Daha iyi bir deneyim için konum izni vermelisiniz.
Size nasıl yardımcı olabiliriz?

Yılancık hastalığı (erizipel) genelde Streptococcus pyogenes bakterisinin neden olduğu, cildin üst ve alt katmanlarını etkileyen bir enfeksiyondur. Yüz, bacak ve ayaklarda kızarıklık, şişlik, ağrı ve ateş gibi aniden başlayan belirtilerle ortaya çıkar.

Ciltteki çatlaklar, mantar enfeksiyonları veya yaralanmalar hastalığın bulaşmasına neden olabilir. Yılancık tedavisi genellikle antibiyotiklerle yapılır ve erken teşhisle tamamen iyileşme mümkündür. Hijyen kurallarına dikkat etmek ve cilt yaralanmalarını önlemek hastalıktan korunmada önemlidir.


İçindekiler

Yılancık Hastalığı (Erizipel) Nedir?

Erizipel (yılancık hastalığı) cildin yüzeyel katmanlarını etkileyen bakteriyel bir enfeksiyondur. Aniden başlayan ateş, ciltte belirgin kızarıklık, şişlik ve ağrı ile kendini gösterir.

Yılancık hastalığı, tedavi edilmediğinde ilerleyebilir ve ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Bu nedenle, erken tanı ve antibiyotik tedavisi büyük önem taşır.

Yılancık Hastalığının Belirtileri Nelerdir?

Yılancık hastalığı çoğunlukla bacaklarda görülen yaygın bir bakteriyel cilt enfeksiyonu olarak bilinir. Ani başlayan ateş, lenf bezlerinde şişlik, kabarcıklar yaygın belirtiler arasında bulunur.

Ciltte Kızarıklık ve Belirgin Şişlik

Cilt kızarıklığı yılancık hastalığının ilk belirtisidir. Enfekte bölgedeki cilt, parlak kırmızı olur ve bu kızarıklık hızla yayılabilir. Kızarıklık genelde enfeksiyonun başlangıcında belirgindir.

Ciltte şişlik ve ödem de hastalığını yaygın belirtileri arasında yer alır. Enfekte bölge zamanla şişer ve bu durum ciltte gerginlik yaratır. Ödem, enfeksiyonun şiddetine bağlı olarak artabilir.

Ateş, Titreme ve Genel Halsizlik

Yılancık hastalığında, enfeksiyonun başlangıcında ateş ve titreme sık görülen belirtilerdir. Bu semptomlar, vücudun enfeksiyona karşı verdiği tepki olarak ortaya çıkar. Ateş ve titreme hastalığın ilerleyen aşamalarında daha şiddetli hale gelebilir.

Ciltte Sıcaklık Artışı ve Ağrı

Yılancık hastalığında ciltte sıcaklık artışı belirgin bir şekilde hissedilir. Enfekte bölge genellikle sıcak, gergin ve ağrılıdır. Ciltte sıcaklık artışı enfeksiyonun şiddetini gösteren önemli bir belirtidir.

Bu bölgede ağrı ve hassasiyet de yaygın olarak görülür. Enfeksiyon ilerledikçe, ciltteki ağrı daha belirgin hale gelir ve hasta rahatsızlık hissi yaşayabilir. Erken tedavi ile ciltteki sıcaklık artışı ve ağrı hafifletilebilir.

Lenf Bezlerinde Şişlik ve Hassasiyet

Yılancık hastalığında lenf düğümlerinde şişlik ve hassasiyet sıkça görülür. Enfeksiyon ilerledikçe, bu lenf bezleri belirgin şekilde büyür ve ağrılı hale gelebilir. Lenf düğümlerindeki şişlik, vücudun enfeksiyonla savaştığının bir göstergesidir.

Kabarcık ve Yaraların Oluşması

Yılancık hastalığında enfekte bölgedeki ciltte kabarcıklar ve yaralar oluşabilir. Bu kabarcıklar genellikle sıvı doludur ve enfeksiyon ilerledikçe büyüyebilir. Kabarcıklar, ciltte gerginlik ve ağrıya neden olabilir, bu da hastanın rahatsızlık seviyesini artırır.

Yılancık Hastalığı (Erizipel) Neden Olur?

