Daha iyi bir deneyim için konum izni vermelisiniz.
Size nasıl yardımcı olabiliriz?

DEHB (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu), çocuklukta başlayan ve yetişkinlikte de sürebilen beyin gelişimiyle ilgili bir durumdur. Dikkatsizlik, hiperaktivite ve dürtüsellik belirtileriyle tanımlanır ve okul, iş veya sosyal yaşamda zorluklara yol açabilir. Genetik yatkınlık en önemli nedenlerden biridir; çevresel faktörler de riski artırabilir. Tedavide ilaçlar, bilişsel-davranışçı terapi, düzenli yaşam alışkanlıkları ve destekleyici yaklaşımlar etkili olur. Güncel araştırmalar, uyku sorunları, yaşam süresinde kısalma ve yeni tanı yöntemleriyle ilişkisini ortaya koymaktadır.

İçindekiler

DEHB (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu) Nedir?

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu veya kısaca DEHB, çocukluk çağında başlayan ve çoğu zaman ergenlik ile yetişkinlikte de devam edebilen nörogelişimsel bir bozukluktur. Dikkatsizlik, dürtüsellik ve aşırı hareketlilik gibi temel belirtilerle kendini gösterir. Yalnızca geçici bir davranış sorunu olmayan bu durum, beyindeki dikkat ve özdenetim süreçlerindeki gelişimsel farklılıklardan kaynaklanır.

DEHB, çocuklarda ve yetişkinlerde oldukça yaygın görülür. Çocukluk çağında ortalama olarak her 20 çocuktan birinde DEHB vardır. Kullanılan tanı kriterlerine göre bu oran %5 ile %8 arasında değişir. Erkek çocuklarda görülme oranı kızlara göre daha yüksektir. Yetişkinlerde ise %6–7’sinde DEHB olduğu tahmin edilir.

DEHB (ADHD) Belirtileri Nelerdir?

Adından da anlaşılabileceği gibi DEHB’in en belirgin özelliği dikkatsizlik, odaklanma güçlüğü, aşırı hareketlilik ve dürtüselliktir. Günlük yaşamda unutkanlık, eşyaları kaybetme, görevleri tamamlayamama, yerinde duramama, çok konuşma, başkalarının sözünü kesme, sabırsızlık ve düşünmeden hareket etme gibi davranışlar kişide DEHB olduğunu düşündürebilir.

DEHB olan kişiler şu belirtileri gösterir:

  • Odaklanma sorunu
  • Sık sık unutkanlık yaşama
  • Eşyaları kaybetme
  • Yerinde duramama, sürekli hareket etme
  • Çok konuşma, başkalarının sözünü kesme
  • Sabırsız davranma, sırasını bekleyememe
  • Küçük şeylerle bile dikkatin dağılması
  • Ani öfke ve ruh hali değişiklikleri

Dikkatini Toplamakta Zorlanma

DEHB olan kişiler ders, iş veya sohbet sırasında odaklanmakta güçlük çeker, detayları kolayca atlar ve başladıkları işleri tamamlamakta zorlanırlar. Bu durum sık hata yapmalarına ve verimliliğin düşmesine yol açabilir.

Unutkanlık

Unutkanlık, günlük görevleri, ödevleri veya randevuları sık unutmak DEHB’nin temel özelliklerinden biridir. Kişi yapması gereken işleri erteleyebilir ya da tamamen aklından çıkarabilir, bu da sorumlulukların aksamasına neden olur.

Eşyaları Kaybetme

Eşyalarını kaybetmek, yani anahtar, telefon, kitap veya okul malzemeleri gibi günlük kullanılan eşyaların yerini unutmak ya da yanlış yerlere koymak DEHB’de oldukça yaygın bir davranıştır.

Sarı sırt çantasının içinde bir şey ararken kaybolmuş gibi görünen genç kadın.

Alzheimer ve demans gibi nörolojik hastalıkların erken dönem belirtileri arasında da yer alabilen bu durum, yalnızca kişinin günlük yaşamını aksatmakla kalmaz; aynı zamanda yakın çevresinde kaygı, endişe ve ek sorumluluklar doğurabilir. Sık sık eşyaların yerini unutmak veya yanlış yerlere koymak, bireyin bağımsızlığını sürdürmesini zorlaştırabilir, yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilir ve zamanla daha büyük bilişsel sorunların habercisi olabilir.

