- A'dan Z'ye Sağlık
- >
- İç Hastalıkları (Dahiliye)
- >
- Düşük Tansiyona Ne İyi Gelir? Tansiyon Düşmesi Belirtileri Nelerdir?
Düşük Tansiyona Ne İyi Gelir? Tansiyon Düşmesi Belirtileri Nelerdir?
Tansiyon düşüklüğü (hipotansiyon), kan basıncının 90/60 mmHg’nin altına inmesiyle tanımlanır ve baş dönmesi, bayılma, halsizlik gibi belirtilerle kendini gösterebilir. Bu durum; susuz kalma, kan kaybı, enfeksiyon, kalp-damar ya da hormonal hastalıklar, bazı ilaçların yan etkileri gibi pek çok nedenle ortaya çıkabilir. Özellikle ani pozisyon değişiklikleri, uzun süre ayakta kalmak ve aşırı sıcak ortamlar da tansiyonun aniden düşmesine yol açabilir. Düşük tansiyonu dengelemek için, tuzlu ayran, maden suyu, muz, yoğurt gibi besinler ve bol sıvı tüketimi önerilir. Evde tuzlu atıştırmalıklar tüketmek, ayakları yukarı kaldırmak ve ani hareketlerden kaçınmak faydalıdır. Özellikle hamilelik döneminde bu durum sık görülse de genellikle tehlikeli değildir; ancak baş dönmesi veya bayılma gibi belirtiler varsa doktora danışılmalıdır. Sürekli düşük tansiyon yaşayan kişilerin, altta yatan bir hastalık olup olmadığını araştırmak için iç hastalıkları uzmanına başvurması önemlidir.
- Tansiyon Düşüklüğü (Hipotansiyon) Nedir? Tansiyon Neden Düşer? Tansiyon Nasıl Düşer? Tansiyon Düşmesi Belirtileri Düşük Tansiyona Ne İyi Gelir? Tansiyon Nasıl Yükselir? Düşük Tansiyona İyi Gelen Besinler ve İçecekler Düşük Tansiyonu Dengelemek İçin Evde Uygulanabilecek Yöntemler Hamilelikte Düşük Tansiyona Ne İyi Gelir? Düşük Tansiyonu Dengelemek İçin Uzak Durulması Gerekenler Düşük Tansiyon Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Tansiyon Düşüklüğü (Hipotansiyon) Nedir?
Tansiyon düşüklüğü veya tıbbi adıyla hipotansiyon, kan basıncının normal kabul edilen referans aralıkların altına inmesi durumudur. Sistolik kan basıncının (büyük tansiyon) 90 mmHg’nin, diyastolik kan basıncının (küçük tansiyon) ise 60 mmHg’nin altında ölçülmesi genellikle hipotansiyon olarak değerlendirilir. Herkeste belirgin semptomlar göstermeyebilirken bazı kişilerde günlük yaşam kalitesini olumsuz etkileyen veya altta yatan ciddi bir sağlık probleminin işareti olabilen klinik bulgulara yol açabilir.
Hipotansiyon, özellikle baş dönmesi, bayılma ve halsizlik gibi semptomlarla kendini gösterebilir ve bu belirtiler, kişinin günlük yaşamını kısıtlayıcı nitelikte olabilir.

Düşük Tansiyon Kaç Olmalı?
Düşük tansiyonun (hipotansiyon) kaç olduğu, genellikle bireyin yaşam kalitesi, sağlık durumu ve tansiyonun düşüklüğüne bağlı olarak değerlendirilir. Ancak genel kabul gören referans aralıkları aşağıdaki gibidir:
| Tansiyon Türü | Değer (mmHg) | Açıklama |
| Sistolik (Büyük Tansiyon) | 90’ın altı | Kalbin kasılması sırasında ölçülen basınç. |
| Diyastolik (Küçük Tansiyon) | 60’ın altı | Kalbin gevşemesi sırasında ölçülen basınç. |
| Genel Kabul | 90/60 ve altı | Bu değerler veya altı genellikle düşük tansiyon olarak değerlendirilir. |
Tansiyon Neden Düşer?
