Daha iyi bir deneyim için konum izni vermelisiniz.
MENU

Genel Tanıtım

Acıbadem Sağlık Grubu'nda obezite tedavisi ve obezite cerrahisi konusunda İstanbul'da Fulya, Maslak, Kadıköy, Bakırköy, Atakent, Taksim, Altunizade ile Adana, Eskişehir ve Kayseri hastanelerinde tanı ve tedavi hizmeti sunuluyor.

Birden çok nedene bağlı ortaya çıkan obezite hastalığı insan vücudunda çok sayıda organı etkiliyor. Bu yüzden tedavisinin de birden çok branşın birlikte uyum içerisinde çalıştığı bir ortamda planlanıp yapılması gerekiyor.

Obezite tedavisi için başvuran tüm hastalar öncelikle endokrinoloji uzmanı, beslenme uzmanı, psikiyatri uzmanı, fizik tedavi uzmanı ve egzersiz danışmanı tarafından değerlendiriliyor. Gerekli görüldüğü durumlarda hastayı kardiyoloji ve göğüs hastalıkları uzmanları da muayene ediyor. Ayrıca, uygun hastaların obezite cerrahisi konusunda deneyimli Genel Cerrahi uzmanları tarafından görülmesi de sağlanıyor.

Başvuru yapan her bir hasta, obezite sorununun altında yatan faktörler, yeme alışkanlıkları, psikolojik problemler, sağlık durumu gibi konularda detaylı bir incelemeden geçiriliyor. Bu incelemelere göre yapılan değerlendirmeler sonucunda, hastaya uygun tedavi programı belirleniyor. Bu tedavi programları tıbbi beslenme ve egzersizin yanı sıra, hastanın özelliklerine göre tıbbi tedavi ve cerrahi tedavi gibi seçenekleri de içerebiliyor.

Uygun Altyapı

Acıbadem’de, obezite ile mücadele eden hastalara uygun olarak düzenlenen altyapı ile hizmet veriliyor. Ameliyathane ekipmanından, yoğun bakım ünitelerine, odalardan yataklara her şey hastalarımızın ihtiyaçları göz önünde bulundurularak düzenleniyor.

Farklı vücut boyutları ve ağırlıklarına uygun koşullarda MR çekimi yapılıyor. Ayrıca bilgisayarlı tomografi cihazı Flash CT ile tüm vücut tomografisi çekilebiliyor.

Acıbadem Sağlık Grubu hastanelerinde bulunan birçok tıbbi branşın tek bir çatı altında toplandığı multidisiplinler yaklaşımıyla hastalarına tanı ve tedavi hizmetleri vermektedir.

Obezite Tanı Tedavi Hizmetleri

Obezite tedavisinde multidisipliner bir yaklaşımla uygulanan tanı ve tedavi yöntemlerinde temel amacımız hastaların sorunsuz bir şekilde düzenli olarak kilo vermelerini sağlamak ve en önemlisi de kilo kaybının yıllar içerisinde korunmasını sağlamaktır.

Diyet Tedavisi

Obezite tedavisi için başvuran hastaların, beslenme ve diyet uzmanları denetiminde kilo vermesi hedeflenmektedir. Burada, her bir hasta için beslenme alışkanlıklarına ve sağlık durumuna özel, kalorisi hesaplanmış bir diyet planlanmaktadır. Hastalar, program buyunca beslenme uzmanlarının takibindedir.

Egzersiz Tedavisi

Obezite tedavisi alan hastalar, çoğu zaman, aşırı kiloları nedeniyle çoğu zaman spor yaparken sağlık sorunları yaşamaktadır; örneğin binen aşırı yük nedeniyle diz ekleminde oluşan problemler gibi. Bu sorunlar, hastanın egzersizi tamamen bırakmasına yol açmakta ve daha fazla kilo almasına neden olmaktadır.

Bu hastaların egzersize tekrar başlayabilmesi için Acıbadem’de, konusunda uzman hekim ve fizyoterapistlerimiz, kişinin sağlık durumuna uygun, yüzme, su jimnastiği gibi egzersizlerden oluşmuş bir program hazırlamaktadır. Genellikle haftada en az 3 gün yapılacak 45 dakikalık bir aktivite bile hastanın kilo vermesinde etkili olabilmektedir.

Davranış Değişikliği Tedavisi

Beslenme ve egzersiz programları hastanın kilo vermesinde etkili bir yöntem. Ancak hastanın bu programları, belirli bir süresi olan kürler gibi görmesi ve bitiminde eski sedanter yani hareketsiz yaşantısına dönmesi tekrar kilo almasına yol açabilmektedir. Bu hastalara, yaşam alışkanlıklarında değişiklikler yapmaları, örneğin sürekli araba kullanmak yerine metroya binmeleri, hafta sonları yemek programları yerine doğa yürüyüşleri gibi spor aktiviteleriyle dolu farklı programlara ağırlık vermeleri önerilmektedir.

İlaç Tedavisi

Hastanın kilo almasına neden olan herhangi metabolik sorun varsa (reaktif hipoglisemi, insülin direnci gibi) bu sorunların ortadan kaldırılması için  doktorlar tarafından  ilaç tedavisi uygulanabilmektedir. Ancak ilaç tedavisinden direkt olarak obezitenin ilaçla tedavisinin anlaşılmaması gerekmektedir. Çünkü henüz obezite tedavisi için reçete edilebilecek, FDA onaylı gerçekten güvenli ve etkili bir ilaç bulunmamaktadır.

Obezite Cerrahisi

Obezite cerrahisi temel olarak iki prensibe dayanmaktadır; mide hacminin küçültülmesi ve/veya ‘malabsorsiyon’ yani yiyeceklerin emiliminin bazı aşamalarda engellenmesinin sağlanması.

Obezite Cerrahisi Kimler İçin Uygundur?

Obezite cerrahisi için beden kitle indeksi 35 ve üzeri olan, uzman denetiminde tıbbi beslenme, egzersiz ve medikal tedavi gibi yöntemlerle zayıflayamayan hastalara önerilmektedir. Bunun yanında beden kitle indeksi 30 üzerinde olan, yüksek tansiyon, diyabet, uyku apnesi gibi hastanın yaşam kalitesini ve süresini etkileyen hastalara önerilmektedir. Hangi ameliyatın uygun olduğu, doktorlar tarafından yapılan çeşitli muayene ve tetkikler sonucunda belirlenmektedir.

Doğurganlık çağında olan ve kısa vadede çocuk sahibi olmayı planlayan kadınların, bu durumu doktorlarına danışmaları gerekmektedir. Çünkü obezite cerrahisi ameliyatlarını takip eden 24 ay boyunca hamile kalınmaması tavsiye edilmektedir.

Obezite Cerrahisinde Tedavi Yöntemleri

Tüp Mide Ameliyatı (Sleeve Gastrektomi)

"Sleeve Gastrektomi" olarak da bilinen tüp mide ameliyatlarında, midenin hacminin küçültülmesi (yaklaşık 60-100cc) ve böylece hastanın çok az gıdayla tokluk hissetmesi hedeflenmektedir. Bu amaçla, midenin belli bir bölümü cerrahi işlemle çıkarılmakta ve geriye tüp şeklinde (yaklaşık bir muz büyüklüğünde) bir mide bırakılmaktadır. Ayrıca midenin açlık hormonu salgılayan bölümü çıkarılmaktadır. Bu operasyonla sadece alınan gıdanın miktarı kısıtlanmakta; gıdaların emilimi aynı şekilde devam ettiği için hastanın dışarıdan vitamin ya da mineral takviyesi alması gerekmemektedir.

Gastrik Bypass

Gastrik bypass ameliyatlarında midenin büyük bir bölümü bypass edilerek küçük hacimli (yaklaşık 30-50 cc) bir mide bölümü hazırlanarak ince bağırsaklara dikilmektedir. Bu ameliyatta hem diğer obezite cerrahisi ameliyatlarında olduğu gibi mide hacminin küçültülmesi hem de bağırsakların bir bölümünün devre dışı bırakılarak, tüketilen yiyeceklerin bir kısmının emilmeden atılması hedeflenmekte. Böylece hastalar hem daha az gıdayla doymakta hem de aldıkları gıdanın bir kısmı emilmektedir.

