Daha iyi bir deneyim için konum izni vermelisiniz.
Size nasıl yardımcı olabiliriz?

PCOS (Polikistik over sendromu), kadınlarda hormonal ve metabolik dengeleri etkileyerek yumurtlamayı bozan yaygın bir endokrin bozukluktur. Adet düzensizlikleri, aşırı tüylenme (hirsutizm), sivilce, kilo artışı ve kısırlık gibi belirtilerle kendini gösterir. Bu durum genellikle genetik yatkınlık, insülin direnci ve artan erkeklik hormonlarının (androjenler) etkileşimi sonucu ortaya çıkar. Yumurtalıklarda çok sayıda kistin oluşumu sık görülür; bu kistler genellikle küçük ve içi sıvı dolu yapılardan oluşarak yumurtlamanın sağlıklı şekilde gerçekleşmesini engeller.

Tedavide öncelikle yaşam tarzı değişiklikleri (dengeli beslenme, düzenli egzersiz ve kilo kontrolü) tavsiye edilirken ilaç tedavisinde hormon düzenleyici doğum kontrol hapları, insülin direncine ve aşırı tüylenmeyi azaltmaya yönelik ilaçlar kullanılabilir. Ayrıca, çocuk sahibi olmak isteyen hastalarda ovulasyon (yumurtlama) indüksiyonu gibi üreme destek tedavileri de önemli bir seçenek oluşturur.

İçindekiler

PCOS Nedir?

Polikistik over sendromu (PCOS), kadınlarda hormon ve metabolik dengeleri bozarak yumurtlamayı etkileyen yaygın bir endokrin rahatsızlıktır ve genellikle adet düzensizlikleri, aşırı tüylenme (hirsutizm), sivilce, kilo artışı ve kısırlık gibi belirtilerle kendini gösterir. Bu durum, genetik yatkınlık, insülin direnci ve artan erkeklik hormonlarının (androjenler) etkileşimi sonucu ortaya çıkar. Yumurtalıklarda oluşan çok sayıda küçük ve sıvı dolu kist, yumurtlama sürecini olumsuz etkileyerek bazı vakalarda gebe kalmayı zorlaştırır.

Polikistik over sendromu (PCOS), dünya çapında üreme çağındaki kadınlar arasında en yaygın görülen endokrin bozukluklardan biridir ve araştırmalarda hastalığın sıklığının yaklaşık %8–13 arasında değiştiği bildirilmiştir. Bazı çalışmalarda bu oran %2, 2 ile %26 gibi geniş bir aralıkta seyrederken vakaların %70’e yakınının tanı almadığına dair veriler de bulunmaktadır. Ayrıca, 1990’dan 2019’a uzanan dönemde global ölçekte %30, 4’lük bir artış yaşandığı ileri sürülmektedir. Prevalans oranları, tanı kriterlerinin çeşitliliği ve yöntem farklılıkları gibi etkenlerle açıklansa da, tüm veriler PCOS’un kadınlar arasında hem çok sık rastlanan hem de önemli bir sağlık sorunu olduğunu net biçimde göstermektedir.

PCOS Belirtileri Nelerdir?

Polikistik Over Sendromu (PCOS), genellikle adet düzensizlikleri ve erkeklik hormonu fazlalığına bağlı belirtilerle kendini belli eder; bu belirtilere ek olarak ultrasonla yapılan incelemelerde yumurtalıkların etrafında küçük ve sıvı dolu keseciklerin görüldüğü saptanabilir.

PCOS belirtileri şu şekildedir:

  • Yüksek LH ve FSH oranı.
  • Düzensiz adet döngüleri veya adet görmeme.
  • Kilo alımı veya kilo vermekte zorluk.
  • Yüz, göğüs, sırt veya karın bölgesinde tüylenmenin artması (hirsutizm).
  • Saç dökülmesi veya erkek tipi kellik.
  • Sivilce veya ciltte yağlanma artışı.
  • Yumurtlama problemleri nedeniyle hamile kalmada zorluk.
  • Karın bölgesinde ağrı veya rahatsızlık hissi.
  • Koyu cilt lekeleri (genellikle boyun, kasık veya meme altı gibi bölgelerde).
  • Depresyon, kaygı ve ruh hali değişiklikleri.
  • İnsülin direnci ve kan şekeri dengesizlikleri.

