Halsizlik, genellikle enerji eksikliği ve yorgunluk hissi olarak tanımlanır. Bu durum fiziksel, zihinsel ya da duygusal nedenlere bağlı olarak gelişebilir. En yaygın nedenler arasında demir eksikliği, vitamin yetersizlikleri (özellikle D ve B12 vitamini), uyku bozuklukları, stres, aşırı fiziksel aktivite, dehidrasyon ve kronik hastalıklar bulunur. Depresyon, anemi, tiroid hastalıkları ve enfeksiyonlar da halsizliğe yol açabilir. Tedavi, halsizliğin altında yatan sebebe göre değişir. Dengeli bir beslenme, düzenli uyku, stresten uzak durma ve gerektiğinde tıbbi destek almak önemlidir. Halsizliğiniz uzun süre geçmiyorsa bir sağlık uzmanına başvurmanız önerilir.
Halsizlik Nedir?
Halsizlik , kişinin fiziksel ya da zihinsel olarak kendini güçsüz, enerjisiz hissetmesi durumudur. Halsizlik hisseden kişiler, günlük işlerini yaparken zaman zaman geçici olarak zorlanabilirler. Bazı kişilerde halsizlik, kronik hale gelerek yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebilir.
Sürekli halsizlik ve yorgunluk hali, sık görülen bir sağlık problemidir. Genellikle uyku düzensizliği, stres, depresyon, kötü beslenme, kansızlık (anemi), tiroit hastalıkları ya da vitamin eksiklikleri gibi nedenlerle ortaya çıkar. Ayrıca bazı ilaçların yan etkileri de halsizlik hissine yol açabilir.
Uyku hali ise vücudun yeterli dinlenememesi veya uyku kalitesinin düşük olması sonucunda gelişebilir. Uyku apnesi, huzursuz bacak sendromu veya insomnia gibi uyku bozuklukları bu duruma neden olabilir. Aynı zamanda sürekli uykulu hissetmek bazı nörolojik veya metabolik hastalıkların belirtisi de olabilir.

Halsizlik Hissi Nasıl Olur?
Halsizlik hissi, yalnızca genel bir yorgunluk hali değil, farklı zamanlarda ve durumlarda ortaya çıkabilen çok yönlü bir durumdur. Kimi zaman fiziksel çaba sonrasında, kimi zaman ise uyku sonrası dinlenmiş hissedilmemesiyle kendini gösterir.
Zihinsel yüklenmeler, duygusal dalgalanmalar ya da hastalık süreçleri de bu hisse neden olabilir. Ayrıca günün belirli saatlerinde veya aniden gelişen halsizlikler, farklı fizyolojik ya da psikolojik süreçlerin belirtisi olabilir.
Halsizlik hissinin farklı senaryolardaki görünümleri şu şekildedir:
- Fiziksel efor sonrası halsizlik : Günlük basit aktivitelerden sonra beklenmeyen derecede yorgunluk hissedilir. Merdiven çıkmak ya da kısa bir yürüyüş bile bitkinliğe yol açar.
- Sabah uyanınca halsizlik : Gece yeterince uyunmuş olsa bile kişi sabah dinlenmiş hissetmez, ağır bir yorgunlukla güne başlar. Bu durum, gün boyunca devam edebilir.
- Zihinsel yorgunlukla birlikte halsizlik : Uzun süre odaklanma gerektiren işlerden sonra bedensel değil, zihinsel bir tükenmişlik yaşanır. Baş ağrısı, dikkat dağınıklığı ve konsantrasyon güçlüğü eşlik edebilir.
- İsteksizlikle birlikte halsizlik : Fiziksel bir hastalık olmaksızın kişi hiçbir şey yapmak istemez. Sosyal ve fiziksel aktivitelere karşı ilgi azalır, motivasyon eksikliği belirgindir.
- Hastalık esnasında hissedilen halsizlik : Enfeksiyon hastalıkları sırasında vücut direnci düşer. Kişi hareket etmekte zorlanır, yataktan kalkmak bile güçleşir. Kırgınlık ve enerji düşüklüğü belirgindir.
- Öğleden sonra beliren halsizlik : Özellikle öğle yemeğinden sonra yoğun bir uyku hali ve yorgunluk oluşur. Bu durum bazı metabolik dengesizliklerle ilişkili olabilir.
