilgi talepleriniz için aşağıdaki formu doldurabilirsiniz.

Acıbadem Sağlık Grubu olarak size daha iyi ve kaliteli bir hizmet sunabilmemiz için istek, öneri, teşekkür ve şikayetlerinizi aşağıdaki formu doldurarak ya da 444 55 44 numaralı telefondan tarafımıza ulaşarak bildirebilirsiniz.

Devamı
Devamı
Güvenlik Kodu

KİŞİSEL VERİLERİN ELDE EDİLMESİ VE İŞLENMESİ HAKKINDA AYDINLATMA METNİ

Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş. ile EK-1’de listelenen hâkim ve bağlı şirketleri (her biri ayrı ayrı “Şirket”, hepsi birlikte “Şirketler” olarak anılacaktır.) tarafından, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“Kanun”) ve ilgili mevzuat kapsamında Veri Sorumlusu sıfatıyla, elde edilen genel nitelikli ve/veya özel nitelikli kişisel verileriniz (sağlık verileri dâhil ancak bununla sınırlı olmamak üzere) (“Kişisel Veri”), aşağıda açıklanan çerçevede ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu, 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, Uzaktan Sağlık Hizmetlerinin Sunumu Hakkında Yönetmelik, Özel Hastaneler Yönetmeliği, Sağlık Bakanlığı düzenlemeleri ve sair mevzuata uygun olarak işlenebilecektir.

I. Kişisel Veri’lerin Elde Edilmesi, İşlenmesi ve İşleme Amaçları

Kişisel Veri’leriniz sağlanmakta olan kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbî teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amaçlarıyla ve Şirket’in faaliyet konularına uygun düşecek şekilde sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik (internet sitesi, mobil uygulamalarımız, çağrı merkezi gibi) kanallar aracılığıyla elde edilmektedir. Kişisel Veri’leriniz, Şirket tarafından aşağıda yer alanlar dâhil ve bunlarla sınırlı olmaksızın, faaliyet konusuna uygun olduğu ölçüde, bu maddede belirtilen amaçlar ile bağlantılı ve ölçülü şekilde işlenebilmektedir:

Elde edilen her türlü Kişisel Veri, Kanun’un 5. ve 6. maddelerinde belirtilen Kişisel Veri işleme şartları uyarınca; aşağıdaki amaçlar ile işlenebilecektir:

Uzaktan sağlık hizmeti almanız halinde bu kapsamda elektronik ortam (internet sitemiz ve/veya mobil uygulamamız) aracılığıyla elde edilen Kişisel Veri’leriniz, yukarıda belirtilen Kişisel Veri işleme amaçlarına ek olarak aşağıdaki amaçlar ile işlenebilecektir:

İlgili mevzuat uyarınca elde edilen ve işlenen Kişisel Veri’leriniz, tarafımıza ait fiziki arşivler ve/veya bilişim sistemlerine nakledilerek, hem dijital ortamda hem de fiziki ortamda muhafaza altında tutulabilecektir.

II. Kişisel Verilerin Aktarılması

Kişisel Veri’ileriniz, Kanun ve sair mevzuat kapsamında ve yukarıda yer verilen amaçlarla ilgili Şirket tarafından,  (i) özel sigorta şirketleri, (ii) T.C. Sağlık Bakanlığı ve bağlı alt birimleri, Sosyal Güvenlik Kurumu, T.C. İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü ve sair kolluk kuvvetleri, T.C. İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü, Türkiye Eczacılar Birliği, Mahkemeler ve her türlü yargı makamı, (iii) yetki vermiş olduğunuz temsilcileriniz ve avukatlar, (iv) vergi ve finans danışmanları ve denetçiler de dâhil olmak üzere danışmanlık aldığımız üçüncü kişiler, (v) düzenleyici ve denetleyici kurumlar ve resmi merciler, (vi) sağlık hizmetlerimizi geliştirmek veya yürütmek üzere işbirliği yaptığımız iş ortaklarımız ve EK-1’de yer alan Şirketlerle paylaşılabilecektir ve (vii) sosyal medya hesaplarımız veya ilgili mesaj uygulamaları üzerinden mesaj paylaşımı yapmanız veya internet sitelerimiz üzerinden canlı destek almanız halinde paylaşacağınız bilgileriniz ve beyan ettiklerinizle sınırlı olarak Kişisel Veri’leriniz ilgili sosyal medya hesabının veya mesaj uygulamasının sahibi yurtiçinde ya da yurtdışında mukim diğer veri sorumlusu gerçek ve/veya tüzel kişiler tarafından işlenebilecektir.