Yılancık hastalığı genellikle Streptococcus pyogenes adlı bakterinin ciltteki açıklıklardan vücuda girmesiyle oluşur. Bu bakteri, ciltteki çatlaklar, kesikler, mantar enfeksiyonları, yaralar veya böcek ısırıkları gibi giriş noktalarını kullanarak enfeksiyona yol açar. Zayıf bağışıklık sistemi, diyabet ve lenfödem gibi durumlar, hastalığın gelişme riskini artırabilir.

Özellikle bacaklar, ayaklar ve yüz bölgesi enfeksiyonun en sık görüldüğü alanlardır.

Streptokok Bakterileri ile Bulaşma

Yılancık hastalığı çoğunlukla streptokok bakterileri ile bulaşır. Streptococcus pyogenes adlı bu bakteriler, ciltteki yaralar veya kesikler aracılığıyla vücuda girer. Streptokok bakterileri, enfekte kişilerin cilt temasıyla veya hava yoluyla da bulaşabilir.

Ciltte Oluşan Yaralanmalar ve Çatlaklar

Yılancık hastalığı, ciltteki yaralanmalar ve deri çatlakları nedeniyle kolayca bulaşabilir. Bu tür cilt hasarları, bakterilerin deriye girmesi için bir fırsat oluşturur. Enfeksiyon yüz ve alt ekstremitelerde görülme olasılığı daha yüksektir.

Yüzdeki yaralanmalar veya bacaklardaki deri çatlakları, hastalığın yayılmasında etkili olabilir. Deri çatlakları ve yaralanmaları enfeksiyonun başlangıcında vücudun savunma mekanizmalarını zorlar. Zamanında tedavi edilmediğinde, bu tür yaralar enfeksiyonun daha da kötüleşmesine yol açabilir.

Bağışıklık Sistemi Zayıflığı ve Diyabet

Bağışıklık sistemi zayıflığı olan kişilerde erizipel daha kolay ortaya çıkar. Diyabet ve bağışıklık sistemi zayıflığı, enfeksiyonlara karşı direncin azalmasına neden olur. Bu durum, streptokok bakterilerinin ciltte hızla yayılmasını kolaylaştırır.

Kronik Damar Hastalıkları ve Ödem

Kronik damar hastalıkları cilt dolaşımını bozarak yılancık enfeksiyonuna zemin hazırlayabilir. Özellikle bacaklarda görülen ödem, bakterilerin tutunmasını ve çoğalmasını kolaylaştırır. Kronik damar hastalıkları ve ödem, yılancık hastalığının tekrarlama riskini de artırabilir.

Yılancık Hastalığı (Erizipel) Nasıl Teşhis Edilir?

Yılancık hastalığı hastanın şikayetleri ve fiziksel bulgularına göre teşhis edilir. Tanı yöntemleri (fiziksel muayene, kan testi) önemli yer tutar.

  • Fiziksel muayene ve hastanın öyküsü
  • Kan testleri ve laboratuvar incelemeleri
  • Diğer cilt enfeksiyonlarından ayırıcı tanı

Fiziksel muayenede kızarıklık, şişlik ve ağrı değerlendirilirken, kan testi enfeksiyonun varlığını ve şiddetini belirlemede yardımcı olur.

Fiziksel Muayene ve Hastanın Öyküsü

Yılancık hastalığının teşhisinde fiziksel muayene ve hastanın öyküsü büyük önem taşır. Hekim, ciltteki kızarıklık, şişlik ve sıcaklık gibi belirtileri değerlendirir. Hastanın öyküsünde son zamanlarda yaşanan cilt yaralanmaları, ateş ve halsizlik gibi bilgiler tanıya yön verir.

Kan Testleri ve Laboratuvar İncelemeleri

Yılancık hastalığının tanısında kan testleri ve laboratuvar incelemeleri destekleyici rol oynar. Kan testlerinde enfeksiyona bağlı olarak beyaz kan hücrelerinde artış ve iltihap belirteçlerinde yükselme görülebilir. Laboratuvar incelemeleri, enfeksiyonun ciddiyetini değerlendirmeye ve gerekli tedaviyi planlamaya yardımcı olur.

Diğer Cilt Enfeksiyonlarından Ayırıcı Tanı

Yılancık hastalığının doğru teşhisi için diğer cilt enfeksiyonlarından ayırıcı tanı yapılması gerekir. Selülit, dermatit ve zona gibi hastalıklar benzer belirtiler gösterebilir. Ayırıcı tanı, uygun tedavinin belirlenmesi açısından büyük önem taşır.