Obezite Ameliyatlarında Robotik Cerrahi Yöntemi

Genel cerrah tarafından kilo kontrolü için bir ameliyat öneriliyorsa bu, kişinin da Vinci ile yapılan obezite ameliyatları için kişinin aday olabileceği anlamına gelebilmektedir. Bu operasyonlar ile kişinin mide hacminin küçültülüp, kişinin tokluk duygusunu daha çabuk hissetmesi ve böylece daha az yemek yemesini hedeflenmektedir.

Diğer Yöntemler

Mide Balonu Uygulaması

Bu yöntemde endoskopi aletiyle ağızdan mideye içi boş bir balon yerleştirilmektedir. Ardından balon şişiriliyor ve hastanın midesinde bir dolgunluk oluşturulup, tokluk hissi sağlanmaktadır. Mide balonu, diğer üç yöntemden farklı ameliyatsız bir yöntem olarak tanımlanmaktadır. Ancak diğer yöntemlerden önemli bir farkı da balonun belli bir süre sonra çıkarılması (6 ay) ve sağlanan sonuçların kalıcı olmamasıdır.

Obezite Cerrahisi

Obezite Cerrahisi Nedir?

Obezite cerrahisi ya da sık bilinen adıyla mide küçültme ameliyatı, her geçen gün daha da gelişen bir dizi 'kapalı' girişim olarak özetlenebilir. Obezite cerrahisinde her hastaya aynı girişim uygulanmıyor ve 'tek ve en iyi yöntem budur' yaklaşımı benimsenmiyor. Ancak tüm obezite ameliyatları, yani bariatrik girişimler laparoskopik yani kapalı ameliyat yöntemiyle yapılıyor.

Mide küçültme ameliyatları büyük bir karın kesisi olmadan, milimetrik deliklerden batın içine ulaşılarak yapılıyor. Hastalar aynı gün ayağa kalkıp, birkaç gün içinde taburcu olabiliyor; işlerine de 1 hafta içinde dönebiliyorlar. Kesi olmadığı için ağrı çok az hissediliyor ve estetik olarak da iyi sonuçlar elde ediliyor.

Obezite Tedavisi

Şişmanlık Cerrahisi Nedir, Kaç Çeşittir?

Acıbadem Fulya Hastanesi ve İstanbul Bariatrics doktorlarından Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Ali Yerdel "obezite cerrahisi" üzerine soruları cevaplıyor.

En Sık Hangi Mide Küçültme Ameliyatı Yapılıyor?

Günümüzde etkinliği kanıtlanmış, risk oranları düşük olan, en sık uygulanan mide küçültme ameliyatı "tüp mide ameliyatı"dır. 15 yıllık geçmişi olan tüp mide ameliyatının tıptaki adı "sleeve gastrektomi"dir.

Mide küçültme ameliyatının günümüzde uygulanan diğer çeşidi ise 'gastrik bypass' ameliyatıdır. Ancak gastrik bypass sadece özel durumlarda tercih ediliyor; Tip 2 şeker hastalığının ön planda olduğu ve insülin kullanımının eski olduğu olgularda ve özellikle VKİ’si çok yüksek kişilerde gastrik bypass yöntemi ilk ameliyat tercihi olabiliyor.

Bunun yanı sıra tüp mide ameliyatı olup tekrar kilo alan hastalarda 2. ameliyat yöntemi olarak gastrik bypass yöntemi uygulanabiliyor.

Obezite Tedavisi

Son Yıllarda Tüp Mide Ameliyatlarının Daha Çok Uygulanmasının Nedeni Nedir?

Acıbadem Fulya Hastanesi ve İstanbul Bariatrics doktorlarından Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Ali Yerdel "obezite cerrahisi" üzerine soruları cevaplıyor.

Obezite Cerrahisi Kimler İçin Uygun?

Obezite ameliyatları estetik amaçla yani kişinin daha zayıf görünmesi için yapılmıyor.

Mide küçültme ameliyatına aday olabilmek için kişinin "morbid obez" tanımına uyması gerekiyor.

Dünya Sağlık Örgütü tarafından standartları belirlenen Vücut Kitle İndeksi (VKİ) – Body Mass Index (BMI) hesaplamasında kilonuzun, boy değerinizin karesine bölünmesiyle (kg/m²) obezitenin derecesi belirleniyor.

Mide küçültme ameliyatı için kaç kiloda olduğunuz değil, boy ve kilo değerinize bağlı olarak hesaplanan VKİ değeriniz önem taşıyor.

VKİ Hesaplamasına Göre Obezite Ameliyatına Aday Olabilecek Kişiler Şunlar:

  • Beden kitle indeksi 40 kg/m²’nin üzerinde (morbid obez yani ileri derecede obez) olanlar.
  • VKİ’si 35-40 arası olup aşırı şişmanlığa bağlı tip 2 şeker hastalığı, hipertansiyon, uyku apnesi gibi sorunları olanlar da morbid obez olarak kabul ediliyor ve mide küçültme ameliyatı olmaları gerekebiliyor.
  • Ayrıca obeziteye bağlı “yeni” tip 2 şeker ve metabolizma bozukluğu olan ve VKİ’si 30 – 35 arasındaki hastalara da obezite doktorunun kararı ile ameliyat yapılabiliyor.

Obezite cerrahisine aday olmak için hastaların diyet tedavisi ile en az 2 kez ve en az 6 ay süre ile kilo vermek için uğraşmış ama başaramamış olması gerekli. Çünkü morbid obezlerin yüzde 2 oranında da olsa diyet ve egzersizle kalıcı kilo verme olasılığı var. Bahsedilen şeklide yapılan diyetler başarısız olan morbir obez hastalar için en etkili tedavi seçeneği obezite ameliyatı olarak kabul ediliyor.

Ancak morbid obezitede diyet, egzersiz ve psikolojik desteğe karşın giderilmesi zor bir şişmanlık olması nedeniyle, hastaların yüzde 98’inde diyet uzun dönemde işe yaramayabiliyor.

Obezite Tedavisi

Kimler Obezite Ameliyatı Adayıdır? Bu Ameliyat, Vücut Kitle İndeksi Kaç Olanlar İçin Uygundur?

Acıbadem Fulya Hastanesi ve İstanbul Bariatrics doktorlarından Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Ali Yerdel "obezite cerrahisi" üzerine soruları cevaplıyor.

Obezite Ameliyatları İçin Yaş Sınırı Var mı?

Mide küçültme ameliyatı olmak için hastanın ergenlik çağını tamamlamış olması gerekiyor. Obezite ameliyatları 14 - 15 yaşından sonra yapılabiliyor. Günümüzde üst yaş sınırı da yükselmiş durumda; ameliyata engel hiçbir kalp, akciğer hastalığı yoksa bu girişimler 70 yaşında da yapılabiliyor.

Ameliyat Yöntemine Nasıl Karar Veriliyor?

Hastaya hangi mide küçültme ameliyatının yapılacağı kararı tamamen cerrahi ekibin kararı ve hastaya ait bir dizi özellikle ilgili.

Hastaların büyük çoğunluğunda tüp mide ameliyatı öncelikle tercih edilirken, nadiren ilk ameliyat seçeneği 'bypass' girişimi olabiliyor.

Bazı aşırı kilolu hastalara cerrahi öncesinde mide balonu uygulaması ya da özel diyetlerle az da olsa kilo verdirilebiliyor.

Acıbadem Obezite bölümüne başvuran hastaların ilk görüşmesi ve muayenesinde 'Hastanın şeker hastalığı var mı ve ileri evrede mi?', 'Kaç yıldır ve ne dozda insülin kullanıyor?', 'Psikolojik bir yemek yeme sorunu var mı, varsa ne boyutta?' gibi bazı faktörler göz önünde bulunduruluyor. Bu nedenle obezite cerrahisi ekiplerinde psikolog ve diyetisyen de yer alıyor.

Karar aşamasında farklı branşlardan oluşan uzmanların değerlendirmesi ile mide küçültme ameliyatı yöntemine karar veriliyor.

