Yazı İçeriği
Üç ayrı yaş döneminde aksama Aileler nelere  dikkat etmeli?

Yaşına uygun yürümesi yoksa...

Çocuklar ortalama bir yaşında yürümeye başlıyor. 18 ay civarında serbest ve bağımsız yürüseler de beş yaşına kadar bu durum gelişim gösteriyor. Yedi yaşa gelindiğinde ise erişkinlere benzer şekilde yürümeye başlıyorlar. Yürüyüşün bir nedenle bozulmasına aksama ya da topallama denildiğini belirten Acıbadem Kadıköy Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Sefa Müezzinoğlu, “Gelişme sürecinde yaşına uygun yürüme oluşmadığı takdirde çocuğun nörolojik ve kas-iskelet sistemlerinin bir uzman tarafından incelenmesi gerekiyor. Böylece fark edilmemiş ortopedik deformiteler ve nörolojik hastalıklar yönünden incelenen çocuktaki bu sorunun başka bir hastalıkla ilişkili olup olmadığı araştırılıyor. Normal gelişim sürecinde yürümesini sağlamış çocukta ise ani veya aşama aşama gelişen yeni bir aksama, aksi ispat edilinceye kadar önem taşıyor” diyor.


Üç ayrı yaş döneminde aksama

1-3 yaş grubu: Bu yaşta çocuğun normal yürümesi tam dengelenmediğinden aksama başlangıçta gözden kaçabiliyor. Fark edilmeyen çarpmalara bağlı ağrılar ve ayakkabıya ait sorunlar problemsiz sonuçlandırılabiliyor. Ancak bu yaş grubunda eklemlerin gerçek hastalıklarının da gözden kaçırılmaması gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Müezzinoğlu, şöyle bilgi veriyor: “Toksik sinovit denilen, gribal enfeksiyondan 5-10 gün sonra kalça başta olmak üzere eklemin şişmesine bağlı geçici ve iyi sonuçlu ağrılı durumlar görülebiliyor. Ancak yine aynı yaşta görülebilen önemli eklem enfeksiyonlarıyla ayırt edilmesi için doktor takibi gerekiyor. Çünkü kemik eklem enfeksiyonlarında acil müdahale ve hastane takibi önem taşıyor. Dolayısıyla erken tanı alması sorunun ortadan kalkmasına yardımcı oluyor. Ateşle beraber seyreden aksamaların ise tam incelemeden geçmesi gerekiyor. Daha önce kalça muayenesi yeterli yapılmamış çocuklarda yürümeye başladıklarında kalça çıkığına bağlı ağrısız aksama olabiliyor. Günümüzdeki etkili kalça ultrasonografisi incelemeleri bu olasılığı azaltıyor. Bu yaş grubunda nadiren çocukluk romatizmasına ve tümoral dokulara rastlanabiliyor. Ancak bunlar takip süresinde tanımlanabiliyor. Bir-üç yaş arası çocuğun ifade eksikliği nedeniyle tanı güçleştiğinden, ailelerin yakın takibi gerekiyor.”

4-10 yaş grubu: Okula başlamayla birlikte, alt taraf yaralanmalarının arttığı bu yaşlarda; detaylı inceleme, takip ve tedaviyle genellikle sorunsuz iyileşme sağlanabiliyor. Prof. Dr. Müezzinoğlu, bu yaş grubunda dikkat edilmesi gereken durumlarından birinin kalça başının canlılığını kaybettiği Perthes hastalığı olduğunu söyleyerek, “Kalça ekleminde önemli sorunlara yol açabilecek bu durum aşamalı başlayabildiğinden, başlangıç bulguları çok silik olabiliyor. Perthes hastalığında uzun süren, aynı tarafta ağrılı aksamalarla arada iyilik hali olsa bile gittikçe kötüleşen kalça hareketlerinde değişen derecelerde ağrı ve kısıtlılık olabiliyor. Başlangıçtaki radyolojik bulguları çok silik olabileceğinden, tanı konulmasında tecrübe gerektirebiliyor. Süreç içinde ise muayene ve film bulguları belirginleşiyor. Önemli bir ortopedik durum olduğundan çocuk ortopedi uzmanlarının yakın takibi gerekiyor” diyor.

