Daha iyi bir deneyim için konum izni vermelisiniz.
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
TR
İçindekiler

Tüp Mide Ameliyatı (Sleeve Gastrektomi) Nedir?

Tüp mide ameliyatı, obezite tedavisinde uygulanan, midenin yaklaşık yüzde 80'ninin alınması sonucunda kişinin midesinin küçülmesi ve böylelikle iştah kaybı yaşayarak kilo vermesini sağlayan bir cerrahi işlemdir. cerrahi yöntemlerden biridir ve midenin yaklaşık %75-80’inin çıkarılmasıyla gerçekleştirilir. Bu işlem sonucunda mide tüp şeklini alır ve kişi daha az yemekle doygunluk hisseder. Aynı zamanda açlık hormonu olarak bilinen ghrelin seviyeleri de azaldığı için iştah kontrolü kolaylaşır.

Sleeve gastrektomi, hem kilo kaybını sağlamak hem de obeziteye bağlı hastalıkların (tip 2 diyabet, hipertansiyon, uyku apnesi gibi) kontrol altına alınmasına yardımcı olmak amacıyla uygulanır. Kalıcı bir işlemdir ve genellikle laparoskopik (kapalı) yöntemle yapılır.

Tüp Mide (Sleeve Gastrektomi) Ameliyatı Hangi Hastalıklarda Kullanılır?

Tüp mide ameliyatı, yalnızca kilo vermek için değil, aynı zamanda obeziteye bağlı gelişen kronik hastalıkların tedavisine destek amacıyla da uygulanır. Vücut kitle indeksi (VKİ) yüksek bireylerde, bazı hastalıkların kontrol altına alınması diyet ve ilaç tedavisiyle zorlaşabilir.

Bu durumda, cerrahi müdahale, hem kilo kaybı sağlayarak hem de metabolik dengeyi iyileştirerek birçok sağlık sorununu hafifletebilir ya da tamamen ortadan kaldırabilir.

Tüp mide ameliyatı şu hastalıklar için tercih edilebilir:

  • Tip 2 diyabet
  • Hipertansiyon
  • Uyku apnesi
  • Polikistik over sendromu (PCOS)
  • Gastroözofageal reflü hastalığı (GERD)
  • Karaciğer yağlanması (NAFLD)
  • Eklem hastalıkları (osteoartrit)
  • Metabolik sendrom

Tip 2 Diyabet

Tüp mide ameliyatı, insülin direncini azaltarak kan şekeri düzeylerinin kontrol altına alınmasına yardımcı olur. Ameliyat sonrası kilo kaybı, pankreasın insülin üretimini daha verimli hale getirir. Bazı hastalarda, diyabetin tamamen gerilemesi mümkündür.

Hipertansiyon

Aşırı kilo, damarlar üzerindeki baskıyı artırarak yüksek tansiyona yol açar. Ameliyat sonrası kilo kaybı, kan basıncını düşürür ve ilaç ihtiyacını azaltabilir. Böylece kalp hastalıkları riski de önemli ölçüde azalır.

Uyku Apnesi

Obezite, solunum yollarında daralmaya neden olarak uyku apnesine zemin hazırlar. Tüp mide ameliyatı ile birlikte verilen kilo, solunum yollarını rahatlatır ve uyku sırasında solunum durmalarını azaltır.

Polikistik Over Sendromu (PCOS)

Aşırı kilo, hormonal dengesizlikleri artırarak PCOS belirtilerini kötüleştirebilir. Sleeve gastrektomi ile birlikte sağlıklı kilo kaybı, adet düzenini sağlayabilir ve doğurganlık üzerinde olumlu etkiler gösterebilir.

Gastroözofageal Reflü Hastalığı (GERD)

Reflü, mide içeriğinin yemek borusuna kaçmasıyla oluşur ve obezite bu durumu tetikleyebilir. Tüp mide ameliyatı sonrası mide hacmi küçüldüğü için reflü şikayetleri hafifleyebilir. Ancak bazı hastalarda reflü şikayetleri artabileceği için dikkatli değerlendirme gerekir.

Karaciğer Yağlanması (NAFLD)

Obeziteye bağlı karaciğer yağlanması, zamanla iltihaplanma ve karaciğer hasarına yol açabilir. Kilo kaybı, karaciğerdeki yağ oranını azaltarak bu süreci tersine çevirebilir.

Eklem Hastalıkları (Osteoartrit)

Fazla kilo, özellikle diz ve kalça gibi ağırlık taşıyan eklemlere baskı yapar. Bu durum eklem ağrılarını artırır. Tüp mide ameliyatı sonrası verilen kilo, bu baskıyı azaltarak hareket kabiliyetini artırır ve ağrıları hafifletir.

Metabolik Sendrom

İnsülin direnci, yüksek tansiyon, yüksek trigliserid gibi faktörlerin bir arada bulunduğu metabolik sendrom, kardiyovasküler hastalık riskini artırır. Sleeve gastrektomi, bu risk faktörlerini düşürerek genel metabolik sağlığı iyileştirir.