- Ani başlayan halsizlik : Belirgin bir neden olmaksızın aniden ortaya çıkar. Kişi kendini güçsüz hisseder, ayakta durmakta zorlanabilir. Bu durum tansiyon düşüklüğü ya da hipoglisemi gibi acil tıbbi müdahale gerektiren sorunlara işaret edebilir.
Halsizliğe Eşlik Eden Belirtiler Nelerdir?
Çoğu durumda halsizliğe genellikle bir dizi farklı belirti eşlik eder ve bu belirtiler, altta yatan nedenlere göre değişebilir. Yaygın belirtiler arasında sürekli uyuma isteği (hipersomnia), baş dönmesi, konsantrasyon güçlüğü, kas zayıflığı, baş ağrısı, huzursuzluk, sinirlilik, ruh hali değişiklikleri ve iştah kaybı yer alır.
Bazı durumlarda halsizliğe nefes darlığı, çarpıntı, ciltte solgunluk veya mide bulantısı gibi fiziksel belirtiler de eşlik edebilir. Eğer bu belirtiler uzun süre devam eder veya günlük yaşamı ciddi şekilde etkiler hale gelirse, bir sağlık uzmanına başvurmak önemlidir.
Halsizlik ile birlikte şu belirtiler görülebilir:
- Halsizlik ve yorgunluk
- Halsizlik ve uyku hali
- Halsizlik ve mide bulantısı
Halsizlik ve Yorgunluk
Halsizlik, genellikle yorgunluk ile birlikte ortaya çıkar ve kişinin fiziksel veya zihinsel olarak kendini tükenmiş hissetmesine yol açar. Yorgunluk, enerji eksikliği hissiyle günlük aktiviteleri yerine getirme kapasitesini düşürürken, halsizlik bu hissi daha da derinleştirir.
Özellikle kronik yorgunluk sendromu veya anemi gibi durumlarda halsizlik ve yorgunluk bir arada görülür. Bu belirtiler, dinlenmeye rağmen geçmiyor ve günlük yaşamı etkiliyorsa, altta yatan nedenlerin belirlenmesi için tıbbi değerlendirme önemlidir.
Halsizlik ve Uyku Hali
Halsizlikle birlikte uyku hali, sıklıkla enerji eksikliği ve düzensiz uyku alışkanlıklarından kaynaklanır. Yetersiz veya kalitesiz uyku, melatonin ve kortizol gibi hormonların dengesini bozarak halsizlikle birlikte sürekli bir uyuma isteği yaratabilir.
Uyku apnesi, hipotiroidizm veya depresyon gibi tıbbi durumlar, bu iki semptomun birlikte görülmesine neden olabilir. Uyku hijyenine dikkat etmek, düzenli uyku saatleri belirlemek ve gerekirse bir uzmana başvurmak, bu belirtilerin hafifletilmesine yardımcı olabilir.
Halsizlik ve Mide Bulantısı
Halsizlik ve mide bulantısının birlikte görülmesi, genellikle vücudun metabolik veya hormonal dengesizliklere tepki verdiğinin bir işaretidir. Örneğin, düşük kan şekeri seviyeleri (hipoglisemi), hem halsizlik hem de mide bulantısına yol açabilir.
Ayrıca, enfeksiyonlar, sindirim sistemi sorunları veya dehidrasyon bu semptomları tetikleyebilir. Bu durum, sıklıkla beslenme düzenini iyileştirme, yeterli sıvı alımı sağlama ve gerekirse bir sağlık uzmanına başvurma gerekliliğini doğurur.
