Daha iyi bir deneyim için konum izni vermelisiniz.
Size nasıl yardımcı olabiliriz?

Şeker hastalığı belirtileri arasında sık idrara çıkma, aşırı susama, açıklanamayan kilo kaybı, yorgunluk, bulanık görme ve yaraların geç iyileşmesi yer alır. Bu semptomlar, diyabetin vücutta yarattığı kan şekeri dengesizliğinin göstergesidir.

Diyabet, insülin hormonunun yetersizliği veya etkisizliği sonucu gelişen, kandaki glikoz seviyesinin kronik olarak yükseldiği bir metabolizma hastalığıdır. Tip 1, Tip 2, gestasyonel ve monogenik diyabet gibi türleri mevcuttur. Tanısı kan testleri ile konur. Tedavi süreci; sağlıklı yaşam tarzı, ilaçlar ve insülin desteği ile yürütülür. Erken tanı, komplikasyonları önlemede kritik rol oynar.

İçindekiler

Şeker Hastalığı (Diyabet) Nedir?

Şeker hastalığı( diyabet) kandaki glikoz (şeker) seviyesinin normalin üzerine çıkmasıyla ortaya çıkan kronik bir metabolizma hastalığıdır. Pankreasın yeterli insülin hormonu üretememesi ya da üretilen insülinin etkili şekilde kullanılamaması sonucu gelişir. Bu durum, glikozun hücreler tarafından enerjiye dönüştürülememesine ve kan dolaşımında birikmesine yol açar.

Vücuttaki insülin dengesi bozulduğunda hücreler yeterince enerji alamaz. Bu da zamanla kalp-damar sistemi, göz, böbrek ve sinir sistemi başta olmak üzere birçok organı etkileyebilir. Diyabet , yalnızca yüksek kan şekeri ile sınırlı kalmaz; yaşam kalitesini düşüren ve uzun vadede ciddi sağlık sorunlarına neden olan sistemik bir hastalıktır.

Tanı ve tedavi süreci genellikle iç hastalıkları uzmanları tarafından yönetilir. Tanı koyma sürecinde kan şekeri ölçümleri, hemoglobin A1c testleri ve hastanın klinik öyküsü değerlendirilir. Hastalığın tipine göre izlenecek yol belirlenir.

Diyabet tedavisi, hastalığın türüne ve bireyin genel sağlık durumuna göre kişiselleştirilir. Tedavi planında kan şekeri takibi, sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz, ilaç kullanımı ve gerektiğinde insülin tedavisi yer alır. Erken tanı ve düzenli takip, komplikasyon riskini önemli ölçüde azaltır.

Şeker Hastalığı (Diyabet) Belirtileri Nelerdir?

Şeker hastalığı (diyabet) belirtileri, genellikle kan şekeri seviyelerinin yükselmesine bağlı olarak ortaya çıkar ve sıklıkla artan susuzluk hissi, sık idrara çıkma, açıklanamayan kilo kaybı, aşırı yorgunluk ve halsizlik gibi semptomları içerir. Ayrıca, bulanık görme, sık enfeksiyonlar ve yaraların geç iyileşmesi gibi belirtiler de görülebilir.

Tip 1 diyabet genellikle aniden başlayan daha belirgin semptomlarla kendini gösterirken, Tip 2 diyabet belirtileri daha yavaş gelişebilir ve başlangıçta fark edilmeyebilir. Bu nedenle, özellikle risk grubundaki bireylerin bu belirtilere karşı dikkatli olması ve düzenli sağlık kontrolleri yaptırması önemlidir.

Şeker hastalığı belirtileri şunlardır:

  • Sık idrara çıkma (poliüri)
  • Aşırı susama hissi (polidipsi)
  • Açıklanamayan kilo kaybı
  • Aşırı açlık hissi (polifaji)
  • Sürekli yorgunluk ve halsizlik
  • Görmede bulanıklık
  • Cilt enfeksiyonlarının veya yaraların geç iyileşmesi
  • El ve ayaklarda karıncalanma veya uyuşma hissi (nöropati)
  • Sık sık enfeksiyonlara yakalanma (idrar yolu enfeksiyonu, mantar enfeksiyonları gibi)
  • Sinirlilik, huzursuzluk veya konsantrasyon zorluğu

Şeker Hastalığı (Diyabet) Türleri Nelerdir?

Diyabet, temel olarak Tip 1 ve Tip 2 olmak üzere iki ana türde incelenir. Tip 1 diyabet, bağışıklık sisteminin pankreastaki insülin üreten hücrelere saldırması sonucu ortaya çıkan otoimmün bir hastalıkken, Tip 2 diyabet genellikle insülin direnci veya yetersiz insülin üretimi ile ilişkilidir.

Tip 1 diyabet genellikle çocukluk veya gençlik döneminde aniden başlarken, Tip 2 diyabet daha yavaş gelişir ve sıklıkla yetişkinlerde görülür. Her iki tür de kan şekeri seviyelerinin kontrol altına alınmasını gerektirir, ancak tedavi yaklaşımları insülin tedavisinden yaşam tarzı değişikliklerine kadar farklılık gösterebilir.

Tip 1 Diyabet

Tip 1 diyabet, bağışıklık sisteminin vücudun insülin üreten pankreas hücrelerine saldırması sonucu ortaya çıkan otoimmün bir hastalıktır. Genellikle çocukluk veya ergenlik döneminde teşhis edilir, ancak yetişkinlikte de görülebilir.