Tüp Mide Ameliyatı Kimlere Yapılır?

Tüp mide ameliyatı, obezite tedavisinde uygulanan cerrahi yöntemlerden biridir ve özellikle diyet, egzersiz ve medikal tedaviyle başarılı sonuç alamayan bireyler için önerilir. Mide hacmini küçülterek kişinin daha az yemekle doymasını sağlar ve kilo kaybını destekler. Ancak bu ameliyat herkes için uygun değildir. Adayların belirli sağlık kriterlerini karşılaması gerekir.

Tüp mide ameliyatı şu kişilere yapılabilir:

  • Vücut kitle indeksi (VKİ) 40 ve üzeri olan bireyler: Bu düzey morbid obeziteyi gösterir ve cerrahi müdahale genellikle önerilir.
  • VKİ 35-39.9 arasında olup obeziteye bağlı sağlık sorunları yaşayanlar: Tip 2 diyabet, hipertansiyon, uyku apnesi, eklem hastalıkları gibi hastalıkları olan bireylerde ameliyat düşünülebilir.
  • Diyet ve egzersizle kalıcı kilo veremeyenler: Tıbbi yöntemlerle başarılı şekilde kilo veremeyen kişiler cerrahi seçenekler için değerlendirilir.
  • Psikolojik olarak ameliyata hazır olanlar: Cerrahi sonrası yaşam tarzı değişikliklerine uyum sağlayabilecek kişiler tercih edilir.
  • 18-65 yaş aralığında olanlar: Genellikle bu yaş grubu uygun kabul edilir; ancak bazı özel durumlarda daha genç ya da ileri yaştaki bireyler de değerlendirilebilir.
  • Ameliyat risklerini taşıyabilecek genel sağlık durumuna sahip olanlar: Kalp, karaciğer ya da diğer sistemik hastalıkları kontrol altında olan bireyler uygun aday olabilir.

Tüp Mide Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Tüp mide ameliyatı, midenin yaklaşık %80’lik kısmının cerrahi olarak çıkarılmasıyla gerçekleştirilen bir obezite cerrahisi yöntemidir. Bu işlem sırasında mide, ince ve uzun bir tüp haline getirilerek hem mide hacmi küçültülür hem de iştahı kontrol eden hormonların salgılandığı alanlar azaltılır.

Laparoskopik yani kapalı yöntemle yapılan ameliyat, karın bölgesine açılan küçük kesilerden özel aletlerle gerçekleştirilir ve genellikle genel anestezi altında uygulanır.

Robotik Cerrahi ile Tüp Mide Ameliyatı

Genel cerrah tarafından kilo kontrolü amacıyla bir ameliyat öneriliyorsa, bu durum kişinin robotik cerrahi yöntemiyle uygulanan obezite ameliyatları için uygun bir aday olabileceğini gösterir. "da Vinci" robotu ile gerçekleştirilen bu işlem, robot yardımlı laparoskopi ameliyatı olarak tanımlanır.

Da Vinci robotu ile cerrah, küçük kesiler aracılığıyla hastaya yüksek hassasiyetle müdahale etme olanağına sahiptir. Ürolojiden kalp cerrahisine, jinekolojiden genel cerrahiye kadar tıbbın birçok alanında kullanılan robotik cerrahi yöntemiyle, morbid obez bireyler için çeşitli operasyonlar başarıyla uygulanabilir.

Mide Küçültme Ameliyatı Süresi Nedir?

Tüp mide ameliyatı ortalama 1, 5 saatte gerçekleştirilir. Midenin çıkış ve giriş bölümü korunduğu ve sindirim sistemindeki devamlılık aynen sağlandığı için tüp mide ameliyatı sonrası riskler düşük ve bazı istenmeyen yan etkiler çok az olarak bildirilir.

Tüp Mide Ameliyatı Kilo Sorunu Olan Herkese Uygulanabilir mi?

Tüp mide ameliyatı, kilo kontrolünü sağlamakta güçlük çeken ve obezitenin sağlık üzerinde ciddi etkiler yarattığı bireyler için uygulanan cerrahi bir yöntemdir. Bu ameliyat, yalnızca estetik kaygılarla değil, yaşam kalitesini artırmak ve obeziteye bağlı sağlık problemlerini ortadan kaldırmak amacıyla yapılır.

Uygunluk kriterleri, hastanın vücut kitle indeksi (VKİ) ve eşlik eden sağlık sorunları göz önünde bulundurularak belirlenir.

