Daha iyi bir deneyim için konum izni vermelisiniz.
MENU

Genel Tanıtım

Düşmeler ya da travmalar omurga kırılmasına neden olabilir. Bu yaralanmaların bir kısmı ameliyat gerektirmese de, büyük kırıklar derhal ve uygun şekilde tedavi edilmelidir. Büyük omurga kırıklarında tedaviye geç kalınması, ciddi uzun süreli sorunlara neden olabilir.

Kemik erimesi yaşayan hastalarda küçük kazalara ve travmalara bağlı kırık veya çıkıklar sıklıkla görülmektedir. Osteoporoz veya kemiklerin zayıflaması basit kazalarda bile ciddi yaralanmalara neden olabilmektedir.

Omurga ve Omurilik Anatomisi

Omurga kırığı konusunu biraz daha iyi anlamak için omurga anatomisini kısaca gözden geçirelim. Omurga, birbirleriyle yumuşak doku, eklemler ve omurlar arası yastıkçıklar (disk) ile bağlanan 33 adet omur denen kemikten oluşur.

Bu omurlar zinciri gövdemizin dik durmasını, her yöne olan hareketini (öne, arkaya eğilme, yanlara dönme) sağlayan bir destek yapı oluşturur. Ayrıca her omurun arka kısmında omuriliğin içinden geçtiği bir halka kemik yapı vardır ve bunlar omuriliği korurlar.

Omurilik beyin ile kol, gövde ve bacaklar arasında irtibatı sağlayan ve beyinden bu bölgelere emir getiren ve götüren sinir dokusundan oluşur. Tıpkı bir elektrik kablosu gibi görev yaparak; el ve kollarımızın, ayak ve bacaklarımızın, duyu fonksiyonumuzun çalışmasını sağlar. Ayrıca nefes almamıza yardımcı olur, idrar ve dışkı fonksiyonlarını kontrol eder.

Omurga Yaralanmaları Nelerdir?

Omurga yaralanmaları hafif bir yumuşak doku travmasından omurga kırığı ve omurilik yaralanmasına kadar çeşitli şiddette gerçekleşebilir. Omurga kırık ve çıkıkları omurilik yaralanmasına ve dolayısıyla felce neden olabilir. Omurga yaralanmalarının tedavi şekli de vakanın şiddetine göre değişir.

Omurga Kırıkları Nerelerde Olur?

Kırıkların %5 veya 10'u boyun omurlarında, %70'i sırt ve bel omurlarında ve geri kalanı da daha aşağı bölgelerde görülür. En sık yaralanan bölge sırt ve bel omurlarının birleştiği 12. sırt omuru ve 1. bel omuru, omurganın en hareketli bölgesindedir.

Nedenleri

Omurgaya düşme ya da çarpma gibi bir kuvvet uygulandığında, omurgadaki kemik yükü taşıyamayabilir. Bu durum omurganın ezilerek kırılmasına neden olabilir. Sıkıştırma hafifse, sadece hafif ağrı ve minimum deformasyon yaşarsınız.

Eğer omurilik veya sinir köklerini etkileyen travma şiddetli ise şiddetli bir ağrı yaşanabilir. Bu durum bir süre sonra  kifoza neden olabilir. Özellikle osteoporoz hastalarında, hastalık kemiklerin zayıflamasına neden olduğu için bu durum kırıkların, özellikle de omurga kırıklarını en yaygın risk faktörleri arasında yer almaktadır.

Omurga Kırıkları Aşağıdaki Nedenlere Bağlı Gelişebilir:

  • Düşmeye, spora veya diğer nedenlere bağlı kazalar
  • Osteoporoz 
  • Omurga tümörleri

Omurga Kırıklarının Sebepleri Nelerdir?

