Migren Nedir, Belirtileri ve Tedavisi

Migren, hastanın günlük yaşamanı etkileyebilen, gün içerisindeki gerçekleştirdiği aktivitelerde kısıtlılık yaratabilen bir baş ağrısı tipidir. Genellikle ense, şakak veya göz çevresinde başlar ve ağrının çeşitine göre hareket ettikçe kötüleşebilir. Ağrıya çoğu zaman ışığa ve sese hassasiyet, bulantı, kusma gibi durumlar eşlik edebilir.

Hastaların ışık almayan bir oda da uyumak istemeleri veya kusma hissi migren atağını hafifletmeye veya sonlanmasına destek olur. Bu ataklar kişilerde farklılık gösterebilir örneğin; aralıklarla yaşanan migren atakları “episodik migren” olarak adlandırılır. Ataklar son üç aylık süre içinde ayda on beş gün ve üzerinde oluyorsa buna “kronik migren” denir. Kronik migrene genellikle kaygı bozuklukları, depresyon ve uyku sorunları eşlik edebilir. Kronik migren tedavi edilmediği takdirde ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir.

Migren Nedir?

Birçok migren atağı “aurasız migren” türü olarak görülür. Aurasız migren hastalarının baş ağrısına eşlik eden diğer durumlar; bulantı, kusma, ışık, ses ve kokuya karşı hassasiyettir. Auralı migren hastaları ise baş ağrısı atakları başlamadan önce 5 dakika ile 60 dakika arasında değişen “aura” atakları yaşayabilir. Aura atakları geçici olarak yaşanan nörolojik bir bozukluk olarak bilinir. Geçici olarak yaşanan nörolojik bozuklukta hastalar hem görsel, hem duyusal (kelimeleri bulamama, uyuşma veya karıncalanma gibi) olarak etkilenir. Bunların arasında en sık yaşanan görsel auradır. Görsel aurada hastalar atak öncesinde parlak ışık çakmaları veya görme alanında sorunlarla karşılaşabilir.

Migren ve baş ağrısı ataklarını önlemede ilaç tedavileri yardımcı olabilir. Yaşam tarzınızda yapacağınız küçük değişiklikler ve doğru ilaç tedavisi ile sonuç başarılı olacaktır.

Migren Belirtileri Nelerdir?

Migren atakları genellikle 20 ila 30 yaş arasında başlar, fakat baş ağrısı atakları çocukluk ya da ergenlik döneminde yaşanabilir.

Migren atağı dört aşamalı olabilir: prodrom, aura, baş ağrısı ve postdrom dönemleri. Her migren atağında tüm aşamalarla karşılaşılmayabilir.

Prodrom

Baş ağrısı başlamadan bir veya iki gün önce, hastalar yaklaşan migren atağı için uyarıcı küçük değişiklikleri fark edebilebilirler:

  • Kabızlık
  • Ruh hali değişiklikleri, karamsarlık, huzursuzluk
  • Yeme isteği
  • Boyun tutulması
  • Artan susuzluk ve idrara çıkma
  • Sık esneme

Aura

Hastaların büyük kısmı aurasız ataklar yaşar. Auralı hastalarda ağrı öncesinde veya sonrasında nörolojik bozukluklar yaşanabilir. Auralı ataklarda hastalar; dokunma hislerinde güçsüzlük (duyusal), konuşma bozukluğu, görme bozuklukları, uyuşma veya karıncalanma gibi sorunlarla karşılaşabilirler.

Atak

Tedavi edilmeyen migren atakları kişiden kişiye değişiklik göstermesi ile birlikte, 4 ila 72 saat arasında sürebilir. Ataklar nadir olabildiği gibi ayda veya haftada birkaç defa da olabilir. Hasta migren atağı sırasınra; kalp atışı şeklinde zonklama, mide bulantısı – kusma, ışık – ses ve hatta dokunmaya karşı aşırı hissiyat, bulanık görme, baş dönmesi ve bazı durumlarda baygınlık yaşayabilir.

Postdrome (atak sonrası)

Postdrome sonrasında (atak sonrası), hasta kendini bitkin, tükenmiş ve az da olsa rahatlamış hisseder. Hasta 24 saat içerisinde; güçsüzlük, baş dönmesi, huzursuzluk , ışık ve sese karşı hassasiyet yaşayabilir.