Tüp mide ameliyatı olabilmek için aşağıdaki kriterlerin karşılanması gerekir:

  • Vücut kitle indeksi 40 kg/m²’nin üzerinde olan bireyler (morbid obezite durumu) bu ameliyat için aday olarak kabul edilir.
  • VKİ’si 35-40 kg/m² arasında olan ve aşırı kiloya bağlı tip 2 diyabet, hipertansiyon, uyku apnesi gibi ciddi sağlık problemleri bulunan kişiler de ameliyat için uygundur.
  • VKİ’si 30-35 kg/m² arasında olan, obeziteye bağlı yeni gelişmiş tip 2 diyabet veya metabolik bozukluğu bulunan bireylerde ise, uzman bir obezite doktorunun kararı ile ameliyat yapılabilir.

Obezite cerrahisi, yalnızca kilo vermek ya da daha zayıf görünmek amacıyla değil, obezitenin neden olduğu sağlık sorunlarının tedavi edilmesi amacıyla uygulanır.

Tüp Mide Ameliyatı Kaç Yaşına Kadar Yapılır?

Tüp mide yani mide küçültme ameliyatı 18-65 yaş arası kişilere yapılır. Kişinin mide ameliyatına uygun aday olması için, Dünya Sağlık Örgütü tarafından belirlenen Vücut kitle İndeksi (VKİ) değerlerinin 35 ve üzerinde olması gerekir.

18 yaş altındaki kişiler için obezitenin derecesi ile birlikte yukarıda sayılan hastalıkların varlığı önemlidir ve hekim kararının yanı sıra ebeveyn onayı da gereklidir. 65 yaş üstü kişiler için ise sağlık durumu ve ameliyatın gerekliliği (kişinin kilosuna bağlı sıkıntıları ve yaşadığı sorunlar) değerlendirilir.

Obezite Cerrahisi Sonrası Revizyon Ameliyatları Nedir?

Revizyon ameliyatları, şişmanlık cerrahisi sonrası geri kilo alımı, darlık veya kaçak gibi farklı sorunlardan dolayı yapılan ameliyatlardır. Revizyon ameliyatlarının en önemli gerekçesi genellikle geri kilo alımıdır.

Hastaların geri kilo almasındaki nedenlerin temelini hastaların yeterince takip edilmemesi, hastaların yetersiz bilgilendirilmesi veya bilinçli olsalar dahi sürece uymamaları oluşturur. Bu nedenlerle hastalarda %20-30 oranında geri kilo alımı görülebilir.

Hastalara uygulanan revizyon ameliyatlarının iyi seçilmesi çok önemlidir. Bu ameliyatlar teknik olarak daha güçtür ve mutlaka tecrübeli cerrahlar tarafından yapılmalıdır. Günümüzde şişmanlık ameliyatlarının sayısının artmasıyla revizyon ameliyatları da artar.

Şeker hastalığı, yüksek tansiyon gibi yandaş hastalıkları nükseden veya geri kilo alan hastalara önerilen ameliyat tipleri vardır. En doğru ameliyat tipi hastayla konuşup değerlendirme yapılarak karar verilmelidir.

Tüp Mide Ameliyatı Sonrası

Tüp mide ameliyatı sonrası dönem, hem fiziksel iyileşme sürecini hem de beslenme alışkanlıklarının yeniden yapılandırılmasını kapsayan kritik bir süreçtir. Ameliyat sonrasında hastalar, kilo kaybının sağlıklı şekilde devam etmesi ve komplikasyon risklerinin en aza indirilmesi için belirli kurallara uymalıdır.

Bu dönemde beslenme düzeni, takip randevuları, egzersiz planlaması ve psikolojik destek büyük önem taşır.

Tüp Mide Ameliyatı Sonrası Ağrı Olur mu?

Tüp mide ameliyatı cerrahisi günümüzde laparoskopik, yani karnı delerek çok küçük kesilerle yapılır. Bu kesiler milimetriktir. Kapalı ameliyat adı verilen bu yöntem, ‘da Vinci robotu’ yani robotik cerrahi ile de yapılabilir. Robotik cerrahide robotun kollarını kontrol eden doktor ve ona eşlik eden uzmanlar ameliyatı gerçekleştirir.

Mide Küçültme Ameliyatı Sonrasında Normale Dönüş Süreci Nedir?

Laparoskopi ameliyatlarında karın kasları ve zarları kesilmediği için ameliyat sonrası çok ciddi bir ağrı olmaz. Ameliyat sonrası hastaya ağrı kesiciler verilir.

Tüp mide olanlar, ameliyat oldukları günün akşamı yürümeye başlar ve genellikle 2. gün ciddi ağrıları olmaz. Hastada ilk gün gerginlik, basınç hissi olabilir, bu da ağrı kesicilerle giderilir.

Ameliyat Sonrasında Tekrar Kilo Alınabilir mi?

Tüp mide ameliyatı sonrasında yeniden kilo alma oranı ise yüzde 15’ler düzeyindedir. Hatta ameliyat olunmasına rağmen % 5 -10 olasılıkla tekrar morbid obez olmak bile mümkündür. Bu nedenle tüp mide ameliyatı olanların yeniden kilo almasını engellemek için, uzmanlar tarafından hastanın yakını takibinin yapılması büyük önem taşır.

