Daha iyi bir deneyim için konum izni vermelisiniz.
Size nasıl yardımcı olabiliriz?

Hıçkırık, diyafram kasının ani ve istemsiz kasılmasıyla ortaya çıkan bir reflekstir. Hızlı yemek yeme, gazlı içecekler tüketme, aşırı yemek yeme, ani sıcaklık değişiklikleri gibi nedenlerle tetiklenebilir. Bebeklerde ise sindirim sistemi gelişimi sırasında sıkça görülür ve genellikle zararsızdır. Uzun süreli hıçkırık ise sinir sistemi sorunları, reflü ve  diyabet gibi ciddi durumların işareti olabilir.

Hıçkırık genellikle evde nefes tutma, soğuk su içme, limon emme gibi basit yöntemlerle durdurulabilir. Stres, duygusal değişimler, bazı ilaçlar veya alkol tüketimi gibi nedenlerle de tetiklenebilir. Tedavi edilmesi gereken durumlarda ilaçlı veya cerrahi müdahaleler gerekebilir. Hıçkırığın kendiliğinden geçmediği durumlarda, altta yatan ciddi bir hastalık olabileceğinden tıbbi yardım alınması önemlidir.

İçindekiler

Hıçkırık Nedir?

Hıçkırık , göğüs boşluğu ile karın boşluğunu ayıran ve solunumda önemli rol oynayan diyafram kasının ani, istemsiz kasılmasıdır. Bu kasılma, nefes almayı kısa bir süreliğine kesintiye uğratır ve tipik hıçkırık sesinin oluşmasına neden olur.

Diyaframın beklenmedik spazmı, ses tellerinin bulunduğu bölgenin (gırtlak) aniden kapanmasına yol açar. Bu kapanma, içeri çekilen havanın akışını aniden durdurur ve karakteristik "hık" sesinin çıkmasına sebep olur. Bu olay tamamen kontrol dışı gerçekleşen bir reflekstir.

Hıçkırık oldukça yaygın bir durumdur ve genellikle geçicidir. Hızlı yemek yemek, gazlı içecekler içmek, çok fazla hava yutmak, ani sıcaklık değişiklikleri, aşırı alkol tüketimi veya ani heyecan gibi durumlar sıkça hıçkırığa neden olabilir.

Çoğu hıçkırık vakası birkaç dakika sürer ve kendiliğinden geçer; genellikle endişe edilecek bir durum değildir. Vücudun bazı tetikleyicilere verdiği normal, geçici bir tepki olarak kabul edilir ve özel bir tedavi gerektirmez.

Ancak, hıçkırık 48 saatten uzun sürerse (inatçı hıçkırık) veya uyku, yeme gibi günlük aktiviteleri etkiliyorsa, altta yatan başka bir sağlık sorununun işareti olabilir. Bu gibi durumlarda tıbbi yardım almak önemlidir.

Hıçkırık Neden Olur?

Hıçkırığın birçok farklı nedeni olabilir ve genellikle geçici bir durumdur. En temelinde, hıçkırık, göğüs boşluğu ile karın boşluğunu ayıran ve nefes almada önemli rol oynayan diyafram kasının ani, istemsiz kasılması sonucu ortaya çıkar. Bu kasılmaya ses tellerinin hızla kapanması eşlik eder ve karakteristik "hık" sesi duyulur.

Hıçkırığa neden olabilecek bazı yaygın durumlar şunlardır:

  • Çok hızlı veya çok fazla yemek yemek
  • Gazlı içecekler içmek
  • Alkol tüketimi
  • Ani sıcaklık değişimleri (sıcak veya soğuk yiyecek/içecek tüketmek)
  • Heyecan, stres veya korku gibi ani duygusal değişimler
  • Sakız çiğnerken veya şeker emerken hava yutmak
  • Baharatlı yiyecekler tüketmek
  • Bazı ilaçların yan etkileri
  • Gastroözofageal reflü (GERD) gibi mide rahatsızlıkları
  • Farenjit gibi boğazı veya diyaframı etkileyen sinirleri tahriş eden durumlar

Fiziksel Nedenler

Hıçkırık, çoğunlukla diyafram kasının istemsiz kasılması sonucu ortaya çıkar. Bu kasılma, ses tellerinin aniden kapanmasına ve karakteristik "hık" sesinin çıkmasına neden olur. Fiziksel nedenler, sindirim sistemi ve solunum sistemi üzerindeki etkilerle tetiklenir.