Ne zaman bir nöroloji uzmanı ile görüşmelisiniz?

Hastalar nöroloji bölümüne baş vurmayıp, baş ağrısını ağrı kesici ilaçlarla kendileri kontrol etmeye çalıştıkları için, migren hastalığı yeteri kadar bilinmemekte ve bu sebeple tedavisi yapılmamaktadır. Eğer düzenli olarak migren atakları ve belirtileri yaşıyorsanız bunları kayıt etmekte fayda vardır. Baş ağrılarınızın ataklarının ve şiddetinin değiştiğini düşünüyorsanız mutlaka en kısa sürede nöroloji uzmanına görünmelisiniz.

Eğer aşağıdaki belirtilerden herhangi birini yaşıyorsanız acil olarak bir doktora görünmelisiniz;

  • Gök gürültüsü gibi ani, şiddetli baş ağrısı
  • Ateş, ense sertliği, kafa karışıklığı, çift görme, uyuşukluk ya da konuşma bozukluğu
  • Özellikle bir kafa travması sonrası gelişen baş ağrısında kötüleşme
  • Öksürük, efor, ıkınma veya ani bir hareketten sonra gelişen bir baş ağrısı
  • 50 yaş üstünde yeni başlayan baş ağrısı,

Migrenin Nedenleri

Migren; sebebi tam olarak bilinmemekle birlikte genetik veya çevresel faktörlerinde rol oynadığı bilinmektedir. Atakların ortaya çıkmasında, serotonin de dahil olmak üzere beyin kimyasallarında yaşanan dengesizliklerin neden olduğu düşünülmektedir.

Migren atakları sırasında beyin zarlarında (meninks) ağrıyı ortaya çıkaran bazı kimyasallar salgılanır ve bu da migren ağrısının ortaya çıkamasına yol neden olur. Kalsitonin gen-ilişkili peptid (CGRP), migren ağrısında rol oynayan önemli kimyasal ileticilerden birisidir.

Migrenin tetikleyicileri

Migren ataklarını tetikleyebilen bir çok unsur vardır:

  • Kadınların yaşamış olduğu hormonal değişiklikler sebebiyle migren ataklarının ortaya çıkması kolaylaşır. Östrojen dalgalanmaları birçok kadının baş ağrılarını tetikleyebilir. Migren öyküsü olan kadınların, östrojen seviyesinde bir azalma yaşandığında adet öncesi ya da devamında baş ağrısı yaşayabilirler. Hamilelik veya menopoza girme dönemi migrenin ortaya çıkmasına neden olabileceği gibi, var olan migren ataklarının seyrini değiştirebilir.
  • Oral kontraseptif (doğum kontrol hapları) ve hormon replasman (yerine koyma) tedavisi gibi hormon ilaçlar da migrenin seyrini kötüleştirebilir.
  • Bazı gıda maddeleri; eskimiş peynir, tuzlu ve işlenmiş gıdalar migreni tetikleyebilir. Birçok yiyecekte bulunan tatlandırıcı aspartam ve koruyucu monosodyum glutamatın, migreni tetikleyebildiği bilinir.
  • Yemek düzeninin değişmesi öerneğin; öğün atlamak ya da aşırı yemek de migren atağının ortaya çıkmasını kolaylaştırabilir.
  • İçecekler; Alkol, özellikle şarap ve yüksek kafeinli içecekler migreni tetikleyebilir.
  • Stres, migren ataklarında önemli bir rol oynar. İşte veya ev hayatında yaşanan stres sık migren ataklarının nedenlerinden olabilir.
  • Yüksek sesler, parlak ışıklar ya da güneş ışığına maruz kalmak migren atağını başlatabilirler. Bazı koku çeşitleri önerğin; parfüm de dahil olmak üzere, tiner, sigara dumanı gibi bazı kokular migren atağını tetikleyebilir.
  • Uyku ve uyanıklık düzenindeki değişiklikler de migrenin bilinen tetikleyicilerindendir. Uykusuzluk, aşırı uyku, uyku kalitesindeki bozulmalar ve jet lag gibi durumlar migren atağının sıklaşmasına ya da ortaya çıkmasına neden olabilir.
  • Cinsel aktivite ya da yoğun fiziksel efor migren ataklarını ortaya çıkabilir.
  • Çevredeki havai basınç veya barometrikdeğişiklikler migreni tetikleyebilir.
  • İlaçlar; nitrogliserin gibi vazodilatörler (damar genişleticiler) veya oral kontraseptifler (doğum kontrol hapları) migreni kötüleştirebilir.

