Daha iyi bir deneyim için konum izni vermelisiniz.
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
İçindekiler

Cinsel Yolla Bulaşan Hastalık Nedir?

Cinsel yolla bulaşan hastalıklar yani kısaca CYBH ya da cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar yani kısaca CYBE genellikle cinsel temas yoluyla insandan insana geçen hastalık ve enfeksiyonlara verilen isimdir. Cinsel yolla bulaşan hastalıklara neden olan bakteri, virüs veya parazitler gibi mikroorganizmalar kan, meni,  vajinal ve diğer vücut sıvıları aracılığıyla insandan insana geçebilir.

Bu enfeksiyonlar bazı vakalarda hamilelik veya doğum sırasında anneden bebeğe , kan nakli sırasında ise alıcıdan vericiye veya bir enjektör iğnesinin paylaşılması gibi durumlarda bireyden bireye cinsel olmayan yollarla da bulaşabilir.

Cinsel yolla bulaşan hastalıklar her zaman semptomlara neden olmaz. Tamamen sağlıklı görünen ve bir enfeksiyonu olduğunu bile bilmeyen insanlardan cinsel yolla bulaşan hastalıklara yakalanmak mümkündür.

Cinsel yollarla bulaşan hastalıklardan korunmak için bireylerin kendilerine en uygun korunma yolunu tercih etmeleri gerekir. Cinsel yollarla bulaşan hastalıklara karşı en çok tercih edilen ve en iyi koruma yöntemlerinden biri de (kondom) prezervatiftir.

Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar Neden Olur?

Cinsel yolla bulaşan hastalıklar veya cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlara bakteriler, parazitler veya virüsler neden olabilir. Bu mikropların neden olduğu hastalıkların yayılmasında birçok vakada cinsel temas rol oynasa dahi, cinsel temasın olmadığı durumlarda da hastalığın yayılması mümkündür.

Cinsel olarak aktif olan herkes, cinsel yolla bulaşan bir hastalığa veya cinsel yolla bulaşan bir enfeksiyona maruz kalma riski taşır. Cinsel yolla bulaşan bir hastalığa yakalanma riskini artıran faktörler arasında öncelikle korunmasız cinsel ilişkiye girmek gelir. Lateks prezervatif takmayan enfekte bir partnerin vajinal veya anal penetrasyonu, cinsel yolla bulaşan hastalığa yakalanma riskini önemli ölçüde artırır. Prezervatiflerin yanlış kullanımı da riski artırabilir.

Birden fazla partnerle cinsel ilişkiye girmek yine cinsel yolla bulaşan hastalıklara yakalanma riskini bireyin ilişki kurduğu partner sayısı ile doğru orantılı bir şekilde artırır.

Cinsel ilişkiye veya cinsel aktiviteye zorlanan herkes cinsel yolla bulaşan hastalık riski altındadır. Tecavüz ya da cinsel saldırı mağduru bireylerin ruhsal ve duygusal desteğin yanı sıra, bu gibi hastalıklar ve neden oldukları komplikasyonların önlenmesi için muayene, tetkik ve tedavi almak üzere mümkün olan en kısa sürede bir doktora görünmesi hayati önem taşıyabilir.

Uyuşturucu kullanımı hem bireyin karar verme yetisini engelleyebilir, hem de bir takım uyuşturucuların alımı sürecinde kullanılan aparatların paylaşılması bireyleri çeşitli enfeksiyonlara daha açık bir hale getirebilir. Özellikle enjekte edilen uyuşturucuların kullanımında iğne paylaşımı hepatit B, hepatit C ve HIV (AIDS) gibi birçok ciddi enfeksiyonun yayılmasının başlıca nedenlerindendir.

Bel soğukluğu, klamidya, HİV (AIDS) ve sifiliz gibi belirli cinsel yolla bulaşan hastalıklar, hamilelik sürecinde veya doğum sırasında enfekte bir anneden çocuğuna geçebilir. Bebeklerde görülen cinsel yolla bulaşan hastalıklar henüz bağışıklık sistemi çok gelişmediği için ciddi sorunlara ve hatta ölüme neden olabilir. Bu nedenle tüm hamile kadınlar bu enfeksiyonlar için taranmalı, tedavi edilmeli ve gerekli önlemleri almalıdır.

Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar Nedeniyle Ortaya Çıkabilecek Komplikasyonlar Nelerdir?

Cinsel yolla bulaşan bir hastalığın veya cinsel yolla bulaşan bir enfeksiyonun erken evrelerinde bulunan birçok kişi hiçbir semptom yaşamadığından, ortaya çıkabilecek herhangi bir komplikasyonu önlemek için cinsel yolla bulaşan enfeksiyon taraması yapılması önemlidir. Bu sebeple Cinsel olarak aktif olmayı düşünen veya yeni bir partner ile cinsel temasa girmeyi düşünen bireyler bu konuda danışmanlık almak üzere hekimleriyle görüşebilir. Bu sayede olası herhangi bir hastalık erkenden fark edilebilir ve tedavi süreci erkenden başlayarak bireyin hayatını kurtarabilir.