Düşük tansiyon nedenleri oldukça çeşitlidir ve bu durum, bazen fizyolojik ve geçici bir sebepten ortaya çıkarken, bazen de altta yatan daha ciddi bir hastalığın bir belirtisi olabilir.
Tansiyon düşüklüğüne yol açabilecek faktörler şunlardır:
- Dehidrasyon (yetersiz sıvı alımı): Vücudun yeterli sıvı almaması durumunda kan hacmi azalır ve bu durum kan basıncı düşüklüğüne neden olabilir. Özellikle sıcak havalarda veya yoğun fiziksel aktivite sonrası dehidrasyon riski artar.
- Kan kaybı: Travma, cerrahi girişim veya gastrointestinal kanamalar gibi kan kayıpları, dolaşımdaki kan hacmini azaltarak tansiyon düşüşüne yol açabilir.
- Ciddi enfeksiyonlar: Vücudun enfeksiyona verdiği aşırı inflamatuvar yanıt, damar genişlemesine ve dolayısıyla kan basıncında düşüşe neden olabilir.
- Kalp hastalıkları: Kalp yetmezliği, bradikardi (düşük kalp hızı) veya kalp kapak hastalıkları gibi durumlar, kalbin yeterli kanı pompalayamamasına ve bunun sonucunda kan basıncında düşüşe yol açabilir.
- Endokrin bozukluklar: Tiroid bezinin az çalışması (hipotiroidi), adrenal yetmezlik (Addison hastalığı) gibi hormonal dengesizlikler, kan basıncının düzenlenmesinde rol oynayan sistemleri etkileyebilir.
- Nörolojik durumlar: Bazı sinir sistemi bozuklukları, kan damarlarının kasılma ve gevşeme reflekslerini etkileyerek tansiyon düşüklüğüne neden olabilir.
- İlaç yan etkileri: Hipertansiyon tedavisinde kullanılan antihipertansifler, depresyon tedavisinde kullanılan antidepresanlar, idrar söktürücüler (diüretikler) ve bazı kalp ilaçları, tansiyon düşmesine neden olabilecek yan etkilere sahip olabilir.
- Ani pozisyon değişiklikleri: Oturur veya yatar pozisyondan aniden ayağa kalkma, özellikle yaşlılarda veya sinir sistemi sorunları olan kişilerde ortostatik hipotansiyona yol açabilir.
- Alerjik reaksiyonlar (anafilaksi): Şiddetli alerjik reaksiyonlar, vücutta yaygın damar genişlemesine ve ani, tehlikeli tansiyon düşüşüne neden olabilir.
- Uzun süre ayakta kalmak: Özellikle sıcak ve kapalı ortamlarda uzun süre ayakta kalmak, kanın bacaklarda birikmesine ve beyne giden kan akışının azalmasına bağlı olarak tansiyon düşmesine neden olabilir.
Ortostatik Hipotansiyon
Ortostatik hipotansiyon, yatar veya oturur pozisyondan aniden ayağa kalkıldığında meydana gelen kan basıncı düşüşüdür. Bu durum, yerçekiminin etkisiyle kanın bacaklarda birikmesi ve beyne yeterli kan akışının sağlanamaması sonucu ortaya çıkar. Bu fizyolojik mekanizma, kan basıncı düşüklüğünün bir alt tipini temsil eder.
Ortostatik hipotansiyon belirtileri genellikle şu şekilde kendini gösterir:
- Baş dönmesi
- Bulanık görme
- Denge kaybı veya bayılma hissi.
Özellikle yaşlı bireylerde ve bazı nörolojik rahatsızlıkları olan kişilerde sıkça gözlemlenir.
Küçük Tansiyon Neden Düşer?