Omurga kırıkları genellikle yüksek enerjili travmalara bağlı gelişir. Trafik kazaları en sık nedenlerden biri olarak gösterilmektedir. Bunun dışında düşmeler (özellikle yüksekten düşmeler), ateşli silah yaralanmaları ve spor kazaları omurga kırıklarının başlıca nedenleri arasındadır. Osteoporozu olan yaşlılarda ve omurga tümörü olan hastalarda ise bu hastalıkların etkilediği omurga kemikleri zayıfladığı için hafif düşmeler gibi düşük enerjili travmalar sonrası bile ciddi kırıklar oluşabilir.

Omurga kırıklarından en çok kimler etkilenir?

Omurga kırıklı hastaların %80’i 18-50 yaş arası kişilerdir. Erkekler kadınlara göre 4 kat daha fazla omurga kırığı geçirme riskine sahiptirler.


Belirtiler

Omurga kırığında belirtiler yaralanmanın ciddiyetine bağlı olarak değişiklik gösterebilir. Omurga kırıklarında aşağıdaki belirtiler görülebilir;

  • Sırt veya boyun ağrısı 
  • Uyuşma, karıncalanma, kas spazmı 
  • Halsizlik 
  • Bağırsaklarda veya mesanede meydana gelen değişiklikler
  • Felç 
  • Kollarda veya bacaklarda hareket kaybı gibi belirtiler gözlemlenirse en kısa süre içinde bir doktora başvurulması gereklidir.

Omurga Kırıklarının Belirtileri Nelerdir?

Omurga kırıklarının erken dönemdeki belirtileri yaralanmanın şiddetine ve yerine göre değişir. Boyun, sırt ve bel ağrısı ile kas spazmı başlıca bulgulardır. Omurilik yaralanması da varsa uyuşukluk, kol ve bacaklarda hissizlik, kuvvet kaybı, idrar, dışkı kaçırma veya yapamama gibi çeşitli şikayetler olabilir.

Geç dönemde ise sinir yaralanması olmayan hastalarda yeterli tedavi uygulanmaz ise omurgada kamburluk (kifoz) oluşması ve bunun yaratabileceği şiddetli ağrı en sık görülen şikayettir. Sinir yaralanması olan hastalar ise felç ve onun getirdiği problemlerle karşılaşırlar.

Tanı Yöntemleri

Omurga yaralanmalarında hastayı çok fazla hareket ettirmeden yatmasını sağlamak ve en kısa sürede ambulansa haber vermek son derece önemlidir. Eğer, doktor omurga kırıklarından şüpheleniyorsa hastanın kesin tanısını koyabilmek için radyografi, Bilgisayarlı tomografi, MR görüntülerini isteyebilir.

Omurga Kırıklarında Tanı Nasıl Konur?

Omurga yaralanması vakalarında kişinin en yakın hastaneye ulaştırılması ve işlemin yapılma şekli çok önemlidir. Taşıma için ambulans ve işin uzmanı paramediklerin gelmesi beklenmelidir.

Hastanın uygun pozisyonda taşınmaması yaralanmanın kaderini etkileyen en önemli unsurlardan birisidir. Acil servise getirildikten sonra doktorlar ilk müdahaleyi ve muayeneyi yaparak, tanı konulması için aşağıdaki tetkikleri isteyebilir.

Direkt Radyografi

Yaralanma şüphesi olan hastalara ilk yapılacak tetkiktir, çoğu zaman yaralanmanın olup olmadığını başarılı şekilde ortaya çıkarabilir.

Bilgisayarlı Tomografi

Kırıkları direkt radyografiden daha iyi gösterir. Bazı hastanelerde rutin olarak uygulanmaktadır. Diğer durumlarda ise direkt grafide görülen kırıkların şiddetini ve tipini değerlendirmek için istenebilir.

Manyetik Rezonans Görüntüleme (MR)

Omuriliğin ve yumuşak dokuların değerlendirilmesinde en iyi yöntemlerden biridir. Her hasta için gerekli değildir, ancak kırık tespit edilen hastalarda kırığın şiddeti ve yumuşak dokuların durumunu değerlendirmek için istenebilir.