Risk faktörleri

Aşağıda nedenler, kişide migren ortaya çıkma riskini arttırabilir:
  • Eğer migrenli bir aile üyesi varsa, kişide migren gelişme ihtimali artar.
  • Migren, herhangi bir yaş döneminde ortaya çıkabilir. Ergenlik dönemiyle birlikte hormonal değişiklikler migrenin ortaya çıkmasında önemli bir rol oynar. Ancak migren atakları genellikle 20-30 yaş aralığında başlar. Takip eden yıllarda yavaş yavaş migren ataklarının şiddet ve sıklığında azalma görülebilir.
  • Kadınlarda migren, erkeklere oranla daha sık görülür. Çocukluk döneminde migren sıklığı erkeklerde daha fazladır, ancak ergenlik dönemi ve sonrasında kızlarda görülme sıklığı erkeklere oranla belirgin olarak artış gösterir.
  • Migrenli kişilerde, baş ağrısı adet döneminin hemen öncesinde veya başlangıcından sonra ortaya çıkabilir.

Hamilelik veya menopoz sırasında da migrenin karakteri, görülme sıklığı değişebilir. Migren genellikle menopoz sonrasında geçer. Bazı kadınlar migren ataklarının gebelik sırasında başladığını ya da kötüleştiğini söyleyebilir. Birçok migren hastasında, gebelik sürecinde migren atakları görülmez. Ancak migren genellikle doğum sonrası dönemde yeniden ortaya çıkar.

Migrenin neden olabileceği istenmeyen sonuçlar

Bazen migren ağrısını kontrol etmeye çalışmak farklı sorunların oluşmasına neden olabilir;

  • Mide ve bağırsak hastalıkları: Bazı yüksek doz veya uzun bir süre alınan ağrı kesiciler, özellikle karın ağrısı, kanama, gastrit, ülser gibi mide ya da bağırsak hastalıklarına sebep olabilir.
  • Aşırı ilaç kullanımı sonucunda baş ağrısı: Son üç ay içerisinde ayda on günden fazla yüksek doz reçeteli veya reçetesiz ilaç almak ciddi, hiç geçmeyen, sürekli olabilen ilaç aşırı kullanım baş ağrısına neden olabilir. Aşırı ilaç kullanımı baş ağrısı, ilaçların ağrı giderici özelliklerini kaybetmesi ve kendileri baş ağrısına neden olmaya başladıklarında ortaya çıkar. Bu kısır döngü daha fazla ağrı kesici kullanmayı gerektirebilir. Ancak bu da ağrıyı gidermemekle birlikte sadece baş ağrısının daha da kronik hale gelmesine sebep olacaktır.
  • Serotonin sendromu: Serotonin sendromu nadir fakat potansiyel olarak yaşamı tehdit eden vücudun aşırı serotonine maruz kalmasıdır. Serotonin sendromu açısından dikkatli olunmalı ve ilaçlar doctor kontrolünde kullanılmalıdır.
  • Kronik migren: Migren atakları süreğen hale gelebilir. Son üç ayda içerisinde ayda 15 gün veya daha fazla ağrılı gün sayısı olan kişilerin kronik migren açısından nöroloji uzmanı ile görüşmeleri önerilir.
  • Migren statusu: Migren atağı tedavi edilmezse veya yetersiz tedavi edildiği durumda 4 ila 72 saat sürebilir. Üç günden uzun süren şiddetli migren atakları “migren statusu” denilir.
  • İnfarkt (damar tıkanıklığı) olmadan inatçı aura: Genellikle aura denilen geçici nörolojik bozukluklar baş ağrısı başladıktan sonra geçer. Ancak bazen aura ağrı düzeldikten sonra da devam eder ve bir haftadan fazla sürebilir. İnatçı aura durumunda beyin mutlaka radyolojik olarak MR ile görüntülenmelidir ve beyinde doku hasarı veya başka herhangi bir sorun olmadığı teyid edilmelidir.
  • Migrenöz infarkt (beyin damar tıkanıklığı): Bir saatten daha uzun süren aura olduğu durumda olası beyin damar tıkanıklığı açısından bir nöroloji uzmanı ile görüşülmesi önerilir. Doktorunuz olası beyin damar tıkanıklığı ya da kanamasını dışlamak için için beyin görüntülemesi isteyebilir.

