Antisosyal Kişilik Bozukluğu Nedir? Antisosyal Kişilik Bozukluğu Belirtileri Nelerdir?
Antisosyal kişilik bozukluğu, kişinin başkalarına karşı manipülatif, saldırgan ve pişmanlık duymadan zarar verici davranışlarda bulunduğu ciddi bir ruh sağlığı problemidir. Genellikle çocuklukta davranış bozukluğu olarak başlayıp yetişkinlikte devam eder. Kadınlara oranla erkeklerde ve çocukluk travmaları yaşamış kişilerde daha sık görülen antisosyal kişilik bozukluğunda genetik, biyolojik ve çevresel faktörlerin rol oynadığı düşünülür. Tanı, uzman hekimlerce psikolojik değerlendirme ve DSM-5-TR kriterleriyle konur. Kesin bir tedavi olmamakla birlikte bilişsel davranışçı terapi, ilaçlar ve destekleyici yaklaşımlar kullanılabilir.
Antisosyal kişilik bozukluğu, kişinin hiçbir şeye saygı duymadığı, başkalarının hak ve duygularını görmezden geldiği kişilik bozukluğu rahatsızlığıdır. Antisosyal kişilik bozukluğu olanlar, başkalarını kasıtlı olarak üzme, manipülatif ve sert davranma eğilimi gösterir, yaşadığı toplumun etik ve ahlak kurallarına uymayı reddeder ancak bu davranışlarından pişmanlık duymazlar. Bu kişiler, şiddete ve yasaları ihlal etmeye varan davranışlar sergileyebildikleri için suça meyilli olma ihtimalleri yüksektir.
Antisosyal kişilik bozukluğu belirtileri 15 yaşından önce davranış bozukluğu tanısı almış kişilerde daha sık görülür. Belirtileri erken yetişkinlik döneminde hayvanlara şiddet, hırsızlık ve eşyalara zarar verme gibi davranışlarla kendini göstermeye başlayabilir. İlerleyen yaşlarda daha şiddetli hale gelebilen belirtiler, 40 yaş sonrası azalma gösterebilir. Hastalığın kesin tedavisi mümkün olmasa da şiddetli semptomların azaltılması için psikoterapi ve ilaçlara başvurulabilir.
Antisosyal Kişilik Bozukluğu Neden Olur?
Antisosyal kişilik bozukluğunun kesin nedeni henüz tam olarak bilinmemekle birlikte, genetik, biyolojik ve çevresel faktörlerin bir araya gelmesiyle ortaya çıktığı düşünülür. Araştırmalar, özellikle beyin kimyasında görülen dengesizlikler, çocukluk döneminde yaşanan olumsuz deneyimler ya da travmalar ve genetik yatkınlığın antisosyal kişilik bozukluğuna neden olabileceğini gösterir.
Başlıca nedenler şunlardır:
Beyin biyolojisi: Serotonin düzeylerindeki düzensizlikler, ruh hali ve davranış kontrolünde bozulmalara yol açabilir.
Genetik faktörler: Ailede bu sendroma sahip birinin olması riski artırır. Ancak sorumlu genler henüz kesin olarak belirlenmemiştir.
Çocukluk deneyimleri: Travma, istismar veya ihmal gibi olumsuz yaşantılar bozukluğun ortaya çıkma olasılığını yükseltir.
Davranış bozukluğu öyküsü: 15 yaş öncesinde davranış bozukluğu tanısı almak, ileride antisosyal kişilik bozukluğu gelişme riskini artırır.
Sosyal ve çevresel faktörler: Akademik başarısızlık, suça karışma, cezaevi deneyimi ve madde kullanım bozuklukları bu rahatsızlıkla ilişkilendirilmiştir.
Antisosyal Kişilik Bozukluğu Belirtileri Nelerdir?
Antisosyal kişilik bozukluğunun en belirgin belirtisi, kişinin hiçbir pişmanlık duymadan başkalarının haklarını hiçe sayması ve ihlal etmesidir. Bu kişiler ben merkezcidir ve çevresine karşı duyarsızdır. Bu durum genellikle çocukluk veya ergenlik döneminde başlar ve sürekli yalan söylemek, hırsızlık yapmak, hayvanlara ya da arkadaşlarına zarar vermek, yaptığı kötü davranışlardan pişmanlık duymamak gibi davranışlarla kendini gösterir. Çocuklukta başlayan bu belirtiler ilerleyen yaşlarda daha da şiddetlenebilir ve suç işlemek gibi sonuçlar doğurabilir.