İnsülin hormonu üretilemediği için glikozun hücrelere taşınması mümkün olmaz ve kan şekeri seviyeleri hızla yükselir. Tip 1 diyabet hastalarının yaşam boyu insülin tedavisi alması gereklidir. Hastalık ani başlangıçlıdır ve belirtileri arasında sık idrara çıkma, aşırı susuzluk, kilo kaybı ve yorgunluk yer alır.

Tip 2 Diyabet

Tip 2 diyabet, vücudun insüline karşı direnç geliştirmesi veya pankreasın yeterli insülin üretememesi sonucu ortaya çıkar. Genellikle yetişkinlerde görülse de, çocukluk döneminde obezite oranlarının artmasıyla birlikte daha genç yaşlarda da teşhis edilmeye başlamıştır. Bu durum çoğunlukla gizli şeker (prediyabet) olarak adlandırılan bir aşamayla ilişkilidir.

Gizli şeker, kan şekeri seviyelerinin normalin üzerinde ancak diyabet tanısı konulacak kadar yüksek olmadığı bir durumdur ve Tip 2 diyabetin erken habercisi olarak kabul edilir. Bu dönemde yaşam tarzı değişiklikleri yapılmazsa, gizli şeker genellikle Tip 2 diyabete ilerler.

Tip 2 diyabet belirtileri yavaş gelişir ve halsizlik, artan susuzluk, sık enfeksiyonlar ve bulanık görme gibi semptomlar görülebilir. Tedavi, sağlıklı beslenme ve egzersiz gibi yaşam tarzı değişikliklerini, ağızdan alınan ilaçları ve bazı durumlarda insülin kullanımını içerebilir. Tip 2 diyabetin önlenebilir ve yönetilebilir bir hastalık olduğu bilinmektedir.

Gestasyonel Diyabet

Gestasyonel diyabet, hamilelik sırasında gelişebilen bir diyabet türüdür. Daha önce diyabetten etkilenmemiş kadınları etkileyebilir. Kan şekerinizin yüksek olmasından dolayı, kendinize ve bebeğinize ekstra özen göstermeniz gerektiği anlamına gelir. Genellikle doğumdan sonra tekrar geçer.

Gestasyonel diyabet tanısı hamileliğin 24 ila 28. haftalarında yapılan "gebelikte şeker yüklemesi" olarak geçen bir kan testiyle teşhis edilir.

Monogenik Diyabet

Monogenik diyabet , hem Tip 1 hem de Tip 2 diyabetten farklıdır, nadir olsa da genetik mutasyona bağlıdır. Monogenik diyabet tek bir gendeki mutasyondan kaynaklanır. Bir ebeveyn bu gen mutasyonuna sahipse, sahip oldukları herhangi bir çocuğun bu mutasyonu kendilerinden miras alma şansı yüksektir. Mutasyonlu gene sahip olan çocuk; kilosu, yaşam tarzı, etnik grubu vb. ne olursa olsun, genellikle 25 yaşından önce monogenik diyabet geliştirebilir.

Yenidoğan Diyabeti

Yenidoğan diyabeti, altı aydan küçük bebeklerde teşhis edilen bir diyabet türüdür. Vücudun insülin hücrelerini yok ettiği bir durum olmadığı için daha yaygın olan tip 1 diyabetten farklıdır. Bebeklerde en az iki hafta süreyle insülin tedavisi uygulanabilir. Genellikle geçicidir, klinik bulgular düzelmezse kalıcı diyabet tanısı konulabilir.

Şeker Hastalığı (Diyabet) Belirtileri Nelerdir?

Şeker hastalığı (diyabet), vücudun kan şekerini düzenleyememesi durumunda ortaya çıkar ve genellikle kroniktir. Yaygın diyabet belirtileri arasında aşırı susama, ağız kuruluğu, sık idrara çıkma, kilo kaybı, yorgunluk ve halsizlik görülebilir.

Şeker hastalığı belirtileri şunlardır:

  • Özellikle geceleri çok fazla tuvalete gitmek
  • Aşırı susama
  • Normalden daha yorgun hissetmek
  • Açıklanamayan kilo kaybı
  • Genital kaşıntı
  • Kesik ve yaraların iyileşmesi uzun sürede iyileşmesi
  • Bulanık görme
  • Açlık hissinin artması

Genel Diyabet Belirtileri

Diyabet hastaları, yüksek kan şekeri seviyeleri nedeniyle sürekli olarak susuzluk hissi yaşayabilir. Bu durum, böbreklerin fazla şekeri dışarı atma çabasını gösterir ve sık idrara çıkma meydana gelebilir. İdrara çıkma ihtiyacı geceleri artış gösterebilir.

Vücut, enerji için gerekli olan glikozu hücrelere ulaştıramadığı için yağ ve kasları yakmaya başlar. Bu durum, yeme alışkanlığı değişmese bile hastalarda belirgin bir kilo kaybına neden olabilir.

Diyabet, hücrelerin ihtiyaç duyduğu enerjiyi sağlayamadığında sürekli bir yorgunluk ve halsizlik hissi oluşur. Enerji kaybı sebebiyle hastaların günlük aktiviteleri zorlaşabilir ve yaşam kalitesi düşebilir.

Kan şekerinin yükselmesi göz merceğinde sıvı kaybına yol açarak bulanık görmeye neden olabilir. Bu durum, göz sağlığını ciddi şekilde etkileyebilir ve tedavi edilmezse kalıcı hasara yol açabilir.

Bağışıklık sistemi ve Kan dolaşımını etkileyen diyabet nedeniyle yaralar daha yavaş iyileşebilir. Bu durumda enfeksiyon riski artar ve cilt sağlığı olumsuz etkilenir.

