Daha iyi bir deneyim için konum izni vermelisiniz.
Size nasıl yardımcı olabiliriz?

Sezaryen doğum, bebeğin annenin karnından cerrahi bir kesikle çıkarılması işlemi olarak tanımlanır. Normal vajinal doğumun mümkün olmadığı veya annenin ve bebeğin sağlığını tehlikeye atacak durumların bulunduğu hallerde tercih edilir.

Sezaryen doğum yapanlar, genellikle doğum sırasında veya sonrasında oluşabilecek riskleri azaltmak amacıyla bu yöntemi tercih eder ya da tıbbi zorunluluk nedeniyle bu yönteme başvururlar. Planlı olarak yapılabileceği gibi doğum sırasında acil bir durum oluştuğunda da uygulanabilir. Sezaryen doğumun yaygın sebepleri arasında plasenta previa, ikiz gebelik, bebekte omuz takılması ve annenin sağlık durumu yer alır.

İçindekiler

Sezaryen Doğum Nedir?

Sezaryen doğum (C-seksiyon olarak da bilinir), bebeğin anne karnından cerrahi bir operasyonla çıkarılmasıdır. Bu işlem, karın ve rahim duvarının kesilmesi yoluyla gerçekleştirilir. Genellikle normal doğumun riskli veya mümkün olmadığı durumlarda tercih edilir. Anestezi altında yapılır ve genellikle spinal veya epidural anestezi tercih edilir.

Sezaryen doğumun amacı , anne ya da bebeğin sağlığını korumaktır. Bebeğin kalp atışlarında düşüklük, bebeğin ters duruşu, plasenta problemleri ya da annenin daha önce sezaryen geçirmiş olması gibi nedenlerle yapılabilir. Bu şekilde doğum, hem anne hem de bebek için daha güvenli hale getirilebilir.

Sezaryen, günümüzde yaygın bir doğum yöntemidir. Ancak her zaman tıbbi gereklilikle yapılması önerilir; çünkü normal doğum sonrası iyileşme süreci genellikle daha hızlıdır. Sezaryen doğum sonrasında annenin hastanede kalış süresi daha uzun olabilir ve iyileşme süreci daha dikkatli yönetilmelidir.

Sezaryen Doğum Özellikleri Nelerdir?

Sezaryen doğum, annenin karnı ve rahminin cerrahi olarak kesilmesiyle bebeğin dünyaya getirilmesi işlemine verilen isimdir. Genellikle normal doğumun riskli olduğu durumlarda tercih edilir. Sezaryen doğum, planlı veya acil olabilir; doğum kanalının uygun olmaması, bebeğin ters gelmesi, çoğul gebelik, plasenta sorunları veya annenin sağlık problemleri gibi nedenlerle uygulanabilir. İyileşme süresi normal doğuma göre daha uzun olabilir ve cerrahi sonrası enfeksiyon, ağrı, kanama gibi bazı riskleri barındırır.

Sezaryen doğumun başlıca özellikleri şunlardır:

  • Cerrahi bir işlemdir, genellikle belden aşağısı uyuşturularak yapılır.
  • Annenin karnı ve rahmine kesi yapılarak bebek doğurtulur.
  • Operasyon yaklaşık 45-60 dakika sürer.
  • Planlı olarak yapılabileceği gibi doğum sırasında acil olarak da gerçekleştirilebilir.
  • Normal doğumun mümkün olmadığı ya da riskli olduğu durumlarda tercih edilir.
  • Doğum sonrası hastanede kalış süresi genellikle 2-4 gündür.
  • Annenin iyileşme süreci birkaç haftayı bulabilir.
  • Sonraki doğumlarda yine sezaryen gerekebilir.
  • Enfeksiyon, kan pıhtılaşması, organ yaralanması gibi cerrahi riskler taşır.
  • Bebeğin doğum anı planlanabildiği için bazı avantajlar sunar.

Sezaryen doğum operasyonu planlı veya acil şekilde yapılması mümkündür. Planlı sezaryen genellikle önceden belirlenmiş tıbbi nedenlerle gerçekleştirilir. Acil sezaryen ise doğum sırasında beklenmedik bir sorun gelişmesi durumunda uygulanır. Her iki durumda da, anne ve bebeğin sağlığı ön plandadır.

Sezaryen doğumun bazı riskleri bulunur. Enfeksiyon, kanama, anesteziye bağlı komplikasyonlar ve sonraki doğumlarda rahim yırtılması gibi durumlar oluşabilir. Ancak bu riskler modern tıbbın imkanlarıyla büyük oranda kontrol altına alınabilmektedir.