Polikistik Over Neden Olur?

Polikistik over sendromu (PCOS), genetik yatkınlık ve çevresel faktörlerin etkileşimi sonucu ortaya çıkan karmaşık bir hormonal bozukluktur. Yumurtlamayı bozarak aşırı tüylenme, sivilce gibi belirtilere yol açan bu rahatsızlıkta birçok unsur rol oynar; örneğin insülin direnci ve yüksek insülin seviyeleri yumurtalıklarda androjen (erkeklik hormonu) üretimini artırarak yumurtlamayı bozar ve aşırı tüylenme, sivilce gibi belirtilere yol açar. Ayrıca, yüksek androjen ve LH hormonu seviyeleri ile düşük folikül uyarıcı hormon (FSH) düzeyleri, yumurta gelişimini ve salınımını olumsuz etkiler.

Aile öyküsünde PCOS bulunan kişilerde hormon düzenlenmesi ve insülin duyarlılığıyla ilgili bazı genlerin aktarılması sonucu hastalığa yatkınlık artar. Düşük düzeyde kronik inflamasyon (iltihaplanma) ise hem androjen salınımını tetikleyebilir hem de kardiyovasküler riskleri yükseltebilir. Ek olarak, doğum öncesi dönemde yüksek androjene maruz kalan bebeklerde ilerleyen yaşlarda PCOS gelişme ihtimalinin arttığı düşünülmektedir.

PCOS’un nedenleri şu şekilde sıralanabilir:

  • Genetik yatkınlık.
  • İnsülin direnci.
  • Yüksek androjen seviyeleri.
  • Hormonal dengesizlikler.
  • Düşük düzeyde kronik inflamasyon.
  • Doğum öncesi androjen maruziyeti.
  • Metabolik bozukluklar.

PCOS (Polikistik Over Sendromu) Tanısı ve Uygulanan Testler

Polikistik over sendromu (PCOS) tanısında temel olarak adet düzensizliklerinin varlığı, aşırı androjen belirtileri (klinik veya biyokimyasal olarak) ve yumurtalıklardaki çok sayıda küçük kistin ultrasonla tespit edilmesi esas alınır. Bunun için öncelikle hastanın tıbbi öyküsü dinlenir, fiziksel muayene ve kan testleri yapılır, gerekirse benzer belirtilere yol açabilecek diğer hormonal bozukluklar ek testlerle hariç bırakılır.

Ultrason incelemesinde yumurtalıklarda belirgin çok sayıda küçük ve sıvı dolu kesecik görülmesi, tanıyı destekleyen önemli bir bulgudur. Özellikle insülin direnci belirtilerinin de eşlik ettiği olgularda açlık kan şekeri ve insülin direnci testi düzeyleri gibi metabolik testler de istenir. Bu kapsamlı yaklaşım, PCOS tanısının kesinleştirilmesine yardımcı olur. Polikistik over adetin 3. günü yapılan testler ile kesinleştirilebilir çünkü üçüncü gün yapılan testler FSH ve LH hormonlarının düzeyini daha net gösterebilir.

PCOS tanısında uygulanan testler:

  • Tıbbi öykü değerlendirmesi : Hastanın adet düzeni, tüylenme artışı, kilo değişimleri ve akne gibi belirtileri içeren geçmişi dinlenir.
  • Fiziksel muayene : Vücut kitle indeksi, bel/kalça oranı, ciltteki koyu lekeler (akantozis nigrikans) ve aşırı tüylenme (hirsutizm) belirtileri kontrol edilir.
  • Hormon testleri : Total ve serbest testosteron, LH ve FSH oranı (LH/FSH oranının genellikle yüksek olması PCOS için tipiktir), prolaktin, tiroid hormonları ve gerekirse kortizol veya 17-hidroksiprogesteron düzeyleri incelenir.
  • Ultrason : Yumurtalıklarda çok sayıda küçük ve sıvı dolu kesecik (folikül) varlığının tespiti için transvajinal veya karın ultrasonu uygulanır.
  • İnsülin direnci testleri : Açlık kan şekeri, insülin düzeyleri ve HOMA-IR (insülin direnci) hesaplaması yapılır.
  • Metabolik testler : Kan lipid profili, kolesterol ve trigliserit seviyeleri incelenir.