| Yaş Grubu | Olası Nedenler | Yaygın Belirtiler | Dikkat Edilmesi Gerekenler |
|---|---|---|---|
| Çocuklar (0-12 yaş) | Büyüme süreci, demir eksikliği, enfeksiyonlar, uyku düzensizliği, yetersiz beslenme | Hareket isteksizliği, derslerde dikkat eksikliği, sık uyuma isteği | Demir ve vitamin eksikliği için düzenli takip, enfeksiyon bulguları |
| Ergenler (13-18 yaş) | Hormonel değişiklikler, sınav stresi, yetersiz uyku, sağlıksız beslenme, depresyon | Motivasyon düşüklüğü, konsantrasyon bozukluğu, halsizlik | Psikolojik destek gerekebilir, sağlıklı yaşam alışkanlıkları teşvik edilmeli |
| Yetişkinler (19-64 yaş) | İş stresi, kronik yorgunluk sendromu, uyku bozuklukları, anemi, tiroid sorunları, diyabet | Gün boyu yorgunluk, üretkenlikte azalma, enerji kaybı | Kan testleri ile değerlendirme, stres yönetimi, yaşam tarzı değişiklikleri |
| Yaşlılar (65 yaş ve üzeri) | Kas kaybı (sarkopeni), kronik hastalıklar, ilaç yan etkileri, beslenme eksikliği, sosyal izolasyon | Çabuk yorulma, günlük aktivitelerde azalma, uykuya eğilim | Düşme riski, dehidrasyon, düzenli hekim kontrolü, sosyal destek |
Halsizlik Hangi Şiddetlerde Görülür?
Halsizlik, farklı şiddetlerde ve sürelerde ortaya çıkabilir ve geçici halsizlik, sürekli halsizlik ve kronik halsizlik gibi durumlarla sınıflandırılabilir. Geçici halsizlik, genellikle yoğun fiziksel aktivite, uyku eksikliği veya kısa süreli stres gibi faktörlerden kaynaklanır ve dinlenme veya basit yaşam tarzı değişiklikleriyle düzelir.
Sürekli halsizlik, daha uzun süre devam eden ve altta yatan bir sağlık sorununun belirtisi olabilecek bir durumdur; örneğin, tiroid hastalıkları, anemi veya beslenme eksiklikleri bu tür halsizliğe yol açabilir.
Kronik halsizlik ise genellikle 6 aydan uzun süren ve dinlenmeyle geçmeyen bir durum olup, kronik yorgunluk sendromu veya fibromiyalji gibi karmaşık sağlık sorunlarıyla ilişkilidir. Halsizliğin şiddeti ve süresi, doğru teşhis ve tedavi için önemli ipuçları sağlayabilir ve bu tür durumlarda bir uzmana başvurulması önemlidir.
Geçici Halsizlik
Geçici halsizlik, genellikle kısa süreli yorgunluk hissi olarak tanımlanır ve çoğunlukla yaşam tarzı faktörlerinden kaynaklanır. Uzun süreli fiziksel aktivite, yeterli uyuyamama, stresli bir dönem veya yoğun çalışma temposu, geçici halsizliğin yaygın nedenleridir.
Bu tür halsizlik, genellikle dinlenme, dengeli bir diyet, yeterli sıvı alımı ve stres yönetimiyle kolayca giderilebilir. Geçici olması nedeniyle günlük yaşamı ciddi şekilde etkilemez ve çoğu zaman kendiliğinden düzelir.
Sürekli Halsizlik
Sürekli halsizlik, daha uzun süre devam eden ve genellikle altta yatan bir sağlık sorununa işaret eden bir durumdur. Bu tür halsizlik, tiroid bozuklukları, kansızlık, enfeksiyonlar veya beslenme eksiklikleri gibi tıbbi nedenlerden kaynaklanabilir.
Yaşam kalitesini belirgin şekilde etkileyen sürekli halsizlik, basit dinlenme ile geçmez ve genellikle uzman bir doktor tarafından değerlendirilmesi gerekir. Tedavi, altta yatan nedenin belirlenip çözülmesine odaklanır.
Kronik (Geçmeyen) Halsizlik
Kronik halsizlik, 6 aydan uzun süren ve dinlenmeyle düzelmeyen, kişinin fiziksel ve zihinsel kapasitesini ciddi şekilde etkileyen bir durumdur. Kronik yorgunluk sendromu, fibromiyalji, uzun süreli stres veya bazı kronik hastalıklar, bu tür halsizliğin başlıca nedenlerindendir.
Kronik halsizlikte yorgunluk hissi, uyku düzeni ve enerji seviyelerini kontrol eden biyolojik süreçlerdeki bozukluklarla bağlantılıdır. Bu tür durumlar, multidisipliner bir yaklaşım gerektirir ve genellikle yaşam tarzı değişiklikleri, medikal tedavi ve psikolojik destekle yönetilir.
Halsizlik Kimlerde Görülür?