Hiperaktivite (Yerinde Duramama)

Çocuk ya da yetişkin fark etmeksizin sürekli kıpırdanma, ayağa kalkma ihtiyacı, ellerini kollarını oynatma ya da aşırı konuşma gibi davranışlar gözlenebilir. Kişi çoğu zaman “durmayan bir enerjiye sahip” olarak tanımlanır.

Çok Konuşma

DEHB olan bireyler karşısındaki kişinin sözünü kesebilir, sırasını beklemekte zorlanabilir ve sık sık araya girebilir. Ayrıca aşırı konuşma eğilimi de günlük iletişimi zorlaştırabilir.

Sabırsızlık

Sabırsızlık, bekleme sırasında huzursuz hissetme, anında sonuç isteme ve kolayca sıkılma DEHB belirtilerinden biridir. Sosyal ilişkilerde çatışmalara yol açabilir.

Dikkatin Kolay Dağılması

En ufak bir ses, görüntü ya da düşünce kişinin odağını kaybetmesine neden olabilir. Bu da uzun süreli dikkat gerektiren işlerde büyük zorluk çıkarır.

Ani Öfke ve Ruh Hali Değişiklikleri

Her ne kadar resmi tanı ölçütlerinde yer almasa da duygusal dalgalanmalar DEHB’de çok sık görülür. Kişi bir anda öfkelenebilir, huzursuzlaşabilir ya da modunda ani değişimler yaşayabilir.

DEHB (ADHD) Neden Olur?

DEHB’e yol açan nedenler tam olarak tek bir sebebe bağlı değildir; genetik, biyolojik ve çevresel pek çok etkenin bir araya gelmesiyle ortaya çıkar. Kalıtsal yatkınlık da geçerli nedenlerden biridir; beynin gelişiminde ve işleyişinde görülen farklılıklar hastalığın oluşumuna katkıda bulunur. Bunun yanı sıra gebelikte yaşanan bazı riskler ve çevresel faktörler de etkili olabilir.

DEHB nedenleri şunlardır:

  • Genetik yatkınlık
  • Beyin gelişimi ve işleyişi
  • Nörotransmitter dengesizlikleri
  • Gebelikte riskler
  • Doğum ve erken dönem faktörleri
  • Çevresel faktörler

Genetik Yatkınlık

Genetik yatkınlık, DEHB’nin en güçlü nedenlerinden biridir. Araştırmalar, bozukluğun %70–80 oranında kalıtsal olduğunu ortaya koyar. Tek bir genin etkisi değil, birçok genin küçük katkılarıyla risk artar. Ayrıca genetik özellikler, çevresel faktörlerle birleştiğinde bozukluğun ortaya çıkma ihtimali yükselir.

Beyin Gelişimi ve İşleyişi

Beyin gelişimi ve işleyişi, küçük yaşlardan başlayarak DEHB’nin oluşumunda önemli rol oynar. Özellikle prefrontal korteks, bazal gangliyonlar ve beyincikte gözlenen yapısal farklılıklar yürütücü işlevleri etkiler. Bu bölgelerdeki gelişimsel farklılıklar dikkat, planlama ve dürtü kontrolünde bozulmalara yol açabilir.

Nörotransmitter Dengesizlikleri

Nörotransmitter dengesizlikleri, DEHB’nin biyolojik temelinde yer alan nedenlerden biridir. Dopamin ve norepinefrin sistemlerindeki bozukluklar dikkat ve davranış kontrolünü olumsuz etkiler. Dopamin taşıyıcı genlerindeki değişiklikler ya da reseptör farklılıkları, odaklanma zorluğu ve dürtüsellik gibi tipik belirtilere sebep olabilir.

Gebelikte Riskler

Gebelikte riskler, çocuğun ileride DEHB geliştirme ihtimalini artırabilir. Annenin sigara, alkol veya toksinlere maruz kalması beyin gelişimini olumsuz etkiler. Son yıllarda ateş düşürücü ve ağrı kesici ilaçların kullanımının kız çocuklarda riski yükselttiği, ayrıca düşük D vitamini düzeylerinin de DEHB olasılığını artırdığı gösterilmiştir.