Obezite Tedavisi

Obezite Ameliyatı Öncesi Hastalar Nasıl Değerlendiriliyor?

Acıbadem Fulya Hastanesi ve İstanbul Bariatrics doktorlarından Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Ali Yerdel "obezite cerrahisi" üzerine soruları cevaplıyor.

Mide Ameliyatının Riskleri Nedir?

Morbid obezler, yalnızca aşırı obezite nedeniyle mide ameliyatının riskinden çok daha fazla risk altındalar. Bu kişiler tedavi edilmezlerse yaşıtlarına göre 10 -15 yıl erken ölüyor. Çünkü morbid obezitenin bizzat kendisi ölümcül bir hastalık.

Obezite ameliyatlarında ölümcül risk binde bir civarı. Morbid obez hastaların obezite nedeniyle karşılaştığı sağlık riskleri göz önüne alındığında, mide küçültme ameliyatı riski tıbbi olarak kabul edilebilir bir oran olarak görülüyor.

Obezite Tedavisi

Obezite Tedavisinde Kullanılan Tüp Mide Ameliyatının Riskleri Var Mıdır?

Acıbadem Maslak Hastanesi, Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Cihan Uras, Obezite üzerine soruları yanıtlıyor.

Robotik Cerrahi

Genel cerrah tarafından kilo kontrolü için bir ameliyat öneriliyorsa bu, kişinin robotik cerrahi yöntemiyle yapılan obezite ameliyatları için aday olabileceği anlamına gelebilir.

Robot 'da Vinci' ile gerçekleştirilen işlem, 'robot yardımlı laparoskopi ameliyatı' olarak tanımlanmaktadır. da Vinci robotu ile uzman, küçük kesilerle hastaya istenilen şekilde müdahale etme imkanına sahip oluyor.

Ürolojiden kalp cerrahisine, jinekolojiden genel cerrahiye tıbbın pek çok alanında kullanılan robotik cerrahi yöntemi ile morbid obez hastalara pek çok operasyon yapılabiliyor.

Mide Ameliyatı Sonrası Kilo Verme

Tüp mide ya da gastrik bypass yöntemiyle mide küçültme ameliyatı olan hastaların, ameliyat sonrası düzenli olarak bir diyet ve egzersiz programını izlemeleri öneriliyor. Cerrahinin başarısı hastanın bu düzene uyumu ile bağlantılı kabul ediliyor.

Obezite ameliyatları olanlar, ameliyat sonrası düzenli bir diyet ve egzersiz programını uygulayarak kilo verebiliyor. Uzmanların gözetimindeki bu süreçte yaklaşık 1-1.5 yıl içinde sağlıklı kiloya ulaşılması amaçlanıyor.

Kilo verme ile hastaların sağlık durumlarında aşağıdaki düzelmeler sağlanabiliyor:

  • Yüksek tansiyon düzeliyor. Hastaların yüzde 70'i tansiyon ilaçlarını tamamen kesebiliyorlar.
  • Kan kolesterolü düzelir. Hastaların yüzde 80'inde kolesterol seviyelerinin düştüğü bildirilmiş. Ameliyattan 2-3 ay sonra değerler normale dönebiliyor.
  • Kalp hastalığı riski düşüyor.
  • Tip II diyabet tanısı almış hastaların çok azının ilaç almasına gerek kalabiliyor.
  • Diyabet sınırındaki hastalar, genellikle tamamen düzeliyor.
  • Astım atakları büyük oranda azalıyor, bazı hastalarda tamamen düzeliyor.
  • Solunum problemleri ameliyattan sonraki birkaç ay içinde düzeliyor. Pek çok hasta solunum problemleri yüzünden bırakmak zorunda kaldıkları aktivitelere ve normal rutinlerine dönebiliyorlar.
  • Uyku apnesi sendromu gibi obeziteyle ilişkili uyku bozuklukları ortadan kalkıyor.
  • Asit reflü hastalığı ortadan kalkıyor.

Bu metotlarla sağlanan kilo kaybı, kurallara uyulmak kaydıyla kalıcı oluyor.

Mide Ameliyatı Sonrası Beslenme

Obezite cerrahisinin başarısında, hastanın yeni yaşam tarzını benimsemesi, metabolizma ve endokrinoloji uzmanlarıyla işbirliği içinde oluşturulan diyet programına uyması, gerekiyorsa besin, vitamin ve mineral takviyelerini düzenli olarak kullanması büyük önem taşıyor.

Her hastaya özel bir program oluşturulsa da, tüp mide ameliyatı sonrası beslenmede temel olarak aşağıdaki prensipler önem taşıyor:

Protein bundan sonra beslenmenizdeki en önemli besin maddesi olacak. Günde yaklaşık 60 g protein kaynağı almanız gerekecek (1 porsiyon tavuk, hindi, balık ya da 1 porsiyon az yağlı peynir gibi).

Öğün atlamamaya büyük özen gösterin. Günde en az 3 ana öğün tüketin. Buna ek olarak 2 de ara öğün tüketmeniz yerinde olacaktır. Böylece midenizi aşırı doldurmaz ve metabolizmanızın daha hızlı çalışmasına yardımcı olursunuz.

Tüp mide ameliyatından sonra her zaman yemeklerinizi masa başında, sofra kurarak yiyin. Ana yemeklere en az yarım saat ayırın. Mutfak tezgahlarının üzerinde, TV ya da bilgisayarın karşısında asla yemek yemeyin.

Yemeklerinizi hem küçük porsiyonlar halinde hem de küçük parçalara bölünmüş halde hazırlayın. Çok fazla yemek yemeyi önlemek için küçük tabaklar ve küçük çatal – kaşıklar kullanın. Yiyeceklerinizi çok yavaş yiyin ve iyice çiğneyin. Servis tabaklarını ve tencereleri masada bulundurmayın ve asla ikinci porsiyonu almayın.

Günde en az 6-8 bardak kafeinsiz, kalorisiz ve gazsız içecek için. Yemeklerden yarım saat önce bir şey içmeyin. Böylece midenizin bulanmasını önlersiniz.

Sizi takip eden doktorun tüp mide ameliyatı sonrası önerdiği vitamin ve mineralleri düzenli olarak alın. Ona sormadan başka bir ilaç ya da besin takviyesi kullanmayın.

Obezite cerrahisini bir kür ya da diyet gibi görmeyin. Edineceğiniz bu sağlıklı beslenme alışkanlıkları bundan sonra sizin yeni yaşam biçiminiz olacak. Bu görüşün aynı zamanda aileniz ve arkadaşlarınız tarafından da benimsenmesini sağlayın.

Mide Ameliyatı Sonrası Egzersiz

Uzman denetiminde yapılan düzenli bir spor programını benimsemenin, obezite ameliyatlarının başarısında rol oynadığı, iyileşmeyi hızlandırdığı biliniyor. Ancak daha önce egzersiz yapma alışkanlığı olmayan kişiler için böyle bir programı benimsemek pek de kolay olmayabiliyor. Fazla kilolar verildikçe ve kişi sevdiği egzersizleri yaptıkça spor yapma alışkanlığını kazanmak daha kolay olabiliyor.

Her hastaya özel bir program oluşturulsa da, mide ameliyatı sonrası spor yapmada temel olarak aşağıdaki prensipler önem taşıyor.

Doktorunuzun onayı olmadan asla spor yapmaya başlamayın. Ve yapmayı planladığınız tüm egzersizleri ona anlatın.

Egzersiz ameliyattan 3 ay sonra, yapmaya yavaş yavaş başlayın ve hızlı kilo vermek kaygısıyla asla önerilenden uzun süre ya da farklı egzersizler, hareketler yapmayın.

Erken dönemde sizin için en ideal egzersiz türü yürüyüş olacaktır. Doktorunuzun ve egzersiz danışmanınızın önerdiği süre ve tempoda yürümeye özen gösterin.

Ameliyattan sonra, doktorunuz onay verirse – genellikle 6 hafta içinde onay verecektir- karın hareketlerinden ve ağırlık kaldırmadan kaçının.