Tip 1 Diyabet Tip 2 Diyabet Gestasyonel Diyabet Monogenik Diyabet
Aşırı susuzluk hissi Sürekli artan susuzluk Aşırı susuzluk hissi Aşırı susuzluk hissi
Sık idrara çıkma Sık idrara çıkma Sık idrara çıkma Sık idrara çıkma
Çok açlık hissi Çok açlık hissi Dehidrasyon
Açıklanamayan kilo kaybı Tükenmişlik hissi Bulanık görme
Sinirli hissetmek ve ruh hali değişimleri Yavaş iyileşen yaralar Tekrarlayan cilt
enfeksiyonları
Yorgunluk ve halsizlik Sık enfeksiyonlar Tekrarlayan mantar
enfeksiyonları
Bulanık görme Bulanık görme
El ve ayaklarda karıncalanma, uyuşma
Koltuk altı ve boyunda
koyu cilt bölgeleri

Tip 1 Diyabet Belirtileri

Sık idrara çıkma, sürekli susama ve geçmeyen susuzluk hissi, inanılmaz derecede yorgun hissetmek, ani kilo kaybı gibi semptomlar Tip 1 Diyabet belirtileri arasında yer alır.

Bunlar en yaygın belirtiler olsa da dikkat edilmesi gereken başka belirtiler olabilir. Bunlar arasında vajinal kaşıntı veya pamukçuk, iyileşmesi daha uzun süren kesikler ve yaralar ve bulanık görme sayılabilir.

Tip 1 diyabetli kişilerin çoğunluğu çocuk veya genç yetişkin olarak teşhis edilse de, belirtiler her yaşta benzerdir. Tip 1 diyabet teşhis edilmezse, sizi gerçekten çok hızlı bir şekilde hasta edebilir.

Aseton kokulu nefes diyabetin bir başka tipik belirtisidir. İnsülin eksikliğine bağlı olarak vücut yağ bakmaya başlar. Yağlar yanmasıyla keton gazı ortaya çıkar ve nefeste aseton kokusuna benzer bir koku şeklinde kendini gösterir.

Tip 2 Diyabet Belirtileri

Tip 2 Diyabet belirtileri zaman içerisinde gelişme eğilimindedir. Artan susuzluk, yorgunluk ve sık idrara çıkma bu tip diyabette de görülebilir. Bunlara ek olarak, ellerde veya ayaklarda karıncalanma ya da uyuşma hissi oluşabilir. Cildin kuruması ve kademeli olarak artan kaşıntılar Tip 2 Diyabet belirtileri arasındadır.

Çocuklarda Diyabet Belirtileri

Çocuklarda en sık görülen diyabet türü tip 1 diyabettir. Ancak çocuklarda tip 2 diyabet veya başka bir diyabet türü de gelişebilir.

İdrar yapmak için sık tuvalete gitme, daha önce altını ıslatmayan bir çocuğun altını ıslatmaya başlaması, gece tuvalete gitmek için kalkmak ve bebeklerde daha ağır bezler çocuklarda diyabet belirtileri arasında sayılabilir.

Çocuğunuz daha sık içecek isteyebilir, içecekleri çok çabuk bitirebilir ve çok fazla su içtiğini fark edebilirsiniz.

Çocuklarda şeker (diyabet) hastalığı belirtileri arasında kronik yorgunluk hissi de bulunabilir. Çocuğunuz oyun oynamak veya spor yapmak için daha az enerji harcamaya meyillidir.

Ayrıca çocuğun sık sık enfeksiyon kapması, normalden zayıf görünmesi, kilo kaybı yaşaması gibi belirtilere de dikkat edilmelidir.

Şeker Hastalığı (Diyabet) Neden Olur?

Şeker hastalığı, vücudun insülin üretme kapasitesinde azalma ya da insüline karşı direnç gelişmesi sonucu ortaya çıkar. Bu süreç, genetik faktörlerden çevresel etkenlere kadar birçok nedene dayanabilir.

Tip 1 ve Tip 2 diyabetin oluşum mekanizmaları farklı olsa da, her iki durumda da kan şekeri seviyeleri kontrolsüz şekilde yükselir. Diyabetin gelişiminde yaşam tarzı, beslenme alışkanlıkları, obezite ve fiziksel aktivite düzeyi gibi faktörler önemli rol oynar.

Diyabetin başlıca nedenleri şunlardır:

  • Genetik yatkınlık: Ailede diyabet öyküsünün bulunması, özellikle Tip 2 diyabet riskini artırır.
  • İnsülin direnci: Hücrelerin insüline yanıt vermemesi sonucu glukozun hücre içine girememesi, Tip 2 diyabetin temel nedenlerinden biridir.
  • Otoimmün reaksiyonlar: Tip 1 diyabette, bağışıklık sistemi pankreasın insülin üreten hücrelerine saldırır.
  • Fazla kilolu veya obez olmak: Aşırı kilo veya obezite vücudun insülin kullanma kapasitesini azaltarak diyabete zemin hazırlar.
  • Fiziksel aktivite eksikliği: Hareketsiz yaşam tarzı, hem kilo alımına hem de insülin direncine katkıda bulunur.
  • Sağlıksız beslenme alışkanlıkları: Yüksek kalorili, işlenmiş gıdalarla beslenmek kan şekeri dengesini bozar.
  • İleri yaş: Yaş ilerledikçe insülin üretimi ve kullanımı zorlaşır, Tip 2 diyabet riski artar.
  • Hormonal değişiklikler: Gebelikte görülen gestasyonel diyabet gibi bazı durumlar, hormon düzeylerindeki değişikliklerden kaynaklanabilir.
  • Stres ve uyku bozuklukları: Kronik stres ve yetersiz uyku, hormon dengesini bozarak diyabet riskini artırabilir.