III. Kişisel Veri Elde Etmenin Yöntemi ve Hukuki Sebebi

Kişisel Veri’leriniz, her türlü sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik ortamda, yukarıda yer verilen amaçlar ve Şirket’in faaliyet konusuna dâhil her türlü işin yasal çerçevede yürütülebilmesi ve bu kapsamda Şirket’in akdi ve kanuni yükümlülüklerini tam ve gereği gibi ifa edebilmesi için toplanmakta ve işlenmektedir. İşbu kişisel verilerinizin toplanmasının hukuki sebebi;

Kanun’un 6. maddesi 3. fıkrasında da belirtildiği üzere sağlık ve cinsel hayata ilişkin kişisel veriler ise ancak kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbı teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amacıyla, sır saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler veya yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından ilgilinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir.

IV. Kişisel Verilerin Korunmasına Yönelik Haklarınız

Kişisel Veri’lerinizin korunmasına yönelik haklarınız Kanun’un 11. maddesi ve ilgili mevzuatlar uyarınca aşağıda belirtilen haklara sahipsiniz:

Mezkûr haklarınızdan birini ya da birkaçını kullanmanız halinde ilgili bilgi tarafınıza, açık ve anlaşılabilir bir şekilde yazılı olarak ya da elektronik ortamda, tarafınızca sağlanan iletişim bilgileri yoluyla, bildirilir.

V. Veri Güvenliği

Şirketler, Kişisel Veri’lerinizi bilgi güvenliği standartları ve prosedürleri gereğince alınması gereken tüm teknik ve idari güvenlik kontrollerine tam uygunlukla korumaktadır. Söz konusu güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak muhtemel riske uygun bir düzeyde sağlanmaktadır.

VI. Şikâyet ve İletişim

Kişisel Veri’leriniz teknik ve idari imkânlar dâhilinde titizlikle korunmakta ve gerekli güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak olası risklere uygun bir düzeyde sağlanmaktadır.

Kanun kapsamındaki taleplerinizi, https://www.acibadem.com.tr/acibademonline/images/Ac%C4%B1badem_Veri_Sahibi_Basvuru_Formu.pdf internet adresindeki “Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Tic. A.Ş. Veri Sahibi Başvuru Formu” nu doldurarak;

i. Atatürk Mahallesi, Feza Sokak, No:3 İç Kapı No:8 K:12 Ataşehir, İstanbuladresine kargo ile ıslak imzanızı taşıyan bir dilekçe ile “Kurumsal Sekretarya” departmanı dikkatine Zarfına “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Kapsamında Bilgi Talebi” yazarak,

ii. Noter kanalıyla,

iii. acibademsaglik@hs02.kep.tr adresine güvenli elektronik ya da mobil imzalı olarak, kayıtlı elektronik posta adresi veya sistemimizde kayıtlı elektronik e-posta adresiniz aracılığıyla,

iv. Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş.’ne hitaben yazdığınız dosyayı güvenli e-imza ile imzalayarak kisiselveri@acibadem.com adresine e-posta’nın konu kısmına “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Bilgi Talebi” yazarak veya

v. Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun belirleyeceği diğer yöntemlerle iletebilirsiniz.

EK-1: Şirket’lerin listesi;

 

YUKARI
İçindekiler x""