Antisosyal kişilik bozukluğu belirtileri şunlardır:
Toplumsal kuralları ve yasaları sık sık ihlal etme
Yalan söyleme, manipülasyon ve kişisel çıkar için başkalarını kullanma
Dürtüsel davranma, plan yapmadan hareket etme
Sorumluluklarını (iş, okul, aile) sürekli yerine getirmeme
Sık sık kavga etme veya saldırgan davranışlar gösterme
Başkalarının haklarına ve duygularına karşı empati eksikliği
Pişmanlık ya da suçluluk hissetmeme
Vicdan azabı çekmeden başkalarını aldatma veya istismar etme
Soğuk, ilgisiz veya duygusuz görünme
Bu belirtiler tek başına kişinin antisosyal kişilikte olduğunu göstermez, tanı sürecinin uzman psikolog ya da psikiyatrist tarafından konulması gerekir. Ancak, yoğun ve sürekli şekilde görülmesi durumunda profesyonel destek alınmalıdır.
Antisosyal Kişilik Bozukluğu Tanısı Nasıl Konur?
Antisosyal kişilik bozukluğu tanısı uzman psikolog ya da psikiyatrist tarafından Mental Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı’nda (DSM-5) yer alan tanı kriterlerine göre konar. Uzman hekim, tanı sürecinde kişinin uzun süreli davranışlarını, sosyal ilişkilerini ve geçmiş öyküsünü detaylıca değerlendirir. Bu değerlendirme sırasında hem psikolojik testler hem de görüşmelerden elde edilen bilgiler birlikte ele alınır. AKB tanısı konabilmesi için belirtilerin geçici değil, uzun süredir devam ediyor olması gerekir. Antisosyal kişilik bozukluğu asosyal kelimesi ile karıştırılmamalıdır.
Kapsamlı Klinik Görüşme
Uzman hekimle yapılan görüşmelerde kişinin davranışları, düşünce biçimleri, duygu düzeni ve sosyal ilişkileri hakkında ayrıntılı bilgi alınır. Çocukluk döneminden itibaren davranış sorunları, aile öyküsü ve varsa travmatik durumlar incelenir. Antisosyal davranışların 15 yaş öncesinden itibaren var olup olmadığı ve yetişkinlikte devam edip etmediği göz önünde bulundurulur.
DSM-5 Ölçütleri
Amerikan Psikiyatri Birliği’nin Tanı ve İstatistik El Kitabı’nda (DSM-5) belirtilen kriterler temel alınarak kişinin belirtileri değerlendirilir. Eğer kişi 15 yaşından itibaren antisosyal kişilik bozukluğu belirtileri gösteriyorsa ve aşağıdaki kriterlerden en az üçünü karşılıyorsa antisosyal kişilik bozukluğu tanısı konulabilir:
Toplumsal kurallara uymama (yasalara aykırı eylemlerde bulunma, suça karışma).
Sürekli olarak yalan söyleme, başkalarını kandırma, çıkar sağlamak için manipülasyon yapma.
Sinirlilik ve saldırganlık (sık kavga etme ya da fiziksel şiddet uygulama).
Kendi güvenliğini ya da başkalarının güvenliğini umursamama (tehlikeli davranışlar).
Sürekli sorumsuzluk (işte veya mali yükümlülüklerde devamlı başarısızlık).
Başkalarına zarar verdikten sonra pişmanlık duymama ya da kayıtsız kalma.
Antisosyal kişilik bozukluğu tanısı yalnızca 18 yaşından sonra ve yukarıdaki kriterlerin başka bir ruhsal hastalık sırasında ortaya çıkmaması durumunda konulabilir.
Antisosyal Kişilik Bozukluğu Tedavisi Nasıl Olur?
Antisosyal kişilik bozukluğu tedavisinde psikoterapi, ilaç desteği ve sosyal rehabilitasyon en sık kullanılan yöntemlerdendir. Antisosyal kişiler, sorunlarını kabul etmedikleri için tedaviye başlamaları zor olabilir. Bu nedenle tedavi sürecinin başarılı olabilmesi için hem kişinin işbirliği hem de uzman desteği önemlidir. Tedavide amaç; yıkıcı davranışları azaltmak, dürtü kontrolünü güçlendirmek ve sosyal uyumu artırmaktır.
Psikoterapi
Psikoterapi, kişinin kendi davranışlarını fark etmesi, empati duygusu geliştirmesi ve dürtü kontrolü geliştirmesi amacıyla yapılır.Terapiler bireysel ya da grupça yapılabilir ve bu süreçte kişinin sorumluluk alma becerilerinin arttırılması ve toplumsal uyumunun desteklenmesi hedeflenir.
Kullanılan psikoterapi yöntemleri şunları içerir:
Bilişsel Davranışçı Terapi ( BDT): Kişinin düşünce ve davranış kalıplarını değiştirmesi amaçlanır.
