Daha iyi bir deneyim için konum izni vermelisiniz.
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Vertigo, çevrenizin ya da kendinizin döndüğünü hissetmenize neden olan bir durumdur. İç kulak sorunları, Meniere hastalığı, kristal oynaması, denge sinirinin iltihaplanması gibi hastalıklarla ilişkili olabilir. Günlük ihtiyaçları karşılamayı zorlaştıracak kadar şiddetli olabilir. Baş dönmesi, denge kaybı ve mide bulantısı gibi belirtilerle ortaya çıkar. Tedavisi, vestibüler rehabilitasyon, kanalit yeniden konumlandırma, ilaçlar ve cerrahi müdahalelerle yapılabilir.
İçindekiler

Vertigo Nedir?

Vertigo, dengeyi etkileyen iç kulaktaki problem sonucunda, kişinin kendisinin veya çevresindeki ortamın hareket ettiğini veya döndüğünü hissettiği bir baş dönmesi türüdür. Vertigoda kişi sadece çevresinin döndüğünü değil, sallandığını veya hareket ettiğini de hisseder. Vertigo, iç kulaktaki vestibüler sistemden gelen sinyallerin beyin tarafından yanlış yorumlanması veya diğer duyusal bilgilerle çelişmesi sonucu ortaya çıkar. Yani aslında gerçek dünyada hareket yoktur ama algı illüzyon şeklinde oluşur.

Vertigonun en temel nedeni olarak iç kulaktaki denge kristallerin yerinden oynaması gösterilir. Buna yol açan faktörler arasında iç kulak enfeksiyonları, meniere hastalığı, orta kulak iltihabı, beyin damar hastalıkları, travmatik beyin yaralanmaları, MS, boyun fıtığı ve düşük tansiyon yer alır. Ayrıca kansızlık ve stres gibi faktörler de vertigoyu tetikler.

Vertigoyu işaret eden en temel belirti ise kişinin yaşadığı şiddetli baş dönmesi ve denge kaybıdır. Bu baş dönmesi kişi oturduğunda veya hareket ettiğinde yaşanabilir. Kendi başının dönmesinin yanı sıra kişi çevresinin de döndüğünü veya sallandığını hisseder.

Vertigo Türleri Nelerdir?

Vertigo, periferik ve santral olmak üzere iki ana türe ayrılır. En yaygın tür olan periferik vertigo, iç kulak veya vestibüler sinirle ilgili sorunlardan kaynaklanır ve denge duyusunu etkiler. Bu tür vertigonun alt tipleri arasında Benign Paroksismal Pozisyonel Vertigo (BPPV), Labirentit, Vestibüler Nörinit ve Ménière Hastalığı bulunur. Daha nadir görülen santral vertigo ise beyindeki enfeksiyon, inme veya travmatik beyin yaralanmaları gibi durumlarda ortaya çıkar. Santral vertigo genellikle daha şiddetli dengesizlik, yürüme güçlüğü gibi belirgin belirtilerle kendini gösterir.

Vertigo türleri şu şekilde sıralanabilir:

  • Benign Paroksismal Pozisyonel Vertigo (BPPV)
  • Labirentit.
  • Vestibüler Nörinit
  • Ménière Hastalığı
  • Periferik Vertigo

Benign Paroksismal Pozisyonel Vertigo (BPPV)

BPPV, vertigonun en yaygın türlerinden biridir ve iç kulaktaki küçük kalsiyum kristallerinin (kanalitlerin) yerinden oynayarak denge sinyallerini bozmasıyla oluşur. Baş pozisyonundaki ani değişiklikler, kısa ama yoğun baş dönmesi ataklarına neden olur. Özellikle yatakta dönerken veya başı hızlı hareket ettirirken belirtiler tetiklenir. BPPV genellikle zararsızdır ve Epley manevrası gibi kanalit yer değiştirme teknikleriyle tedavi edilebilir.

Labirentit

Labirentit , iç kulaktaki labirentin iltihaplanması sonucu ortaya çıkar ve genellikle viral enfeksiyonlarla ilişkilidir. Hastalar baş dönmesi, işitme kaybı ve kulak çınlaması (tinnitus) gibi belirtiler yaşar. Labirentit akut bir şekilde ortaya çıkabilir ve günlük yaşamı ciddi anlamda etkileyebilir. Tedavisinde enfeksiyona yönelik ilaçlar ve semptomları hafifletmek için denge sistemini destekleyici tedaviler uygulanır.

Vestibüler Nörinit

Vestibüler nörinit , vestibüler sinirin viral enfeksiyona bağlı olarak iltihaplanması sonucu gelişir ve ani, şiddetli baş dönmesine yol açar. İşitme kaybı bu durumda genellikle görülmez. Belirtiler birkaç gün sürebilir ve hastalar denge kaybı yaşayabilir. Tedavide istirahat, ilaç tedavisi ve vestibüler rehabilitasyon önemli rol oynar. Zamanla belirtiler kendiliğinden hafifleyebilir.

Ménière Hastalığı

Ménière hastalığı , iç kulaktaki sıvı birikimi ve basınç değişikliklerine bağlı olarak tekrarlayan vertigo atakları, işitme kaybı, kulak çınlaması (tinnitus) ve kulakta dolgunluk hissi ile karakterizedir. Ataklar genellikle aniden başlar ve birkaç saat sürebilir. Tedavide düşük sodyumlu diyet, idrar söktürücü ilaçlar ve gerektiğinde yaşam tarzı değişiklikleri önerilir.

Santral Vertigo

Santral vertigo, beyinle ilgili sorunlardan kaynaklanır ve genellikle daha ciddi bir durumu işaret eder. İnme, multiple skleroz, beyin tümörleri veya travmatik beyin yaralanmaları bu tür vertigoya neden olabilir. Belirtiler arasında şiddetli dengesizlik, koordinasyon bozukluğu ve çift görme gibi nörolojik semptomlar bulunur. Santral vertigonun tanı ve tedavisi nörolojik incelemeleri gerektirir ve genellikle altta yatan duruma yönelik tedavi uygulanır.

Periferik Vertigo

Periferik vertigo , iç kulakta bulunan denge organı (labirent) ya da beyinle bağlantısını sağlayan vestibüler sinirdeki problemler sonucu oluşur. Genellikle ani başlayan, kısa süreli ve pozisyona bağlı baş dönmeleriyle karakterizedir.

Vertigo Neden Olur?

Vertigo, iç kulaktaki denge kristallerin kayması ve yerinden oynaması sonucunda meydana gelir. İç kulakta dengeyi algılayan yarım daire kanalları ve otolit organlarından çıkan sinyallerin bozulması veya yanlış iletilmesi sonucunda bu hatalı sinyaller beyne ulaştığında görme ve proprioseptif duyulardan gelen doğru bilgilerle çelişir. Beyin bu uyumsuzluğu çözemediğinde, gerçekte hareket olmadığı hâlde sahte bir hareket algısı oluşur ve vertigo meydana gelir.