Diyastolik kan basıncı, yani küçük tansiyonun düşüklüğü, kalbin gevşeme fazındaki arteriyel basıncın azalmasıyla ilişkilidir. Bu durum, genellikle dolaşım sistemi üzerindeki çeşitli etkileşimlerle açıklanabilir.
Küçük tansiyon düşüklüğü başlıca nedenleri şunlardır:
- Susuz kalma (dehidrasyon): Vücuttaki sıvı kaybı, dolaşımdaki toplam kan hacmini doğrudan azaltarak hem sistolik hem de diyastolik kan basıncını etkiler.
- Yetersiz beslenme ve vitamin eksiklikleri: Özellikle B12 vitamini eksikliği gibi bazı beslenme yetersizlikleri, anemiye yol açarak kan hacmini ve basıncını düşürebilir.
- Hormonal dengesizlikler: Adrenal bezlerin yeterince hormon üretmemesi (Addison hastalığı) gibi endokrin bozukluklar, kan basıncı regülasyonunda önemli rol oynayan hormonların eksikliğine yol açabilir.
- Kan hacminde azalma: Akut veya kronik kan kaybı, vücuttaki toplam kan miktarını azaltarak diyastolik basıncın düşmesine neden olabilir.
- Şok durumları: Septik şok, anaflaktik şok veya kardiyojenik şok gibi durumlar, yaygın vazodilatasyona veya kalp debisinde ciddi düşüşe yol açarak küçük tansiyon düşüklüğünün en belirgin nedenlerinden biri olabilir.
- Bazı ilaçların etkileri: Özellikle nitratlar gibi damarları genişleten ilaçlar, alfa blokerler ve bazı antidepresanlar, diyastolik kan basıncını düşürücü etki gösterebilir.
- Vazodilatasyon (damar genişlemesi): Kan damarlarının aşırı genişlemesi, dolaşımdaki direnci azaltarak özellikle diyastolik kan basıncının düşmesine neden olur. Bu durum, bazı enfeksiyonlarda veya ilaç kullanımlarında görülebilir.

Tansiyon Nasıl Düşer?
Kan basıncının düşme mekanizması, kardiyovasküler sistemin temel bileşenleri olan kalp atım gücü (kalp debisi), periferik vasküler direnç (damarların çapı) ve dolaşımdaki kan hacmi arasındaki karmaşık etkileşimlerle yakından ilişkilidir. Aşağıdaki fizyolojik ve patolojik durumlar, tansiyonun düşmesine neden olabilir:
- Kan damarlarının genişlemesi (vazodilatasyon): Damarların genişlemesi, kanın akışına karşı oluşan direnci azaltır ve bu da kan basıncının düşmesine yol açar. Bu durum, enfeksiyonlar (sepsis), şiddetli alerjik reaksiyonlar (anafilaksi) veya bazı ilaçların etkisiyle meydana gelebilir.
- Kalp debisinin azalması: Kalbin her atımda pompaladığı kan miktarı olan kalp debisinin azalması, kan dolaşımına yeterli basınç uygulanamamasına neden olur. Kalp yetmezliği, bradikardi veya miyokard enfarktüsü gibi durumlar kalp debisini düşürebilir.
- Sıvı kaybına bağlı dolaşımdaki kan miktarının azalması (hipovolemi): Dehidrasyon, kanama veya aşırı idrar çıkışı gibi durumlar, kan hacmini azaltarak arteriyel basıncın düşmesine neden olur.
- Sinir sistemi bozuklukları: Otonom sinir sistemini etkileyen bazı nörolojik hastalıklar (örneğin, Parkinson hastalığı, diyabetik nöropati), kan damarlarının ve kalp atım hızının regülasyonunu bozarak tansiyon düşüklüğüne yol açabilir.
Tansiyon Düşmesi Belirtileri
Tansiyon düşüklüğünün klinik belirtileri, bireyden bireye ve hipotansiyonun şiddetine göre değişkenlik gösterebilir.
Ancak en sık karşılaşılan ve dikkat edilmesi gereken tansiyon düşmesi belirtileri şunlardır:
- Baş dönmesi veya sersemlik hissi: Beyne yeterli kan akışının gitmemesi sonucu ortaya çıkan en yaygın belirtilerden biridir.
