Göz enfeksiyonu, göz ve çevresindeki dokuların bakteri, virüs, mantar ya da parazit kaynaklı iltihaplanmasıyla oluşur. Konjonktivit, blefarit ve arpacık en sık görülen göz enfeksiyonu türlerindendir. Bazı enfeksiyonlar bulaşıcı etki gösterebilir. Göz enfeksiyonu gözde kızarıklık, sulanma, çapaklanma, kaşıntı ve bulanık görme gibi belirtilerle ortaya çıkar. Teşhis için göz muayenesi, biyomikroskopi ve laboratuvar testleri yapılır. Göz enfeksiyonu tedavisi antibiyotik, antiviral veya antifungal damlalarla sağlanır. Hijyen kurallarına dikkat edilmesi, enfeksiyonun iyileşme sürecini hızlandırır. Çocuklar ve bebeklerde de sık görülür ve erken müdahale önemlidir.
Göz Enfeksiyonu Nedir?
Göz enfeksiyonu, gözün veya çevresindeki dokuların bakteri, virüs, mantar ya da parazit kaynaklı olarak iltihaplanmasıdır. Bu enfeksiyonlar göz kapağı, konjonktiva (gözün beyaz kısmını örten zar), kornea veya gözyaşı kanallarını etkileyebilir.
Arpacık, konjonktivit ve göz kapağı iltihabı en yaygın göz enfeksiyonu türleri arasında yer alır. Göz enfeksiyonları bulaşıcı olabilir ve temas yoluyla kolayca yayılabilir. Gözde kızarıklık, sulanma, batma hissi, çapaklanma, ışığa hassasiyet ve bulanık görme gibi belirtilerle kendini gösterir. Tedavi yöntemleri arasında göz enfeksiyonu için damla ve soğuk kompres uygulamaları gibi yöntemler tercih edilebilir.
Göz Enfeksiyonu Türleri Nelerdir?
Göz enfeksiyonlarının nedenlerine, görülen semptomlara ve gözün etkilendiği bölgeye göre farklı türleri bulunur. En sık görülen göz enfeksiyonları arasında konjonktivit (pembe göz), blefarit (göz kapağı iltihabı) ve arpacık yer alır.
Göz enfeksiyonu türleri şu şekilde sıralanabilir:
- Konjonktivit (pembe göz)
- Endoftalmi (göz içi enfeksiyonu)
- Blefarit (göz kapağı iltihabı)
- Arpacık
- Keratit (kornea iltihabı)
- Preseptal (periorbital) sellülit
- Şalazyon
- Üveit
- Dakriyosistit (göz yaşı kanalı iltihabı)
- Retinit
Konjonktivit (Pembe Göz)
Konjonktivit, gözün beyaz bölgesini çevreleyen konjonktiva adı verilen şeffaf dokunun ve göz kapaklarının iç kısımlarının iltihaplanması sonucu ortaya çıkar. Bakteriyel, viral ve alerjik olmak üzere üç çeşidi bulunur. Bakteriyel ya da viral nedenlerden kaynaklanan konjonktivit bulaşıcı olabilir.
Endoftalmi (Göz İçi Enfeksiyonu)
Endoftalmi, göz içinde meydana gelen ve vitreus sıvısı ve göz içi sıvısını etkileyen bir göz enfeksiyonudur. Endoftalmi acil tıbbi müdahale gerektiren bir durumdur. Tedavi edilmediği takdirde göz içine yayılarak görme kaybı gibi ciddi sorunlara neden olabilir.
Blefarit (Göz Kapağı İltihabı)
Blefarit, göz kapağının iltihaplanması sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. Çoğunlukla her iki göz de etkilenir ve göz kapaklarının kenar kısımlarında ortaya çıkar. Belirtileri arasında gözlerde kızarıklık, şişlik, yanma ve kaşınma görülür.
Arpacık
Arpacık, genellikle kirpik dibinde meydana gelen ve göz kapağında yer alan yağ bezelerinin iltihaplanması sonucu oluşan irin dolu ve ağrılı şişliklerdir. Arpacık bakteriyel enfeksiyonlar nedeniyle ortaya çıkar ve çoğu zaman birkaç günde kendiliğinden geçebilir.
