Lazarus refleksi ve Lazarus sendromu, hastaların beyin ölümü gerçekleştikten sonra istemsizce kollarını sarılır pozisyona getirdiği bir durumdur. Beyin fonksiyonlarının sona ermesinden ya da kalp durmasından sonra görülebilir ancak yaşam belirtisi değildir. Lazarus refleksi genellikle sinir sisteminin alt bölümlerinden kaynaklanır. Bazı durumlarda kalp masajı sonrası spontan gelişim geri dönebilir ancak bu durum geçicidir. Lazurus refleksi organ bağışı için bir engel değildir. Ancak hasta yakınlarına yanlış anlaşılmaları ortadan kaldırmak için bu durumun neden meydana geldiği sakince anlatılmalıdır.
Lazarus etkisi olarak da bilinen lazarus refleksi, beyin ölümü gerçekleşmiş hastalarda görülen istemsiz kol ve bacak hareketleridir. Kolların göğse doğru çekilmesi ve ardından çapraz biçimde açılması şeklinde görülür. Ortaya çıkan durum, dışarıdan bakıldığında kişinin bilinçli hareket ettiği izlenimi yaratabilir.
Refleksin tetiklenmesi, omurilikte kalan elektriksel aktivitenin belirli uyarılara yanıt vermesi sonucu olur. Hareketler tamamen omurilikten kaynaklanır, beyin işlevsiz olduğu için bilinçli bir tepki değildir.
Tıbbi ekip, Lazarus etkisini gördüğünde paniğe kapılmadan durumu nörolojik açıdan değerlendirir. Özellikle organ bağışı süreçlerinde refleksin doğru şekilde açıklanması, hasta yakınlarının kafa karışıklığını önlemek açısından büyük önem taşır.
Lazarus Refleksi Neden Olur?
Lazarus refleksinin en önemli nedeni beyin ölümü sonrası bile omurilikteki bazı devrelerin çalışmaya devam etmesidir. Kaslara sinyal iletilir ve istemsiz hareketler ortaya çıkar. Omurgada bulunan omurilik refleksi, kasların kısa süreli elektriksel uyarımlara yanıt vermesini sağlar.
Yoğun bakım cihazlarından gelen uyaranlar da refleksleri tetikleyebilir. Nadiren de olsa hipoksi nedenine bağlı sinirsel değişiklikler etkili rol oynayabilir. Ortaya çıkan refleks, beynin işlevini geri kazandığı anlamına gelmez.
Aşağıda sık görülen Lazarus Refleksi nedenleri yer alır:
Beyin ölümü sonrası omurilikteki sinir devreleri bir süre daha çalışmaya devam eder.
Omurilik refleksi, kasların istemsiz biçimde hareket etmesine yol açar.
Yoğun bakım cihazlarından gelen elektriksel veya mekanik uyaranlar hareketleri tetikleyebilir.
Hipoksi nedeniyle sinir sisteminde oluşan değişiklikler reflekslerin ortaya çıkmasına katkı sağlayabilir.
Kasların elektriksel uyarıya karşı duyarlılığı artabilir ve ani kasılmalara neden olabilir.
Ortaya çıkan hareketler bilinçli değildir ve hastanın yaşadığı anlamına gelmez.
Lazarus Sendromu (Lazarus Etkisi) Nedir?
Lazarus fenomeni, CPR sonlandırıldıktan sonra kalbin kendiliğinden tekrar çalışmaya başlamasıdır. Tıp literatüründe dirilme sendromu olarak da adlandırılır. Yaşanan olay, otomatik dolaşımın kendiliğinden geri dönmesi (ROSC) ile açıklanır.
CPR sonrasında, kalp masajı durdurulduktan birkaç dakika sonra görülür. Hastanın kısa süreli olarak dolaşımı geri gelebilir. Kalp sağlığı açısından tam olarak iyileşme sağlanmaz.
Lazarus Sendromunun Olası Nedenleri Nelerdir?