PCOS (Polikistik Over Sendromu) Tedavisi ve Uygulanan Yöntemler

Polikistik over sendromu (PCOS) tedavisinde ilk basamak, düzenli egzersiz, sağlıklı beslenme ve kilo kontrolü gibi yaşam tarzı değişiklikleriyle başlar. Bu yaklaşımlar hem kilo verme hem de insülin direncini azaltma gibi amaçlarla metabolik dengelerin iyileştirilmesine destek olur.

Polikistik over tedavisi genel olarak şunları içerir:

  • Hormonal düzensizlikleri kontrol altına almak için genellikle doğum kontrol hapları veya benzeri hormon düzenleyici ilaçlar reçete edilir. Bu ilaçlar adet döngüsünün düzenlenmesini sağlarken, aşırı tüylenme ve sivilce gibi belirtilerin de hafiflemesine katkıda bulunur.
  • İnsülin direnci olan hastalarda ise insülin duyarlılığını artıran ilaçlar önerilebilir.
  • Hamile kalmak isteyen kişilerde ovulasyon (yumurtlama) indüksiyonu, çeşitli ilaçlarla yumurtlamanın uyarılması ve takibi gibi yöntemler uygulanabilir.

Özetle, PCOS tedavisi kişinin özel gereksinimlerine göre belirlenir ve yaşam tarzı değişikliği, ilaç tedavisi ve gerektiğinde üreme destek yöntemlerinin bir arada kullanılmasıyla olumlu sonuçlar elde edilir.

Polikistik Over Sendromu ve Kısırlık

Polikistik over sendromu (PKOS), kadınlarda hormonal dengesizliklere yol açarak doğurganlık üzerinde önemli etkiler yaratır. Yumurtlamanın düzensiz veya tamamen durması, bu sendromun en belirgin özelliklerinden biridir. Ayrıca adet döngüsünün düzensizleşmesi, yumurtalık kistlerinin oluşumu ve insülin direnci gibi faktörler de PKOS’lu kadınların hamile kalma sürecini zorlaştırabilir. PKOS, aynı zamanda kilo artışı, tüylenme, cilt problemleri gibi belirtilerle de kendini gösterebilir. Ancak uygun tedavi yöntemleri ve yaşam tarzı değişiklikleri ile hem doğurganlık üzerindeki etkileri azaltılabilir hem de gebelik şansı artırılabilir. Erken tanı ve tedavi, hem PKOS’un yönetilmesi hem de kısırlığın önlenmesi açısından kritik öneme sahiptir.

PKOS'un Doğurganlık Üzerindeki Etkileri

PKOS, yumurtlama ve üreme sağlığı üzerinde bir dizi olumsuz etkiye neden olur. Hormonal denge bozulduğu için yumurtlama süreci genellikle aksar ve bu da hamile kalmayı güçleştirir. Yumurtalıklarda oluşan kistler, yumurtlama döngüsünü daha da karmaşık hale getirir. İnsülin direnci ise hormon seviyelerini daha da dengesizleştirerek yumurtlamayı etkiler ve doğurganlık problemlerini artırır. Bunun yanı sıra, düzensiz adet döngüleri, kadınların ovulasyon tarihlerini tahmin etmelerini zorlaştırarak doğal yollarla gebelik şansını düşürür. Tüm bu etkiler, PKOS’lu kadınlarda kısırlık riskini belirgin şekilde artıran faktörlerdir.

