Daha iyi bir deneyim için konum izni vermelisiniz.
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
TR

Bölüm Hakkında

Çocuk ürolojisi, bebeklikten ergenlik dönemine kadar çocuklarda idrar yolları ve genital sistemle ilgili rahatsızlıkların erken teşhisi, tedavisi ve gerekli durumlarda cerrahi müdahaleleriyle ilgilenen uzmanlık dalıdır.

Pediatrik ürologlar, 0-18 yaş grubundaki çocuklarda üriner sistem enfeksiyonları, böbrek taşı, idrar kaçırma, sünnet problemleri, testislerin inmemesi ve doğuştan gelen idrar yolları anormallikleri gibi durumları ele alır.

İçindekiler

Çocuk Ürolojisi Nedir?

Çocuk ürolojisi, bebeklikten ergenlik çağına kadar olan dönemdeki üriner sistem ve genital bölgeleri ilgilendiren hastalıkların tanı, tedavi ve takibiyle uğraşan tıbbi bir alandır. Bebeklerin ve çocukların hızlı büyüme sürecinde gelişebilecek pek çok sorunun yönetimini üstlenir. Erken teşhis ve düzenli kontroller sayesinde kalıcı hasarların önlenmesi hedeflenir.

Çocuk Ürolojisinin İlgi Alanları Nelerdir?

Çocuk ürolojisinin ilgi alanları, üriner sistemin doğuştan veya sonradan gelişen kusurları ile ilgili geniş bir yelpazeyi kapsar. Böbrek, mesane, üreter ve üretra gibi organlarda oluşan bozuklukları inceleyerek tanı koyar. Aynı zamanda cinsel gelişim ve işlev sorunları da değerlendirir. Hasta ihtiyaçlarını göz önüne alarak, cerrahi ya da medikal çözümler sunmayı hedefler.

Çocuk Üroloğuna Ne Zaman Başvurulmalı?

Doğum sonrası dönemde saptanan yapısal bozukluklar veya çocuk büyürken ortaya çıkan tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları, idrar kaçırma sorunları ve genital bölge anomalileri, bir çocuk üroloğuna başvurmayı gerektirebilir.

Ayrıca ağrı, yanma veya kanlı idrar gibi belirtiler de zaman kaybetmeden değerlendirilmelidir. Erken müdahale, ileride oluşabilecek kalıcı sorunları büyük ölçüde engelleyebilir.

Çocuk ürolojisi, hem üreme organlarındaki yapısal problemlerin cerrahi müdahalelerini hem de böbrek ve idrar yollarını ilgilendiren hastalıkların tedavisini üstlendiği için çocuk cerrahisi ve çocuk nefrolojisi bölümleriyle bütünleşik bir şekilde çalışmayı gerektirir.

Örneğin, inmemiş testis veya hidrosel gibi cerrahi müdahale gerektiren durumlarda çocuk ürolojisi ile çocuk cerrahisi uzmanları ortak bir planlama yapar.

Böbrek fonksiyon bozuklukları, tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları ya da taş hastalıkları söz konusu olduğunda ise çocuk nefrolojisi devreye girerek medikal tedaviyi düzenler ve fonksiyonel izlemi gerçekleştirir. Bu üç uzmanlık dalı arasındaki iş birliği, çocukların uzun vadeli sağlığı ve gelişimi için büyük önem taşır.

Çocuk Ürolojisi Hangi Hastalıklarla İlgilenir?

Çocuk ürolojisi, böbrek ve mesane bozukluklarından genital organ anomalilerine kadar birçok farklı hastalık grubunu değerlendirir. Yapısal, fonksiyonel veya enfeksiyon kaynaklı sorunların teşhisi ve tedavisiyle ilgilenir. Cerrahisi müdahaleler, ilaç tedavileri ve rehabilitasyon süreçlerini koordine ederek çocukların sağlıklı gelişimini sağlamayı amaçlar. Bireysel hasta takibiyle uzun vadede yaşam kalitesini artırmayı hedefler.