Şeker Hastalığı (Diyabet) Tanısı

35 yaşından büyük herkesin ilk kan şekeri taramasını yaptırması tavsiye edilir. Semptomlarınızı dinleyen doktorunuz sizden kan testi isteyebilir. Sonuçlar normalse, bundan sonra her üç yılda bir tarama istenebilir.

Açlık Kan Şekeri Testi

Hemoglobin A1c yani HbA1c testi, diyabet teşhisi için kullanılan ana kan testidir. Son iki ila üç aylık ortalama kan şekeri seviyenizi test eder. HbA1c için hazırlanmanıza gerek yoktur. Kolunuzdaki bir damardan az miktarda kanın alındığı hızlı ve basit bir testtir.

Sağlık uzmanınız test sonuçlarından diyabet hastası olup olmadığınızı anlayabilecektir. Testten önce diyabet belirtilerinden herhangi birine sahip değilseniz, sonucu doğrulamak için testi tekrar yaptırmanız gerekecektir.

Eğer HbA1c test sonucunuz, %6, 5 veya daha yüksek bir değerde ise, şeker hastalığınız var demektir. %8’in üzerinde bir HbA1c seviyesi varsa, diyabetin iyi kontrol edilmediği ve başka sorunları geliştirme riskinizin yüksek olduğu anlamına gelir.

Vücut kitle endeksi 25'in üzerinde olan, yaşı ne olursa olsun, ek risk faktörlerine sahip olan herkese test yaptırılması tavsiye edilmektedir. Bu faktörler arasında yüksek tansiyon, tipik olmayan kolesterol seviyeleri, hareketsiz bir yaşam tarzı, polikistik over sendromu veya kalp hastalığı öyküsü ve diyabetli yakın bir akrabaya sahip olmak bulunmaktadır.

Oral Glukoz Tolerans Testi (Şeker Yüklemesi)

Bu test hamilelik sırasında gelişen gestasyonel diyabet teşhisinde rutin olarak kullanılır. Genellikle iki bölümden oluşur. İlk testten en az 8 saat önce yiyecek ve içecek tüketmemeniz istenir. Bir hemşire kolunuzdaki bir damardan kanınızın bir kısmını alır ve kan şekeri seviyeleriniz kontrol edilecektir.

Daha sonra belirli miktarda glikoz (genellikle 75 gram) içeren bir sıvı içmeniz istenecektir. Solüsyonu içtikten sonra her 30 ila 60 dakikada bir kanınız tekrar alınacaktır. Her seferinde kanınızdaki glukoz seviyesi kontrol edilecektir.

Fiziksel muayene ve anamnez de diyabetin erken teşhisi için kritik öneme sahiptir. Hastanın tıbbi geçmişi, semptomları ve risk faktörlerinin değerlendirilmesi teşhisin doğruluğunu artırabilir. Erken teşhis, ortaya çıkabilecek başka sorunların önlenmesi ve tedaviye daha hızlı başlanması açısından büyük önem taşır.

Şeker Hastalığı (Diyabet) Tedavi Yöntemleri

Şeker hastalığı tedavi yöntemleri ilaçlı olduğu kadar ilaçsız olabilir. İlaçsız tedavi yöntemleri arasında sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz ve kilo kontrolü bulunur. Diyabet tedavisinin temelini ise insülin oluşturur. Doktorunuz yardımcı ilaçlar kullanılmasını önerebilir.

İlaçsız Tedavi Yöntemleri

İlaçsız diyabet tedavi yöntemleri, yaşam tarzı değişiklikleri, dengeli beslenme, düzenli egzersiz ve kilo kontrolünü içerir. Bu değişiklikler, kan şekeri seviyelerini stabil hale getirerek diyabetin başka sorunlar geliştirmesini önlemeye yardımcı olur. Ayrıca, stresi azaltmak ve yeterli uyku almak da genel sağlığı iyileştirir.

Şeker hastalığı için ilaçsız tedavi yöntemleri şu şekilde sıralanabilir:

  • Sağlıklı beslenme alışkanlıkları: Karbonhidrat alımının dengelenmesi, tam tahıllar, sebzeler, meyveler ve sağlıklı yağlar gibi besin değeri yüksek yiyecekler diyabet tedavisi sırasında büyük rol oynar.
  • Düzenli fiziksel aktivite ve egzersiz: Kasların glikozu daha etkin kullanmasını sağlayarak kan şekeri seviyelerini düşürür ve insülin duyarlılığını artırır. Yürüyüş, bisiklet veya yüzme gibi sporlar yapılabilir.
  • Kilo kontrolü: Diyabetin ilaçsız yönetiminde önemli bir faktördür çünkü fazla kilolu olmak insülin direncini artırabilir. Vücut ağırlığının yüzde 5’ini kaybetmek bile kan şekeri kontrolünde belirgin iyileşmeler sağlayabilir.

İlaç Tedavisi

Tip 1 Diyabeti olan herkesin ilaç olarak insülin alması gerekir. Tip 2 Diyabeti olan bazı kişiler, gebelik diyabeti olan bazı kişiler ve diğer diyabet türleri olan bazı kişilerin de bu tedaviyi alması gerekebilir. Şeker hastalığı tedavisi planlanırken insülin büyük bir rol oynar.