Bir ameliyathane ortamında gerçekleştirilen sezaryen doğumda, sağlık personeli yeni doğan bir bebeği karşılıyor.

Sezaryen doğum şekli için karar verirken annenin sağlık durumu, önceki doğum öyküsü ve bebeğin pozisyonu gibi faktörler göz önünde bulundurulur. Bu nedenle doğum planlaması, kadın doğum uzmanları ile birlikte yapılmalı ve sezaryen doğum kararı, gerekli tıbbi değerlendirmeler sonrasında verilmelidir.

Sezaryen doğum öncesinde anne adayına normal doğum mekanizması, ağrı önleyici tedbirler (özellikle epidural anestezi ) hakkında yeterli bilgi verilmelidir. Ayrıca sezaryenin cerrahi bir operasyon olduğu ve belirli tıbbi durumlar için saklanması gereken bir teknik olduğu anneye baba adayına anlatılmalıdır.

Sezaryen Doğum Neden Yapılır?

Sezaryen doğum, anne ya da bebeğin sağlığı açısından normal vajinal doğumun riskli görüldüğü durumlarda tercih edilir. Bu yöntem, hem annenin hem de bebeğin doğum sırasında yaşayabileceği komplikasyonları önlemek amacıyla uygulanır.

Sezaryen gerektiren durumlar arasında bebeğin ters durması, doğum kanalının uygun olmaması, çoğul gebelik, plasenta problemleri, daha önce sezaryen yapılmış olması, annenin tansiyon veya diyabet gibi sağlık sorunları ve doğum sırasında bebeğin kalp atışlarında sorun tespit edilmesi yer alır.

Sezaryen doğumun yapılma nedenleri şunlardır:

  • Bebeğin makat (ters) ya da yan duruşta olması
  • Plasentanın rahim ağzını kapatması (plasenta previa)
  • Doğum kanalının darlığı veya annenin leğen kemiğinin yapısal uygunsuzluğu
  • Daha önce sezaryen veya rahim ameliyatı geçirmiş olmak
  • İkiz, üçüz gibi çoğul gebelikler
  • Doğumun ilerlememesi veya sancıların yetersiz kalması
  • Bebeğin kalp atımlarında bozulma olması
  • Annede yüksek tansiyon, diyabet, kalp hastalığı gibi sistemik sağlık sorunları
  • Doğum sırasında kanama veya rahim yırtılması riski
  • Enfeksiyon riskini azaltmak amacıyla (örneğin aktif genital herpes)
  • Acil durumlar (göbek kordonunun sarkması, ani bebek sıkıntısı vb.)

Sezaryen Doğum Nasıl Yapılır?

Sezaryen operasyonu doktorunuz, hemşireler, çocuk doktoru, anestezi uzmanı ve yardımcı sağlık personelinin katıldığı bir cerrahi operasyondur. Sezaryen doğum işlemi epidural veya spinal anestezi altında yürütülür ancak kimi tıbbi durumlarda genel anestezi uygulanması da gerekebilir. Eğer spinal veya epidural blok teknikleri uygulanıyorsa bu sırada fiziki koşullar ve ekibin de uygun gördüğü durumlarda eşiniz de yanınızda size destek verebilir.

Sezaryen doğumun yapılma aşamaları şunlardır:

  • Hazırlık ve bilgilendirme : Anneye işlem hakkında bilgi verilir, onam formu imzalatılır.
  • Anestezi uygulanması : Genellikle spinal veya epidural anestezi yapılır, bazı durumlarda genel anestezi tercih edilebilir.
  • Ameliyat bölgesinin temizlenmesi : Karın bölgesi antiseptik solüsyonlarla temizlenir, steril örtüler serilir.
  • Cilt kesisi : Genellikle karın alt bölgesine yatay (bikini) kesi yapılır.
  • Rahim kesisi : Cilt ve karın katmanları geçildikten sonra rahme ulaşılır ve yatay bir kesi açılır.
  • Bebeğin çıkarılması : Bebek rahimden çıkarılır, göbek bağı kesilir.
  • Plasentanın alınması : Doğumdan sonra plasenta da rahimden çıkarılır.
  • Rahmin ve karın katmanlarının kapatılması : Kat kat dikilerek yara kapatılır.
  • Anne ve bebeğin izlenmesi : Anne yoğun bakım ya da serviste izlenir, bebek ilk muayeneden geçer.