Hıçkırığın fiziksel nedenleri şunlardır:

  • Yeme içme alışkanlıkları: Çok hızlı veya aşırı miktarda yemek yemek, mideyi aniden genişleterek diyaframı uyarabilir. Benzer şekilde, gazlı içecekler, alkol tüketimi, çok sıcak veya çok soğuk gıdalar ya da baharatlı yiyecekler de mide veya yemek borusunu tahriş ederek hıçkırığı başlatabilir.
  • Hava yutmak: Hava yutmak da hıçkırığa neden olabilir; örneğin sakız çiğnerken, sigara içerken veya hızlı konuşurken farkında olmadan hava yutulabilir. Ayrıca, ani sıcaklık değişimleri veya mide asidinin yemek borusuna geri kaçtığı gastroözofageal reflü gibi durumlar da diyaframı kontrol eden sinirleri uyararak hıçkırığa yol açabilir.

Psikolojik Nedenler

Ani heyecan, korku, stres, endişe veya yaşanan ani bir şok gibi durumlar, sinir sistemini etkileyerek bazı kişilerde geçici hıçkırık nöbetlerini başlatabilir. Bu tür psikolojik faktörler de yaygın nedenler arasındadır.

Bu durum, özellikle önemli bir sunum öncesinde veya stresli bir olay sırasında daha sık görülebilir. Ani duygusal değişimler, örneğin şok, korku veya kahkaha da hıçkırığa neden olabilir. Bu, beynin duygusal tepkileri işleme şekli ve bu tepkilerin diyafram üzerindeki etkisiyle ilişkilidir.

Tıbbi Durumlarla İlişkili Hıçkırık

Bazı durumlarda, hıçkırık altta yatan bir tıbbi durumun belirtisi olabilir. Özellikle 48 saatten uzun süren veya sık sık tekrarlayan hıçkırıklar, dikkate alınması gereken bir durumdur. Bu tür hıçkırıklar, sinir hasarı, metabolik bozukluklar veya merkezi sinir sistemi hastalıkları gibi daha ciddi sorunların habercisi olabilir.

Örneğin, gastroözofageal reflü hastalığı (GERD) , mide asidinin yemek borusuna geri kaçmasına neden olarak hıçkırığı tetikleyebilir. Diyabet veya böbrek yetmezliği gibi metabolik bozukluklar da hıçkırığa yol açabilir.

Yemek Borusunda Tahriş

Yemek borusunda veya midede meydana gelen herhangi bir tahriş, hıçkırık refleksini tetikleyebilir. Bu tahriş, baharatlı veya asitli yiyecekler, çok sıcak veya soğuk içecekler tüketmek ya da hızlı yemek yemek gibi nedenlerle ortaya çıkabilir.

Midenin hızlı bir şekilde genişlemesi de diyaframı etkileyerek hıçkırığa yol açabilir. Bu durum, yemek borusu ve mideyi çevreleyen sinirlerin, özellikle vagus ve frenik sinirlerinin uyarılmasıyla gerçekleşir.

Bazı İlaçların Kullanımı

Bazı ilaçlar, yan etkileri arasında hıçkırığı da barındırabilir. Özellikle sakinleştiriciler (sedatifler), steroidler ve bazı anti-enflamatuar ilaçlar, sinir sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle hıçkırık oluşumuna katkıda bulunabilir.

Bu ilaçlar, diyafram kasının kontrolünü etkileyerek veya sinir iletimini bozarak hıçkırık refleksini tetikleyebilir. Eğer düzenli olarak kullandığınız bir ilaç hıçkırığa neden oluyorsa, doktorunuzla alternatif tedavi seçenekleri hakkında konuşmanız önemlidir.

Hızlı Yemek Yemek

Hızlı yemek yemek, hıçkırığın en yaygın tetikleyicilerinden biridir. Aceleyle yemek yerken, büyük lokmalar yutmak ve aynı zamanda hava yutmak kaçınılmazdır. Bu durum, midenin hızla genişlemesine ve diyaframa baskı yapmasına neden olur.

Diyafram, solunumda önemli bir rol oynayan bir kastır ve bu baskı sonucunda istemsiz kasılmalar meydana gelebilir, bu da hıçkırığa yol açar. Yavaş yemek yemek ve küçük lokmalar almak, bu tür hıçkırıkların önlenmesine yardımcı olabilir.

