Yetişkinlerde Sıklıkla Görülen Cilt Problemleri
Yetişkinlerde cilt problemleri, akne, egzama, rozasea, mantar enfeksiyonları ve seboreik dermatit gibi rahatsızlıkları kapsar. Hormonal değişiklikler, stres, çevresel faktörler ve yanlış cilt bakımı bu sorunlara yol açabilir. Belirtiler arasında kızarıklık, kaşıntı, pullanma, kuruluk ve döküntüler yer alır.
Tanı, dermatolojik muayene ve gerekirse testlerle konur. Uygun temizlik, nemlendirme, güneş koruyucu kullanımı ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları ile önlenebilir ya da hafifletilebilir. Şüpheli durumlarda dermatoloğa başvurmak gereklidir.
- Yetişkinlerde Cilt Problemleri Nelerdir? Cilt Problemleri Belirtileri Cilt Problemlerinde Tanı Yöntemleri Yetişkinlerde Cilt Problemleri Nasıl Geçer? Cilt Sağlığını Etkileyen Faktörler Kadınlarda Cilt Problemleri ve Hormonal Dengesizlik Cilt Problemleri İçin Koruyucu Önlemler Yetişkinlerde Cilt Problemleri Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Yetişkinlerde Cilt Problemleri Nelerdir?
Yetişkinlerde cilt problemleri, sadece ergenlik dönemine özgü sanılan birçok sorunun ilerleyen yaşlarda da devam edebileceğini ya da ilk kez ortaya çıkabileceğini gösterir. Hormonal değişiklikler, stres, çevresel faktörler ve bağışıklık sistemiyle ilgili durumlar, cilt sağlığını doğrudan etkiler. Bu problemler hem fiziksel rahatsızlık verebilir hem de sosyal yaşamı olumsuz etkileyebilir.
Yetişkinlerde en yaygın görülen cilt problemleri şunlardır:
- Akne (sivilce)
- Egzama (atopik dermatit)
- Rozasea (gül hastalığı)
- Kontakt dermatit
- Mantar enfeksiyonları
- Seboreik dermatit
Akne (Sivilce)
Yetişkinlik döneminde görülen akne, özellikle çene, yanak ve boyun bölgesinde yoğunlaşır. Kadınlarda adet döngüsü, hamilelik veya doğum kontrol hapı kullanımı gibi hormonal değişikliklere bağlı olarak daha sık görülür. Stres, bağışıklık sistemini etkileyerek akne oluşumuna katkı sağlar. Ayrıca gözenekleri tıkayan kozmetik ürünler, yüksek glisemik indeksli besinler ve genetik yatkınlık da akneyi tetikleyen başlıca faktörler arasındadır.
Egzama (Atopik Dermatit)
Egzama, cildin kuruması, kaşınması ve zamanla iltihaplanmasıyla seyreden kronik bir cilt hastalığıdır. Yetişkinlerde genellikle boyun, dirsek içleri ve el bileklerinde görülür. Genetik faktörlerin yanı sıra alerjen maddelere maruz kalma, kuru hava, deterjan gibi tahriş edici kimyasallar ve yoğun stres egzamanın ortaya çıkmasına veya alevlenmesine neden olabilir. Egzamalı ciltte bariyer işlevi bozulduğu için dış etkenlere karşı daha savunmasız hale gelir.
Rozasea (Gül Hastalığı)
Rozasea, özellikle yüzün orta bölümünde görülen kronik ve ilerleyici bir cilt hastalığıdır. Kızarıklık, sıcaklık hissi, damarların belirginleşmesi ve sivilce benzeri lezyonlarla karakterizedir. Güneşe maruz kalma, sıcak içecekler, baharatlı yiyecekler, stres ve alkol gibi tetikleyiciler belirtileri şiddetlendirebilir. Rozasea, ileri evrelerinde burun çevresinde kalınlaşma ve gözlerde kuruluk gibi şikâyetlere yol açabilir.