İnsülin kan şekeri seviyenizi yönetmenize yardımcı olur. Diyabet sorunları olarak bilinen kısa veya uzun vadeli ciddi sağlık sorunlarının önlenmesine katkı sağlar. İnsülinin; hızlı etkili, kısa etkili, orta etkili ve uzun etkili gibi çeşitli formları bulunur. Tedavi, hastanın ihtiyaçlarına göre kişiselleştirilir ve kan şekeri seviyelerinin sürekli olarak izlenmesi gerekir.

Tip 2 Diyabeti olan kişilerde doktorunuz yardımcı ilaçlar kullanılmasını önerebilir. Bu ilaçlar kan şekeri seviyelerini düşürmek için tek başına kullanılabilir veya insülin dahil diğer diyabet ilaçlarıyla birlikte alınabilir.

Oral diyabet ilaçları, tip 2 diyabetin yönetiminde yaygın olarak kullanılır. Pankreasın daha fazla insülin üretmesini sağlar, karaciğerin glikoz üretimini azaltır veya hücrelerin insüline duyarlılığını artırır.

İnsülin ve oral ilaçlara ek olarak, diyabet yönetiminde yemek sonrası kan şekerini dengelemek için ilaçlar kullanılabilir.

Şeker Hastalığından Korunma Yolları

Sağlıklı beslenme şeker hastalığını uzak tutmak için en iyi yollardan birisidir. Diyette beyaz ekmek veya makarna yerine tam tahıllı ürünler tercih edilebilir. Şekerli içeceklerden ve kızartılmış gıdalardan kaçınmak gerekir. Haşlanmış, ızgara veya buharda pişirilmiş gıdalar yenebilir. Beslenmenin yanı sıra kilo kontrolü ve düzenli egzersiz diyabet önleme açısından önemlidir.

Sağlıklı Beslenme Alışkanlıkları

Hiçbir gıda vücudunuzun ihtiyaç duyduğu tüm temel besinleri içermez. Bu nedenle sağlıklı bir diyet, çeşitlilik ve her gün ana gıda gruplarının her birinden farklı gıdalar seçmekle ilgilidir. Diyabet ve beslenme arasında güçlü bir ilişki vardır.

Diyabet hastası olmanız meyve yiyemeyeceğiniz anlamına gelmez. Meyve ve sebzeler doğal olarak düşük kalorilidir ve vitamin, mineral ve lifle doludur. Ayrıca her öğüne lezzet ve çeşitlilik katarlar. Fazla lif içermedikleri için meyve suları ve smoothie gibi içeceklerden uzak durmaya çalışın.

Şeker hastalığına iyi gelecek öneriler şunlardır:

  • Kahvaltıda dilimlenmiş kavun veya greyfurt üzerine şekersiz yoğurt döküp yiyebilir, bir avuç çilek, taze hurma, kayısı veya kuru erik tüketebilirsiniz.
  • Düşük karbonhidratlı sebze seçenekleri için mantar, salatalık, ıspanak, lahana, karnabahar, brokoli, kereviz ve marulu deneyebilirsiniz.
  • Karbonhidratları azaltmaya çalışıyorsanız, önce beyaz ekmek, makarna ve pirinç gibi şeyleri azaltın. Kan şekeri seviyelerini daha yavaş etkileyen nişastalı gıdalar için daha iyi seçenekler vardır. Bunlar kepekli ekmek, kepekli makarna, kahverengi pirinç düşük glisemik indekse sahip gıdalar olabilir.
  • Daha az işlem görmüş ve daha az kırmızı etler tercih edilebilir. Uskumru, somon ve sardalya gibi yağlı balıklar tüketilebilir.
  • Az yağlı süt, peynir ve yoğurt diyabet beslenmelerinde kullanılabilir. Yoğurt gibi sütlü gıdaların daha az yağlı versiyonlarında ilave şeker olup olmadığını kontrol edin.
  • Bisküvi, cips, çikolata, kek, dondurma, tereyağı ve şekerli içecekler sağlıklı bir diyetin parçası değildir. Bu şekerli yiyecek ve içecekler yüksek kalorilidir ve kan şekeri seviyesini yükseltir. Ve seçilecek en iyi içecek sudur.

Yaşam Tarzı Değişiklikleri

Diyabetin sizi öngörülemeyen şekillerde etkileyebileceğini biliyoruz, bu da nasıl hissedeceğinizi veya ne tür bir aktivite yapmanız gerektiğini bilmenizi zorlaştırır. Bu nedenle küçük zaferlerin önemli olduğunu hatırlamak isteriz.

Düzenli egzersiz, vücudun insüline duyarlılığını artırarak kan şekeri seviyelerinin kontrol altında tutulmasına yardımcı olur. Haftada en az 150 dakika orta yoğunlukta fiziksel aktivite yapılabilir. Yürüyüş, bisiklet sürme, yüzme gibi aerobik egzersizler ve direnç antrenmanları gibi egzersizler sağlık açısından faydalı olabilir.

Kronik stres, kan şekeri seviyelerini olumsuz etkileyebilir ve diyabet riskini artırabilir. Meditasyon, yoga, derin nefes egzersizleri ve hobi edinme gibi stres azaltıcı teknikler kullanabilirsiniz.

Yetersiz uyku, insülin direncini artırarak kan şekeri seviyelerinin kontrolünü zorlaştırabilir. Her gece 7-9 saat kaliteli uyku, vücudun hormonal dengelerini korur ve diyabet riskini azaltır.

Şeker Hastalığının Yol Açabileceği Sorunlar

Şeker hastalığı (diyabet), kontrol altına alınmadığında ciddi ve potansiyel olarak yaşamı tehdit eden çeşitli sorunlara yol açabilir.