Tüp mide ameliyatı olanlar, içerisinde diyetisyen ve psikologların da olduğu obezite ekibi tarafından yakından takip edilir. Hastanın ömür boyu takibini amaçlayan bu yaklaşım ile, hastanın kilo almasına neden olabilecek ya da sağlığını etkileyebilecek durumlara karşı destek verilir.

Mide Ameliyatı Sonrası Beslenme

Mide ameliyatının başarısı, hastanın yeni yaşam tarzını benimsemesi ile doğrudan ilişkilidir. Metabolizma ve endokrinoloji uzmanlarının gözetiminde oluşturulan beslenme programına uyulması, gerekirse besin, vitamin ve mineral takviyelerinin düzenli olarak kullanılması büyük önem taşır.

Her hasta için kişiselleştirilmiş bir plan hazırlanmakla birlikte, tüp mide ameliyatı sonrası beslenmede temel bazı ilkeler geçerlidir.

Tüp mide ameliyatı sonrası beslenme şöyle olmalıdır:

  • Protein alımı , ameliyat sonrası dönemde en önemli beslenme kriteridir. Günlük ortalama 60 gram protein tüketilmesi önerilir. Bu miktar, 1 porsiyon tavuk, hindi, balık ya da az yağlı peynir gibi kaynaklardan sağlanmalıdır.
  • Öğün atlanmamalıdır . Günde en az 3 ana öğün ve 2 ara öğün tüketilmesi, mide kapasitesinin aşılmasını önler ve metabolizmanın düzenli çalışmasına katkı sağlar.
  • Her öğün sofrada ve dikkatli şekilde tüketilmelidir . Ana öğünler için en az yarım saat ayrılması, yeme alışkanlıklarının kontrol altına alınmasına yardımcı olur. Ayakta, televizyon ya da bilgisayar karşısında yemek yenmemelidir.
  • Porsiyonlar küçük tutulmalıdır . Yemekler küçük tabaklarda ve küçük çatal-kaşıklarla servis edilmelidir. Yiyeceklerin küçük parçalara bölünerek hazırlanması, yavaş ve iyice çiğnenerek tüketilmesi gerekir. Servis tabakları ve tencereler masada bulundurulmamalı, ikinci porsiyon kesinlikle alınmamalıdır.
  • Sıvı alımı yeterli düzeyde olmalıdır . Günlük en az 6-8 bardak kafeinsiz, kalorisiz ve gazsız içecek tüketilmelidir. Yemeklerden yarım saat önce sıvı alınmamalıdır, bu mide bulantısını önlemeye yardımcı olur.
  • Vitamin ve mineral takviyeleri düzenli olarak kullanılmalıdır . Cerrahi sonrası doktorun önerdiği takviyeler ihmal edilmemelidir. Hekim onayı olmadan farklı ilaç ya da takviyelerin kullanımı önerilmez.

Mide ameliyatı, geçici bir diyet ya da kilo verme kürü değildir. Bu süreç, sağlıklı beslenmenin bir yaşam biçimi haline gelmesini hedefler. Aynı yaklaşımın, hastanın sosyal çevresi tarafından da desteklenmesi tedavi sürecini olumlu yönde etkiler.

Mide Ameliyatı Sonrası Egzersiz

Mide ameliyatı sonrası iyileşme sürecinin sağlıklı ilerlemesi ve kalıcı kilo kontrolünün sağlanması için egzersiz programı büyük önem taşır. Uzman kontrolünde başlatılan düzenli bir fiziksel aktivite planı, obezite cerrahisinin başarısını artırmakta ve hastanın hem fiziksel hem de psikolojik açıdan güçlenmesine katkı sağlar.

Özellikle daha önce spor alışkanlığı olmayan bireylerde başlangıçta zorluk yaşanabilir; ancak kilo kaybı arttıkça ve kişi sevdiği egzersiz türlerini keşfettikçe bu süreç daha sürdürülebilir hale gelir.

Her hasta için kişiselleştirilmiş bir plan hazırlanmakla birlikte, mide ameliyatı sonrası egzersiz uygulamalarında temel bazı ilkeler geçerlidir:

  • Egzersize başlamadan önce mutlaka doktor onayı alınmalıdır. Uygulanacak tüm egzersiz türleri doktorla paylaşılmalı ve onay doğrultusunda hareket edilmelidir.
  • Fiziksel aktiviteye genellikle ameliyattan 3 ay sonra başlanmalıdır. Bu süreçte egzersizler hafif düzeyde olmalı, hızlı kilo verme amacıyla önerilen sürenin ötesine geçilmemelidir.
  • Yürüyüş, erken dönem için en güvenli ve etkili egzersiz seçeneğidir. Süre ve tempo mutlaka hekimin veya egzersiz danışmanının yönlendirmesine göre ayarlanmalıdır.
  • Karın hareketleri ve ağırlık kaldırma, doktor onayı alınmadan yapılmamalıdır. Genellikle bu tür egzersizlere 6 hafta sonra başlanmasına izin verilir.
  • Egzersiz programı kişisel tercihlere göre şekillendirilmelidir. Hem kas ve kemik yapısını güçlendiren hem de kardiyovasküler dayanıklılığı artıran aktiviteler tercih edilmelidir.
  • Yüzme ve fitness, ameliyat sonrası dönemde önerilen etkili egzersizler arasındadır. Bu imkanlara sahip olan bireyler, egzersiz danışmanına başvurarak kendilerine özel bir program oluşturulmasını talep etmelidir.

