Daha iyi bir deneyim için konum izni vermelisiniz.
Size nasıl yardımcı olabiliriz?

Hemolitik anemi, kırmızı kan hücrelerinin yaşam süreleri dolmadan parçalanmasıyla ortaya çıkan bir kansızlık türüdür. Normal şartlarda eritrositler yaklaşık 120 gün yaşar. Ancak bu rahatsızlıkta hücreler erken yıkıma uğrar ve vücut bu kaybı telafi edemez. 

Bu durum halsizlik, soluk cilt, nefes darlığı, çarpıntı ve sarılık gibi belirtilerle ortaya çıkabilir. Hemolitik anemiler doğuştan veya sonradan ortaya çıkabilir. Kalıtsal formlar arasında orak hücreli anemi ve talasemi bulunur. 

İçindekiler

Hemolitik Anemi Nedir?

Hemolitik anemi, vücuttaki kırmızı kan hücrelerinin normal ömürlerini tamamlamadan parçalanması sonucu ortaya çıkan bir kan hastalığıdır. Normal şartlarda eritrosit ömrü yaklaşık 120 günken bu hastalıkta hücreler erken yıkıma uğrar. Bu durum, vücudun dokulara yetecek oranda oksijen taşınmamasına ve dolayısıyla birçok sistemde bozulmalara yol açar.

Tedavi, hastalığın nedenine göre şekillenir. İlaç tedavisi, bağışıklık sistemini baskılayıcılar, kan transfüzyonları veya ciddi durumlarda dalak alma (splenektomi) gerekebilir. Erken teşhis, uygun tedavi sürecinin belirlenmesinde büyük önem taşır.

Hemolitik Aneminin Türleri Nelerdir?

Hemolitik anemi, nedenine göre farklı alt türlere ayrılır. Bunlar, bağışıklık sistemine bağlı gelişen immün türler, doğuştan gelen kalıtsal tipler ve yaşam boyu karşılaşılan dış etkenlerle oluşan edinsel formlardır. İmmün hemolitik anemi , bağışıklık sisteminin kendi alyuvarlarına saldırmasıyla gelişir.

İmmün (Bağışıklık Sistemi ile İlişkili) Hemolitik Anemi

İmmün hemolitik anemi, bağışıklık sisteminin vücuda ait kırmızı kan hücrelerini yabancı zannederek yok etmesiyle meydana gelir. Bu durum, sistemik lupus eritematozus gibi otoimmün hastalıklarda sıklıkla görülür. En yaygın formu olan otoimmün hemolitik anemi, sıcak ya da soğuk antikor aracılığıyla eritrositlerin yıkımına neden olur.

Kalıtsal (Doğuştan Gelen) Hemolitik Anemi

Genetik geçişli hemolitik anemilerde, kırmızı kan hücrelerinin yapısal veya enzimatik bozuklukları söz konusudur. Bu hastalıklar genellikle çocukluk döneminde tanı alır ve yaşam boyu takip gerektirir. Kalıtsal hemolitik anemi grubunda yer alan bazı formlar, ebeveynlerden geçen mutasyonlarla ilişkilidir.

Edinsel (Sonradan Oluşan) Hemolitik Anemi

Edinsel hemolitik anemi, yaşamın herhangi bir döneminde gelişebilir ve dışsal etkenlerle tetiklenir. Bu etkenler arasında ilaçlar, enfeksiyonlar veya toksik maddeler bulunabilir. Genetik geçiş göstermeyen bu tür, kalıtsal formlardan farklı olarak çevresel faktörlere bağlıdır ve tedaviye daha iyi yanıt verebilir.

Hemolitik Aneminin Nedenleri ve Risk Faktörleri

Hemolitik anemiye yol açan nedenler oldukça çeşitlidir ve genetik faktörlerden çevresel maruziyetlere kadar uzanır. Ayrıca bazı bağışıklık sistemi hastalıkları da eritrosit yıkımını hızlandırarak bu hastalığı tetikleyebilir. Bu rahatsızlıkta en sık karşılaşılan nedenlerden biri alyuvar (eritrosit) yıkımı olarak bilinir.