Cinsel yolla bulaşan hastalıkların sebep olabileceği komplikasyonlar arasında artrit, gebelik komplikasyonları, göz iltihabı, HPV ile ilişkili rahim ağzı ve rektum kanserleri gibi bir takım belirli kanser türleri, kısırlık, pelvik ağrı ya da pelvik enflamatuar hastalık bulunur.

Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıkların Belirtileri Ve Tipleri Nelerdir?

Cinsel yolla bulaşan hastalıklar hiçbir belirti olmamasından başlayan bir yelpaze üzerinde hastalığın türüne göre çok çeşitlilik gösteren belirti ve semptomlara sahip olabilir. Bu sebeple CYBH olan bireyler komplikasyonlar ortaya çıkana veya bir partnerleri teşhis edilene kadar herhangi bir hastalığa sahip olduklarını fark edilmeyebilirler.

Cinsel yolla bulaşan hastalıkların yaygın belirti ve semptomları arasında;

  • Cinsel organlarda, ağızda veya rektal bölgede yaralar ya da şişlikler,
  • Adet dönemi dışında beklenmedik vajinal kanama,
  • Alışılmadık veya garip kokulu vajinal akıntı,
  • Penis akıntısı,
  • Alt karın ağrısı,
  • Ateş,
  • Cinsel ilişki sırasında ağrı,
  • Gövdede, ellerde veya ayaklarda kızarıklıklar,
  • İdrara çıkma sırasında ağrı veya yanma hissi
  • Vücut genelinde olmak üzere yaygın olarak özellikle kasık bölgesinde ağrılı, şişmiş lenf düğümleri bulunur.

Cinsel yolla bulaşan hastalıkların belirti ve semptomları hastalığın türüne bağlı olarak birkaç gün sonra da ortaya çıkabilir veya gözle görülür herhangi bir problemin fark edilmesi yıllar alabilir.

Pek çok farklı enfeksiyon türü cinsel yolla temas yoluyla bulaşabilir. En yaygın cinsel yolla bulaşan hastalıklar arasında klamidya , HPV ( papilloma virüsü) , frengi (sifilis) , HIV (AİDS) , bel soğukluğu , kasık biti , trichomonas , genital herpes (genital uçuk) bulunur.

Klamidya

Klamidya hastalığına chlamydia trachomatis adı verilen bir bakteri türü neden olur. En yaygın cinsel yolla bulaşan hastalıklardan birisi olan klamidya hastalığının birçok vakasında belirti ve semptomlar belirgin değildir. Klamidya hastalığının belirti ve semptomları gelişmeye başladığında aralarında genellikle cinsel ilişki veya idrara çıkma sırasında ağrı veya rahatsızlık, penis veya vajinadan yeşil ya da sarı renkli akıntı ile alt karın bölgesinde ağrı bulunur.

Klamidya hastalığının tedavi edilmemesi; üretra, prostat bezi veya testis enfeksiyonlarına, pelvik enflamatuar hastalığına ya da kısırlığa neden olabilir.

Tedavi edilmemiş klamidya hastalığı bulunan hamile bir kadın bu hastalığı doğum sırasında bebeğe geçirebilir. Bu durumda bebekle pnömoni , göz enfeksiyonları ya da körlük gibi durumlar gelişebilir. Klamidya hastalığı bakteriyel bir hastalık olduğu için doktor tarafından verilecek doğru antibiyotikler yardımıyla kolayca tedavi edilebilir.

Frengi (Sifiliz)

Frengi yani sifiliz treponemapallidum adı verilen bakterilerden kaynaklanan bir bakteriyel enfeksiyon türüdür. Frengi yaygın olarak erken aşamalarda fark edilecek belirti ve semptomlara sahip değildir. Hastalığın ilk ortaya çıkan belirtisi frengi çıbanı adı verilen küçük, yuvarlak bir yaradır. Bu acısız, ama çok bulaşıcı çıban bireyin cinsel organlarında, anüsünde veya ağzınızda gelişebilir.

Frenginin belirti ve semptomları arasında ateş, kızarıklık, baş ağrısı, eklem ağrısı, kilo kaybı, saç dökülmesi, ve yorgunluk bulunur.

Tedavi edilmeden gelişmeye devam eden frengi vakaları görme kaybına, işitme kaybına, çeşitli zihinsel hastalıklara, beyin , omurilik enfeksiyonlarına, kalp hastalıklarına veya can kaybına neden olabilir.