Vertigoya yol açan nedenler şu şekildedir:

  • İç kulak enfeksiyonları (labirentit veya vestibüler nörit).
  • Benign Paroksismal Pozisyonel Vertigo (BPPV).
  • Meniere hastalığı.
  • Vestibüler migren.
  • Orta kulak iltihabı (otitis media).
  • İç kulak sıvı dengesizliği.
  • Beyin damar hastalıkları (inme, beyin kanaması gibi).
  • Beyincik veya beyin sapı tümörleri.
  • Travmatik beyin veya kafa yaralanmaları.
  • Multipl skleroz (MS).
  • Boyun fıtığı veya servikal omurga sorunları.
  • Baş veya boyun hareketlerine bağlı dengesizlikler.
  • Düşük kan basıncı (hipotansiyon).
  • Anemi (kansızlık).
  • Stres, anksiyete ve panik atak.
  • Uzun süreli bazı ilaç kullanımları (ototoksik ilaçlar).
  • Şeker hastalığı (kan şekeri dengesizliğine bağlı).

İç kulak enfeksiyonları

Labirentit veya vestibüler nörit adı verilen iç kulak enfeksiyonları, dengeyi etkileyen iç kulak kristallerini yerinden oynatabilir. Bu da vertigoya yol açabilir.

Benign paroksismal pozisyonel vertigo

Vertigoya yol açan nedenlerden biri, pozisyonel vertigo olarak da bilinen "benign paroksismal pozisyonel vertigo", yani kısaca BPPV'dir. İç kulaktaki küçük kalsiyum kristallerinin yerinden oynayarak dengenin bozulmasına yol açmasıyla ortaya çıkar. Baş hareketleriyle birlikte aniden başlayan kısa süreli baş dönmesi ataklarına neden olur.

Meniere hastalığı

Kulak içinde yer alan endolenf adı verilen sıvının basıncındaki artış baş dönmesi problemine yol açar. Şiddetli baş dönmesinin yanında ayrıca kulak çınlamaları, dalgalanan işitme kayıpları ve kulaklarda dolgunluk hissi de meiniere hastalığına neden olabilir.

Vestibüler migren

Vestibüler migren, denge siniri adı verilen vestibüler sinirinin iltihaplanması ile ortaya çıkan baş dönmesidir. Vestibüler nörit, labirentite benzer ancak hastanın işitme duyusunu değiştirmez. Vestibüler nörit hastaları baş dönmesi, mide bulantısı ya da bulanık görme sorunları yaşayabilir. Bu da vertigonun nedenlerinden biridir.

Kronik orta kulak enfeksiyonları

Kronik orta kulak enfeksiyonları veya otitis media, orta kulakta kanserli olmayan bir cilt büyümesinin oluşmasına neden olan kolesteatom iç kulağa etki ederek baş dönmeleri, vertigo ve işitme kayıpları gibi rahatsızlıklara sebep olabilirler.

Başın hızlı hareket ettirilmesi

Özellikle yatakta dönerken, eğilirken veya başın hızlı hareket ettirilmesiyle belirtiler tetiklenir. Pozisyonel vertigo genellikle yaşlanma, baş yaralanmaları veya iç kulakla ilgili problemler sonucunda oluşur ve vertigonun en sık görülen nedeni olarak kabul edilir.

Vertigo sırasında iç kulaktaki yarım daire kanalları ve otolit organlarından beyne iletilen sinyaller bozulur ve görme ile proprioseptif duyulardan gelen bilgilerle çelişir. Bu uyumsuzluk sonucunda beyin, aslında var olmayan bir hareket algısı üretir. Dengeyi korumak için devreye giren vestibülo-oküler refleks de yanlış yönlendirilir ve gözlerde istemsiz hızlı hareketler yani nistagmus ortaya çıkar.

Aynı zamanda beyin sapındaki bağlantılar üzerinden otonom sinir sistemi etkilenir, bu da bulantı, kusma, terleme ve çarpıntı gibi bedensel tepkilere yol açar. Süreç ilerledikçe beyin, vestibüler kompansasyon denilen mekanizma ile hatalı sinyalleri baskılamaya çalışır ve diğer duyulara dayanarak dengeyi yeniden sağlamaya yönelir.

Vertigo atağı nedir?

Vertigo atağı, kişinin dönüyor ya da sallanıyor gibi hissettiği ani ve yoğun baş dönmesi nöbetleridir. Bu durum birkaç saniye sürebileceği gibi günlerce de devam edebilir. Baş dönmesine; mide bulantısı, kusma, terleme ve denge kaybı gibi belirtiler de eşlik edebilir.

Vertigo atağında ne yapılmalı?

Vertigo atağı sırasında kişi, ani baş hareketlerinden kaçınmalı, hemen oturmalı hatta mümkünse uzanmalıdır. Vertigo belirtilerini tetikleyecek kalabalık ve gürültülü ortamlardan uzaklaşılmalıdır.

Vertigo atağında yapılması gerekenler şunlardır:

  • Hemen oturmak veya uzanmak
  • Ani baş hareketlerinden kaçınmak
  • Karanlık ve sessiz bir ortam tercih etmek
  • Gözleri açık tutmak
  • Kusma hissi varsa boğulmamak için başı yana çevirmek

Vertigo Belirtileri Nelerdir?

Vertigo, çevrenin dönüyormuş gibi algılandığı bir baş dönmesi hissi ile birlikte dengesizlikle karakterizedir. Kişi baş dönmesi yaşar, denge kaybı olur, ayakta durmakta zorlanır, mide bulantı veya kusma görülebilir. Ayrıca işitme kaybı, kulak çınlaması (tinnitus), kulakta dolgunluk hissi, hareket hastalığı, baş ağrısı ve denge problemleri de ortaya çıkabilir. Diğer yandan gözlerin istemsiz olarak hızlı hareket ettiği nistagmus durumu da yaygın bir belirtidir. Bu semptomlar bir arada veya tek başına görülebilir ve altta yatan sağlık sorununa bağlı olarak şiddeti değişiklik gösterebilir.

Vertigo belirtileri şu şekildedir:

  • Baş dönmesi veya çevrenin döndüğü hissi
  • Denge kaybı veya ayakta durmakta zorlanma.
  • Mide bulantısı veya kusma.
  • Gözlerde istemsiz hareketler (nistagmus).
  • Kulak çınlaması (tinnitus).
  • İşitme kaybı veya kulakta dolgunluk hissi.
  • Baş hareketleriyle kötüleşen baş dönmesi.
  • Ciltte solgunlaşma, sararma
  • Terleme veya soğuk terleme.
  • Bulanık görme veya çift görme
  • Sersemlik hissi.
  • Ani tansiyon düşüklüğüne bağlı halsizlik.
  • Konsantrasyon güçlüğü.
  • Kulak ağrısı veya basınç hissi.

Vertigonun ilk belirtisi genellikle ani ve yoğun bir baş dönmesi hissidir; kişi, kendi etrafında veya çevresinin dönüyormuş gibi hareket ettiğini algılar. Bu dönme hissi, başın ani hareketleriyle tetiklenebilir ve beraberinde dengesizlik, sersemlik veya çevreye tutunma ihtiyacı gibi belirtilerle kendini gösterebilir.