Otoimmün Hastalıklar ve İmmün Yanıt

Bağışıklık sistemi bozuklukları ve otoimmün hastalıklar vücudun kendi hücrelerine saldırmasına neden olur. Bu durumda bağışıklık sistemi, eritrositleri tanıyamaz ve saldırıya geçer. Bu süreç, hemolitik anemi gelişiminde önemli rol oynar.

Kalıtsal Kan Hastalıkları (Orak Hücreli Anemi, Talasemi)

Bazı bireylerde genetik olarak aktarılan kan hastalıkları, hemolitik anemiye yol açabilir. Bu hastalıklar arasında en bilinenleri orak hücreli anemi ve talasemidir. Bu türlerde kırmızı kan hücreleri ya anormal şekildedir ya da kısa ömürlüdür.

İlaçlar ve Toksik Maddelere Maruziyet

Bazı antibiyotikler, ateş düşürücüler ya da antimalaryal ilaçlar, bağışıklık sistemi aracılığıyla kırmızı kan hücrelerinin yıkımını tetikleyebilir. Ayrıca kurşun, bakır gibi ağır metallere maruz kalmak da hemolitik süreci başlatabilir. Bu tip durumlarda ilaç kesildiğinde tablo iyileşebilir.

Enfeksiyonlar ve Viral Hastalıklar

Bazı enfeksiyonlar özellikle viral olanlar, bağışıklık sistemini uyararak eritrositlerin tahribatına yol açabilir. Bu enfeksiyonlar bağışıklık sistemini doğrudan veya dolaylı yolla etkileyebilir.

Hemolitik Aneminin Belirtileri Nelerdir?

Hemolitik anemi, sinsi seyreden ve farklı klinik belirtilerle ortaya çıkan bir hastalıktır. Belirtiler genellikle eritrosit yıkımının şiddetine ve süresine bağlı olarak değişkenlik gösterir. En sık rastlanan bulgu, halsizlik ve yorgunluk şikayetleridir.

  • Kalp çarpıntısı (taşikardi)
  • Soğuk ellere ve ayaklara sahip olma hissi
  • Göğüs ağrısı veya sıkışma hissi
  • Baş ağrısı
  • Konsantrasyon güçlüğü
  • Ağız ve dilde hassasiyet veya ağrı
  • Ciltte morarma ya da kolay kanama eğilimi
  • Enfeksiyonlara karşı artan duyarlılık
  • Üşüme veya titreme nöbetleri (özellikle ateşli durumlarda)
  • Sarılık (cilt ve gözlerde sararma)

Bu semptomların şiddeti ve sıklığı, altta yatan nedene ve hastalığın seyrine göre değişkenlik gösterebilir.

Halsizlik, Yorgunluk ve Güçsüzlük

Oksijen taşıma kapasitesinin azalmasıyla birlikte kişi kendini sürekli bitkin hissedebilir. Günlük yaşam aktivitelerinde çabuk yorulma da bu hastalıkta yaygın bir semptomdur. Hemolitik anemi hastalarında görülen halsizlik ve yorgunluk , vücudun yeterince oksijenlenememesi nedeniyle günlük yaşamı olumsuz etkileyebilir.

Solukluk ve Deride Sararma (Sarılık)

Hemolitik süreçte yıkılan eritrositler tarafından salınan hemoglobin, parçalanarak bilirubine dönüşür. Kandaki bilirubin yüksekliği , ciltte ve göz aklarında sararmaya neden olur. Aynı zamanda soluk cilt tonu da anemi (kansızlık) belirtisidir.