Çocuk ürolojisi bölümlerinde şu hastalıklar ele alınır:

  • İdrar kaçırma ve gece alt ıslatma
  • Hipospadias (idrar kanalı açıklığı)
  • İnmemiş testis (kriptorşidizm)
  • Fimozis ve sünnet derisi problemleri
  • Hidrosel ve kasık bölgesi hastalıkları
  • Vezikoüreteral reflü (VUR)
  • Böbrek ve üreter taşları
  • Üreteropelvik darlık ve idrar yolları tıkanıklıkları
  • İdrar yolu enfeksiyonları ve tekrarlayan enfeksiyonlar
  • Genital bölge ve üriner sistem anomalileri

İdrar Kaçırma ve Gece Alt Islatma

İdrar kaçırma, çocuğun gündüz veya gece istemsiz şekilde idrar yapmasıyla ortaya çıkar. Gece alt ıslatma ise beş yaşından sonra, uyku sırasında gerçekleşen idrar kontrolü kaybını ifade eder. Altta yatan sebep psikolojik, fizyolojik veya genetik faktörler olabilir. Doğru teşhis ve planlı yaklaşımla bu sorunlar genellikle başarılı şekilde tedavi edilebilir.

Hipospadias (İdrar Kanalı Açıklığı)

Hipospadias, idrar kanalının penisin ucunda değil, daha aşağıda bir noktada açıldığı doğuştan gelen bir durumdur. Bu anomali, idrar akışında bozukluklara ve ilerleyen dönemde cinsel fonksiyon sorunlarına yol açabilir. Erken cerrahi müdahale ile anatomik ve işlevsel düzelme sağlanması amaçlanır. Ailelere, teşhis konduğu anda uzman görüşü almaları önerilir.

İnmemiş Testis (Kriptorşidizm)

İnmemiş testis, testislerin skrotum içerisinde bulunması gerekirken karın veya kasık kanalında kalmasıyla ortaya çıkan bir durumdur. Tedavi edilmediğinde ileride kısırlık ve testis kanseri riskini artırabilir. Erken cerrahi veya hormonal müdahaleyle testislerin normal konumuna getirilmesi hedeflenir. Bu sayede üreme sağlığı korunabilir.

Fimozis ve Sünnet Derisi Problemleri

Fimozis, sünnet derisinin geri çekilememesi veya çok dar olması durumudur. İdrar yaparken ağrı, tahriş ve enfeksiyon riskini artırabilir. Çocuklarda bu sorun, genellikle cerrahi müdahale olan sünnet veya özel krem tedavileriyle çözümlenir. Düzenli temizlik de önemlidir. Erken müdahale, daha ciddi komplikasyonları önleyebilir.

Hidrosel ve Kasık Bölgesi Hastalıkları

Hidrosel, testis etrafında sıvı birikmesi sonucu skrotumda şişlik ve rahatsızlık oluşmasıdır. Genellikle ağrısızdır ancak çocukların hareket kabiliyetini etkileyebilir. Kasık fıtığı gibi ek sorunlarla birlikte görülebilir. Cerrahi müdahale, gerekli hallerde tedavi seçeneği olarak uygulanır. Düzenli kontroller ile muhtemel komplikasyonların erken tespiti sağlanabilir.

Vezikoüreteral Reflü (VUR)

Vezikoüreteral reflü, mesanedeki idrarın böbreklere geri kaçması durumudur. Çocuklarda tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonlarına ve böbrek hasarına neden olabilir. Hastalığın şiddeti, geri kaçışın derecesine göre değişir. Erken teşhis ve düzenli takip, böbrek fonksiyonlarının korunmasında kritik önem taşır. Medikal tedavi veya cerrahi yöntemler, hastanın ihtiyacına göre uygulanır.

Böbrek ve Üreter Taşları

Böbrek ve üreter taşları, çocuklarda nadir görülmesine rağmen şiddetli ağrı, kusma ve idrar renginde değişiklik gibi belirtilerle kendini gösterebilir. Taşların yapısı ve boyutu, tedavi yöntemini belirlemede etkilidir. Gerekirse endoskopik veya cerrahi girişimler uygulanarak taşlar çıkarılabilir. Bol su tüketimi ve düzenli kontroller, yeni taş oluşum riskini azaltır.