Sezaryen doğum, vajinal doğumun mümkün olmadığı veya anne ya da bebeğin sağlığını tehlikeye atabileceği durumlarda uygulanan cerrahi bir doğum yöntemidir. Bu süreç, planlı olarak ya da doğum sırasında acil olarak yapılabilir. Aşağıda sezaryen doğum süreci, farklı yönleriyle paragraflar halinde açıklanmıştır.

Sezaryen doğum, karın ve rahim duvarına yapılan cerrahi kesiler aracılığıyla bebeğin doğurtulmasıdır. Genellikle spinal anestezi altında uygulanır ve anne doğum sırasında uyanık olur, ancak ağrı hissetmez. Bazen genel anestezi de tercih edilebilir.

Sezaryen doğum planlı ya da acil olarak yapılabilir. Planlı sezaryen genellikle önceden belirlenen sağlık durumlarına dayanır. Acil sezaryen ise doğum süreci başladıktan sonra bebeğin kalp atımında düşme, plasenta sorunları gibi durumlarda devreye girer.

Sezaryen Doğum Öncesi

Sezaryen doğum öncesi dönem, hem annenin hem de bebeğin sağlığını korumak için dikkatle planlanan ve hazırlık gerektiren bir süreçtir. Bu süreçte tıbbi değerlendirmeler, laboratuvar testleri ve doğum tarihinin belirlenmesi gibi adımlar yer alır. Amaç, sezaryen operasyonunun en uygun zamanda ve en güvenli şekilde gerçekleştirilmesini sağlamaktır.

Planlı sezaryen doğumdan önce annenin ayrıntılı bir muayeneden geçmesi gerekir. Kan testleri, idrar tahlilleri ve bebeğin gelişimiyle ilgili ultrason kontrolleri yapılır. Anestezi türü belirlenir (genellikle spinal veya epidural), annenin alerji durumu ve önceki ameliyat öyküsü değerlendirilir. Bu değerlendirmeler, operasyonun güvenliğini doğrudan etkiler.

Sezaryen öncesi annenin beslenme ve ilaç kullanımı düzenlenir. Operasyon gününden yaklaşık 6-8 saat önce annenin yemek yememesi ve sıvı alımını durdurması istenir. Kullanılan bazı ilaçlar (örneğin kan sulandırıcılar) doğumdan önce geçici olarak kesilebilir. Ayrıca enfeksiyon riskini azaltmak için doğum öncesi antibiyotik uygulaması planlanabilir.

Anne adayına sezaryen süreci hakkında detaylı bilgi verilir. Operasyonun nasıl yapılacağı, olası riskler, iyileşme süreci ve sonrasında dikkat edilmesi gerekenler açıklanır. Bu süreçte annenin psikolojik olarak hazırlanması da önemlidir; kaygıları giderilmeye çalışılır ve gerekirse psikolojik destek önerilir.

Doğumun yapılacağı hastane ortamı ve ekibin hazırlığı da bu dönemin bir parçasıdır. Operasyon odası, anestezi ve doğum ekipmanı hazır bulundurulur. Ayrıca yenidoğan bakımı için çocuk doktoru ya da yenidoğan uzmanı da operasyona hazır olmalıdır. Tüm bu hazırlıklar, doğumun güvenli şekilde tamamlanmasını amaçlar.

Sezaryen Doğum Sonrası

Sezaryen doğum sonrası dönem, annenin cerrahi bir operasyon geçirdiği göz önünde bulundurularak dikkatle yönetilmesi gereken bir iyileşme sürecidir. Sezaryen doğum yapanlar , doğumdan sonra iyileşme sürecinde normal doğuma göre daha dikkatli olmalı ve hekimin önerilerine sıkı şekilde uymalıdır.

Sezaryen doğum sürecinde hem fiziksel hem de duygusal iyileşme önemlidir. Annenin hastanede kalış süresi genellikle 2 ila 4 gün arasında değişir ve bu sürede hem rahim hem de ameliyat bölgesi takip edilir.

Operasyondan hemen sonra annenin hayati bulguları izlenir. İlk saatlerde anestezinin etkisi devam edebilir, bu nedenle hareket kabiliyeti sınırlıdır. İlk 6-8 saat içinde ayağa kalkma teşvik edilir, çünkü erken mobilizasyon kan dolaşımını destekler ve pıhtı oluşumu riskini azaltır. Bu dönemde idrar sondası, serum ve ağrı kesiciler kullanılır.

Sezaryen sonrasında ağrılar, dikiş bölgesinde hassasiyet ve gaz problemleri görülebilir. Doktorlar genellikle ağrı kontrolü için ilaç verir ve annenin hareket etmesini teşvik eder. Gaz çıkarma, bağırsakların çalıştığını gösterir ve ağızdan beslenmeye geçişin habercisidir. Hafif egzersizler ve yürüyüşler iyileşme sürecine katkı sağlar.