İdrar Renginde Koyulaşma

Yıkılan kırmızı kan hücrelerinden çıkan hemoglobinin atılması, idrarın koyu renkte görünmesine yol açar. Bu durum özellikle sabah ilk idrarda belirgin hale gelir. Kimi zaman idrar, hastalar tarafından kahverengi ya da kola rengi olarak tarif edilir.

Dalak Büyümesi ve Karın Ağrısı

Vücutta yıkılan hücrelerin temizlenmesinden sorumlu olan dalak sürekli çalıştığı için zamanla büyür. Bu da sol kaburga altında dolgunluk hissi ve karın ağrısına yol açabilir. Bazı durumlarda dalak büyümesi fizik muayene sırasında da fark edilebilir.

Baş Dönmesi ve Nefes Darlığı

Anemiye bağlı gelişen hipoksi (oksijen eksikliği) baş dönmesi ve nefes darlığına neden olabilir. Özellikle efor sırasında bu belirtiler belirginleşir. İleri evrelerde istirahatte bile nefes darlığı görülebilir.

Hemolitik Anemi Nasıl Teşhis Edilir?

Doğru teşhis için kapsamlı bir değerlendirme gerekir. Öncelikle hekimler, hastanın öyküsünü dinler ve ardından fiziksel muayene yaparlar. Teşhis sürecinde ilk adım olarak kan testleri (hemogram) yapılır.

Fizik Muayene ve Hastalık Öyküsü

Hasta şikayetleri, aile öyküsü ve geçmiş hastalık bilgileri dikkatle incelenir. Fizik muayene sırasında solukluk, dalak büyüklüğü gibi bulgular aranır. Bu bilgiler tanının doğru konulmasında temel rol oynar.

Kan Testleri (Hemogram, Retikülosit Sayımı)

Tam kan sayımı, eritrosit düzeyi ve hemoglobin miktarını değerlendirir. Ayrıca retikülosit sayımı , kemik iliğinin yeni kan hücresi üretme kapasitesini ortaya koyar. Bu testler sayesinde yıkım ve üretim dengesizliği anlaşılabilir.

Bilirubin ve Diğer Biyokimyasal Testler

Eritrosit yıkımı sonrası oluşan bilirubin düzeyi, teşhiste önemli ipuçları sunar. Yüksek indirekt bilirubin seviyesi, hemolitik süreci destekler. Diğer karaciğer enzimleri de ayırıcı tanıda dikkate alınır.

Kemik İliği İncelemesi

Bazı durumlarda tanıyı kesinleştirmek için kemik iliği örneği alınarak incelenir. Bu işlem, hücre üretiminde bir bozukluk olup olmadığını göstermek amacıyla yapılır. Kemik iliği üretimi , kalıtsal formlarda değerlendirilir.

Hemolitik Anemi Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Tedavi, altta yatan nedene göre şekillenir ve hastanın genel sağlık durumu üzerinden planlanır. Amaç, eritrosit yıkımını durdurmak ve oksijen taşınmasını desteklemektir. Bu süreçte steroid tedavisi uygulanabilir.

İlaç Tedavisi (Kortikosteroid ve İmmünosüpresif İlaçlar)

Bağışıklık sistemine bağlı nedenlerde bağışıklık baskılayıcı ilaçlar tercih edilebilir. Kortikosteroidler ilk basamak tedavide sıklıkla kullanılır. Uzun vadede ise bağışıklık sistemini düzenleyen diğer ilaçlar devreye girebilir.

Kan Transfüzyonu Uygulaması

Kan düzeyleri çok düşükse veya hastada ciddi semptomlar varsa kan transfüzyonu yapılabilir. Bu işlem, geçici bir çözüm olsa da hızlı şekilde semptomları hafifletir. Ancak sık transfüzyon, demir yüklenmesi gibi yan etkilere yol açabilir.

Dalak Ameliyatı (Splenektomi)

Dirençli olgularda, yıkımı yapan ana organ olan dalak, cerrahi olarak çıkarılabilir. Bu işleme dalak cerrahisi (splenektomi) denir. Otoimmün kaynaklı hemolitik anemilerde başarı oranı yüksektir.