Üreteropelvik Darlık ve İdrar Yolları Tıkanıklıkları

Üreteropelvik darlık, böbrekten çıkan idrarın üretere geçişinin kısıtlandığı bir durumdur ve idrar akışını bozarak böbrekte şişmeye yol açabilir. Doğumsal veya edinilmiş nedenlerle oluşabilir. İdrar yolları tıkanıklıkları ise farklı bölgelerde benzer sorunlara sebep olur. Cerrahi düzeltme gerekebilir. Erken tanı, böbrek fonksiyonlarının korunması açısından önemlidir.

İdrar Yolu Enfeksiyonları ve Tekrarlayan Enfeksiyonlar

İdrar yolu enfeksiyonları, çocuklarda yüksek ateş, ağrı ve idrar yaparken yanma hissiyle kendini gösterebilir. Tekrarlayan enfeksiyonlar, böbrek fonksiyonlarının zarar görmesine yol açabileceği için dikkatle izlenmelidir. Doğru antibiyotik tedavisi, hijyen tedbirleri ve düzenli doktor kontrolleri büyük önem taşır. Altta yatan anatomik bozukluk varsa mutlaka değerlendirilmelidir.

Genital Bölge ve Üriner Sistem Anomalileri

Genital bölge ve üriner sistem anomalileri, doğumsal olarak ortaya çıkabileceği gibi erken çocukluk döneminde de belirti verebilir. Penis, testis, böbrek veya mesane yapısında gelişimsel kusurlar saptanabilir. Erken tanı ve tedavi, gelecekteki üreme sağlığı ile böbrek fonksiyonlarını korumada kritik rol oynar.

Çocuklarda Ürolojik Hastalıkların Belirtileri Nelerdir?

Çocuklarda ürolojik hastalıklar, ağrı, yanma, sık idrara çıkma veya tam tersi idrar yapmada zorluk gibi belirtilerle ortaya çıkabilir. İdrarda kan, renk veya koku değişikliği de uyarı işaretlerindendir. Bu işaretlerin erken fark edilmesi, tedavi başarısını artırır. Anne babaların gözlemci olması bu süreçte büyük önem taşır.

Çocuklarda yaygın olarak görülen ürololojik hastalık belirtileri şu şekildedir:

  • İdrar yaparken ağrı ve yanma
  • İdrarda kan veya renk değişikliği
  • Sık idrara çıkma veya idrar yapamama
  • Genital bölgede şişlik ve ağrı

İdrar Yaparken Ağrı ve Yanma

İdrar yaparken ağrı ve yanma, sıklıkla idrar yolu enfeksiyonlarının veya tahrişin belirtisidir. Ayrıca taş veya anatomik darlıklar gibi yapısal problemlere de işaret edebilir. Çocuk bu şikayetini dile getirdiğinde derhal bir uzmana başvurmak, ciddi sorunları önlemek açısından önemlidir. Erken tedavi ile böbrek hasarı riski de en aza indirilebilir.

İdrarda Kan veya Renk Değişikliği

İdrarda kan, bazen gözle görülebilecek kadar belirgin, bazen de mikroskopik seviyede olabilir. Renk değişikliği, enfeksiyon, taş veya böbrek rahatsızlıklarının habercisi olabileceği gibi bazı besinler ve ilaçlardan da kaynaklanabilir. Kesin tanı için mutlaka tıbbi değerlendirme gerekir. Geç kalınması ciddi böbrek sorunlarına yol açabilir.

Sık İdrara Çıkma veya İdrar Yapamama

Sık idrara çıkma, idrar yolu enfeksiyonlarından diyabete kadar çeşitli nedenlere bağlı olabilir. İdrar yapamama veya çok az yapma durumu ise böbrek ve mesane fonksiyon bozukluklarının önemli bir belirtisidir. Her iki durumda da tıbbi değerlendirme zamanında yapılmalıdır. Erken teşhis, uzun vadede organ hasarını önleyebilir.

Genital Bölgede Şişlik ve Ağrı

Genital bölgede şişlik, ağrı veya kızarıklık; testislerin iltihabı, kasık fıtığı, hidrosel ya da travma gibi farklı sorunların belirtisi olabilir. Ergenlik çağındaki hormonsal değişiklikler de bazen bu bölgede hassasiyet yaratır. Uzman muayenesi, sebebin doğru tanımlanması için elzemdir. Bu sayede gerekli tedavi yöntemine hızlıca karar verilebilir.