Aşırı Alkol Tüketimi

Aşırı alkol tüketimi, mideyi tahriş ederek ve genişleterek hıçkırığa neden olabilir. Alkol aynı zamanda sinir sistemi üzerinde de etkilidir ve diyafram kasının kontrolünü bozarak hıçkırık refleksini tetikleyebilir. Bu nedenle, alkol alırken ölçülü olmak ve aşırıya kaçmamak önemlidir.

Sıcak ve Soğuk Besinlerin Tüketilmesi

Çok sıcak veya çok soğuk yiyecek ve içecekler tüketmek, yemek borusu ve midede ani sıcaklık değişimlerine neden olarak hıçkırığı tetikleyebilir. Bu ani değişimler, sinir uçlarını uyararak diyafram kasının istemsiz kasılmasına ve hıçkırık oluşumuna yol açabilir.

Bu nedenle, özellikle hassas bir sindirim sistemine sahipseniz, aşırı sıcak veya soğuk yiyecek ve içeceklerden kaçınmanız önerilir.

Stres

Stres, heyecan ve korku gibi duygusal durumlar, sinir sistemini etkileyerek hıçkırığa neden olabilir. Bu durum, özellikle yoğun stres altında olan veya anksiyete yaşayan kişilerde daha sık görülebilir.

Stres, diyafram kasının kontrolünü etkileyerek veya solunum düzenini bozarak hıçkırık refleksini tetikleyebilir. Stresi yönetmek ve rahatlama teknikleri uygulamak, bu tür hıçkırıkların önlenmesine yardımcı olabilir.

Çoğu hıçkırık kısa süreli ve zararsız olsa da, 48 saatten uzun süren veya sık tekrarlayan inatçı hıçkırıklar daha ciddi bir durumun belirtisi olabilir. Bu tür durumlarda sinir sistemi rahatsızlıkları, metabolik bozukluklar, bazı ilaçlar veya diyaframı etkileyen diğer tıbbi sorunlar rol oynayabilir.

Sürekli Hıçkırık Neden Olur?

Sürekli hıçkırık, genellikle 48 saatten uzun süren ve günlük yaşamı olumsuz etkileyen bir durumdur. Bu tür hıçkırıklar, basit nedenlerden kaynaklanabileceği gibi, altta yatan ciddi bir sağlık sorununun habercisi de olabilir.

Eğer hıçkırığınız uzun süre devam ederse veya şiddetli ağrı, nefes darlığı, kusma gibi belirtilerle birlikte görülürse, mutlaka bir doktora başvurmanız önemlidir.

Sindirim sistemi rahatsızlıkları, solunum yolu hastalıkları, merkezi sinir sistemi bozuklukları, metabolik sorunlar, bazı ilaçlar, alkol tüketimi, sigara içmek ve aşırı sıcak veya soğuk içecekler tüketmek gibi birçok faktör sürekli hıçkırığa yol açabilir.

Sürekli hıçkırığa sebep olabilecek hastalıklar şunlardır:

HastalıkHıçkırık Üzerindeki Etkisi
Reflü HastalığıMide asidinin yemek borusuna kaçması diyafram ve sinirleri tahriş ederek hıçkırığa neden olur.
Beyin TümörleriHıçkırık refleksini kontrol eden beyin merkezini etkileyerek sürekli hıçkırığa yol açabilir.
MenenjitMerkezi sinir sisteminde iltihap oluşturarak refleks kontrolünü bozabilir.
İnme (Felç)Beyindeki sinir yollarını etkileyerek hıçkırık refleksini tetikleyebilir.
DiyabetSinirleri etkileyerek refleks mekanizmasında bozulmaya ve hıçkırığa neden olabilir.
Elektrolit DengesizlikleriSinir uyarılarını bozarak hıçkırığın oluşmasına zemin hazırlar.
Böbrek YetmezliğiToksin birikimi ve sinir tahrişi nedeniyle hıçkırık ortaya çıkabilir.
ZatürreAkciğer çevresinde iltihap nedeniyle diyaframın tahriş olmasına sebep olabilir.
AstımSolunum zorluğu ve bronş irritasyonu diyaframı zorlayarak hıçkırık yaratabilir.
Karaciğer Büyümesi / Abdominal ŞişlikDiyaframa baskı oluşturarak hıçkırığı tetikleyebilir.
Travmatik Beyin HasarıHıçkırık kontrol merkezinin hasar görmesiyle uzun süreli hıçkırığa neden olabilir.
AnesteziMerkezi sinir sistemini baskılayarak geçici ya da kalıcı hıçkırıklara yol açabilir.
Steroid ve Sakinleştirici İlaçlarSinir sistemi üzerindeki etkileriyle hıçkırığı tetikleyebilir.