Folik Asit ve Demir Takviyeleri

Yıkımın arttığı durumlarda, kemik iliğinin üretimi desteklenmelidir. Bu amaçla folik asit desteği sıklıkla önerilir. Demir eksikliği varsa bu yönden takviye de yapılabilir.

Hastalığa Özgü Diğer Tedaviler

Orak hücreli anemi ya da talasemi gibi özel durumlarda farklı ilaçlar veya kemik iliği nakli gibi ileri tedaviler gerekebilir. Bu tedaviler, hastalığın türü ve seyri kapsamında değişir. Bazı durumlarda genetik danışmanlık da önerilebilir.

Hemolitik Anemi Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Zamanında müdahale edilmeyen olgularda ciddi sağlık sorunları gelişebilir. Sürekli eritrosit yıkımı, vücudun oksijen taşıma kapasitesini ciddi şekilde düşürür. Bundan dolayı anemi komplikasyonları oluşabilir.

Şiddetli Anemi ve Organ Hasarı

Kronik anemi özellikle kalp, beyin ve böbrek gibi oksijene duyarlı organlarda kalıcı hasara yol açabilir. Bu hasarlar bazen geri dönüşümsüz olabilir. Bu nedenle erken teşhis hayati önem taşır.

Kalp ve Damar Sisteminde Sorunlar

Vücut yeterli oksijen alamadığı zaman kalp daha çok çalışmak durumunda kalır. Bu durum, zamanla kalp kasında büyüme ve yetmezlik gibi problemlere neden olabilir. Kan basıncında düzensizlikler de gözlenebilir.

Yaşam Kalitesi ve Süresinde Azalma

Sürekli halsizlik, enfeksiyonlara yatkınlık ve hastane süreçleri, bireyin yaşam kalitesini düşürür. İş gücü kaybı ve sosyal hayattan uzaklaşma da sık karşılaşılan durumlardır. Ayrıca hastalık tedavi edilmediğinde yaşam süresi de kısalabilir.

Hemolitik Anemi ile Yaşam ve Hastalık Yönetimi

Hemolitik anemi, kronik seyirli bir hastalık olsa da uygun yönetimle yaşam kalitesi artırılabilir. Bu süreçte düzenli kontroller, sağlıklı yaşam tarzı ve psikolojik destek yüksek öneme sahiptir. Gerekli durumlarda hasta, bir hematoloji uzmanı tarafından takip edilmelidir.

Düzenli Tıbbi Takip ve Kontroller

Hastalığın seyrine göre belirlenen aralıklarla kan testleri yapılmalı ve tedavi yanıtı izlenmelidir. Beklenmeyen belirtiler geliştiğinde sağlık kuruluşuna başvurulması önemlidir. Kontroller, komplikasyonların önlenmesinde etkilidir.

Sağlıklı Yaşam Tarzı Önerileri

Dengeli beslenmek, düzenli uyku süreci geçirmek ve sigara gibi zararlı maddelerden uzak durmak hastalık yönetimini kolaylaştırır. Düzenli egzersiz, kas gücünü ve dayanıklılığı artırır. Aşırı yorgunluk oluşturan aktivitelerden kaçınılması gerekir.

Beslenme ve Fiziksel Aktivitenin Önemi

Demir, B12 ve folik asit yönünden zengin gıdalar tüketilmelidir. Aynı zamanda su tüketimi de ihmal edilmemelidir. Fiziksel aktivite, oksijenlenmeyi artırarak yorgunluk hissini azaltabilir.

Psikolojik Destek ve Sosyal Adaptasyon

Kronik hastalıklar, bireyin psikolojisini olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle gerektiğinde psikolojik danışmanlık alınması faydalı olur. Aile ile sosyal çevrenin desteği tedavi sürecinde olumlu katkı sağlar.