Frengide erken teşhis oldukça önemlidir. Frengi birlikte tedavi edilirse, vücutta o kadar az hasara yol açabilir. Yeteri kadar erken teşhis edilen frengi hastalığı bakteriyel bir hastalık olduğu için antibiyotiklerle kolayca tedavi edilebilir. Bununla birlikte, yenidoğan bebeklerde sifiliz enfeksiyonu ölümcül olabilir. Bu nedenle, tüm hamile kadınların sifiliz taraması yaptırması önemlidir.

Belsoğukluğu

Bel soğukluğu ya da diğer adıyla gonore üreme sisteminde kolayca çoğalabilen neisseria gonorrhoeae bakterisinin neden olduğu bakteriyel bir cinsel yolla bulaşan hastalıktır.

Bel soğukluğu vakalarında yaygın olarak bir belirti ya da semptom görülmez. Ancak bazı vakalarda bel soğukluğunun belirtileri arasında; bireyde cinsel organdan beyaz, sarı, bej veya yeşil renkli bir akıntının gelmesi, cinsel ilişki veya idrara çıkma sırasında ağrı veya rahatsızlık, normalden daha sık idrara çıkma, kasık bölgesinde kaşıntı ya da boğaz ağrısı gibi belirtiler görülebilir. Bel soğukluğunun tedavi edilmediği durumlarda üretra, prostat bezi veya testis enfeksiyonları, pelvik inflamatuar hastalığı ya da kısırlık gibi komplikasyonlar gelişebilir.

Doğum esnasında anneden yeni doğmuş bir bebeğe bel soğukluğu geçmesi mümkündür. Bu durumda bel soğukluğu bebekte ciddi ve ağır sağlık sorunlarına neden olabilir. Bu nedenle hamile kadınların doğumdan önce potansiyel cinsel yolla bulaşan hastalıklar için test ve tedavi olması tavsiye edilmektedir. Yeteri kadar erken teşhis edilen bel soğukluğu hastalığı antibiyotiklerle kolayca tedavi edilebilir.

Herpes (Uçuk)

Aynı zamanda genital uçuk olarak bilinen Herpes çok yaygın bir cinsel yolla bulaşan hastalıktır. Herpes HSV’nin yani herpes simpleks virüsünün kısaltılmış adıdır. Herpes virüsünün HSV-1 ve HSV-2 adı verilen her ikisi de cinsel yolla bulaşabilen iki ana türü vardır. Yapılan tıbbi araştırmalar 14 - 49 yaş arası her altı kişiden birinde uçuk hastalığının olduğuna işaret etmektedir.

HSV-1 daha yaygın olarak ağız bölgesinde uçuk görülmesine neden olur. Bununla birlikte, HSV-1, ağız ile cinsel temas sırasında bireyin ağzından başka bir bireyin cinsel organlarına da geçebilir. Bu durum HSV-1 genital uçuk hastalığının gelişmesine yol açabilir. HSV-2 ise daha yaygın olarak genital uçuk hastalığına neden olur.

Herpes hastalığının en sık görülen belirti ve semptomları arasında enfekte bölgede oluşan kabarık yaralar yani uçuklar bulunur. Genital herpes söz konusu olduğunda, bu yaralar cinsel organların üzerinde veya çevresinde gelişir. Oral uçuklarda ise ağız üzerinde veya çevresinde gelişirler. Uçuk yaraları genellikle zaman içerisinde kabuklanır ve birkaç hafta içinde iyileşir. İlk enfeksiyon aşaması genellikle en acı verici dönemdir. Herpes zaman içerisinde daha az ağrılı ve daha sık tekrarlar bir hal alır.

Herpes taşıyıcısı bir hamile kadın potansiyel olarak hastalığı anne karnındaki fetüse veya doğum sırasında yeni doğmuş bebeğe geçirebilir. Kojenital herpes adı verilen bu durum yeni doğanlar için çok tehlikeli olabilir. Bu nedenle hamile kadınların HSV durumlarının farkına varması için test yaptırmaları faydalıdır. Günümüzde henüz bir kesin herpes tedavisi geliştirilmemiştir. Ancak hastalığın ortaya çıktığı dönemlerde oluşan uçuk yaralarının ağrısını hafifletmeye ve hastalığı yönetmeye yardımcı olacak ilaçlar mevcuttur. Etkili tedavi ve güvenli cinsel hayat alışkanlıkları bireyin hayat kalitesini artırabilir ve başkalarını virüsten korumalarına yardımcı olabilir.

HIV (AIDS)

HIV (AIDS) yani insan immün yetmezlik virüsü, vücudun enfeksiyonla savaşmasına yardımcı olan hücrelere, bağışıklık sistemine saldıran ve kişiyi diğer enfeksiyonlar ile hastalıklara karşı daha savunmasız hale getiren bir virüstür. HIV (AIDS) bireyin belirli vücut sıvılarıyla temas yoluyla, en yaygın olarak korunmasız cinsel temasta veya enjeksiyon iğnelerinin ekipmanının paylaşılması yoluyla yayılır. HIV (AIDS) tedavi edilmediği durumlarda AIDS hastalığının yani edinilmiş bağışıklık yetmezliği sendromunun gelişmesine yol açabilir.