Ayrıca sebebi açıklanamayan omurilik yaralanmalarında ya da omurilik yaralanması ile omurga kırığının seviyelerinin uyum göstermediği durumlarda istenebilir.


Omurilik Yaralanması Nasıl Oluşur?

Omurilik yaralanmaları genellikle omurga kırıkları sonrası kırılan kemiğin omuriliğin geçtiği kanalı daraltmasıyla meydana gelir. Ancak özellikle çocuklarda nadir olarak herhangi bir kemik kırığı olmadan omuriliğin aşırı gerilmesi ile de oluşabilir. Omurga kırıkları ve yaralanmaları omurganın boyun kısmından kuyruk sokumuna kadar herhangi bir bölgesinde olabilir.

Omurga Kırıkları Kaç Şekilde Oluşabilir?

Kırıklar

Bir kemiğin üzerine, dayanabileceğinden fazla yük binerse kemik kırılır. En sık görülen kırık tipi omurun ön kısmının çöktüğü "çökme kırıklarıdır". Eğer omurga üzerine binen yük daha da şiddetli ise o zaman omurun orta ve arka kısmı da kırılabilir ve kırık parçaları omurilik kanalına doğru yer değiştirip omuriliği zedeleyebilir.

Bu tip kırıklara "patlama kırığı" denir. Patlama kırıklarında omurilik yaralanması ve felç sık görülmekle birlikte her patlama kırığı felce ya da omurilik yaralanmasına neden olmaz. Kırıklar genellikle tek bir omurda olmakla beraber %20 veya %30 oranında ardışık veya ardışık olmayan birden fazla omuru da içerebilir.

Çıkıklar ve Kırıklı-Çıkıklar

Omurga üzerine binen yükler daha da artarsa o zaman kemikte kırıkla birlikte omurları birbirine bağlayan ve bir arada tutan yumuşak dokularda; disklerde, bağlarda ve eklemlerde yaralanma olabilir. Bu durumda iki omurun birbiri ile bağlantısı kopar ve omurga çıkığı meydana gelebilir.

Omurga çıkığı nadiren sadece yumuşak dokuların yaralanması ile oluşan çıkık olarak görülürken, sıklıkla omur kırığı ile birlikte “kırıklı çıkık” olarak da görülmektedir. Bu iki tip yaralanma ile birlikte omurilik yaralanması çoğu zaman gelişir ve en tehlikeli yaralanma şeklilerinden birisi haline gelir.

Aynı zamanda çıkık ve kırıklı çıkıkların iyileşmesi sadece kırık olan yaralanmalara göre çok daha zordur. Bu nedenlerden dolayı çıkık veya kırıklı çıkıklar çoğunlukla cerrahi tedavi gerektirir.

Tedavi Yöntemleri

Omurga Kırıklarının Tedavi Prensipleri Nelerdir?

Omurilik yaralanması olmayan hastada ağrının kontrolü ve omurganın bütünlüğünün sağlanması, tamir edilmesini amaçlar.

Yaralanmış omurgada tahribatın zaman içinde ilerleyerek kamburluğa yol açmasını ya da artan kamburlukla omurilikte başta olmayan bir yaralanma olmasını engellemek başlıca amaçlardır.

Omurilik yaralanması olan hastada ise yaralanmaya neden olan kemik baskısı, omurilik sıkışması gibi durumlar düzeltilmeye çalışılır. Bu tedavinin erken dönemde uygulanması özellikle kısmi felci olan hastalarda önemlidir.

Çünkü kısmi felç olan hastaların iyileşme şansı daha yüksektir. Tam felç gelişmiş hastalarda ise iyileşme şansı daha az olabilir. Ancak bu hastaların da erken rehabilitasyonu için kırık omurganın süratle tamir edilmesi ve bütünlüğünün kazanılması gerekir.