Kontakt Dermatit
Kontakt dermatit, cildin bir maddeyle doğrudan teması sonrası gelişen tahriş veya alerjik reaksiyondur. Bu durum genellikle sabun, deterjan, parfüm, nikel, lateks gibi maddelerle temas sonrası ortaya çıkar. Temas edilen bölgede kızarıklık, kaşıntı, yanma, kabarcık ve soyulma gibi belirtiler görülebilir. Alerjik kontakt dermatit, bağışıklık sisteminin aşırı duyarlılığı sonucu gelişirken; irritan kontakt dermatit fiziksel veya kimyasal tahrişe bağlıdır.
Mantar Enfeksiyonları
Mantar enfeksiyonları, sıcak ve nemli ortamlarda kolayca çoğalabilen mantar türlerinin neden olduğu cilt problemleridir. En sık ayak parmak araları, kasık bölgesi, koltuk altı ve cilt kıvrımlarında görülür. Terli kıyafetlerin uzun süre giyilmesi, ortak kullanılan havlu ve terlik gibi eşyalar, halka açık duş alanları mantarın bulaşma riskini artırır. Belirtiler arasında kaşıntı, kızarıklık, döküntü, kötü koku ve pullanma yer alır.
Seboreik Dermatit
Seboreik dermatit, genellikle saçlı deri, kaşlar, burun kenarları ve kulak arkasında ortaya çıkan, pullanma ve kızarıklıkla seyreden kronik bir cilt rahatsızlığıdır. Malassezia adı verilen mantarın aşırı çoğalması, genetik yatkınlık, stres, soğuk hava koşulları ve bağışıklık sisteminin zayıflaması bu durumun başlıca nedenleri arasında yer alır. Yağlı ve kepekli bir görünümle birlikte, rahatsız edici kaşıntıya da neden olabilir.

Cilt Problemleri Belirtileri
Cilt problemleri belirtileri, altta yatan rahatsızlığın türüne göre farklılık gösterebilir. Bazı belirtiler hafif ve geçici olabilirken, bazıları kronikleşerek yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilir. Cildin yapısında, renginde, dokusunda veya hissedilen duyularda meydana gelen değişiklikler, genellikle bir cilt sorununa işaret eder. Bu belirtiler erken fark edilip değerlendirilmediğinde, ilerleyerek daha ciddi cilt hastalıklarına dönüşebilir.
Cilt problemi belirtileri şu şekilde sıralanabilir:
- Kızarıklık
- Kaşıntı
- Pullanma
- Deride kuruluk
- Döküntü
- Su dolu kabarcıklar
- Yanma hissi
- Ciltte şişlik veya kabarıklık
- Deride çatlama
- İltihaplanma
- Cilt renginde değişiklik
- Kepeklenme
- Ağrılı lezyonlar
- Ciltte kalınlaşma
- Göz çevresinde hassasiyet
- Açık veya kapalı komedonlar (siyah nokta, beyaz nokta)
Cilt Problemlerinde Tanı Yöntemleri
Cilt problemlerinde tanı, hastanın öyküsü ve fiziksel muayene ile başlar. Dermatolog, ciltteki belirtileri değerlendirerek hastalığın türünü, yaygınlığını ve olası nedenlerini belirlemeye çalışır. Gerekli durumlarda tanıyı netleştirmek veya diğer hastalıkları dışlamak için bazı laboratuvar ve görüntüleme testleri uygulanabilir.
Dermatolojik Muayenede Hangi Testler Uygulanır?
Dermatolojik değerlendirme sırasında kullanılan başlıca test ve yöntemler şunlardır:
- Dermoskopi: Cildin büyütülerek incelmesini sağlar, özellikle benlerin ve pigmentli lezyonların değerlendirilmesinde kullanılır.
- Wood ışığı muayenesi: Cildin özel bir ultraviyole ışık altında incelenmesini sağlar, mantar enfeksiyonları, vitiligo gibi hastalıkların tanısında kullanılır.
- Cilt sürüntüsü ve kültürü: Bakteri, mantar veya virüs varlığını araştırmak için yapılır.