Sendromun olası nedenleri arasında gecikmiş ilaç etkisi önemli bir rol oynar. CPR sırasında uygulanan adrenalin ve diğer ilaçlar geç etki gösterebilir. Mekanik olarak kalbe uygulanan basının aniden sonlanması, otomatik dolaşımın geri dönmesi sürecini tetikleyebilir.
Hipoksiye bağlı metabolik değişiklikler de ROSC ihtimalini artırabilir. Kardiyopulmoner resüsitasyon (CPR) esnasında gelişen hava basıncı değişiklikleri bir başka açıklamadır. Refleksin görülme sıklığı yoğun bakım koşullarına, hastanın omurilik fonksiyonlarının durumuna ve uygulanan tıbbi prosedürlere bağlı olarak değişiklik gösterebilir.
Lazarus etkisi genellikle mekanik ventilasyonun devam ettiği, beyin sapı reflekslerinin tamamen kaybolduğu ve beyin ölümünün nörolojik testlerle kesinleştiği durumlarda ortaya çıkar. Omurilikteki sinir yolları, beyinle bağlantısı kesilmiş olsa bile bir süre daha refleks yanıtlar verebilir.
Tıp alanında Lazarus refleksinin iyi anlaşılması hem etik hem de hukuki açıdan büyük bir sorumluluk taşır. Organ bağışı süreçlerinde Lazarus etkisinin görüldüğü anlarda, sağlık ekibinin aileye durumu açık ve sakin bir dille anlatması gerekir. Aksi halde görülen hareketler, umut verici bir işaret olarak algılanabilir ve karar sürecini zorlaştırabilir.
Refleks, beyin ölümü tanısının geçerliliğini etkilemez. Tanı nörolojik bir muayene sonrası konularak beyin sapı reflekslerinin incelenmesi ve gerekirse beyin kan akımı testleriyle gerçekleştirilir. Lazarus etkisi, tıbbi olarak ölümün gerçekleştiği gerçeğini değiştirmeyen, omuriliğin kısa süreli ve istemsiz bir yanıtı olarak ortaya çıkar.
Lazarus Refleksi ve Lazarus Sendromu Arasındaki Temel Farklar
Lazarus refleksi, istemsiz kas hareketlerini ifade ederken Lazarus sendromu kalbin yeniden çalışmasıdır. Refleksler omurilik aracılığıyla gelişirken sendrom kalp-dolaşım sistemi ile ilgilidir. Kas ve sinir hastalıkları bölümü Lazarus refleksi ve Lazarus sendromu ile ilgilenir.
Refleks daha çok yoğun bakım ortamlarında gözlenir. Sendrom ise CPR (kalp masajı) sonrası ortaya çıkabilir ve oldukça nadir görülür. CPR sonrası hastanın bir süre daha moniterize edilmesi, olası Lazarus sendromu vakalarının gözden kaçmaması açısından tıbbi protokollere dahil edilmiştir.
Yaşanması olası iki farklı durumun isim benzerliği, tıp dışındaki kişiler için zaman zaman kafa karıştırıcı olabilir. Ancak aralarındaki farkın net şekilde anlaşılması, özellikle acil servis ve yoğun bakım uygulamalarında doğru yaklaşımı belirlemek açısından kritik öneme sahiptir. Lazarus refleksi nörolojik bir olayken Lazarus sendromu ise kardiyak bir fenomendir.
Aşağıdaki tabloda Lazarus refleksi ve Lazarus sendromu arasındaki temel farklarla ilgili bilgiler yer alır:
Özellik
Lazarus Refleksi
Lazarus Sendromu
Tanım
Beyin ölümü sonrası görülen istemsiz kas hareketleridir.
CPR sonlandırıldıktan sonra otomatik dolaşımın geri dönmesi durumudur.
Neden
Omurilik refleksi ve sinirsel uyarılar.
Gecikmiş ilaç etkisi, hava basıncı değişiklikleri veya dolaşımın spontan geri dönmesi.