Bebeklerde Hıçkırık Neden Olur?

Bebeklerde hıçkırık, ebeveynlerin sıkça karşılaştığı ve genellikle endişe duyduğu bir durumdur. Ancak, çoğu zaman bebekler için zararsız ve geçicidir. Yine de, bu minik hıçkırıkların ardında yatan nedenleri anlamak, ebeveynlerin bebeklerini daha iyi anlamalarına ve rahatlatmalarına yardımcı olabilir.

Bebeklerde hıçkırığa sebep olan durumlar şunlardır:

  • Hava yutma: Sindirim sistemi, bebeklerde henüz tam olarak gelişmemiştir. Bu nedenle, beslenme sırasında hava yutmaları veya aşırı beslenmeleri, midenin genişlemesine ve diyafram kasının uyarılmasına neden olarak hıçkırığı tetikleyebilir. Bebek büyüdükçe ve sindirim sistemi olgunlaştıkça, hıçkırık sıklığı genellikle azalır.
  • Emzirme ve biberon kaynaklı hıçkırık: Bebekler, özellikle emzirilirken veya biberonla beslenirken hava yutabilirler. Bu hava, midede birikerek diyaframı yukarı doğru iter ve hıçkırık refleksini tetikler. Beslenme sırasında doğru pozisyonlama, emzirme veya biberonla besleme tekniklerine dikkat etmek, hava yutmayı azaltmaya ve hıçkırık oluşumunu önlemeye yardımcı olabilir.
  • Gastroözofageal reflü (GER): Bebeklerde sık görülen bir durumdur. Bu durumda, mide içeriği yemek borusuna geri kaçar ve bu da diyaframı tahriş ederek hıçkırığa neden olabilir. Bebeklerde reflü genellikle kendiliğinden düzelir, ancak sık veya şiddetli reflü durumunda doktora danışmak önemlidir.
  • Ani sıcaklık değişimi: Bebekler, ani sıcaklık değişimlerine karşı daha hassastır. Soğuk hava veya soğuk içecekler, diyafram kasını uyararak hıçkırığa yol açabilir. Bu nedenle, bebeği uygun şekilde giydirmek ve ani sıcaklık değişimlerinden korumak önemlidir.
  • Duygu durumları: Bebekler de tıpkı yetişkinler gibi heyecanlanabilir veya stres yaşayabilir. Bu duygusal durumlar, sinir sistemini etkileyerek hıçkırık refleksini tetikleyebilir. Bebeği sakinleştirmek, rahatlatıcı bir ortam sağlamak ve güven vermek, hıçkırığı durdurmaya yardımcı olabilir.

Bebeklerde hıçkırık genellikle endişe edilecek bir durum değildir ve çoğu zaman kendiliğinden geçer. Ancak, hıçkırık sık sık tekrarlıyorsa, uzun sürüyorsa veya bebeği rahatsız ediyorsa, altta yatan bir neden olup olmadığını belirlemek için bir doktora danışmak önemlidir.

Sindirim Sistemi Gelişimi

Sindirim sistemi, embriyonik gelişimin erken dönemlerinde başlar ve doğum sonrasında da gelişimine devam eder. Bu süreçte, sindirim sistemi organları, endoderm adı verilen embriyonik tabakadan gelişir.

Sindirim sistemi gelişimi, farklı aşamalardan geçer ve bu aşamalar sırasında çeşitli faktörler, hıçkırık gibi reflekslerin ortaya çıkmasına katkıda bulunabilir. Örneğin, bebeklerde sindirim sistemi henüz tam olarak gelişmediği için, beslenme sırasında hava yutma veya aşırı beslenme, hıçkırığı tetikleyebilir.

Ayrıca, sindirim sistemi gelişimindeki bazı anomaliler de hıçkırık gibi sorunlara yol açabilir. Bu nedenle, özellikle bebeklerde ve çocuklarda sık sık tekrarlayan veya uzun süren hıçkırıklar, bir doktora danışmayı gerektirebilir.