Yılancık Hastalığının Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Yılancık hastalığının tedavisinde en temel yöntem antibiyotik kullanımıdır. Genelde penisilin grubu antibiyotikler tercih edilir ancak alerji durumunda alternatif ilaçlar da uygulanır. Tedaviye ek olarak ateş düşürücüler ve ağrı kesiciler de kullanılabilir.

Enfekte bölgenin dinlendirilmesi ve yüksekte tutulması, şişliği azaltmaya yardımcı olur. Cilt temizliği ve hijyen, iyileşme sürecini destekler. Erken müdahale ile hastalık genellikle kısa sürede kontrol altına alınabilir.

Antibiyotik Tedavisi (Penisilin ve Alternatifleri)

Yılancık hastalığında enfeksiyonu kontrol altına almak için antibiyotik tedavisi uygulanır. Antibiyotik tedavisi erken dönemde başlandığında hastalığın yayılmasını ve komplikasyon gelişimini önler. En sık tercih edilen ilaçlar, etkili sonuçlar veren penisilin grubu ilaçlardır.

Alerjisi olan hastalarda penisilin grubu ilaçlar yerine farklı antibiyotik seçenekleri kullanılır. Uygun antibiyotik seçimi, enfeksiyonun şiddetine ve hastanın genel sağlık durumuna göre belirlenir. Tedavi süresi genellikle 10–14 gün arasında değişir ve doktor kontrolü önemlidir.

Ağrı Kesici ve Ateş Düşürücü İlaçlar

Yılancık hastalığının tedavisinde rahatlatıcı rol oynar. Bu ilaçlar, hastanın ateşini düşürmeye ve enfekte bölgedeki ağrıyı hafifletmeye yardımcı olur.

Topikal Tedavi ve Cilt Bakımı

Topikal tedaviler yılancık hastalığında cilt üzerindeki belirtileri hafifletmek için kullanılır. Antibiyotik merhemler veya kremler, enfekte bölgeye uygulanarak bakterilerin yayılmasını engeller. Ayrıca cilt bakımı ve hijyen, enfeksiyonun hızla iyileşmesine yardımcı olur.

Yatak İstirahati ve Yükseltilmiş Pozisyon

Enfeksiyon tedavisinde istirahat önemli bir rol oynar. Enfekte bölgenin dinlendirilmesi, şişlik ve ağrıyı azaltır. Özellikle bacaklardaki şişlik, bölgenin yukarıda tutulmasıyla azalır ve iyileşme süreci hızlanır.

Yılancık Hastalığının Komplikasyonları Nelerdir?

Yılancık hastalığının tekrarlama riski, düzgün tedavi edilmediğinde artar. Enfeksiyonun tedavi edilmesi ve iyileşme sürecine dikkat edilmesi, bu riski azaltabilir. Bağışıklık sistemi zayıf olan bireylerde erizipelin tekrarlama riski daha yüksek olabilir.

Selülit ve Derin Doku Enfeksiyonları

Selülit (cilt enfeksiyonu ) cilt altı dokularını etkileyen bir enfeksiyon olup, yılancık hastalığı ile benzer belirtiler gösterebilir. Ancak selülit, daha derin dokularda yerleşir ve tedavi edilmezse ciddi komplikasyonlara yol açabilir.

Derin doku enfeksiyonları, genellikle cilt altı dokularda iltihaplanma ve ağrıya neden olur.

Kan Dolaşımı Yoluyla Enfeksiyonun Yayılması (Sepsis)

Yılancık hastalığında enfeksiyonun kan dolaşımı yoluyla yayılması sepsis gibi ciddi komplikasyonlara yol açabilir. Enfeksiyonun yayılması (komplikasyonlar) vücudun organlarına zarar verebilir ve tedavi edilmezse ölümcül olabilir. Erken müdahale, enfeksiyonun yayılmasını engellemeye yardımcı olur.

Kronik Ödem ve Lenfödem

Yılancık hastalığının komplikasyonları arasında yer alabilir. Enfeksiyon sonrası ciltte uzun süreli şişlik ve sıvı birikimi oluşabilir. Lenfödem, özellikle bacaklarda veya kolların alt bölgelerinde görülen kalıcı şişlik ile karakterizedir ve tedavi edilmezse, hastalığın tekrarlama riskini artırabilir.