Anne sütü ile beslenme, sezaryen sonrası hemen başlayabilir. Ancak bazı annelerde süt gelişi biraz gecikebilir. Bu nedenle bebekle ten teması, emzirme denemeleri ve gerektiğinde emzirme danışmanlığı büyük önem taşır. Süt üretimini desteklemek için sıvı alımı artırılmalı ve beslenmeye dikkat edilmelidir.

Taburculuk sonrası dönemde annenin dikiş bölgesine dikkat etmesi gerekir. Bölge temiz ve kuru tutulmalı, enfeksiyon belirtileri (kızarıklık, şişlik, kötü koku) gözlemlendiğinde hemen doktora başvurulmalıdır. Ayrıca ağır kaldırmaktan kaçınılmalı ve doktorun belirttiği süre boyunca cinsel ilişki ve yoğun fiziksel aktiviteler ertelenmelidir.

Sezaryen doğum sonrası duygusal iyileşme de önemlidir. Bazı anneler doğum şekline bağlı olarak hayal kırıklığı, yetersizlik hissi veya doğum sonrası depresyon yaşayabilir. Bu durumlar doğal kabul edilse de uzun süreli ve yoğun duygusal sorunlar için profesyonel destek alınması önerilir. Annelik sürecinin sağlıklı ilerlemesi için duygusal iyilik hali desteklenmelidir.

Sezaryen ile Doğum Ne Kadar Sürer?

Sezaryen doğum süresi, genellikle planlı veya acil olmasına bağlı olarak değişiklik gösterir. Planlı bir sezaryen doğum genellikle 45 dakika ila 1 saat arasında sürer. Bu süre zarfında cerrah, karın ve rahim bölgesinde kesiler açarak bebeği çıkarır ve ardından kesileri dikerek operasyonu tamamlar.

Acil sezaryen doğumlarda ise bu süreç daha kısa olabilir, ancak acil durumların karmaşıklığı nedeniyle değişkenlik gösterebilir. Operasyonun hızlı bir şekilde tamamlanması gerekebilir.

Sezaryen doğumun süresi, hastanın genel sağlık durumu, ameliyat sırasında karşılaşılan beklenmedik durumlar ve cerrahın tecrübesi gibi faktörlere bağlı olarak değişebilir. Ameliyat sonrası annenin toparlanma süreci de bu sürenin bir parçası olarak değerlendirilmektedir.

Sezaryen Doğum Riskleri Nelerdir?

Sezaryen doğum sonrası karın ağrısı, enfeksiyon riski, kanama, idrar ve bağırsak problemleri ile birlikte iyileşme süresinin uzun olması gibi çeşitli yan etkiler görülebilir. Ancak, modern tıbbın ilerlemesi sayesinde bu riskler en az düzeye indirilmiştir.

Uzun vadede, sezaryen doğum yapmış kadınlar , gelecekteki hamileliklerde plasenta previa veya plasenta akreata gibi durumlarla karşılaşabilirler. Bebek için de bazı riskler söz konusu olabilir; sezaryen doğumla dünyaya gelen bebeklerde solunum problemleri daha sık görülebilir.

Bu riskler, annenin ve bebeğin sağlığını tehlikeye atacak durumlar göz önünde bulundurularak değerlendirilir ve sezaryen doğum kararı buna göre verilir. Doktorlar, her iki taraf için de en güvenli seçeneği belirlemek adına titiz bir değerlendirme yapar.

Sezaryen Doğum Kaçıncı Haftada Olur?

Sezaryen doğum, genellikle hamileliğin 39. haftasında planlanır. Bu zamanlama, bebeğin akciğerlerinin tam olarak gelişmesi ve prematüre doğum risklerinin minimize edilmesi amacıyla seçilir. Ancak, bazı durumlarda tıbbi nedenlerle daha erken haftalarda sezaryen doğum yapılması gerekebilir.

Anne veya bebek için hayati tehlike oluşturan durumlar, preeklampsi, plasenta previa veya bebeğin anormal pozisyonda olması gibi. Planlı sezaryen doğumlar, genellikle annenin daha önce sezaryen doğum yapmış olması veya pelvis darlığı gibi vajinal doğumu zorlaştıran durumlar nedeniyle tercih edilir.

Doktorlar, her hamileliği bireysel olarak değerlendirerek en uygun doğum zamanını belirler ve anne ile bebeğin sağlığını en üst düzeyde korumak için gerekli önlemleri alırlar.

