Yazı İçeriği

GDO Nedir?

GDO, bir organizmanın genetik yapısına laboratuvar ortamında başka bir canlıdan alınan genlerin eklenmesiyle yapılan kontrollü değişiklikleri ifade eder. Bu işlem bitki, hayvan veya mikroorganizmalara belirli özellikler kazandırmak amacıyla uygulanır. Doğal yollarla gerçekleşmeyen bu gen aktarımı, modern biyoteknoloji teknikleri kullanılarak yapılır ve tarım, gıda üretimi ile tıp alanlarında yaygın şekilde kullanılır.

Dünyada En Çok Üretilen GDO’lu Besinler Nelerdir? 

Dünyada en yaygın GDO’lu gıdalar arasında GDO’lu mısır, soya, pamuk ve kanola yer alır. Bitkiler, yüksek verim ve dayanıklılık avantajı sağladıkları için geniş alanlarda yetiştirilir. Amerika, Brezilya, Arjantin ve Kanada, biyoteknoloji destekli tarımda önde gelen ülkelerdir. 

Herbisit (yabani ot ilacı) ve pestisit direncine sahip olan ürünler, tarımsal üretim maliyetlerini azaltır. Alerji ve çevresel etkiler açısından tartışmalar devam eder. Pek çok ülkede biyogüvenlik yasaları çerçevesinde sıkı denetim uygulanır.

 

Mısır 

GDO'lu mısır, bitkinin genetik yapısına Bacillus thuringiensis bakterisinden alınan genin eklenmesiyle oluşturulur. Gen, mısırın zararlı böceklere karşı doğal bir direnç geliştirmesini sağlar. Böylece pestisit kullanım oranı düşer ve üretim verimliliği artar.

Transgenik mısırın uzun süreli tüketiminin alerjenite riski taşıyabileceği yönünde araştırmalar bulunur. Biyogüvenlik kuralları gereği, Türkiye’de GDO’lu mısır sadece hayvan yemi olarak kullanılabilir. İnsan tüketimine yönelik gıdalarda yer alması ise yasal olarak yasaktır.

Soya 

GDO’lu soya, dünyada en çok üretilen genetiği değiştirilmiş organizmalardan biridir. Bitkide yapılan DNA değişiklikleri, özellikle herbisit direnci kazandırmak amacıyla gerçekleştirilir. Böylece yabani ot ilaçlarına karşı dayanıklı hale gelir ve tarlalarda verim artışı sağlanır. 

GDO’lu soya birçok işlenmiş üründe, özellikle trans yağ, hazır soslar ve yem katkılarında dolaylı olarak bulunabilir. Bazı araştırmalar, transgenik soyanın uzun vadede alerjenite riskini artırabileceğini öne sürer. Biyogüvenlik değerlendirmeleri sonucu onaylı soyalar güvenli kabul edilir.

Pamuk 

GDO’lu pamuk, bitkiye böceklere karşı direnç kazandıran genlerin aktarılmasıyla elde edilir. Üreticiler daha az pestisit (böcek ilacı) kullanır ve çevresel yük azalır. Genetik müdahale, pamuk verimini artırırken üretim maliyetlerini de düşürür.

Bazı çevrelerde, transgenik pamuğun toprak ekosistemine etkileri konusunda endişeler vardır. Biyoteknoloji ile geliştirilen pamuk türleri genellikle tekstil sektöründe ve hayvan yemi üretiminde kullanılır. Türkiye’de biyogüvenlik mevzuatına göre GDO’lu pamuğun tarımsal üretimi yasaktır.

Kanola 

GDO’lu kanola, herbisit direnci kazandırılmış bir bitki türüdür. Yabani ot kontrolünü kolaylaştırarak çiftçiye avantaj sağlar. Kanoladan elde edilen kanola yağı, margarin ve işlenmiş gıdaların içeriğinde sıkça bulunur. 

Transgenik kanola polenlerinin doğal türlerle karışma riski, biyogüvenlik açısından tartışma yaratır. Bazı araştırmalar, ürünlerin tıbbi genetik sorunlarını açacağını dile getirir. Türkiye’de GDO’lu gıdalar, kanola yetiştirilmesi ve gıda amaçlı kullanımı yasalarla sınırlandırılır.

GDO ve Hibrit Tohum Arasındaki Fark Nedir? 

Hibrit tohum, iki farklı tür veya çeşidin doğal yollarla çaprazlanması sonucu elde edilirken, GDO (genetiği değiştirilmiş organizmalar) laboratuvar ortamında DNA düzeyinde müdahaleyle oluşturulur. Yani hibrit doğal seçilim süreçlerinden geçerken, GDO doğrudan genetik mühendislik ürünü olarak ortaya çıkar. Hibrit tohumlarda başka türlerden gen aktarımı yapılmaz, ancak GDO’larda transgenik genler kullanılabilir. 

Her iki yöntemde de amaç yüksek verim ve dayanıklılıktır. GDO’lar biyogüvenlik ve alerjenite açısından daha fazla incelemeye tabidir. Hibrit tohumlar GDO’lu değildir.

ÖzellikGDO (Genetiği Değiştirilmiş Organizma)Hibrit Tohum
Oluşum ŞekliGenetik mühendislik ile DNA’sı laboratuvarda değiştirilir.Aynı tür bitkiler doğal yollarla çaprazlanır.
Gen AktarımıFarklı türlerden transgenik gen eklenebilir.Gen aktarımı yapılmaz.
AmaçZararlılara ve herbisit/pestisitlere direnç kazandırmak.Yüksek verim ve dayanıklılık elde etmek.
BiyogüvenlikSıkı denetim altındadır.Doğal olduğundan özel denetime gerek yoktur.
Alerji RiskiAlerjenite riski taşıyabilir.Alerji riski düşüktür.
Yeniden EkimGenetik yapı nedeniyle genelde ekilemez.Yeniden ekilebilir ama verim düşebilir.