Doğum ve Erken Dönem Faktörleri

Doğum ve erken dönem faktörleri, çocuğun nörogelişim sürecini doğrudan etkiler. Erken doğum, düşük doğum ağırlığı veya doğum sırasında yaşanan komplikasyonlar riski artırır. Bunun yanında bebeklik dönemindeki ciddi enfeksiyonlar ya da oksijen yetersizliği de DEHB gelişimine zemin hazırlayabilir.

Çevresel Faktörler

Çevresel faktörler, genetik yatkınlığı güçlendirerek DEHB belirtilerinin ortaya çıkmasına katkı sağlayabilir. Ağır metallere maruz kalma, kronik stres veya çocuklukta ihmal ve kötü muamele riski artırır. Bununla birlikte ekran süresi, şeker tüketimi veya ebeveynlik tarzı doğrudan neden değildir, fakat belirtilerin şiddetini artırabilir.

DEHB (ADHD) Türleri Nelerdir?

DEHB (Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu) DSM-5 tanı ölçütlerine göre üç ana tür altında ele alınır: dikkat eksikliği baskın sunum, hiperaktif-dürtüsel sunum ve birleşik sunum. Zamanla değişenbilen bu türler, kişide hangi belirtilerin ön planda olduğuna göre sınıflandırılır ve zaman içinde bir türden diğerine geçiş de görülebilir.

DEHB geçişlerine örnek olarak, çocuklukta hiperaktif-dürtüsel sunum baskınken yetişkinlikte dikkat eksikliği baskın hale gelebilir. Ayrıca cinsiyet farkları da önemlidir; kız çocuklarında dikkat eksikliği baskın sunum daha sık görülürken, erkeklerde birleşik ya da hiperaktif-dürtüsel sunum daha yaygındır.

DEHB türleri şu şekildedir:

  • Dikkat eksikliği baskın sunum
  • Hiperaktif-dürtüsel sunum
  • Birleşik sunum

Dikkat Eksikliği Baskın Sunum

Dikkat eksikliği baskın sunumda odaklanma zorluğu, unutkanlık, dağınıklık, görevleri tamamlayamama ve sık hata yapma gibi belirtiler görülür. Bu kişiler sıklıkla hayallere dalar, dinliyormuş gibi görünür ama dikkatleri kolayca dağılır. Hiperaktivite veya dürtüsellik bu türde belirgin değildir.

Hiperaktif-Dürtüsel Sunum

Hiperaktif-dürtüsel sunumda hareketlilik ve kontrolsüz davranışlar öne çıkar. Yerinde duramama, sürekli konuşma, başkalarının sözünü kesme, sırasını beklemekte güçlük çekme tipik belirtiler arasındadır. Dikkat sorunları belirgin değildir, daha çok aşırı enerji ve sabırsızlık bu türü tanımlar.

Birleşik Sunum

Birleşik sunumda hem dikkat eksikliği hem de hiperaktif-dürtüsel belirtiler bir arada bulunur. Bu, özellikle çocukluk döneminde en sık rastlanan türdür. Akademik başarıda düşüş, sosyal ilişkilerde zorlanma ve günlük yaşamda organizasyon sorunları gibi çok yönlü etkiler gösterir.

DEHB (ADHD) Tanısı ve Uygulanan Testler

DEHB tanısında kişilerin yaşadığı dikkat sorunları, aşırı hareketlilik ya da dürtüsel davranışlarının ne kadar süre devam ettiğine bakılır. Ayrıca nerelerde ortaya çıktığı ve hayatını ne kadar etkilediğine de ilk muayene sırasında ele alınan önemli bir konudur.

DEHB tanısının konulması için belirtilerin en az 6 aydır sürmesi, hem evde hem okulda ya da işte görülmesi, günlük işleri bozması ve genellikle 12 yaşından önce başlamış olması gerekir.

Tanı sürecinde doktor, aile ve öğretmenlerden bilgi alarak görüşmeler yapar; bazı test ve anketler uygular. Örneğin Conners Derecelendirme Ölçeği, Vanderbilt Değerlendirme Ölçeği veya DSM-5 tanı ölçütleri DEHB tanısında sıkça kullanılır. Gerekirse dikkat ve bellek gibi becerileri ölçen ‘nöropsikolojik testler’ de yapılır. Ayrıca benzer sorunlara yol açabilecek başka hastalıkları dışlar.