Gebelik Şansını Artırma Yöntemleri

PKOS’lu kadınlarda gebelik şansını artırmak için birden fazla yöntem kullanılabilir ve bu yöntemler genellikle birbiriyle kombinlenir. Öncelikle yaşam tarzı değişiklikleri büyük önem taşır. Sağlıklı bir kilo yönetimi, hormonal dengenin sağlanmasına yardımcı olur ve insülin direncini azaltır. Bunun için düşük glisemik indeksli bir beslenme planı ve düzenli fiziksel aktivite önerilir. Araştırmalar, vücut ağırlığında %5-10’luk bir kaybın bile yumurtlama sürecini önemli ölçüde iyileştirebileceğini göstermektedir.

Tıbbi tedavi seçenekleri arasında ovulasyon indüksiyonu için kullanılan ilaçlar öne çıkar. Klomifen sitrat ve letrozol, yumurtlamayı tetiklemek amacıyla sıklıkla reçete edilen ilaçlardır. İnsülin direnci olan kadınlarda metformin tedavisi, insülin seviyelerini dengeleyerek hormonal sorunların azalmasına katkı sağlayabilir. Ayrıca hormonal doğum kontrol yöntemleri, PKOS’lu kadınlarda adet döngüsünü düzenlemek ve yumurtalıklara zarar verebilecek hormonal dengesizlikleri azaltmak için bir süreliğine kullanılabilir.

Polikistik Over Sendromu ve Beslenme

Polikistik over sendromu (PKOS), hormonal ve metabolik dengesizliklerle ilişkilendirilen bir durum olduğu için, beslenme tedavisi yönetiminde kritik bir role sahiptir. Doğru bir beslenme planı, insülin direncini azaltabilir, hormonları dengeleyebilir ve PKOS’a bağlı semptomların hafifletilmesine yardımcı olabilir. Beslenme düzenindeki değişiklikler, hem kilo kontrolünü destekler hem de uzun vadede yumurtlama ve adet döngüsünün düzenlenmesine katkı sağlar. PKOS yönetiminde başarılı sonuçlar elde etmek için dengeli, düşük glisemik indeksli ve besin değeri yüksek gıdalardan oluşan bir diyet tercih edilmelidir.

PKOS'ta Beslenme Önerileri

PKOS’un etkilerini azaltmak ve genel sağlık durumunu iyileştirmek için bazı temel beslenme ilkelerine uyulması önerilir. Düşük glisemik indeksli (GI) gıdalar, kan şekerini düzenleyerek insülin seviyelerini kontrol altında tutmada yardımcıdır. Tam tahıllar, yulaf, kinoa, mercimek gibi kompleks karbonhidratlar, hem enerji sağlar hem de kan şekerinde ani dalgalanmaları önler. Bol miktarda sebze ve meyve tüketmek, vücudu antioksidanlarla desteklerken aynı zamanda vitamin ve mineral ihtiyacını karşılar. Omega-3 yağ asitleri açısından zengin somon, sardalya gibi yağlı balıklar veya ceviz, keten tohumu gibi bitkisel kaynaklar inflamasyonu azaltmaya yardımcı olabilir. Protein kaynakları olarak derisiz tavuk, hindi, balık gibi yağsız seçenekler tercih edilmelidir. Ayrıca, zeytinyağı ve avokado gibi sağlıklı yağlar, hormonal dengeyi destekler.

Kaçınılması Gereken Gıdalar

Polikistik over sendromu (PKOS), beslenme düzeni ile yakından ilişkilendirilen bir sağlık sorunudur. Yanlış beslenme alışkanlıkları, hormonal dengesizlikleri artırabilir ve insülin direncini kötüleştirebilir. Doğru bir beslenme planı ise PKOS’un semptomlarını hafifletmek ve genel sağlık durumunu iyileştirmek için önemli bir adımdır. Düşük glisemik indeksli gıdalar, sağlıklı yağlar ve yeterli protein içeren bir diyet, hem kilo yönetimini kolaylaştırır hem de hormonal dengeyi destekler. Aynı şekilde, bazı gıdaların tüketiminden kaçınmak da tedavi sürecinde etkili sonuçlar elde edilmesine yardımcı olabilir.

