Daha iyi bir deneyim için konum izni vermelisiniz.
Size nasıl yardımcı olabiliriz?

D vitamini, kemik sağlığı, bağışıklık sistemi ve kas fonksiyonları için gerekli yağda çözünen bir vitamindir. En iyi kaynakları güneş ışığı, somon, sardalya, yumurta sarısı ve zenginleştirilmiş süt ürünleridir. Eksikliği osteoporoz, bağışıklık düşüklüğü ve ruhsal bozukluklara neden olabilir. Günlük ihtiyaç yaşa göre değişir; yetişkinler için 600-800 IU önerilir. En etkili formu D3 vitaminidir. Eksiklik genellikle 4-12 haftada tedavi edilir ve düzenli kan testiyle izlenmelidir. Güneş ışığı, en hızlı alınan kaynaktır. Kuruyemişler doğal D vitamini içermez, ancak destekleyici olabilir.

İçindekiler

D Vitamini Nedir?

Kalsiferol olarak da bilinen D vitamini, vücudun kalsiyum ve fosfor dengesini düzenleyen, kemik sağlığı için hayati öneme sahip, bazı gıdalarda doğal olarak bulunan, vücut tarafından uzun süre depolanabilien ve yağda çözünen bir vitamindir. Güneş ışınlarıyla deri tarafından sentezlenebildiği gibi besinler ve takviyeler yoluyla da alınabilir. Bağışıklık sistemini destekler, kas fonksiyonlarını düzenler ve birçok kronik hastalığa karşı koruyucu rol oynar.

Kandaki eksikliği durumunda ise vücutta bazı reaksiyonlara sebebiyet verebilir. D vitamini eksikliği, kemik erimesi (osteoporoz), raşitizm ve bağışıklık sistemi zayıflığı gibi sağlık sorunlarına yol açabilir. Eksikliğin önlenmesi için yeterli güneş ışığına maruz kalmak ve D vitamini açısından zengin besinler tüketmek önemlidir. Gerektiğinde doktor kontrolünde D vitamini takviyeleri de alınabilir.

D Vitamini Formları Nelerdir?

D vitamini, vücutta farklı formlarda bulunur ve her birinin farklı işlevleri vardır. En yaygın formları D2 ve D3 olup, bunlar besinler veya takviyeler yoluyla alınabilir. Vücuda alındıktan sonra çeşitli biyokimyasal süreçlerden geçerek aktif hale gelir ve sağlığa birçok fayda sağlar.

D vitamini formları şunlardır:

  • D2 Vitamini (Ergokalsiferol)
  • D3 Vitamini (Kolekalsiferol)
  • Aktif D vitamini (Kalsitriol)
  • Depo formu (Kalsidiol)

Vitamin D2 (Ergokalsiferol)

D2 vitamini, bitkisel kaynaklardan elde edilen bir formdur. Genellikle mantarlar ve D vitamini ile zenginleştirilmiş besinlerde bulunur. Takviye olarak da kullanılan bu form, vücutta aktif hale gelerek kalsiyum metabolizmasına katkıda bulunur. Ancak D3’e kıyasla daha kısa süre etkili olduğu düşünülür.

Vitamin D3 (Kolekalsiferol)

Vitamin D3, hayvansal kaynaklı olup en biyoyararlı D vitamini formudur. Güneş ışığına maruz kaldığında cilt tarafından sentezlenir. Ayrıca balık, yumurta sarısı ve süt ürünlerinde doğal olarak bulunur. D3, vücutta daha uzun süre kalıcı olup D2’ye göre daha etkili bir form olarak kabul edilir.

Aktif D vitamini (Kalsitriol)

Kalsitriol, D vitamininin en aktif formudur. Böbreklerde üretilir ve kalsiyum emilimini düzenleyerek kemik sağlığını destekler. Aynı zamanda bağışıklık sistemi ve kas fonksiyonları üzerinde de önemli rol oynar. Doktor kontrolünde tıbbi tedavilerde kullanılabilir.

Depo formu (Kalsidiol)

Kalsidiol, karaciğerde D3 vitaminden sentezlenen ve kandaki D vitamini seviyesini gösteren formdur. Kan testi ile ölçülen 25(OH)D değeri, vücuttaki D vitamini deposunu belirlemek için kullanılır. Eksikliği durumunda takviye önerilebilir.

D Vitamini Kaç Olmalı?

Yetişkin bireylerde kandaki yeterli D vitamini seviyesi 20 ng/ml veya üzeri kabul edilir. Normal aralık ise 20 ile 50 ng/mL arasıdır. 20'nin altındaki D vitamini seviyeleri düşük kabul edilir. Bu gibi durumlarda D vitamini açısından zengin bir beslenme programı uygulanmalı veya D vitamini takviyeleri alınmalıdır.

Kandaki sağlıklı D vitamini aralığı D vitamini, kemik sağlığından bağışıklık sistemine kadar birçok önemli fonksiyonu destekleyen bir vitamindir. Vücutta yeterli seviyede bulunması genel sağlık için kritik öneme sahiptir. Eksikliği çeşitli sağlık sorunlarına yol açabilirken, fazlalığı ise toksisiteye neden olabilir. Bu nedenle düzenli kan testleri ile D vitamini seviyesinin takip edilmesi ve gerekli durumlarda beslenme ya da takviye yoluyla desteklenmesi önerilir.

Günlük ne kadar D vitamini alınmalıdır?

Yetişkinler için günlük D vitamini ihtiyacı ortalama 600-800 IU (15-20 mikrogram) olarak belirlenmiştir. Ancak yaşlılar, hamileler ve emilim sorunu olan kişilerde bu ihtiyaç 1000 IU ve üzeri olabilir; mutlaka doktor önerisi alınmalıdır.

D Vitamini Ne İşe Yarar?

D vitamini, vücutta kalsiyum ve fosfor dengesini düzenleyerek kemik ve diş sağlığını korur. Bağışıklık sistemini güçlendirir, kas fonksiyonlarını destekler ve hücre yenilenmesine katkı sağlar. Vücuttaki iltihabı azaltmanın yanı sıra hücre büyümesi, nöromüsküler ve bağışıklık fonksiyonu ve glikoz metabolizması gibi süreçlerin düzenlenmesinde de rol oynar.

D vitamini eksikliği durumunda ise çocuklarda raşitizm, yetişkinlerde osteoporoz ve kas güçsüzlüğüne yol açabilir. Güneş ışığı, besinler veya takviyeler yoluyla yeterli miktarda alınması, kemik sağlığını korumak ve bağışıklık sistemini desteklemek için önemlidir.