Sezaryen Doğum Hangi Durumlarda Uygulanır?

Sezaryen doğum, belirli tıbbi durumlar söz konusu olduğunda uygulanır. En yaygın nedenler arasında plasenta previa (plasentanın rahim ağzını kapatması), bebeğin yan veya ters pozisyonda olması, doğum sırasında ortaya çıkan sorunları ve annenin pelvis yapısının vajinal doğuma uygun olmaması yer alır.

Daha önce sezaryen doğum yapmış kadınlarda, rahimdeki eski kesinin yırtılma riski nedeniyle tekrar sezaryen tercih edilebilir. Preeklampsi veya eklampsi gibi anne sağlığını tehdit eden durumlar da sezaryen doğumun gerekli olmasına yol açabilir. Bazı durumlarda, annenin talebi üzerine elektif sezaryen doğum da yapılabilir. Bu karar, annenin ve bebeğin sağlık durumu göz önünde bulundurularak doktor tarafından verilir.

Normal Doğum ile Sezaryen Doğum Arasındaki Farklar Nelerdir?

Normal doğum ve sezaryen doğum arasında çeşitli farklar bulunmaktadır. Normal doğum, vajinal yolla gerçekleşirken, sezaryen doğum cerrahi bir işlemle bebeğin annenin karnından çıkarılmasıdır. Normal doğumda iyileşme süreci genellikle daha hızlı ve daha az ağrılıdır, anneler genellikle doğumdan birkaç saat sonra ayağa kalkabilirler.

Sezaryen doğumda ise iyileşme süresi daha uzundur ve ameliyat sonrası ağrı ve rahatsızlık daha fazla olabilir. Normal doğum, bebek için solunum problemleri riskini azaltırken, sezaryen doğumda bu risk biraz daha yüksektir. Ancak, sezaryen doğum belirli tıbbi durumlar nedeniyle tercih edilmesi gereken durumlarda hayat kurtarıcı olabilir. Her iki doğum yönteminin de avantajları ve dezavantajları bulunmaktadır ve bu nedenle doğum şekli kararı, anne ve bebeğin sağlık durumu göz önünde bulundurularak doktor tarafından verilmelidir.

Sezaryen Doğum Bebek Açısından Riskli midir?

Sezaryen doğum, bebek açısından bazı riskler taşıyabilir. Bebeklerin solunum problemleri yaşama olasılığı, sezaryen doğumla dünyaya gelen bebeklerde daha yüksektir. Bu, özellikle planlanmış sezaryen doğumların erken haftalarda yapılması durumunda daha belirgindir. Ayrıca, sezaryen doğum sırasında bebeklerin ciltlerinde kesik oluşma riski de bulunur.

Doğum sonrası dönemde, sezaryen doğumla doğan bebeklerde emme refleksi ve anne ile bağlanma süreçlerinde bazı zorluklar yaşanabilir. Bununla birlikte, modern tıbbın gelişmesi ve cerrahi tekniklerin ilerlemesi sayesinde bu riskler minimize edilmiştir.

Sezaryen doğum, annenin ve bebeğin sağlığını tehlikeye atabilecek durumlarda hayat kurtarıcı bir seçenek olarak tercih edilir ve doktorlar, her iki taraf için de en güvenli doğum yöntemini belirlemek adına titiz bir değerlendirme yaparlar.

Sezaryen Ne Zaman Gerekli Olur?

Sezaryen yapılması gereken nedenler anne ve bebeğin sağlığı veya doğum sırasında saptanan sorunlar ile ilgili olabilir.

Bebeğe ve Eşine (Plasenta) Bağlı Sezaryen Nedenleri

Bebeğin sıkıntıda olduğu durumlar: Doğum ağrıları başlamadan önce tespit edilen veya doğum eylemi sırasında saptanan bebeğe ait sıkıntı belirtileri (Fetal distres).

Bebeğin doğum yoluna giriş şekli: Normal doğumda bebeğin başı önde gelir. Makat, ayak veya kolu önde gelirse normal doğum gerçekleşemeyebilir. Ayrıca bebeğin başı önde olmasına karşın alın ve yüz gelişlerde de sezaryen yapılabilir.