Diyabet, kalp hastalığı ve inme riskini önemli ölçüde artırır. Yüksek kan şekeri seviyeleri, koroner arter hastalığı, kalp krizi ve inme riskini yükseltebilir.

Diyabet, böbreklerin küçük kan damarlarına zarar vererek nefropatiye yol açabilir. Diyabetik nefropati, zamanla böbrek yetmezliğine dönüşebilir. Diyaliz uygulanması veya böbrek nakli gerekebilir.

Şeker hastalığı, sinir hasarına yol açarak ellerde ve ayaklarda ağrı, uyuşma ve karıncalanma gibi belirtiler gösterebilir. Ayaklarda ciddi enfeksiyonlar oluşabilir hatta ampütasyona yol açabilir.

Diyabet, gözlerdeki küçük kan damarlarına zarar vererek diyabetik retinopatiye neden olabilir. Bu durum katarakt ve glokom riskini artırır. İlerleyen seviyelerde görme kaybı ve körlük oluşabilir.

Şeker Hastalığında Doğru Beslenme

Şeker hastalığında karbonhidrat sayımı yapmak büyük önem taşır. Karbonhidratlar gram cinsinden ölçülür. Kan şekeri seviyenizi tüm gün sabit tutmak için her öğünde yaklaşık aynı miktarda karbonhidrat yemeye çalışın.

Karbonhidratlar genellikle günlük kalorilerinizin %45-65'ini sağlar. Tip 1 diyabetli çoğu insan için günde 150-250 gram karbonhidrat arasında değişir. Bu karbonhidratı gün içerisinde nasıl dağıttığınız da kan şekerinizde farklılık yaratabilir. Karbonhidratların gram başına 4 kalorisi vardır. Yani günde 2000 kalori alıyorsanız, 225 ila 325 gram karbonhidrat yemelisiniz.

Kahvaltı Öğle Yemeği Akşam Yemeği Atıştırmalıklar
1/2 su bardağı yulaf ezmesi 2 dilim tam buğday ekmeği 180 gr. pişmiş 1 adet az yağlı
tavuk göğsü galeta
1 su bardağı az yağlı süt Düşük sodyumlu 1 su bardağı kahverengi pirinç 2 mandalina
hindi eti
2/3 orta boy muz 1 dilim az yağlı peynir 1 su bardağı buharda pişmiş brokoli
1/4 su bardağı kıyılmış ceviz 1/2 büyük domates 2 yemek kaşığı margarin
1 yemek kaşığı sarı hardal
1/4 su bardağı rendelenmiş marul
8 adet bebek havuç
170 gram yağsız yoğurt
3/4 bardak yaban mersini

Şeker Hastalığı (Diyabet) Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Şeker Hastalığını Gösteren Semptomlar Nelerdir?

Sık idrara çıkma, aşırı susuzluk, yorgunluk ve ani kilo kaybı en yaygın belirtiler arasındadır. Bulanık görme, yaraların geç iyileşmesi ve ciltte kuruluk da diğer semptomlardandır.

Kan Şekeri Değeri Kaç Olmalı?

Açlık kan şekeri normalde 70-99 mg/dL aralığında olmalıdır. Tokluk kan şekeri ise 140 mg/dL'nin altında olmalıdır.

Şeker Hastalığında İnsülin Kullanımı Bağımlılık Yapar mı?

İnsülin tedavisi bağımlılık yapmaz, aksine vücudun ihtiyaç duyduğu bir hormonu yerine koyar. Kullanımı, kan şekeri kontrolünü sağlamak ve komplikasyonları önlemek içindir.

Diyabet Tedavisi ile İlgili En Yaygın Yanılgılar Nelerdir?

Sadece şekerli gıdaların diyabete neden olduğu düşüncesi yanlıştır. Bir diğer yanılgı ise insülin kullanan hastaların durumunun daha kötü olduğuna inanılmasıdır.

Şeker Hastaları Nasıl Beslenmeli?

Dengeli, lif açısından zengin ve düşük glisemik indeksli gıdalar tercih edilmelidir. Rafine şeker ve işlenmiş gıdalardan kaçınılmalıdır.

Diyabet ve Obezite Arasındaki İlişki Nedir?

Obezite, özellikle Tip 2 diyabetin en önemli risk faktörlerinden biridir. Vücut yağ oranı arttıkça insülin direnci gelişme riski yükselir.

Diyabet ve Egzersiz İlişkisi Nedir?

Düzenli egzersiz, insülin duyarlılığını artırır ve kan şekeri kontrolünü kolaylaştırır. Aynı zamanda kilo kontrolü ve kalp sağlığına da katkı sağlar.

Diyabetin Ortaya Çıkardığı Sorunlardan Nasıl Korunulur?

Kan şekeri düzenli takip edilmeli ve doktor önerilerine uyulmalıdır. Sağlıklı beslenme, egzersiz ve ilaç tedavisine sadık kalmak komplikasyonları önler.

Şeker Hastalığı Genetik mi?

Diyabet, özellikle Tip 2 formu genetik yatkınlıkla ilişkilidir. Ailede diyabet öyküsü olması riski artırır.

Şeker Hastalığında İlaçsız Tedavi Mümkün mü?

Prediyabet ve erken evre Tip 2 diyabette yaşam tarzı değişiklikleriyle ilaçsız kontrol sağlanabilir. Ancak ilerleyen vakalarda ilaç veya insülin tedavisi gerekebilir.

Diyabet Nedir?

Diyabet, kandaki glikoz (şeker) seviyesinin normalin üzerine çıkmasıyla ortaya çıkan kronik bir metabolizma hastalığıdır. İnsülin hormonunun yetersizliği ya da etkisizliği sonucu glikoz hücrelere giremez ve kanda birikir.