Mide ameliyatı sonrası egzersiz, sadece kilo vermek için değil, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının kalıcı hale gelmesi için de önemlidir. Egzersizin yaşamın doğal bir parçası haline getirilmesi uzun vadeli başarıyı destekler.

Tüp Mide Ameliyatı Sonrası Spor

Tüp mide ameliyatından sonra spor, uzmanlar tarafından ilk 3 ay sonra önerilir. Cerrahi operasyon sonrası hastalar kilo verdikleri için hem daha rahat hareket eder, akciğerleri rahatlar ve akciğerler kişinin daha iyi efor sarf etmesi sağlar, kondisyon artar, kiloların gitmesiyle sakatlanma riski azalır.

Tüp mide ameliyatından ilk üç ay sonra çizgili kasların gelişmesi açısından spor, özellikle fitness ve yüzme önerilir.

Tüp Mide Ameliyatı Sonrası Vitamin ve Mineral Takviyesi Yapılır mı?

Tüp mide ameliyatı sonrası dönemde vitamin ve mineral takviyesi büyük önem taşır. Ameliyat sonrasında mide hacmi küçüldüğü ve gıda alımı azaldığı için bazı besin öğelerinin eksik alınma riski artar. Bu nedenle vitamin ve mineral desteği, hem eksiklikleri önlemek hem de metabolik dengeyi korumak için gereklidir.

Tüp mide ameliyatı sonrası vitamin ve minerak takviyesi alımı şu şekilde olur:

  • Multivitamin kullanımı, ameliyat sonrası ilk ayda ağızda eriyen formlarda başlatılır.
  • İlk bir yıl boyunca, günde 2 adet multivitamin alınması önerilir.
  • Birinci yıldan sonra ise, günde 1 adet multivitamin takviyesi yeterli kabul edilir.

Tüp mide ve gastrik bypass gibi obezite cerrahileri sonrası hastaların kan değerleri belirli aralıklarla takip edilmelidir. Bu takipler, ameliyatı gerçekleştiren sağlık kuruluşlarında görev yapan hekimler ve ilgili branş uzmanları tarafından yapılır.

Beslenme süreci, diyetisyen gözetiminde yürütülmelidir. Tüp mide ameliyatı olan bireyler yaklaşık 1 ay sonra katı gıdalara geçiş yapabilir. Bu dönemde, az miktarda gıda ile doygunluk sağlandığı için protein ağırlıklı bir beslenme planı uygulanmalıdır.

Ayrıca şu kurallara dikkat edilmelidir:

  • Karbonhidrat içeriği yüksek gıdalardan (ekmek, makarna, pilav vb.) uzak durulmalıdır.
  • Kalorili sıvı gıdalar (şekerli içecekler, meyve suları vb.) tüketilmemelidir.
  • Öğünler küçük porsiyonlar ve sık aralıklarla planlanmalıdır.
  • Düzenli fiziksel aktivite, sürecin başarısını artıran önemli bir unsurdur.

Beslenme kurallarına uyulmadığı takdirde, tüp mide ameliyatından beklenen başarı elde edilemez. Bu nedenle beslenme ve yaşam tarzı değişiklikleri, ameliyatın kalıcı bir çözüm sunması açısından belirleyici rol oynar.

Tüp Mide Ameliyatı Olanlar Ne Kadar Kilo Verir?

Tüp mide ameliyatı olanlar, genellikle vücut ağırlıklarının %60-70’ini kaybedebilir. Bu oran, ameliyat sonrası ilk 12-18 ay içinde gerçekleşir. Kilo kaybı, kişinin yaşına, metabolizma hızına, ameliyat öncesi kilosuna ve yaşam tarzı değişikliklerine bağlı olarak değişkenlik gösterir.

Ameliyat sonrası kilo kaybı süreci şu şekilde ilerleyebilir:

  • İlk 1 ay: Ortalama 8-12 kilo
  • İlk 3 ay: Toplamda 15-25 kilo
  • 6. ayda: 25-35 kilo
  • 1. yılda: 30-50 kilo veya daha fazlası

Ancak bu değerler kişisel farklılıklara göre değişebilir. Diyet, egzersiz ve medikal takibe uyum, uzun vadeli başarıda belirleyicidir.