HIV hastalığının erken veya akut aşamalarda, hastalığın semptomları grip hastalığının belirti ve semptomları ile benzerlik gösterir. HIV hastalığının erken belirti ve semptomları arasında genel ağrı ile sızılar, ateş , baş ağrısı , boğaz ağrısı , döküntüler , mide bulantısı , şişmiş lenf düğümleri , ve üşüme bulunur. Bu başlangıç semptomları, genellikle bir ay kadar bir süre içinde sona erer. Bu aşamadan sonra birey uzun yıllar boyunca ciddi ya da kalıcı fark edilebilir belirti ya da semptomlar geliştirmeden HIV taşıyabilir.

HIV hastalığı için henüz kesin bir tedavi yoktur. Tedavi seçenekleri hastalığın bağışıklık sistemi üzerindeki etkilerini yönetmek ve ilerlemesini engellemek üzerine yoğunlaşmaktadır. Erken ve etkili tedavi, HIV ile enfekte kişilerin enfekte olmayan kişiler kadar uzun süre yaşamalarına yardımcı olabilir. Günümüzde geliştirilen tedavi yöntemleri HIV nedeniyle ölümlerin önemli ölçüde önüne geçmiştir.

Uygun HIV (AIDS) tedavileri bir HIV taşıyıcısı bireyin hastalığı cinsel partnerine bulaştırma ihtimalini de azaltabilir. Uygulanan modern tedavi yöntemleri potansiyel olarak bir kişinin vücudundaki HIV miktarını tespit edilemeyen seviyelere kadar düşürebilir. Yapılan tıbbi araştırmalar testler ile tespit edilemeyen seviyelerdeki HIV hastalığının başka insanlara bulaşma ihtimalini çok düşürdüğüne işaret etmektedir.

Rutin testler olmadan, HIV ile enfekte olan birçok bu durumun farkına varmayabilir. Bu nedenle erken teşhisin yapılması ve tedaviye erkenden başlanması için desteklemek için HIV riski yüksek olan bireylerin, semptomları olmasa dahi yılda en az bir kez test edilmesi tavsiye edilmektedir.

HPV (İnsan Papilloma)

İnsan papilloma virüsü yani kısaca HPV , bir kişiden diğerine deriden cilde yakın veya cinsel temas yoluyla geçebilen bir virüstür ve kondiloma aküminata adı verilen genital siğillere yol açabilir. Bu virüsün birçok farklı türü vardır ve bazı türleri diğerlerinden daha tehlikelidir.

HPV'nin belirtileri arasında; cinsel organlar, ağız veya boğaz bölgesinde ortaya çıkan siğillerdir. HPV enfeksiyon türleri ise ağız kanseri , penis kanseri , rektal kanser , rahim ağzı kanseri veya vulva kanseri gibi çeşitli kanser türlerine yol açabilir.

Birçok HPV vakası kansere dönüşmez, ancak, bazı virüs türlerinin kansere neden olma olasılığı diğerlerine göre daha yüksektir. Yapılan araştırmalar HPV ile ilişkili kanser vakalarının büyük bir bölümünün HPV 16 ve HPV 18 suşlarından kaynaklandığını göstermektedir. Bu iki HPV suşu, tüm rahim ağzı kanseri vakalarının yüzde 70'inin sebebi olarak belirlenmiştir.

HPV için bilinen kesin bir tedavi yöntemi yoktur, ancak HPV enfeksiyonları yaygın olarak kendiliğinden geçer. Buna ek olarak HPV 16 ve HPV 18 dahil olmak üzere en tehlikeli HPV suşlardan bazılarına karşı koruma sağlamak için HPV aşısı geliştirilmiştir.

Hepatit A, B ve C

Hepatit A , Hepatit B ve Hepatit C virüsleri sarılık hastalığına neden olan virüslerdir. Hepatit A, B ve C virüsleri , karaciğerde ağır bir enfeksiyona neden olur ve tedavisinin gerçekleştirilmediği vakalarda ölümcül sonuçları olabilir. Virüs tarafından etkilenerek hastalanan veya herhangi bir hastalık belirtisi göstermeden virüsü taşıyan bireylerin kan, meni ya da vajinal sıvı gibi vücut sıvılarının temasıyla hastalık sağlıklı bireylere bulaşır. Hepatit hastalığının belirtilerinin kontrol altına alınabildiği vakalarda dahi henüz kesin bir tedavisi bulunamamıştır. Hepatit A ve B hastalığına karşı korunmada aşılama önemli rol oynar. Hepatit C hastalığına karşı kullanılabilecek onaylanmış bir aşı mevcut değildir.

Kasık biti

Kasık biti , ya da diğer adıyla kıl biti bireyin kasık kıllarına yerleşen küçük bitlerin neden olduğu paraziter bir hastalığın adıdır. Kasık bitleri tıpkı baş biti veya vücut biti gibi insan kanıyla beslenirler.