- Bulanık görme: Gözlere yeterli kan akışının sağlanamaması sonucu geçici görme bozuklukları meydana gelebilir.
- Bayılma ya da bayılacak gibi hissetme (senkop veya presenkop): Özellikle ani pozisyon değişikliklerinde veya uzun süre ayakta kalma durumlarında görülebilir.
- Halsizlik ve yorgunluk: Vücut hücrelerine yeterli oksijen ve besin ulaşamaması nedeniyle genel bir enerji eksikliği hissi.
- Soğuk ve soluk cilt: Dolaşımın zayıflaması nedeniyle cilt renginde solukluk ve dokunulduğunda soğukluk hissedilebilir.
- Hızlı veya düzensiz kalp atışı (taşikardi veya aritmi): Kalp, düşük kan basıncını telafi etmek amacıyla daha hızlı veya düzensiz çalışabilir.
- Konsantrasyon güçlüğü: Beyin fonksiyonlarının etkilenmesiyle zihinsel netlikte azalma görülebilir.
- Mide bulantısı: Bazı bireylerde tansiyon düşüklüğüne bağlı olarak mide rahatsızlıkları yaşanabilir.
Ani Tansiyon Düşmesi Belirtileri Nelerdir?
Ani tansiyon düşüşlerinde (akut hipotansiyon) semptomlar genellikle daha şiddetli ve hızlı gelişen bir seyir izler. Bu durumlar acil tıbbi müdahale gerektirebilir.
Ani tansiyon düşmesi belirtileri şunlardır:
- Ani baş dönmesi: Şiddetli ve kontrolsüz bir baş dönmesi hissi.
- Göz kararması: Özellikle ayağa kalkarken veya aniden pozisyon değiştirirken görüş alanının geçici olarak kararması.
- Yüzün solması: Kan damarlarının daralması ve kan akışının azalması nedeniyle cilt renginde belirgin solukluk.
- Terleme: Soğuk terleme, vücudun stres tepkisinin bir göstergesi olabilir.
- Bayılma (Senkop): Bilinç kaybı ile sonuçlanan ani kan basıncı düşüşü.
- Nefes darlığı: Akut durumlarda solunum güçlüğü yaşanabilir.
- Göğüs ağrısı: Nadiren de olsa, kalp yetmezliği gibi altta yatan ciddi bir durumun belirtisi olabilir.
Düşük Tansiyona Ne İyi Gelir?
Düşük tansiyon (hipotansiyon), kan basıncının normal seviyelerin altına düşmesiyle ortaya çıkar ve baş dönmesi, halsizlik, bayılma gibi belirtilerle kendini gösterebilir. Bu durum, genellikle tehlikeli olmasa da yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilir. Özellikle uzun süreli hipotansiyonun önüne geçmek için yaşam tarzı değişiklikleri ve bazı destekleyici yöntemler uygulanabilir. Tansiyonu dengelemeye yönelik adımlar atmak, hem belirtilerin hafiflemesine hem de genel sağlığın korunmasına yardımcı olur.
Düşük tansiyona iyi gelen yöntemler şunlardır:
- Tuz tüketimini artırmak,
- Bol su içmek,
- Küçük ve sık öğünler tüketmek,
- Kafeinli içecekler tüketmek,
- Bacakları çaprazlayarak oturmak,
- Düzenli egzersiz yapmak,
- Baş seviyesini yükselterek uyumak,
- Aşırı sıcak ortamlardan kaçınmak,
- Beslenmede B12 ve folik asit takviyesi.
Tansiyon Nasıl Yükselir?
