Sıkça Sorulan Sorular

  • Ülseratif kolit ve Cronh hastalığının nedenleri nelerdir?

    Ülseratif kolit ve crohn hastalıklarına nelerin yol açtığı tam olarak bilinmiyor; ancak, genetik ve çevresel faktörlerin birlikte rol oynadığı düşünülüyor. Ailesinde ülseratif kolit veya crohn hastası bulunan bir çocukta bu hastalığın görülme ihtimali, sağlıklı ailelerin çocuklarına göre daha fazla.

    Çevresel faktörler arasındaysa sigara ve alkol tüketiminin - özellikle ülseratif kolitte- oldukça etkili olduğu tahmin ediliyor. Gıdalarla alınan çeşitli maddeler, bakteri, bakteri toksinleri, virüsler, hastalığın ortaya çıkmasında rol oynayabiliyor. Ayrıca aspirin, antibiyotik, bazı ağrı kesiciler ve doğum kontrol hapları hastalığın daha da şiddetlenmesine yol açabiliyor.

    Stres hastalığın bazen şiddetlenmesine neden olsa da crohn hastalığı ile ülseratif kolit oluşumuna sıkıntı ve üzüntünün neden olduğunu gösterecek kesin veriler bulunmuyor. Ancak doğal olarak sıkıntılı, depresif bir kişinin hastalığın bulgularıyla başa çıkabilmesi daha zor; hastalığın yarattığı düşkünlük hali, sık sık tuvalete gitme gereksinimi ve karın ağrıları da kişinin kendini daha sıkıntılı, dayanıksız hissetmesine yol açabiliyor. Bu sebeple stres ve üzüntü hastalığın nedeni değil, sonucu gibi görülüyor.

    Henüz bu hastalıkların oluşumuna dair, sorumlu hiçbir gıda maddesi veya mikroorganizma tespit edilmemiş. Ancak bazı enfeksiyonların, kalın bağırsakta bağışıklık sistemi hücrelerinin aşırı reaksiyon göstermesine sebep olarak ülseratif kolitin meydana gelmesinde etkili olduğu düşünüyor. Ayrıca kirli su ya da çiğ sebze ve meyve ile oluşan bazı bağırsak enfeksiyonlarında ülseratif kolitli hastadaki şikâyetlere benzer belirtiler olabiliyor.