Çocuk Ürolojisinde Tanı Yöntemleri Nelerdir?

Çocuk ürolojisinde tanı yöntemleri, fiziki muayene ve ayrıntılı tıbbi öyküyle başlar. Ultrason, röntgen ve ek görüntüleme teknikleri gibi radyolojik incelemelerle desteklenir. Gerekliyse ürodinami testi veya sistoskopi gibi ileri tetkikler uygulanır. Bu sayede hastalığın kaynağı net olarak belirlenir. Doğru teşhis, etkin tedavi planının temelini oluşturur.

Çocuk ürolojisi bölümlerinde kullanılan tanı yöntemleri şu şekildedir:

  • Fiziksel muayene . Hekim, hastanın genel durumu, karın bölgesi, genital bölgesi ve böbrekler üzerinde muayene yaparak anormallikleri değerlendirir
  • İdrar tahlili ve idrar kültürü . İdrarda enfeksiyon, kanama veya protein kaçağı gibi durumları tespit etmek için kullanılır
  • Kan testleri . Böbrek fonksiyonları, enfeksiyon belirtileri veya metabolik hastalıkları değerlendirmek için yapılır
  • Ultrasonografi (USG) . Böbrekler, mesane ve üreme organlarının yapısal bozukluklarını görüntülemek için en sık kullanılan non-invaziv yöntemdir
  • Voiding sistoüretrografi (VSÜG) . Mesaneden böbreklere idrar kaçağını (vezikoüreteral reflü) tespit etmek için yapılan özel bir röntgen incelemesidir
  • Manyetik rezonans görüntüleme (MRG) . Kompleks ürolojik anomaliler veya tümörlerin detaylı incelenmesi için kullanılır
  • Bilgisayarlı tomografi (BT) . Taş hastalığı, travma sonrası organ hasarı veya bazı tümörlerin değerlendirilmesinde tercih edilir
  • Radyoizotop sintigrafi (DMSA, MAG-3) . Böbrek fonksiyonlarını ve idrar akışını incelemek için kullanılan nükleer tıp yöntemleridir
  • Üroflovmetri . Çocuğun işeme hızını ve mesane boşaltımını değerlendiren basit ve ağrısız bir testtir
  • Ürodinami testi . Mesane kapasitesi ve işeme bozukluğu ile ilgili işeme fonksiyonlarını değerlendirmek için kullanılan özel bir testtir
  • Sistoskopi . Mesane içini doğrudan incelemek için kullanılan endoskopik bir yöntemdir

Ultrason ve Radyolojik Görüntüleme

Ultrason, ses dalgaları kullanarak böbrek, mesane ve üreme organlarını ayrıntılı şekilde incelemeyi sağlar. Radyolojik görüntüleme ise röntgen, BT veya MR gibi yöntemlerle yapısal anomalileri tespit eder. Non-invaziv oluşları sayesinde çocuklarda kolay ve güvenli bir tanı süreci sunarlar. Erken tespit ve müdahaleye olanak tanır.

Ürodinami Testleri ve Sistoskopi

Ürodinami testleri, idrar saklama ve boşaltma işlevlerini değerlendirerek mesane ve üretra hakkında ayrıntılı bilgi sunar. Sistoskopi ise ince bir kamera yardımıyla mesane ve üretranın iç yapısını doğrudan görüntülemeyi sağlar. Her iki yöntem de hedefe yönelik tanı ve tedavi planı oluşturur. Hastanın genel durumu göz önünde bulundurularak uygulanır.

Prenatal Dönemde Ürolojik Hastalıkların Tanısı

Prenatal dönemde, anne karnında ultrason ve bazen ek testler yardımıyla böbrek ve mesane sorunları erken saptanabilir. Bu sayede doğum sonrası tedavi planı önceden oluşturulur. Ciddi ürolojik anomalilerde gebelik sürecinde ek müdahaleler veya yakın takip gerekebilir. Aile danışmanlığı da önemlidir. Böylece bebeğin gelecekteki sağlık durumu yakından izlenmiş olur.