D vitamininin vücuda sağladığı faydaları şöyledir:

  • Kalsiyum ve fosfor dengesini düzenler
  • Kemik ve diş sağlığını korur
  • D vitamini bağışıklık sistemini güçlendirir
  • Kas fonksiyonlarını destekler
  • Hücre yenilenmesine katkı sağlar
  • Vücuttaki iltihabı azaltır
  • Hücre büyümesinde rol oynar
  • Beyin hücrelerinin çalışmasına yardımcı olur
  • Diyabet ve raşitizm gibi hastalıklarına önlenmesine yardım edebilir

D vitamini kalsiyum ve fosfor dengesini düzenler

D vitamini, yağda çözünen ve vücut tarafından uzun süre depolanabilen bir vitamin türüdür. En bilinen faydaları arasında kalsiyum ve fosfor dengesini düzenlemesi yer alır. Bu da kas, kemik ve diş sağlığı açısından oldukça önemlidir.

D vitamini bağışıklık sistemini güçlendirir

Vücuttaki tüm hücreler için faydalı bir vitamin olan D vitamini, hücresel yenileme yaparak bağışıklık sisteminin güçlenmesine katkı sağlar. Bağışıklık sistemini güçlendirerek olası hastalıklarının riskini de azaltmış olur.

Hücre yenilenmesine katkı sağlar

D vitamininin vücut açısından en temel faydaları olarak hücre yenilenmesine katkı sağlaması da gösterilir.

Vücuttaki iltihabı azaltır

Yapılan birçok klinik çalışma D vitamininin çeşitli patojenlere karşı doğuştan gelen bağışıklık tepkilerini düzenlemede önemli bir rol oynadığını ortaya koymuştur. Ayrıca D vitamininin çeşitli inflamatuar ve otoimmün hastalıklarda adaptif bağışıklık tepkisini düzenleyebileceği de değerlendirilir.

Beyin hücrelerinin çalışmasına yardımcı olur

D vitamini, normal beyin gelişimi ve işlevinde temel süreçleri düzenleme göreviyle öne çıkar ve yetişkin beyinlerde nöroprotektif olarak bilinir.

Diyabet ve çocuklarda raşitizm gibi hastalıkların önlenmesine yardım edebilir

Yeterli düzeyde D vitamini olduğunda tip 1 diyabetin etkilerinin azaldığı görülür. Bunun yanı sıra D vitamini çocuklarda raşitizm hastalığının etkilerini de azaltabilir. Vücut kandaki kalsiyum seviyelerini dengelemek için (sekonder hiperparatiroidizm yoluyla) kemiklerden kalsiyum alır. Bu da hızlandırılmış kemik demineralizasyonuna (bir kemiğin yeniden oluşabileceğinden daha hızlı parçalanması) yol açar. Bu durum yetişkinlerde osteomalaziye (yumuşak kemikler) ve çocuklarda raşitizme yol açabilir. D vitamini eksikliğinde vücutta böyle bir süreç yaşanabilir.

Stresi azaltıp depresyona iyi gelir

D vitamini eksikliği olan kişilerde D vitamini zengini besinler tüketmek veya D vitamini takviyesi almak, stresin etkilerini azaltabilir.

D Vitamini Faydaları Nelerdir?

D vitamini, vücudun kalsiyum ve fosfor emilimini düzenleyerek kemik ve diş sağlığını destekler, bağışıklık sistemini güçlendirir ve çeşitli kronik hastalıklara karşı koruyucu rol oynar. Yeterli düzeyde D vitamini almak, stres ve depresyonun etkilerini azaltır.

D vitamini faydaları şunlardır:

  • Kemik ve diş sağlığını korur
  • Bağışıklık sistemini güçlendirir
  • Kas fonksiyonlarını destekler
  • Depresyon riskini azaltır
  • Kalp sağlığını destekler
  • Kronik hastalıklara karşı koruyucudur
  • Enflamasyonu azaltmaya yardımcı olur
  • Diyabet riskini düşürebilir

D Vitamini Hangi Sorunların Tedavisinde Kullanılır?

D vitamini yalnızca kemik sağlığında değil ruh sağlığı ve bağışıklık sistemindeki sorunların tedavisinde de kullanılır. Doğal yollarla alınan, bu mümkün değilse de takviye olarak alınan D vitamini bu gibi sorunların tedavisinde önemli bir yardımcıdır.

Kemik sağlığı ve kas fonksiyonu

Kemiklerin ve dişlerin sağlıklı gelişimini destekleyen D vitamini, kalsiyum ve fosfor emilimini düzenleyerek kemik yoğunluğunu artırır ve kırılma riskini azaltır. Çocuklarda raşitizm gibi ciddi sağlık sorunlarının önlenmesinde önemli rol oynar. Özellikle kas fonksiyonlarının düzenlenmesinde etkili olan bu vitamin, kas gücünü artırarak yaşam kalitesini yükseltir. Yaşlı bireylerde düzenli D vitamini alımı, kas zayıflığına bağlı düşme riskini azaltır ve hareket kabiliyetini korur.

Bağışıklık sistemini güçlendirme

D vitamini vücudumuzun savunma mekanizmasının en önemli destekçilerindendir. Bağışıklık sisteminin düzenli çalışması için gerekli olan bu vitamin, vücudun doğal koruyucu bariyerlerini güçlendirir ve hastalıklara karşı direnci artırır. Özellikle D3 vitamini, bağışıklık hücrelerinin üretimini ve fonksiyonlarını düzenleyerek vücudu çeşitli hastalıklara karşı korur.

Bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri şunlardır:

  • Grip, soğuk algınlığı ve solunum yolu enfeksiyonlarını önlemeye yardımcı olur.
  • Multipl skleroz, romatoid artrit ve tip 1 diyabet gibi otoimmün hastalıklara karşı koruma sağlar.

Yetersiz D vitamini seviyeleri, bağışıklık sisteminin zayıflamasına ve vücudun hastalıklara karşı savunmasız kalmasına neden olabilir. Bu nedenle, özellikle kış aylarında ve bağışıklık sisteminin daha fazla desteğe ihtiyaç duyduğu dönemlerde, D vitamini eksikliği konusunda dikkatli olmak gerekir.

Ruh sağlığını destekleme

D3 vitamini beyinde hormon ve nörotransmitter üretiminde kritik bir rol oynayan önemli bir besin ögesidir. Yapılan araştırmalar, D vitamini eksikliği yaşayan bireylerde ruhsal problemlerin daha sık görüldüğünü ortaya koyar. Özellikle kış aylarında yetersiz güneş ışığına maruz kalma sonucu ortaya çıkan D vitamini eksikliği belirtileri arasında ruhsal değişimler de yer alır.