Kasık bitinin yaygın belirti ve semptomları arasında cinsel organların veya anüsün etrafında kaşıntı, cinsel organların veya anüsün etrafında küçük, pembe veya kırmızı yumrular, düşük dereceli ateş, enerji eksikliği ve sinirlilik hali bulunur. Buna ek olarak bitleri ve küçük beyaz renkli bit yumurtalarını kıl köklerinin etrafında çıplak gözle veya bir büyüteç yardımıyla görmek mümkündür.

Tedavi edilmeyen kasık biti enfeksiyonları, ciltten cilde temas, paylaşılan giysiler, nevresimler veya havlular yoluyla diğer insanlara bulaşabilir. Bu nedenle kasık biti tedavisini bir an önce gerçekleştirmek en doğru çözümdür. Kasık biti tedavisi sürecinde doktorun tavsiye ettiği ilaçların yanı sıra bit temizleme ilaçları ve cımbız kullanmak mümkün olabilir. Bireyin giysilerini, yatak takımlarını, havlularını ve evini dezenfekte ederek temizlemesi de kasık bitinin tekrarlanmaması açısından önemlidir

Trichomonas

Trichomonas cinsel organların teması yoluyla bir kişiden diğerine geçebilen küçük bir protozoan organizmadan kaynaklanır. Yapılan araştırmalar trichomonas hastalarının üçte birinden daha azının belirti ve semptom geliştirdiğine işaret etmektedir. Hastalığın semptomlarının geliştiği vakalarda; cinsel organdan gelen akıntı, cinsel organların çevresinde yanma veya kaşıntı, idrara çıkma sırasında ağrı veya rahatsızlık, sık sık idrara çıkma ihtiyacı bulunur. Kadınlarda trichomonas ile ilişkili akıntı genellikle hoş olmayan veya balıksı olarak tabir edilen bir koku alır. Tedavi edilmeyen trichomonas üretra enfeksiyonu, pelvik enflamatuar hastalık veya kısırlığa neden olabilir.

Trichomonas antibiyotikler ile tedavi edilebilir bir hastalıktır ve daha ileri bir komplikasyona neden olmaması için bir an önce tedavi edilmesi tavsiye edilir.

Pelvik Enfeksiyonlar (PID)

Pelvik enfeksiyonlar , ya da kısaca PID, kadınların üst genital organlarında bakteriler veya virüsler gibi çeşitli mikrobiyolojik etkenlerin yol açtığı enfeksiyonlara verilen isimdir. Pelvik enfeksiyon vakalarının büyük bir bölümü cinsel temas sırasında bulaşan bakteriler aracılığıyla meydana gelirler.

Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar Nasıl Teşhis Edilir?

Bireyde var olabilecek herhangi bir cinsel yolla bulaşan hastalığın tanısının konulması için doktor öncelikle bir fizik muayene gerçekleştirir ve hastanın sağlık geçmişi hakkındaki bilgileri soracağı çeşitli sorular ile öğrenmeyi hedefler. Birey gözlemlediği bütün belirtilerini bu muayene sürecinde doktora iletmeli ve sahip olabileceği diğer koşullar veya hastalıklarla ilgili bilgileri paylaşmalıdır.

Cinsel geçmişi veya mevcut belirti ve semptomları cinsel yolla bulaşan bir hastalığın varlığına işaret eden bireyler için yapılacak laboratuvar testleri bu belirti ve semptomların nedenini belirleyebilir ve herhangi bir enfeksiyonun varlığını tespit edebilir. Bu laboratuvar testleri arasında HIV tanısını veya sifilizin sonraki aşamalarını doğrulayabilecek kan testleri, bir takım cinsel yolla bulaşan hastalık türlerinin varlığını doğrulayabilecek idrar testleri ile açık genital yaraları olan bireylerde bu yaralardan alınan sıvı numunelerinin üzerinde yapılan testler bulunur.

Herhangi bir belirti ya da semptomu olmayan bireylerde yapılan hastalık testlerine tarama adı verilir. Cinsel yolla bulaşan hastalıkların taraması normalde sağlık bakımının rutin bir parçası değildir, ancak istisnai durumlar mevcuttur.

Tüm hamile kadınların doğum öncesi ziyaretlerinde HIV, hepatit B, klamidya ve sifiliz açısından taranması, hem kendilerinin hem de yenidoğan bebeğin sağlığı açısından gereklidir. Buna ek olarak bel soğukluğu ve hepatit C risk grubunda olan kadınların da gebelik sırasında en az bir defa bu hastalıklar için tarama testine girmesi önerilmektedir.

Pap Smear testi, genellikle insan papilloma virüsünün belirli türlerinin neden olduğu iltihaplanma, kanser öncesi değişiklikler ve kanser dahil olmak üzere servikal anormallikleri tarar.