Bu yaş grubunda, dizin doğumsal kıkırdak değişikliği olan menisküs anomalileri ilk bulgularını verebiliyor. Ağrısız ses ve takılma yapabildiği gibi, normalden değişik yapıda olan kıkırdakta yüklenme ve zorlamayla birlikte ağrılı yırtıklar da oluşabiliyor. 4-10 yaş arası çocuklarda saptanan hastalıklar, çoğunlukla istirahatle takip ediliyor ancak önemli kısıtlılık yapabilen seyrek tiplerinde kıkırdağın kurtarılması için cerrahiye ihtiyaç duyuluyor. Ayrıca bu çocuklarda aşırı günlük aktivite sonucu kaslarda oluşan yorgunluğa bağlı ağrılar “büyüme ağrısı” olarak yorumlanıyor. Daha çok iki taraflı, gece artan, gündüz normal olan, dinlenme ve masajla geçen ağrılarla karşılaşılıyor. Bu düşünceyi benimsemeden önce ise diğer bütün olasılıkların elenmesi büyük önem taşıyor.

11-15 yaş grubu: Travmalara sık rastlanan bu yaş grubunda; spora bağlı yaralanmalar ciddi boyutlarda olabildiği gibi çocuklarda aktivite, beden yükü ve yüklenme arttığı için daha önce fark edilmeyen doğumsal anomalilere bağlı sorunlarla da aksama görülebiliyor. Bunların ayakta sertlik ve ağrıyla görülen kemik birleşmeleri, menisküs anomalileri olabildiğini belirten Prof. Dr. Müezzinoğlu, şu bilgileri veriyor: “Büyüme kıkırdaklarında tekrarlayan aşırı yükler nedeniyle ‘overuse’ (aşırı kullanım, yüklenme) yaralanmaları olabiliyor. Aktif spor yapan çocuklarda daha çok izlenen bu durum artan aktiviteyle artıyor. Büyüme ağrısı diye göz ardı edilen ağrıların büyük kısmı da bu gruba giriyor.”

Kıkırdaktaki yaralanmanın en az hasarla, sorun yaratmadan, çocuğu da inaktif hale getirmeden doğru tedavi edilmesi için çocuğun yaşı ve fiziki özelliklerine, yaralanmanın derecesine, eklemin çeşidine göre sürece yayarak tedavi planı yapılıyor. Çocuk sık aralıklarla kontrol edilerek aktivite tedrici arttırılarak, büyüyen çocuk eski aktivitesine kavuşturuluyor. Yine kalçanın tedrici başlayan ve aksama, yürüme bozukluğu yaratan kalça başı kayması da bu yaş döneminin seyrek izlenen ancak önemli rahatsızlıkları arasında yer alıyor. Perthes hastalığına benzer şekilde iyilik halleri olsa da gittikçe artarak, sakatlığa yol açıyor. Özellikle hızlı büyüyen, kilolu çocuklarda tekrarlayan aksama olması halinde mutlaka muayene ve tetkik yapılması gerekiyor.

Aileler nelere  dikkat etmeli?

➦ Sehpaya çarpma gibi sebebini kesin olarak bildiğiniz bir nedenle olmamışsa, topallamanın incelenmesi için doktorunuzdan yardım alın.

➦ Topallamanın başlamasından önceki süreye, saate ait bilgilerinizi gözden geçirin. Bakıcısı veya aile büyüğü yanında ise çarpma-düşme gibi travma varlığı, uykudan ağrıyla uyanma, ateş, aksamanın hızlı veya yavaş gelişmesi gibi bilgileri edinin.

➦ Çocuğu soyarak dikkatlice gözlemlediğinizde, anormal şekil, şişlik, kızarıklık, dokunduğunuzda hassasiyet ve basmamaya çalışma gibi durumların uzman kontrolü gerektirdiğini unutmayın.

➦ Küçük çocukların ayakkabılarını gözden geçirin. Ayağında vuruk, kızarıklık, ayakkabı içinde taş, astar katlanması olmadığından emin olun. Ayakkabının içine konan yüksek yapı, ayakkabının ortopedik olmasını sağlamadığı gibi düzgün yapılmamışsa ağrıya da yol açabiliyor.

➦ Çocuk aksamasını doktora götürüleceği endişesiyle sizden saklayabilir. Israrlı veya zorlayarak sormak yerine, izleyerek ve değişen sorularla cevap almaya çalışın.

➦ Doktorun, muayene sonrası tetkik isteyebileceğini düşünerek hazırlıklı gelin. Ağrı kesici ile baskılamamaya çalışın. Aksama ateşli bir durumla oluştuysa, kan alma olasılığına karşı çocuğun aç olmasına dikkat edin. Hekim önerisi dışında, kesinlikle antibiyotik tedavisine başlamayın.