Tüp Mide Ameliyatının Riskleri Nelerdir?

Tüp mide ameliyatı, obezite tedavisinde etkili ve kalıcı sonuçlar sağlayan majör bir cerrahi işlemdir. Ancak her büyük cerrahi girişimde olduğu gibi, belirli riskler taşır. Tüp mide ameliyatı riskleri, hastanın yaşı, vücut kitle indeksi, eşlik eden hastalıkları ve cerrahi tecrübe gibi faktörlere bağlı olarak değişiklik gösterebilir.

Tüp mide ameliyatının olası riskleri şunlardır:

  • Kaçak (mide dikiş yerinden sızma): En önemli komplikasyonlardan biridir. Oranı yaklaşık %1'dir ve erken fark edilmezse hayati tehlike yaratabilir.
  • Kanama: Ameliyat sırasında veya sonrasında mide bölgesinden iç kanama görülebilir.
  • Enfeksiyon: Cerrahi bölge veya karın içinde enfeksiyon oluşabilir.
  • Akciğer embolisi: Bacak toplardamarlarında oluşan pıhtının akciğerlere taşınmasıyla oluşur ve ciddi risk taşır.
  • Pıhtı atması (derin ven trombozu): Özellikle hareketsiz kalan hastalarda görülür.
  • Mide darlığı: Zamanla mide tüpünün daralması sonucu gıda geçişinde zorluk oluşabilir.
  • Mide bulantısı ve kusma: Ameliyat sonrası dönemde geçici olarak sık karşılaşılabilir.
  • Vitamin ve mineral eksiklikleri: Emilim bozukluğuna bağlı olarak B12 vitamini, demir ve folik asit eksiklikleri gelişebilir.

Tüp mide ameliyatında ölüm riski, genel cerrahi girişimlerle karşılaştırıldığında oldukça düşüktür. Bu oran:

  • Kalp ameliyatlarında %2 civarındayken,
  • Tüp mide ameliyatlarında binde 1 oranındadır.

Bu ameliyatlar estetik amaçlı değil, hayat kurtarıcı nitelikte girişimlerdir. Morbid obez bireylerde, obezitenin neden olduğu sağlık riskleri (karaciğer yağlanması, tip 2 diyabet, hipertansiyon, böbrek hastalıkları) ameliyat sonrası belirgin şekilde azalır veya tamamen ortadan kalkabilir.

Tüp Mide Ameliyatı Sonrası Kaçak Riski ve Kaçak Belirtileri

Tüp mide ameliyatı sonrası kaçak, mide kesilerek tüp haline getirildikten sonra kalan dikiş hattından mide içeriğinin karın boşluğuna sızması durumudur. Bu durum nadir görülse de ciddi bir komplikasyondur ve erken müdahale gerektirir.

Ameliyat sonrası ilk günlerde, hastalara radyo opak sıvı verilerek yapılan görüntüleme ile kaçak olup olmadığı kontrol edilir. Ayrıca hastalar ilk 3 gün hastanede yakından izlenir.

Kaçak riskine karşı dikkat edilmesi gereken başlıca belirtiler şunlardır:

Tüp Mide Ameliyatı (Sleeve Gastrektomi) Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Tüp mide ameliyatı nedir?

Tüp mide, midenin büyük bir kısmının çıkarılarak tüp şeklinde küçültülmesiyle yapılan bir kilo verme ameliyatıdır. Bu işlem sonrasında mide hacmi azalır ve kişi daha az yemekle doygunluk hisseder.

Tüp mide ameliyatı nasıl yapılır?

Laparoskopik yöntemle yapılan bu ameliyatta mide uzunlamasına kesilir ve yaklaşık %80’i çıkarılır. Geriye ince uzun bir tüp şeklinde mide bırakılır.

Kaç kilo ile tüp mide ameliyatı olunur?

Genellikle vücut kitle indeksi (VKİ) 40 ve üzeri olanlar ya da VKİ’si 35’in üzerindeyken obeziteye bağlı hastalıkları olanlar ameliyata uygundur. Bu da çoğunlukla 100 kilonun üzerindeki bireyleri kapsar.

Tüp mide ameliyatı olmak sağlıklı mı?

Tıbbi kriterlere uygun kişilerde yapıldığında tüp mide ameliyatı, fazla kilolardan kurtulmayı sağlayarak birçok hastalığın riskini azaltır. Ancak cerrahi bir işlem olduğu için mutlaka uzman ekiplerce değerlendirilmelidir.

Tüp mide ameliyatı için kaç kilo olmak gerekir?

Ameliyat için belirleyici faktör kilo değil, vücut kitle indeksidir. VKİ 35’in üzerindeyse ve ek hastalıklar varsa ameliyat gündeme gelir.

1 haftada mide küçülür mü?