- Yama testi (patch testi): Alerjik kontakt dermatit şüphesi varsa, temas edilen maddelere karşı cilt reaksiyonu ölçülür.
- Kan testleri: Bağışıklık sistemiyle ilgili hastalıklar, enfeksiyonlar ya da otoimmün bozuklukların değerlendirilmesinde kullanılır.
Alerji Testleri ve Cilt Biyopsisi Ne Zaman Gerekir?
Alerji testleri, özellikle nedeni bilinmeyen kaşıntı, döküntü veya tekrarlayan egzama durumlarında uygulanır. Ciltte temas sonrası gelişen reaksiyonların saptanmasında yama testi tercih edilir. Gıda, polen veya ilaç gibi sistemik alerjenlere bağlı cilt problemleri için kan testleri veya prick testi yapılabilir.
Cilt biyopsisi, tanısı konulamayan, kronikleşen veya şüpheli lezyonlarda (örneğin deri kanseri şüphesi) tercih edilir. Lokal anestezi ile alınan küçük bir doku parçası patolojik incelemeye gönderilir. Egzama, sedef, liken planus, lupus gibi inflamatuar hastalıkların ayırıcı tanısında da biyopsi önemli bir rol oynar.

Yetişkinlerde Cilt Problemleri Nasıl Geçer?
Yetişkinlerde görülen cilt problemleri, hormonal değişiklikler, stres, çevresel etkenler ve yanlış cilt bakımı gibi çeşitli nedenlere bağlı olarak ortaya çıkabilir. Akne, egzama, rozasea, kuruluk ve lekelenme gibi sorunlar en sık karşılaşılan durumlardandır. Bu problemlerin etkili şekilde giderilmesi için öncelikle altta yatan neden belirlenmeli, ardından cilt tipine uygun tedavi ve bakım rutinleri uygulanmalıdır.
Yetişkinlerde cilt problemleri şu yollarla geçebilir:
- Cilt tipine uygun ürünler kullanın: Yağlı, kuru ya da karma cilt tipine göre seçilen temizlik ve nemlendirme ürünleri, cilt dengesini korur ve tahrişi önler.
- Cilt temizliğini ihmal etmeyin: Günlük olarak sabah ve akşam yapılan cilt temizliği, gözeneklerin tıkanmasını ve bakteri birikimini engeller.
- Güneş koruyucu kullanın: Güneş ışınları, cilt yaşlanması ve leke oluşumunda önemli rol oynar. En az SPF 30 içeren bir güneş kremi her gün uygulanmalıdır.
- Nemlendirici kullanmayı alışkanlık haline getirin: Özellikle kuru ve hassas ciltlerde nem eksikliği, tahriş ve pullanmalara yol açar. Hafif, parfümsüz nemlendiriciler tercih edilmelidir.
- Stresten uzak durun: Stres, ciltte inflamasyonu artırabilir ve akne ya da egzama gibi sorunları tetikleyebilir. Yoga, meditasyon ya da egzersiz gibi stres azaltıcı yöntemler faydalıdır.
- Sağlıklı ve dengeli beslenin: Cilt sağlığı için antioksidanlardan zengin, işlenmiş gıdalardan uzak bir beslenme düzeni tercih edilmelidir. Özellikle A, C, E vitaminleri ve çinko cilt için önemlidir.
- Bol su tüketin: Yeterli su alımı, cildin nemli ve sağlıklı kalmasına yardımcı olur.
- Deri hastalıklarında dermatologa başvurun: Evde yapılan uygulamalar yeterli olmazsa, dermatolojik muayene ve reçeteli ilaçlar gerekebilir.
Cilt Problemleri İçin Günlük Bakım Önerileri
Cilt sorunlarının önlenmesi ve mevcut problemlerin hafifletilmesi için düzenli ve doğru bir cilt bakım rutini büyük önem taşır. Özellikle akne, siyah nokta, kuruluk veya hassasiyet gibi problemlerle başa çıkmak için her gün uygulanan bakım adımları cilt sağlığını korur ve iyileştirici etki sağlar.