Hava Yutma

Hava yutma (aerophagia), yemek yerken veya içerken fazla miktarda hava yutulması durumudur. Bu durum, midenin genişlemesine ve diyafram kasının uyarılmasına neden olarak hıçkırığı tetikleyebilir. Hızlı yemek yemek, gazlı içecekler tüketmek, sakız çiğnemek, sigara içmek veya gevşek takma dişler kullanmak gibi faktörler hava yutma riskini artırabilir.

Bebeklerde ise, beslenme sırasında yanlış pozisyon veya emme güçlüğü nedeniyle hava yutma daha sık görülebilir. Hava yutma genellikle zararsızdır, ancak sürekli hıçkırığa neden oluyorsa, altta yatan nedenleri belirlemek için bir doktora danışmak önemlidir.

Vagus Sinirinin Aşırı Uyarılması

Vagus siniri, beyinden karın bölgesine kadar uzanan ve birçok organın işlevini kontrol eden önemli bir sinirdir. Bu sinirin aşırı uyarılması, diyafram kasının spazmına ve hıçkırık refleksinin tetiklenmesine yol açabilir.

Mide veya yemek borusundaki tahriş, reflü, aşırı alkol tüketimi, stres veya bazı tıbbi durumlar vagus sinirini uyarabilir. Ayrıca, bazı cerrahi müdahaleler veya tümörler de vagus sinirine baskı yaparak hıçkırığa neden olabilir.

Vagus siniri kaynaklı hıçkırıklar genellikle geçicidir, ancak sürekli veya şiddetliyse, altta yatan nedenin belirlenmesi ve tedavi edilmesi için bir doktora başvurmak önemlidir.

Hıçkırık Nasıl Geçer?

Hıçkırık vakalarının çoğu tıbbi tedavi olmadan kendi kendine geçer. Evde hıçkırığı geçirmek için uygulanabilecek yöntemler arasında nefes kontrolü, soğuk su içmek, bazı fiziksel manevralar uygulamak ve ağızda güçlü bir tat veya doku hissi yarat

Ancak altta yatan bir tıbbi durum hıçkırığa neden oluyorsa, bu hastalığın tedavisi hıçkırıkları ortadan kaldıracaktır. İki günden daha uzun süren hıçkırıklar için ilaçlı, ya da cerrahi müdahale gerekebilir.

Hıçkırığa iyi gelen yöntemler şunlardır:

  • Hıçkırık ilaçları: Doktorun tavsiyesi üzerine etkili olabilecek hıçkırık ilaçları kullanılabilir. Daha az invaziv tedaviler etkili olmazsa, hıçkırıkları durdurmak üzere frenik siniri bloke etmek için bir anestezi enjeksiyonu doktor tarafından önerilebilir.
  • Şok yöntemler: Hıçkırık geçmesi için uygulanan bazı yaygın yöntemler arasında nefes tutma, su içme, limon emme veya ani bir şok gibi yöntemler bulunur. Hıçkırık için en bilinen çözümlerden biri, birkaç yudum soğuk su içmektir. Ayrıca, yavaş nefes alıp verme de hıçkırığı ne geçirir sorusuna bir yanıt olabilir.
  • Cerrahi işlem: Bir başka seçenek ise vagus sinirine hafif elektrik stimülasyonu sağlamak için pille çalışan bir cihazı cerrahi olarak implante etmektir. Bu prosedür en yaygın olarak epilepsiyi tedavi etmek için kullanılır, ancak aynı zamanda kalıcı hıçkırıkların kontrolüne de yardımcı olur.
  • Beslenme alışkanlığını değiştirmek: Kronik hıçkırığı olan bireyler gazlı içeceklerden ve gaza neden olan besinlerden kaçınmalıdır. Günlük öğünleri daha az miktarlarda yemek faydalı olacaktır.

Çoğu hıçkırık vakası tıbbi tedaviye gerek duyulmadan kendi kendine sona erer. Altta yatan tıbbi bir durum hıçkırıklara sebebiyet veriyorsa, bu hastalığın tedavisi hıçkırığı ortadan kaldırabilir. İki günü aşkın süre devam eden hıçkırıklar için ilk olarak ilaç tedavisine başvurulur.