PKOS yönetiminde aşağıdaki gıdaların tüketiminden kaçınılması veya sınırlandırılması önemlidir:

  • Rafine şeker içeren gıdalar ve içecekler: Şekerli tatlılar, gazlı içecekler ve hazır atıştırmalıklar, insülin direncini artırabilir.
  • Rafine karbonhidratlar: Beyaz ekmek, beyaz pirinç ve makarna gibi işlenmiş tahıllar, kan şekerinde ani yükselişe neden olur.
  • Doymuş ve trans yağlar: Fast food ürünleri, margarinler, kızartmalar ve işlenmiş gıdalar, inflamasyonu artırabilir ve hormon dengesini bozabilir.
  • İşlenmiş et ürünleri: Salam, sucuk, sosis gibi yüksek tuz içeren ürünler, genel sağlık için de risk oluşturur.
  • Konserve ve paketli gıdalar: Aşırı tuz ve katkı maddesi içeren bu ürünler, sağlıksız seçimler arasında yer alır.
  • Fazla kafein ve alkol: Hormonal dengesizliklere yol açabileceği için tüketim miktarı sınırlandırılmalıdır.

Polikistik Over Sendromunun Olası Riskleri

Polikistik over sendromu (PKOS), yalnızca üreme sağlığını değil, genel sağlık durumunu da etkileyen ciddi risklerle ilişkilendirilebilir. Hormonal dengesizlik ve insülin direnci, uzun vadede çeşitli sağlık sorunlarına yol açabilir. PKOS’lu kadınlarda metabolik hastalıklar, kardiyovasküler rahatsızlıklar ve psikolojik sorunların görülme riski artar. Bu durumların erken tanınması ve yönetimi, hem yaşam kalitesini artırmak hem de uzun vadeli riskleri önlemek için kritik öneme sahiptir. PKOS'un olası risk faktörlerini anlamak, bu hastalığın yönetiminde daha bilinçli adımlar atmayı sağlar.

Metabolik ve Kardiyovasküler Riskler

PKOS, metabolik sendromun önemli bir bileşeni olarak kabul edilir ve insülin direnci bu tabloyu daha da ağırlaştırır. İnsülin direnci, tip 2 diyabet riskini belirgin şekilde artırır ve bu durum, PKOS’lu kadınlarda sıklıkla görülür. Aynı zamanda yüksek kolesterol ve trigliserid seviyeleri, kardiyovasküler hastalık riskini yükseltir. Bu kadınlarda hipertansiyon görülme sıklığı da artar, bu da kalp ve damar sağlığı üzerinde olumsuz etkilere yol açabilir. Karaciğer yağlanması gibi metabolik sorunlar da PKOS’un neden olabileceği önemli riskler arasında yer alır. Uzun vadede bu sorunlar, obezite ile birleşerek hastalıkların daha karmaşık bir hale gelmesine yol açabilir.

Psikolojik Etkiler

PKOS, yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda psikolojik sağlığı da etkileyebilir. Hormonal değişiklikler ve hastalığın yarattığı fiziksel semptomlar, özgüven kaybına ve depresyon riskine yol açabilir. Özellikle kilo alımı, akne ve tüylenme gibi belirtiler, kişinin vücut imajını olumsuz etkileyerek sosyal kaygıya neden olabilir. Bunun yanında, düzensiz adet döngüleri ve kısırlık gibi sorunlar, duygusal stres ve anksiyete riskini artırabilir.

Polikistik Over Sendromu Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar PCOS'a Yol Açar mı?