Yüz Temizliği Rutini Nasıl Olmalı?
Günlük yüz temizliği, cildin yağ, kir ve makyaj kalıntılarından arındırılması açısından temel adımdır.
- Sabah ve akşam olmak üzere günde iki kez yüz yıkanmalıdır.
- Cilt tipine uygun, alkol ve paraben içermeyen bir temizleyici tercih edilmelidir.
- Nazik hareketlerle, sıcak olmayan su ile yüz yıkanmalı ve havluyla bastırmadan kurulanmalıdır.
- Temizlik sonrası tonik kullanmak, gözenekleri sıkılaştırarak cilt yüzeyini dengeler.

Hangi Cilt Bakım Ürünleri Tercih Edilmeli?
Cilt bakım ürünleri seçilirken cildin ihtiyaçları ve tipi göz önünde bulundurulmalıdır.
- Akneye eğilimli ciltler için salisilik asit, niasinamid veya benzoil peroksit içeren ürünler önerilir.
- Kuru ve hassas ciltler için hyaluronik asit, seramid ve panthenol içeren nemlendiriciler tercih edilmelidir.
- Lekeli ciltler için C vitamini, azelaik asit veya retinol içeren serumlar düzenli kullanılabilir.
- Komedojenik olmayan (gözenek tıkamayan) ürünler tercih edilmelidir.
- Haftada 1-2 kez yapılan nazik peeling uygulamaları, ölü hücrelerden arınmayı sağlar.
Güneş Kremi Kullanımı Neden Önemlidir?
Güneş koruyucu, cilt sağlığını koruyan en kritik bakım ürünlerinden biridir.
- Güneşin zararlı UVA ve UVB ışınları, erken yaşlanma, leke oluşumu ve cilt kanseri riskini artırır.
- Her mevsim, güneşli ya da kapalı havalarda dahi en az SPF 30 koruma faktörlü ürünler kullanılmalıdır.
- Güneş kremi sabah temiz cilde uygulanmalı ve dışarıda uzun süre kalınacaksa 2-3 saatte bir tazelenmelidir.
- Makyaj altında kullanıma uygun olan renksiz ve hafif dokulu ürünler günlük kullanım için idealdir.

Cilt Sağlığını Etkileyen Faktörler
Cilt, vücudun en büyük organı olarak, hem iç hem de dış etkenlerden doğrudan etkilenir. Cilt sağlığını korumak yalnızca dışarıdan yapılan bakımlarla değil, yaşam tarzı ve genel sağlık durumu ile de yakından ilişkilidir. Beslenme düzeninden uyku kalitesine, çevresel faktörlerden zararlı alışkanlıklara kadar pek çok unsur cilt görünümünü doğrudan etkiler.
Beslenme ve Su Tüketimi Cilt Üzerinde Nasıl Etkilidir?
Dengeli ve vitamin açısından zengin bir beslenme düzeni, cilt yenilenmesini destekler ve inflamasyonu azaltır. Özellikle A, C ve E vitaminleri, omega-3 yağ asitleri ve çinko gibi antioksidan ve destekleyici maddeler, cilt bariyerini güçlendirir ve yaşlanma belirtilerini geciktirir.
Yetersiz su tüketimi ise cildin kurumasına, donuklaşmasına ve hassasiyetin artmasına neden olur. Günlük yeterli miktarda su içmek, cildin nem dengesini koruyarak daha sağlıklı ve parlak görünmesine katkı sağlar.
Stres ve Uykusuzluğun Cilt Sağlığına Etkisi
Kronik stres, vücudun kortizol hormonunu artırarak ciltte yağ üretimini tetikler; bu da akne ve sivilce oluşumunu kolaylaştırır. Ayrıca stres, egzama ve sedef gibi cilt hastalıklarının alevlenmesine yol açabilir.