Sevdiğiniz egzersizleri tercih edin. Hem kas hem de kemik yapınızı geliştirecek aynı zamanda kondisyonunuzu artıracak egzersiz türlerini kombine etmeye çalışın.

Yüzme ve fitness son derece ideal egzersizler. Eğer bunları yapmak için imkanınız varsa, egzersiz danışmanınıza bunu anlatın ve sizin için bunları içeren bir program oluşturmasını isteyin.

Obezite Ameliyatlarının Ömrü Uzattığı Nasıl Kanıtlandı?

Morbid obezlerle ilgili İsveç’te 1980’lerde başlayan ve 20 yıl süren bir araştırma bulunuyor. Mide küçültme ameliyatı olan 1000 morbid obez kişi ile yapılan bu araştırmanın sonunda, ameliyat olanların diyet yapanlara kıyasla 13 yıl kadar daha uzun yaşadığı ortaya konuldu. Dolayısıyla mide ameliyatının anlamlı oranda ömrü uzattığı kabul ediliyor.

Mide küçültme ameliyatının kalp krizi, felç ve özellikle meme kanserinden ölümleri azalttığı kanıtlanmış durumda.

Mide Kelepçesi Yöntemi Nedir?

Bu yöntemde mide girişine laparoskopik olarak şişirilebilir bir bant takılıyor. Mide kelepçesi yöntemi günümüzde terk edilmiş durumda ve obezite sorunu yaşayan kişilere diğer mide küçültme ameliyatları uygulanıyor.

Bu yöntem gıda alınımını kısıtlayarak kilo kaybını sağlıyor. Ancak iştah hiçbir zaman azalmıyor ve uzun dönem takiplerde çeşitli sorunlarla karşılaşılabiliyor. Ayrıca bilimsel çalışmalar göre takılan bantlar % 40’lara varan oranda uzun dönemde birtakım ciddi komplikasyonlara yol açtığı için çıkartılmalarına gerek duyuluyor.

Obezite Nedir?

Obezite, vücutta sağlığı bozacak ölçüde aşırı ve anormal yağ birikmesidir.

Obezitenin hesaplanmasında boy ve kilo değeri üzerinden yapılan Vücut Kitle İndeksi (VKİ) – Body Mass Index (BMI) hesaplaması kullanılır: Vücut kitle indeksi, kilogram olarak ağırlığın, metre cinsinden boy uzunluğunun karesine bölünmesiyle elde edilir. Vücut kitle indeksi (beden kitle indeksi) hesaplama değeri 30’un üzerinde olan kişi obez, 40’ın üzeri olan kişi ise morbid obez olarak kabul edilir.

Yağ dokusu tüm sistemi etkileyecek şekilde hormonal ve kimyasal maddeler salgılar. Bazı salgılar iştahın açılmasına, doyma sınırının üste çekilmesine ve obezitenin ilerlemesine sebep olur.

Aşırı kilo alımı sağlığınızı büyük ölçüde tehdit ederken, aynı zamanda hareketlerinizin kısıtlanmasına ve ciddi hastalıklara yakalanmanıza sebep olabilir.

Obezite Tedavisi

Beden Kitle İndeksi Nedir, Nasıl Hesaplanır?

Acıbadem Fulya Hastanesi, Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Melike Şeyma Deniz, Beden Kitle Endeksi üzerine soruları yanıtlıyor.

Obezitenin Nedenleri Nelerdir?

Düzensiz ve dengesiz beslenmek, fast-food tarzı yiyecekler tüketmek, spor yapmamak kilo almaya ve bazı hayati organların da yağlanmasına neden olur. Uzun açlık sonrası kontrolsüz yemek yemek, karbonhidrat içerikli yiyecekleri ve şekerli içecekleri çok tüketmek obeziteye neden olan beslenme hatalarından bazılarıdır.

Anne ve babanın her ikisi birden kilolu ise çocuklarda obezite görülme ihtimali yüzde 80’dir. Şeker hastalığı, tiroit bezi hastalıkları, böbrek üstü bezi hastalıkları gibi bazı hormonal sebepler obezite nedenleri arasında yer alabilir.

Yağlanmanın önüne geçmek için çocukluk çağından başlayarak sağlıklı beslenme düzeni ve hareketli yaşam tarzının benimsenmesi gerekir.

Obezite Tedavisi

Obezitenin Nedenleri Nelerdir?

Acıbadem Eskişehir Hastanesi, Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Deniz Gökalp, "Obezite" üzerine soruları yanıtlıyor.

Dünyada ve Türkiye’de Obezite

Obezite, dünyada özellikle gelişmiş ülkelerin en önemli sağlık sorunlarından biri. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünyada 1, 9 milyar kişi fazla kilolu ve bunların 600 milyonu da obezdir.

Türkiye'de de durum çok farklı değil;

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2015 yılı Vücut Kitle İndeksi araştırmasına göre; ülkemizde her 100 kişiden 20'si, yani her 5 kişiden biri fazla kilolu, yani obez. Türkiye’de obezite 2008 yılında yapılan araştırmaya kıyasla %31, 1 oranında artmış durumda. Obezite oranları erkeklerde %15, 3, kadınlarda ise 24, 5.

Obezite Tedavi Edilebilir Bir Hastalıktır

Dünyada giderek yaygınlaşan obezite, yaşam kalitesini ve süresini anlamlı derecede etkiler. Ancak obezite tedavi edilebilen bir hastalıktır.

Obezitenin tedavisinde diyet eşliğinde egzersiz veya cerrahi yöntemler uygulanır. Uzmanlar, kişiye uygun tedavi yöntemini belirleyerek, kişinin sağlıklı kiloya ulaşmasını ve bu kiloyu korumasını amaçlar.

Obeziteyi yenerek yüksek tansiyon, kalp, uyku apnesi, meme, kalın bağırsak ve prostat kanseri gibi hastalıklarla da savaşabilir, sağlıklı bir yaşama adım atabilirsiniz.

Obezite Testi ve Hesaplaması Nasıl Yapılır?

Obezite hesaplamada Dünya Sağlık Örgütü’nün obezite sınıflandırması temel alınır ve Vücut Kitle İndeksi - VKİ (Body Mass Index-BMI) hesaplama yöntemi kullanılır.

Vücut Kitle İndeksi (VKİ) Nasıl Hesaplanır ?

VKİ = Ağırlık (Kg) / boyun metre cinsinden karesi

100 kilo ve 1.80 boyundaki biri için hesaplamayı aşağıdaki gibi yapabilirsiniz.

1.8 x 1.8 = 3.24

100 / 3.24 = 30.8

VKİ = 30.8

Dünya Sağlık Örgütü referans aralığına göre 18, 5-24.99 arası değerler “normal” sayılır. Vücut kitle endeksi değeri 25’in üzeri fazla kilolu, 30'un üzeri obezite, 40'ın üzeri morbid obezite olarak kabul edilir.

Obezite Tedavisi

İdeal Kilo Nasıl Belirlenir?

Acıbadem Kadıköy Hastanesi, Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Şengül Sangu Talak, Beslenme ve Diyet üzerine soruları yanıtlıyor.

Dünya sağlık teşkilatının VKİ’ye göre obezite sınıflaması:

Değer aralığı Sonuç

  • 18, 5 kg/m2 altında olanlar: Zayıf
  • 18, 5-24, 9 kg/m2: Normal kilolu
  • 25-30 kg/m2: Fazla kilolu
  • 30-35 kg/m2: Tip 1 obez
  • 35-40 kg/m2: Tip 2 obez
  • 40 kg/m2 ve üzerinde olanlar : Morbid obez (İleri derecede obez)

Ayrıca 40 ve üzeri değerler genel olarak morbid obezite olarak tanımlansa da, ek olarak şu şekilde de ayrılabilmektedir:

  • 50 kg/m2 ve üzeri: Süper obez
  • 60 kg/m2 ve üzeri: Süper süper obez

Obezitenin Hesaplanmasında Vücut Tipi Önemlidir

Vücut kitle indeksi hesaplamasında yağ oranı, vücut tipi, yağ ve kas dokusu gibi etmenler yer almaz. Bu nedenle uzmanlar obezite hesaplamada beden kitle indeksi ve bel çevresinin ölçümü dışında, metabolizma hızı ölçümü ve detaylı vücut analizleriyle de kişinin obezite sorunu hakkında daha ayrıntılı bilgi elde ederler.