Keratit (Kornea İltihabı)
Keratit, gözlerde kızarıklık, göz ağrısı, sulanma, görüşün azalması ve bulanık görme gibi semptomlar ile ortaya çıkan kornea iltihaplanmasıdır. Nedenleri arasında bakteriler, parazitler, A vitamini eksikliği, mantar enfeksiyonları, alerjiler ve kornea yaralanmaları bulunur.
Preseptal (Periorbital) Sellülit
Preseptal sellülit, göz kapağı çevresindeki deride yüzeyinde meydana gelen bir göz enfeksiyonudur. Genellikle viral ya da bakteriyel kaynaklı ortaya çıkar ve çocuklarda daha sık görülür. Preseptal sellüliti geçirmek için genellikle antibiyotik tedavisi tercih edilir.
Şalazyon
Şalazyon, göz kapağında ortaya çıkan, kızarıklık, sulanma, ağrı ve şişlik gibi belirtilerle kendini gösteren bir göz problemidir. Genellikle kendiliğinden iyileşebilse de nadiren ameliyat gerektirebilir.
Üveit
Üveit, gözün orta dokusunda (uvea) meydana gelen bir göz enfeksiyonudur. Üveit, bulanık görme, göz ağrısı ve uçan koyu renkli noktalar görme gibi semptomlarla kendini gösterir. Genellikle aniden ortaya çıkar ve tedavi edilmezse görme kayıplarına yol açabilir.
Dakriyosistit (Göz Yaşı Kanalı İltihabı)
Dakriyosistit, gözyaşı kanalının iltihaplanmasıyla ortaya çıkar. Akut ve kronik olmak üzere ikiye ayrılır. Akut dakriyosistit aniden ortaya çıkar ve hızla iyileşir. Kronik dakriyosistit ise daha uzun sürede iyileşebilir. Dakriyosistit yenidoğan bebeklerde de görülebilir.
Retinit
Retinit, retinanın iltihaplanması ile ortaya çıkan ciddi bir sorundur ve görme kaybı gibi ciddi sorunlara neden olabilir. Retinit, zamanla ortaya çıkan görme kaybı ile kendini gösterir.

Göz Enfeksiyonu Belirtileri
Göz enfeksiyonu belirtileri, çoğu zaman gözde kızarıklık, kaşıntı, akıntı ve bulanık görme gibi semptomlarla başlar. Enfeksiyonun türüne göre belirtiler hafif ya da şiddetli olabilir ve bir veya her iki gözü etkileyebilir.
Göz enfeksiyonunun en yaygın belirtileri şunlardır:
- Gözde kızarıklık
- Gözde kaşıntı
- Göz sulanması
- Göz akıntısı (şeffaf, sarı veya yeşil renkli)
- Göz kapağında şişlik
- Işığa hassasiyet
- Gözde yanma veya batma hissi
- Bulanık görme
- Göz kapağında kabuklanma
- Gözde yabancı cisim varmış hissi
Göz Enfeksiyonu Neden Olur?
Göz enfeksiyonu, bakteriler, virüsler, mantarlar veya parazitler gibi mikroorganizmaların göz dokularına bulaşmasıyla ortaya çıkar. Bu enfeksiyonlar genellikle konjonktiva, kornea veya göz kapağı gibi gözün dış katmanlarını etkiler.
Enfeksiyonun nedeni; kişisel hijyen eksikliği, kontamine kontakt lens kullanımı, çevresel faktörler ya da bağışıklık sisteminin zayıflaması olabilir. Ayrıca, üst solunum yolu enfeksiyonları gibi sistemik hastalıklar da göz enfeksiyonlarına zemin hazırlayabilir.