Yılancık Hastalığından Korunmak İçin Öneriler

Yılancık hastalığından korunmak için bazı önlemler almak oldukça önemlidir. Ciltteki yaralanmalar hemen temizlenmeli ve enfeksiyon riskine karşı antiseptik ile korunmalıdır. Ayrıca bağışıklık sistemi zayıf olan kişiler, hijyen kurallarına dikkat etmeli ve cilt yaralanmalarını önlemek için koruyucu önlemler almalıdır.

Hijyen ve Cilt Bakımı

Hijyen kuralları yılancık hastalığından korunmada önemli bir rol oynar. Ciltteki yaralanmalar temiz ve kuru tutulmalı, enfeksiyon riski taşıyan bölgeler düzenli olarak antiseptik ile temizlenmelidir. Ayrıca kişisel eşyaların paylaşılmaması ve ellerin sık sık yıkanması, hijyenin korunmasına yardımcı olur.

Yaraların Erken Tedavi Edilmesi

Hastalığın önlenmesinde kritik bir öneme sahiptir. Ciltteki kesik veya sıyrıklar hemen temizlenmeli ve antiseptik ile korunmalıdır. Bu sayede, bakterilerin deriye giriş yapması engellenir ve enfeksiyon riski azaltılır.

Kronik Hastalıkların Yönetimi ve Kontrolü

Hastalığa karşı korunmada önemli bir faktördür. Diyabet, obezite ve bağışıklık sistemi zayıflığı gibi durumlar, enfeksiyon riskini artırabilir. Bu nedenle hastalığın düzenli olarak izlenmesi ve tedavi edilmesi gerekir. Kronik hastalıkların kontrol altında tutulması, enfeksiyonlara karşı vücudun direncini artırır.

Yılancık Hastalığı (Erizipel) Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Yılancık Hastalığı Nedir ve Belirtileri Nelerdir?

Yılancık hastalığı ciltte kızarıklık, şişlik ve ağrı ile kendini gösteren, genellikle streptokok bakterilerinin neden olduğu bir enfeksiyondur. Belirtileri arasında yüksek ateş, titreme, ciltte sıcaklık artışı ve lenf bezlerinde şişlik yer alır.

Erizipel (Yılancık) Nasıl Bulaşır?

Erizipel (yılancık) streptokok bakterilerinin ciltteki kesik veya yaralardan girmesiyle bulaşır. Ayrıca enfekte kişilerle doğrudan temas veya hava yoluyla da hastalık yayılabilir.

Yılancık Hastalığının Tedavisi Nasıl Yapılır?

Yılancık hastalığının tedavisi genelde antibiyotiklerle yapılır ve en sık tercih edilen ilaçlar penisilin grubu antibiyotiklerdir. Tedaviye ek olarak, ağrı kesiciler ve ateş düşürücüler de kullanılabilir, ayrıca enfekte bölgenin dinlendirilmesi ve hijyen kurallarına uyulması iyileşmeyi hızlandırır.

Yılancık Hastalığı Hangi Bakteriden Kaynaklanır?

Yılancık hastalığı genelde Streptococcus pyogenes adlı bakteri tarafından kaynaklanır. Bu bakteri, ciltteki kesik veya yaralardan girerek enfeksiyon oluşturur.

Yılancık Hastalığı Kimlerde Daha Sık Görülür?

Bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerde, diyabeti olanlarda, kronik damar hastalıkları ve ödemi bulunan bireylerde daha sık görülür. Ayrıca ciltte yaralanmalar veya kesikler olan kişilerde de enfeksiyon riski artar.

Yılancık Hastalığı Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Enfeksiyon derin dokulara yayılabilir ve sepsis gibi ciddi komplikasyonlara yol açabilir. Ayrıca tedavi edilmemiş enfeksiyon, kalıcı doku hasarı ve organ fonksiyon bozukluklarına neden olabilir.

Yılancık Hastalığı Bulaşıcı Mıdır?

Yılancık hastalığı bulaşıcıdır. Streptokok bakterileri, enfekte kişilerin cilt teması veya hava yoluyla başkalarına geçebilir.

Yılancık Hastalığı Kaç Günde İyileşir?

Doğru tedavi ile 7-14 gün içinde iyileşir. Ancak bu süre hekim kararına göre değişebilir. Ayrıca tedaviye erken başlanması iyileşme sürecini hızlandırır ve komplikasyon riskini azaltır.

Yılancık Hastalığı Tekrarlar mı?