Bazı kişilerde ilk belirtiye mide bulantısı, kusma veya kulaklarda dolgunluk hissi eşlik edebilir. Baş dönmesi çoğu zaman kısa süreli olsa da, ani ve beklenmedik şekilde ortaya çıkması hastada panik veya korku yaratabilir.

Sürekli baş dönmesi

Vertigo, en belirgin şekilde baş dönmesiyle kendini gösterir. Baş dönmesi, kişinin etrafındaki nesnelerin veya çevresinin dönüyormuş gibi hissetmesine neden olan bir durumdur. Bu his, birkaç saniyeden birkaç dakikaya kadar sürebilir. Baş dönmesi, genellikle ani hareketlerle, örneğin yataktan kalkarken ya da başı hızlıca döndürdüğünüzde daha belirgin hale gelir. Vertigo belirtileri arasında en yaygın olan baş dönmesi, günlük aktiviteleri zorlaştırabilir ve kişinin kendini sürekli olarak dengesiz hissetmesine yol açar.

Mide bulantısı ve kusma

Vertigo sırasında oluşan baş dönmesi ve denge kaybı, mide bulantısına ve hatta kusmaya neden olabilir. Kişinin yemek yemesini zorlaştıran ve genel sağlık durumunu olumsuz etkileyen bu durum özellikle 'şiddetli vertigo atakları' sırasında yaygın olarak görülür ve hastanın yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürebilir.

Denge kaybı ve yürüme zorluğu

Vertigo, dengenin ciddi şekilde bozulmasına neden olabilir. Bu denge kaybı, kişinin ayakta durmasını, yürümesini ve hatta basit hareketleri bile yapmasını zorlaştırabilir. Vertigo hastalığı belirtileri arasında yer alan denge kaybı, düşmelere ve yaralanmalara sebep olabileceğinden oldukça tehlikelidir. Vertigo atak belirtileri sırasında yaşanan bu denge kaybı, özellikle yaşlı bireylerde ciddi sorunlara yol açabilir.

Kulak çınlaması

Kulak çınlaması, vertigo ile ilişkili sık görülen semptomlardan biridir. Bu durum, genellikle iç kulaktaki problemlerden kaynaklanır ve vertigoya eşlik eder. Kulakta basınç hissi de bu semptomlara eklenebilir. Vertigo kulak çınlaması, özellikle Meniere hastalığı gibi durumlarda belirgin hale gelir ve hastanın işitme duyusunu da olumsuz etkileyebilir.

Terleme

Vertigo sırasında aniden ortaya çıkan soğuk terleme, yaygın belirtilerden biridir. Vertigo belirtileri nelerdir diye sorulduğunda terleme genellikle göz ardı edilir, ancak bu belirti, vücudun dengeyi sağlamaya çalışırken yaşadığı strese işaret eder. Bu durum, özellikle psikolojik vertigo belirtileri ile birleştiğinde, hastada ciddi bir endişe ve panik hali yaratabilir.

Görme problemleri

Vertigo sırasında görme ile ilgili sorunlar yaşanabilir. Göz kararması ve bulanık görme, vertigo atağı sırasında sıkça karşılaşılan belirtilerdir. Bu görme problemleri, vertigo hastalığı belirtileri arasında yer alır ve hastanın çevresini algılamasını zorlaştırır, bu da denge kaybını daha da artırır.

Strese bağlı vertigo belirtileri arasında da görme sorunları yer alabilir, özellikle yoğun stres durumlarında görme bulanıklığı artabilir.

Yüzde solgunluk

Vertigo atakları sırasında, yüzde solgunluk yaygın olarak görülür. Bu, vücudun aniden değişen denge durumuna verdiği bir tepkidir. Yüzde solgunluk, vücutta dolaşım problemlerinin bir işareti olabilir ve diğer servikal vertigo belirtileri ile birlikte ortaya çıkabilir.

Gözlerin kontrolsüz hareketleri

Vertigo atakları sırasında gözlerde istemsiz ve kontrolsüz hareketler meydana gelebilir. Bu duruma nistagmus adı verilir ve vertigo başlangıcı belirtileri arasında yer alır. Nistagmus, baş dönmesiyle birlikte ortaya çıkan ve görme problemlerine neden olan bir belirtidir. Periferik vertigo belirtileri genellikle bu tür göz hareketlerini içerir.

İşitme kaybı

Vertigo ile birlikte işitme kaybı da görülebilir. Periferik vertigo belirtileri arasında işitme kaybı sıkça yer alır ve genellikle iç kulakta meydana gelen bir problemden kaynaklanır. Meniere hastalığı gibi durumlar, işitme kaybının yanı sıra vertigoya neden olabilir.

Bilinç kaybı

Vertigo, nadir durumlarda bilinç kaybına yol açabilir. Bu durum, genellikle santral vertigo ile ilişkilidir ve beynin dengeyi sağlayan bölümlerinin etkilenmesi sonucu ortaya çıkar. Vertigo belirtileri nelerdir diye sorulduğunda, bilinç kaybı nadir bir belirti olarak görülse de ciddi bir durumun habercisi olabilir.

Baş ağrısı

Vertigo ile ilişkili olarak baş ağrıları da görülebilir. Santral vertigo vakalarında baş ağrısı yaygın bir semptomdur ve genellikle migrenle birlikte ortaya çıkar. Baş ağrısı, vertigo atağı sırasında yoğunlaşabilir ve hastanın genel durumunu daha da kötüleştirebilir. Yalancı vertigo belirtileri olarak adlandırılan durumlar da baş ağrısıyla karıştırılabilir.

Yutma güçlüğü ve konuşmada zorluk

Santral vertigo, vestibüler sistemden ziyade beyindeki bir sorundan kaynaklanır. Bu vertigo türünde baş dönmesinin yanı sıra yutma güçlüğü ve konuşmada zorluk görülebilir. Ayrıca uyuşma, güçsüzlük, ışık hassasiyeti gibi belirtiler ortaya çıkabilir.

Nörolojik vertigo belirtileri nelerdir?

Nörolojik vertigo, merkezi sinir sistemi kaynaklı baş dönmelerini ifade eder ve genellikle beyin sapı ve beyincik gibi yapılardaki hastalıklardan kaynaklanır. Nörolojik vertigo belirtileri şiddetli ve ani baş dönmesi, konuşma bozukluğu ve göz seyirmesi gibi belirtilerle kendini gösterebilir.

Nörolojik vertigo belirtileri şunlardır:

  • Şiddetli ve ani baş dönmesi
  • Dengesizlik ve yürüyememe
  • Çift görme
  • Konuşma bozukluğu
  • Yutma güçlüğü
  • Kol ya da bacakta uyuşma
  • Gözde istemsiz hareketler
  • Şiddetli baş ağrısı
  • El-göz uyumunda koordinasyon bozukluğu

Strese bağlı vertigo belirtileri nelerdir?