D vitamininin ruh sağlığı üzerindeki etkileri şunlardır:

  • Depresyon ve anksiyete gibi ruhsal sorunların gelişimini önleyebilir.
  • Güneş ışığı eksikliği nedeniyle oluşan Mevsimsel Duygu Durum Bozukluğu riskini azaltır.

Beyin sağlığı için yeterli miktarda D vitamini alımı önemlidir. Güneş ışığına ek olarak yumurta sarısı, yağlı balıklar ve süt ürünleri gibi besinler tüketilebilir. Mental sağlığın korunması için düzenli D vitamini seviyesi takibi önerilir.

Yaşa göre D Vitamini gereksinimi

D vitamini ihtiyacı yaşa, yaşam tarzına ve bireysel sağlık durumuna göre değişiklik gösterir. Özellikle çocukluk, hamilelik ve yaşlılık dönemlerinde vücudun D vitamini gereksinimi artar. Sağlıklı kemik gelişimi, bağışıklık sistemi fonksiyonları ve kas gücünü korumak için her yaş grubunun yeterli miktarda D vitamini alması önemlidir.

Güneş ışığından yeterince faydalanamayan veya beslenme ile yeterli D vitamini alamayan bireyler, eksikliği önlemek için takviye kullanmayı değerlendirmelidir.

Yaşa göre günlük D vitamini ihtiyacı şöyledir:

Yaş Grubu

Günlük İhtiyaç (µg) Günlük İhtiyaç (IU)
0-12 ay 10 µg 400 IU
1-18 yaş 15 µg 600 IU
18 yaş ve üzeri 20 µg 1000 IU

D vitamini eksikliği belirtileri görüldüğünde veya düzenli güneş ışığına maruz kalınamadığında, uzman kontrolünde takviye kullanımı değerlendirilebilir. Özellikle kış aylarında ve kapalı ortamlarda uzun süre vakit geçiren kişilerde vitamin D seviyelerinin düzenli olarak kontrol edilmesi önemlidir. Normal değerlerin korunması için gerekirse D vitamini takviyesi önerilebilir.

D Vitamini Eksikliği Neden Olur?

D vitamini eksikliğinin temel nedeni, güneş ışığı yetersizliği ve kapalı alanlarda uzun süre vakit geçirmektir. Kapalı alanlarda uzun süre vakit geçirince güneş ışınlarından maruz kalınır. Vücuda yeterli güneş ışığı girmediğinde de D vitamini eksikliği meydana gelir. Ayrıca koyu cilt pigmentine sahip olmak, sağlıksız beslenme, ileri yaş, sindirim sistemi hastalıkları ve obezite gibi durumlar da D vitamini eksikliğine yol açabilir.

D vitamini eksikliğine yol açan başlıca nedenler şunlardır:

  • Yetersiz güneş ışığı maruziyeti ve kapalı ortamlarda uzun süre vakit geçirme
  • Koyu cilt pigmentasyonu nedeniyle güneş ışınlarından yeterince faydalanamama
  • Dengesiz ve yetersiz beslenme alışkanlıkları
  • İleri yaş ve metabolizma yavaşlaması
  • Sindirim sistemi rahatsızlıkları ve emilim bozuklukları
  • Obezite ve aşırı kilolu olma
  • Hava kirliliği nedeniyle güneş ışınlarından yeterince yararlanamama
  • Güneş koruyucu kremlerin aşırı kullanımı
  • Vejetaryen veya vegan beslenme tarzı
  • Karaciğer ve böbrek fonksiyon bozuklukları

Yetersiz güneş ışığına maruz kalma

Cildimiz, güneş ışığındaki UVB ışınları sayesinde D3 vitamini üretir. Ancak kış aylarında veya kapalı mekanlarda fazla zaman geçirmek, sürekli güneş koruyucu kullanımı bu vitaminin üretimini önemli ölçüde azaltır. Özellikle koyu ten rengine sahip bireylerde, melanin pigmenti fazlalığı nedeniyle D vitamini üretimi daha da düşük seviyelerde gerçekleşir. Bu nedenle, günlük yaşamımızda güneş ışığından yeterli ve doğru şekilde faydalanmak, D vitamini eksikliği belirtilerinin ortaya çıkmasını önlemek için büyük önem taşır.

Beslenme alışkanlıkları

Doğal kaynaklardan D3 vitamini almak için özellikle yağlı balıklar başta olmak üzere, yumurta sarısı, karaciğer ve zenginleştirilmiş süt ürünleri tüketilmelidir. Özellikle vegan ve vejetaryen beslenme tarzını benimseyenlerin bu konuda daha dikkatli olması gerekir. Bu grupta yer alan bireyler, güneş ışığından yeterince faydalanmalı ve gerektiğinde uzman önerisiyle takviye kullanmalıdır.

Yaş ve cilt pigmentasyonu

D vitamini üretimi yaş ve cilt yapısına göre değişkenlik gösterir. İlerleyen yaşla birlikte cildin yapısında meydana gelen değişimler, güneş ışınlarından yararlanma kapasitesini önemli ölçüde etkiler.

Yaşlanmayla birlikte cildin D3 vitamini üretme yeteneği azalır ve bu durum vitamin eksikliği riskini artırır. Ayrıca, koyu ten rengine sahip kişilerde bulunan yoğun melanin pigmenti, güneş ışınlarının cilde nüfuz etmesini engelleyerek vitamin sentezini yavaşlatır.

Yaşlı bireyler ve koyu tenli kişiler için düzenli vitamin takviyesi ve güneş ışığından yeterli düzeyde faydalanma özellikle önem taşır. Cildin doğal yollarla vitamin üretme kapasitesindeki bu farklılıklar, D vitamini eksikliği belirtileri açısından risk oluşturabilir ve kişiye özel vitamin desteği planlamasını gerektirebilir.

Sağlık sorunları ve ilaç kullanımı

D vitamini emilimini etkileyen çeşitli sağlık durumları ve ilaç kullanımları bulunur. Bu durum vücudumuzun D vitamini seviyesinin düşmesine ve çeşitli sağlık problemlerinin ortaya çıkmasına neden olabilir.

Bağırsak hastalıkları, sindirim sistemi rahatsızlıkları ve bazı ilaçların düzenli kullanımı, vücudun vitamin emilimini olumsuz yönde etkileyebilir. D vitamini eksikliği yaşayan kişilerde sindirim sistemi sorunları daha sık görülür.

Bağırsak hastalıkları, D vitamini emilimini zorlaştırarak vücut fonksiyonlarının düzgün çalışmasını engeller. Ayrıca bazı ilaçların düzenli kullanımı da metabolizmayı olumsuz etkileyerek vitamin emilimini güçleştirir. Bu nedenle, düzenli ilaç kullanan kişilerin D vitamini seviyelerini kontrol ettirmeleri ve gerekli önlemleri almaları önemlidir.