Hemolitik Anemi Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Hemolitik anemi nedir?

Hemolitik anemi, kırmızı kan hücrelerinin normalden erken yıkılması sonucunda meydana gelen bir kansızlık türüdür. Bu durum vücudun oksijen taşıma kapasitesini azaltır. Yorgunluk, solgunluk ya da nefes darlığı gibi belirtiler üzerinden kendini gösterebilir.

Hemolitik aneminin belirtileri nelerdir?

Yaygın belirtiler arasında halsizlik, sarılık, koyu renkli idrar ve kalp çarpıntısı yer alır. Bazı hastalarda dalak büyümesi ve karın ağrısı da görülebilir. Belirtiler aneminin şiddetine ve nedenine göre değişiklik gösterebilir.

Hemolitik anemi neden olur?

Otoimmün hastalıklar, kalıtsal genetik bozukluklar ve bazı ilaçlar hemolitik anemiye neden olabilir. Enfeksiyonlar veya travmalar da bu durumu tetikleyebilir. Bazı vakalarda ise neden belirlenemeyebilir.

Hemolitik anemi nasıl teşhis edilir?

Teşhis için tam kan sayımı (CBC), retikülosit sayımı ve Coombs testi gibi kan testleri yapılır. Kan hücrelerinin mikroskopla incelenmesi tanıyı destekleyebilir. Gerekirse ileri görüntüleme veya genetik testler de uygulanabilir.

Hemolitik anemi kalıtsal mıdır?

Bazı hemolitik anemi türleri kalıtsal olabilir. Orak hücre anemisi ve talasemi genetik geçişli hastalıklardandır. Ancak bazı türleri sonradan edinilmiş olabilir.

Hemolitik anemi tamamen iyileşir mi?

Tedavi edilebilir ancak tamamen iyileşip iyileşmeyeceği altta yatan nedene bağlıdır. Kalıtsal formlarda semptomlar kontrol altına alınabilir ama hastalık ömür boyu sürebilir. Edinsel vakalarda ise tam iyileşme mümkündür.

Hemolitik anemide kan transfüzyonu ne zaman yapılır?

Kan değerleri çok düştüğünde veya hasta ciddi semptomlar gösterdiğinde kan transfüzyonu gerekebilir. Akut durumlarda hayat kurtarıcı olabilir. Ancak sürekli transfüzyon, demir birikimi gibi yan etkilere neden olabilir.

Hemolitik anemi hangi komplikasyonlara neden olur?

Dalak büyümesi, safra taşı oluşumu ve kalp problemleri görülebilecek komplikasyonlardandır. Uzun süren kansızlık, organların oksijenlenmesini bozarak yorgunluk ve yaşam kalitesinde düşüşe yol açabilir. Bazı vakalarda ciddi enfeksiyon riski de artar.

Hemolitik anemi için hangi doktora gidilir?

Bu hastalıkla ilgilenen alan hematolojidir. Öncelikle iç hastalıkları (dahiliye) bölümüne başvurulabilir. Gerekli durumlarda hasta hematoloji bölümüne yönlendirilir.

Hemolitik anemi hastaları nelere dikkat etmelidir?

Düzenli kontrolü ve ilaç takibi önemlidir. Enfeksiyonlardan korunmak ve sağlıklı beslenmek hastalığın seyrini olumlu etkiler. Stres, yorucu aktiviteler ve tetikleyici ilaçlardan kaçınmak da faydalıdır.

Acıbadem Web ve Yayın Kurulu tarafından hazırlanmıştır. Güncellenme Tarihi: 6 Mayıs 2025 Salı Yayımlanma Tarihi: 6 Mayıs 2025 Salı
Bu içeriği ortalama 9 dakikada okuyabilirsiniz.

Bize Ulaşın

Bilgi talepleriniz için aşağıdaki formu doldurabilirsiniz.