Tansiyonu yükselten faktörler arasında aşırı tuz tüketimi, fazla alkol alımı, aşırı kilo, potasyum eksikliği, fiziksel hareketsizlik, stres, sigara içmek, genetik faktörler, yaşlanma ve bazı ilaçlar bulunur. Aşırı tuz tüketimi, vücudun su tutmasına neden olarak kan basıncını artırabilir. Alkol ve sigara, damarları daraltarak tansiyonun yükselmesine yol açar. Ayrıca, fazla kilo ve fiziksel hareketsizlik de kalbin daha fazla çalışmasına neden olarak tansiyonu artırabilir.
Stres de tansiyonu yükselten önemli bir etkendir çünkü vücutta sürekli olarak daha fazla adrenalin üretir. Potasyum eksikliği, sodyum dengesini bozarak tansiyonun artmasına yol açabilir. Yaşlanma, damarların esnekliğini kaybetmesine ve dolayısıyla tansiyonun yükselmesine neden olabilir. Genetik faktörler de önemli bir rol oynar; ailede hipertansiyon öyküsü olan kişilerde bu risk daha yüksek olabilir. Ayrıca, doğum kontrol hapları ve bazı ilaçlar da tansiyon üzerinde olumsuz etkiler yaratabilir.
Düşük Tansiyona İyi Gelen Besinler ve İçecekler
Düşük tansiyon (hipotansiyon) baş dönmesi, halsizlik, yorgunluk ve konsantrasyon bozukluğu gibi belirtilerle günlük yaşamı zorlaştırabilir. Kan basıncının normal seviyenin altına düşmesiyle ortaya çıkan bu durum, doğru beslenme ve sıvı alımıyla kontrol altına alınabilir.
Düşük tansiyona iyi gelen besinler ve içecekler, hem vücudun ihtiyacı olan elektrolit dengesini sağlamaya hem de tansiyonun normal seviyelere dönmesine yardımcı olabilir. Tuzlu gıdalar, potasyum açısından zengin meyveler ve mineralli içecekler gibi doğru tercihlerle, düşük tansiyonun neden olduğu rahatsızlıkları hafifletmek mümkündür.
Düşük Tansiyona İyi Gelen Besinler Nelerdir?
Düşük tansiyon, halsizlik, baş dönmesi ve yorgunluk gibi belirtilerle yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilir. Bu durumda, doğru besinleri tüketmek tansiyonu dengelemeye yardımcı olabilir. Özellikle tuzlu, mineral ve vitamin açısından zengin gıdalar düşük tansiyonun etkilerini azaltabilir. Dengeli bir beslenme planıyla tansiyon kontrolü sağlamak mümkündür.
Düşük tansiyona iyi gelebilecek besinler şunlardır:
- Tuzlu gıdalar: Turşu, zeytin, tuzlu kraker.
- Kuru yemişler: Badem, ceviz, fındık.
- Tam tahıllar: Kepekli ekmek, yulaf.
- Et ve balık: Tavuk, somon, kırmızı et.
- Sebze ve meyveler: Muz, ıspanak, patates.
- Yoğurt ve peynir: Probiyotik içerenler.
Hangi İçecekler Düşük Tansiyonu Yükseltir?
Düşük tansiyonu dengelemek için bazı içecekler hızlı ve etkili çözümler sunar. Tuz, mineral ve kafein içeren içecekler, tansiyonu yükselterek kan dolaşımını hızlandırabilir. Düzenli olarak tüketildiğinde, bu içecekler hem tansiyonu kontrol altında tutar hem de vücudun enerji seviyesini artırır.
Düşük tansiyonu yükseltebilecek içecekler şu şekilde sıralanabilir:
- Tuzlu ayran: Sodyum kaynağıdır.
- Maden suyu: Mineraller içerir.
- Bitki çayları: Adaçayı, biberiye çayı.
- Kahve veya çay: Kafein etkili.
- Meyve suları: Nar, portakal.
- Süt: Kalsiyum kaynağı.