Yılancık hastalığı tekrarlayabilir. Enfeksiyon düzgün tedavi edilmediğinde veya bağışıklık sistemi zayıfsa, hastalık yeniden ortaya çıkabilir.

Yılancık Hastalığından Korunmak İçin Ne Yapılmalıdır?

Yılancık hastalığından korunmak için ciltteki yaralar hemen temizlenmeli ve antiseptik ile korunmalıdır. Ayrıca hijyen kurallarına dikkat edilmeli, kişisel eşyalar paylaşılmamalı ve bağışıklık sistemi zayıf kişiler enfeksiyonlardan kaçınmalıdır.


Acıbadem Web ve Yayın Kurulu tarafından hazırlanmıştır. Güncellenme Tarihi: 24 Haziran 2025 Salı Yayımlanma Tarihi: 16 Mayıs 2025 Cuma
Bu içeriği ortalama 8 dakikada okuyabilirsiniz.

Bize Ulaşın

Bilgi talepleriniz için aşağıdaki formu doldurabilirsiniz.

Acıbadem Sağlık Grubu olarak size daha iyi ve kaliteli bir hizmet sunabilmemiz için istek, öneri, teşekkür ve şikayetlerinizi aşağıdaki formu doldurarak ya da 444 55 44 numaralı telefondan tarafımıza ulaşarak bildirebilirsiniz.

Devamı
Devamı
Güvenlik Kodu

KİŞİSEL VERİLERİN ELDE EDİLMESİ VE İŞLENMESİ HAKKINDA AYDINLATMA METNİ

Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş. ile EK-1’de listelenen hâkim ve bağlı şirketleri (her biri ayrı ayrı “Şirket”, hepsi birlikte “Şirketler” olarak anılacaktır.) tarafından, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“Kanun”) ve ilgili mevzuat kapsamında Veri Sorumlusu sıfatıyla, elde edilen genel nitelikli ve/veya özel nitelikli kişisel verileriniz (sağlık verileri dâhil ancak bununla sınırlı olmamak üzere) (“Kişisel Veri”), aşağıda açıklanan çerçevede ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu, 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, Uzaktan Sağlık Hizmetlerinin Sunumu Hakkında Yönetmelik, Özel Hastaneler Yönetmeliği, Sağlık Bakanlığı düzenlemeleri ve sair mevzuata uygun olarak işlenebilecektir.

I. Kişisel Veri’lerin Elde Edilmesi, İşlenmesi ve İşleme Amaçları

Kişisel Veri’leriniz sağlanmakta olan kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbî teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amaçlarıyla ve Şirket’in faaliyet konularına uygun düşecek şekilde sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik (internet sitesi, mobil uygulamalarımız, çağrı merkezi gibi) kanallar aracılığıyla elde edilmektedir. Kişisel Veri’leriniz, Şirket tarafından aşağıda yer alanlar dâhil ve bunlarla sınırlı olmaksızın, faaliyet konusuna uygun olduğu ölçüde, bu maddede belirtilen amaçlar ile bağlantılı ve ölçülü şekilde işlenebilmektedir:

Elde edilen her türlü Kişisel Veri, Kanun’un 5. ve 6. maddelerinde belirtilen Kişisel Veri işleme şartları uyarınca; aşağıdaki amaçlar ile işlenebilecektir:

Uzaktan sağlık hizmeti almanız halinde bu kapsamda elektronik ortam (internet sitemiz ve/veya mobil uygulamamız) aracılığıyla elde edilen Kişisel Veri’leriniz, yukarıda belirtilen Kişisel Veri işleme amaçlarına ek olarak aşağıdaki amaçlar ile işlenebilecektir:

İlgili mevzuat uyarınca elde edilen ve işlenen Kişisel Veri’leriniz, tarafımıza ait fiziki arşivler ve/veya bilişim sistemlerine nakledilerek, hem dijital ortamda hem de fiziki ortamda muhafaza altında tutulabilecektir.