Yapılan araştırmara göre cinsel yolla bulaşan hastalıkların (CYBH) doğrudan Polikistik Over Sendromu’na (PCOS) neden olduğuna dair kesin bir bulgu yoktur. PCOS’un gelişiminde daha çok genetik yatkınlık, insülin direnci, hormonal dengesizlikler ve çevresel faktörler rol oynar. Bununla birlikte, tedavi edilmeyen veya kronik hâle gelen bazı enfeksiyonlar üreme organlarına zarar verebilir. Bu zarar yumurtlama sorunlarına veya genel üreme sağlığına ilişkin diğer problemlere yol açabilse de, PCOS özelinde doğrudan bir neden-sonuç ilişkisi saptanmamıştır.

PCOS Ne Demek?

Polikistik Over Sendromu (PCOS), kadınlarda yumurtlama ve hormonal dengeyi bozan yaygın bir endokrin bozukluktur. Aşırı tüylenme, adet düzensizlikleri, sivilce, kilo artışı ve kısırlık gibi belirtilerle kendini gösterebilir.

PCOS Bulaşıcı mı?

Hayır, PCOS bulaşıcı bir hastalık değildir; genetik yatkınlık, insülin direnci ve hormonal dengesizlikler gibi faktörlerin etkileşimi sonucu ortaya çıkar.

PCOS Tedavi Edilebilir mi?

PCOS’un tamamen ortadan kaldırılması mümkün olmasa da belirtilerin kontrol altına alınması ve yaşam kalitesinin artırılması için çeşitli tedavi yöntemleri vardır. Hormon düzenleyici ilaçlar, yaşam tarzı değişiklikleri (dengeli beslenme, düzenli egzersiz) ve insülin direncine yönelik tedaviler sıkça uygulanır.

PCOS Her Zaman Kısırlığa Neden Olur mu?

PCOS, kısırlık riskini artırabilen bir durumdur; çünkü düzensiz yumurtlama veya hiç yumurtlamama söz konusu olabilir. Ancak doğru tedavi ve müdahalelerle (örneğin yumurtlama tedavileri) birçok kadın çocuk sahibi olabilmektedir.

PCOS’ta Adet Düzensizliğinin Nedeni Nedir?

Yumurtlama bozuklukları ve hormonal dengesizlikler, adet döngüsünün düzenlenmesini zorlaştırır. Özellikle yüksek erkeklik hormonu (androjen) seviyeleri ve insülin direnci, düzenli yumurtlama sürecini sekteye uğratarak adet düzensizliklerine yol açar.

PCOS Beslenme İle İlişkili midir?

PCOS’un tek başına yanlış beslenmeden kaynaklandığını söylemek doğru olmasa da yüksek karbonhidratlı ve şekerli gıdalar, insülin direncini artırarak belirtileri şiddetlendirebilir. Dengeli beslenme ve düzenli egzersiz, PCOS yönetiminde önemli rol oynar.

PCOS Sadece Kilolu Kadınlarda mı Görülür?

Hayır, PCOS her vücut tipindeki kadında görülebilir. Aşırı kilo, insülin direnci ve hormon dengesi üzerinde olumsuz etkiler yaratarak PCOS belirtilerini artırsa da zayıf kadınlarda da PCOS gelişebileceği unutulmamalıdır.

PCOS’un Psikolojik Etkileri Nelerdir?

Hormon seviyelerindeki değişiklikler, görünüşle ilgili endişeler (aşırı tüylenme, kilo alımı gibi) ve gebe kalma güçlükleri, kaygı veya depresyon riskini artırabilir. Psikolojik destek, PCOS’la başa çıkma sürecinde yardımcı olabilir.

Metformin PCOS Hastalarına Nasıl Yardımcı Olur?

Metformin, insülin direnci üzerinde etkili bir ilaçtır. İnsülin direnci sorunu yaşayan PCOS’lu kadınlarda metformin, hormon dengesini iyileştirerek adet düzenini destekler ve kilo kontrolünü kolaylaştırabilir.

Acıbadem Web ve Yayın Kurulu tarafından hazırlanmıştır. Güncellenme Tarihi: 22 Eylül 2025 Pazartesi Yayımlanma Tarihi: 18 Şubat 2019 Pazartesi
Bu içeriği ortalama 10 dakikada okuyabilirsiniz.