D Vitamini Eksikliği Belirtileri

D vitamini eksikliği genellikle kemik ve kas ağrıları, kronik yorgunluk, halsizlik, saç dökülmesi, cilt problemleri ve stres gibi belirtilerle kendini gösterir.

Yaygın görülen D vitamini eksikliği belirtileri şunlardır:

  • Kemik ve kas ağrıları
  • Kronik yorgunluk ve halsizlik
  • Saç dökülmesi ve cilt problemleri
  • Diş ve diş eti sorunları
  • Ruhsal bozukluklar (depresyon, anksiyete)

Bu belirtilerin yanı sıra, bağışıklık sisteminin zayıflaması sonucu sık enfeksiyon geçirme, kas güçsüzlüğü ve kemik mineral yoğunluğunda azalma da görülebilir. D3 vitamini seviyelerinizin düşük olduğundan şüpheleniyorsanız, mutlaka sağlık kontrolünden geçmeniz ve gerekli takviyeyi almanız önemlidir. Özellikle kış aylarında ve güneş ışığından yeterince faydalanamayan kişilerde bu eksiklik daha sık görülür.

Çocuklarda D vitamini eksikliği belirtileri

Çocuklarda D vitamini eksikliği , büyüme ve gelişme üzerinde olumsuz etkilere neden olabilir. Güneş ışığına yeterince maruz kalmama, yetersiz beslenme ve bazı sağlık koşulları D vitamini eksikliğine yol açabilir.

Çocuklarda D vitamini eksikliği belirtileri şunları içerir:

  • Kemiklerde şekil bozuklukları ve büyüme geriliği
  • Kas güçsüzlüğü ve ağrıları
  • Zayıf bağışıklık sistemi
  • Uyku problemleri
  • Geç yürüme

Bebeklerde D vitamini eksikliği belirtileri

Bebeklerde D vitamini eksikliği , anne sütünden yeterli D vitamini alamamak ve yetersiz güneş ışığına maruz kalmaktan kaynaklanır. D vitamini bebeklerin büyüme ve gelişimde önemli rol oynar, bu nedenle eksikliği gelişim bozukluklarına neden olabilir.

Bebeklerde D vitamini eksikliği belirtileri;

  • Kafatasında yumuşama
  • Geç diş çıkarma
  • Raşitizm
  • Başta ve ellerde titreme
  • Geç oturma, emekleme, yürüme
  • Kafa şeklinin bozulması şeklinde ortaya çıkar

D Vitamini Eksikliği Tanısı Nasıl Konur?

D vitamini eksikliği tanısı , genellikle belirtilerin görülmesi üzerine konur. Öncelikle belirtiler dinlenir ve fiziki muayene yapılır. Ardından kan testleriyle D vitamini değerlerine bakılır. Bu süreçte hastanın yaşına, cinsiyetine, beslenme alışkanlıklarına, güneş ışığına maruz kalma süresine ve genel sağlık durumuna da dikkat edilir.

D Vitamini Eksikliğinde Görülen Hastalıklar

Kemik ve kas sistemi hastalıkları başta olmak üzere, bağışıklık sisteminin zayıflaması sonucu ortaya çıkan rahatsızlıklar görülebilir. Özellikle kemiklerde yumuşama, kas güçsüzlüğü ve eklem ağrıları sık karşılaşılan belirtilerdendir.

Bunun yanı sıra bağışıklık sisteminin zayıflamasıyla enfeksiyonlara karşı direncin azalması, ruhsal değişiklikler ve kronik yorgunluk da görülebilir. D3 vitamini seviyelerinin düşük olması durumunda metabolik hastalıklar, hormonal dengesizlikler ve kardiyovasküler problemler de ortaya çıkabilir.

Bu rahatsızlıkların önüne geçmek için düzenli kontroller yaptırmak ve gerekli durumlarda takviye kullanmak önemlidir. Ancak daha da önemlisi, doğal yollarla D vitamini almaya özen göstermek ve sağlıklı bir yaşam tarzı benimsemektir. Güneş ışığından yeterli düzeyde faydalanmak ve yararlı olabilecek besinleri düzenli tüketmek, bu vitaminin eksikliğine bağlı hastalıkların önlenmesinde etkili olur.

Osteomalazi ve Osteoporoz

D vitamini eksikliği, kemik sağlığını ciddi şekilde etkileyen önemli bir sağlık sorunudur. Vücudumuzda kalsiyum metabolizmasını düzenleyen ve kemik mineralizasyonunda hayati rol oynayan D3 vitamini, özellikle kemik dokusunun güçlenmesi için vazgeçilmezdir. D vitamini eksikliği belirtileri arasında en sık karşılaşılan sorunlar kemik yapısındaki bozulmalardır.

  • Osteomalazi: Kemiklerin yumuşaması ve deformasyonuna yol açar. Çocuklarda raşitizm olarak bilinir.
  • Osteoporoz: Düşük kemik yoğunluğu ve kırılgan kemiklere neden olur, özellikle yaşlı bireylerde kırık riski artar.

Diyabet ve Kalp Hastalıkları

Metabolik sağlık açısından D vitamini eksikliği ciddi sorunlarına yol açabilir. Özellikle insülin duyarlılığı ve glukoz metabolizmasını destekleyen bu vitamin eksik olduğunda:

  • Tip 2 diyabet riski artar.
  • Pankreasın insülin üretimi azalabilir ve periferik insülin direnci gelişebilir.

Kalp sağlığı açısından, D vitamini son derece önemlidir ve şu işlevleri yerine getirir:

  • Kan basıncını düzenler.
  • Damar hücrelerini destekler ve kardiyovasküler sistemin düzgün çalışmasına katkı sağlar.

D vitamini eksikliğinde görülen hastalıklar arasında hipertansiyon ve diğer kardiyovasküler rahatsızlıklar önemli bir yer tutar. Bu nedenle, düzenli olarak D vitamini seviyelerinin kontrol edilmesi ve gerektiğinde takviye alınması önem taşır.

Kanser Türleri

Kanser türleri ile D vitamini eksikliği arasındaki ilişki üzerine yapılan araştırmalar, yetersiz D vitamini seviyelerinin çeşitli kanser türlerinin gelişiminde risk faktörü olabileceğini gösterir. Bu nedenle D vitamini eksikliği belirtileri görüldüğünde erken müdahale önem taşır.

D vitamini ve kanser ilişkisi şu şekilde özetlenebilir:

  • Göğüs, kolorektal ve prostat kanseri gibi türlerle bağlantısı araştırılmıştır.
  • Tümör büyümesini yavaşlatabilir ve metastazı engelleyebilir.