DEHB hastalığı şu yöntemlerle teşhis edilir:

  • Klinik görüşme ve öykü alma
  • Belirti gözlemleri ve davranış değerlendirmeleri
  • Ölçekler ve testler
  • Aile ve öğretmen geri bildirimleri
  • Tıbbi değerlendirme ve diğer olasılıkların dışlanması

Klinik Görüşme ve Öykü Alma

Klinik görüşme ve öykü alma, DEHB teşhisinde en temel basamaktır. Uzman, kişinin çocukluk döneminden itibaren dikkat, hiperaktivite ve dürtüsellik belirtilerini sorgular. Ayrıca günlük yaşam, okul veya iş hayatındaki işlevsellik sorunları değerlendirilerek belirtilerin sürekliliği hakkında ayrıntılı bilgi toplanır.

Belirti Gözlemleri ve Davranış Değerlendirmeleri

Belirti gözlemleri ve davranış değerlendirmeleri, kişinin günlük hayattaki davranış kalıplarını anlamaya yönelik yapılır. Uzman, dikkat dağınıklığı, hareketlilik veya sabırsızlık gibi belirtilerin hangi ortamlarda ve ne sıklıkla görüldüğünü analiz eder. Bu gözlemler tanının doğruluğunu güçlendirir.

Ölçekler ve Testler

Ölçekler ve testler, DEHB belirtilerinin nesnel olarak ölçülmesini sağlar. Conners Derecelendirme Ölçeği veya DSM-5 kriterlerine dayalı değerlendirme formları bu amaçla kullanılır.

Aile ve Öğretmen Geri Bildirimleri

Aile ve öğretmen geri bildirimleri, özellikle çocuk ve ergenlerde tanı sürecinde önemli bir yer tutar. Ev ortamında aile, okulda ise öğretmenler çocuğun dikkat sorunları, hareketliliği ve dürtüsel davranışlarını gözlemler.

Tıbbi Değerlendirme ve Diğer Olasılıkların Dışlanması

Tıbbi değerlendirme ve diğer olasılıkların dışlanması, doğru tanı koymak için kritik bir aşamadır. DEHB’ye benzeyen uyku sorunları, kaygı bozuklukları, depresyon veya tiroid hastalıkları araştırılır. Böylece belirtilerin başka bir sağlık probleminden kaynaklanmadığı kesinleştirilir.

DEHB Teşhisi Neden Uzmanlık Gerektirir?

DEHB teşhisi, yalnızca bir uzman tarafından yapılmalıdır çünkü yanlış tanı bireyin yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilir. Erken teşhis ve doğru tedavi, bireyin sosyal, akademik ve profesyonel yaşamındaki başarılarını artırır. Tedavi süreci bireye özel planlanır ve genellikle terapi, eğitim desteği ve ilaç kullanımını içerir.

DEHB (ADHD) Tedavisi ve Uygulanan Yöntemler

DEHB tedavisi, bireyin belirtilerini kontrol altına alarak akademik, sosyal ve mesleki hayatını daha verimli sürdürebilmesini amaçlayan çok yönlü bir yaklaşımdır. Tedavi sürecinde genellikle ilaç tedavisi, bilişsel-davranışçı terapi (BDT), eğitim desteği ve yaşam tarzı düzenlemeleri birlikte uygulanır. İlaç tedavisinde, merkezi sinir sistemini düzenleyerek dikkat süresini ve dürtü kontrolünü artıran uyarıcı ve uyarıcı olmayan ilaçlar kullanılır.

BDT, bireyin zaman yönetimi, planlama ve dürtü kontrolü gibi becerilerini geliştirmesine yardımcı olurken, ebeveyn eğitimi ve öğretmen desteği de çocuğun sosyal çevresinde daha iyi yönetilmesini sağlar. Düzenli ve sağlıklı uyku, sağlıklı beslenme, fiziksel aktivite ve meditasyon gibi yaşam tarzı değişiklikleri de tedavi sürecini destekleyerek DEHB belirtilerinin kontrol altına alınmasına katkı sağlar.

DEHB tedavisi şu yöntemlerle mümkündür:

  • İlaç tedavisi
  • Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT)
  • Eğitimsel ve davranışsal müdahaleler
  • Aile eğitimi ve danışmanlık
  • Yaşam tarzı düzenlemeleri

İlaç Tedavisi

İlaç tedavisi, DEHB yönetiminde en yaygın kullanılan yöntemlerden biridir. Uyarıcı ilaçlar (metilfenidat, amfetamin türevleri) dikkat ve odaklanmayı artırırken, dürtüselliği azaltabilir. Bazı durumlarda uyarıcı olmayan ilaçlar da tercih edilir. İlaç kullanımı mutlaka hekim kontrolünde düzenli takip edilmelidir.

Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT)

Bilişsel davranışçı terapi, DEHB tedavisinde özellikle yetişkinlerde etkili bir yöntemdir. BDT ile bireyler, dikkat dağınıklığına yol açan düşünce kalıplarını fark eder ve yerine işlevsel stratejiler geliştirmeyi öğrenir. Ayrıca zaman yönetimi, planlama ve problem çözme becerilerinin geliştirilmesine yardımcı olur.

Eğitimsel ve Davranışsal Müdahaleler

Eğitimsel ve davranışsal müdahaleler, çocuklarda okul başarısını artırmaya ve sosyal becerileri desteklemeye yöneliktir. Öğretmen desteği, sınıf içi düzenlemeler ve ödül sistemleriyle çocuğun motivasyonu artırılır. Evde ebeveynlerin uyguladığı yapılandırılmış kurallar da davranış yönetiminde önemli rol oynar.

Aile Eğitimi ve Danışmanlık

Aile eğitimi ve danışmanlık, DEHB tedavisinin ayrılmaz bir parçasıdır. Ebeveynler, çocuklarının davranışlarını daha iyi anlamayı ve uygun tepkiler vermeyi öğrenir. Aileye verilen rehberlik, ev içi iletişimi güçlendirir ve çocuğun tedavi sürecine uyumunu artırır.

Yaşam Tarzı Düzenlemeleri

Yaşam tarzı düzenlemeleri, tedaviye destekleyici bir yaklaşım sağlar. Düzenli uyku, dengeli beslenme ve fiziksel aktivite dikkat kontrolünü olumlu yönde etkiler. Teknoloji kullanımının sınırlandırılması ve günlük rutinlerin yapılandırılması da DEHB semptomlarının hafifletilmesine katkıda bulunur.

DEHB (ADHD) Sıkça Sorulan Sorular

DEHB Nedir?

DEHB, bireyin dikkatini toplamada zorlandığı, aşırı hareketlilik ve dürtüsellik gösterdiği bir nörogelişimsel bozukluktur. Çocuklukta başlar ve yetişkinlikte de devam edebilir.

DEHB Hangi Yaşlarda Görülür?

DEHB genellikle çocukluk çağında, çoğunlukla 6–12 yaş aralığında belirti göstermeye başlar. Ancak bu durum sadece çocuklarla sınırlı değildir; belirtiler ergenlik ve yetişkinlikte de devam edebilir. Yani DEHB, erken yaşta ortaya çıkan ama yaşam boyu sürebilen bir bozukluktur.

DEHB (ADHD) Tedavi Edilmezse Ne Olur?

DEHB tedavi edilmezse akademik başarısızlık, iş hayatında verimsizlik ve sosyal ilişkilerde sorunlar yaşanabilir. Ayrıca kaygı bozukluğu, depresyon ve riskli davranışlar gibi ek psikolojik problemler gelişebilir.

DEHB (ADHD) İlaçları Bağımlılık Yapar mı?

DEHB ilaçları, doktor kontrolünde kullanıldığında bağımlılık yapmaz. Ancak yanlış kullanım veya doz aşımı durumunda bağımlılık riski ortaya çıkabilir.

DEHB Ne Demek?

DEHB kısaltmasının açılımı “Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu”dur. Çocuklukta başlayan, dikkatsizlik, aşırı hareketlilik ve dürtüsellik ile ilişkili olan nörogelişimsel bir bozukluktur. Günlük yaşamda odaklanma zorluğu, unutkanlık, yerinde duramama, sabırsızlık ve duygusal dalgalanmalar gibi sorunlara yol açabilir ve erişkinlikte de devam edebilir.

DEHB Günlük Yaşamı Etkiler Mi?

Evet, DEHB günlük yaşamı etkileyebilir. Dikkat dağınıklığı, unutkanlık, zamanı yönetmede zorluklar ve odaklanma sorunları iş, okul ve sosyal ilişkilerde problemlere yol açabilir.

DEHB Genetik Bir Hastalık Mı?