Eğer ilaç tedavisi yeterli ve etkili gelmiyorsa, cerrahi prosedürlere başvurulabilir. Başka bir seçenekte vagus sinirinize hafif elektrik iletimi sağlamak için pille çalışan bir cihazı cerrahi olarak nakletmektir. Bu prosedür epilepsiyi tedavi etmek için yaygın olarak kullanılır. Aynı zamanda da kalıcı hıçkırıkların kontrol altına alınmasını sağlar.

Hıçkırık Hakkında Sık Sorulan Sorular

Hıçkırığı en çabuk ne keser?

Hıçkırığı en çabuk kesen yöntemler kişiden kişiye değişebilir, ancak genellikle nefes tutma, soğuk su içme veya bir çay kaşığı şeker yutmak gibi basit yöntemler etkili olabilir. Ayrıca, vagus sinirini uyaran yöntemler, örneğin dilinizi dışarı çekmek veya ıkınmak da hızlı sonuç verebilir.

Sirke hıçkırığı geçirir mi?

Sirke, mide asidini nötralize ederek reflü kaynaklı hıçkırığı hafifletebilir. Ayrıca, ekşi tadı vagus sinirini uyararak diyafram kasılmalarını düzenleyebilir ve hıçkırığı durdurabilir.

Uykuda hıçkırık olur mu?

Evet, uykuda hıçkırık olabilir. Bu durum genellikle geçicidir ve uyku kalitesini ciddi şekilde etkilemez. Ancak, sık sık uykuda hıçkırık oluyorsa, altta yatan bir sağlık sorunu olabileceği için doktora danışmakta fayda vardır.

Hıçkırık tutan bebeğe ne yapılır?

Bebeklerde hıçkırık sık görülür ve genellikle endişe edilecek bir durum değildir. Bebeği emzirmek, dik tutmak, sırtını sıvazlamak veya biraz sakinleştirmek hıçkırığı durdurabilir. Eğer hıçkırık uzun sürerse veya bebeği rahatsız ediyorsa, doktora danışmak gerekir.

Hıçkırık nasıl oluşur?

Hıçkırık, diyafram kasının ani ve istemsiz kasılması sonucu oluşur. Bu kasılma, ses tellerinin kapanmasına ve karakteristik "hık" sesinin çıkmasına neden olur. Hıçkırık, genellikle yemek yeme, içme veya ani duygusal değişimler gibi tetikleyicilerle ortaya çıkar.

Hıçkırık en fazla ne kadar sürer?

Çoğu hıçkırık birkaç dakika içinde kendiliğinden geçer. Ancak, bazı durumlarda 48 saatten uzun sürebilir ve bu durumda "sürekli hıçkırık" olarak adlandırılır. Sürekli hıçkırık, altta yatan bir sağlık sorununun belirtisi olabilir ve tıbbi müdahale gerektirebilir.

Hıçkırığın faydası var mıdır?

Hıçkırığın bilinen doğrudan bir faydası yoktur. Ancak, bazı teorilere göre, hıçkırık refleksi, bebeklerin emme ve yutma koordinasyonunu geliştirmelerine yardımcı olabilir veya midedeki fazla havayı çıkarmaya yarayabilir.

Hıçkırık hangi hastalığın belirtisidir?

Hıçkırık genellikle zararsızdır, ancak bazen reflü, sinir hasarı, merkezi sinir sistemi bozuklukları, metabolik sorunlar veya bazı kanser türleri gibi altta yatan bir hastalığın belirtisi olabilir. Özellikle uzun süren veya sık tekrarlayan hıçkırıklar dikkate alınmalı ve doktora danışılmalıdır.

Hıçkırıkla mide büyür mü?

Hıçkırık, midenin fiziksel olarak büyümesine neden olmaz. Ancak, hava yutma veya aşırı yeme gibi hıçkırığı tetikleyen faktörler midenin geçici olarak genişlemesine ve şişkinlik hissine yol açabilir.

Hıçkırık uzun sürerse ne olur?

Hıçkırık 48 saatten uzun sürerse, "sürekli hıçkırık" olarak adlandırılır ve altta yatan bir sağlık sorununun belirtisi olabilir. Sürekli hıçkırık, uyku bozuklukları, yeme güçlüğü, yorgunluk ve hatta depresyon gibi sorunlara yol açabilir. Bu nedenle, uzun süren hıçkırık durumunda doktora başvurmak önemlidir.