Yeterli D vitamini seviyeleri sağlanarak, kanser gelişimi ve mortalite oranları azaltılabilir.

D Vitamini Eksikliği ve Diğer Hastalıklar

D vitamini eksikliği vücudumuzda birçok sistemi etkileyerek çeşitli sağlık sorunlarına yol açabilir. Özellikle bağışıklık sistemimiz ve ruh sağlığımız üzerinde önemli etkileri bulunan bu vitaminin yetersizliği, ciddi sonuçlar doğurabilir. D3 vitamini seviyelerimizin normal değerlerde tutulması, birçok hastalığın önlenmesinde kritik rol oynar.

  • Depresyon ve ruhsal bozukluklar: Düşük D vitamini seviyeleri, depresyon ve anksiyete ile ilişkilendirilmiştir. Özellikle kış aylarında görülen mevsimsel depresyonun altında yatan sebeplerden biri de D vitamini eksikliği olabilir.
  • Multipl skleroz (MS): D vitamini eksikliği, otoimmün hastalıkların gelişim riskini artırabilir. Yapılan araştırmalar, yeterli D vitamini seviyelerinin MS hastalığının ilerlemesini yavaşlatabileceğini gösterir. Güneş ışığından yeterince faydalanmak ve D vitamini içeren besinleri tüketmek, bu açıdan büyük önem taşır.

Hamilelikte D Vitamini Eksikliği

Hamilelikte D vitamini eksikliği, anne ve bebek sağlığı üzerinde önemli etkilere yol açabilir. D vitamini, kemik gelişimi, bağışıklık sistemi ve kas fonksiyonları için gereklidir. Eksikliği durumunda, anne adayında kemik ağrıları ve yorgunluk görülebilirken, bebeğin kemik ve bağışıklık sistemi gelişimi de olumsuz etkilenebilir. Bu nedenle, hamilelik sürecinde D vitamini seviyelerinin takip edilmesi ve gerektiğinde takviye alınması önemlidir.

Anne ve Bebek Sağlığı

D vitamini, vücudumuz için hayati öneme sahip bir vitamindir. Özellikle anne ve bebek sağlığı açısından kritik bir role sahiptir. D vitamini eksikliği anne adayları ve bebekler için ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Özellikle gebelik döneminde yeterli D vitamini alımı, hem anne hem de bebeğin sağlıklı gelişimi için temel bir gerekliliktir.

D3 vitamini anne ve bebek sağlığını etkileyen önemli sorunlara neden olabilir. Bu sorunlar şunlardır:

  • Gebelik zehirlenmesi (preeklampsi): Anne ve bebek için hayatı tehdit eden bir durumdur.
  • Gestasyonel diyabet: Anne sağlığını etkiler ve doğum risklerini artırır.
  • Düşük doğum ağırlığı: Fetüsün gelişimini olumsuz etkiler.
  • Erken doğum: Hamilelik süresinin tamamlanamaması riskini artırır.

Gebelik döneminde D vitamini eksikliği, fetüsün kemik ve diş gelişimini olumsuz etkiler. Bu durum, bebeğin doğum sonrası dönemde ve ilerleyen yaşlarda çeşitli sağlık sorunlarıyla karşılaşmasına neden olabilir.

Annenin bağışıklık sistemi zayıflar ve enfeksiyonlara karşı direnci düşer. Düzenli kontroller ve uzman önerileri doğrultusunda D3 vitamini takviyesi alınması, anne ve bebek sağlığının korunmasında önemli rol oynar.

D Vitamini Eksikliğinden Korunma Yöntemleri

D vitamini eksikliği, özellikle güneş ışığının yeterince alınamadığı durumlarda ve kapalı ortamlarda uzun süre kalan kişilerde sıkça görülür. Ancak, basit yaşam tarzı değişiklikleriyle bu eksiklikten korunmak mümkündür.

D vitamini eksikliğinden korunmak için alınacak önlemler şunları içerir:

  • Güneş ışığından doğru şekilde faydalanmak: Özellikle yaz aylarında, ancak güneşin tepede olmadığı zamanlarda, günde 15-30 dakika arası yüz, kol ve bacaklar açık olacak şekilde güneşlenmek
  • D vitamini açısından zengin besinleri tüketmek: Eğer güneşten faydalanılamıyorsa, D vitamini açısından zengin besinler tüketmek
  • D vitamini takviyesi kullanmak: Gerektiği durumlarda damla ya da tablet formunda D vitamini takviyeleri kullanmak.

D Vitamini Nelerde Var?

D vitamini bakımından zengin besinler arasında yağlı balıklar (somon, alabalık, sardalya, uskumru, ton balığı vb.), yumurta sarısı, peynir ve sığır karaciğeri, zenginleştirilmiş sütler, portakal suyu, tahıllar ve ekmekler, kahvaltılık gevrek, yoğurt ve margarinler, bazı mantar ve bitkiler, bebek mamaları yer alır. Ayrıca D vitamini takviyeleri de kullanılabilir.

Güneş ışığı en iyi D vitamini kaynağı olsa da, yeterli güneş alamayan kişiler bu besinleri tüketerek D vitamini ihtiyacını karşılayabilir. Özellikle balık ve süt ürünleri, günlük ihtiyacı karşılamaya yardımcı olan en güçlü kaynaklardır.

D vitamini bakımından zengin besin kaynakları şunlardır:

  • Yağlı balıklar (somon, alabalık, sardalya, uskumru, ton balığı)
  • Yumurta sarısı
  • Peynir
  • Sığır karaciğeri
  • Zenginleştirilmiş sütler
  • Portakal suyu
  • Tahıllar ve ekmekler
  • Kahvaltılık gevrek
  • Yoğurt
  • Bazı mantar ve bitkiler
  • Bebek mamaları
  • D vitamini takviyeleri (doktor kontrolünde)

Güneş ışığı ve D vitamini

Cildimiz, güneş ışığındaki UVB ışınları sayesinde bu vitamini üretme yeteneğine sahiptir. Özellikle saat 10.00-16.00 arasında, yüz ve kollar gibi açıkta kalan cildin 10-15 dakika güneşe maruz kalması günlük ihtiyacın karşılanması için yeterli olabilir.

Ancak güneş yanıklarından korunmak için güneşlenme süresinin kontrollü olması ve cilt tipine uygun koruma faktörlerinin kullanılması da unutulmamalıdır. Özellikle kış aylarında ve güneş ışığından yeterince faydalanamayan kişilerde, beslenme yoluyla veya takviyelerle bu vitaminin alınması gerekebilir.