Acıbadem Sağlık Grubu olarak size daha iyi ve kaliteli bir hizmet sunabilmemiz için istek, öneri, teşekkür ve şikayetlerinizi aşağıdaki formu doldurarak ya da 444 55 44 numaralı telefondan tarafımıza ulaşarak bildirebilirsiniz.

Devamı
Devamı
Güvenlik Kodu

KİŞİSEL VERİLERİN ELDE EDİLMESİ VE İŞLENMESİ HAKKINDA AYDINLATMA METNİ

Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş. ile EK-1’de listelenen hâkim ve bağlı şirketleri (her biri ayrı ayrı “Şirket”, hepsi birlikte “Şirketler” olarak anılacaktır.) tarafından, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“Kanun”) ve ilgili mevzuat kapsamında Veri Sorumlusu sıfatıyla, elde edilen genel nitelikli ve/veya özel nitelikli kişisel verileriniz (sağlık verileri dâhil ancak bununla sınırlı olmamak üzere) (“Kişisel Veri”), aşağıda açıklanan çerçevede ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu, 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, Uzaktan Sağlık Hizmetlerinin Sunumu Hakkında Yönetmelik, Özel Hastaneler Yönetmeliği, Sağlık Bakanlığı düzenlemeleri ve sair mevzuata uygun olarak işlenebilecektir.

I. Kişisel Veri’lerin Elde Edilmesi, İşlenmesi ve İşleme Amaçları

Kişisel Veri’leriniz sağlanmakta olan kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbî teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amaçlarıyla ve Şirket’in faaliyet konularına uygun düşecek şekilde sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik (internet sitesi, mobil uygulamalarımız, çağrı merkezi gibi) kanallar aracılığıyla elde edilmektedir. Kişisel Veri’leriniz, Şirket tarafından aşağıda yer alanlar dâhil ve bunlarla sınırlı olmaksızın, faaliyet konusuna uygun olduğu ölçüde, bu maddede belirtilen amaçlar ile bağlantılı ve ölçülü şekilde işlenebilmektedir:

Elde edilen her türlü Kişisel Veri, Kanun’un 5. ve 6. maddelerinde belirtilen Kişisel Veri işleme şartları uyarınca; aşağıdaki amaçlar ile işlenebilecektir:

Uzaktan sağlık hizmeti almanız halinde bu kapsamda elektronik ortam (internet sitemiz ve/veya mobil uygulamamız) aracılığıyla elde edilen Kişisel Veri’leriniz, yukarıda belirtilen Kişisel Veri işleme amaçlarına ek olarak aşağıdaki amaçlar ile işlenebilecektir:

İlgili mevzuat uyarınca elde edilen ve işlenen Kişisel Veri’leriniz, tarafımıza ait fiziki arşivler ve/veya bilişim sistemlerine nakledilerek, hem dijital ortamda hem de fiziki ortamda muhafaza altında tutulabilecektir.

II. Kişisel Verilerin Aktarılması

Kişisel Veri’ileriniz, Kanun ve sair mevzuat kapsamında ve yukarıda yer verilen amaçlarla ilgili Şirket tarafından,  (i) özel sigorta şirketleri, (ii) T.C. Sağlık Bakanlığı ve bağlı alt birimleri, Sosyal Güvenlik Kurumu, T.C. İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü ve sair kolluk kuvvetleri, T.C. İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü, Türkiye Eczacılar Birliği, Mahkemeler ve her türlü yargı makamı, (iii) yetki vermiş olduğunuz temsilcileriniz ve avukatlar, (iv) vergi ve finans danışmanları ve denetçiler de dâhil olmak üzere danışmanlık aldığımız üçüncü kişiler, (v) düzenleyici ve denetleyici kurumlar ve resmi merciler, (vi) sağlık hizmetlerimizi geliştirmek veya yürütmek üzere işbirliği yaptığımız iş ortaklarımız ve EK-1’de yer alan Şirketlerle paylaşılabilecektir ve (vii) sosyal medya hesaplarımız veya ilgili mesaj uygulamaları üzerinden mesaj paylaşımı yapmanız veya internet sitelerimiz üzerinden canlı destek almanız halinde paylaşacağınız bilgileriniz ve beyan ettiklerinizle sınırlı olarak Kişisel Veri’leriniz ilgili sosyal medya hesabının veya mesaj uygulamasının sahibi yurtiçinde ya da yurtdışında mukim diğer veri sorumlusu gerçek ve/veya tüzel kişiler tarafından işlenebilecektir.