Strese bağlı vertigo belirtileri , gerçek dönme hissinden çok, sersemlik, boşlukta yürüme ya da düşecek gibi olma hisleriyle kendini gösterir. Strese bağlı vertigo, doğrudan iç kulak ya da beyin kaynaklı bir yapısal bozukluktan değil, yoğun stres, anksiyete veya panik atak gibi psikolojik faktörlerden kaynaklanan bir baş dönmesi türüdür. Bu durum genellikle "psikojenik vertigo" ya da "fonksiyonel baş dönmesi" olarak da adlandırılır.

Strese bağlı vertigo belirtileri şu şekilde görülebilir:

  • Sersemlik hali
  • Ani tansiyon düşmesi ve bayılacak gibi olma
  • Nefes darlığı ve göğüste sıkışma
  • Kaslarda gerginlik
  • Konsantrasyon bozukluğu
  • Uyku bozukluğu ve sabah kötüleşen belirtiler

Vertigo Nasıl Teşhis Edilir?

Vertigonun teşhisi aşamalı bir değerlendirme süreciyle yapılır. İlk olarak hastanın ayrıntılı öyküsü alınır; baş dönmesinin ne zaman başladığı, ne kadar sürdüğü, hangi hareketlerle tetiklendiği ve işitme kaybı, kulak çınlaması, baş ağrısı gibi eşlik eden belirtiler sorgulanır. Ardından fizik muayene ve nörolojik değerlendirme yapılır; denge, yürüme ve göz hareketleri incelenir, Dix–Hallpike manevrası ya da HINTS testi gibi özel yöntemlerle vertigonun periferik mi yoksa merkezi mi kaynaklı olduğu ayırt edilmeye çalışılır.

Gerekli durumlarda ENG/VNG, kalorik test veya posturografi gibi vestibüler fonksiyon testleri uygulanarak iç kulağın işlevi ölçülür. Ayrıca odyometri gibi işitme testleri iç kulakla ilişkili sorunları ortaya çıkarabilir. Eğer santral nedenlerden şüphelenilirse manyetik rezonans (MR) ya da bilgisayarlı tomografi (BT) gibi görüntüleme yöntemlerine başvurulur. Böylece vertigo, basit muayeneden ileri tetkiklere kadar adım adım ilerleyen bir süreçte tanımlanır.

  • Fizik muayene ve hasta öyküsü : Belirtilerin süresi, şiddeti ve tetikleyici faktörler değerlendirilir.
  • Dix-Hallpike manevrası : Benign Paroksismal Pozisyonel Vertigo (BPPV) tanısı için kullanılır. Baş hareketleri sırasında baş dönmesi ve göz hareketleri incelenir.
  • Frenzel gözlük testi : Göz hareketlerinin (nistagmus) değerlendirilmesi için özel bir gözlük kullanılır.
  • Kalorik test : İç kulağın soğuğa ve sıcağa karşı verdiği tepkiler ölçülerek vestibüler fonksiyonlar değerlendirilir.
  • Elektronistagmografi (ENG) : Göz hareketlerini kaydederek denge sistemindeki anormallikleri belirler.
  • Videonistagmografi (VNG) : Göz hareketlerini video kayıt cihazları ile detaylı bir şekilde inceler.
  • Rotasyonel sandalye testi : Sandalye hareketiyle iç kulak ve göz refleksleri değerlendirilir.
  • Posturografi testi : Denge bozukluklarının nedenini anlamak için hastanın ayakta durma stabilitesi ölçülür.
  • İşitme testleri (odyometri) : Meniere hastalığı gibi iç kulağa bağlı vertigo nedenlerini belirlemek için işitme fonksiyonları test edilir.
  • Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRG) : Beyin tümörleri, inme veya merkezi sinir sistemi hastalıklarının değerlendirilmesi için kullanılır.
  • Bilgisayarlı Tomografi (BT) : Kafa travması veya kemik yapı bozukluklarının değerlendirilmesinde yardımcı olur.
  • Kan testleri : Anemi, enfeksiyon veya metabolik sorunların vertigoya neden olup olmadığını değerlendirmek için uygulanır.

Fukuda-Unterberger Testi

Fukuda-Unterberger testi, hastanın gözleri kapalıyken olduğu yerde yürüyerek dengesini değerlendiren bir testtir. Eğer hasta yürürken belirgin bir şekilde bir tarafa doğru sapıyorsa, bu durum iç kulak veya beyindeki denge mekanizmasında bir sorun olduğunu işaret edebilir.

Dix Hallpike Testi

Dix Hallpike testi, özellikle Benign Paroksismal Pozisyonel Vertigo (BPPV) tanısı için kullanılan bir yöntemdir. Bu testte, hastanın başı belirli bir pozisyona getirilir ve vertigo belirtilerinin tetiklenip tetiklenmediği gözlemlenir. Bu yöntem, iç kulakta yerinden oynayan kristallerin varlığını tespit etmek için oldukça etkilidir.

Baş Dürtü Testi

Baş dürtü testi, hastanın başı hızlı bir şekilde bir yöne çevrildiğinde gözlerin sabit bir noktaya odaklanıp odaklanmadığını değerlendiren bir testtir. Bu test, vestibüler sistemin fonksiyonunu kontrol etmek için kullanılır. Periferik vertigo belirtileri bu testle saptanabilir, çünkü periferik vertigo genellikle iç kulakla ilişkili sorunlardan kaynaklanır.

ENG ve VNG Testleri

Elektronistagmografi (ENG), göz hareketlerini kaydederek iç kulak ve beyindeki denge merkezlerinin işlevini değerlendiren bir testtir. Bu test, göz hareketlerindeki anormallikleri saptayarak nörolojik vertigo belirtileri veya iç kulak problemlerini tespit etmeye yardımcı olabilir. ENG, vertigo ile ilişkili denge ve işitme sorunlarını derinlemesine incelemek için oldukça önemlidir.

MRI ve BT Taramaları

MRI, beynin ve iç kulağın detaylı görüntülerini sağlamak için kullanılan bir görüntüleme yöntemidir. Santral vertigo şüphesi durumunda, beyin tümörleri, inme veya diğer nörolojik durumları tespit etmek amacıyla MRI kullanılır. Bu yöntem, beyindeki yapısal anormalliklerin saptanmasında oldukça etkilidir.

CT tarama , beyin ve iç kulağın kesitsel görüntülerini sağlayan bir başka görüntüleme yöntemidir. Beyin kanamaları, tümörler veya yapısal anormallikler gibi ciddi durumların tanısında kullanılır. CT tarama, özellikle acil durumlarda hızlı ve etkili bir teşhis aracıdır.

Vestibüler Testler

Vestibüler testler, iç kulaktaki denge organlarının işlevini değerlendirmek için bir dizi özel test içerir. Bu testler arasında kalorik test, videonistagmografi (VNG) ve posturografi yer alır. Bu testler, hastanın baş dönmesi ve denge sorunlarının kaynağını belirlemeye yardımcı olabilir.