II. Kişisel Verilerin Aktarılması

Kişisel Veri’ileriniz, Kanun ve sair mevzuat kapsamında ve yukarıda yer verilen amaçlarla ilgili Şirket tarafından,  (i) özel sigorta şirketleri, (ii) T.C. Sağlık Bakanlığı ve bağlı alt birimleri, Sosyal Güvenlik Kurumu, T.C. İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü ve sair kolluk kuvvetleri, T.C. İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü, Türkiye Eczacılar Birliği, Mahkemeler ve her türlü yargı makamı, (iii) yetki vermiş olduğunuz temsilcileriniz ve avukatlar, (iv) vergi ve finans danışmanları ve denetçiler de dâhil olmak üzere danışmanlık aldığımız üçüncü kişiler, (v) düzenleyici ve denetleyici kurumlar ve resmi merciler, (vi) sağlık hizmetlerimizi geliştirmek veya yürütmek üzere işbirliği yaptığımız iş ortaklarımız ve EK-1’de yer alan Şirketlerle paylaşılabilecektir ve (vii) sosyal medya hesaplarımız veya ilgili mesaj uygulamaları üzerinden mesaj paylaşımı yapmanız veya internet sitelerimiz üzerinden canlı destek almanız halinde paylaşacağınız bilgileriniz ve beyan ettiklerinizle sınırlı olarak Kişisel Veri’leriniz ilgili sosyal medya hesabının veya mesaj uygulamasının sahibi yurtiçinde ya da yurtdışında mukim diğer veri sorumlusu gerçek ve/veya tüzel kişiler tarafından işlenebilecektir.

III. Kişisel Veri Elde Etmenin Yöntemi ve Hukuki Sebebi

Kişisel Veri’leriniz, her türlü sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik ortamda, yukarıda yer verilen amaçlar ve Şirket’in faaliyet konusuna dâhil her türlü işin yasal çerçevede yürütülebilmesi ve bu kapsamda Şirket’in akdi ve kanuni yükümlülüklerini tam ve gereği gibi ifa edebilmesi için toplanmakta ve işlenmektedir. İşbu kişisel verilerinizin toplanmasının hukuki sebebi;

Kanun’un 6. maddesi 3. fıkrasında da belirtildiği üzere sağlık ve cinsel hayata ilişkin kişisel veriler ise ancak kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbı teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amacıyla, sır saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler veya yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından ilgilinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir.

IV. Kişisel Verilerin Korunmasına Yönelik Haklarınız

Kişisel Veri’lerinizin korunmasına yönelik haklarınız Kanun’un 11. maddesi ve ilgili mevzuatlar uyarınca aşağıda belirtilen haklara sahipsiniz:

Mezkûr haklarınızdan birini ya da birkaçını kullanmanız halinde ilgili bilgi tarafınıza, açık ve anlaşılabilir bir şekilde yazılı olarak ya da elektronik ortamda, tarafınızca sağlanan iletişim bilgileri yoluyla, bildirilir.

V. Veri Güvenliği

Şirketler, Kişisel Veri’lerinizi bilgi güvenliği standartları ve prosedürleri gereğince alınması gereken tüm teknik ve idari güvenlik kontrollerine tam uygunlukla korumaktadır. Söz konusu güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak muhtemel riske uygun bir düzeyde sağlanmaktadır.

VI. Şikâyet ve İletişim

Kişisel Veri’leriniz teknik ve idari imkânlar dâhilinde titizlikle korunmakta ve gerekli güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak olası risklere uygun bir düzeyde sağlanmaktadır.

Kanun kapsamındaki taleplerinizi, https://www.acibadem.com.tr/acibademonline/images/Ac%C4%B1badem_Veri_Sahibi_Basvuru_Formu.pdf internet adresindeki “Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Tic. A.Ş. Veri Sahibi Başvuru Formu” nu doldurarak;

i. Atatürk Mahallesi, Feza Sokak, No:3 İç Kapı No:8 K:12 Ataşehir, İstanbuladresine kargo ile ıslak imzanızı taşıyan bir dilekçe ile “Kurumsal Sekretarya” departmanı dikkatine Zarfına “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Kapsamında Bilgi Talebi” yazarak,

ii. Noter kanalıyla,

iii. acibademsaglik@hs02.kep.tr adresine güvenli elektronik ya da mobil imzalı olarak, kayıtlı elektronik posta adresi veya sistemimizde kayıtlı elektronik e-posta adresiniz aracılığıyla,

iv. Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş.’ne hitaben yazdığınız dosyayı güvenli e-imza ile imzalayarak kisiselveri@acibadem.com adresine e-posta’nın konu kısmına “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Bilgi Talebi” yazarak veya

v. Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun belirleyeceği diğer yöntemlerle iletebilirsiniz.

EK-1: Şirket’lerin listesi;

 

YUKARI
İçindekiler x""