Göz enfeksiyonlarının başlıca nedenleri şu şekilde sıralanabilir:
- Bakteriyel bulaş
- Viral enfeksiyonlar
- Mantar kaynaklı enfeksiyonlar
- Alerjik reaksiyonlar
- Kirli kontakt lens kullanımı
- Göz hijyenine dikkat edilmemesi
- Bağışıklık sisteminin zayıflaması
- Göz yaralanmaları
- Gözyaşı kanallarının tıkanması
- Göz makyaj malzemelerinin paylaşımı
Bakteriyel Bulaş
Bakteriyel göz enfeksiyonları, genellikle Staphylococcus aureus, Streptococcus pneumoniae ve Haemophilus influenzae gibi bakterilerden kaynaklanır. Özellikle ellerin yıkanmadan göze temas etmesi bu enfeksiyonun yayılmasına neden olabilir.
Viral Enfeksiyonlar
En sık görülen viral göz enfeksiyonu adenovirüs kaynaklı konjonktivittir. Soğuk algınlığı gibi üst solunum yolu enfeksiyonları sırasında da virüs göze bulaşabilir. Viral enfeksiyonlar oldukça bulaşıcıdır.
Mantar Kaynaklı Enfeksiyonlar
Mantarlar, özellikle bağışıklık sistemi zayıf kişilerde gözde enfeksiyon oluşturabilir. Nadirdir ancak tedavisi zordur ve geç müdahale ciddi sonuçlara yol açabilir.
Alerjik Reaksiyonlar
Göz, polen, toz, hayvan tüyü gibi alerjenlere karşı tepki vererek enfeksiyon benzeri belirtiler gösterebilir. Bu durum gözde kaşıntı, kızarıklık ve sulanma ile kendini belli eder.
Kirli Kontakt Lens Kullanımı
Uzun süre takılan, uygun şekilde temizlenmeyen ya da süresi geçmiş kontakt lensler, mikroorganizmaların çoğalmasına zemin hazırlar ve enfeksiyon riskini artırır.
Göz Hijyenine Dikkat Edilmemesi
Gözlerin temiz tutulmaması, makyajla uyumak veya makyaj kalıntılarının temizlenmemesi enfeksiyona neden olabilir. Hijyen eksikliği mikroorganizmaların gözde çoğalmasına yol açar.
Bağışıklık Sisteminin Zayıflaması
Vücut direncinin düşük olması, enfeksiyonlara karşı savunmayı zorlaştırır. Bu durumda mikroorganizmalar göz dokularına daha kolay yerleşebilir.
Göz Yaralanmaları
Gözde oluşan çizikler, yabancı cisim teması ya da travmalar enfeksiyona açık hale getirir. Bu durum, mikropların doğrudan göz dokusuna ulaşmasına neden olabilir.
Gözyaşı Kanallarının Tıkanması
Özellikle bebeklerde sık görülen bu durum, gözyaşının düzgün akmasını engeller. Biriken sıvı, bakteri üremesi için uygun bir ortam oluşturur.
Göz Makyaj Malzemelerinin Paylaşımı
Ortak kullanılan rimel, eyeliner veya fırçalar, mikropların kişiden kişiye geçmesine neden olabilir. Bu da enfeksiyon riskini artırır.
Çocuklarda Göz Enfeksiyonu
Çocuklarda göz enfeksiyonu, genellikle bakteriyel veya viral etkenlerle ortaya çıkan, gözde kızarıklık, sulanma, çapaklanma ve kaşıntı gibi belirtilerle kendini gösteren yaygın bir sağlık sorunudur. Bu enfeksiyonlar, kreş ve okul gibi kalabalık ortamlarda hızla yayılabilir.
Hijyen kurallarına dikkat edilmemesi, kirli ellerle göze temas edilmesi ya da solunum yolu enfeksiyonlarının göze sıçraması enfeksiyonu tetikleyebilir. Tedavi edilmediğinde, enfeksiyonun yayılma riski artabilir ve görme gelişimini olumsuz etkileyebilir.
Bebeklerde Göz Enfeksiyonu
Bebeklerde göz enfeksiyonu, bağışıklık sistemlerinin tam gelişmemiş olması nedeniyle daha kolay gelişir ve genellikle doğumdan sonraki ilk haftalarda ortaya çıkabilir. En sık görülen formu, doğum kanalından geçen bakterilerin neden olduğu yenidoğan konjonktivitidir.