HIV ile enfekte olan bireylerin diğer cinsel yolla bulaşan hastalıklara yakalanma riski önemli ölçüde artmış demektir. Tıp uzmanları, HIV tanısı konulan bireylerin acil olarak sifiliz, bel soğukluğu, klamidya ve herpes için test yapmasını önermektedir. Bunlara ek olarak HIV taşıyıcılarının, hepatit C taraması yaptırması da tavsiye edilir.

HIV virüsü kadınlarda; agresif rahim ağzı kanserine sebep olabilir. Uzmanlar, yine HIV tanısı konulduktan sonraki bir yıl içinde ve ardından altı aylık aralıklarla Pap Smear testi yaptırmalarını tavsiye etmektedirler..

Yeni bir cinsel partneri olan insanların ilişkiye girmeden önce cinsel yolla bulaşan hastalık için test olmaları tavsiye edilir. 

Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar Nasıl Tedavi Edilir?

Bakteriler ya da parazitlerden dolayı gelişen cinsel yolla bulaşan hastalıkların tedavisi genellikle daha kolaydır. Viral enfeksiyonlar ise yaygın olarak yönetilebilir ancak her zaman tam iyileşme mümkün olmayabilir. Hamile ve cinsel yolla bulaşan hastalığı olan bireylerin hemen tedavi sürecine başlaması bebeğinin enfekte olma riskini önleyebilir veya azaltabilir. Cinsel yolla bulaşan hastalıkların tedavisi enfeksiyona bağlı olarak farklılık gösterir ve yaygın olarak ya antibiyotiklere ya da antiviral ilaçlara dayanır.

Antibiyotikler genellikle tek doz ile; bel soğukluğu, sifiliz, klamidya ve trikomoniyaz dahil olmak üzere cinsel yolla bulaşan birçok enfeksiyonu iyileştirebilir. Bir çok vakada bireyler tipik olarak, bel soğukluğu ve klamidya için aynı anda tedavi edilir çünkü bu iki enfeksiyon genellikle birlikte ortaya çıkar.

Antibiyotik tedavisine başlayan bireylerin, ilaçları aksatmadan, doktorun verdiği düzende kullanmaya devam etmesi gerekir. İlaçları reçete edildiği şekilde kullanamayacağını düşünen bireyler doktoru durum hakkında bilgilendirmelidir. Doktor, bireye daha uygun, kısa, veya daha basit bir tedavi süreci sunabilir.

Antibiyotik tedavisini tamamladıktan ve herhangi bir yaranın iyileşmesinden yedi gün sonrasına kadar cinsel ilişkiden kaçınmak hastalığın yayılması riskini azaltması bakımından önemlidir. Buna ek olarak tıp uzmanları yeniden enfeksiyon riskinin yüksek olduğu hastalıklarda için bireylerin yaklaşık üç ay içinde yeniden test edilmesini önerirler.

Herpes veya HIV gibi viral bir cinsel yolla bulaşan hastalığı olan bireye antiviral ilaçlar reçete edilecektir. Reçeteli bir antiviral ilaçla birlikte doktor tavsiyesi üzerine günlük baskılayıcı tedavi eş zamanlı sürdürülürse bireylerde uçuğun daha az nüksettiği görülmüştür. Ancak antiviral tedaviye rağmen bireylerin partnerlerine uçuk bulaştırması ihtimali mevcuttur.

Antiviral ilaçlar, HIV (AIDS) enfeksiyonunu yıllarca kontrol altında tutabilir. Buna rağmen birey virüsü yine de taşır ve risk daha düşük olmasına rağmen yine de başkalarına bulaştırabilir.

Herhangi bir cinsel yolla bulaşan hastalığın tedavi sürecine ne kadar erken başlanırsa, süreç o derece etkili olur. Bireyin ilaçlarını tam olarak reçete edildiği gibi alması, virüs sayısının tespit edilemeyecek seviyelere düşmesini mümkün kılabilir.

Cinsel yolla bulaşan hastalık geçiren bireyler, doktora tedaviden ne kadar sonra tekrar test edilmesi gerektiğini sormalıdır. Yeniden test edilmek, tedavinin etkinliğini ölçer ve bireyin yeniden enfekte olmasını engelleyebilir.

Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar İle Başa Çıkma

Cinsel yolla bulaşan hastalık taşımakla başa çıkmak için kişinin atabileceği bir takım adımlar mevcuttur. Öncelikle birey suç üstlenmekten vazgeçmeli, ama sorumluluğunun farkına varmalıdır. Birey partnerin sadakatsiz davrandığını varsaymamalıdır. Hastalık kişiye ya da partnerine çok eskiden ya da cinsel temas içermeyen bir yol aracılığıyla bulaşmış olabilir.