Diyabet ve Şeker Hastalığı Aynı Şey midir?

Evet, diyabet ve şeker hastalığı aynı hastalığı ifade eden iki farklı terimdir. “Diyabet” tıbbi adı iken, “şeker hastalığı” halk arasında yaygın olarak kullanılan ismidir.

Şeker Hastalığı Neden Olur?

Şeker hastalığı genetik faktörler, insülin direnci ve yaşam tarzı alışkanlıklarının bir kombinasyonu sonucu gelişebilir. Sağlıksız beslenme, obezite ve hareketsizlik diyabet riskini artıran başlıca etkenlerdir.

Şeker Hastalığı Nasıl Geçer?

Diyabet tamamen geçmese de uygun tedaviyle kontrol altına alınabilir. Sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz ve ilaç kullanımı bu sürecin temelini oluşturur.

Genç Yaşta Şeker Hastalığı Neden Olur?

Genç yaşta görülen diyabet genellikle Tip 1 formudur ve otoimmün nedenlerden kaynaklanır. Genetik yatkınlık da bu yaş grubunda önemli bir risk faktörüdür.

Şeker Hastalığı Hangi Bölüm?

Şeker hastalığı için öncelikle iç hastalıkları (dahiliye) bölümüne başvurulmalıdır. Gerektiğinde endokrinoloji uzmanı sürece dahil edilir.

Şeker Hastalığı Geçer mi?

Diyabet kronik bir hastalık olduğundan tamamen geçmesi beklenmez. Ancak doğru tedaviyle yaşam kalitesi yükseltilip komplikasyonlar önlenebilir.

Şeker Hastalığı İçin Hangi Bölüme Gidilir?

Tanı ve tedavi süreci için ilk adım dahiliye (iç hastalıkları) bölümüdür. Daha ileri değerlendirme için endokrinoloji bölümüne yönlendirme yapılabilir.

Küçük Yaşta Şeker Hastalığı Neden Olur?

Küçük yaşta görülen diyabet, genellikle Tip 1 formunda olup bağışıklık sisteminin pankreas hücrelerine saldırmasıyla gelişir. Ailede diyabet öyküsü varsa risk artar.

Şeker Hastalığı Kaşıntı Yapar mı?

Evet, yüksek kan şekeri seviyeleri cilt kuruluğuna ve mantar enfeksiyonlarına neden olabilir. Bu durum vücutta kaşıntı şikayetlerine yol açabilir.

Geçici Şeker Hastalığı Olur mu?

Gebelikte görülen gestasyonel diyabet doğumdan sonra kaybolabilir. Ancak bu durum, ilerleyen yıllarda Tip 2 diyabet riskini artırabilir.

Şeker Hastalığı Nasıl Anlaşılır?

Diyabet tanısı, açlık ve tokluk kan şekeri testleri ile HbA1c testine göre konur. Belirtilerle birlikte bu testlerin sonuçları değerlendirilir.

Acıbadem Web ve Yayın Kurulu tarafından hazırlanmıştır. Güncellenme Tarihi: 16 Nisan 2025 Çarşamba Yayımlanma Tarihi: 16 Nisan 2025 Çarşamba
Bu içeriği ortalama 10 dakikada okuyabilirsiniz.

Bize Ulaşın

Bilgi talepleriniz için aşağıdaki formu doldurabilirsiniz.

Acıbadem Sağlık Grubu olarak size daha iyi ve kaliteli bir hizmet sunabilmemiz için istek, öneri, teşekkür ve şikayetlerinizi aşağıdaki formu doldurarak ya da 444 55 44 numaralı telefondan tarafımıza ulaşarak bildirebilirsiniz.

Devamı
Devamı
Güvenlik Kodu

KİŞİSEL VERİLERİN ELDE EDİLMESİ VE İŞLENMESİ HAKKINDA AYDINLATMA METNİ

Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş. ile EK-1’de listelenen hâkim ve bağlı şirketleri (her biri ayrı ayrı “Şirket”, hepsi birlikte “Şirketler” olarak anılacaktır.) tarafından, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“Kanun”) ve ilgili mevzuat kapsamında Veri Sorumlusu sıfatıyla, elde edilen genel nitelikli ve/veya özel nitelikli kişisel verileriniz (sağlık verileri dâhil ancak bununla sınırlı olmamak üzere) (“Kişisel Veri”), aşağıda açıklanan çerçevede ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu, 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, Uzaktan Sağlık Hizmetlerinin Sunumu Hakkında Yönetmelik, Özel Hastaneler Yönetmeliği, Sağlık Bakanlığı düzenlemeleri ve sair mevzuata uygun olarak işlenebilecektir.

I. Kişisel Veri’lerin Elde Edilmesi, İşlenmesi ve İşleme Amaçları

Kişisel Veri’leriniz sağlanmakta olan kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbî teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amaçlarıyla ve Şirket’in faaliyet konularına uygun düşecek şekilde sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik (internet sitesi, mobil uygulamalarımız, çağrı merkezi gibi) kanallar aracılığıyla elde edilmektedir. Kişisel Veri’leriniz, Şirket tarafından aşağıda yer alanlar dâhil ve bunlarla sınırlı olmaksızın, faaliyet konusuna uygun olduğu ölçüde, bu maddede belirtilen amaçlar ile bağlantılı ve ölçülü şekilde işlenebilmektedir:

Elde edilen her türlü Kişisel Veri, Kanun’un 5. ve 6. maddelerinde belirtilen Kişisel Veri işleme şartları uyarınca; aşağıdaki amaçlar ile işlenebilecektir:

Uzaktan sağlık hizmeti almanız halinde bu kapsamda elektronik ortam (internet sitemiz ve/veya mobil uygulamamız) aracılığıyla elde edilen Kişisel Veri’leriniz, yukarıda belirtilen Kişisel Veri işleme amaçlarına ek olarak aşağıdaki amaçlar ile işlenebilecektir:

İlgili mevzuat uyarınca elde edilen ve işlenen Kişisel Veri’leriniz, tarafımıza ait fiziki arşivler ve/veya bilişim sistemlerine nakledilerek, hem dijital ortamda hem de fiziki ortamda muhafaza altında tutulabilecektir.