Vertigo tanısında kullanılan bu testler, altta yatan nedeni belirlemek ve uygun tedaviye yönlendirmek için hayati öneme sahiptir. Her hasta için en uygun testlerin seçilmesi, doğru tanı ve tedavi sürecinin başarısını artırır. Eğer vertigo belirtileri yaşıyorsanız, bu testlerle kapsamlı bir değerlendirme için bir sağlık profesyoneline başvurmanız önemlidir.

Vertigo Nasıl Tedavi Edilir?

Vertigo tedavisi, bu rahatsızlığa yol açan temel nedenin belirlenmesi ve bu nedene yönelik uygun tedavi yöntemlerinin uygulanması ile mümkündür. Vertigo tedavisinde amaç, baş dönmesi ve dengesizlik gibi semptomları hafifletmek veya tamamen ortadan kaldırmaktır.

Vestibüler Rehabilitasyon Terapisi

Vestibüler rehabilitasyon , vertigo ve denge bozukluklarının tedavisinde kullanılan etkili bir fizyoterapi yöntemidir. Bu terapi, dengeyi kontrol eden merkezi sinir sistemini yeniden eğitmeye yönelik özel egzersizler içerir. Vestibüler rehabilitasyon, özellikle kronik vertigo hastalarında etkilidir ve hastaların baş dönmesi ve dengesizlik sorunlarını azaltmalarına yardımcı olabilir. Terapide yapılan egzersizler, başın, gözlerin ve vücudun belirli hareketlerle nasıl kontrol edileceğini öğretir, bu sayede beyindeki denge merkezleri yeniden yapılandırılır.

Yaşam Tarzı Değişiklikleri ve Önlemler

Vertigo tedavisinde yaşam tarzı değişiklikleri önemli bir rol oynar. Hastalar, ani baş hareketlerinden kaçınmalı, yavaş hareket etmeli ve yataktan yavaşça kalkmalıdır. Strese bağlı vertigo belirtileri yaşıyorsanız, stres yönetimi tekniklerini öğrenmek ve uygulamak önemlidir. Meditasyon, yoga ve derin nefes alma egzersizleri gibi rahatlatıcı aktiviteler, stresin kontrol altına alınmasına yardımcı olabilir. Ayrıca, Meniere hastalığı gibi rahatsızlıklarda, tuzlu gıdalardan kaçınmak ve sıvı dengesini korumak için doktorun önerilerine uymak gerekir.

Psikolojik Tedavi ve Destek

Vertigonun bazı türleri, anksiyete veya depresyon gibi psikolojik faktörlerle ilişkili olabilir. Psikolojik vertigo belirtileri, genellikle stresli durumlar veya psikolojik travmalar sonucu ortaya çıkar. Bu tür vertigoların tedavisinde psikolojik destek almak, anksiyete ve depresyon gibi altta yatan sorunların çözülmesine yardımcı olabilir. Bilişsel davranışçı terapi (BDT) gibi psikoterapiler, hastaların vertigo ile başa çıkma becerilerini geliştirmesine ve semptomları hafifletmesine katkı sağlar.

Cerrahi Müdahaleler

Cerrahi müdahale, vertigo tedavisinde son çare olarak düşünülür ve genellikle ciddi altta yatan bir durum olduğunda uygulanır. Örneğin, iç kulakta bir tümör (akustik nöroma) veya yapısal bir anormallik varsa, cerrahi müdahale gerekebilir. Ayrıca, Meniere hastalığının şiddetli vakalarında, iç kulaktaki sıvı basıncını azaltmak için cerrahi prosedürler uygulanabilir. Labirentektomi veya vestibüler nörektomi gibi prosedürler, iç kulaktaki denge organlarının fonksiyonunu durdurarak vertigo ataklarını engelleyebilir.

Destekleyici Terapiler

Vertigo tedavisinde destekleyici terapiler de önemlidir. Akupunktur, bazı hastalar için vertigo semptomlarını hafifletmeye yardımcı olabilir. Ayrıca, beslenme terapisi ve bitkisel tedaviler de bazı vertigo türlerinde etkili olabilir. Örneğin, zencefilin mide bulantısını hafiflettiği bilinmektedir ve bazı vertigo hastaları tarafından kullanılır. Ancak, herhangi bir bitkisel tedaviye başlamadan önce mutlaka doktorunuza danışmalısınız.

Vertigo tedavisi, rahatsızlığın altta yatan nedenine bağlı olarak değişir. Tedavi seçenekleri arasında manevralar, ilaç tedavisi, fizyoterapi, cerrahi müdahaleler, yaşam tarzı değişiklikleri ve psikolojik destek yer alır. Her hasta için en uygun tedavi planı, semptomların şiddetine ve altta yatan duruma göre belirlenir. Eğer vertigo belirtileri yaşıyorsanız, bir sağlık uzmanına başvurarak uygun tedavi yöntemlerini öğrenmek ve sağlığınızı korumak için gerekli adımları atmak önemlidir.

Vertigo Manevrası Nedir?

Vertigo manevrası, özellikle Benign Paroksismal Pozisyonel Vertigo (BPPV) adı verilen iç kulak kaynaklı baş dönmelerinin tedavisinde uygulanan, başın belirli pozisyonlara getirilmesiyle kristallerin iç kulakta doğru konuma yerleşmesini amaçlayan fiziksel bir tedavi yöntemidir. Bu manevralar, baş dönmesini genellikle birkaç dakika içinde hafifletir ya da tamamen ortadan kaldırabilir.

Epley manevrası ve repozisyon manevraları

Benign Paroksismal Pozisyonel Vertigo, vertigonun en yaygın nedenlerinden biridir. BPPV, iç kulaktaki otolit adı verilen küçük kristallerin yerinden oynaması sonucu ortaya çıkar. Bu kristallerin doğru pozisyona getirilmesi, vertigo belirtilerini hafifletmekte oldukça etkilidir. Epley manevrası, kristallerin yeniden yerleştirilmesi için en yaygın kullanılan tekniktir. Hastanın başı ve vücudu belirli pozisyonlara getirilerek yapılan bu manevra, genellikle birkaç dakika içinde baş dönmesi belirtilerini hafifletir. BPPV’nin tekrarlaması durumunda, hastalara bu manevrayı evde de uygulayabilmeleri için talimatlar verilir.

Vertigo Egzersizleri Nelerdir?

Vertigo egzersizleri, özellikle iç kulak kaynaklı (periferik) baş dönmelerinde, dengeyi yeniden kazandırmak, baş hareketlerine karşı duyarlılığı azaltmak ve kristal yer değişimlerini düzeltmek amacıyla yapılır. Bu egzersizler, hastanın günlük yaşamda daha az baş dönmesi yaşamasına, düşme riskinin azalmasına ve denge sisteminin güçlenmesine katkı sağlar.

Brandt-Daroff Egzersizi

Brandt - Daroff egzersizi sırasında hasta oturur pozisyondan hızla yan yatar ve başını 45° yukarı çevirir. 30 saniye bu pozisyonda kalır, sonra tekrar oturur ve aynı hareketi diğer yana uygular. Günde 2–3 kez, 5 tekrar yapılabilir.