Öncelikle yağ dokusunun vücudun neresinde toplandığını bilmek, obezitenin tanı ve tedavisi için oldukça önemlidir. Yağ dokusunun vücutta birikme şekli; elma tip ve armut tip olmak üzere ikiye ayrılabilir.

Elma tip obezitede yağ göbek çevresinde birikmektedir. Armut tip obezitede ise kalça ve basenlerde biriktiği gözlemlenir. Fakat göbek çevresinde biriken yağın, kalça ve basenlere göre daha tehlikeli ve kalp hastalıklarına yakalanma riskinin daha yüksek olduğu kabul edilir.

Erkeklerde bel çevresi 94 cm’yi geçerse artmış risk, 102 cm’yi geçerse yüksek risk olarak görülür. Bu oran kadınlarda ise 80 cm’yi geçerse artmış risk, 88 cm’yi geçerse yüksek risk olarak kabul edilir.

Obezite Tedavisi

Yaş ile Beden Kitle İndeksi Arasında Nasıl Bir İlişki Vardır?

Acıbadem Fulya Hastanesi, Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Melike Şeyma Deniz, Beden Kitle Endeksi üzerine soruları yanıtlıyor.

Detaylı Vücut Kitle İndeksi ile Obezite Hesaplama

Detaylı vücut kitle indeksi ile obezite hesaplamada yaşınız ve cinsiyetiniz de dikkate alınarak kilonuzun, vücut yağ yüzdenizin ve bel çevrenizin normal değerlerde olup olmadığını öğrenebilirsiniz.

Obezite Tedavisi

Vücut Kitle İndeksi Nedir, Nasıl Hesaplanır?

Acıbadem Fulya Hastanesi ve İstanbul Bariatrics doktorlarından Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Ali Yerdel "obezite cerrahisi" üzerine soruları cevaplıyor.

Vücut Kitle İndeksi Dışında Neler Dikkate Alınır?

Vücutta biriken yağlar vücut için zararlı hormonlar üretir. Özellikle bel çevresindeki yağlanma daha fazla sağlık problemine yol açar. Vücut kitle indeksi değerinizin yanı sıra bel çevresi değeriniz, obezitenin derecesi konusunda bilgi verir.

Sağlıklı kas dokusunun zararlı yağ dokusuna oranı da obezite hesaplamada önemlidir. Yetişkin bir erkeğin vücut yağ oranı yüzde 12-18'i, kadınların ise yüzde 20-28 oranında olması beklenir. Vücut yağ oranının erkeklerde yüzde 25; kadınlarda ise yüzde 30'un üzerine çıkması obezite ile ilişkilendirilir.

Siz de obezite hesaplama için bilgilerinizi girin, sağlıklı kiloda olup olmadığınızı ve neler yapabileceğinizi öğrenin.

Obezite Tedavisi

Kimler Obezite Ameliyatı Adayıdır? Bu Ameliyat, Vücut Kitle İndeksi Kaç Olanlar İçin Uygundur?

Acıbadem Fulya Hastanesi ve İstanbul Bariatrics doktorlarından Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Ali Yerdel "obezite cerrahisi" üzerine soruları cevaplıyor.

Obezite ile Mücadele

Dünya sağlık örgütünün yaptığı açıklamaya göre obezite hastalığı en riskli 10 hastalık arasında yer alıyor. Günümüzde sigaradan sonra önlenebilir ölümler arasında obezite hastalığı bulunuyor.

Obezite ile mücadele ederken ilk önce beslenme alışkanlıklarınızı ve hayat tarzını değiştirmeniz gereklidir. Obezite ile mücadele ederken dikkat etmeniz gereken risk faktörleri aşağıdaki gibidir.

Çevresel Riskler

Günümüzde büyük şehirlerde yaşayan çocukların fiziksel aktiviteleri genellikle kısıtlıdır. Hemen hemen her çocuk sadece okulda beden eğitimi dersinde spor gibi fiziksel aktivitelerde bulunur.

Çocuğunuzu daha çok spor yapmaya yönlendirmelisiniz. Çevresel risklerde dikkat edilmesi gerekenlerin başında bilgisayar kullanımı ve televizyon seyretmek gelir. Bu iki durum çocuğunuzun gün içinde daha az enerji tüketmesini ve daha fazla enerji depolamasını sağlar.

Ayrıca televizyon veya bilgisayar başında daha fazla abur cubur yemesine olanak tanır. Özellikle reklamlarda gösterilen ve besin değeri açısından bir değeri olmayan yiyeceklerin artırımı da çocuğunuzun kilo almasını sağlar.

Beslenmeye Dikkat!

Obezite hastası bir çocuk yaşıtlarına oranla daha fazla yemek yemeyebilir, fakat daha az enerji harcar. Çocuğun enerji tüketiminin az olması kilo aldıran risk faktörlerinin başında gelir.

Çocuklarda beslenme vakitlerinin azalması, günde bir ya da iki defa yemek yeme veya karbonhidrat ya yağlı kızartmalar gibi yüksek kalori içeren yiyecekler çocuğun kilo alımında önemli bir faktördür.

Genetik Faktörler Etkili midir?

Anne ve babanın her ikisinin birden kilolu olması sonucu doğacak çocukta %80 oranında obezite olma riski bulundurur. Eğer sadece biri kilolu ise bu risk %40’lara kadar düşebilir. Unutulmamalı ki obezitenin en büyük sebeplerinden biri çok yemek yeme değil, yenildiği kadar enerji harcamamaktır.

Obezite sorunu ile mücadele eden çocukların ailelerinin de fiziksel aktivitelerde daha az bulunduğu gözlemlenmektedir.

Hormonların etkisi

Obezite hastalığı olan çocukların mutlaka bir hormon hastalıkları uzmanı tarafından kontrol edilmesi gereklidir. Obezite hastalığına sahip olan çocukların bazıları; böbrek üstü bezleri, tiroid bezi hastalıkları ve şeker hastalığı gibi hastalıklar sebebi ile obeziteye yakalanabilir.

Morbid Obezite ya da Ameliyat Olunması Gerekecek Düzeydeki Şişmanlık Ne Demek?

Obezite, kişinin tüketebildiğinden fazla kalori almasının sonucunda vücutta normalden fazla yağ depolanmasıdır. Morbid obezite ise ölümcül hastalıklar yaratarak hayatı kısaltan düzeydeki “hastalıklı” şişmanlık ve vücut kitle indeksinin 40’ın üstünde olması olarak tanımlanıyor.

Kimler Obezite Ameliyatı Adayıdır?

VKİ'si 35-40 arası olup aşırı şişmanlığa bağlı tip 2 şeker hastalığı, hipertansiyon, uyku apnesi gibi sorunları olanları da obezite ameliyatı açısından morbid obez kabul ediliyor. Hatta şişmanlığa bağlı “yeni” tip 2 şeker ve metabolizma bozukluğu olan ve VKİ 30 – 35 arasındaki hastalarda bile artık ameliyat yapılması söz konusu.

Obezite Tedavisi

Obez ve Morbid Obez Kime Denir? Kaç Kilonun Üzerindekilere "Obez" Denir?

Acıbadem Fulya Hastanesi ve İstanbul Bariatrics doktorlarından Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Ali Yerdel "obezite cerrahisi" üzerine soruları cevaplıyor.

Morbid Obezite Neden Tehlikeli ?

Damar sertliği ve kolon, meme, böbrek, mesane, pankreas, prostat gibi bazı kanserlere yakalanma açısından obezite net bir risk faktörüdür. Tip 2 şeker, hipertansiyon, kan yağlarında artma, karaciğer hastalığı, uyku apnesi, eklem sorunları, polikistik over gibi onlarca durum morbid obezlerin yakasını bırakmıyor.