Düşük Tansiyonu Dengelemek İçin Evde Uygulanabilecek Yöntemler
Düşük tansiyon (hipotansiyon), baş dönmesi, halsizlik, bulanık görme ve hatta bayılma gibi belirtilerle kendini gösterebilir. Özellikle ani geliştiğinde günlük yaşamı olumsuz etkileyebilir ve kişinin enerjisini düşürebilir. Düşük tansiyonu dengelemek için evde uygulanabilecek basit ama etkili yöntemler mevcuttur. Doğru beslenme alışkanlıkları, yeterli sıvı tüketimi ve yaşam tarzında yapılan küçük değişikliklerle tansiyonu sağlıklı seviyelerde tutmak ve belirtileri hafifletmek mümkündür.
Doğal Yöntemlerle Tansiyon Nasıl Dengelenir?
Düşük tansiyon, doğru yaşam tarzı değişiklikleri ve doğal yöntemlerle kontrol altına alınabilir. Ani tansiyon düşüşlerini önlemek ve sağlıklı bir denge sağlamak için günlük alışkanlıklarınızı düzenlemek önemlidir. Bu yöntemler, hem genel sağlık durumunu iyileştirmeye hem de tansiyonun normal seviyelerde kalmasına yardımcı olur. Düzenli ve bilinçli bir yaklaşımla tansiyon kaynaklı şikayetlerin azalması mümkündür.
Düşük tansiyonu dengelemek için uygulanabilecek bazı etkili yöntemler şunlardır:
- Tuz tüketimini artırın.
- Bol sıvı tüketin.
- Az ve sık beslenin.
- Muz ve avokado gibi potasyum zengini gıdalar tüketin.
- Kafeinli içeceklerden destek alın.
- Hafif egzersizler yaparak dolaşımı artırın.
Hamilelikte Düşük Tansiyona Ne İyi Gelir?
Hamilelikte düşük tansiyonu dengelemek için öncelikle yeterli miktarda sıvı tüketimi önemlidir. Bol su içmek, vücudun ihtiyaç duyduğu hidrasyonu sağlayarak tansiyonun düzenlenmesine yardımcı olur. Ayrıca sağlıklı ve dengeli bir beslenme programı uygulamak da bu süreci destekler. Gün içinde küçük ve sık öğünler tüketmek, kan şekerinin düşmesini engelleyerek tansiyonun ani iniş çıkışlarını önler.
Ani hareketlerden kaçınmak, uzun süre ayakta kalmamak ve gerektiğinde oturup dinlenmek tansiyonu kontrol altında tutmaya yardımcı olabilir. Bu durumla başa çıkarken düzenli egzersiz ve yeterli uyku da önemli bir rol oynar.
Hamilelikte Güvenli Besin ve İçecek Önerileri
Hamilelik sırasında düşük tansiyon problemi yaşayanlar için beslenme alışkanlıkları büyük önem taşır. Güvenli ve sağlıklı besinler arasında potasyum açısından zengin gıdalar öne çıkar. Muz, avokado, patates gibi besinler hem hamilelikte tansiyonun dengelenmesine yardımcı olur hem de vücuda enerji sağlar.
Su, doğal maden suyu ve taze sıkılmış meyve suları gibi sağlıklı içecekler, sıvı ihtiyacını karşılamak için idealdir. Ancak şekerli içeceklerden uzak durulması önemlidir, çünkü bunlar kan şekerinde ani yükselmelere neden olabilir. Bunun yanında, doktorunuzun önerisiyle hafif tuzlu gıdalar tercih edilebilir.
Ayran gibi içecekler ve kraker gibi atıştırmalıklar, ani düşük tansiyon durumlarında hızlı bir destek sağlayabilir. Aynı şekilde, demir ve B12 vitamini içeren kırmızı et, balık ve yumurta gibi besinlerin tüketilmesi, kan değerlerini desteklerken tansiyonun düzenlenmesine de katkıda bulunur.