Halsizlik, birçok kişide farklı nedenlerle görülebilir. Genellikle ileri yaş gruplarında, kronik hastalığı olanlarda, yoğun stres altında çalışan bireylerde, yetersiz beslenenlerde, uyku bozukluğu yaşayanlarda ya da enfeksiyon geçirenlerde daha sık rastlanır. Ayrıca kansızlık, tiroid hastalıkları, depresyon, vitamin eksiklikleri ve bazı ilaçların yan etkileri de halsizliğe yol açabilir.
Halsizlik en çok şu gruplarda görülür:
- Yaşlı bireylerde yaşa bağlı metabolik yavaşlama nedeniyle
- Kronik hastalığı olanlarda (örneğin diyabet, kalp hastalıkları, KOAH)
- Kanser tedavisi gören veya bağışıklık sistemi zayıflamış kişilerde
- Yoğun stres, kaygı bozukluğu veya depresyon yaşayanlarda
- Uyku bozukluğu olan ya da uykusuz kalan bireylerde
- Dengeli ve yeterli beslenmeyen, vitamin-mineral eksikliği yaşayanlarda
- Ağır fiziksel efor harcayan ya da aşırı çalışan kişilerde
- Mevsimsel geçiş dönemlerinde veya enfeksiyon sonrası toparlanma sürecindekilerde
- Hamilelikte, hormonal değişikliklere bağlı olarak
Kadınlarda Halsizlik
Kadınlarda halsizlik, hormonal dalgalanmalar ve yaşam döngüsüne bağlı fizyolojik değişiklikler nedeniyle sık görülen bir durumdur. Özellikle adet döngüsü sırasında östrojen ve progesteron seviyelerindeki değişiklikler, enerji seviyelerinde düşüşe ve yorgunluğa yol açabilir.
Hamilelik döneminde artan enerji ihtiyacı, vücudun metabolik yükünün artması ve hormonal değişimler halsizliği tetikleyebilir. Menopoz döneminde ise östrojen seviyelerinin düşmesi, uyku bozuklukları ve sıcak basmaları gibi semptomlarla birleşerek halsizlik hissini artırabilir. Kadınlarda demir eksikliği anemisi de sık görülen bir halsizlik nedenidir.
Erkeklerde Halsizlik
Erkeklerde halsizlik genellikle yaşam tarzı faktörleri, stres ve iş yükü ile ilişkilendirilir. Fiziksel olarak yoğun çalışan erkeklerde, enerji harcamasının yüksek olmasına karşın dinlenme ve beslenmenin yetersiz olması halsizliğe neden olabilir.
Kronik stres, uyku eksikliği ve alkol veya tütün kullanımı gibi alışkanlıklar da erkeklerde enerji seviyelerini düşürerek halsizlik hissine yol açabilir. Ayrıca testosteron seviyelerindeki düşüklük, özellikle orta yaş ve üzeri erkeklerde, halsizlik ve yorgunluk hissine katkıda bulunabilir.
Çocuklarda Halsizlik
Çocuklarda halsizlik, genellikle beslenme eksiklikleri, büyüme çağında artan enerji ihtiyacı ve yetersiz uyku düzeninden kaynaklanır. Çocukların sağlıklı bir gelişim süreci için yeterli demir, vitamin ve mineral alması önemlidir; bu eksiklikler enerji seviyelerini düşürebilir ve yorgunluk hissine neden olabilir.

Ayrıca enfeksiyon hastalıkları, mevsimsel rahatsızlıklar veya yoğun okul temposu da çocuklarda halsizlik sebeplerindendir. Özellikle dikkatli olunmalı ve halsizlik uzun süre devam ederse bir uzmana danışılmalıdır, çünkü bu durum büyüme ve gelişim üzerinde olumsuz etkiler yaratabilir.
Yaşlılarda Halsizlik
Yaşlılarda halsizlik, yaşlanmanın doğal bir parçası olarak sıkça görülür ve genellikle birden fazla faktöre bağlıdır. Kas kütlesinde azalma (sarkopeni), kronik hastalıklar, yetersiz beslenme, sıvı kaybı, depresyon, uyku bozuklukları, ilaçların yan etkileri ve hareketsizlik gibi nedenlerle ortaya çıkabilir. Ayrıca sosyal izolasyon, anemi, hormonal dengesizlikler ve enfeksiyonlar da yaşlı bireylerde halsizliğe yol açabilir.
Halsizlik Neden Olur?