Çocuk Ürolojisinde Tedavi Yöntemleri

Çocuk ürolojisindeki tedavi yöntemleri, medikal yaklaşımlardan cerrahi girişimlere kadar uzanan geniş bir skalayı kapsar. İlaç tedavisi, fiziksel terapi ve izlem, hafif vakalarda önceliklidir. İleri düzey anomalilerde ise açık veya minimal invaziv cerrahi tercih edilebilir. Tedavi sonrasında yakın takip esastır. Bu süreçte multidisipliner iş birliği sağlanması başarı oranını yükseltir.

Medikal Tedaviler ve İzlem

Medikal tedaviler, antibiyotik, ağrı kesici veya hormon düzenleyici ilaçları içerebilir. İdrar yolu enfeksiyonları ve bazı taş türlerinde ilaç tedavisi ilk seçenek olabilir. Düzenli izlem ile yan etkiler kontrol altında tutulur. Hastalığın ilerleyişi veya gerilemesi takip edilerek tedavi planı güncellenir. Bu sayede optimal sonuçlar hedeflenir.

Cerrahi Tedaviler ve Ameliyatlar

Çocuk ürolojisinde cerrahi girişimler, inmemiş testis ve hipospadias gibi doğuştan gelen sorunların düzeltilmesinde kritik öneme sahiptir. Bazı durumlarda, böbrek veya üreter tıkanıklıkları için açık veya kapalı ameliyatlar uygulanabilir. Hedef, organların fonksiyonunu ve yapısal bütünlüğünü korumaktır. Erken müdahale, gelecekteki komplikasyonları önemli ölçüde azaltır.

Minimal İnvaziv ve Laparoskopik Cerrahi Yöntemler

Minimal invaziv ve laparoskopik yöntemler, daha küçük kesilerle ameliyat yapmaya olanak tanır. Bu sayede ağrı, kan kaybı ve iyileşme süresi önemli ölçüde azalır. Özellikle böbrek ve üreter ameliyatlarında tercih edilerek çocukların konforunu artırır. Gelişen teknoloji başarı oranını yükseltmiştir. Deneyimli cerrahi ekip, komplikasyon riskini en aza indirir.

Tedavi Sonrası Bakım ve İzleme Süreci

Tedavi sonrası bakım ve izleme, çocuğun genel sağlık durumunun korunmasında çok önemlidir. Dikiş bakımı, ilaç kullanımı ve belirli aktivitelerden kaçınma gibi hususlar titizlikle uygulanmalıdır. Düzenli hekim kontrolleriyle iyileşme süreci izlenir ve olası yan etkiler veya nüks durumları erken saptanır. Böylelikle çocuğun uzun vadeli sağlığı güvence altına alınmış olur.

Çocuklarda Ürolojik Hastalıklardan Korunma Yolları

Çocuklarda ürolojik hastalıklardan korunma, düzenli hijyen ve sağlıklı beslenme alışkanlıklarının benimsenmesiyle başlar. Özellikle yeterli su tüketimi, idrar yolu enfeksiyonlarının ve taş oluşumunun önüne geçebilir. Ayrıca düzenli doktor kontrolleri sayesinde olası sorunlar erken tespit edilir, böylece ortaya çıkabilecek ciddi sorunlar önlenir. Düzenli fiziksel aktivite de genel direnç ve dolaşım için faydalıdır.

Çocuklarda Ürolojik Sağlık İçin Öneriler

Bol su içme alışkanlığı, pamuklu ve rahat giysiler tercih etme, tuvalet hijyenine özen gösterme gibi basit adımlar ürolojik sorunların önlenmesinde etkilidir. Çocuğun idrar yapma düzeni takip edilmeli ve gerektiğinde doktora danışılmalıdır. Düzenli aşılar da enfeksiyon riskini azaltır. Bu şekilde sağlıklı böbrek ve mesane fonksiyonları desteklenebilir.

Düzenli Ürolojik Kontrollerin Önemi

Düzenli ürolojik kontroller, olası sorunların erken evrede yakalanıp tedavi edilmesini sağlar. Özellikle yapısal bozukluklar, enfeksiyonlar ve taş oluşumu için önleyici veya koruyucu tedbirler geliştirilebilir. Çocukların büyüme ve gelişme sürecinde ürolojik sağlığın yakından izlenmesi, yaşam kalitesini artırır. Rutin muayeneler, ileride oluşabilecek kalıcı hasarları engellemeye yardımcıdır.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Çocuk Ürolojisi Hangi Yaş Grubuyla İlgilenir?