Uykusuzluk ise cilt yenilenme sürecini olumsuz etkiler. Gece uykusu sırasında hücre yenilenmesi gerçekleştiğinden, yetersiz uyku ciltte matlık, göz altı morlukları ve ince çizgilerin artmasına neden olur.
Sigara, Alkol ve Çevresel Kirleticilerin Cilde Etkisi
Sigara kullanımı, ciltteki kolajen ve elastin liflerini parçalayarak erken kırışıklık ve sarımtırak bir cilt tonuna yol açar. Aynı zamanda kan dolaşımını azaltarak cildin oksijenlenmesini engeller. Alkol ise vücutta su kaybına neden olur ve cildin kurumasına, kızarıklıkların artmasına sebebiyet verir.
Hava kirliliği, toz ve kimyasal maddeler gibi çevresel kirleticiler, serbest radikal üretimini artırarak ciltte leke, hassasiyet ve yaşlanma belirtilerini hızlandırır. Bu tür zararlı etkileri azaltmak için antioksidan içerikli ürünler ve düzenli temizlik uygulamaları önemlidir.
Kadınlarda Cilt Problemleri ve Hormonal Dengesizlik
Kadınlarda cilt sorunlarının temel nedenlerinden biri hormonal dalgalanmalardır. Özellikle adet döngüsü, hamilelik, doğum kontrol ilaçları ve menopoz gibi hormonal geçişler, ciltte belirgin değişimlere yol açabilir. Bu değişimler sıklıkla akne, yağlanma, hassasiyet ve leke problemleri şeklinde kendini gösterir. Hormonal dengesizlik kaynaklı cilt problemleri, yalnızca kozmetik değil, aynı zamanda sistemik bir sağlık durumu olarak ele alınmalıdır.
Regl Öncesi Akne Artışı Neden Olur?
Adet döngüsünün özellikle luteal fazında (regl öncesi dönem) progesteron ve androjen hormonları artış gösterir. Bu hormonlar, ciltteki yağ bezlerini uyararak sebum (yağ) üretimini artırır. Fazla sebum, ölü deri hücreleri ve bakterilerle birleşerek gözeneklerin tıkanmasına neden olur. Bu süreç sonucunda özellikle çene, yanak ve alın bölgesinde hormonal akne olarak adlandırılan iltihaplı sivilceler ortaya çıkar.
Ayrıca regl öncesi dönemde yaşanan stres ve bağışıklık sistemindeki dalgalanmalar da ciltte inflamasyonu artırarak akneyi şiddetlendirebilir.
Polikistik Over Sendromu (PCOS) ve Cilt Etkileri
Polikistik over sendromu (PCOS), kadınlarda hormon dengesizliğine yol açan yaygın bir endokrin bozukluktur. Bu durumda vücutta androjen (erkeklik hormonu) düzeyleri normalden yüksektir.
PCOS’un cilt üzerindeki etkileri şunlardır:
- İnatçı akneler: Özellikle çene ve çene altı gibi hormonal bölgelere yerleşen, derin ve ağrılı sivilceler görülür.
- Yağlı cilt: Artan androjen seviyesi, ciltteki yağ bezlerinin fazla çalışmasına neden olur.
- Tüylenme (hirsutizm): Yüz, çene, göğüs gibi bölgelerde istenmeyen tüylenmeler meydana gelir.
- Cilt lekeleri: Sivilcelerin iyileşmesi uzun sürebilir ve hiperpigmentasyon bırakabilir.
PCOS’un neden olduğu cilt problemlerinde yalnızca topikal ürünler yetersiz kalabilir. Hormon düzenleyici ilaçlar (örneğin doğum kontrol hapları, antiandrojenler) ve yaşam tarzı değişiklikleri genellikle daha etkili bir çözüm sağlar.
Cilt Problemlerinde Ne Zaman Doktora Başvurmalı?
