Birçok kanser türü, yapılacak yaşamsal değişiklikler, aşı tedavileri ve enfeksiyonun tedavisi ile önlenebiliyor.

Acıbadem Üniversitesi İç Hastalıkları-Tıbbi Onkoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Gül Başaran, erken tanı ile tümör küçük iken cerrahi olarak alınarak hastalara daha uzun yaşam şansının sağlandığını ve erken tanı konmuş ve usulüne uygun tedavi edilmiş pek çok kanserde ömrün sonuna kadar yaşamanın mümkün olduğunu söylüyor.

Başaran, kansere bağlı ölümlerin yüzde 30'unun obezite, sigara kullanımı, sigara kullanımı, yetersiz fiziksel aktivite, fazla alkol tüketimi ve kötü beslenme ile ilişkili olduğunun tahmin edildiğine değinerek şu noktalara dikkat çekiyor: "Tüm kanser ölümlerinin yüzde 20’si ve akciğer kanserinden ölümlerin yüzde 70’i sigaraya bağlı.

Kanser tedavisinde devam eden tüm olumlu gelişmelere rağmen kanser hala küresel bir sağlık sorunu. Dünya Sağlık Örgütü’nün 2012 raporuna göre yıllık yeni tanı almış kanser hastası sayısı yaklaşık 14 milyon, En sık görülen kanserler: akciğer, meme ve bağırsak olarak sıralanıyor. Erkeklerde en sık görülen kanserler akciğer, prostat, bağırsak, mide ve karaciğer kanserleri; kadınlarda görülen en sık kanserler ise meme, bağırsak, akciğer, rahim ağzı ve mide kanserleri.”

"Kanserden en çok etkilenenler gelişmekte olan ülkeler" diyen Başaran, "Yüzde 60’ına Afrika, Asya, Orta ve Güney Amerika’da rastlanıyor. Bu durum erken tanının olmayışı ve uygun tedavilere ulaşamama ile ilgili" diye konuşuyor.

Başaran, “Günümüz bilgileri düzgün bir biçimde kullanıldığında kanserlerin yarısının önüne geçilebilir. Örneğin ABD'de 15 milyon kadar kanser geçirmiş ve yaşamına devam eden kişi olduğu biliniyor” diyor.

Hürriyet Bursa 19.04.2016