Gaze Stabilizasyonu

Bu egzersizde gözler sabit bir noktaya odaklanmışken baş sağa-sola veya yukarı-aşağı hareket ettirilir. Günlük 2–3 set önerilir.

Vertigo hastasının yapmaması gerekenler

Vertigo atağı yaşıyorsanız, yapılacak en iyi şey sessiz ve karanlık bir odada uzanmaktır. Gözlerinizi kapatmak ve derin nefesler almak mide bulantısını hafifletmeye ve dönme hissini azaltmaya yardımcı olabilir. Ayrıca stresli durumlardan kaçınmak önemlidir. Çünkü kaygı ve öfke vertigo semptomlarını daha da kötüleştirebilir.

Evde Vertigo Tedavisi

Vertigo, kişinin baş dönmesi ve dengesizlik hissetmesine yol açan bir durumdur ve günlük yaşamı oldukça zorlaştırabilir. Vertigo ataklarını azaltmak ve semptomları hafifletmek için bazı basit ama etkili yöntemler bulunmaktadır. Bu yöntemler, yaşam tarzı değişikliklerinden sağlıklı alışkanlıkların benimsenmesine kadar uzanır.

Stresi azaltmak

Stres, vertigo ataklarını tetikleyebilir. Meditasyon, yoga ve derin nefes egzersizleri ile gevşeme sağlanarak vertigo belirtileri hafifletilebilir.

Sağlıklı beslenme ve kuruyemiş tüketimi

Besinlerden alınan vitamin ve mineraller denge sistemini destekler. Özellikle ceviz, badem, fındık gibi kuruyemişler beyin sağlığı için faydalıdır ve vertigo semptomlarını azaltabilir.

D vitamini ve güneşlenme

Kısa süreli düzenli güneşlenme, vücudun D vitamini üretimini artırarak kemik ve denge sağlığını destekler. Aşırıya kaçmadan yapılan güneşlenme vertigoya karşı koruyucu olabilir.

Tuzu azaltmak ve su tüketimini artırmak

Meniere hastalığı gibi vertigo türlerinde tuz, vücutta sıvı tutulumunu artırarak atağı tetikleyebilir. Tuz kısıtlaması ve bol su tüketimi vücut dengesini destekler.

Düzenli fiziksel aktivite

Egzersiz, denge sistemini güçlendirerek vertigo ataklarını azaltır. Ancak baş hareketlerini ani yapmaktan kaçınılmalı, egzersizler yavaş ve kontrollü olmalıdır.

Baş hareketlerinden kaçınmak

Başın ani veya hızlı hareket ettirilmesi vertigoyu tetikleyebilir. Yataktan kalkarken veya pozisyon değiştirirken yavaş ve dikkatli hareket edilmelidir.

Yüksek yastık kullanımı

Yatarken başın biraz yukarıda olması gece vertigo ataklarını önleyebilir. Bu nedenle yüksek ve destekleyici yastıklar tercih edilmelidir.

Vertigo atağında hareketsiz kalmak

Baş dönmesi anında hemen oturmak veya uzanmak, düşme riskini azaltır. Sessiz ve karanlık bir odada dinlenmek semptomların hafiflemesine yardımcı olur.

Vertigo, yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebilecek bir durumdur, ancak yukarıda belirtilen yaşam tarzı değişiklikleri ve önlemlerle bu semptomları hafifletmek mümkündür. Her bireyin durumu farklı olduğundan, bu yöntemlerin etkili olup olmayacağını anlamak için bir sağlık profesyoneline danışmak en doğru adım olacaktır.

Vertigoya Ne İyi Gelir?

Vertigonun yarattığı dönme hissini azaltmak için sessiz ve karanlık bir odada hareketsiz yatmak, dönme sırasında derin nefes almak, günlük aktiviteler sırasında başı dikkatli ve yavaş bir şekilde hareket ettirmek, baş dönmesi hissedildiğinde hemen oturmak, gece uyanıldığında ışıkları açmak gibi eylemler, vertigoya iyi gelebilir.

Eğer düşme riski varsa baston kullanmak, baş iki veya daha fazla yastıkla hafifçe yükselterek uyumak, yataktan yavaşça çıkmak ve ayağa kalkmadan önce bir süre yatağın kenarında oturmak da vertigoyu hafifletir.

Vertigoya iyi gelen yöntemler şunlardır:

  • Sessiz ve karanlık bir odada hareketsiz yatmak
  • Baş dönmesi sırasında derin nefes almak
  • Başı dikkatli ve yavaş bir şekilde hareket ettirmek
  • Dönme hissedildiğinde hemen oturmak
  • Gece uyanılırsa ışıkları açmak
  • Düşme riski varsa destekleyici kullanmak
  • Başı iki veya daha fazla yastıkla hafifçe yükselterek uyumak
  • Yataktan yavaşça çıkmak
  • Ayağa kalkmadan önce bir süre yatağın kenarında oturmak

Vertigo Hakkında Sık Sorulan Sorular

Vertigo ne demek?

Vertigo, çevrenizin dönüyor veya hareket ediyormuş gibi hissedilmesidir. Temel nedeni, iç kulaktaki kristallerin normal konumlarından çıkmasıdır.

Vertigo semptomları nelerdir?

Vertigo, hareketsiz haldeyken bile dönme, eğilme veya yönelim bozukluğu hissi ile kendini gösterir. Bu his o kadar güçlü olabilir ki, kişinin düz yürümesini bile engelleyebilir. Bazı kişilerde kusma veya mide bulantısı de görülür.

Vertigo tedavi edilmezse ne olur?

Vertigo eğer tedavi edilmeyen bir sağlık probleminin sonucuysa semptomlar zamanla kötüleşebilir. Altta yatan neden tedavi edilmediğinde uzun vadede daha ciddi sağlık sorunları oluşabilir.

Vertigo ile baş dönmesi arasındaki fark nedir?

Baş dönmesi genellikle denge kaybı hissini tanımlar. Vertigo ise baş dönmesinden farklı olarak, kişinin kendisinin veya çevresinin hareket ediyormuş gibi hissetmesi durumudur. Vertigo, bulantı ya da kusma gibi belirtiler gösterebilir.

Vertigo tedavisi kalıcı mıdır?

Maalesef vertigoyu tamamen ortadan kaldırmanın ve tekrar etmesini engellemenin kesin bir yolu yoktur. Bazı kişiler vertigoyu bir kez yaşar ve tekrarlamaz. Ancak bazı kişilerde tekrarlayan vertigo atakları olabilir.

Vertigo atağı ne kadar sürer?

Bir vertigo atağı birkaç saniyeden saatlere kadar sürebilir. Şiddetli vertigonuz varsa, günlerce veya aylarca meydana gelebilir.

Vertigo kendiliğinden geçer mi?

Vertigo bazı kişilerde tedavi olmadan da iyileşebilir. Ancak tedavisi vertigonun nedenine bağlı olarak değişebilir. İlaçlar belirtileri hafifletmeye yardımcı olurken, doktorunuzu gerek gördüğünde sizi KBB uzmanına ya da denge fizyoterapistine yönlendirebilir.