Diyetle kısa sürede mide hacmi fiziksel olarak küçülmez, ancak yeme alışkanlıkları değiştikçe mide geçici olarak daha küçük hissedilebilir. Kalıcı küçülme yalnızca cerrahi ile mümkündür.

Midemi küçültmek için ne yapmalıyım?

Porsiyon kontrolü yapmak, yavaş yemek yemek ve lifli gıdaları tercih etmek mide hacmini doğal yollarla sınırlayabilir. Ancak ciddi kilo sorunu varsa cerrahi seçenekler değerlendirilmelidir.

Mide küçültmek için kaç kilo olmalı?

Mide küçültme ameliyatları için genellikle 90-120 kilo arasında olmak gerekir, ancak en doğru ölçüm vücut kitle indeksiyle yapılır. Sağlık sorunları da kararı etkileyen önemli faktörlerdendir.

Tüp mide ameliyatı sonrası lahmacun ne zaman yenir?

Lahmacun gibi yağlı ve baharatlı gıdalar genellikle ameliyattan 2-3 ay sonra, doktor kontrolüyle tüketilebilir. Erken dönemde bu tür yiyecekler sindirim sorunlarına yol açabilir.

Tüp mide ameliyatı sonrası kuruyemiş ne zaman yenir?

Kuruyemiş tüketimi genellikle 2. aydan sonra azar azar başlatılır. Ancak iyi çiğnemek ve miktara dikkat etmek gerekir.

Tüp mide ameliyatı kaç saat sürüyor?

Ameliyat süresi ortalama 1 ila 2 saat arasındadır. Laparoskopik (kapalı) teknikle yapıldığında iyileşme süreci daha hızlı olur.

Acıbadem Web ve Yayın Kurulu tarafından hazırlanmıştır. Güncellenme Tarihi: 24 Kasım 2025 Pazartesi Yayımlanma Tarihi: 24 Haziran 2025 Salı
Bu içeriği ortalama 10 dakikada okuyabilirsiniz.

Doktorlar

Bize Ulaşın

Bilgi talepleriniz için aşağıdaki formu doldurabilirsiniz.

Acıbadem Sağlık Grubu olarak size daha iyi ve kaliteli bir hizmet sunabilmemiz için istek, öneri, teşekkür ve şikayetlerinizi aşağıdaki formu doldurarak ya da 444 55 44 numaralı telefondan tarafımıza ulaşarak bildirebilirsiniz.

Devamı
Devamı
Güvenlik Kodu

KİŞİSEL VERİLERİN ELDE EDİLMESİ VE İŞLENMESİ HAKKINDA AYDINLATMA METNİ

Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş. ile EK-1’de listelenen hâkim ve bağlı şirketleri (her biri ayrı ayrı “Şirket”, hepsi birlikte “Şirketler” olarak anılacaktır.) tarafından, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“Kanun”) ve ilgili mevzuat kapsamında Veri Sorumlusu sıfatıyla, elde edilen genel nitelikli ve/veya özel nitelikli kişisel verileriniz (sağlık verileri dâhil ancak bununla sınırlı olmamak üzere) (“Kişisel Veri”), aşağıda açıklanan çerçevede ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu, 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, Uzaktan Sağlık Hizmetlerinin Sunumu Hakkında Yönetmelik, Özel Hastaneler Yönetmeliği, Sağlık Bakanlığı düzenlemeleri ve sair mevzuata uygun olarak işlenebilecektir.

I. Kişisel Veri’lerin Elde Edilmesi, İşlenmesi ve İşleme Amaçları

Kişisel Veri’leriniz sağlanmakta olan kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbî teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amaçlarıyla ve Şirket’in faaliyet konularına uygun düşecek şekilde sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik (internet sitesi, mobil uygulamalarımız, çağrı merkezi gibi) kanallar aracılığıyla elde edilmektedir. Kişisel Veri’leriniz, Şirket tarafından aşağıda yer alanlar dâhil ve bunlarla sınırlı olmaksızın, faaliyet konusuna uygun olduğu ölçüde, bu maddede belirtilen amaçlar ile bağlantılı ve ölçülü şekilde işlenebilmektedir:

Elde edilen her türlü Kişisel Veri, Kanun’un 5. ve 6. maddelerinde belirtilen Kişisel Veri işleme şartları uyarınca; aşağıdaki amaçlar ile işlenebilecektir:

Uzaktan sağlık hizmeti almanız halinde bu kapsamda elektronik ortam (internet sitemiz ve/veya mobil uygulamamız) aracılığıyla elde edilen Kişisel Veri’leriniz, yukarıda belirtilen Kişisel Veri işleme amaçlarına ek olarak aşağıdaki amaçlar ile işlenebilecektir:

İlgili mevzuat uyarınca elde edilen ve işlenen Kişisel Veri’leriniz, tarafımıza ait fiziki arşivler ve/veya bilişim sistemlerine nakledilerek, hem dijital ortamda hem de fiziki ortamda muhafaza altında tutulabilecektir.