Damar sertliği bu kişilerde çok erken yaşlarda başlayıp hızla ilerliyor ve enfarktüs (kalp krizi) ya da inme (felç) gibi durumlara davetiye çıkarılmış oluyor. Bu durumlar nedeni ile morbid obezler maalesef yaşıtlarına oranla bariz olarak erken kaybediliyorlar.

Ayrıca aşırı şişmanlık özellikle çocuk ve gençlerde ciddi öz güven kaybına ve sosyal problemlere de yol açabiliyor. Morbid obezite önemli bir infertilite yani kısırlık nedeni olabiliyor kadınlarda.

Morbid Obezite Nasıl Tedavi Edilmeli?

Morbid obez hastaları için ilk tedavi seçeneği diyettir. Fakat 6 aydan az süren ve en az 2 kez uygulanmış diyetler başarısız olmuşsa eğer artık diyet tedavisine devam edilmemelidir. Bu durumda en etkili tedavi seçeneği ameliyattır ve en kısa süre içinde yapılmalıdır.

Çocuklarda Obezite

Çocuğunuz küçük olmasına rağmen kilo fazlası varsa ve onu her saniye buzdolabının önünde buluyorsanız, çocuğunuza dur demenin vakti gelmiş demektir. Eğer çocuğunuzun yaşıtlarına göre kilolu olduğunu düşünüyorsanız, çocuğunuzun vücut kitle endeksini hesaplayabilirsiniz.

Vücut kitle endeksinden çıkan sonuca göre çocuğunuzun obezite sorunu olup olmadığını öğrenebilirsiniz. Eğer çocuğunuzun kilo sorunu olduğunu düşünüyorsanız mutlaka en kısa sürede bir uzmana başvurunuz. Böylece çocuğunuzun obezite tedavisine erken başlamış olursunuz.

Obezitenin iki önemli maddesi bulunmaktadır. Bunlardan biri tedaviye erken başlaması, diğeri ise az kalori alıp çok enerji harcamaktır.

Dünyadaki en yaygın sağlık sorunlarından biri de obezitedir. Erişkinlerde olduğu kadar çocuklarda da sıklıkla görülmektedir. Kilolu olan çocukların, normal kilodaki çocuklara göre obezite ve morbid obeziteye yakalanma riski daha fazladır. Bü yüzden tedaviye ne kadar erken başlanırsa obezite ile mücadele de o kadar kolay olur.

Obezite Çocukların Hangi Hastalıklara Yakalanma Riski Vardır?

Bugün dünyada yaşları 5 ila 17 arasında değişen 155 milyon kilou, 45 milyon obezite çocuk vardır. Kilosu normal olan çocuklarda metabolik sendromlar görülmezken, aşırı kilolu veya obeziteli çocuklarda; tip 2 diyabet, hipertansiyon, solunum durması ve kalp damar hastalıkları gibi hastalıklar görülebilir.

Onu spora teşvik edin!

Altı yaşından küçük olan çocuklar, günde 2 ila 5 saat arasında televizyon veya bilgisayar başında vakit geçiriyolar fakat, çocukların günde 4 saatten fazla televizyon, tablet veya bilgisayar başında vakit geçirmeleri ilerde obezite sorununa neden olabilir.

Televizyon başında 4 saatten fazla geçiren her çocuğun obezite olma riski son derece yüksektir. Çocuklarınızın uyuduğu odada veya yatak odasında televizyon ya da bilgisayar bulunması bu sürenin artmasına neden olabiliyor.

Amerikan Pediatri Derneği 2 yaşından küçük çocuklara televizyon izletilmemesi gerektiğini belirtiyor. Eğer çocuğunuz 2 yaşından büyükse günde en fazla 1 veya 2 saatten fazla televizyon başında kalmaması öneriliyor.

Çocuğunuz 2 yaşından büyükse günde 60 dakika kadar orta dereceli egzersizler yaptırılması öneriliyor. Hemen hemen birçok çocuk günlük olarak yeterli fiziksel aktivite yapmaz. Okullarda ise beden derslerinde haftada en fazla 25 veya 30 dakikalık dersler yaptırılır. Bu yüzden çocuğunuzun günlük olarak yeterli fiziksel aktivitede bulunmasını sağlayın.

Çocukların enerji yakması için aktivite mutlaka şart bu da obezite tedavisinde son derece etkilidir. Çocuklara verilen rejim ile birlikte gün içerisinde mutlaka düzenli olarak spor yapmalıdır. Egzersiz programı çocuğunuzun boyuna ve kilosuna özel olarak düzenlenmelidir.

Çocuğunuzun gelişimine ve sağlık durumuna göre ezgersizlerin sıklığı ve şiddeti artırılabilir. Programın başında daha hafif egzersizler verilirken, programın devamında seviye seviye şiddeti artabilir. Çocukların günlük olarak fiziksel aktivitesi en az 30 dakikadır. Buna hafif koşu, bisiklet binme, dans, yürüyüş veya diğer spor dalları da dahildir.

Çocuğunuzun günlük olarak yaptığı fiziksel aktiviteler sadece enerji tüketimini artırmadığı gibi aynı zamanda insüline olan direnci de artırır. Bu durum kolestrol, kalp damar hastalıkları ve şekere iyi gelerek hastalıkların oluşumunu ve gelişimini önler.

Obezite Hastalığı Genetik Mi?

Anne ve babanın kilolu olması ilerde çocukların obez olması riskini artıran faktörler arasındadır. Genetik yapının da kilo ile bağlantılı olmasına karşın tek başına sorumlu tutulamaz. Ailelerin yeme alışkanlıkları ve fiziksel aktiviteleri de aşırı kilo ile bağlantalıdır.

Çocuklara Hangi Diyet Uygulanmalıdır?

Çocuklarda obezite tedavisinde farklı diyet önerileri bulunur. Özellikle dergi veya gazetelerde yer alan magazin diyetlerini çocuklarınıza uygulamak kesinlikle yanlıştır. Çocuklara uygulanacak diyet ailenin ve çocuğun yeme alışkanlığına yakın olmalıdır.

Özellikle diyet hazırlanırken çocuğu yaşı, boyu, kilosu, günlük aktivite zamanı ve sosyal çevresi göz önünde bulundurulmalıdır. Bütün diyetler genellikle ana ve ara öğünler içermektedir. Diyetin sağlıklı bir şekilde işe yaraması için en önemli unsur öğünlerin atlanmamasıdır.

Büyük öğünler yerine az az ve sık sık tercih edilmelidir. Çocuğun büyüme çağı göz önünde bulundurularak kalsiyum, çinko, demir ve vitaminler açısından zengin bir diyet sağlanmalıdır. Bu yüzden çocuğunuzu konusunda uzman bir diyetisyene götürerek tavsiye edeceği listeye göre hareket etmelisiniz.

Sabırsız olmayın

Çocuklarda obezite tedavisi biraz sabır isteyen bir süreçtir ve tedavi sırasında ailenin desteği son derece önemlidir. Çocuğun diyet döneminde ailenin sabırlı davranarak çocuğu yönlendirmesi ve hayal kırıklığına uğramaması gereklidir. Diyet tedavisi gören bir çocuk her hafta kilo veremeyebilir. Çocuğunuzun kilo verememesi diyete uymadığı anlamına gelmez. Bu yüzden tedavi süresinde ona karşı anlayışlı ve sabırlı davranmalısınız.

Çocuklara Obezite Cerrahisi Uygulanır Mı?

Çocukluk çağında obezite hastalığı ile mücadele eden çocuklar ilaç tedavisi veya obezite cerrahisi uygulanmaz. Genellikle çocuklara hacim artırıcı ve kalorisi yüksek ürünler verilerek mide şişirilir ve iştah hissiyatı azaltılır. Obezite tedavisinde yavaş ve sağlıklı kilo verme en ideal yöntemdir. Bu yüzden sabırlı bir şekilde tedavinin gözlemlenmesi gerekir. Özellikle büyüme çağındaki çocuklar yavaş kilo verirler. Boyun uzaması ile birlikte boy ve kilosu zamanla normale döner.

Kilo Almak Nasıl Önlenir?

Çocuğunuzun obezite sorunu olduğunu düşünüyorsanız veya obezite sorunu ile karşılaşmamasını istiyorsanız aşağıdaki önerilerden faydalanabilirsiniz.