Gebelikte Tansiyon Kontrolü İçin Alınacak Önlemler
Gebelik sırasında tansiyon kontrolü sağlamak için dikkat edilmesi gereken birkaç temel nokta vardır. İlk olarak, oturur ya da yatar pozisyondan kalkarken hareketlerinizi yavaş ve kontrollü bir şekilde yapmalısınız. Ani hareketler, tansiyon düşüklüğüne ve baş dönmesine yol açabilir. Uzun süre ayakta kalmaktan kaçınarak vücudu sık sık dinlendirmek tansiyonun dengede kalmasına yardımcı olur.
Sıvı tüketimini artırmak, özellikle su içmek, dolaşımı destekleyerek tansiyonun stabil kalmasını sağlar. Giydiğiniz kıyafetlerin rahat olması ve dolaşımı engellemeyecek şekilde seçilmesi de önemlidir. Ayrıca hafif yürüyüşler ve hamilelik için uygun egzersizler yapmak, dolaşım sistemini güçlendirerek tansiyonu kontrol altında tutmaya yardımcı olur.
Beslenme düzeninizde doğal, taze ve işlenmemiş gıdaları tercih ederek vücudun ihtiyaçlarını karşılamak da oldukça faydalıdır.
Düşük Tansiyonu Dengelemek İçin Uzak Durulması Gerekenler
Düşük tansiyon (hipotansiyon), uygun şekilde yönetilmediğinde halsizlik, baş dönmesi ve bayılma gibi ciddi sorunlara yol açabilir. Dengenin korunması için yalnızca doğru besinleri tüketmek değil, aynı zamanda tansiyonu daha da düşürebilecek bazı gıdalardan ve durumlardan uzak durmak da önemlidir. Bu önlemler, tansiyonun ani düşüşlerini önlemeye ve yaşam kalitesini artırmaya yardımcı olur.
Tansiyonu Daha Da Düşürebilecek Besinler
Düşük tansiyonu olan kişiler, bazı gıdalar ve içeceklerin tansiyonu daha da düşürebileceğini unutmamalıdır. Özellikle kan basıncını etkileyen bu besinler, belirtileri şiddetlendirebilir ve günlük yaşamı zorlaştırabilir. Bu tür yiyeceklerden kaçınmak, tansiyonun dengede kalmasına yardımcı olur.
Tansiyonun normalden fazla düşmesine neden olan besinler şunlardır:
- Fazla Kafein: Kısa vadede enerji verse de uzun süreli tüketim, tansiyonu dengelemek yerine daha da düşürebilir.
- Alkol: Vücuttan sıvı kaybına neden olarak hipotansiyonu tetikler.
- Yüksek Şekerli Gıdalar: Ani kan şekeri dalgalanmaları tansiyon üzerinde olumsuz etki yaratabilir.
- Düşük Sodyum İçeren Diyet Gıdalar: Yetersiz tuz alımı, tansiyonu düşüren bir faktör olabilir.
- İşlenmiş ve Aşırı Yağlı Gıdalar: Kan dolaşımını yavaşlatarak tansiyonu olumsuz etkiler.
Düşük Tansiyon Hastalarının Kaçınması Gereken Durumlar
Düşük tansiyonu olan bireyler, bazı günlük alışkanlıklar ve durumlar tansiyonlarının daha da düşmesine neden olabileceği için dikkatli olmalıdır. Örneğin, ani hareketlerle oturur veya yatar pozisyondan hızla ayağa kalkmak, tansiyonun ani düşüşüne ve baş dönmesine yol açabilir. Benzer şekilde, aşırı sıcak ortamlarda (sauna, hamam veya sıcak hava) bulunmak, damarların genişlemesine neden olarak kan basıncını düşürebilir.
Uzun süre aç kalmak, kan şekerinin düşmesiyle birlikte tansiyonun da düşmesine sebep olabilir. Ayrıca, yoğun fiziksel aktiviteler veya yetersiz su tüketimi, vücudun sıvı ve mineral dengesini bozarak hipotansiyonu şiddetlendirebilir.
Düşük Tansiyon Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Ortostatik hipotansiyon nedir?
Ayağa kalkınca ani tansiyon düşmesidir. Baş dönmesi, sersemlik ve bayılma hissiyle kendini gösterir.