Hangi durumlarda doktora başvurulmalıdır?

Baş dönmesine eşlik eden işitme kaybı, çift görme, konuşma zorluğu, görme kaybı ve uzuvlarda uyuşma varsa hemen doktora başvurmanız gerekir.

Vertigo nörolojik bir hastalık mıdır?

Santral (merkezi) vertigo, beyindeki bir sorundan kaynaklanır. Genellikle beyin sapı veya beyincik bölgesinde oluşur. Nedenleri arasında damar hastalıkları ve bazı ilaçlar yer alabilir. Bu nedenle nörolojik bir sorun olarak değerlendirilir.

Vertigo kalıtsal mıdır?

Vertigo doğrudan kalıtsal bir durum olmayabilir. Ancak çeşitli kalıtsal hastalık ve sendromların belirtisi olarak ortaya çıkabilir. Genetik faktörlerle ilişkili bazı durumlar arasında ailesel epizodik ataksi, migrenöz vertigo, bilateral vestibüler hipofonksiyon ve ailesel Ménière hastalığı bulunur.

Vertigo nasıl bir histir?

Vertigo, kişinin çevresinin veya kendisinin dönüyormuş gibi hissetmesine neden olan rahatsız edici bir histir. Bu durum, baş dönmesi, dengesizlik, mide bulantısı ve çevrenin sabit durmaması gibi hislerle birlikte ortaya çıkabilir.

Vertigo nasıl anlaşılır?

Etrafın hızlı şekilde döndüğü hissi, denge kaybı, bulantı, kusma ve gözlerin istemsiz hareketi gibi hareketlerle vertigo atağı geldiği anlaşılabilir.

Vertigo baş ağrısı yapar mı?

Vertigo, baş ağrısıyla birlikte görülebilir. Özellikle migrenle ilişkili vertigo durumlarında baş ağrısı sıkça eşlik eden bir belirtidir.

Vertigoya hangi bölüm bakar?

Vertigo şikayetleriyle ilgilenen bölüm genellikle nöroloji veya kulak burun boğaz (KBB) uzmanlığıdır. İç kulak sorunlarına bağlı vertigolar için KBB, nörolojik kökenli vertigolar için ise nöroloji uzmanına başvurulması önerilir.

İç kulak ve vertigo ilişkisi nedir?

İç kulak, dengeyi sağlayan önemli bir organdır. İç kulakta bulunan yarım daire kanalları ve otolit organları, başın hareketini ve dengesini algılar. Bu yapılarda oluşan bir problem, vertigoya neden olabilir. Özellikle iç kulaktaki kristallerin yerinden oynaması, vertigoya yol açan yaygın bir nedendir.

Vertigo denge kaybı yapar mı?

Evet, vertigo dengesizlik ve denge kaybına neden olabilir. Bu durum, kişinin ayakta durmakta veya yürümekte zorlanmasına yol açar ve düşme riski oluşturabilir. Denge kaybı, vertigonun en belirgin semptomlarından biridir.

Vertigo olanlar yediklerine dikkat etmeli mi?

Evet, vertigo semptomlarını hafifletmek için yediklerinize dikkat etmek önemlidir. Özellikle tuz tüketimini azaltmak, alkol ve kafeinden kaçınmak, sağlıklı ve dengeli beslenmek vertigo ataklarını azaltabilir.

Vertigo üzüntüden olur mu?

Stres, anksiyete ve üzüntü, vertigo semptomlarını tetikleyebilir veya şiddetlendirebilir. Psikolojik vertigo, stresli yaşam olayları veya yoğun duygusal stresin bir sonucu olarak ortaya çıkabilir.

Vertigo en çok kimlerde görülür?

Vertigo her yaşta görülebilir, ancak yaşlı bireylerde, kadınlarda ve iç kulak problemleri olan kişilerde daha yaygındır. Ayrıca, geçmişte kafa travması geçirmiş veya migren öyküsü olan bireylerde de vertigo riski artar.

Stres vertigoya neden olur mu?

Evet, stres vertigoya neden olabilir veya mevcut vertigo semptomlarını şiddetlendirebilir. Stres yönetimi teknikleri, vertigo ataklarını azaltmaya yardımcı olabilir.

Epley Manevrası nedir?

Epley manevrası, BPPV (Benign Paroksismal Pozisyonel Vertigo) tedavisinde kullanılan bir tekniktir. Bu manevra, başın belirli pozisyonlara getirilmesiyle iç kulaktaki yerinden oynamış kristallerin doğru konuma yerleşmesini sağlar. Bu teknik, vertigo semptomlarını hızla hafifletebilir.

İyi gelen vertigo hareketleri var mıdır?

Evet, özellikle BPPV kaynaklı vertigoda Epley ve Brandt-Daroff manevraları kristallerin yer değiştirmesini sağlayarak baş dönmesini azaltabilir.

Vertigo geçer mi?

Çoğu vertigo türü doğru tanı ve tedaviyle kontrol altına alınabilir veya tamamen geçebilir. Kronik durumlarda ataklar tekrarlasa da şiddeti azaltılabilir.

Vertigo kaç gün sürer?

Vertigo türüne göre değişir; BPPV atakları saniyeler-saatler sürerken, vestibüler nörit gibi bazı durumlarda birkaç gün hatta hafta sürebilir.

Vertigo genetik mi?

Bazı vertigo türlerinde (özellikle Meniere hastalığı) genetik yatkınlık olduğu düşünülmektedir. Ancak çoğu vertigo türü çevresel ve yapısal nedenlere bağlıdır.

Vertigo için ilaç var mı?

Evet, baş dönmesini azaltmak, mide bulantısını önlemek ve dengeyi düzenlemek için kullanılan çeşitli ilaçlar (örneğin betahistin, dimenhidrinat) mevcuttur.

Acıbadem Web ve Yayın Kurulu tarafından hazırlanmıştır. Güncellenme Tarihi: 11 Kasım 2025 Salı Yayımlanma Tarihi: 23 Haziran 2025 Pazartesi
Bu içeriği ortalama 10 dakikada okuyabilirsiniz.

Birimin Tüm İlgi Alanları

Tıbbi Birimler

Bize Ulaşın

Bilgi talepleriniz için aşağıdaki formu doldurabilirsiniz.

Acıbadem Sağlık Grubu olarak size daha iyi ve kaliteli bir hizmet sunabilmemiz için istek, öneri, teşekkür ve şikayetlerinizi aşağıdaki formu doldurarak ya da 444 55 44 numaralı telefondan tarafımıza ulaşarak bildirebilirsiniz.