III. Kişisel Veri Elde Etmenin Yöntemi ve Hukuki Sebebi

Kişisel Veri’leriniz, her türlü sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik ortamda, yukarıda yer verilen amaçlar ve Şirket’in faaliyet konusuna dâhil her türlü işin yasal çerçevede yürütülebilmesi ve bu kapsamda Şirket’in akdi ve kanuni yükümlülüklerini tam ve gereği gibi ifa edebilmesi için toplanmakta ve işlenmektedir. İşbu kişisel verilerinizin toplanmasının hukuki sebebi;

Kanun’un 6. maddesi 3. fıkrasında da belirtildiği üzere sağlık ve cinsel hayata ilişkin kişisel veriler ise ancak kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbı teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amacıyla, sır saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler veya yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından ilgilinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir.

IV. Kişisel Verilerin Korunmasına Yönelik Haklarınız

Kişisel Veri’lerinizin korunmasına yönelik haklarınız Kanun’un 11. maddesi ve ilgili mevzuatlar uyarınca aşağıda belirtilen haklara sahipsiniz:

Mezkûr haklarınızdan birini ya da birkaçını kullanmanız halinde ilgili bilgi tarafınıza, açık ve anlaşılabilir bir şekilde yazılı olarak ya da elektronik ortamda, tarafınızca sağlanan iletişim bilgileri yoluyla, bildirilir.

V. Veri Güvenliği

Şirketler, Kişisel Veri’lerinizi bilgi güvenliği standartları ve prosedürleri gereğince alınması gereken tüm teknik ve idari güvenlik kontrollerine tam uygunlukla korumaktadır. Söz konusu güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak muhtemel riske uygun bir düzeyde sağlanmaktadır.

VI. Şikâyet ve İletişim

Kişisel Veri’leriniz teknik ve idari imkânlar dâhilinde titizlikle korunmakta ve gerekli güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak olası risklere uygun bir düzeyde sağlanmaktadır.

Kanun kapsamındaki taleplerinizi, https://www.acibadem.com.tr/acibademonline/images/Ac%C4%B1badem_Veri_Sahibi_Basvuru_Formu.pdf internet adresindeki “Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Tic. A.Ş. Veri Sahibi Başvuru Formu” nu doldurarak;

i. Atatürk Mahallesi, Feza Sokak, No:3 İç Kapı No:8 K:12 Ataşehir, İstanbuladresine kargo ile ıslak imzanızı taşıyan bir dilekçe ile “Kurumsal Sekretarya” departmanı dikkatine Zarfına “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Kapsamında Bilgi Talebi” yazarak,

ii. Noter kanalıyla,

iii. acibademsaglik@hs02.kep.tr adresine güvenli elektronik ya da mobil imzalı olarak, kayıtlı elektronik posta adresi veya sistemimizde kayıtlı elektronik e-posta adresiniz aracılığıyla,

iv. Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş.’ne hitaben yazdığınız dosyayı güvenli e-imza ile imzalayarak kisiselveri@acibadem.com adresine e-posta’nın konu kısmına “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Bilgi Talebi” yazarak veya

v. Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun belirleyeceği diğer yöntemlerle iletebilirsiniz.

EK-1: Şirket’lerin listesi;

 

YUKARI
İçindekiler