DEHB tamamen genetik bir hastalık değildir, ancak genetik yatkınlık önemli nedenlerden biridir. Aile öyküsü olan bireylerde DEHB görülme riski artar.

ADHD Nedir?

ADHD, “Attention Deficit Hyperactivity Disorder” ifadesinin kısaltmasıdır ve Türkçede DEHB (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu) olarak bilinir. Dikkatsizlik, aşırı hareketlilik ve dürtüsellik ile seyreden nörogelişimsel bir bozukluktur. Çocuklukta başlar, ergenlik ve yetişkinlikte de devam edebilir, günlük yaşamı ve ilişkileri önemli ölçüde etkileyebilir.

ADHD'nin Tamamen İyileşmesi Mümkün mü?

ADHD tamamen iyileşmese de uygun tedavi ve yaşam tarzı değişiklikleri ile semptomlar kontrol altına alınabilir. Erken tanı ve müdahale, bireyin hayat kalitesini önemli ölçüde artırabilir.

DEHB Olan Bireyler Hangi Mesleklerde Daha Başarılı Olabilir?

DEHB’li bireyler yaratıcı, hareketli ve dinamik işlerde daha başarılı olabilir. Girişimcilik, sanat, spor, satış ve mühendislik gibi meslekler uygun olabilir.

DEHB'li Çocuklar İçin En Uygun Eğitim Yöntemleri Nelerdir?

Bireyselleştirilmiş eğitim programları, hareket alanı tanıyan dersler ve görsel-işitsel materyaller DEHB’li çocuklar için faydalıdır. Kısa ve net yönergeler verilmesi, odaklanmalarını artırabilir.

DEHB'li Bireyler Araç Kullanırken Nelere Dikkat Etmelidir?

DEHB’li bireyler araç kullanırken dikkat dağıtıcı unsurlardan uzak durmalı ve sık molalar vermelidir. Düzenli uyku ve ilaç kullanımı, güvenli sürüş için önemlidir.

Hiperaktif Ne Demek?

Hiperaktif, aşırı hareketlilik ve yerinde duramama hali anlamına gelir. Bu durum, DEHB’nin en belirgin özelliklerinden biridir.

Hiperaktivite Bozukluğu Nedir?

Hiperaktivite bozukluğu, bireyin yaşına uygun olmayan aşırı hareketlilik ve dürtüsellik göstermesi durumudur. Genellikle DEHB’nin bir bileşeni olarak görülür.

Dikkat Eksikliği Nasıl Giderilir?

Dikkat eksikliği, düzenli egzersiz, sağlıklı beslenme ve odaklanma teknikleri ile azaltılabilir. Gerekli durumlarda ilaç tedavisi ve bilişsel davranışçı terapi etkili olabilir.

Dikkat Eksikliği Neden Olur?

Dikkat eksikliği genetik faktörler, beyin kimyasındaki dengesizlikler ve çevresel etkenlerden kaynaklanabilir. Stres, uyku düzensizliği ve yetersiz beslenme de dikkat eksikliğini artırabilir.

DEHB'li Bireyler İçin Beslenme Düzeni Nasıl Olmalıdır?

Şeker ve işlenmiş gıdalardan kaçınılmalı, omega-3, protein ve lif açısından zengin besinler tercih edilmelidir. Düzenli ve dengeli beslenme, dikkat ve odaklanmayı artırabilir.

DEHB'li Bireyler Stresle Başa Çıkmak İçin Hangi Yöntemleri Kullanabilir?

Düzenli egzersiz, nefes teknikleri ve meditasyon stres yönetiminde etkili olabilir. Günlük planlama ve zaman yönetimi, kaygıyı azaltmaya yardımcı olur.

DEHB'li Bireylerin Uyku Düzeni Nasıl Etkilenir Ve Nasıl İyileştirilebilir?

DEHB’li bireyler uykuya dalmakta zorlanabilir ve sık uyanabilir. Uyku hijyenine dikkat etmek ve ekran süresini sınırlandırmak uyku kalitesini artırabilir.

Dikkat Eksikliği Nedir?

Dikkat eksikliği, bireyin odaklanmakta ve dikkati sürdürebilmekte zorlanması durumudur. DEHB’nin en yaygın belirtilerinden biridir.

ADHD Ne Demek?

ADHD, İngilizce "Attention Deficit Hyperactivity Disorder" ifadesinin kısaltmasıdır ve Türkçede Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu anlamına gelir. Bu bozukluk, dikkat süresinde kısalık, dürtüsellik ve aşırı hareketlilik gibi belirtilerle kendini gösterir.