Doğumdan itibaren ergenlik sonuna kadar tüm çocukları kapsar. Bebeklerdeki yapısal sorunlardan ergenlik dönemindeki ürolojik problemlere kadar geniş bir yelpazede hizmet verir. Büyüme sürecindeki üreme ve idrar yolları gelişimini takip eder.

İdrar Kaçırma Kaç Yaşına Kadar Normaldir?

Genellikle 5 yaşına kadar, özellikle gece alt ıslatma sıklıkla görülür ve normal kabul edilebilir. Ancak 5 yaş sonrasında devam etmesi tıbbi değerlendirmeyi gerektirir. Erken tanı ve doğru tedaviyle çoğu zaman kontrol altına alınabilir.

İnmemiş Testis Kendiliğinden Düzelir Mi?

Doğumdan sonraki ilk 6 ay içinde testislerin çoğu kendiliğinden yerine inebilir. Eğer 6-12 ay arası hâlâ inmemişse tıbbi veya cerrahi müdahale değerlendirilmelidir. Bu, ileride üreme sağlığı sorunlarını önlemek için önemlidir.

Hipospadias Ameliyatı İçin En Uygun Yaş Nedir?

Genellikle 6-18 ay arası cerrahi düzeltme için idealdir. Bu dönemde iyileşme daha hızlı olur ve psikolojik travma en aza iner. Daha geç yaşlarda da düzeltme mümkündür ancak erken müdahale önerilir.

Vezikoüreteral Reflü Tehlikeli Midir?

Tedavi edilmediğinde tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonlarına ve böbrek hasarına yol açabilir. Derecesine göre ilaç tedavisi veya cerrahi yöntemler uygulanır. Erken teşhis ve takiple ciddi zararlar önlenebilir.

Çocuklarda Sünnet Hangi Yaşta Yapılmalıdır?

Tıbbi açıdan belirgin bir alt-üst yaş sınırı olmamakla birlikte, genellikle 2 yaş öncesi veya 6 yaş sonrası önerilir. Psikolojik ve fizyolojik gelişim süreci dikkate alınarak karar verilmelidir. Cerrahi teknik ve bakım konularında uzman görüşü önemlidir.

Üriner Sistem Anomalileri Nasıl Tespit Edilir?

Doğum öncesi ultrasonla veya doğumdan sonra rutin muayene ve görüntüleme yöntemleriyle saptanabilir. Belirtiler varsa idrar tahlili, ultrason ve gereken diğer testler yapılır. Erken tespit, etkili tedavi planlamasına olanak tanır.

İdrar Yolu Enfeksiyonları Nasıl Önlenebilir?

Yeterli su tüketimi, düzenli tuvalet alışkanlığı ve uygun hijyen kuralları koruyucudur. Pamuklu iç çamaşırı kullanmak ve çocuğun idrar yapma ihtiyaçlarını geciktirmemek de önemlidir. Tekrarlayan enfeksiyonlarda mutlaka doktor değerlendirmesi gerekir.

Çocuklarda Böbrek Taşı Oluşmasının Nedeni Nedir?

Genetik yatkınlık, yetersiz sıvı alımı ve bazı metabolik bozukluklar taş oluşumunu tetikleyebilir. Aşırı tuzlu veya işlenmiş gıdalar da riski artırır. Düzenli kontroller ve uygun beslenme, taş oluşma ihtimalini azaltır.

Çocuklarda Fimozis Ne Zaman Tedavi Edilmelidir?

Fimozis, sünnet derisinin geri çekilememesi durumudur. Erken çocuklukta bazen kendiliğinden düzelebilse de sık idrar yolu enfeksiyonu veya ağrı varsa tedavi gerekir. Cerrahi müdahale veya krem tedavisiyle çözülebilir.

Gece Alt Islatma Psikolojik Mi Yoksa Ürolojik Midir?

Hem psikolojik hem de fizyolojik sebepleri olabilir. Bazı çocuklarda genetik yatkınlık veya mesane olgunlaşma sorunu rol oynar, bazılarında ise stres veya duygusal değişiklikler etkilidir. Gerekli muayene ve testlerle sebep belirlenip uygun tedavi uygulanır.