D Vitamini Hangi Besinlerde Bulunur?

D3 vitamini bakımından zengin besinleri düzenli olarak tüketmek, vücut sağlığımız için oldukça önemlidir. D vitamini açısından zengin besinler şunlardır:

  • Yağlı balıklar: Somon, ton balığı, uskumru ve kılıçbalığı gibi yağlı balıklar, doğal D vitamini kaynaklarıdır. Haftada 2-3 porsiyon tüketerek D vitamini ihtiyacınızı büyük ölçüde karşılayabilirsiniz.
  • Yumurta sarısı ve peynir: Yumurta sarısı, D vitamini içeriği bakımından önemli bir besindir. Ayrıca, peynir çeşitleri de az miktarda D vitamini sağlar.
  • Mantarlar: Özellikle UV ışığına maruz bırakılarak yetiştirilen mantarlar, D2 vitamini açısından zenginleşir. Shiitake gibi bazı mantar türleri bu vitaminin doğal kaynaklarındandır.
  • Zenginleştirilmiş gıdalar: Günümüzde birçok süt, bitki bazlı süt (soya, badem sütü), portakal suyu ve kahvaltılık tahıllar D vitamini ile zenginleştirilmiştir. Etiket bilgilerini kontrol ederek düzenli tüketimle eksikliğinizi giderebilirsiniz. Bu besinler d vitamini eksikliğini önlemek için önemli kaynaklardır.

D vitamini takviyeleri

Özellikle D3 vitamini formunda alınan takviyeler, vücudumuzun daha kolay kullanabildiği ve biyoyararlanımı yüksek bir seçenek sunar. D3 vitamini faydaları arasında kemik sağlığının korunması, bağışıklık sisteminin güçlenmesi ve kas fonksiyonlarının desteklenmesi yer alır.

Takviye kullanımına başlamadan önce mutlaka kan değerlerine bakılmalı ve uzman önerisi alınmalıdır. Dozaj kişinin yaşına, genel sağlık durumuna ve mevcut D vitamini seviyesine göre belirlenir.

D Vitamini takviyeleri kullanım dozu ise aşağıdaki gibidir:

Yaş Grubu / DurumGünlük Önerilen Doz (IU)
0–12 ay arası bebekler400 IU
1–18 yaş arası çocuklar600–1000 IU
Yetişkinler (19–70 yaş)600–2000 IU
70 yaş üzeri800–2000 IU
Gebe ve emziren kadınlar800–2000 IU
Eksiklik tedavisinde5000–50.000 IU/haftalık

D vitamini takviyeleri nasıl kullanılır?

D vitamini takviyeleri, eksiklik tespit edilen veya risk grubundaki kişilerde doktor kontrolünde kullanılan destek ürünleridir. D vitamini yağda çözünebilen bir vitamindir, bu nedenle bilinçsiz ve kontrolsüz kullanımı sağlık üzerinde olumsuz sonuçlar doğurabilir. Takviyenin şekli, dozu, kullanım süresi ve alım zamanı kişinin yaşına, kilosuna, sağlık durumuna ve eksikliğin derecesine göre değişir.

D vitamini takviyeleri kullanım şekilleri şu şekildedir:

  • Damla formu: Genellikle bebekler ve küçük çocuklar için tercih edilir. Ağızdan doğrudan veya kaşıkla verilir.
  • Yumuşak kapsül/tablet: Yetişkinler için idealdir. Günde bir veya haftalık tek dozluk kapsüller şeklinde olabilir.
  • Ampul formu (yüksek doz): Aylık veya üç aylık tek doz olarak kas içine ya da ağız yoluyla uygulanabilir (doktor önerisiyle).
  • Sprey formu: Ağız içinden emilim için kolay kullanım sağlar.

D vitamini yüksekliği

D vitamini fazlalığı, kandaki D vitaminini miktarının, değer aralığının üstünde çıkması durumudur. Bu da D vitamini değerinin 50 ng/mL'nin üzerine çıkması demektir. D vitamini vücudumuz için hayati öneme sahip olmakla birlikte, fazla alımı ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Özellikle kontrolsüz takviye kullanımı sonucu ortaya çıkan D vitamini fazlalığı, vücudumuzda kalsiyum birikimine ve çeşitli sağlık problemlerine neden olabilir.

D vitamini fazlalığının başlıca sebepleri şunlardır:

  • Yanlış doz kullanımı: Reçetesiz veya yanlış dozda alınan D vitamini takviyeleri.
  • Tıbbi tedaviler: Osteoporoz, osteomalasi gibi hastalıkların tedavisi için kullanılan yüksek doz D vitamini.
  • Emilim bozuklukları: Özellikle mide bypass ameliyatı sonrası ya da böbrek hastalıkları gibi durumlarda tedavi için yüksek doz D vitamini gerekebilir.

D vitamini yüksekliği belirtileri

D3 vitamini vücudumuz için oldukça önemli bir vitamin türü olmasına rağmen, fazla alımı ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. D vitamini toksisitesi, kandaki kalsiyum seviyesinin yükselmesine (hiperkalsemi) neden olarak vücudumuzda çeşitli belirtilerle kendini gösterir. Bu belirtiler günlük yaşam kalitemizi önemli ölçüde etkileyebilir ve dikkat edilmediği takdirde kalıcı sağlık sorunlarına yol açabilir.

D vitamini fazlalığında görülen başlıca belirtiler şunlardır:

  • Sindirim sistemi sorunları: İştah kaybı, bulantı, kusma, kabızlık.
  • Genel sağlık sorunları: Halsizlik, kas zayıflığı, yürüme güçlüğü.
  • Nörolojik etkiler: Zihin karışıklığı, denge kaybı.
  • Böbrek sorunları: Artan susama (polidipsi), sık idrara çıkma, böbrek taşı oluşumu.
  • Kemik ağrıları: Kemiklerde hassasiyet ve ağrılar.

D vitamini yüksekliğinden korunma yöntemleri

D vitamini vücudumuz için hayati önem taşıyan bir besin ögesi olsa da, fazla alımı ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. D3 vitamini takviyelerini bilinçsizce kullanmak yerine, uzman kontrolünde ve belirli aralıklarla kullanmak önemlidir. Vücudumuzun günlük D vitamini ihtiyacını doğal yollarla karşılamak her zaman öncelikli tercihimiz olmalıdır.

  • Takviyeler için doktor önerisi alın: Doz aşımından kaçının ve gereksiz takviye kullanmayın.
  • Düzenli kontrol yaptırın: Kan ve kalsiyum seviyelerinizi altı ayda bir test ettirin.
  • Günlük ihtiyacınıza göre hareket edin: Genel olarak 600-800 IU yeterlidir; aşırı dozlardan kaçının.