  • Çocuklarınızın boş zamanlarını spor aktiviteleri ile değerlendirilmelerini sağlayabilirsiniz.
  • Okullarda fiziksel aktiviteler artırılabilir.
  • Aile beslenme davranışını çocuğuna göre değiştirebilir.
  • Özellikle tatlı ve besin değeri yüksek yiyecekler tercih edilebilir.
  • Gazlı ve şekerli içeceklerin tüketimi azaltılabilir.
  • Kısa mesafeler yürünebilir veya bisiklet kullanılabilir.
  • Çocuğunuza spor yapabileceği olanaklar yaratabilirsiniz.
  • Fazla sakız çiğnenmemeli ve yiyecek ödülünden kaçınılmalıdır.
  • Tatlandırıcı veya diyet ürünler sıkça tüketilmemelidir.
  • Okula götürmesi ve sağlıklı beslenmesi için beslenme çantası hazırlayabilirsiniz.
  • Fast foof gibi hazır gıdaların tüketiminden kaçınılmalıdır.
  • Sebze ve meyve gibi yiyeceklerin tüketimi sağlanmalıdır.
  • Obezite oluşmasında en etken sebeplerden biri de hızlı yemek yemektir. Yemek hızlı yenirse, doygunluk hissiyatıda az olur. Bu sebeple yavaş yemek ve besinleri iyice çiğnemek gereklidir.

Vücut Kitle İndeksi

Obezite hesaplamada kilonuzun, boy değerinizin karesine bölünmesiyle (kg/m²) hesaplanan Vücut Kitle İndeksi (VKİ) değeri kullanılır ve Dünya Sağlık Örgütü'nün referans aralığı temel alınır. Vücut kitle indeksi sonuçlarına göre 30’un üzeri obez, 40’un üzeri morbid obez, 50’nin üzeri süper obez olarak isimlendirilir.

Detaylı vücut kitle indeksi ile obezite hesaplamada ise, yaşınız ve cinsiyetiniz de dikkate alınarak kilonuzun, vücut yağ yüzdenizin ve bel çevrenizin normal değerlerde olup olmadığını öğrenebilirsiniz. Vücut kitle indeksi değeriniz zayıf, fazla kilolu, obez ya da morbid obez ise kilo vermek için uzmanların önerilerini yerine getirerek zayıflayabilirsiniz.

Obezite, en basit şekilde; sağlığı bozacak ölçüde vücutta anormal ve aşırı yağ birikmesidir. Ayrıca yetişkin kadınlarda vücut ağırlığının, olması gerekenden ortalama yüzde 30, erkeklerde ise yüzde 25 fazla olması da obezite olarak ifade edilebilir.

Obeziteyi hesaplamak için tüm dünyada Vücut kitle indeksi (VKİ) hesaplaması kullanılır. VKİ değeriniz kilogram olarak ağırlığınızın, metre cinsinden boy uzunluğunun karesine bölünmesiyle (kg/m²) elde edilir.

Boy ve kilo bilgilerinizi VKİ hesaplayıcıya girerek obezite sınıflandırılmasına göre kilonuzun normal değerlerde olup olmadığını öğrenebilirsiniz.

Eğer değerleriniz normalin altında ya da üstündeyse, diyetisyen ya da hekiminiz başka ek tetkikler de isteyerek (kas yoğunluğu ölçümü, kan değerleri vb.) size uygun tedaviyi belirleyecektir.

Vücut Kitle İndeksi Nasıl Hesaplanır?

VKİ hesaplamasında Dünya Sağlık Örgütü’nün obezite sınıflandırması temel alınır.

Ağırlığınızı boyunuzun karesine böldüğünüzde (kg/m²) çıkan sonuç, fazla kilolu ya da obez olup olmadığınızı belirtir.

  • 18, 5 kg/m.'nin altında olanlar: Zayıf
  • 18.5 – 24, 9 kg/m. arasında olanlar: Normal kilolu
  • 25 – 29, 9 kg/m. arasında olanlar: Fazla kilolu
  • 30 – 39, 9 kg/m. arasında olanlar: Obez
  • 40 kg/m.'nin üzerinde olanlar: İleri derecede obez (morbid obez), olarak görülür.

Detaylı vücut kitle indeksi ile obezite hesaplamada ise, yaşınız ve cinsiyetiniz de dikkate alınarak kilonuzun, vücut yağ yüzdenizin ve bel çevrenizin normal değerlerde olup olmadığını öğrenebilirsiniz.

Vücutta biriken yağlar vücut için zararlı hormonlar üretir. Özellikle bel çevresindeki yağlanma daha fazla sağlık problemine yol açar. Vücut kitle indeksi değerinizin yanı sıra bel çevresi değeriniz, obezitenin derecesi konusunda bilgi verir.

Sağlıklı kas dokusunun zararlı yağ dokusuna oranı da obezite hesaplamada önemlidir. Yetişkin bir erkeğin vücut yağ oranı yüzde 12-18'i, kadınların ise yüzde 20-28 oranında olması beklenir.

Vücut yağ oranının erkeklerde yüzde 25; kadınlarda ise yüzde 30'un üzerine çıkması obezite ile ilişkilendirilir. Vücut kitle indeksi değeriniz fazla kilolu, obez ya da morbid obez ise kilo vermek için uzmanların önerilerini yerine getirerek zayıflayabilirsiniz.

Vücut Kitle Endeksi Hesaplama

İlgi Alanları

  • Diyet Tedavisi

    Her bireyin vücut yapısı ve metabolizması aynı değildir. Kişinin fazla kilolarından kurtulurken ona uygun bir beslenme programı hazırlanması gerekir.


    Detaylı Bilgi
  • Gastrik Bypass

    Gastrik bypass ameliyatlarında midenin büyük bir bölümü bypass edilerek küçük hacimli bir mide bölümü hazırlanarak ince bağırsaklara dikilir.


    Detaylı Bilgi
  • Mide Balonu Uygulaması

    Mide balonu, morbid obeziteyi gideren bir işlem ya da obezite cerrahisinin alternatifi değildir. Ameliyat öncesinde kilo verme amacıyla kullanılır.


    Detaylı Bilgi
  • Tüp Mide Ameliyatı

    Tüp mide ameliyatında mide, ince uzun bir tüpe çevriliyor. Laparoskopik olarak yani kapalı ameliyat yöntemiyle midenin yüzde 80''ini kesip çıkarılıyor.


    Detaylı Bilgi
DAHA FAZLA GÖRÜNTÜLE

Hastaneler

Sıralama Türü:

Tıbbi Birimler

Doktorlar

Obezite Tedavisi biriminde görevli doktor listemiz aşağıda yer almaktadır:

Medikal Teknolojiler

Obezite Tedavisi biriminde yer alan tüm medikal teknolojik cihazlarımızı görüntülemektesiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

  • Obezite cerrahisi için kimler uygun aday olabilir?

    Uzun süredir tıbbi diyet, egzersiz gibi kilo verme yöntemlerini deneyen ancak başarılı olamayan, beden kitle indeksi (vücut kitle indeksi) 35'in üzerinde olan kişiler bu ameliyatlar için uygun aday olabilir.

  • Obezite cerrahisi hangi prosedürleri kapsar?

    Midenin belirli bir bölümünün çıkarılarak alınan gıda miktarının azaltıldığı tüp mide yöntemi; mide hacmini küçülten ve bağırsakların bir kısmının devre dışı bırakılarak yiyeceklerin emilimini kısıtlayan gastrik – bypass yöntemleri obezite cerrahisi prosedürleridir. Ancak mideye balon yerleştirilerek uygulanan mide balonu yöntemi cerrahi bir işlem değildir.

  • Obezite cerrahisi ameliyatları ne zaman başarılı kabul edilir?

    Ameliyat olan hastalar, fazla kilolarının % 50'sini verdikleri zaman ameliyat başarılı olmuş demektir. Ameliyatın başarısında hastanın, önerilen beslenme ve egzersiz planına ne kadar uyum sağlayıp sağlayamadığının da büyük önemi vardır.