Omurga Kırıklarında Hangi Tedaviler Uygulanabilir?

Korse veya Alçı Tedavisi

Kırıkların iyileşmesi için bir tespit gereklidir. Özellikle çökme kırıklarında, omurilik yaralanması ve yumuşak bağ doku yaralanması olmayan hastalarda korse veya alçı tedavisi tercih edilir.

Amaç dışarıdan tespit ile kırığın iyileşmesini sağlamak, omurganın daha fazla çöküp omuriliğe baskı yapmasını ve kamburluk gelişmesini önlemektir. Alçı veya korse süresi genellikle 3 aylık bir süreyi kapsamaktadır.

Enstrümentasyon ve Füzyon

Kırık omurganın metal araçlar kullanarak tespit edilmesi ve aynı zamanda dondurulmasıdır. Bu işlem omurganın ön veya arka tarafından yapılabildiği gibi bazen her iki tarafında dondurulması gerekirken, füzyonun sağlanması aylar sürebilir.

Aynı zamanda omurilik yaralanması olan hastalarda omuriliği sıkıştıran kemik parçaları da cerrahi girişim sırasında temizlenebilir. Nörolojik yaralanma olmayıp da arka bağ dokuların yaralandığı patlama kırıklarında ve nörolojik yaralanma olan tüm diğer patlama kırığı, kırık veya kırıklı çıkıklarda tercih edilecek tedavi yöntemidir.

Vertebroplasti & Kifoplasti

Bazı seçilmiş çökme kırıklarında, osteoporoz veya tümöre bağlı kırıklarda ve bazı patlama kırıklarında uygulanabilen minimal invazif tedavi yöntemidir. Lokal anestezi altında uygulanabilir. Ciltde yapılacak küçük kesilerden omurgaya geniş iğneler ile girip kırığın düzeltilmesi ve için sağlamlaştırmak için titanyum kafes-çimento konması esasına dayanır.

Acıbadem Web ve Yayın Kurulu tarafından hazırlanmıştır. Güncellenme Tarihi: 04 Ekim 2019 Yayımlanma Tarihi: 18 Şubat 2019

Tıbbi Birimler

KİŞİSEL VERİLERİN ELDE EDİLMESİ VE İŞLENMESİ İLE İLGİLİ BİLGİLENDİRME FORMU

Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş. (“Acıbadem”) ve Acıbadem’in hakim ve bağlı şirketleri (hepsi birlikte “Acıbadem Grubu” olarak anılacaktır.) tarafından, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“Kanun”) ve ilgili mevzuat kapsamında Veri Sorumlusu sıfatıyla, kişisel verileriniz, aşağıda açıklanan çerçevede ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu, 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, Özel Hastaneler Yönetmeliği ve Sağlık Bakanlığı düzenlemeleri ve sair mevzuata uygun olarak işlenebilecektir.

1. Kişisel Verilerin elde Edilmesi, İşlenmesi ve İşleme Amaçları

Kişisel verileriniz Acıbadem Grubu tarafından sağlanmakta olan kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbî teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amaçlarıyla ve Acıbadem Grubu şirketlerinin faaliyet konularına uygun düşecek şekilde; sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik ortamda, çağrı merkezi, internet sitesi, sözlü, yazılı ve benzeri kanallar aracılığıyla elde edilmektedir. Sağlık verileriniz başta olmak üzere özel nitelikli kişisel verileriniz ve genel nitelikli kişisel verileriniz, Grup tarafından aşağıda yer alanlar dâhil ve bunlarla sınırlı olmaksızın bu maddede belirtilen amaçlar ile bağlantılı, sınırlı ve ölçülü şekilde işlenebilmektedir:

Acıbadem Grubu tarafından elde edilen her türlü kişisel veriniz (Özel nitelikli kişisel veriler de dahil fakat bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) aşağıdaki amaçlar ile işlenebilecektir:

İlgili mevzuat uyarınca elde edilen ve işlenen Kişisel Verileriniz, Acıbadem veya Acıbadem Grubu’na ait fiziki arşivler ve/veya bilişim sistemlerine nakledilerek, hem dijital ortamda hem de fiziki ortamda muhafaza altında tutulabilecektir.