Kalp krizinde hıçkırık olur mu?

Kalp krizi sırasında hıçkırık nadir de olsa görülebilir. Bu durum, kalp krizinin diyaframı kontrol eden sinirleri etkilemesi veya kalp kriziyle ilişkili stres ve anksiyete nedeniyle ortaya çıkabilir. Ancak, hıçkırık tek başına kalp krizi belirtisi olarak kabul edilmez ve diğer tipik belirtilerle birlikte değerlendirilmelidir.

Acıbadem Web ve Yayın Kurulu tarafından hazırlanmıştır. Güncellenme Tarihi: 17 Nisan 2025 Perşembe Yayımlanma Tarihi: 17 Nisan 2025 Perşembe
Bu içeriği ortalama 10 dakikada okuyabilirsiniz.

Tıbbi Birimler

Bize Ulaşın

Bilgi talepleriniz için aşağıdaki formu doldurabilirsiniz.

Acıbadem Sağlık Grubu olarak size daha iyi ve kaliteli bir hizmet sunabilmemiz için istek, öneri, teşekkür ve şikayetlerinizi aşağıdaki formu doldurarak ya da 444 55 44 numaralı telefondan tarafımıza ulaşarak bildirebilirsiniz.

Devamı
Devamı
Güvenlik Kodu

KİŞİSEL VERİLERİN ELDE EDİLMESİ VE İŞLENMESİ HAKKINDA AYDINLATMA METNİ

Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş. ile EK-1’de listelenen hâkim ve bağlı şirketleri (her biri ayrı ayrı “Şirket”, hepsi birlikte “Şirketler” olarak anılacaktır.) tarafından, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“Kanun”) ve ilgili mevzuat kapsamında Veri Sorumlusu sıfatıyla, elde edilen genel nitelikli ve/veya özel nitelikli kişisel verileriniz (sağlık verileri dâhil ancak bununla sınırlı olmamak üzere) (“Kişisel Veri”), aşağıda açıklanan çerçevede ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu, 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, Uzaktan Sağlık Hizmetlerinin Sunumu Hakkında Yönetmelik, Özel Hastaneler Yönetmeliği, Sağlık Bakanlığı düzenlemeleri ve sair mevzuata uygun olarak işlenebilecektir.

I. Kişisel Veri’lerin Elde Edilmesi, İşlenmesi ve İşleme Amaçları

Kişisel Veri’leriniz sağlanmakta olan kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbî teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amaçlarıyla ve Şirket’in faaliyet konularına uygun düşecek şekilde sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik (internet sitesi, mobil uygulamalarımız, çağrı merkezi gibi) kanallar aracılığıyla elde edilmektedir. Kişisel Veri’leriniz, Şirket tarafından aşağıda yer alanlar dâhil ve bunlarla sınırlı olmaksızın, faaliyet konusuna uygun olduğu ölçüde, bu maddede belirtilen amaçlar ile bağlantılı ve ölçülü şekilde işlenebilmektedir:

Elde edilen her türlü Kişisel Veri, Kanun’un 5. ve 6. maddelerinde belirtilen Kişisel Veri işleme şartları uyarınca; aşağıdaki amaçlar ile işlenebilecektir:

Uzaktan sağlık hizmeti almanız halinde bu kapsamda elektronik ortam (internet sitemiz ve/veya mobil uygulamamız) aracılığıyla elde edilen Kişisel Veri’leriniz, yukarıda belirtilen Kişisel Veri işleme amaçlarına ek olarak aşağıdaki amaçlar ile işlenebilecektir:

İlgili mevzuat uyarınca elde edilen ve işlenen Kişisel Veri’leriniz, tarafımıza ait fiziki arşivler ve/veya bilişim sistemlerine nakledilerek, hem dijital ortamda hem de fiziki ortamda muhafaza altında tutulabilecektir.