D Vitamini Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

D vitamini hangi besinlerde var?

D vitamini en çok yağlı balıklarda, karaciğerde, yumurta sarısında ve D vitamini ile zenginleştirilmiş süt ürünlerinde bulunur. Güneş ışığına maruz kalmak da önemli bir kaynaktır.

D vitamini eksikliği nasıl anlaşılır?

Kandaki D vitamini eksikliği, kas ve kemik ağrıları, yorgunluk, halsizlik, ciltte solgunluk, saç dökülmesi, baş ağrısı, el ve ayakların ısınamaması, daha sık hastalanma, uykusuzluk ve yaraların geç iyileşmesiyle ortaya çıkar.

D vitamini neye iyi gelir?

Kemik sağlığı için kalsiyum emilimini artırır ve bağışıklık sistemini destekler. Düşük seviyelerde ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir.

D vitamini eksikliği kaç günde düzelir?

D vitamini eksikliğinin düzelme süresi kişiden kişiye değişmekle birlikte genellikle 4 ila 12 hafta arasında sonuç alınabilir. Hafif eksikliklerde kısa süreli takviyelerle toparlanma sağlanırken, orta ve şiddetli eksikliklerde daha uzun süreli ve yüksek dozda tedavi gerekebilir.

D vitamini eksikliğinde ne yemeli?

Yağda çözünen D vitamini için somon, yumurta, karaciğer gibi besinler tercih edilmelidir. Ayrıca D vitamini içeren destek ürünleri de önerilebilir.

D vitamini eksikliğinde ne olur?

Kas zayıflığı, kemik ağrısı ve bağışıklık düşüklüğü en sık görülen belirtilerdir. Uzun süreli eksiklik ciddi kemik rahatsızlıklarına yol açabilir.

D vitamini eksikliğine ne iyi gelir?

Güneşlenme, D vitamini yönünden zengin besinler ve doktor kontrolünde alınan takviyeler eksikliği gidermeye yardımcı olur. Özellikle kış aylarında destek almak önemlidir.

Fazla d vitamini vücuttan nasıl atılır?

Aşırı D vitamini, vücutta birikebilir ve böbrekler yoluyla atılamayabilir. Bu nedenle fazla alımı toksik etkilere yol açabilir, mutlaka hekim kontrolünde alınmalıdır.

D vitamini boy uzatır mı?

Çocuklarda kemik gelişimini destekleyerek dolaylı olarak boy uzamasına katkı sağlar. Ancak tek başına boy uzatıcı etkisi yoktur.

D vitamini eksikliği nasıl giderilir?

Güneşlenme süresi artırılmalı, D vitamini içeren gıdalar tüketilmeli ve gerekirse doktor kontrolünde takviye alınmalıdır. Tedavi süreci kişisel duruma göre planlanır.

D vitamini ne zaman içilmeli?

Sabah saatlerinde, tok karna ve yağlı bir öğünle birlikte alınması önerilir. Bu yöntem, vücudun vitamini daha iyi emmesini sağlar.

Çocuklarda d vitamini kaç olmalı?

Çocuklarda ideal D vitamini seviyesi genellikle 20-50 ng/mL arasıdır. Ancak hekim önerisiyle yaşa ve sağlık durumuna göre değişebilir.

Bebeklere d vitamini hangi saatte verilmeli?

Bebeklere D vitamini genellikle sabah saatlerinde ve tokken verilmelidir. Bu sayede emilim daha sağlıklı gerçekleşir.

D vitamini hangi yiyeceklerde var?

D vitamini en çok somon, sardalya, uskunru, karaciğer, yumurta sarısı ve D vitamini ile zenginleştirilmiş süt ürünlerinde bulunur. Ayrıca mantarlar, özellikle UV ışınlarına maruz bırakılmış olanlar, bitkisel bir kaynak olarak dikkat çeker.

En hızlı D vitamini nasıl alınır?

Güneş ışığı, D vitamininin en hızlı ve doğal kaynağıdır; ciltte sentezlenerek doğrudan kana geçer. Ayrıca yüksek doz D vitamini takviyeleri, doktor kontrolünde hızlı seviyeye çıkmak için kullanılabilir.

En iyi D vitamini nedir?

D3 vitamini (kolekalsiferol), vücut tarafından en iyi emilen ve en etkili form olarak kabul edilir. D2 vitamini de kullanılsa da biyoyararlanımı D3 kadar güçlü değildir.

D vitamini eksikliği nelere neden olur?

Kas zayıflığı, kemik erimesi, bağışıklık düşüklüğü ve ruhsal bozukluklara yol açabilir. Uzun süreli eksiklik ciddi sağlık sorunları doğurabilir.

D vitamini yüksekliği zararlı mıdır?

Evet, aşırı D vitamini alımı toksik etkilere neden olabilir. Bulantı, böbrek taşı ve kalsiyum yüksekliği gibi sorunlar yaratabilir.

D vitamini eksikliği tedavisi nasıl yapılır?

Doktor önerisiyle D vitamini takviyesi verilir ve güneş ışığından daha fazla yararlanılması önerilir. Takipli kan testleriyle doz ayarlanır.

Acıbadem Web ve Yayın Kurulu tarafından hazırlanmıştır. Güncellenme Tarihi: 29 Eylül 2025 Pazartesi Yayımlanma Tarihi: 3 Temmuz 2025 Perşembe
Bu içeriği ortalama 10 dakikada okuyabilirsiniz.

Tıbbi Birimler

Bize Ulaşın

Bilgi talepleriniz için aşağıdaki formu doldurabilirsiniz.

Acıbadem Sağlık Grubu olarak size daha iyi ve kaliteli bir hizmet sunabilmemiz için istek, öneri, teşekkür ve şikayetlerinizi aşağıdaki formu doldurarak ya da 444 55 44 numaralı telefondan tarafımıza ulaşarak bildirebilirsiniz.

Devamı
Devamı
Güvenlik Kodu

KİŞİSEL VERİLERİN ELDE EDİLMESİ VE İŞLENMESİ HAKKINDA AYDINLATMA METNİ

Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş. ile EK-1’de listelenen hâkim ve bağlı şirketleri (her biri ayrı ayrı “Şirket”, hepsi birlikte “Şirketler” olarak anılacaktır.) tarafından, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“Kanun”) ve ilgili mevzuat kapsamında Veri Sorumlusu sıfatıyla, elde edilen genel nitelikli ve/veya özel nitelikli kişisel verileriniz (sağlık verileri dâhil ancak bununla sınırlı olmamak üzere) (“Kişisel Veri”), aşağıda açıklanan çerçevede ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu, 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, Uzaktan Sağlık Hizmetlerinin Sunumu Hakkında Yönetmelik, Özel Hastaneler Yönetmeliği, Sağlık Bakanlığı düzenlemeleri ve sair mevzuata uygun olarak işlenebilecektir.