DEHB'li Bireyler İçin Egzersiz Yapmanın Faydaları Nelerdir?

Egzersiz, beyin fonksiyonlarını destekleyerek odaklanmayı artırır ve stres seviyesini düşürür. Özellikle aerobik aktiviteler, DEHB semptomlarını hafifletmede etkilidir.

Acıbadem Web ve Yayın Kurulu tarafından hazırlanmıştır. Güncellenme Tarihi: 3 Kasım 2025 Pazartesi Yayımlanma Tarihi: 8 Nisan 2025 Salı
Bu içeriği ortalama 10 dakikada okuyabilirsiniz.

Tıbbi Birimler

Bize Ulaşın

Bilgi talepleriniz için aşağıdaki formu doldurabilirsiniz.

Acıbadem Sağlık Grubu olarak size daha iyi ve kaliteli bir hizmet sunabilmemiz için istek, öneri, teşekkür ve şikayetlerinizi aşağıdaki formu doldurarak ya da 444 55 44 numaralı telefondan tarafımıza ulaşarak bildirebilirsiniz.

Devamı
Devamı
Güvenlik Kodu

KİŞİSEL VERİLERİN ELDE EDİLMESİ VE İŞLENMESİ HAKKINDA AYDINLATMA METNİ

Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş. ile EK-1’de listelenen hâkim ve bağlı şirketleri (her biri ayrı ayrı “Şirket”, hepsi birlikte “Şirketler” olarak anılacaktır.) tarafından, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“Kanun”) ve ilgili mevzuat kapsamında Veri Sorumlusu sıfatıyla, elde edilen genel nitelikli ve/veya özel nitelikli kişisel verileriniz (sağlık verileri dâhil ancak bununla sınırlı olmamak üzere) (“Kişisel Veri”), aşağıda açıklanan çerçevede ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu, 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, Uzaktan Sağlık Hizmetlerinin Sunumu Hakkında Yönetmelik, Özel Hastaneler Yönetmeliği, Sağlık Bakanlığı düzenlemeleri ve sair mevzuata uygun olarak işlenebilecektir.

I. Kişisel Veri’lerin Elde Edilmesi, İşlenmesi ve İşleme Amaçları

Kişisel Veri’leriniz sağlanmakta olan kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbî teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amaçlarıyla ve Şirket’in faaliyet konularına uygun düşecek şekilde sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik (internet sitesi, mobil uygulamalarımız, çağrı merkezi gibi) kanallar aracılığıyla elde edilmektedir. Kişisel Veri’leriniz, Şirket tarafından aşağıda yer alanlar dâhil ve bunlarla sınırlı olmaksızın, faaliyet konusuna uygun olduğu ölçüde, bu maddede belirtilen amaçlar ile bağlantılı ve ölçülü şekilde işlenebilmektedir:

Elde edilen her türlü Kişisel Veri, Kanun’un 5. ve 6. maddelerinde belirtilen Kişisel Veri işleme şartları uyarınca; aşağıdaki amaçlar ile işlenebilecektir:

Uzaktan sağlık hizmeti almanız halinde bu kapsamda elektronik ortam (internet sitemiz ve/veya mobil uygulamamız) aracılığıyla elde edilen Kişisel Veri’leriniz, yukarıda belirtilen Kişisel Veri işleme amaçlarına ek olarak aşağıdaki amaçlar ile işlenebilecektir:

İlgili mevzuat uyarınca elde edilen ve işlenen Kişisel Veri’leriniz, tarafımıza ait fiziki arşivler ve/veya bilişim sistemlerine nakledilerek, hem dijital ortamda hem de fiziki ortamda muhafaza altında tutulabilecektir.