Gözde iltihaplı akıntı, kapaklarda şişlik ve sürekli sulanma en belirgin belirtilerdir. Hijyenik temizlik ve gerekirse antibiyotikli damlalarla tedavi edilmesi önemlidir. Bu tür enfeksiyonlar, göz sağlığı üzerinde kalıcı etkiler bırakmaması için hızlıca değerlendirilmelidir.

Göz Enfeksiyonu Teşhisi Nasıl Konulur?
Göz enfeksiyonunun teşhisinde ilk adım, hastanın şikayetlerinin dinlenmesidir. Gözde kızarıklık, sulanma, kaşıntı, çapaklanma ya da batma gibi belirtiler değerlendirilir. Ardından göz muayenesi yapılır. Göz kapakları, konjonktiva ve kornea gibi yapılar detaylı şekilde incelenir. Göz yüzeyi slit-lamp (biyomikroskop) ile büyütülerek değerlendirilir.
Enfeksiyonun kaynağını belirlemek için gözyaşı örneği alınabilir ve laboratuvar ortamında incelenir. Bazı durumlarda, kornea yüzeyindeki hasarları görmek için fluorescein boyası uygulanır. Özellikle dirençli ya da yaygın enfeksiyon vakalarında kültür testi yapılarak mikroorganizmanın türü ve uygun tedavi belirlenir. Gerekli görülürse, altta yatan sistemik bir hastalığı araştırmak amacıyla ileri tetkiklere başvurulabilir.
Göz Enfeksiyonu Tedavisi
Göz enfeksiyonunun tedavisi, enfeksiyonun türüne göre planlanır. Bakteriyel göz enfeksiyonlarında antibiyotikli göz damlaları ya da merhemler kullanılır. Daha ciddi vakalarda sistemik antibiyotik tedavisi gerekebilir. Viral enfeksiyonlar genellikle kendi kendine iyileşir, ancak hastanın konforunu artırmak için suni gözyaşı damlaları, soğuk kompres uygulamaları ve göz hijyenine dikkat edilmesi önerilir.
Herpes virüsünün neden olduğu enfeksiyonlarda antiviral ilaç tedavisi uygulanır. Mantar kaynaklı enfeksiyonlar nadir görülse de ciddi seyredebilir ve bu durumda antifungal damlalar veya sistemik ilaçlar kullanılır. Alerjik göz enfeksiyonlarında ise öncelikle alerjenle temasın kesilmesi önemlidir. Antihistaminik göz damlaları ve destekleyici tedaviler ile şikayetler azaltılır. Tüm bu süreçte göz hijyenine dikkat etmek, elleri sık yıkamak, makyajdan kaçınmak ve lens kullanımına ara vermek tedavinin başarısını artırır.
Göz Enfeksiyonu Nasıl Geçer?
Göz enfeksiyonunun geçmesi, enfeksiyonun nedenine ve şiddetine bağlı olarak değişiklik gösterir. Bakteriyel, viral, mantar veya alerjik kökenli enfeksiyonlarda uygulanan tedavi yöntemleri farklıdır.
Doğru tanı konulması, uygun tedaviye başlanması ve göz hijyenine dikkat edilmesi, enfeksiyonun iyileşme sürecini belirleyen en önemli faktörler arasında yer alır. Gözde oluşan enfeksiyonlar çoğu zaman hafif seyirli olsa da, tedavi edilmediğinde kalıcı hasarlara yol açabilir. Bu nedenle belirtiler görüldüğünde bir göz hastalıkları uzmanına başvurmak gerekir.
Göz enfeksiyonunun geçmesi için uygulanabilecek yöntemler şunlardır:
- Antibiyotikli damla veya merhem kullanımı: Bakteriyel kaynaklı enfeksiyonlarda doktorun reçete ettiği antibiyotikli göz damlaları ve merhemler etkili bir şekilde enfeksiyonu ortadan kaldırır.
- Antiviral tedavi: Viral enfeksiyonlar genellikle kendiliğinden iyileşse de, herpes gibi bazı virüslerin neden olduğu enfeksiyonlarda antiviral ilaç kullanımı gerekebilir.