  • Fazla kilolar ameliyattan ne kadar süre sonra verilebilir?

    Kilo kaybı mide küçültme ameliyatından sonra hemen başlar ve 18-24 ay boyunca sürer.

  • Bu ameliyatlardan birisini geçiren kişilerin bir süre sonra kilo alması ve eski kilosuna dönmesi olası mıdır?

    İstatistikler pek çok morbid obez hastanın bu ameliyatlarla kilo verdiğini ve bir daha da almadığını göstermektedir. Eğer hasta, gerekli yaşam tarzı değişikliklerine sıkı sıkıya bağlı kalırsa bu risk hep minimum düzeyde olacaktır.

  • Obezite ameliyatlarının nasıl riskleri vardır?

    Tüm cerrahi işlemler belli risklere sahiptir. Seçilen işlemin türüne ve hastanın sağlık durumuna bağlı olarak bu riskler normalden daha az ya da daha fazla olabilir. Ameliyata karar vermeden önce hekiminiz ameliyat hakkında sizi detaylı olarak bilgilendirecektir, olası tüm riskleri ve bunların derecelerini öğrenebilirsiniz.

  • Obezite cerrahisi ameliyatlarında geri dönüş mümkün müdür?

    Bunlar kalıcı olmak üzere planlanmış ameliyatlardır. Bu işlemden sonra hastaların tekrar kilo alma riski de artacaktır.

  • Ameliyattan önce kilo vermem gerekecek mi?

    Doktorunuz ameliyattan önceki 2 hafta için özel bir diyet programına uymanızı isteyebilir. Bu sadece sıvı beslenmeye dayalı bir diyet de olabilir. Böylece hem kilo verecek ve hem de ameliyat sonrası uygulamanız gereken sıvı beslenme şekline alışmış olacaksınız.

  • Ben obezite cerrahisi için uygun bir aday mıyım?

    Beden kitle indeksiniz 35 ve üzerindeyse ve yüksek tansiyon, diyabet gibi obeziteye bağlı önemli sağlık sorunları yaşıyorsanız, ayrıca 6 ay ila 1 yıl arasında diyet ve egzersiz tedavisiyle kilo vermeyi deneyip başarılı olamadıysanız,   

    18-65 yaş arasındaysanız, beden kitle indeksiniz 40 ve üzerindeyse obezite cerrahisine aday olabilirsiniz.

Acıbadem Web ve Yayın Kurulu tarafından hazırlanmıştır. Güncellenme Tarihi: 11 Eylül 2019 Yayımlanma Tarihi: 11 Eylül 2019

İletişim

Güvenlik Kodu

KİŞİSEL VERİLERİN ELDE EDİLMESİ VE İŞLENMESİ İLE İLGİLİ BİLGİLENDİRME FORMU

Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş. (“Acıbadem”) ve Acıbadem’in hakim ve bağlı şirketleri (hepsi birlikte “Acıbadem Grubu” olarak anılacaktır.) tarafından, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“Kanun”) ve ilgili mevzuat kapsamında Veri Sorumlusu sıfatıyla, kişisel verileriniz, aşağıda açıklanan çerçevede ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu, 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, Özel Hastaneler Yönetmeliği ve Sağlık Bakanlığı düzenlemeleri ve sair mevzuata uygun olarak işlenebilecektir.

1. Kişisel Verilerin elde Edilmesi, İşlenmesi ve İşleme Amaçları

Kişisel verileriniz Acıbadem Grubu tarafından sağlanmakta olan kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbî teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amaçlarıyla ve Acıbadem Grubu şirketlerinin faaliyet konularına uygun düşecek şekilde; sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik ortamda, çağrı merkezi, internet sitesi, sözlü, yazılı ve benzeri kanallar aracılığıyla elde edilmektedir. Sağlık verileriniz başta olmak üzere özel nitelikli kişisel verileriniz ve genel nitelikli kişisel verileriniz, Grup tarafından aşağıda yer alanlar dâhil ve bunlarla sınırlı olmaksızın bu maddede belirtilen amaçlar ile bağlantılı, sınırlı ve ölçülü şekilde işlenebilmektedir:

Acıbadem Grubu tarafından elde edilen her türlü kişisel veriniz (Özel nitelikli kişisel veriler de dahil fakat bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) aşağıdaki amaçlar ile işlenebilecektir:

İlgili mevzuat uyarınca elde edilen ve işlenen Kişisel Verileriniz, Acıbadem veya Acıbadem Grubu’na ait fiziki arşivler ve/veya bilişim sistemlerine nakledilerek, hem dijital ortamda hem de fiziki ortamda muhafaza altında tutulabilecektir.

2. Kişisel Verilerin Aktarılması

Kişisel verileriniz, Kanun ve sair mevzuat kapsamında ve yukarıda yer verilen amaçlarla Acıbadem ve Acıbadem Grubu tarafından Acıbadem Grubu’na dahil olan şirketler ile, Özel sigorta şirketleri, Sağlık bakanlığı ve bağlı alt birimleri, Sosyal Güvenlik Kurumu, Emniyet Genel Müdürlüğü ve sair kolluk kuvvetleri, Nüfus Genel Müdürlüğü, Türkiye Eczacılar Birliği, Mahkemeler ve her türlü yargı makamı, merkezi ve sair üçüncü kişiler, yetki vermiş olduğunuz temsilcileriniz, avukatlar, vergi ve finans danışmanları ve denetçiler de dâhil olmak üzere danışmanlık aldığımız üçüncü kişiler, düzenleyici ve denetleyici kurumlar, resmi merciler dâhil sağlık hizmetlerini yukarıda belirtilen amaçlarla geliştirmek veya yürütmek üzere işbirliği yaptığımız iş ortaklarımız ve diğer üçüncü kişiler ile paylaşılabilecektir.

3. Kişisel Veri Elde Etmenin Yöntemi ve Hukuki Sebebi

Kişisel verileriniz, her türlü sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik ortamda, yukarıda yer verilen amaçlar ve Acıbadem’in faaliyet konusuna dahil her türlü işin yasal çerçevede yürütülebilmesi ve bu kapsamda Acıbadem’in akdi ve kanuni yükümlülüklerini tam ve gereği gibi ifa edebilmesi için toplanmakta ve işlenmektedir. İşbu kişiler verilerinizin toplanmasının hukuki sebebi;

Ayrıca, Kanun’un 6. maddesi 3. fıkrasında da belirtildiği üzere sağlık ve cinsel hayata ilişkin kişisel veriler ise ancak kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbı teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amacıyla, sır saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler veya yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından ilgilinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir.

4. Kişisel Verilerin Korunmasına Yönelik Haklarınız

Kanun ve ilgili mevzuatlar uyarınca;

Mezkûr haklarınızdan birini ya da birkaçını kullanmanız halinde ilgili bilgi tarafınıza, açık ve anlaşılabilir bir şekilde yazılı olarak ya da elektronik ortamda, tarafınızca sağlanan iletişim bilgileri yoluyla, bildirilir.

5. Veri Güvenliği

Acıbadem, kişisel verilerinizi bilgi güvenliği standartları ve prosedürleri gereğince alınması gereken tüm teknik ve idari güvenlik kontrollerine tam uygunlukla korumaktadır. Söz konusu güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak muhtemel riske uygun bir düzeyde sağlanmaktadır.

6. Şikayet ve İletişim

Kişisel verileriniz teknik ve idari imkânlar dâhilinde titizlikle korunmakta ve gerekli güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak olası risklere uygun bir düzeyde sağlanmaktadır. Kanun kapsamındaki taleplerinizi, “https://www.acibadem.com.tr/acibademonline/hastaverilerinkorunmasi.html” web adresindeki “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Uyarınca Başvuru Formu” nu doldurarak;

Kanun kapsamındaki taleplerinizi, https://www.acibadem.com.tr/acibademonline/hastaverilerinkorunmasi.html web adresindeki “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Uyarınca Başvuru Formu” nu doldurarak ve formda belirtilen usullerle tarafımıza iletmenizi rica ederiz.

ALT MENÜ
Size nasıl yardımcı olabiliriz?