Bazı cilt sorunları evde yapılan basit bakım rutinleriyle düzelebilirken, bazı durumlarda profesyonel bir dermatolojik değerlendirme şarttır. Özellikle geçmeyen, yaygınlaşan veya günlük yaşamı etkileyen cilt şikayetleri, altta yatan sistemik hastalıkların belirtisi olabilir. Bu nedenle doğru zamanda hekime başvurmak, hem cilt sağlığını korumak hem de olası komplikasyonları önlemek açısından kritik öneme sahiptir.
Ciltte uzun süre geçmeyen kızarıklıklar, döküntüler, kaşıntı veya pullanma gibi belirtiler varsa mutlaka dermatoloğa başvurulmalıdır. Ani gelişen ve hızla yayılan cilt lezyonları, şiddetli akne, irinli sivilceler, ağrılı şişlikler veya ciltte renk değişiklikleri de hekime görünmeyi gerektirir. Ayrıca, kullanılan cilt bakım ürünlerine karşı gelişen alerjik reaksiyonlar, aşırı kuruluk ya da yanma hissi durumunda da tıbbi destek alınmalıdır.
Ciltte meydana gelen herhangi bir benin şekil, renk ya da boyut değişimi göstermesi, cilt kanserine işaret edebileceğinden acilen uzman değerlendirmesi gerektirir. Aynı şekilde, hormonal dengesizlik kaynaklı cilt sorunlarında da yalnızca kozmetik çözümler yeterli olmaz; endokrinolojik değerlendirme gerekebilir.

Cilt Problemleri İçin Koruyucu Önlemler
Cilt sorunlarını tamamen ortadan kaldırmak her zaman mümkün olmasa da, alınacak bazı koruyucu önlemler ile bu problemlerin oluşma sıklığını azaltmak ve cilt sağlığını uzun vadede korumak mümkündür. Özellikle hassas, akneye eğilimli veya kuruluğa yatkın ciltlerde, günlük yaşam alışkanlıklarında yapılacak küçük değişiklikler büyük fark yaratabilir. Bu önlemler, cildin dış etkenlere karşı daha dirençli olmasını sağlar.
Cilt problemlerinin önüne geçebilmek için şu koruyucu önlemler denenebilir:
- Günlük cilt bakımını aksatmayın: Sabah ve akşam uygulanan temizlik ve nemlendirme rutini, cildi kir, yağ ve dış etkenlerden arındırarak koruyucu bariyerin güçlenmesine yardımcı olur.
- Güneş koruyucu kullanmayı ihmal etmeyin: Güneş ışınları ciltte leke, kuruluk ve yaşlanma etkilerine yol açar. Dışarı çıkmadan önce her mevsim SPF içeren bir güneş kremi kullanılmalıdır.
- Ellerinizi yüzünüzden uzak tutun: Gün içinde ellerle yüze dokunmak, bakteri ve kirin cilde taşınmasına sebep olur; bu da gözenek tıkanıklığı ve sivilceye neden olabilir.
- Cildinizi tahriş etmeyen ürünleri tercih edin: Alkol, parfüm ve sert kimyasallar içeren ürünler, özellikle hassas ciltlerde irritasyona yol açabilir. İçeriği temiz ve dermatolojik olarak test edilmiş ürünler tercih edilmelidir.
- Makyaj malzemelerini paylaşmayın ve düzenli temizleyin: Fırçalar, süngerler ve diğer makyaj malzemeleri düzenli olarak temizlenmeli; başka kişilerle paylaşılmamalıdır.
- Beslenme alışkanlıklarını gözden geçirin: Şeker, işlenmiş gıdalar ve trans yağlardan zengin bir diyet ciltte yağlanma ve inflamasyonu artırabilir. Sebze, meyve, tam tahıl ve sağlıklı yağlar açısından zengin bir beslenme düzeni tercih edilmelidir.
- Yeterli su tüketin: Günde en az 1.5-2 litre su içmek, cilt nemini ve elastikiyetini korumada önemli rol oynar.
- Sigara ve alkolden uzak durun: Bu alışkanlıklar ciltte serbest radikal oluşumuna ve erken yaşlanmaya neden olur.

Yetişkinlerde Cilt Problemleri Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Yetişkinlerde en sık görülen cilt hastalıkları nelerdir?