Görülme Yeri
Genellikle yoğun bakım ve beyin ölümü tanısı konmuş hastalarda.
Kardiyopulmoner resüsitasyon (CPR) sonrasında.
Klinik Anlamı
Hastanın yaşadığı anlamına gelmez, bilinçdışı bir harekettir.
Dolaşımın geçici olarak yeniden başlamasıdır.
Süreklilik
Sadece kısa süreli kas hareketleriyle sınırlıdır.
Dolaşımın geri dönmesi, nadiren kalıcı olabilir.
Diğer Adı
Lazarus sign
Lazarus fenomeni, dirilme sendromu
Lazarus Refleksi ve Sendromu Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Lazarus refleksi hastanın yaşadığı anlamına mı gelir?
Refleks beynin kontrolünde değildir. Omurilikten kaynaklanan otomatik bir harekettir. Beyin ölümü gerçekleşmiş olsa bile görülebilir.
Beyin ölümü tanısı konmuş bir hastada neden refleksler görülür?
Omurilik beyin ölümü sonrası bir süre işlevini sürdürebilir. Beyin ölümü istemsiz kas hareketlerine yol açar.
Lazarus sendromu ne kadar sıklıkla görülür?
Oldukça nadir görülen bir durumdur. Tıp literatüründe az sayıda vaka bildirilmiştir.
CPR durdurulduktan sonra ne kadar süre beklenmelidir?
En az 10 dakika izleme önerilir. Bu sürede spontan dolaşımın geri dönme ihtimali değerlendirilir.
Lazarus refleksi organ bağışını etkiler mi?
Organ bağışı için esas kriter beyin ölümü olur. Refleks hareketleri durumu değiştirmez.
Lazarus sendromu sonrası hastalar tamamen iyileşebilir mi?
Çoğu durumda geri dönüş kalıcı olmaz. Nadiren bazı hastalar yaşama dönebilir.
Bu olaylara neden İncil'deki "Lazarus" ismi verilmiştir?
İncil’de Lazarus’un ölümden dirilmesi anlatılır. Benzetme, ölüm sonrası görülen hareketlerle ilişkilendirilmiştir.
Lazarus refleksi sırasında hasta acı hisseder mi?
Hasta acı hissetmez. Çünkü beyin fonksiyonları tamamen durmuş durumdadır.
Lazarus sendromunun yasal sonuçları var mıdır?
Yanlış ölüm bildirimi veya tıbbi sorumluluk tartışmalarına yol açabilir. Ortaya çıktığında dikkatli bir şekilde ele alınır.
Yoğun bakımda bu tür olaylarla karşılaşılır mı?
Nadiren yoğun bakımda gözlenebilir. Beyin ölümü tanısı konmuş hastalarda ortaya çıkar.
Lazarus refleksi her beyin ölümü vakasında görülür mü?
Her hastada ortaya çıkmaz. Sadece bazı vakalarda gözlenir.
Lazarus sendromunu öngörmek mümkün müdür?
Lazarus sendromu önceden tahmin edilemez. Risk faktörleri ve CPR sonrası durumlar incelenir.
Yayınlanma Tarihi:5 Kasım 2025 Çarşamba
Güncellenme Tarihi:5 Kasım 2025 Çarşamba
*Bu içeriğin
geliştirilmesinde Tıbbi Direktörlük katkı sağlamıştır.
*Web sitemizdeki bilgiler
kişi ve tedaviye yönlendirme amacı taşımaz. Tanı ve tedaviye yönelik tüm
işlemlerinizi doktorunuza danışmadan uygulamayınız. İçeriklerde Acıbadem Sağlık Grubu'nun
tedavi edici sağlık hizmetlerine yönelik bilgiler yer almamaktadır.
Her türlü soru, görüş ve önerileriniz için aşağıdaki formdan bizimle iletişime geçebilirsiniz. Talebiniz doğrultusunda Çağrı Merkezi yetkililerimiz size en kısa sürede dönüş yapacaklardır.