Grup terapileri: Kişinin sosyal becerilerinin geliştirilmesi amaçlanır.
Terapi uzun süren bir süreçtir ve empati geliştirme, öfke kontrolü ve sorumluluk bilinci kazandırmaya odaklanır.
İlaç Tedavisi
Antisosyal kişilik bozukluğu için hedefe yönelik bir ilaç yoktur ancak psikoterapiyi desteklemek ve anksiyete, depresyon ya da öfke kontrolü gibi sorunlarla başa çıkmak için antidepresanlar, duygudurum dengeleyiciler veya antipsikotikler önerilebilir.
Antisosyal Kişilik Bozukluğu Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Antisosyal Ne Demek?
Antisosyal, halk arasında asosyal kelimesiyle karıştırılan ve toplum içine girmeyen, insanlardan uzak duran kişiler için kullanılan bir sözdür. Ancak psikolojide antisosyal kişilik bozukluğu, toplum düzenine ve başkalarının haklarına zarar veren kişileri tanımlayan klinik bir terimdir.
Antisosyal Kişilik Bozukluğu Testi Var mı?
Antisosyal kişilik bozukluğuna özgün bir test yoktur ancak DSM-5 Tanı Kriterleri teşhis koyma sürecinde başvurulan bir rehberdir ve psikoterapi süreçleri de teşhis koyma sürecine eşlik eder.
Antisosyal Kişilik Bozukluğu Olanlara Nasıl Davranılmalı?
Antisosyal kişilere karşı sınır konulmalı, manipülatif davranışlar sergileyebileceği unutulmamalı ve psikolojik destek almaya teşvik edilmelidir. En önemlisi, bu kişilerin davranışları tehlikeli boyuta ulaşabileceği için kendinizi korumalısınız ve gerekirse terapi ya da hukuki destek almalısınız.
Antisosyal Kişilik Bozukluğu Özellikleri Nelerdir?
Antisosyal kişilikler etrafındaki insanların haklarını görmezden gelir, saldırgan davranışlar gösteri ve yaptığı yanlış şeylerin hiçbirinden pişmanlık duymaz. Aynı zamanda sorumluluk duygusu yoktur, ilişkilerinde manipülatiftir ve çok sık yalan söyler.
Antisosyal Kişilik Bozukluğu Tedavi Edilir mi?
Antisosyal kişilik tedavisinin kesin bir tedavisi yoktur ancak psikoterapi ve ilaç desteğiyle belirtilerin şiddeti kontrol altına alınabilir. Özellikle kişinin tedaviyi istemesi bu noktada başarıyı belirleyen unsurdur.
Antisosyal Bir İnsan Nasıl Davranır?
Antisosyal bir insanın en belirgin davranışı etrafındaki insanların haklarını gasp etmesi ve bundan suçluluk duymamasıdır. Çevresini manipüle etme eyilimi gösteri, sık sık yalan söyler ve iş, okul gibi sorumluluklarını yerine getirmediği görülür. Şiddetli durumlarda ise hırsızlık ve şiddet gibi suçlar işleyebilir.
Antisosyal Kişilik Bozukluğu Kaç Yaşında Başlar?
Antisosyal kişilik bozukluğu özellikle ergenlik döneminde asi davranışlar, okula gitmeme, arkadaşlarıyla kavga etme ve empati duygusundan yoksunluk gibi belirtilerle kendini gösterir ancak tanı 18 yaşından sonra konulur.
Antisosyal Kişilik Bozukluğu Genetik midir?
Ailesinde antisosyal kişilik bozukluğu gibi ruhsal bozukluklar olan insanlarda bu rahatsızlığın görülme oranı daha yüksektir, yani genetik olabilir. Ancak, günümüzde hangi genin buna neden olduğu kesin olarak belirlenmemiştir.
Yayınlanma Tarihi:3 Eylül 2025 Çarşamba
Güncellenme Tarihi:23 Eylül 2025 Salı
*Bu içeriğin
geliştirilmesinde Tıbbi Direktörlük katkı sağlamıştır.
*Web sitemizdeki bilgiler
kişi ve tedaviye yönlendirme amacı taşımaz. Tanı ve tedaviye yönelik tüm
işlemlerinizi doktorunuza danışmadan uygulamayınız. İçeriklerde Acıbadem Sağlık Grubu'nun
tedavi edici sağlık hizmetlerine yönelik bilgiler yer almamaktadır.
Her türlü soru, görüş ve önerileriniz için aşağıdaki formdan bizimle iletişime geçebilirsiniz. Talebiniz doğrultusunda Çağrı Merkezi yetkililerimiz size en kısa sürede dönüş yapacaklardır.