GDOlu Ürünler Güvenli midir? 

GDO’lu ürünler ile ilgili güvenlik önem taşır.Uzun vadeli etkiler, alerjenite ve çevresel denge açısından hala tartışmalar devam eder. Biyoteknoloji destekli ürünler, pestisit ve herbisit kullanımını azaltarak bazı avantajlar sağlasa da, DNA düzeyinde yapılan değişiklikler dikkatle izlenmesi gerekir. 

Biyogüvenlik yasaları nedeniyle GDO’lu ürünlerin üretimi ve ithalatı sıkı biçimde denetlenir. Bazı ülkeler GDO’lu gıdaları güvenli bulurken, diğerleri temkinli davranır. 

 

GDO Hakkında Sıkça Sorulan Sorular 

Bir ürünün GDOlu olup olmadığı nasıl anlaşılır? 

Bir ürünün GDO’lu olup olmadığını anlamanın en kesin yolu laboratuvar testleridir. Ambalajlı ürünlerde “GDO içermez” veya “organik” ibareleri de tüketiciye bilgi verir. Türkiye’de etiketleme yönetmeliği gereği %0,9’un üzerinde GDO içeren ürünlerde bilginin etikette yer alması zorunludur.

GDO'lu ürünler insan sağlığına zararlı mıdır? 

GDO’lu ürünlerin insan sağlığı üzerindeki etkileri konusunda bilimsel görüşler farklıdır. Uzun vadeli etkiler henüz tam olarak bilinmediğinden bazı araştırmacılar temkinli yaklaşılmasını önerir. Şu ana kadar onaylı GDO’lu ürünlerin doğrudan toksik bir etkisi tespit edilmemiştir.

Organik ürünlerde GDO bulunur mu? 

Organik üretim yönetmeliklerine göre GDO’lu tohum, gübre veya katkı maddesi kullanımı kesinlikle yasaktır. Organik sertifikalı ürünlerde GDO bulunmaz. Çevresel bulaşma riskine karşı üreticiler sıkı denetimlerden geçer.

GDO'lu yemlerle beslenen hayvanların etini veya sütünü tüketmek güvenli midir? 

Bilimsel veriler, GDO’lu yemle beslenen hayvanların ürünlerinde GDO kalıntısı bulunmadığını göstermektedir. Dolayısıyla hayvanların eti, sütü veya yumurtası GDO içermez. Tüketiciler etik ve ekolojik kaygılarla ürünlerden kaçınmayı tercih edebilir.

Hibrit tohum GDO'lu mudur? 

Hibrit tohumlar genetik mühendisliğiyle değil, geleneksel çaprazlama yöntemleriyle elde edilir. Hibrit tohumlar GDO’lu değildir. Her ikisi de verim artırma amacı taşıdığı için zaman zaman karıştırılmaktadır.

Türkiye'de GDO'lu gıda üretimi yapılıyor mu? 

Türkiye’de GDO’lu gıda üretimi yasaktır. Sadece bazı yem amaçlı GDO’lu mısır ve soya çeşitlerine ithalat izni verilmektedir. İnsan tüketimine yönelik GDO’lu ürünlerin piyasaya sürülmesi ise yasal değildir.

GDO'ların çevreye etkileri nelerdir? 

GDO’lu bitkiler çevrede biyolojik çeşitliliği azaltabilir ve bazı zararlılara karşı dirençli “süper ot” türlerinin oluşmasına neden olabilir. Gen kaçışıyla doğal türlerin genetik yapısını etkileyebilir. GDO’lar da kimyasal ilaç kullanımını azaltarak çevresel yükü düşürebilir.

GDO'lu ürünlerin alerji riskini artırdığı doğru mudur? 

Bazı GDO’larda gen aktarımı sonucu yeni proteinlerin oluşması alerjik reaksiyon riskini artırabilir. Her yeni GDO çeşidi piyasaya çıkmadan önce kapsamlı alerji testlerinden geçer. Onaylanmış GDO’larda risk çok düşüktür.

Geleneksel tarım ile GDO'lu tarım arasındaki temel fark nedir? 

Geleneksel tarımda bitkilerin genetik yapısı doğal yollarla korunur. GDO’lu tarımda ise genetik mühendisliği kullanılarak bitkiye farklı türlerden gen eklenir. Zararlılara, kuraklığa veya ilaçlara karşı dayanıklılık kazandırılır.

GDO'lu ürünler neden bu kadar tartışmalı bir konudur? 

GDO’lar ekonomik, etik, çevresel ve sağlık yönleriyle çok boyutlu bir konudur. Bazı kesimler tarımsal verimlilik açısından faydalı bulurken, diğerleri uzun vadeli etkilerden endişe duyar. Toplumda fikir ayrılıkları oluşur.

Biyogüvenlik yasası GDO'lu ürünler hakkında ne diyor? 

Türkiye’de 2010 yılında yürürlüğe giren Biyogüvenlik Kanunu, GDO’ların üretim, ithalat ve kullanımını sıkı biçimde düzenler. İnsan tüketimine yönelik GDO’lu gıdalar yasaklanmıştır. Ayrıca her GDO türü için ayrı risk değerlendirmesi yapılması zorunludur.

GDO'lu gıdaların besin değeri daha mı düşüktür? 

GDO’lu gıdaların besin değeri genellikle geleneksel ürünlerle benzerdir. Bazı GDO türlerinde besin değeri artırılmış olabilir. Besin değeri genetik müdahalenin amacına bağlı olarak değişir.