Tıbbi Birimler

Bize Ulaşın

Bilgi talepleriniz için aşağıdaki formu doldurabilirsiniz.

Acıbadem Sağlık Grubu olarak size daha iyi ve kaliteli bir hizmet sunabilmemiz için istek, öneri, teşekkür ve şikayetlerinizi aşağıdaki formu doldurarak ya da 444 55 44 numaralı telefondan tarafımıza ulaşarak bildirebilirsiniz.

Devamı
Devamı
Güvenlik Kodu

KİŞİSEL VERİLERİN ELDE EDİLMESİ VE İŞLENMESİ HAKKINDA AYDINLATMA METNİ

Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş. ile EK-1’de listelenen hâkim ve bağlı şirketleri (her biri ayrı ayrı “Şirket”, hepsi birlikte “Şirketler” olarak anılacaktır.) tarafından, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“Kanun”) ve ilgili mevzuat kapsamında Veri Sorumlusu sıfatıyla, elde edilen genel nitelikli ve/veya özel nitelikli kişisel verileriniz (sağlık verileri dâhil ancak bununla sınırlı olmamak üzere) (“Kişisel Veri”), aşağıda açıklanan çerçevede ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu, 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, Uzaktan Sağlık Hizmetlerinin Sunumu Hakkında Yönetmelik, Özel Hastaneler Yönetmeliği, Sağlık Bakanlığı düzenlemeleri ve sair mevzuata uygun olarak işlenebilecektir.

I. Kişisel Veri’lerin Elde Edilmesi, İşlenmesi ve İşleme Amaçları

Kişisel Veri’leriniz sağlanmakta olan kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbî teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amaçlarıyla ve Şirket’in faaliyet konularına uygun düşecek şekilde sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik (internet sitesi, mobil uygulamalarımız, çağrı merkezi gibi) kanallar aracılığıyla elde edilmektedir. Kişisel Veri’leriniz, Şirket tarafından aşağıda yer alanlar dâhil ve bunlarla sınırlı olmaksızın, faaliyet konusuna uygun olduğu ölçüde, bu maddede belirtilen amaçlar ile bağlantılı ve ölçülü şekilde işlenebilmektedir:

Elde edilen her türlü Kişisel Veri, Kanun’un 5. ve 6. maddelerinde belirtilen Kişisel Veri işleme şartları uyarınca; aşağıdaki amaçlar ile işlenebilecektir:

Uzaktan sağlık hizmeti almanız halinde bu kapsamda elektronik ortam (internet sitemiz ve/veya mobil uygulamamız) aracılığıyla elde edilen Kişisel Veri’leriniz, yukarıda belirtilen Kişisel Veri işleme amaçlarına ek olarak aşağıdaki amaçlar ile işlenebilecektir:

İlgili mevzuat uyarınca elde edilen ve işlenen Kişisel Veri’leriniz, tarafımıza ait fiziki arşivler ve/veya bilişim sistemlerine nakledilerek, hem dijital ortamda hem de fiziki ortamda muhafaza altında tutulabilecektir.

II. Kişisel Verilerin Aktarılması

Kişisel Veri’ileriniz, Kanun ve sair mevzuat kapsamında ve yukarıda yer verilen amaçlarla ilgili Şirket tarafından,  (i) özel sigorta şirketleri, (ii) T.C. Sağlık Bakanlığı ve bağlı alt birimleri, Sosyal Güvenlik Kurumu, T.C. İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü ve sair kolluk kuvvetleri, T.C. İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü, Türkiye Eczacılar Birliği, Mahkemeler ve her türlü yargı makamı, (iii) yetki vermiş olduğunuz temsilcileriniz ve avukatlar, (iv) vergi ve finans danışmanları ve denetçiler de dâhil olmak üzere danışmanlık aldığımız üçüncü kişiler, (v) düzenleyici ve denetleyici kurumlar ve resmi merciler, (vi) sağlık hizmetlerimizi geliştirmek veya yürütmek üzere işbirliği yaptığımız iş ortaklarımız ve EK-1’de yer alan Şirketlerle paylaşılabilecektir ve (vii) sosyal medya hesaplarımız veya ilgili mesaj uygulamaları üzerinden mesaj paylaşımı yapmanız veya internet sitelerimiz üzerinden canlı destek almanız halinde paylaşacağınız bilgileriniz ve beyan ettiklerinizle sınırlı olarak Kişisel Veri’leriniz ilgili sosyal medya hesabının veya mesaj uygulamasının sahibi yurtiçinde ya da yurtdışında mukim diğer veri sorumlusu gerçek ve/veya tüzel kişiler tarafından işlenebilecektir.