  • Bebeğin büyük olması (Genellikle > 4000 gr.)
  • Bebeğin eşinin (Plasenta) doğum yolunu kapaması (Plasenta Previa)
  • Bebeğin eşinin (Plasenta) doğumdan önce ayrılarak kanamaya yol açması (Plasenta dekolmanı)

Anneye Bağlı Sezaryen Nedenleri

  • Uterus (Rahim) ile ilgili ameliyat geçirenler(Sezaryen, Miyom ameliyatı vd.)
  • Kalça kemiklerinin dar olması (Doğumsal kalça çıkığı, geçirilmiş pelvik kemik kırıkları sonrası deforme pelvis vb)
  • Doğum kanalında bebeğin çıkışına bir engel olması: Ur ya da miyom gibi.
  • Genital bölgede aktif uçuk (herpes simplex) enfeksiyonu olması veya siğillerin (Kondilom) enfeksiyonu.
  • Anneye ait bazı sistemik hastalıklar

Doğum Sırasında Saptanan Sezaryen Nedenleri

Aşağıda sayılan nedenler genel anlamda sezaryen yapılmasını gerektiren tıbbi durumlardır. Bu sebepler varsa sezaryen yapılması gerekir.

  • Normal doğumun gerçekleşememesi, doğum süresinin çok uzaması.
  • Doğum eylemi sırasında saptanan bebek sıkıntı belirtileri (Fetal distres)

Sezaryen Sonrası Normal (Vajinal) Doğum Yapılır Mı?

Sezaryen sonrası normal-vajinal doğum olasıdır. Ancak belli şartların sağlanması gerekmektedir.

Anne rahminin yırtılması, kanama ve bebek kaybı gibi risklerin az da olsa bulunduğu bu durum riskli bir doğum şeklidir. Ailenin gerçek riskleri çok iyi değerlendirmesi önemlidir. Her an hatta normal-vajinal doğum gerçekleştikten sonra bile bir abdominal operasyon ihtimalinin olduğu bilinmelidir.

Perinatoloji ve Yüksek Riskli Gebelikler tarafından sezaryen sonrası normal-vajinal doğum hizmeti verilmektedir.

Sezaryen Doğum Sonrası Günlük Hayata Dönüş

Sezaryen operasyonu alt karın bölgesine yapılmış cerrahi bir operasyondur, bu nedenle iyileşme süreci normal spontan vajinal yolla doğuma göre biraz daha faklıdır. Alt karın bölgesinde olan ağrı birkaç gün hastanın ayağa kalkışında ve hareketlerinde belli bir kısıtlama getirebilir.

Ağrı kesici ilaç ihtiyacı biraz daha fazla olabilir. Özel yara bakım ürünleri kullanılarak anne 24 saat, bunlar olmadan 3 gün sonra ayaktan duş alabilir. Yaklaşık 1 hafta sonra ise artık günlük hayata dönmüş olup bundan sonraki günlerde araç kullanmaya başlayabilir. Annenin tamamen iyileşmesi ise 6 ila 8 haftayı bulabilir.

Sezaryen Doğum Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Sezaryen Doğum Nedir?

Sezaryen doğum, bebeğin annenin karnında yapılan cerrahi bir kesik aracılığıyla dünyaya getirilmesidir. Bu yöntem, vajinal doğumun riskli olduğu durumlarda tercih edilir.

Sezaryen Doğum Ne Zaman Yapılır?

Sezaryen doğum genellikle hamileliğin 39. haftasında planlanır. Ancak, acil durumlar veya annenin sağlık sorunları nedeniyle daha erken haftalarda da gerçekleştirilebilir.

Sezaryen Doğum Sonrası İyileşme Süreci Nasıldır?

Sezaryen doğum sonrası iyileşme süresi, vajinal doğuma kıyasla daha uzundur. Anneler genellikle hastanede birkaç gün kalır ve tam iyileşme 6-8 hafta sürebilir.

Sezaryen Doğumun Riskleri Nelerdir?

Sezaryen doğum, enfeksiyon, kanama ve yara iyileşme sorunları gibi riskler taşır. Ayrıca, gelecekteki hamileliklerde risk artabilir.

Sezaryen Doğum Sırasında Hangi Anestezi Türü Kullanılır?

Genellikle spinal veya epidural anestezi uygulanır, bu da annenin belden aşağısının uyuşturulmasını sağlar. Bu sayede anne, bebeğin doğumunu hissedebilir ancak ağrı hissetmez.

Sezaryen Doğumun Bebek Üzerindeki Etkileri Nelerdir?

Sezaryen doğumla doğan bebeklerde solunum problemleri daha yaygın olabilir. Bunun nedeni, bebeğin doğum kanalından geçmemesi ve bu süreçte akciğerlerinin sıkışmamasıdır.

Sezaryen Doğumdan Sonra Normal Doğum Yapılabilir mi?