II. Kişisel Verilerin Aktarılması

Kişisel Veri’ileriniz, Kanun ve sair mevzuat kapsamında ve yukarıda yer verilen amaçlarla ilgili Şirket tarafından,  (i) özel sigorta şirketleri, (ii) T.C. Sağlık Bakanlığı ve bağlı alt birimleri, Sosyal Güvenlik Kurumu, T.C. İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü ve sair kolluk kuvvetleri, T.C. İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü, Türkiye Eczacılar Birliği, Mahkemeler ve her türlü yargı makamı, (iii) yetki vermiş olduğunuz temsilcileriniz ve avukatlar, (iv) vergi ve finans danışmanları ve denetçiler de dâhil olmak üzere danışmanlık aldığımız üçüncü kişiler, (v) düzenleyici ve denetleyici kurumlar ve resmi merciler, (vi) sağlık hizmetlerimizi geliştirmek veya yürütmek üzere işbirliği yaptığımız iş ortaklarımız ve EK-1’de yer alan Şirketlerle paylaşılabilecektir ve (vii) sosyal medya hesaplarımız veya ilgili mesaj uygulamaları üzerinden mesaj paylaşımı yapmanız veya internet sitelerimiz üzerinden canlı destek almanız halinde paylaşacağınız bilgileriniz ve beyan ettiklerinizle sınırlı olarak Kişisel Veri’leriniz ilgili sosyal medya hesabının veya mesaj uygulamasının sahibi yurtiçinde ya da yurtdışında mukim diğer veri sorumlusu gerçek ve/veya tüzel kişiler tarafından işlenebilecektir.

III. Kişisel Veri Elde Etmenin Yöntemi ve Hukuki Sebebi

Kişisel Veri’leriniz, her türlü sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik ortamda, yukarıda yer verilen amaçlar ve Şirket’in faaliyet konusuna dâhil her türlü işin yasal çerçevede yürütülebilmesi ve bu kapsamda Şirket’in akdi ve kanuni yükümlülüklerini tam ve gereği gibi ifa edebilmesi için toplanmakta ve işlenmektedir. İşbu kişisel verilerinizin toplanmasının hukuki sebebi;

Kanun’un 6. maddesi 3. fıkrasında da belirtildiği üzere sağlık ve cinsel hayata ilişkin kişisel veriler ise ancak kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbı teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amacıyla, sır saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler veya yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından ilgilinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir.

IV. Kişisel Verilerin Korunmasına Yönelik Haklarınız

Kişisel Veri’lerinizin korunmasına yönelik haklarınız Kanun’un 11. maddesi ve ilgili mevzuatlar uyarınca aşağıda belirtilen haklara sahipsiniz:

Mezkûr haklarınızdan birini ya da birkaçını kullanmanız halinde ilgili bilgi tarafınıza, açık ve anlaşılabilir bir şekilde yazılı olarak ya da elektronik ortamda, tarafınızca sağlanan iletişim bilgileri yoluyla, bildirilir.

V. Veri Güvenliği

Şirketler, Kişisel Veri’lerinizi bilgi güvenliği standartları ve prosedürleri gereğince alınması gereken tüm teknik ve idari güvenlik kontrollerine tam uygunlukla korumaktadır. Söz konusu güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak muhtemel riske uygun bir düzeyde sağlanmaktadır.

VI. Şikâyet ve İletişim

Kişisel Veri’leriniz teknik ve idari imkânlar dâhilinde titizlikle korunmakta ve gerekli güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak olası risklere uygun bir düzeyde sağlanmaktadır.

Kanun kapsamındaki taleplerinizi, https://www.acibadem.com.tr/acibademonline/images/Ac%C4%B1badem_Veri_Sahibi_Basvuru_Formu.pdf internet adresindeki “Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Tic. A.Ş. Veri Sahibi Başvuru Formu” nu doldurarak;

i. Atatürk Mahallesi, Feza Sokak, No:3 İç Kapı No:8 K:12 Ataşehir, İstanbuladresine kargo ile ıslak imzanızı taşıyan bir dilekçe ile “Kurumsal Sekretarya” departmanı dikkatine Zarfına “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Kapsamında Bilgi Talebi” yazarak,

ii. Noter kanalıyla,

iii. acibademsaglik@hs02.kep.tr adresine güvenli elektronik ya da mobil imzalı olarak, kayıtlı elektronik posta adresi veya sistemimizde kayıtlı elektronik e-posta adresiniz aracılığıyla,

iv. Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş.’ne hitaben yazdığınız dosyayı güvenli e-imza ile imzalayarak kisiselveri@acibadem.com adresine e-posta’nın konu kısmına “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Bilgi Talebi” yazarak veya

v. Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun belirleyeceği diğer yöntemlerle iletebilirsiniz.

EK-1: Şirket’lerin listesi;

 

YUKARI
İçindekiler x""