Yetişkinlerde en yaygın görülen cilt hastalıkları arasında akne, egzama, sedef hastalığı, rozasea, mantar enfeksiyonları ve kontakt dermatit yer alır. Ayrıca yaşa bağlı cilt kuruluğu ve güneş lekeleri de oldukça sık karşılaşılan problemlerdendir.
Strese bağlı cilt hastalıkları nelerdir?
Stres, egzama, sedef, ürtiker (kurdeşen) ve akne gibi birçok cilt hastalığını tetikleyebilir. Ayrıca stres, cildin bağışıklık yanıtını zayıflatarak iltihaplanma riskini artırır.
Cilt hastalıkları belirtileri nelerdir?
Cilt hastalıklarının en yaygın belirtileri arasında kaşıntı, kızarıklık, döküntü, pullanma, kabarcık ve renk değişiklikleri bulunur. Bazı durumlarda ciltte ağrı, yanma hissi veya hassasiyet de görülebilir.
Cilt hastalıkları hangi organdan kaynaklanır?
Cilt hastalıkları doğrudan deri organından kaynaklanır ancak bazen karaciğer, bağırsaklar, bağışıklık sistemi ve hormonal sistem gibi iç organlarla ilişkili olabilir. Sistemik hastalıklar ciltte belirtilerle kendini gösterebilir.
Deri hastalıkları çeşitleri nelerdir?
Deri hastalıkları; enfeksiyöz (bakteriyel, viral, fungal), inflamatuar, otoimmün ve alerjik olmak üzere çeşitli gruplara ayrılır. Ayrıca iyi huylu veya kötü huylu (kanseröz) deri lezyonları da deri hastalıkları kapsamına girer.
Sık rastlanan deri lezyonları nelerdir?
Yaygın deri lezyonları arasında makül (leke), papül (kabartı), püstül (iltihaplı sivilce), vezikül (su dolu kabarcık) ve plak (geniş kızarık alan) bulunur. Bu lezyonların şekli ve yaygınlığı, altta yatan hastalığı belirlemede yol göstericidir.
Yetişkinlerde akne neden oluşur?
Yetişkin aknesi genellikle hormonal dengesizlik, stres, beslenme alışkanlıkları ve uygun olmayan cilt ürünleri kullanımına bağlı gelişir. Özellikle kadınlarda regl öncesi dönemde akne şikâyeti artabilir.
Ciltteki lekeler nasıl geçer?
Cilt lekelerinin tedavisi için güneş koruyucu, C vitamini içeren serumlar, kimyasal peeling ve bazı durumlarda lazer tedavileri uygulanabilir. Lekelerin kaynağı belirlenmeden tedaviye başlanmamalıdır.
Alerjik cilt reaksiyonları nasıl anlaşılır?
Alerjik reaksiyonlar genellikle ani başlayan kızarıklık, kabarıklık, kaşıntı ve döküntü şeklinde ortaya çıkar. Alerjene maruz kalmanın ardından belirtiler hızla gelişebilir.
Egzama ile sedef hastalığı arasındaki fark nedir?
Egzama, genellikle alerjik ve çevresel faktörlerle tetiklenen, kaşıntılı ve kuru cilt lezyonlarıyla karakterizedir. Sedef hastalığı (psoriasis) ise otoimmün kaynaklı olup kalın, gümüşi pullarla kaplı kızarık plaklara neden olur.
Cilt sağlığı için hangi vitaminler önemlidir?
A, C, D ve E vitaminleri ile çinko ve omega-3 yağ asitleri, cilt sağlığını korumada etkilidir. Bu besin öğeleri, cildin yenilenmesini destekler ve inflamasyonu azaltır.
Bize Ulaşın
Her türlü soru, görüş ve önerileriniz için aşağıdaki formdan bizimle iletişime geçebilirsiniz. Talebiniz doğrultusunda Çağrı Merkezi yetkililerimiz size en kısa sürede dönüş yapacaklardır.