Evet, sezaryen doğumdan sonra vajinal doğum mümkündür. Ancak, bu karar doktor tarafından annenin sağlık durumu ve önceki sezaryen doğumun sebepleri göz önünde bulundurularak verilir.

Sezaryen Doğum Planlanırken Dikkat Edilmesi Gerekenler Nelerdir?

Sezaryen doğum planlanırken annenin sağlık durumu, önceki doğum geçmişi ve bebeğin gelişimi dikkate alınmalıdır. Ayrıca, ameliyat sonrası bakım ve iyileşme süreci hakkında bilgi sahibi olmak önemlidir.

Sezaryen Doğum İçin Nasıl Hazırlanılmalıdır?

Sezaryen doğum öncesi, anne adayının gerekli tıbbi testleri yaptırması, doktoru ile detaylı bir plan yapması ve ameliyat sonrası iyileşme süreci için evde gerekli düzenlemeleri yapması önerilir.

Acıbadem Web ve Yayın Kurulu tarafından hazırlanmıştır. Güncellenme Tarihi: 5 Kasım 2025 Çarşamba Yayımlanma Tarihi: 7 Mayıs 2025 Çarşamba
Bu içeriği ortalama 10 dakikada okuyabilirsiniz.

Tıbbi Birimler

Bize Ulaşın

Bilgi talepleriniz için aşağıdaki formu doldurabilirsiniz.

Acıbadem Sağlık Grubu olarak size daha iyi ve kaliteli bir hizmet sunabilmemiz için istek, öneri, teşekkür ve şikayetlerinizi aşağıdaki formu doldurarak ya da 444 55 44 numaralı telefondan tarafımıza ulaşarak bildirebilirsiniz.

Devamı
Devamı
Güvenlik Kodu

KİŞİSEL VERİLERİN ELDE EDİLMESİ VE İŞLENMESİ HAKKINDA AYDINLATMA METNİ

Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş. ile EK-1’de listelenen hâkim ve bağlı şirketleri (her biri ayrı ayrı “Şirket”, hepsi birlikte “Şirketler” olarak anılacaktır.) tarafından, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“Kanun”) ve ilgili mevzuat kapsamında Veri Sorumlusu sıfatıyla, elde edilen genel nitelikli ve/veya özel nitelikli kişisel verileriniz (sağlık verileri dâhil ancak bununla sınırlı olmamak üzere) (“Kişisel Veri”), aşağıda açıklanan çerçevede ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu, 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, Uzaktan Sağlık Hizmetlerinin Sunumu Hakkında Yönetmelik, Özel Hastaneler Yönetmeliği, Sağlık Bakanlığı düzenlemeleri ve sair mevzuata uygun olarak işlenebilecektir.

I. Kişisel Veri’lerin Elde Edilmesi, İşlenmesi ve İşleme Amaçları

Kişisel Veri’leriniz sağlanmakta olan kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbî teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amaçlarıyla ve Şirket’in faaliyet konularına uygun düşecek şekilde sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik (internet sitesi, mobil uygulamalarımız, çağrı merkezi gibi) kanallar aracılığıyla elde edilmektedir. Kişisel Veri’leriniz, Şirket tarafından aşağıda yer alanlar dâhil ve bunlarla sınırlı olmaksızın, faaliyet konusuna uygun olduğu ölçüde, bu maddede belirtilen amaçlar ile bağlantılı ve ölçülü şekilde işlenebilmektedir:

Elde edilen her türlü Kişisel Veri, Kanun’un 5. ve 6. maddelerinde belirtilen Kişisel Veri işleme şartları uyarınca; aşağıdaki amaçlar ile işlenebilecektir:

Uzaktan sağlık hizmeti almanız halinde bu kapsamda elektronik ortam (internet sitemiz ve/veya mobil uygulamamız) aracılığıyla elde edilen Kişisel Veri’leriniz, yukarıda belirtilen Kişisel Veri işleme amaçlarına ek olarak aşağıdaki amaçlar ile işlenebilecektir:

İlgili mevzuat uyarınca elde edilen ve işlenen Kişisel Veri’leriniz, tarafımıza ait fiziki arşivler ve/veya bilişim sistemlerine nakledilerek, hem dijital ortamda hem de fiziki ortamda muhafaza altında tutulabilecektir.