Bireyler kendilerine sağlık hizmeti veren sağlık çalışanlarına karşı dürüst olmalıdır. Sağlık çalışanlarının görevleri bireyi yargılamak değil, tedavi sağlamak ve cinsel yolla bulaşan hastalıkların yayılmasını durdurmaktır. Onlara söylediğiniz her şey gizli kalacaktır. Bu nedenle birey sağlık kurumuyla iletişime geçmeli, ve tedavi sürecinin nasıl ilerlemesi gerektiğini öğrenmelidir.

Bireyler cinsel yolla bulaşan hastalıkların yayılmasını önlemek için, böyle bir hastalığa yakalandıkları durumda mevcut veya geçmiş cinsel partnerlerini test olabilmeleri için bilgilendirmelidir. Bu sayede onların arasında henüz belirti ya da semptomları ortaya çıkmadığı halde enfekte olan varsa tedavi sürecine başlayabilirler.

Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar Nasıl Önlenir?

Cinsel yolla bulaşan hastalıklara veya cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlara yakalanma riskini önlemenin veya azaltmanın birkaç yolu vardır. Cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korunmanın en etkili yolu, cinsel ilişkiye girmemektir. Cinsel yolla bulaşan hastalıklardan kaçınmanın bir başka güvenilir yolu ise her iki insanın sadece birbiriyle seks yaptığı ve her iki eşin de enfekte olmadığı, uzun vadeli, tek eşli bir ilişki içinde kalmaktır.

Cinsel ilişkiye girecek her iki birey cinsel yolla bulaşan hastalıklar için test edilene kadar ilişkiden kaçınması sağlıklı bir sonuç sağlayacaktır.

Cinsel ilişkiye girmeden önce erken aşı yaptırmak da belirli cinsel yolla bulaşan hastalık türlerini önlemede etkilidir. Örneğin insan papilloma virüsü yani HPV, hepatit A ve hepatit B hastalıklarını önlemek için aşılar mevcuttur.

Bireylerin cinsel ilişkiye gireceği durumlarda oral ve genital mukoza zarları arasında doğrudan yani ciltten cilde teması önlemek için sürekli ve doğru şekilde lateks prezervatif (kondom) kullanması cinsel yolla bulaşan hastalıkların yayılmasını engellemek için en etkili yollardan birisidir. Her cinsel ilişki eylemi için yeni bir lateks prezervatif kullanılmalıdır. Asla vazelin gibi yağ bazlı bir kayganlaştırıcı lateks prezervatif ile beraber kullanılmamalıdır.

Doğal membrandan yapılan, lateks olmayan prezervatifler cinsel yolla bulaşan hastalıkları önlemede o kadar etkili olmadıkları için önerilmez. Her ne kadar prezervatifler bireyin cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlara maruz kalma riskini azaltsa dahi, HPV veya herpes gibi viral lezyonların bütünüyle örtülmediği durumlarda daha az koruma sağlar.

Doğum kontrol hapları veya rahim içi cihazlar gibi engelleyici olmayan kontrasepsiyon biçimleri cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı koruma sağlamaz.

Aşırı alkol tüketiminden kaçınmak ve uyuşturucu kullanmamak önemlidir. Etki altında olan bireylerin risk alma olasılığının daha yüksek olduğu gözlemlenmiştir.

Bireyler herhangi bir ciddi cinsel temastan önce, daha güvenli seks hakkında partnerleri ile iletişim kurmalı ve hangi önlemlerin iyi olup olmayacağı konusunda özellikle hemfikir olduklarından emin olmalıdır.

Acıbadem Web ve Yayın Kurulu tarafından hazırlanmıştır. Güncellenme Tarihi: 22 Eylül 2023 Cuma Yayımlanma Tarihi: 22 Eylül 2023 Cuma

Bize Ulaşın

Bilgi talepleriniz için aşağıdaki formu doldurabilirsiniz.

Acıbadem Sağlık Grubu olarak size daha iyi ve kaliteli bir hizmet sunabilmemiz için istek, öneri, teşekkür ve şikayetlerinizi aşağıdaki formu doldurarak ya da 444 55 44 numaralı telefondan tarafımıza ulaşarak bildirebilirsiniz.

Devamı
Devamı
Güvenlik Kodu

KİŞİSEL VERİLERİN ELDE EDİLMESİ VE İŞLENMESİ İLE İLGİLİ BİLGİLENDİRME FORMU

Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş. (“Acıbadem”) ve Acıbadem’in hakim ve bağlı şirketleri (hepsi birlikte “Acıbadem Grubu” olarak anılacaktır.) tarafından, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“Kanun”) ve ilgili mevzuat kapsamında Veri Sorumlusu sıfatıyla, kişisel verileriniz, aşağıda açıklanan çerçevede ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu, 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, Özel Hastaneler Yönetmeliği ve Sağlık Bakanlığı düzenlemeleri ve sair mevzuata uygun olarak işlenebilecektir.