Acıbadem Web ve Yayın Kurulu tarafından hazırlanmıştır. Güncellenme Tarihi: 10 Eylül 2025 Çarşamba Yayımlanma Tarihi: 23 Ocak 2019 Çarşamba
Bu içeriği ortalama 10 dakikada okuyabilirsiniz.

Doktorlar

Çocuk Ürolojisi biriminde görevli Profesör Doktor listemiz aşağıda yer almaktadır:

Birimin Tüm İlgi Alanları

Hastaneler

Sıralama Türü:

Bize Ulaşın

Bilgi talepleriniz için aşağıdaki formu doldurabilirsiniz.

Acıbadem Sağlık Grubu olarak size daha iyi ve kaliteli bir hizmet sunabilmemiz için istek, öneri, teşekkür ve şikayetlerinizi aşağıdaki formu doldurarak ya da 444 55 44 numaralı telefondan tarafımıza ulaşarak bildirebilirsiniz.

Devamı
Devamı
Güvenlik Kodu

KİŞİSEL VERİLERİN ELDE EDİLMESİ VE İŞLENMESİ HAKKINDA AYDINLATMA METNİ

Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş. ile EK-1’de listelenen hâkim ve bağlı şirketleri (her biri ayrı ayrı “Şirket”, hepsi birlikte “Şirketler” olarak anılacaktır.) tarafından, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“Kanun”) ve ilgili mevzuat kapsamında Veri Sorumlusu sıfatıyla, elde edilen genel nitelikli ve/veya özel nitelikli kişisel verileriniz (sağlık verileri dâhil ancak bununla sınırlı olmamak üzere) (“Kişisel Veri”), aşağıda açıklanan çerçevede ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu, 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, Uzaktan Sağlık Hizmetlerinin Sunumu Hakkında Yönetmelik, Özel Hastaneler Yönetmeliği, Sağlık Bakanlığı düzenlemeleri ve sair mevzuata uygun olarak işlenebilecektir.

I. Kişisel Veri’lerin Elde Edilmesi, İşlenmesi ve İşleme Amaçları

Kişisel Veri’leriniz sağlanmakta olan kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbî teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amaçlarıyla ve Şirket’in faaliyet konularına uygun düşecek şekilde sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik (internet sitesi, mobil uygulamalarımız, çağrı merkezi gibi) kanallar aracılığıyla elde edilmektedir. Kişisel Veri’leriniz, Şirket tarafından aşağıda yer alanlar dâhil ve bunlarla sınırlı olmaksızın, faaliyet konusuna uygun olduğu ölçüde, bu maddede belirtilen amaçlar ile bağlantılı ve ölçülü şekilde işlenebilmektedir:

Elde edilen her türlü Kişisel Veri, Kanun’un 5. ve 6. maddelerinde belirtilen Kişisel Veri işleme şartları uyarınca; aşağıdaki amaçlar ile işlenebilecektir:

Uzaktan sağlık hizmeti almanız halinde bu kapsamda elektronik ortam (internet sitemiz ve/veya mobil uygulamamız) aracılığıyla elde edilen Kişisel Veri’leriniz, yukarıda belirtilen Kişisel Veri işleme amaçlarına ek olarak aşağıdaki amaçlar ile işlenebilecektir:

İlgili mevzuat uyarınca elde edilen ve işlenen Kişisel Veri’leriniz, tarafımıza ait fiziki arşivler ve/veya bilişim sistemlerine nakledilerek, hem dijital ortamda hem de fiziki ortamda muhafaza altında tutulabilecektir.