Tanı

Migren klinik bir tanıdır. Hasta hekim görüşmesi sırasında nöroloji uzmanı tarafından herhangi bir ileri tetkik yapılmasına gerek olmadan tanı konulabilir. Migren özelliklerine uymayan alışılmadık, farklı özelliklerde ağrı olduğu durumlarda nöroloji uzmanı olası diğer nedenleri ekarte etmek için bir takım incelemeler yapabilir.

Laboratuvar testleri ve radyolojik incelemeler sonrasında migren dışında baş ağrısına neden olabilecek nedenler dışlanmış olur.

Migren Nasıl Tedavi Edilir?

PEDIATRICS

Migren tedavisinde kullanılan ilaçlar, baş ağrısı atakları sırasında ağrıyı ortadan kaldırmada ya da eşlik eden bulantı, kusma gibi belirtileri durdurmada veya sık gelen baş ağrısı ataklarının sıklığını kontrol etmeye yardımcı olabilir. Migren tedavisine yönelik birçok ilaç mevcuttur.

Epilepsi, hipertansiyon, depresyon gibi başka hastalıkları tedavi etmek için kullanılan bazı ilaçların, aynı zamanda migreni önlemeye veya rahatlatmaya yardımcı olduğu bilinir. Yeni dönem tedaviler arasında aynı zamanda estetikte de kullanılan botoks tedavisi de yer alır.

Kas gevşetici etkisi iyi bilinen botoksun ayrıca ağrıya neden olan bir takım kimyasal maddeleri de etkilediği varsayımından yola çıkılarak yapılan çalışmalarda, bu ilacın migren tipi başağrısı ve gerilim tipi başağrısında da yararlı olabileceğini belirtlen eden sonuçlar var. Özellikle, uzun süredir başağrısı olan ve çeşitli tedavi yöntemlerinden yararlanmayan, kullandıkları ilaçların yan etkilerini tolere edemeyen hastalara da botoks tedavisi önerilebiliyor.

Migren tedavisinde için kullanılan ilaçlar iki geniş kategoriye ayrılır:

  • Ağrı giderici ilaçlar: Migren atakları sırasında alınır ve ağrıyı durdurmak için kullanılır.
  • Koruyucu tedavide kullanılan ilaçlar: Bu tür ilaçlar, migren ataklarının şiddetini veya sıklığını azaltmak için, günlük olarak, düzenli alınır.

Tedavi stratejisi kişinin baş ağrılarının sıklığına, şiddetine ve eşlik eden diğer tıbbi durumuna bağlıdır.

Hamile veya emziren migren hastalarında bazı ilaçların kullanımı bebek açısından uygun değildir. Bazı ilaçlar çocukların migren ataklarında kullanılmaz. Doktorunuz migren atağınız için size en uygun ilacı önerecektir.

Kas gevşetici etkisi iyi bilinen botoksun ayrıca ağrıya neden olan bir takım kimyasal maddeleri de etkilediği varsayımından yola çıkılarak yapılan çalışmalarda, bu ilacın migren tipi başağrısı ve gerilim tipi başağrısında da yararlı olabileceğini telkin eden sonuçlar var. Özellikle, uzun süredir başağrısı olan ve çeşitli tedavi yöntemlerinden yararlanmayan, kullandıkları ilaçların yan etkilerini tolere edemeyen hastalara da botoks tedavisi önerilebiliyor.

Kronik Migren Tedavisinde Botoks

Kronik migren tanısı son üç ayda süresince ayda en az 15 gün ve üzerinde baş ağrısı olan, gün içinde ağrının en az 4 saat sürdüğü ve ayın en az sekiz gününde bu ağrıların migren tanı kriterlerini dolduracak özellikte olan hastalarda ve bir nöroloji uzmanı tarafından görüşme sırasında klinik olarak konulabilir. Kronik migren toplumda % 1,3 - 2,4 oranında görülen, günlük yaşam aktivitelerinde kısıtlılığa yol açan, kişinin işteki performansını ve aile hayatını etkileyen ciddi bir sağlık problemidir.