III. Kişisel Veri Elde Etmenin Yöntemi ve Hukuki Sebebi

Kişisel Veri’leriniz, her türlü sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik ortamda, yukarıda yer verilen amaçlar ve Şirket’in faaliyet konusuna dâhil her türlü işin yasal çerçevede yürütülebilmesi ve bu kapsamda Şirket’in akdi ve kanuni yükümlülüklerini tam ve gereği gibi ifa edebilmesi için toplanmakta ve işlenmektedir. İşbu kişisel verilerinizin toplanmasının hukuki sebebi;

Kanun’un 6. maddesi 3. fıkrasında da belirtildiği üzere sağlık ve cinsel hayata ilişkin kişisel veriler ise ancak kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbı teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amacıyla, sır saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler veya yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından ilgilinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir.

IV. Kişisel Verilerin Korunmasına Yönelik Haklarınız

Kişisel Veri’lerinizin korunmasına yönelik haklarınız Kanun’un 11. maddesi ve ilgili mevzuatlar uyarınca aşağıda belirtilen haklara sahipsiniz:

Mezkûr haklarınızdan birini ya da birkaçını kullanmanız halinde ilgili bilgi tarafınıza, açık ve anlaşılabilir bir şekilde yazılı olarak ya da elektronik ortamda, tarafınızca sağlanan iletişim bilgileri yoluyla, bildirilir.

V. Veri Güvenliği

Şirketler, Kişisel Veri’lerinizi bilgi güvenliği standartları ve prosedürleri gereğince alınması gereken tüm teknik ve idari güvenlik kontrollerine tam uygunlukla korumaktadır. Söz konusu güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak muhtemel riske uygun bir düzeyde sağlanmaktadır.

VI. Şikâyet ve İletişim

Kişisel Veri’leriniz teknik ve idari imkânlar dâhilinde titizlikle korunmakta ve gerekli güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak olası risklere uygun bir düzeyde sağlanmaktadır.

Kanun kapsamındaki taleplerinizi, https://www.acibadem.com.tr/acibademonline/images/Ac%C4%B1badem_Veri_Sahibi_Basvuru_Formu.pdf internet adresindeki “Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Tic. A.Ş. Veri Sahibi Başvuru Formu” nu doldurarak;

i. Atatürk Mahallesi, Feza Sokak, No:3 İç Kapı No:8 K:12 Ataşehir, İstanbuladresine kargo ile ıslak imzanızı taşıyan bir dilekçe ile “Kurumsal Sekretarya” departmanı dikkatine Zarfına “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Kapsamında Bilgi Talebi” yazarak,

ii. Noter kanalıyla,

iii. acibademsaglik@hs02.kep.tr adresine güvenli elektronik ya da mobil imzalı olarak, kayıtlı elektronik posta adresi veya sistemimizde kayıtlı elektronik e-posta adresiniz aracılığıyla,

iv. Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş.’ne hitaben yazdığınız dosyayı güvenli e-imza ile imzalayarak kisiselveri@acibadem.com adresine e-posta’nın konu kısmına “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Bilgi Talebi” yazarak veya

v. Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun belirleyeceği diğer yöntemlerle iletebilirsiniz.

EK-1: Şirket’lerin listesi;

 

YUKARI
İçindekiler