Halsizlik, yaşam tarzı alışkanlıkları, tıbbi durumlar ve psikolojik etkenler gibi çeşitli nedenlerden kaynaklanabilir. Düzensiz uyku alışkanlıkları, ekranlara maruz kalma, kafein veya alkol tüketimi gibi yaşam tarzı faktörleri uyku kalitesini bozarak yorgunluğa yol açabilir.
Düzenli fiziksel aktivitenin eksikliği ve dengesiz beslenme de enerjiyi düşürebilir. Anemi, tiroid bozuklukları, uyku apnesi ve kronik yorgunluk sendromu gibi tıbbi durumlar metabolizma ve oksijen taşıma sistemlerini etkileyerek halsizliğe neden olabilir.
Stres, kaygı ve depresyon gibi psikolojik faktörler ise enerji seviyelerini azaltabilir ve uyku düzenini bozabilir. Ayrıca, bazı ilaçlar ve hafif de olsa susuzluk gibi durumlar halsizliğin tetikleyicisi olabilir.
Halsizliğin nedenleri şu şekilde sıralanabilir:
- Düzensiz uyku alışkanlıkları ve yetersiz uyku
- Sağlıksız beslenme alışkanlıkları, yetersiz vitamin ve mineral alımı
- Fiziksel aktivite eksikliği veya aşırı fiziksel yorgunluk
- Anemi (kansızlık), özellikle demir eksikliği
- Tiroid bozuklukları, özellikle hipotiroidi
- Uyku apnesi gibi uyku bozuklukları
- Kronik yorgunluk sendromu
- Dehidrasyon (yetersiz sıvı alımı).
- Bazı ilaçların yan etkileri (örneğin, antihistaminikler veya antidepresanlar)
- Stres, kaygı ve depresyon gibi psikolojik durumlar
- Enfeksiyonlar veya bağışıklık sistemi ile ilgili hastalıklar
- Hormonal dengesizlikler
- Aşırı kafein veya alkol tüketimi
- Kronik hastalıklar (örneğin, diyabet veya kalp hastalıkları)
- Menopoz veya adet dönemiyle ilişkili hormonal değişiklikler
Halsizlik Tedavisi ve Uygulanan Yöntemler
Halsizlik tedavisi, altta yatan nedenlere bağlı olarak değişir ve sürekli veya kronik hale gelmiş yorgunluk durumlarında profesyonel bir yaklaşım gerektirir. İlk adım, kansızlık, tiroid hastalıkları, uyku apnesi veya kronik yorgunluk sendromu gibi tıbbi nedenleri belirlemek için bir sağlık uzmanına danışmaktır.
Altta yatan bir hastalık varsa, tedavi bu durumu iyileştirmeye yönelik olur; örneğin, anemi için demir takviyesi veya tiroid bozuklukları için uygun ilaç tedavisi uygulanabilir. Bunun yanında, yaşam tarzı değişiklikleri de tedavinin önemli bir parçasıdır.
Dengeli bir diyet, düzenli egzersiz, kaliteli uyku ve stres yönetimi, enerji seviyelerini artırabilir ve yorgunluğu azaltabilir. Kronik halsizlik durumlarında ise psikolojik destek, terapi veya enerji yönetimi teknikleri gibi yaklaşımlar, uzun vadeli çözüm için faydalı olabilir.
Halsizliği geçirmek için uygulanabilecek yöntemler arasında düzenli uyku alışkanlıkları edinmek, dengeli bir diyetle yeterli besin ve sıvı tüketimini sağlamak, düzenli fiziksel aktivite yapmak ve stresi yönetmeye yönelik teknikler uygulamak yer alır.
Örneğin, her gün aynı saatte yatıp kalkmak uyku düzenini desteklerken, protein, kompleks karbonhidrat ve sağlıklı yağlardan zengin bir diyet enerjiyi artırabilir. Hafif egzersizler, kan dolaşımını iyileştirerek enerji seviyelerini yükseltebilir.
Meditasyon, derin nefes alma veya yoga gibi stres yönetimi teknikleri, hormon dengesini korumaya ve zihinsel yorgunluğu azaltmaya yardımcı olabilir. Devam eden halsizlik durumlarında ise bir sağlık uzmanına danışmak önemlidir.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Sabahları Uyanırken Neden Halsiz Oluyorum?