1. Kişisel Verilerin elde Edilmesi, İşlenmesi ve İşleme Amaçları

Kişisel verileriniz Acıbadem Grubu tarafından sağlanmakta olan kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbî teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amaçlarıyla ve Acıbadem Grubu şirketlerinin faaliyet konularına uygun düşecek şekilde; sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik ortamda, çağrı merkezi, internet sitesi, sözlü, yazılı ve benzeri kanallar aracılığıyla elde edilmektedir. Sağlık verileriniz başta olmak üzere özel nitelikli kişisel verileriniz ve genel nitelikli kişisel verileriniz, Grup tarafından aşağıda yer alanlar dâhil ve bunlarla sınırlı olmaksızın bu maddede belirtilen amaçlar ile bağlantılı, sınırlı ve ölçülü şekilde işlenebilmektedir:

Acıbadem Grubu tarafından elde edilen her türlü kişisel veriniz (Özel nitelikli kişisel veriler de dahil fakat bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) aşağıdaki amaçlar ile işlenebilecektir:

İlgili mevzuat uyarınca elde edilen ve işlenen Kişisel Verileriniz, Acıbadem veya Acıbadem Grubu’na ait fiziki arşivler ve/veya bilişim sistemlerine nakledilerek, hem dijital ortamda hem de fiziki ortamda muhafaza altında tutulabilecektir.

2. Kişisel Verilerin Aktarılması

Kişisel verileriniz, Kanun ve sair mevzuat kapsamında ve yukarıda yer verilen amaçlarla Acıbadem ve Acıbadem Grubu tarafından Acıbadem Grubu’na dahil olan şirketler ile, Özel sigorta şirketleri, Sağlık bakanlığı ve bağlı alt birimleri, Sosyal Güvenlik Kurumu, Emniyet Genel Müdürlüğü ve sair kolluk kuvvetleri, Nüfus Genel Müdürlüğü, Türkiye Eczacılar Birliği, Mahkemeler ve her türlü yargı makamı, merkezi ve sair üçüncü kişiler, yetki vermiş olduğunuz temsilcileriniz, avukatlar, vergi ve finans danışmanları ve denetçiler de dâhil olmak üzere danışmanlık aldığımız üçüncü kişiler, düzenleyici ve denetleyici kurumlar, resmi merciler dâhil sağlık hizmetlerini yukarıda belirtilen amaçlarla geliştirmek veya yürütmek üzere işbirliği yaptığımız iş ortaklarımız ve diğer üçüncü kişiler ile paylaşılabilecektir.

3. Kişisel Veri Elde Etmenin Yöntemi ve Hukuki Sebebi

Kişisel verileriniz, her türlü sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik ortamda, yukarıda yer verilen amaçlar ve Acıbadem’in faaliyet konusuna dahil her türlü işin yasal çerçevede yürütülebilmesi ve bu kapsamda Acıbadem’in akdi ve kanuni yükümlülüklerini tam ve gereği gibi ifa edebilmesi için toplanmakta ve işlenmektedir. İşbu kişiler verilerinizin toplanmasının hukuki sebebi;

Ayrıca, Kanun’un 6. maddesi 3. fıkrasında da belirtildiği üzere sağlık ve cinsel hayata ilişkin kişisel veriler ise ancak kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbı teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amacıyla, sır saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler veya yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından ilgilinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir.

4. Kişisel Verilerin Korunmasına Yönelik Haklarınız

Kanun ve ilgili mevzuatlar uyarınca;

Mezkûr haklarınızdan birini ya da birkaçını kullanmanız halinde ilgili bilgi tarafınıza, açık ve anlaşılabilir bir şekilde yazılı olarak ya da elektronik ortamda, tarafınızca sağlanan iletişim bilgileri yoluyla, bildirilir.

5. Veri Güvenliği

Acıbadem, kişisel verilerinizi bilgi güvenliği standartları ve prosedürleri gereğince alınması gereken tüm teknik ve idari güvenlik kontrollerine tam uygunlukla korumaktadır. Söz konusu güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak muhtemel riske uygun bir düzeyde sağlanmaktadır.

6. Şikayet ve İletişim

Kişisel verileriniz teknik ve idari imkânlar dâhilinde titizlikle korunmakta ve gerekli güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak olası risklere uygun bir düzeyde sağlanmaktadır. Kanun kapsamındaki taleplerinizi, “https://www.acibadem.com.tr/acibademonline/hastaverilerinkorunmasi.html” web adresindeki “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Uyarınca Başvuru Formu” nu doldurarak;

Kanun kapsamındaki taleplerinizi, https://www.acibadem.com.tr/acibademonline/hastaverilerinkorunmasi.html web adresindeki “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Uyarınca Başvuru Formu” nu doldurarak ve formda belirtilen usullerle tarafımıza iletmenizi rica ederiz.

YUKARI
İçindekiler
Size ulaşmamızı ister misiniz?