2. Kişisel Verilerin Aktarılması

Kişisel verileriniz, Kanun ve sair mevzuat kapsamında ve yukarıda yer verilen amaçlarla Acıbadem ve Acıbadem Grubu tarafından Acıbadem Grubu’na dahil olan şirketler ile, Özel sigorta şirketleri, Sağlık bakanlığı ve bağlı alt birimleri, Sosyal Güvenlik Kurumu, Emniyet Genel Müdürlüğü ve sair kolluk kuvvetleri, Nüfus Genel Müdürlüğü, Türkiye Eczacılar Birliği, Mahkemeler ve her türlü yargı makamı, merkezi ve sair üçüncü kişiler, yetki vermiş olduğunuz temsilcileriniz, avukatlar, vergi ve finans danışmanları ve denetçiler de dâhil olmak üzere danışmanlık aldığımız üçüncü kişiler, düzenleyici ve denetleyici kurumlar, resmi merciler dâhil sağlık hizmetlerini yukarıda belirtilen amaçlarla geliştirmek veya yürütmek üzere işbirliği yaptığımız iş ortaklarımız ve diğer üçüncü kişiler ile paylaşılabilecektir.

3. Kişisel Veri Elde Etmenin Yöntemi ve Hukuki Sebebi

Kişisel verileriniz, her türlü sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik ortamda, yukarıda yer verilen amaçlar ve Acıbadem’in faaliyet konusuna dahil her türlü işin yasal çerçevede yürütülebilmesi ve bu kapsamda Acıbadem’in akdi ve kanuni yükümlülüklerini tam ve gereği gibi ifa edebilmesi için toplanmakta ve işlenmektedir. İşbu kişiler verilerinizin toplanmasının hukuki sebebi;

Ayrıca, Kanun’un 6. maddesi 3. fıkrasında da belirtildiği üzere sağlık ve cinsel hayata ilişkin kişisel veriler ise ancak kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbı teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amacıyla, sır saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler veya yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından ilgilinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir.

4. Kişisel Verilerin Korunmasına Yönelik Haklarınız

Kanun ve ilgili mevzuatlar uyarınca;

Mezkûr haklarınızdan birini ya da birkaçını kullanmanız halinde ilgili bilgi tarafınıza, açık ve anlaşılabilir bir şekilde yazılı olarak ya da elektronik ortamda, tarafınızca sağlanan iletişim bilgileri yoluyla, bildirilir.

5. Veri Güvenliği

Acıbadem, kişisel verilerinizi bilgi güvenliği standartları ve prosedürleri gereğince alınması gereken tüm teknik ve idari güvenlik kontrollerine tam uygunlukla korumaktadır. Söz konusu güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak muhtemel riske uygun bir düzeyde sağlanmaktadır.

6. Şikayet ve İletişim

Kişisel verileriniz teknik ve idari imkânlar dâhilinde titizlikle korunmakta ve gerekli güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak olası risklere uygun bir düzeyde sağlanmaktadır. Kanun kapsamındaki taleplerinizi, “https://www.acibadem.com.tr/acibademonline/hastaverilerinkorunmasi.html” web adresindeki “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Uyarınca Başvuru Formu” nu doldurarak;

Kanun kapsamındaki taleplerinizi, https://www.acibadem.com.tr/acibademonline/hastaverilerinkorunmasi.html web adresindeki “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Uyarınca Başvuru Formu” nu doldurarak ve formda belirtilen usullerle tarafımıza iletmenizi rica ederiz.

ALT MENÜ
Size nasıl yardımcı olabiliriz?