II. Kişisel Verilerin Aktarılması

Kişisel Veri’ileriniz, Kanun ve sair mevzuat kapsamında ve yukarıda yer verilen amaçlarla ilgili Şirket tarafından,  (i) özel sigorta şirketleri, (ii) T.C. Sağlık Bakanlığı ve bağlı alt birimleri, Sosyal Güvenlik Kurumu, T.C. İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü ve sair kolluk kuvvetleri, T.C. İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü, Türkiye Eczacılar Birliği, Mahkemeler ve her türlü yargı makamı, (iii) yetki vermiş olduğunuz temsilcileriniz ve avukatlar, (iv) vergi ve finans danışmanları ve denetçiler de dâhil olmak üzere danışmanlık aldığımız üçüncü kişiler, (v) düzenleyici ve denetleyici kurumlar ve resmi merciler, (vi) sağlık hizmetlerimizi geliştirmek veya yürütmek üzere işbirliği yaptığımız iş ortaklarımız ve EK-1’de yer alan Şirketlerle paylaşılabilecektir ve (vii) sosyal medya hesaplarımız veya ilgili mesaj uygulamaları üzerinden mesaj paylaşımı yapmanız veya internet sitelerimiz üzerinden canlı destek almanız halinde paylaşacağınız bilgileriniz ve beyan ettiklerinizle sınırlı olarak Kişisel Veri’leriniz ilgili sosyal medya hesabının veya mesaj uygulamasının sahibi yurtiçinde ya da yurtdışında mukim diğer veri sorumlusu gerçek ve/veya tüzel kişiler tarafından işlenebilecektir.

III. Kişisel Veri Elde Etmenin Yöntemi ve Hukuki Sebebi

Kişisel Veri’leriniz, her türlü sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik ortamda, yukarıda yer verilen amaçlar ve Şirket’in faaliyet konusuna dâhil her türlü işin yasal çerçevede yürütülebilmesi ve bu kapsamda Şirket’in akdi ve kanuni yükümlülüklerini tam ve gereği gibi ifa edebilmesi için toplanmakta ve işlenmektedir. İşbu kişisel verilerinizin toplanmasının hukuki sebebi;

Kanun’un 6. maddesi 3. fıkrasında da belirtildiği üzere sağlık ve cinsel hayata ilişkin kişisel veriler ise ancak kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbı teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amacıyla, sır saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler veya yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından ilgilinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir.

IV. Kişisel Verilerin Korunmasına Yönelik Haklarınız

Kişisel Veri’lerinizin korunmasına yönelik haklarınız Kanun’un 11. maddesi ve ilgili mevzuatlar uyarınca aşağıda belirtilen haklara sahipsiniz:

Mezkûr haklarınızdan birini ya da birkaçını kullanmanız halinde ilgili bilgi tarafınıza, açık ve anlaşılabilir bir şekilde yazılı olarak ya da elektronik ortamda, tarafınızca sağlanan iletişim bilgileri yoluyla, bildirilir.

V. Veri Güvenliği

Şirketler, Kişisel Veri’lerinizi bilgi güvenliği standartları ve prosedürleri gereğince alınması gereken tüm teknik ve idari güvenlik kontrollerine tam uygunlukla korumaktadır. Söz konusu güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak muhtemel riske uygun bir düzeyde sağlanmaktadır.

VI. Şikâyet ve İletişim

Kişisel Veri’leriniz teknik ve idari imkânlar dâhilinde titizlikle korunmakta ve gerekli güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak olası risklere uygun bir düzeyde sağlanmaktadır.

Kanun kapsamındaki taleplerinizi, https://www.acibadem.com.tr/acibademonline/images/Ac%C4%B1badem_Veri_Sahibi_Basvuru_Formu.pdf internet adresindeki “Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Tic. A.Ş. Veri Sahibi Başvuru Formu” nu doldurarak;

i. Atatürk Mahallesi, Feza Sokak, No:3 İç Kapı No:8 K:12 Ataşehir, İstanbuladresine kargo ile ıslak imzanızı taşıyan bir dilekçe ile “Kurumsal Sekretarya” departmanı dikkatine Zarfına “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Kapsamında Bilgi Talebi” yazarak,

ii. Noter kanalıyla,

iii. acibademsaglik@hs02.kep.tr adresine güvenli elektronik ya da mobil imzalı olarak, kayıtlı elektronik posta adresi veya sistemimizde kayıtlı elektronik e-posta adresiniz aracılığıyla,

iv. Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş.’ne hitaben yazdığınız dosyayı güvenli e-imza ile imzalayarak kisiselveri@acibadem.com adresine e-posta’nın konu kısmına “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Bilgi Talebi” yazarak veya

v. Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun belirleyeceği diğer yöntemlerle iletebilirsiniz.

EK-1: Şirket’lerin listesi;

 

YUKARI
İçindekiler x""