Tansiyon düşmesine ne iyi gelir?
Tuzlu ayran içmek, sıvı tüketimini artırmak fayda sağlar. Yavaş hareket etmek ve ani ayağa kalkmaktan kaçınılmalıdır.
Tansiyon düşüklüğüne ne iyi gelir?
Bol su içmek, dengeli beslenmek ve tuz tüketimini artırmak önerilir. Özellikle sabahları yataktan yavaşça kalkmak etkili olabilir.
Tansiyon düşmesi belirtileri nelerdir?
Baş dönmesi, bayılma, bulanık görme, halsizlik ve soğuk terleme en sık belirtilerdir. Nabızda hızlanma da eşlik edebilir.
Ani tansiyon düşmesi belirtileri nelerdir?
Aniden baş dönmesi, göz kararması, mide bulantısı ve bayılma hissi görülür. Bazen bilinç kaybı da yaşanabilir.
Tansiyon düşüklüğü neden olur?
Yetersiz sıvı alımı, kan kaybı, enfeksiyonlar, hormonal dengesizlikler ve bazı ilaçlar neden olabilir. Ayrıca kalp hastalıkları da etkili olabilir.
Tansiyon düşünce ne olur?
Beyne yeterli kan gitmediği için baş dönmesi ve bayılma yaşanabilir. Organlara oksijen taşınması azalırsa ciddi sorunlar gelişebilir.
Küçük tansiyon nedir?
Damarların gevşemesi sırasında ölçülen diyastolik basınçtır. Kalbin gevşeme anındaki basıncı temsil eder.
Düşük tansiyon kaçtır?
Genellikle 90/60 mmHg altı değerler düşük tansiyon olarak kabul edilir. Bu sınırların altına inmesi belirtilere yol açabilir.
Düşük tansiyon baş ağrısı yapar mı?
Evet, özellikle beyine yeterli kan gitmediğinde baş ağrısı görülebilir. Ancak yüksek tansiyona kıyasla daha az sıklıktadır.
Düşük tansiyona ne iyi gelir?
Tuzlu su, ayran, çorba gibi sıvı ve tuz içeriği yüksek gıdalar fayda sağlar. Kan dolaşımını artıracak hafif egzersiz de önerilir.
Düşük tansiyon nasıl yükseltilir?
Yatarken ayakları yukarı kaldırmak ve sıvı alımını artırmak işe yarar. Tuzlu gıdalar ve yavaş pozisyon değişimi önemlidir.
En düşük tansiyon kaçtır?
Hayati tehlike sınırı kişiden kişiye değişse de, 70/40 mmHg ve altı değerler ciddi risk taşır. Bu düzeyde acil müdahale gerekir.
Düşük tansiyon tedavisi nasıl olur?
Altta yatan neden belirlenip, gerekirse ilaç, beslenme ve yaşam tarzı değişiklikleriyle tedavi edilir. Sürekli düşüklük varsa doktor kontrolü şarttır.
Düşük tansiyon için hangi doktora gidilir?
Dahiliye (iç hastalıkları) uzmanına başvurulmalıdır. Gerekirse kardiyoloji ya da endokrinoloji de devreye girebilir.
Tansiyon düşüklüğü mide bulantısı yapar mı?
Evet, beyne ve mideye yeterli kan gitmemesi bulantıya neden olabilir. Özellikle ani düşüşlerde sık görülür.
Sürekli tansiyon düşüklüğü neden olur?
Kronik hastalıklar, hormon dengesizlikleri, beslenme eksiklikleri ve bazı ilaçlar uzun süreli düşüklüğe neden olabilir. Sürekli düşük tansiyon mutlaka tıbbi değerlendirme gerektirir.
Bize Ulaşın
Her türlü soru, görüş ve önerileriniz için aşağıdaki formdan bizimle iletişime geçebilirsiniz. Talebiniz doğrultusunda Çağrı Merkezi yetkililerimiz size en kısa sürede dönüş yapacaklardır.