II. Kişisel Verilerin Aktarılması

Kişisel Veri’ileriniz, Kanun ve sair mevzuat kapsamında ve yukarıda yer verilen amaçlarla ilgili Şirket tarafından,  (i) özel sigorta şirketleri, (ii) T.C. Sağlık Bakanlığı ve bağlı alt birimleri, Sosyal Güvenlik Kurumu, T.C. İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü ve sair kolluk kuvvetleri, T.C. İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü, Türkiye Eczacılar Birliği, Mahkemeler ve her türlü yargı makamı, (iii) yetki vermiş olduğunuz temsilcileriniz ve avukatlar, (iv) vergi ve finans danışmanları ve denetçiler de dâhil olmak üzere danışmanlık aldığımız üçüncü kişiler, (v) düzenleyici ve denetleyici kurumlar ve resmi merciler, (vi) sağlık hizmetlerimizi geliştirmek veya yürütmek üzere işbirliği yaptığımız iş ortaklarımız ve EK-1’de yer alan Şirketlerle paylaşılabilecektir ve (vii) sosyal medya hesaplarımız veya ilgili mesaj uygulamaları üzerinden mesaj paylaşımı yapmanız veya internet sitelerimiz üzerinden canlı destek almanız halinde paylaşacağınız bilgileriniz ve beyan ettiklerinizle sınırlı olarak Kişisel Veri’leriniz ilgili sosyal medya hesabının veya mesaj uygulamasının sahibi yurtiçinde ya da yurtdışında mukim diğer veri sorumlusu gerçek ve/veya tüzel kişiler tarafından işlenebilecektir.

III. Kişisel Veri Elde Etmenin Yöntemi ve Hukuki Sebebi

Kişisel Veri’leriniz, her türlü sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik ortamda, yukarıda yer verilen amaçlar ve Şirket’in faaliyet konusuna dâhil her türlü işin yasal çerçevede yürütülebilmesi ve bu kapsamda Şirket’in akdi ve kanuni yükümlülüklerini tam ve gereği gibi ifa edebilmesi için toplanmakta ve işlenmektedir. İşbu kişisel verilerinizin toplanmasının hukuki sebebi;

Kanun’un 6. maddesi 3. fıkrasında da belirtildiği üzere sağlık ve cinsel hayata ilişkin kişisel veriler ise ancak kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbı teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amacıyla, sır saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler veya yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından ilgilinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir.

IV. Kişisel Verilerin Korunmasına Yönelik Haklarınız

Kişisel Veri’lerinizin korunmasına yönelik haklarınız Kanun’un 11. maddesi ve ilgili mevzuatlar uyarınca aşağıda belirtilen haklara sahipsiniz:

Mezkûr haklarınızdan birini ya da birkaçını kullanmanız halinde ilgili bilgi tarafınıza, açık ve anlaşılabilir bir şekilde yazılı olarak ya da elektronik ortamda, tarafınızca sağlanan iletişim bilgileri yoluyla, bildirilir.

V. Veri Güvenliği

Şirketler, Kişisel Veri’lerinizi bilgi güvenliği standartları ve prosedürleri gereğince alınması gereken tüm teknik ve idari güvenlik kontrollerine tam uygunlukla korumaktadır. Söz konusu güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak muhtemel riske uygun bir düzeyde sağlanmaktadır.

VI. Şikâyet ve İletişim

Kişisel Veri’leriniz teknik ve idari imkânlar dâhilinde titizlikle korunmakta ve gerekli güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak olası risklere uygun bir düzeyde sağlanmaktadır.

Kanun kapsamındaki taleplerinizi, https://www.acibadem.com.tr/acibademonline/images/Ac%C4%B1badem_Veri_Sahibi_Basvuru_Formu.pdf internet adresindeki “Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Tic. A.Ş. Veri Sahibi Başvuru Formu” nu doldurarak;

i. Atatürk Mahallesi, Feza Sokak, No:3 İç Kapı No:8 K:12 Ataşehir, İstanbuladresine kargo ile ıslak imzanızı taşıyan bir dilekçe ile “Kurumsal Sekretarya” departmanı dikkatine Zarfına “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Kapsamında Bilgi Talebi” yazarak,

ii. Noter kanalıyla,

iii. acibademsaglik@hs02.kep.tr adresine güvenli elektronik ya da mobil imzalı olarak, kayıtlı elektronik posta adresi veya sistemimizde kayıtlı elektronik e-posta adresiniz aracılığıyla,

iv. Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş.’ne hitaben yazdığınız dosyayı güvenli e-imza ile imzalayarak kisiselveri@acibadem.com adresine e-posta’nın konu kısmına “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Bilgi Talebi” yazarak veya

v. Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun belirleyeceği diğer yöntemlerle iletebilirsiniz.

EK-1: Şirket’lerin listesi;

 

YUKARI
İçindekiler x""