Kronik migren hastaları sıklıkla migren tedavi kılavuzlarında önerilen hemen hemen her ilacı denemiş, tedaviler yeterli sonuç vermediği için sürekli ve aşırı miktarda ağrı kesici kullanan ya da ilaçlardan umudunu kesmiş ve şiddetli ağrıyla yaşamanın yarattığı olumsuz psikolojik durumla baş etmek zorunda kalan, bu nedenle ruh sağlıkları da bozulma riski ile karşı karşıya olan kişilerdir.

Amerika Birleşik Devletleri’nde yapılan PREMT adı verilen bilimsel çalışmalar dizisi ile estetik amaçlarla da yaygın olarak kullanılan botoks tedavisinin kronik migren hastaları için etkin bir çözüm olduğu gösterildi. Bu bilimsel kanıt üzerine botoks enjeksiyonlarının kronik migren hastalarında tedavi amacı ile kullanımı 2010 yılında Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de, 2011 yılında da Türkiye’de onaylandı.

Kronik migrende botoks ağrıyı nasıl tedavi ediyor?

Botoks kronik migrenli kişilerde duysal sinir uçlarından salınarak ağrıyı başlatan kimyasal ileticileri bloke etmektedir. Bu kimyasal ileticilerin salınımının önlenmesi sonucunda, cilt altındaki sinir uçlarından santral sinir sistemine ulaşan ağrı yolakları aktive olamamakta ve ağrı beyne ulaşmadan kontrol edilmektedir.

Kronik migrende botoks uygulaması nasıl yapılıyor?

Kronik migren hastalarına Botoks enjeksiyonu dünyanın her yerinde benzer şekilde uygulanır. PREMT adlı bilimsel çalışmalarda kronik migrende ağrı sıklığını ve şiddetini azaltmakta etkin bir tedavi olduğu kanıtlanan bu uygulama, hastanın alın, her iki şakak, boyun ve omuz bölgelerindeki 31 cilt altı noktaya, sabit 5 ünite botoks enjeksiyonu olarak yapılır.

Botoks enjeksiyonu yaklaşık 5-10 dakikalık bir işlemdir. Hastanede nöroloji hekiminin odasında uygulanır. İşlem sonrası botoksun yayılmaması için iki saat kadar başınızı eğmemeniz ve yatay pozisyonda dinlenmemeniz önerilir. Botoks uygulaması sonrası kronik migren hastaları o gün sıcak duş almazlar. Botoks tedavisinin etkinliği 4-10 gün içinde ortaya çıkar. Yan etkiler nadirdir; şişlik, kızarıklık ve hassasiyet gözlenebilir. Uygulama sırasında yapılan buz kompresi, şişlik ve ağrı oluşmasını engelleyebilir. Nadiren geçici olarak üst göz kapağında güçsüzlük ya da yüz kaslarında asimetri görülebilir.

Botoksun kronik migren tedavisindeki olumlu etkileri

Botoks çocuklar, gebelik ve emzirme dönemindeki kadınlar dışında tüm kronik migrenli hastalara uygulanabilir. Yapılan bilimsel çalışmalar bu uygulamanın kronik migrenli hastaların dörtte üçünde etkili olduğunu göstermektedir. İlk botoks uygulaması sonrasında ağrı sıklığında ve şiddetinde azalma olmayan ve tedaviden fayda görmeyen hastalara iki şans daha verilmesi, üçüncü botoks uygulamasında da etki görülmemesi halinde başka uygulamanın yapılmaması önerilmektedir. Botoks enjeksiyonları kronik migren tedavisinde ilk bir yılda üç ay aralıklarla yapılır. Bir yıl sonrasında enjeksiyon süreleri hasta özelinde planlanır.

Kliniğimizin deneyimi

Kronik migren hastalarında botoks enjeksiyonu 2012 yılından beri Maslak Acıbadem Hastanesi Baş Ağrısı Merkezi’nde yapılıyor ve yöntemin etkinliği bilimsel araştırmamızca da kanıtlanmış durumda:

Merkezimizde bugüne değin 402 kronik migrenli hastaya botoks enjeksiyonu uygulaması yapıldı. Bu hastalardan 245’i ile yapılan ve botoks tedavisinin etkinliğini yansıtan araştırmamız, uluslararası saygın bilimsel dergilerden Acta Neurologica Belgica’da yayınlandı.