Sabahları halsiz uyanmanın en yaygın nedenleri arasında yetersiz veya düzensiz uyku, uyku apnesi, stres ve kötü uyku hijyeni bulunur. Ayrıca, tiroid bozuklukları veya anemi gibi altta yatan sağlık sorunları da sabah halsizliğine neden olabilir. Yatmadan önce rahatlatıcı bir rutin oluşturmak ve düzenli uyku saatlerine uymak bu durumu hafifletebilir.
Halsizlik Sürekli Olursa Ne Yapmalıyım?
Sürekli halsizlik, altta yatan bir sağlık sorununun belirtisi olabilir. Kansızlık, tiroid hastalıkları veya kronik yorgunluk sendromu gibi durumların değerlendirilmesi için bir sağlık uzmanına başvurmanız önerilir. Ayrıca, yaşam tarzı faktörlerinizi gözden geçirerek uyku, beslenme ve fiziksel aktivite alışkanlıklarınızı iyileştirebilirsiniz.
Halsizlik İçin Ne Zaman Doktora Gitmeliyim?
Halsizlik, birkaç gün içinde dinlenme ve yaşam tarzı değişiklikleriyle düzelmiyorsa, başka belirtilerle (örneğin, baş dönmesi, nefes darlığı, ciddi yorgunluk) birlikte görülüyorsa ya da günlük aktivitelerinizi etkiliyorsa bir doktora başvurmalısınız. Sürekli halsizlik ciddi bir sağlık sorununun işareti olabilir.
Halsizlik İçin Ne Yemeliyim?
Enerji seviyelerini artırmak için dengeli bir diyet önemlidir. Protein, kompleks karbonhidratlar ve sağlıklı yağlar içeren bir beslenme planı uygulayın. Özellikle demir, B12 vitamini ve magnezyum gibi enerji üretiminde önemli olan besin maddelerini içeren yiyecekler tüketmeye özen gösterin.
Halsizlik Egzersizle Azalır Mı?
Evet, düzenli egzersiz enerji seviyelerini artırabilir ve halsizliği azaltabilir. Egzersiz, kan dolaşımını iyileştirir ve endorfin salgılanmasını teşvik ederek kendinizi daha enerjik hissetmenizi sağlar.
Halsizliğe Karşı Bitki Çayları Faydalı Mı?
Bazı bitki çayları halsizliğe karşı rahatlama sağlayabilir. Örneğin, yeşil çay, enerji seviyelerini artıran antioksidanlar içerir, nane çayı ise zihni canlandırabilir. Ancak bitki çaylarının sadece destekleyici bir yöntem olduğunu unutmamalı ve altta yatan sağlık sorunlarını tedavi etmek için bir doktora başvurmalısınız.
Halsizlik Ve Baş Dönmesi Birlikte Görülürse Ne Anlama Gelir?
Halsizlik ve baş dönmesi genellikle düşük kan şekeri, kansızlık, dehidrasyon veya tansiyon düşüklüğünün bir işareti olabilir. Bu belirtiler sık sık tekrar ediyorsa veya aniden başlıyorsa, bir sağlık uzmanına danışmanız önemlidir.
Halsizliği Önlemek İçin Günlük Rutin Nasıl Olmalı?
Düzenli bir uyku programı, dengeli beslenme, yeterli su tüketimi ve orta düzeyde egzersiz içeren bir günlük rutin, halsizliği önlemeye yardımcı olabilir. Ayrıca, gün içinde kısa molalar vererek zihinsel ve fiziksel dinlenme sağlayabilirsiniz.
Halsizliği Psikolojik Nedenler Tetikler Mi?
Evet, stres, anksiyete ve depresyon gibi psikolojik faktörler halsizliğin önemli tetikleyicilerindendir. Bu durumlar enerji seviyelerini düşürebilir ve uyku düzenini bozarak halsizliğe yol açabilir. Bu tür durumlar için profesyonel destek almak faydalı olabilir.
Halsizlik İçin Vitamin Takviyesi Almak Gerekir Mi?
Vitamin eksikliği, özellikle D vitamini, B12 ve demir eksikliği halsizliğe neden olabilir. Ancak vitamin takviyesi almadan önce bir doktora danışarak gerekli tahlilleri yaptırmanız ve eksikliğe yönelik uygun bir tedavi planı oluşturmanız önemlidir.