II. Kişisel Verilerin Aktarılması

Kişisel Veri’ileriniz, Kanun ve sair mevzuat kapsamında ve yukarıda yer verilen amaçlarla ilgili Şirket tarafından,  (i) özel sigorta şirketleri, (ii) T.C. Sağlık Bakanlığı ve bağlı alt birimleri, Sosyal Güvenlik Kurumu, T.C. İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü ve sair kolluk kuvvetleri, T.C. İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü, Türkiye Eczacılar Birliği, Mahkemeler ve her türlü yargı makamı, (iii) yetki vermiş olduğunuz temsilcileriniz ve avukatlar, (iv) vergi ve finans danışmanları ve denetçiler de dâhil olmak üzere danışmanlık aldığımız üçüncü kişiler, (v) düzenleyici ve denetleyici kurumlar ve resmi merciler, (vi) sağlık hizmetlerimizi geliştirmek veya yürütmek üzere işbirliği yaptığımız iş ortaklarımız ve EK-1’de yer alan Şirketlerle paylaşılabilecektir ve (vii) sosyal medya hesaplarımız veya ilgili mesaj uygulamaları üzerinden mesaj paylaşımı yapmanız veya internet sitelerimiz üzerinden canlı destek almanız halinde paylaşacağınız bilgileriniz ve beyan ettiklerinizle sınırlı olarak Kişisel Veri’leriniz ilgili sosyal medya hesabının veya mesaj uygulamasının sahibi yurtiçinde ya da yurtdışında mukim diğer veri sorumlusu gerçek ve/veya tüzel kişiler tarafından işlenebilecektir.

III. Kişisel Veri Elde Etmenin Yöntemi ve Hukuki Sebebi

Kişisel Veri’leriniz, her türlü sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik ortamda, yukarıda yer verilen amaçlar ve Şirket’in faaliyet konusuna dâhil her türlü işin yasal çerçevede yürütülebilmesi ve bu kapsamda Şirket’in akdi ve kanuni yükümlülüklerini tam ve gereği gibi ifa edebilmesi için toplanmakta ve işlenmektedir. İşbu kişisel verilerinizin toplanmasının hukuki sebebi;

Kanun’un 6. maddesi 3. fıkrasında da belirtildiği üzere sağlık ve cinsel hayata ilişkin kişisel veriler ise ancak kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbı teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amacıyla, sır saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler veya yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından ilgilinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir.

IV. Kişisel Verilerin Korunmasına Yönelik Haklarınız

Kişisel Veri’lerinizin korunmasına yönelik haklarınız Kanun’un 11. maddesi ve ilgili mevzuatlar uyarınca aşağıda belirtilen haklara sahipsiniz:

Mezkûr haklarınızdan birini ya da birkaçını kullanmanız halinde ilgili bilgi tarafınıza, açık ve anlaşılabilir bir şekilde yazılı olarak ya da elektronik ortamda, tarafınızca sağlanan iletişim bilgileri yoluyla, bildirilir.

V. Veri Güvenliği

Şirketler, Kişisel Veri’lerinizi bilgi güvenliği standartları ve prosedürleri gereğince alınması gereken tüm teknik ve idari güvenlik kontrollerine tam uygunlukla korumaktadır. Söz konusu güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak muhtemel riske uygun bir düzeyde sağlanmaktadır.

VI. Şikâyet ve İletişim

Kişisel Veri’leriniz teknik ve idari imkânlar dâhilinde titizlikle korunmakta ve gerekli güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak olası risklere uygun bir düzeyde sağlanmaktadır.

Kanun kapsamındaki taleplerinizi, https://www.acibadem.com.tr/acibademonline/images/Ac%C4%B1badem_Veri_Sahibi_Basvuru_Formu.pdf internet adresindeki “Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Tic. A.Ş. Veri Sahibi Başvuru Formu” nu doldurarak;

i. Atatürk Mahallesi, Feza Sokak, No:3 İç Kapı No:8 K:12 Ataşehir, İstanbuladresine kargo ile ıslak imzanızı taşıyan bir dilekçe ile “Kurumsal Sekretarya” departmanı dikkatine Zarfına “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Kapsamında Bilgi Talebi” yazarak,

ii. Noter kanalıyla,

iii. acibademsaglik@hs02.kep.tr adresine güvenli elektronik ya da mobil imzalı olarak, kayıtlı elektronik posta adresi veya sistemimizde kayıtlı elektronik e-posta adresiniz aracılığıyla,

iv. Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş.’ne hitaben yazdığınız dosyayı güvenli e-imza ile imzalayarak kisiselveri@acibadem.com adresine e-posta’nın konu kısmına “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Bilgi Talebi” yazarak veya

v. Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun belirleyeceği diğer yöntemlerle iletebilirsiniz.

EK-1: Şirket’lerin listesi;

 

YUKARI
İçindekiler