- Antifungal tedavi: Mantar kaynaklı enfeksiyonlar nadir görülür ancak ciddi seyredebilir. Bu durumlarda antifungal damlalar veya sistemik antifungal ilaçlar reçete edilir.
- Alerjenle temasın kesilmesi: Alerjik reaksiyon sonucu gelişen göz enfeksiyonlarında, alerjiye neden olan maddeden uzak durmak, tedavinin temelini oluşturur.
- Soğuk veya sıcak kompres uygulamaları: Enfeksiyonun türüne bağlı olarak doktor önerisiyle soğuk ya da sıcak kompres uygulanabilir. Bu yöntem, şişlik ve rahatsızlık hissini hafifletmeye yardımcı olur.
- Suni gözyaşı kullanımı: Göz kuruluğu ve tahrişi azaltmak için suni gözyaşı damlaları destekleyici tedavi olarak kullanılabilir.
- Göz hijyenine dikkat edilmesi: Ellerin sık sık yıkanması, gözlere dokunulmaması, makyajdan uzak durulması ve lens kullanımına ara verilmesi enfeksiyonun daha hızlı iyileşmesini sağlar.

Göz Enfeksiyonu Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Göz enfeksiyonu kaç günde geçer?
Göz enfeksiyonu, nedenine bağlı olarak genellikle 5 ila 7 gün içinde düzelir. Tedaviye geç başlanırsa veya enfeksiyon şiddetliyse iyileşme süresi uzayabilir.
Gözdeki enfeksiyona ne iyi gelir?
Göz enfeksiyonuna iyi gelen yöntemler arasında antibiyotikli veya antiviral göz damlaları yer alır. Destekleyici olarak göz hijyenine dikkat etmek ve soğuk kompres uygulamak da rahatlama sağlar.
Göz enfeksiyonu bulaşıcı mı?
Özellikle viral ve bakteriyel göz enfeksiyonları oldukça bulaşıcıdır. Temas, havlu veya lens gibi ortak eşyalarla kolayca yayılabilir.
Göz enfeksiyonu belirtileri nelerdir?
Gözde enfeksiyon belirtileri kızarıklık, sulanma, kaşıntı, batma hissi ve çapaklanmadır. Göz kapağında şişlik ve ışığa hassasiyet de eşlik edebilir.
Çocuklarda göz enfeksiyonuna ne yapılır?
Çocuklarda göz enfeksiyonunun iyileşebilmesi için hijyen kurallarına dikkat edilmeli ve enfeksiyonun kaynağına uygun tedavi uygulanmalıdır. Doktor önerisiyle antibiyotikli damlalar veya suni gözyaşı kullanımı gerekebilir.
Çocuklarda göz enfeksiyonu kaç gün sürer?
Çocuklarda hafif enfeksiyonlar genellikle 3 ila 5 gün içinde iyileşir. Daha dirençli veya viral enfeksiyonlarda bu süre 7 güne kadar uzayabilir.
Göz enfeksiyonu en çabuk nasıl geçer?
Göz enfeksiyonu erken teşhis ve uygun tedaviye başlanması sonucu iyileşir. Ayrıca göz hijyenine özen göstermek ve gözle temastan kaçınmak süreci hızlandırır.
Göz enfeksiyonu ne zaman tehlikeli?
Göz enfeksiyonu görme kaybı, şiddetli ağrı, ışığa aşırı hassasiyet veya gözde yaygın şişlik gibi belirtilerin görülmesi durumunda tehlikeli olabilir. Bu durumda acil göz hekimi değerlendirmesi gerekir.
Gözde enfeksiyon olduğu nasıl anlaşılır?
Gözde kızarıklık, sulanma, çapaklanma ve batma hissi göz enfeksiyonun habercisi olabilir. Sabahları göz kapaklarının yapışması da sık karşılaşılan bir belirtidir.
Gözde enfeksiyon neden olur?
Bakteriler, virüsler, mantarlar veya alerjenlerle temas göz enfeksiyonuna neden olabilir. Hijyen eksikliği, kirli lens kullanımı veya bağışıklık zayıflığı riski artırır.