II. Kişisel Verilerin Aktarılması

Kişisel Veri’ileriniz, Kanun ve sair mevzuat kapsamında ve yukarıda yer verilen amaçlarla ilgili Şirket tarafından,  (i) özel sigorta şirketleri, (ii) T.C. Sağlık Bakanlığı ve bağlı alt birimleri, Sosyal Güvenlik Kurumu, T.C. İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü ve sair kolluk kuvvetleri, T.C. İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü, Türkiye Eczacılar Birliği, Mahkemeler ve her türlü yargı makamı, (iii) yetki vermiş olduğunuz temsilcileriniz ve avukatlar, (iv) vergi ve finans danışmanları ve denetçiler de dâhil olmak üzere danışmanlık aldığımız üçüncü kişiler, (v) düzenleyici ve denetleyici kurumlar ve resmi merciler, (vi) sağlık hizmetlerimizi geliştirmek veya yürütmek üzere işbirliği yaptığımız iş ortaklarımız ve EK-1’de yer alan Şirketlerle paylaşılabilecektir ve (vii) sosyal medya hesaplarımız veya ilgili mesaj uygulamaları üzerinden mesaj paylaşımı yapmanız veya internet sitelerimiz üzerinden canlı destek almanız halinde paylaşacağınız bilgileriniz ve beyan ettiklerinizle sınırlı olarak Kişisel Veri’leriniz ilgili sosyal medya hesabının veya mesaj uygulamasının sahibi yurtiçinde ya da yurtdışında mukim diğer veri sorumlusu gerçek ve/veya tüzel kişiler tarafından işlenebilecektir.

III. Kişisel Veri Elde Etmenin Yöntemi ve Hukuki Sebebi

Kişisel Veri’leriniz, her türlü sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik ortamda, yukarıda yer verilen amaçlar ve Şirket’in faaliyet konusuna dâhil her türlü işin yasal çerçevede yürütülebilmesi ve bu kapsamda Şirket’in akdi ve kanuni yükümlülüklerini tam ve gereği gibi ifa edebilmesi için toplanmakta ve işlenmektedir. İşbu kişisel verilerinizin toplanmasının hukuki sebebi;

Kanun’un 6. maddesi 3. fıkrasında da belirtildiği üzere sağlık ve cinsel hayata ilişkin kişisel veriler ise ancak kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbı teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amacıyla, sır saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler veya yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından ilgilinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir.

IV. Kişisel Verilerin Korunmasına Yönelik Haklarınız

Kişisel Veri’lerinizin korunmasına yönelik haklarınız Kanun’un 11. maddesi ve ilgili mevzuatlar uyarınca aşağıda belirtilen haklara sahipsiniz:

Mezkûr haklarınızdan birini ya da birkaçını kullanmanız halinde ilgili bilgi tarafınıza, açık ve anlaşılabilir bir şekilde yazılı olarak ya da elektronik ortamda, tarafınızca sağlanan iletişim bilgileri yoluyla, bildirilir.

V. Veri Güvenliği

Şirketler, Kişisel Veri’lerinizi bilgi güvenliği standartları ve prosedürleri gereğince alınması gereken tüm teknik ve idari güvenlik kontrollerine tam uygunlukla korumaktadır. Söz konusu güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak muhtemel riske uygun bir düzeyde sağlanmaktadır.

VI. Şikâyet ve İletişim

Kişisel Veri’leriniz teknik ve idari imkânlar dâhilinde titizlikle korunmakta ve gerekli güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak olası risklere uygun bir düzeyde sağlanmaktadır.

Kanun kapsamındaki taleplerinizi, https://www.acibadem.com.tr/acibademonline/images/Ac%C4%B1badem_Veri_Sahibi_Basvuru_Formu.pdf internet adresindeki “Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Tic. A.Ş. Veri Sahibi Başvuru Formu” nu doldurarak;

i. Atatürk Mahallesi, Feza Sokak, No:3 İç Kapı No:8 K:12 Ataşehir, İstanbuladresine kargo ile ıslak imzanızı taşıyan bir dilekçe ile “Kurumsal Sekretarya” departmanı dikkatine Zarfına “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Kapsamında Bilgi Talebi” yazarak,

ii. Noter kanalıyla,

iii. acibademsaglik@hs02.kep.tr adresine güvenli elektronik ya da mobil imzalı olarak, kayıtlı elektronik posta adresi veya sistemimizde kayıtlı elektronik e-posta adresiniz aracılığıyla,

iv. Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş.’ne hitaben yazdığınız dosyayı güvenli e-imza ile imzalayarak kisiselveri@acibadem.com adresine e-posta’nın konu kısmına “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Bilgi Talebi” yazarak veya

v. Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun belirleyeceği diğer yöntemlerle iletebilirsiniz.

EK-1: Şirket’lerin listesi;

 

YUKARI
İçindekiler