I. Kişisel Veri’lerin Elde Edilmesi, İşlenmesi ve İşleme Amaçları

Kişisel Veri’leriniz sağlanmakta olan kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbî teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amaçlarıyla ve Şirket’in faaliyet konularına uygun düşecek şekilde sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik (internet sitesi, mobil uygulamalarımız, çağrı merkezi gibi) kanallar aracılığıyla elde edilmektedir. Kişisel Veri’leriniz, Şirket tarafından aşağıda yer alanlar dâhil ve bunlarla sınırlı olmaksızın, faaliyet konusuna uygun olduğu ölçüde, bu maddede belirtilen amaçlar ile bağlantılı ve ölçülü şekilde işlenebilmektedir:

Elde edilen her türlü Kişisel Veri, Kanun’un 5. ve 6. maddelerinde belirtilen Kişisel Veri işleme şartları uyarınca; aşağıdaki amaçlar ile işlenebilecektir:

Uzaktan sağlık hizmeti almanız halinde bu kapsamda elektronik ortam (internet sitemiz ve/veya mobil uygulamamız) aracılığıyla elde edilen Kişisel Veri’leriniz, yukarıda belirtilen Kişisel Veri işleme amaçlarına ek olarak aşağıdaki amaçlar ile işlenebilecektir:

İlgili mevzuat uyarınca elde edilen ve işlenen Kişisel Veri’leriniz, tarafımıza ait fiziki arşivler ve/veya bilişim sistemlerine nakledilerek, hem dijital ortamda hem de fiziki ortamda muhafaza altında tutulabilecektir.

II. Kişisel Verilerin Aktarılması

Kişisel Veri’ileriniz, Kanun ve sair mevzuat kapsamında ve yukarıda yer verilen amaçlarla ilgili Şirket tarafından,  (i) özel sigorta şirketleri, (ii) T.C. Sağlık Bakanlığı ve bağlı alt birimleri, Sosyal Güvenlik Kurumu, T.C. İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü ve sair kolluk kuvvetleri, T.C. İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü, Türkiye Eczacılar Birliği, Mahkemeler ve her türlü yargı makamı, (iii) yetki vermiş olduğunuz temsilcileriniz ve avukatlar, (iv) vergi ve finans danışmanları ve denetçiler de dâhil olmak üzere danışmanlık aldığımız üçüncü kişiler, (v) düzenleyici ve denetleyici kurumlar ve resmi merciler, (vi) sağlık hizmetlerimizi geliştirmek veya yürütmek üzere işbirliği yaptığımız iş ortaklarımız ve EK-1’de yer alan Şirketlerle paylaşılabilecektir ve (vii) sosyal medya hesaplarımız veya ilgili mesaj uygulamaları üzerinden mesaj paylaşımı yapmanız veya internet sitelerimiz üzerinden canlı destek almanız halinde paylaşacağınız bilgileriniz ve beyan ettiklerinizle sınırlı olarak Kişisel Veri’leriniz ilgili sosyal medya hesabının veya mesaj uygulamasının sahibi yurtiçinde ya da yurtdışında mukim diğer veri sorumlusu gerçek ve/veya tüzel kişiler tarafından işlenebilecektir.

III. Kişisel Veri Elde Etmenin Yöntemi ve Hukuki Sebebi

Kişisel Veri’leriniz, her türlü sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik ortamda, yukarıda yer verilen amaçlar ve Şirket’in faaliyet konusuna dâhil her türlü işin yasal çerçevede yürütülebilmesi ve bu kapsamda Şirket’in akdi ve kanuni yükümlülüklerini tam ve gereği gibi ifa edebilmesi için toplanmakta ve işlenmektedir. İşbu kişisel verilerinizin toplanmasının hukuki sebebi;

Kanun’un 6. maddesi 3. fıkrasında da belirtildiği üzere sağlık ve cinsel hayata ilişkin kişisel veriler ise ancak kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbı teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amacıyla, sır saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler veya yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından ilgilinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir.

IV. Kişisel Verilerin Korunmasına Yönelik Haklarınız

Kişisel Veri’lerinizin korunmasına yönelik haklarınız Kanun’un 11. maddesi ve ilgili mevzuatlar uyarınca aşağıda belirtilen haklara sahipsiniz:

Mezkûr haklarınızdan birini ya da birkaçını kullanmanız halinde ilgili bilgi tarafınıza, açık ve anlaşılabilir bir şekilde yazılı olarak ya da elektronik ortamda, tarafınızca sağlanan iletişim bilgileri yoluyla, bildirilir.

V. Veri Güvenliği

Şirketler, Kişisel Veri’lerinizi bilgi güvenliği standartları ve prosedürleri gereğince alınması gereken tüm teknik ve idari güvenlik kontrollerine tam uygunlukla korumaktadır. Söz konusu güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak muhtemel riske uygun bir düzeyde sağlanmaktadır.

VI. Şikâyet ve İletişim

Kişisel Veri’leriniz teknik ve idari imkânlar dâhilinde titizlikle korunmakta ve gerekli güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak olası risklere uygun bir düzeyde sağlanmaktadır.

Kanun kapsamındaki taleplerinizi, https://www.acibadem.com.tr/acibademonline/images/Ac%C4%B1badem_Veri_Sahibi_Basvuru_Formu.pdf internet adresindeki “Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Tic. A.Ş. Veri Sahibi Başvuru Formu” nu doldurarak;

i. Atatürk Mahallesi, Feza Sokak, No:3 İç Kapı No:8 K:12 Ataşehir, İstanbuladresine kargo ile ıslak imzanızı taşıyan bir dilekçe ile “Kurumsal Sekretarya” departmanı dikkatine Zarfına “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Kapsamında Bilgi Talebi” yazarak,

ii. Noter kanalıyla,

iii. acibademsaglik@hs02.kep.tr adresine güvenli elektronik ya da mobil imzalı olarak, kayıtlı elektronik posta adresi veya sistemimizde kayıtlı elektronik e-posta adresiniz aracılığıyla,

iv. Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş.’ne hitaben yazdığınız dosyayı güvenli e-imza ile imzalayarak kisiselveri@acibadem.com adresine e-posta’nın konu kısmına “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Bilgi Talebi” yazarak veya

v. Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun belirleyeceği diğer yöntemlerle iletebilirsiniz.

EK-1: Şirket’lerin listesi;

 

YUKARI
İçindekiler x""