  • Ülseratif kolit ve crohn hastalıkları bulaşıcı mıdır?
    Hayır. Ülseratif kolit ve crohn hastalığı enfeksiyon hastalığı değildir ve bulaşıcı özellik taşımaz. Hastaların, hastalığını çevresindeki insanlara bulaştırma ihtimali yoktur. Ancak bu hastalarda da bulaşıcı bakteriyel bağırsak enfeksiyonlarının görülme sıklığı, sağlıklı kişilere göre daha fazladır.
  • Ülseratif kolit ve crohn hastalığı, hastanın çocuğuna geçer mi?
    Ülseratif kolit, anne - babadan çocuklarına geçen bir hastalık değil ve bir hastanın çocuğunda ülseratif kolit olması oldukça düşük bir olasılık. Ancak crohnlu hastanın birinci derece yakınlarında crohn hastalığı veya ülseratif kolit açısından az da olsa risk artışı söz konusu olabiliyor. Bu riskler çok az olduğundan, hastalıkların varlığı çocuk sahibi olunması için herhangi bir engel oluşturmuyor.
  • Ülseratif kolit ve crohn hastalığı hamile kalmaya engel midir? Hamilelik hastalığı nasıl etkiliyor ve anne adayları bu dönemde ilaçlarına devam edebiliyor mu?
    İnflamatuar bağırsak hastalığı (İBH) olan hastalar, bu kararı hastalığın aktif olmadığı dönemde almalılar. Hastalığın aktif dönemlerinde doğurganlığın azaldığı bilinse de yine de hamile kalmak mümkün. Ancak bu süreçte plansız bir hamilelik gelişmesi, hekim kontrollerinin önemini daha da artırıyor. Çünkü hamilelik sırasında çıkabilecek olası komplikasyonlar ve gerekli tedaviler açısından sürekli hekim kontrolünde olmak gerekiyor. Bazı hastalarda da kullanılan ilaçlara bağlı olarak hastalık pasif durumda olabiliyor. Ancak ilaç kullanan hastalarda gelişen plansız hamilelikte, bu ilaçların bir kısmının zarar verebilme ihtimali söz konusu. Bu nedenle ilaç kullanan hasta, hamile kalma isteğini İBH tedavisini sürdüren doktorla görüşmeli; planlamasını doktorun önerileri doğrultusunda yapmalıdır.
  • Ülseratif kolit ve crohn hastalığı, hastanın aile yaşamını etkiliyor mu?
    Ülseratif kolit ve crohn hastalığı, erken çocukluk çağından 80 yaşına kadar herhangi bir yaşta başlayabiliyor. Ancak genellikle ilk kez 20 ve 40 yaşları arasında ortaya çıkıyor. Bu yaşlarsa kişinin meslek edinme, evlenme, ev kurma, çocuklarını yetiştirme çabalarını yoğun olarak yaşadığı yaşlar. Bu dönemde kişinin sağlığının iyi olması büyük önem taşıyan bir olgu. Kronik ve tekrarlayıcı özelliği olan tüm hastalıklarda olduğu gibi, bu hastalıkta da hastanın eşinin ve ailesinin hastaya karşı sevgi dolu ve anlayışlı olması, hastalığın yarattığı zorlukları göğüslemesinde yardımcı oluyor.
  • Fiziksel aktivite veya iş hayatı hastalığı nasıl etkiliyor?
    Fiziksel aktivite ve iş hayatı hastalıkları kötü yönde etkilemese de hastalığın alevlenme dönemlerinde veya cerrahi tedavi gereksinimleri sırasında hastaneye yatmak veya bir süre yatak istirahati yapmak gerekebiliyor. Bu dönemler dışında hastalar, spor da dahil olmak üzere normal fiziksel aktivitelerini ve iş hayatını rahatça sürdürebiliyor.
  • Ülseratif kolit ve crohn hastalarında bağırsak kanseri gelişme riski var mı?
    Ülseratif kolit, kanserden tamamen farklı, iltihabi bir bağırsak hastalığı. Ancak ülseratif kolit hastalarında kalın bağırsak kanseri gelişme riski, sağlıklı bireylere göre daha yüksek. Bağırsak bölgesinin tutulan kısmı ne kadar fazla ve hastalığı süresi ne kadar uzunsa risk de o kadar fazlalaşıyor. Bu yüzden hastaların doktor kontrolü altında bulunmaları gerekiyor. Hastalık ortaya çıktıktan 8-10 yıl sonra hastaların yılda bir kere kolonoskopik inceleme yaptırması öneriliyor. Crohn hastalarında ise düşük bir ihtimal olsa da ince veya kalın bağırsakta kanser gelişme riski bulunuyor. Uzmanlar, hastanın kontrollerinde bu riski göz önüne alarak ek araştırmalar yapabiliyor.
  • Beslenme ne kadar etkili?
    İnflamatuar bağırsak hastalarında, iştahın azalması, bağırsaklarda emilimin bozulması ve ishal gibi nedenlerle, sıvı, besinler, vitaminler ve minerallerin eksikliği söz konusu olabiliyor. Bu nedenle hastaların iyi beslenmesi ve tedavileri süresince bu durumun da göz önünde tutulması da önem taşıyor. Bazı besinler de bazı hastalarda çeşitli sorunlara yol açabiliyor ve hastanın rahatsızlık yaratan gıdalardan kaçınması uygun olabiliyor. Ancak yine de her iki hastalığın da diyetle kesin bir ilişkisi bulunduğunu söylemek mümkün değil.