Devamı
Devamı
Güvenlik Kodu

KİŞİSEL VERİLERİN ELDE EDİLMESİ VE İŞLENMESİ HAKKINDA AYDINLATMA METNİ

Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş. ile EK-1’de listelenen hâkim ve bağlı şirketleri (her biri ayrı ayrı “Şirket”, hepsi birlikte “Şirketler” olarak anılacaktır.) tarafından, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“Kanun”) ve ilgili mevzuat kapsamında Veri Sorumlusu sıfatıyla, elde edilen genel nitelikli ve/veya özel nitelikli kişisel verileriniz (sağlık verileri dâhil ancak bununla sınırlı olmamak üzere) (“Kişisel Veri”), aşağıda açıklanan çerçevede ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu, 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, Uzaktan Sağlık Hizmetlerinin Sunumu Hakkında Yönetmelik, Özel Hastaneler Yönetmeliği, Sağlık Bakanlığı düzenlemeleri ve sair mevzuata uygun olarak işlenebilecektir.

I. Kişisel Veri’lerin Elde Edilmesi, İşlenmesi ve İşleme Amaçları

Kişisel Veri’leriniz sağlanmakta olan kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbî teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amaçlarıyla ve Şirket’in faaliyet konularına uygun düşecek şekilde sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik (internet sitesi, mobil uygulamalarımız, çağrı merkezi gibi) kanallar aracılığıyla elde edilmektedir. Kişisel Veri’leriniz, Şirket tarafından aşağıda yer alanlar dâhil ve bunlarla sınırlı olmaksızın, faaliyet konusuna uygun olduğu ölçüde, bu maddede belirtilen amaçlar ile bağlantılı ve ölçülü şekilde işlenebilmektedir:

Elde edilen her türlü Kişisel Veri, Kanun’un 5. ve 6. maddelerinde belirtilen Kişisel Veri işleme şartları uyarınca; aşağıdaki amaçlar ile işlenebilecektir:

Uzaktan sağlık hizmeti almanız halinde bu kapsamda elektronik ortam (internet sitemiz ve/veya mobil uygulamamız) aracılığıyla elde edilen Kişisel Veri’leriniz, yukarıda belirtilen Kişisel Veri işleme amaçlarına ek olarak aşağıdaki amaçlar ile işlenebilecektir:

İlgili mevzuat uyarınca elde edilen ve işlenen Kişisel Veri’leriniz, tarafımıza ait fiziki arşivler ve/veya bilişim sistemlerine nakledilerek, hem dijital ortamda hem de fiziki ortamda muhafaza altında tutulabilecektir.

II. Kişisel Verilerin Aktarılması

Kişisel Veri’ileriniz, Kanun ve sair mevzuat kapsamında ve yukarıda yer verilen amaçlarla ilgili Şirket tarafından,  (i) özel sigorta şirketleri, (ii) T.C. Sağlık Bakanlığı ve bağlı alt birimleri, Sosyal Güvenlik Kurumu, T.C. İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü ve sair kolluk kuvvetleri, T.C. İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü, Türkiye Eczacılar Birliği, Mahkemeler ve her türlü yargı makamı, (iii) yetki vermiş olduğunuz temsilcileriniz ve avukatlar, (iv) vergi ve finans danışmanları ve denetçiler de dâhil olmak üzere danışmanlık aldığımız üçüncü kişiler, (v) düzenleyici ve denetleyici kurumlar ve resmi merciler, (vi) sağlık hizmetlerimizi geliştirmek veya yürütmek üzere işbirliği yaptığımız iş ortaklarımız ve EK-1’de yer alan Şirketlerle paylaşılabilecektir ve (vii) sosyal medya hesaplarımız veya ilgili mesaj uygulamaları üzerinden mesaj paylaşımı yapmanız veya internet sitelerimiz üzerinden canlı destek almanız halinde paylaşacağınız bilgileriniz ve beyan ettiklerinizle sınırlı olarak Kişisel Veri’leriniz ilgili sosyal medya hesabının veya mesaj uygulamasının sahibi yurtiçinde ya da yurtdışında mukim diğer veri sorumlusu gerçek ve/veya tüzel kişiler tarafından işlenebilecektir.

III. Kişisel Veri Elde Etmenin Yöntemi ve Hukuki Sebebi

Kişisel Veri’leriniz, her türlü sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik ortamda, yukarıda yer verilen amaçlar ve Şirket’in faaliyet konusuna dâhil her türlü işin yasal çerçevede yürütülebilmesi ve bu kapsamda Şirket’in akdi ve kanuni yükümlülüklerini tam ve gereği gibi ifa edebilmesi için toplanmakta ve işlenmektedir. İşbu kişisel verilerinizin toplanmasının hukuki sebebi;

Kanun’un 6. maddesi 3. fıkrasında da belirtildiği üzere sağlık ve cinsel hayata ilişkin kişisel veriler ise ancak kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbı teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amacıyla, sır saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler veya yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından ilgilinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir.

IV. Kişisel Verilerin Korunmasına Yönelik Haklarınız

Kişisel Veri’lerinizin korunmasına yönelik haklarınız Kanun’un 11. maddesi ve ilgili mevzuatlar uyarınca aşağıda belirtilen haklara sahipsiniz:

Mezkûr haklarınızdan birini ya da birkaçını kullanmanız halinde ilgili bilgi tarafınıza, açık ve anlaşılabilir bir şekilde yazılı olarak ya da elektronik ortamda, tarafınızca sağlanan iletişim bilgileri yoluyla, bildirilir.

V. Veri Güvenliği

Şirketler, Kişisel Veri’lerinizi bilgi güvenliği standartları ve prosedürleri gereğince alınması gereken tüm teknik ve idari güvenlik kontrollerine tam uygunlukla korumaktadır. Söz konusu güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak muhtemel riske uygun bir düzeyde sağlanmaktadır.

VI. Şikâyet ve İletişim

Kişisel Veri’leriniz teknik ve idari imkânlar dâhilinde titizlikle korunmakta ve gerekli güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak olası risklere uygun bir düzeyde sağlanmaktadır.

Kanun kapsamındaki taleplerinizi, https://www.acibadem.com.tr/acibademonline/images/Ac%C4%B1badem_Veri_Sahibi_Basvuru_Formu.pdf internet adresindeki “Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Tic. A.Ş. Veri Sahibi Başvuru Formu” nu doldurarak;

i. Atatürk Mahallesi, Feza Sokak, No:3 İç Kapı No:8 K:12 Ataşehir, İstanbuladresine kargo ile ıslak imzanızı taşıyan bir dilekçe ile “Kurumsal Sekretarya” departmanı dikkatine Zarfına “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Kapsamında Bilgi Talebi” yazarak,

ii. Noter kanalıyla,

iii. acibademsaglik@hs02.kep.tr adresine güvenli elektronik ya da mobil imzalı olarak, kayıtlı elektronik posta adresi veya sistemimizde kayıtlı elektronik e-posta adresiniz aracılığıyla,

iv. Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş.’ne hitaben yazdığınız dosyayı güvenli e-imza ile imzalayarak kisiselveri@acibadem.com adresine e-posta’nın konu kısmına “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Bilgi Talebi” yazarak veya

v. Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun belirleyeceği diğer yöntemlerle iletebilirsiniz.

EK-1: Şirket’lerin listesi;

 

YUKARI
İçindekiler