II. Kişisel Verilerin Aktarılması

Kişisel Veri’ileriniz, Kanun ve sair mevzuat kapsamında ve yukarıda yer verilen amaçlarla ilgili Şirket tarafından,  (i) özel sigorta şirketleri, (ii) T.C. Sağlık Bakanlığı ve bağlı alt birimleri, Sosyal Güvenlik Kurumu, T.C. İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü ve sair kolluk kuvvetleri, T.C. İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü, Türkiye Eczacılar Birliği, Mahkemeler ve her türlü yargı makamı, (iii) yetki vermiş olduğunuz temsilcileriniz ve avukatlar, (iv) vergi ve finans danışmanları ve denetçiler de dâhil olmak üzere danışmanlık aldığımız üçüncü kişiler, (v) düzenleyici ve denetleyici kurumlar ve resmi merciler, (vi) sağlık hizmetlerimizi geliştirmek veya yürütmek üzere işbirliği yaptığımız iş ortaklarımız ve EK-1’de yer alan Şirketlerle paylaşılabilecektir ve (vii) sosyal medya hesaplarımız veya ilgili mesaj uygulamaları üzerinden mesaj paylaşımı yapmanız veya internet sitelerimiz üzerinden canlı destek almanız halinde paylaşacağınız bilgileriniz ve beyan ettiklerinizle sınırlı olarak Kişisel Veri’leriniz ilgili sosyal medya hesabının veya mesaj uygulamasının sahibi yurtiçinde ya da yurtdışında mukim diğer veri sorumlusu gerçek ve/veya tüzel kişiler tarafından işlenebilecektir.

III. Kişisel Veri Elde Etmenin Yöntemi ve Hukuki Sebebi

Kişisel Veri’leriniz, her türlü sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik ortamda, yukarıda yer verilen amaçlar ve Şirket’in faaliyet konusuna dâhil her türlü işin yasal çerçevede yürütülebilmesi ve bu kapsamda Şirket’in akdi ve kanuni yükümlülüklerini tam ve gereği gibi ifa edebilmesi için toplanmakta ve işlenmektedir. İşbu kişisel verilerinizin toplanmasının hukuki sebebi;

Kanun’un 6. maddesi 3. fıkrasında da belirtildiği üzere sağlık ve cinsel hayata ilişkin kişisel veriler ise ancak kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbı teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amacıyla, sır saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler veya yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından ilgilinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir.

IV. Kişisel Verilerin Korunmasına Yönelik Haklarınız

Kişisel Veri’lerinizin korunmasına yönelik haklarınız Kanun’un 11. maddesi ve ilgili mevzuatlar uyarınca aşağıda belirtilen haklara sahipsiniz:

Mezkûr haklarınızdan birini ya da birkaçını kullanmanız halinde ilgili bilgi tarafınıza, açık ve anlaşılabilir bir şekilde yazılı olarak ya da elektronik ortamda, tarafınızca sağlanan iletişim bilgileri yoluyla, bildirilir.

V. Veri Güvenliği

Şirketler, Kişisel Veri’lerinizi bilgi güvenliği standartları ve prosedürleri gereğince alınması gereken tüm teknik ve idari güvenlik kontrollerine tam uygunlukla korumaktadır. Söz konusu güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak muhtemel riske uygun bir düzeyde sağlanmaktadır.

VI. Şikâyet ve İletişim

Kişisel Veri’leriniz teknik ve idari imkânlar dâhilinde titizlikle korunmakta ve gerekli güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak olası risklere uygun bir düzeyde sağlanmaktadır.

Kanun kapsamındaki taleplerinizi, https://www.acibadem.com.tr/acibademonline/images/Ac%C4%B1badem_Veri_Sahibi_Basvuru_Formu.pdf internet adresindeki “Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Tic. A.Ş. Veri Sahibi Başvuru Formu” nu doldurarak;

i. Atatürk Mahallesi, Feza Sokak, No:3 İç Kapı No:8 K:12 Ataşehir, İstanbuladresine kargo ile ıslak imzanızı taşıyan bir dilekçe ile “Kurumsal Sekretarya” departmanı dikkatine Zarfına “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Kapsamında Bilgi Talebi” yazarak,

ii. Noter kanalıyla,

iii. acibademsaglik@hs02.kep.tr adresine güvenli elektronik ya da mobil imzalı olarak, kayıtlı elektronik posta adresi veya sistemimizde kayıtlı elektronik e-posta adresiniz aracılığıyla,

iv. Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş.’ne hitaben yazdığınız dosyayı güvenli e-imza ile imzalayarak kisiselveri@acibadem.com adresine e-posta’nın konu kısmına “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Bilgi Talebi” yazarak veya

v. Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun belirleyeceği diğer yöntemlerle iletebilirsiniz.

EK-1: Şirket’lerin listesi;

 

YUKARI
İçindekiler x""