Acıbadem Maslak Hastanesi Migren Tedavi Merkezi‘nde gerçekleştirilen bu araştırmamız, botoks uygulaması yapılan kronik migren hastalarının yüzde 82.8’inde tedaviden etkin sonuç alındığını ortaya koyuyor.

Yapılan araştırmaya göre; kronik migrende tek bir botoks uygulaması bile ağrının sıklığı ile şiddetini azaltabiliyor. Aldığımız sonuçlara göre botoks tedavisi, hastaların sadece kronik migrenlerini değil, migrenin kronikleşmesinde rol oynayan aşırı ağrı kesici ilaç kullanımlarını da önlemede yüksek derecede etkin bir yöntem.

Ancak hastaların tedavilerine uzmanların önerdiği süre ve biçimde devam etmemeleri önem taşıyor.

Tecrübemiz yurt dışındaki meslektaşlarımızın deneyimleri ile benzerdir; kronik migrenli hastalarda botoks uygulamasının bir ay içindeki ağrılı gün sayısını, hastanın yaşadığı ağrı şiddetini, migrenle ilişkili yaşadığı kısıtlılığı azalttığı yönündedir.

Soğuk Hava ve Migren

Soğuk havalar, migren ataklarınızı tetiklemeden önleminizi alın!

Migren hastaları sıklıkla hava değişimlerinin ağrılarını tetiklediğinden yakınır. Bu konuyla ilgili yapılan bilimsel nitelikli araştırmalar migren ile hava ilişkisini net olarak ortaya koyamamakla beraber, bir grup hastanın hava değişimlerinden etkilendiğini desteklemektedir.

Rüzgar, fırtına, aşırı parlak güneş ışığı, yüksek nem oranı, yüksek basınç oranı başlıca bilinen meterorolojik tetikleyicilerdir.

Meteorolojik tetikleyicilerden korunmak kolay değildir:

  • Bir ağrı günlüğü tutun. Hangi koşullarda ağrınızın tetiklendiğini belirlemeye çalışın
  • Sağlıklı beslenin, aç kalmayın
  • Bol su için
  • Düzenli egzersiz yapın
  • Uyku ritminizi aksatmayın, ne fazla ne da az uyuyun.
  • Stresinizi arttıracak ortamlardan uzaklaşın
  • Migren için önerilmiş tedavileriniz varsa, aksatmayın

Yağmurun yağmasını, yüksek hava basıncını önleyemezsiniz. Sizi rahatsız eden hava koşullarında mümkünse, dışarı çıkmayın. Hava çok güneşli ise kendinizi şapka ve gözlükle koruyabilirsiniz. Bazen tek bir tetikleyici değil, ama birden fazla tetikleyici üst üste geldiğinde ağrı gelişir. Mesela rüzgarlı bir günde açsanız ve stresiniz yüksekse, migren ağrınızın tetiklenme olasılığı artar.

Ağrının sıklaşması durumunda mutlaka bir Nöroloji uzmanına tedavi olmak için başvurun. Unutmayın yoğun ağrı kesici almanız sadece mide ve böbreklerinize zarar vermez, aynı zamanda baş ağrılarının daha da sıklaşmasına yol açacaktır.

Migrenin uzun süreli tekrarladığı durumda, yani kronik migrende günümüzde botoks tedavisi de etkin olarak kullanılmaya başlanmıştır.

Etkinliği bilimsel olarak kanıtlanan botoks yöntemi, ağrıyı başlatan kimyasal ileticileri bloke ederek etki gösterir.

Acıbadem Maslak Hastanesi Migren Tedavi Merkezi’nde 2012 yılından bu yana uygulanan kronik migren tedavisinde botoks yönteminin etkisi, merkezimizdeki hekimlerimizin yaptığı uluslararası bilimsel araştırmalarda da kanıtlanmıştır.


×
Acıbadem Migren Tedavi Merkezi
Acıbadem
BEDAVA - Google Play
GÖSTER